Etiketler

Öleyim, ondan sonra yaz Ermeni olduğumu

 Sadece oyuncu değil, sıra dışı bir sinema emekçisiydi. Çok sayıda filmin müziğini yaptı. Şarkılar yazdı, ona ait olduğunu bilmeden dinledik. Ömrünü Sami Hazinses olarak yaşadı. Sonra doğduğunda verilen adla Samuel Agop Uluçyan olarak ayrıldı aramızdan… Kendisiyle yapılan ender söyleşilerden biri 1995 yılına ait. Ancak söylediklerinin öldükten sonra yazılmasını istiyor. Öyle skandal yaratacak sözler söylediği için falan değil. Sadece Ermeni olduğunun bilinmesini istemiyordu. Gerçek kimliğinin bilinmesini neden istemediği sorusuna önce öfkeyle “Ermeni değilim ben” diye yanıt vermişti. Sonra durumu kabullenmiş, başını yana eğerek, “Eski sempati kalmıyor. Onun için istemiyorum. Yazma bunları. Öleyim, ondan sonra. Öldükten sonra yaz, şimdi boş ver” demişti....Gavur Mahllesi’nin yazarı Migirdiç Magrosyan’ın hemşerisiydi. Magrosyan, Gavur Mahallesi adlı kitabında onun ailesinden de söz eder. Babası Tasci Zifkar, annesi Enna Uluçyan’dır... Gerçek adını hiç öğrenemeden sevdik onu. Tıpkı Vahi Öz (Vahe Öz), Kenan Pars (Kirkor Cezveciyan), Danyal (Danyel) Topatan ve babası Komik-i Şehir Naşit Özcan annesi ise daha sonra Emel adını alan Amelya Hanım olan Adile Naşit gibi…

Öteki, kimin için öteki?

Aykut Polatlı
Defne Susam, Emanet Zaman ile İzmir'in tarihine farklı bir bakış açısı getirdi. Resmi tarihin aksine, şehirdeki çok kültürlülüğün, İzmir'in Kurtuluşu ile nasıl yok edildiğini, toplumun nasıl ötekileştirildiğine vurgu yapan Susam, kitabı ile tarih ve kişisel bakış açımız üzerine bir kez daha düşünmemizi sağlamaya çalışıyor. Sosyolog olması nedeniyle daha da artan bir titizlikle yaptığı kişisel ve toplumsal gözlemler ile araştırmacılığı onu birden kendisini İzmir tarihini araştırırken bulmasını sağladı ve romanının İzmir'de geçmesine karar verdi. Aklında 'Osmanlı İzmir’inin kozmopolit dünyası, tavernalardan yükselen Türkçe ve Rumca şarkılar, güzel Levanten kadınlarının yürüyüşleri..' vesaire vardı. Ama okuyup araştırdıkça gerçek tarihin sadece bundan ibaret olmadığını gördü. İzmir yangınından İzmir'de oturan Rum-Ermeni-Levantenlerin kenti terk etmesine kadar varan acı süreci ve akabinde yaşananlar karşısında hala süren 'suskunluğu' fark ettikçe 'susmamaya' karar verdi.

A brief history of Hamshen

Hamshen is the Armenian name for the settlement in historic Lesser Armenia, present day Hemşin district in the province of Rize, Turkey. Territory of Lesser Armenia was historically part of the ancient Armenian Kingdom, which was ruled by the royal dynasty of Orontids (Yervanduni). In later centuries lesser Armenia was conquered by numerous contending empires until it became a part of the Byzantine empire.

Wikimedia CEE Meeting 2016 konferansı Ermenistan'da gerçekleştirilecek

27-29 Ağustos tarihlerinde Ermenistan'ın Dilijan şehrinde bulunan "UWC Dilijan" Koleji, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin Wikimedia kuruluş ve grupların yıllık konferansı olan Wikimedia CEE Meeting 2016"e evsahipliği yapacak. Konferans, "Wikimedia Ermenistan" ile "Wikimedia Fonu" tarafından, "Scholae  Mundi Armenia" hayırseverlik fonunun desteğiyle düzenleniyor.

İtalya’nın Rimini kentinde Karabağ’a ilişkin belgesel filmin gösterimi gerçekleşti

23 Ağustos’ta İtalya’nın Rimini kenti ″Neri Conai″ Salonunda İtalyan muhabir Gianni Mecalesin’in ″Dağlık Karabağ: Savaşın dönüşü″ belgesel gfilinin gösterimi gerçekleşti. Etkinlik Rimini 37. ″Uluslararası Barış ve Özgürlük Merkezi″ Buluşması çerçevesinde gerçekleşti. Gösterim öncesinde Ermenistan’ın Roma Büyükelçisi Viktoria Bağdasaryan, filmi hazırlayan Gianni Micalesin ve ″Uluslararası Barış ve Özgürlük Merkezi″ Direktörü Roberto Fontolan birer konuşma yaptılar.

«Yeni Ermeniler» dergisi Fransa’da hasta çocuklara destek için konserler düzenleyecek

Paris’te yayımlanan ″Yeni Ermeniler″ uluslararası dergisi Bonne Retrouver kuruluşuyla beraber 20 Eylül’de Fransa’nın 5 kentinde (Rhen, Liyon, Valance, Marsilya, Paris) hayri amaçlı konserler düzenleyecek. Bilgi 27 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında ″Yeni Ermeniler″ dergisi kurucusu Jean-Jack Sarjian’dan geldi.

Askeri Üniversite mezunu kursiyerlerin yemin töreni gerçekleşti

Ermenistan Savunma Bakanlığı Vazgen Sarkisyan Askeri Üniversiteside 2016 yılı mezunu kursiyerler ve yurtdışı askeri eğitim kurularına kabul edilen mezunların yemin töreni gerçekleşti.
Kursiyerleri Ermenistan Savunma Bakanı I. Yard. Davit Tonoyan, Askri Üniv. Komutanı Tümgeneral Armen Ghahramanyan kutladılar, başarılar dilediler.

Paris «Yeni Ermeniler» uluslararası dergisinin 500.000 abonesi var

Paris’te yayımlanan «Yeni Ermeniler» uluslararası dergisinin 500.000 abonesi var. Beyan, 27 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında dergi kurucusu Jean-Jack Sarjian’dan geldi. 2008 yılında kurulan dergi, Ermenilere ilişkin enformasyon vermeyi amaçlamakta. Derginin portalı Ermenice, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Almanca, İspanyolca, Portekizce ve Rusça olmak üzere 8 farklı versiyona sahip.

Alevi kurumları tehlikenin farkında mı

15 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta bir araya gelen Alevi kurumları, demokratik taleplerini bir açıklamayla kamuoyuna duyurdular. Çeşitli başlıklarda özetlenen taleplerin çoğunluğu temel hak ve özgürlükler kapsamındayken, metin içinde yer alan; “Alevi inancının ihtiyaçlarını karşılamak için genel bütçeden pay ayrılmalı” talepleri, hem açıklama metninin ana fikriyle çelişti, hem de yaşamımızı hedef alan inançsal-siyasal sorunun yeterince farkında olmadıklarını gösterdi. Çünkü ya ülkenin gidişatını okuyamıyorlar ya da böyle bir dertleri yok. Bu yüzden de bunca garabet içinde paradan söz ediyorlar! Sevgili arkadaşlarımın farkında olmadıkları çelişki ve kafa karışıklığı şu; hem devlet laik olsun istiyor, hem de “cemevlerimizin elektrik-su, personel gibi masraflarını karşıla, dedelere de maaş ver” diyorlar… Sünni ileri gelenlerinin Hanefi ekolüne-öğretisine kıydığı gibi, siz de Aleviliğe kıymayın! Para kirlidir-kirletir. Çok sayıda dedemizin maaş beklentisi içinde bu dünya mirası YOL'muzu harcamaya, peşkeş çekmeye meyyal olduklarından haberdarım. Bu nedenle uyarıyor ve diyorum ki, "artık karar verin; YOL mu, para mı?"

Ayvalık’ta görülmesi gereken 5 mekan

Ayvalık Cunda, koyları, kiliseleri, restore edilen yapılarıyla hala bakir ve güzel. Bu rotada uğradığım 5 özel adres var…Yunanca ‘koltuk değneği’ anlamına gelen bölgeye yerli halk Patriça diyerek dilimize uydurmuş. Bu bölgeye biraz bozuk orman yolu içerisinden birkaç dakikada ulaşılabiliyor. Cunda’nın en güzel koyları ve plajları Patriça ve Ayışığı Koyu’nda. Yine bölgede Rumların döneminden kalma pek çok kilise ve manastır bulunuyor. Genel olarak sessiz, sakin ve özlediğimiz tarzda bir yer. Arada bir Ayvalık merkezden gelen ‘eller havaya’ müzikli gezi teknelerini saymazsak tabi. Buraya özellikle akşam üzeri gelmek en doğrusu.

Cizre acısı...

Hasan Cemal /  hsncml / hsncml@t24.com.tr
Farkındayım, yazı yazmakla bu memleketin cinnet hallerine yetişmek olanaksız...Ama yine de yazıyorum... Bu sabah da farklı olmadı. Uyanır uyanmaz hep yaptığım gibi ilk önce Twitter’a girdim: Cizre’de terör saldırısı: 8 polis şehit! Önce bir tweet attım: PKK'nın Cizre'de polise dönük terör saldırısını lanetliyorum! Barış çok uzaklarda... Şehit sayısı 11’ e yükselirken bu tweet’ime cevap gecikmedi: Barış bu sabah uzaklaşmadı Hasan efendi! Barış, Cizre’de diri diri insanlar yakılırken,"Su heval Su!" diye haykırırken uzaklaşmıştı. Şiddet şiddeti doğurmaya devam ediyor. Herkes kendi meşru acılarına sarılıyor. Herkes kendi şiddetini haklı görüyor. Bu bir kısır döngü. Son derece kanlı olan bu kısır döngü, Türkiye’yi adım adım bir cehennem kuyusuna çekiyor, adım adım bir ‘iç savaş’ın kıyısına getiriyor.

ABD Suriyeli Kürtleri ‘sattı’ mı?

Amberin Zaman / @amberinzaman / amberinzaman@diken.com.tr
Türkiye muhtelif Suriyeli muhalif güçler eşliğinde Cerabulus kentini IŞİD’den temizlediğinden beri bu soru gündemde. Hatta başta Kürtler olmak üzere ve kimi Batılı gazetecilere göre bile durum bu. Soru yanıltıcı çünkü Suriyeli Kürtlere bir dizi vaatlerde bulunulduğu ve bunların yere getirilmediğini var sayıyor. Oysa ilk günden beri ABD’nin tavrı net. YPG ile işbirliği tümüyle IŞİD’e karşı askeri işbirliğiyle sınırlıydı ve bu şekilde devam edecek. Bu gerçeği somutlayan bir çok veri var elimizde.

Antakya Patriği İoannis cuma günü Kıbrıs'ı ziyaret edecek

26 Ağustos 2016 Cuma günü, Kıbrıs Kilisesinin hazırladığı ve Yakın Doğu Patriklerini temsilen gençlerin katıldığı Gençler Programına katılmak amacıyla, Antakya Patriği İoannis'in altıncı kez Kıbrıs'ı ziyaret etmesi bekleniyor.  26 Ağustos 2016 Cuma günü, Kıbrıs Kilisesinin hazırladığı ve Yakın Doğu Patriklerini temsilen gençlerin katıldığı Gençler Programına katılmak amacıyla, Antakya Patriği İoannis'in altıncı kez Kıbrıs'ı ziyaret etmesi bekleniyor.

Hemşin Ermenileri ırkçı tehditlere maruz kalıyor

Türkiye'de Hemşinli Ermenilerin oluşturduğu "Vova" müzik grubunun üyeleri, Hamşen bölgesinde Ermeni taraflısı propaganda yapmakla suçlanarak farklı tehditlere tabi tutuluyor. Grubun solisti olan  Hemşin Ermenisi Hikmet Akçiçek, konuyla ilgili Facbook'taki kendi hesabında paylaşımda bulundu. Arkadaşlarıyla kendisinin en öncelikli hedefinin, Hemşin kültürünün ve dilinin  korunması ve yaşatması olduğunu dile getiren Akçiçek, kendi kültürünün yok olma tehlikesi altında olduğunu bizzat yaşamış ve hissetmiş olan insanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Bunun sonucunda da Akçiçek, 1996 tarihinden itibaren, öz kültürün ve dilinin korunması için yoğun faaliyetlerde bulunmaya başlamıştır.

Affedersiniz

Sevan Nişanyan / -@t24.com.tr
Şimdilik günü kurtarmayı amaçladığı anlaşılan bir kararla 38.000 kişi cezaevlerinden tahliye edildi. Bakanlığın verdiği rakamlara göre, Türkiye’de cezaevi kapasitesinin 180.000 civarında olduğunu, buna karşılık tahliyelerden önce tutuklu ve hükümlü sayısının 214.000’i bulduğunu biliyoruz. Tahliyelerden sonra bu sayı 176.000’e düşmüştür. Cezaevlerinin aylık normal artış hızı iki-üç bin civarında olduğuna göre, demek ki, OHAL tutuklamalarını hesaba katmasak bile kapasite limiti bir iki ay içinde yeniden aşılacaktır. Dolayısıyla yeni ve daha kapsamlı bir düzenlemenin kısa sürede gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor.

Alüminyum Folyo ve Alüminyum Kaplar Kullanımının Zararları

Yapılan araştırmalarda, alüminyum folyonun ve alüminyum kap kullanmanın insan sağlığına son derece zararlı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Araştırmalar sırasında, yüksek ısıya maruz kalan ve bekletilen alüminyum folyoda veya kapta bulunan alüminyum maddesinin besinlere bulaştığı tespit edilmiştir. İnsan vücudunda alüminyum birikimi, Kemik hastalıklarına, Kemik erimesine, Kan hastalıklarına, Kanser, Böbrek Hastalıkları, Zeka geriliği gibi pek çok sağlık sorununa neden olabiliyor.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldı

Açılışı yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu, üç yıllık çalışmanın ardından, üç milyar dolara mal oldu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun açılışı yapıldı.

Putin, Dışişleri bakanı Edward Nabandyan’ı Dostluk nişanıyla ödüllendirdi

Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, Ermenistan Dışişleri bakanı Edward Nabandyan’ı «Dostluk» nişanıyla ödüllendirdi. İlgili taltif kararı Rusya Hukuki Akitler Resmi Enformasyon Portalıyla duyuruldu.

TDK'ye göre Çıfıt/Hilebaz: Yahudi!

Türk Dil Kurumu’nun internet üzerinden ulaşılabilen Güncel Türkçe Sözlüğü’ne göre “Çıfıt”, “Yahudi” demek. Türk Dil Kurumu’nun (TDK) internet sitesinde “Yahudi” kelimesi “Hz. Musa’nın dinine bağlı olan kimse, Musevi, semitik” olarak tanımlanıyor. Kelimenin kökeninin Arapça olduğu ve orijinalinin “yehūdī” olduğu da belirtiliyor.

Aslı Erdoğan ile Dayanışma Kampanyası

Tutuklu yazar Aslı Erdoğan için sosyal medyada başlatılan kampanyada bir çok isim "Aslı Erdoğan içerideyse hiçbirimiz dışarıda değiliz” yazılı dövizlerle çekilmiş fotoğraflarıyla Erdoğan'a desteğini iletiyor.Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazarı Aslı Erdoğan’on tutukluluğuna karşı sosyal medya kampanyası başlatıldı. Aslı Erdoğan’la dayanışma içinde olanlar “Aslı Erdoğan içerideyse hiçbirimiz dışarıda değiliz” yazılı dövizlerle çekilmiş fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor.

Halep Ermeni mahalleleri yine varil bombalı saldırılara maruz kaldı

Çarşamba günü Suriye’nin Halep kentinin Ermeni mahalleleri yine terrörist grupları tarafından roketli saldırılarına hedef alındı. Arevelk Ermeni sitesinin haberine göre “Telefon Haua”nın yakınında düşen varil bombalarının patlaması sonucunda çevredeki binalar büyük zarar gördü. Halep Ermeni Evanjelik Kilisesinin yakınında da roketler düştü. Suriye Ermeni Evanjelik toplumu başkanı Harutyun Selimyan, insani kayıpların olmadığını, ancak büyük maddi zarar görüldüğünü aktardı.

Sarkozy: Haşema tüm Fransa'da yasaklanmalı

Cumhurbaşkanı adayı Nicolas Sarkozy, seçim kampanyasında kendisini 'Fransız değerlerinin savunucusu' olarak tanımladı. 2017 Cumhurbaşkanlığı seçimine adaylığını koyan Fransa'nın eski cumhurbaşkanlarından Sarkozy, 'Fransız kimliğine zarar verdiğini' öne sürdüğü tesettür mayo haşemanın tüm ülkede yasaklanması gerektiğini savundu. Haşemalar Fransa'nın 26 bölgesinde, 'ülkenin laik hukuk yapısına uymadığı' gerekçesiyle yasaklanmış durumda. Fakat henüz ülke genelinde bir yasak söz konusu değil.

Ermenistan, Moskova'daki "Ordu 2016" askeri teknik konferansına katılacak

Ermenistan, Kazakistan, Beyaz Rusya ile Pakistan, "Ordu 2016" (Армия 2016) askeri teknik konferansında toplam 29 milli kuruluş temsil edecek. Rusya Savunma Bakanlığı bilim ve araştırma faaliyetleri genel müdürlüğü başkanı Aleksandr Mironov, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Perşembe günü Avrupa, Yakın Doğu, Afrika ve Asya Asya -Pasifik Bölgesindeki 50'den fazla ülkenin yabancı askeri ataşeleriyle bir araya gelen Mironov, "5 Ermenistan'lı, 9 Beyaz Rusya'lı, 6 Kazakistan'lı ve  9 Pakistan'lı kuruluşun katılımıyla 4 ayrı milli serginin düzenlenmesi öngörülüyor." ifadelerini kullandı.

Economist: Türkiye yakın tarihinin en kırılgan döneminde

Saygın İngiliz dergisi Economist bu haftaki sayısında PKK ve IŞİD saldırıları ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’nin yakın tarihindeki en kırılgan döneminden geçtiğini yazdı. Dergi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IŞİD terörünü ayrı bir sorun olarak ele almaktansa, darbe girişimini planlayanları, kendisine muhalif bürokratları, Kürt militanları ve cihatçıları aynı keseye koyduğuna, Gülencilerle PKK ve IŞİD arasında hiçbir fark görmediğine dikkat çekti: “Cumhurbaşkanı, ülkesine yönelen her tehdidi, Türkiye’yi zayıflatma komplosunun bir parçası olarak görme eğiliminde ve şu ana kadar bundan çok zarar gördü. Ülkesinin birden çok tehditle yüz yüze kaldığı bu dönemde, bu yaklaşımın işe yaradığını söylemek zor.”

Ekonomide hâlâ ‘alt akıl’da mıyız?

Etyen Mahçupyan  /emahcupyan@karar.com
Türkiye ekonomisinin temel yapısal göstergeler açısından güçlü ve dirençli olduğunu, ama istikrar yaratma açısından bir miktar kırılganlaştığının farkında. Kimse bu ülkeyi ekonomik açıdan zor durumda bırakarak bölemez. Ama eğer bir yerlerde kötü niyetli bir ‘üst akıl’ varsa bir yıl içinde öyle bir denge noktasına zorlar ki sonraki on yılı eski yerimize dönmek için harcamak zorunda kalırız ve döndüğümüzde de katma değer üretme açısından bir ‘know how nesli’ daha kaybetmiş oluruz. Ekonominin maalesef palavra kaldırmayan bir yönü var. Gerçek hayatta karşılığı olmayan ideolojik yaklaşımlara kapılıp oradan iktisat önermesi devşirerek gidilecek yol yok. Moody’s notunun aynı kalmasından sonra Türkiye’nin önünde duvara çarpmayıp sağlıklı bir yöne dönmek için sadece üç ay var. Beceremezsek sorumlusu ‘üst akıl’ olmayacak… Henüz ‘alt akıl’ seviyesinden çıkamayan bizler olacağız.

Jeremiah: Prophet of Sorrow—and Hope

The Armenian Church liturgical calendar designates today as the feast of St. Jeremiah: one of the major prophets of the Bible. Jeremiah received his prophetic calling in a time of great promise: the reign of the godly king Josiah, during which a lost book of Moses (eventually known as Deuteronomy) was re-discovered, and a movement of spiritual renewal awakened among the Hebrew people.

Suriye'de ortaya çıkması muhtemel resim nedir?

Galip Dalay
Suriye’de her an yeni bir gelişme oluyor. Türkiye-Rusya-İran arasında Suriye diplomasisi trafiği, Cerablus operasyonu, ABD’nin çözüm çağrısı... Peki Suriye’de kim neye razı olur? Aktörler ve pozisyonları neler?... Türkiye - Rusya-İran arasında gelişen bölgesel çözüm arama girişimine aşırı bir anlam yüklememekte fayda var. Suriye meselesi çoktan uluslararası bir meseleye dönüştü. Rusya, her ne kadar Türkiye ve İran'ın desteğini belli konularda almak istese de bu meseleyi ABD ile çözmeyi tercih edecektir. Bu nedenle Türkiye'nin Esed’li bir geçişe, hatta çözüme açık olduğunu bu denli vurgulaması masadaki esnekliğini arttırıp elini güçlendirmiyor. Tam aksine bu görüntü, Türkiye’nin ne pahasına olursa olsun bir çözüm istediğini gösteriyor. Bu da Türkiye'nin manevra kapasitesinin azalmasına ve masada elinin zayıflamasına yol açar.

Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda Ermenistan’dan getirilen haçkar açıldı

Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda Ermenistan’dan getirilen anıtsal boyuttaki haçkar, 11 Ağustos Cuma sabahı, Başepiskopos Aram Ateşyan’ın önderliğindeki ruhanilerin katılımıyla yapılan kutsama ayiniyle açıldı.

Kesab'ı görerek Ermenileri anlamak?

Aris Nalcı / @arisnalci / aristotale@gmail.com
Suriye'nin her tarafı yangın yeriyken Kesab'ı yazmamın özellikle bir nedeni var. Tabii ki bir Ermeni yerleşim yeri olarak Kesab benim için Suriye'deki savaşta farklı bir yerde. Orada olanlar, son 100 içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşananlara paralellikler kurdurduğu için zihnimizde yer etsin istiyorum... Kesab 14. yüzyıldan beri göçmenlerin geçiş noktasıydı. Ermenilerin gelişleri de bu tarihlere tekabül ediyordu. Daha sonra 1909'da Adana ve çevresindeki katliamlar ilk Kesab'a sıçradı. 1909'un artçısı 1915 oldu ve Ermeni kaynaklarına göre 1900'lerin başlarında ekonomik olarak giderek gelişen kasabada 6000'e çıkan nüfusun 5000'i 1915'te Der Zor çölünde öldürüldü.

Misafirlerimiz Ayin için Kirazlı’daydı

Mübadele yıllarından sonra, geçen yıl ilk defa düzenlenen ilçemiz Yukarıyapıcı Mahallesinde bulunan tarihi Kirazlı Manastırı’ndaki ayini, Fener Rum Patriği Bartholomeos yönetmişti. Bu yıl da ikincisi düzenlenen ayin töreni, yine Patrik Bartholomeos yönetiminde gerçekleştirildi. Dün sabah saatlerinde başlayan törene çok sayıda yurt dışından katılan yabancı katılımcı hazır bulundu. Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı ve Belediye Meclis Üyelerinin ev sahipliğini üstlendiği organizasyonda, düzenlenen ayine yurt içi ve yurtdışından çok sayıda katılımcı hazır bulunurken, yerel ve ulusal basın temsilcilerinin katılımı ile tören gerçekleştirildi.

“Ben o adamlardan değilim... Ben Selahaddin’im!..”

Hikmet Köksal / hikmet.koksal@tg.com.tr
Türkiye’nin gelişmesini, millî ve manevi yükselişini, iktidarın yerli ve millî duruşunu, halkın iradesini temsil etmesini, bütün toplumu kucaklamasını; süper projelerin ülkede mantar gibi çoğalmasını önlemek için 15 Temmuz’da Türkiye’ye karşı en büyük “Haçlı Seferi” açıldı. Hedef Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yok ederek Türkiye’yi karışıklığa sürükleyerek parçalamak ve Batı’nın sömürgesi yapmaktır. Bu saldırıların ilki tarihte 27 Kasım 1095’te Papa II. Urban, Fransa’daki Clermont Katedrali’nde önemli bir açıklama yapacağını ilanı ile başladı. (Ne diyelim, birkaç sene önce övgüler dizenler bunlar söylenebiliyorsa ve bu kafa hala rağbet görüyorsa yandı gülüm keten helva. HYETERT)

Hırıstiyan dünyasını ve UNESCO’yu ayağa kaldıracak karar

İzmir’in Selçuk İlçesi’ndeki Unesco Dünya Miras listesindeki Meryem Ana Evi’ne teleferik yapılma ihalesi Hıristiyanların tepkisine neden oldu. İnançları gereği Meryem Ana Evine yürüyerek gitmesi gereken insanlara yolu kapatıp teleferik yapacaklar. İnanç turizmi için gelenlerin yürüyerek, dualar ederek HZ. Meryem Ana Evi’ne ibadete gitmeleri gerektiğini belirten Meryemana Koruma Derneği yöneticisi Avukat Lütfü Özdinar, “Biz teleferik değil, yol istiyoruz” dedi.

Danıştay Dink Sanığı Yıldız Hakkındaki Soruşturma İznini Kaldırdı

Danıştay, Dink davası sanıklarından dönemin Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız hakkındaki soruşturma iznini kaldırdı. Yıldız, darbe soruşturmasından tutuklanmıştı.Danıştay, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan, Hrant Dink davası sanığı da olan dönemin Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız hakkındaki soruşturma iznini kaldırdı.

İtalya’nın Rimini kentinde Karabağ’a ilişkin belgesel filmin gösterimi gerçekleşti

23 Ağustos’ta İtalya’nın Rimini kenti ″Neri Conai″ Salonunda İtalyan muhabir Gianni Mecalesin’in ″Dağlık Karabağ: Savaşın dönüşü″ belgesel gfilinin gösterimi gerçekleşti. Etkinlik Rimini 37. ″Uluslararası Barış ve Özgürlük Merkezi″ Buluşması çerçevesinde gerçekleşti.

Eren Keskin: Demek ki Hala Umut Varmış

Beyza Kural
Tutuklama talebiyle sevkedildiği mahkemece serbest bırakılan Eren Keskin adliye önünde konuştu: "Hiçbir yazım gerekçe gösterilmedi. Sadece bir dönem genel yayın yönetmeni olmam gerekçe gösterildi" dedi. "Siz eğer sözü yasaklarsanız silahlar konuşur. Eğer silahların konuşmasını istemiyorsa bir devlet, o zaman konuşma hakkını engellemez... Bizim söylediğimiz her şey gerçekleşti... Bizim sözümüzü dinlesinler. İnsan hakları savunucuları olarak bizim hiçbir çıkarımız yok. Biz sadece bedel ödüyoruz ve bunları söylüyoruz. Söylemeye devam edeceğiz."

Fotoğraflarla İtalya'da depremden öncesi ve sonrası

İtalya'da en az 247 kişinin ölümüne neden olan 6.2 büyüklüğündeki depremin ardıdan geriye yıkım görüntüleri kaldı. Çok sayıda kişinin hâlâ enkaz altında olduğundan endişe ediliyor. Depremin merkez üssü her yıl çok sayıda turistin ziyaret ettiği Norcia kasabasıydı. Ancak en büyük yıkım, Accumoli ve Amatrice kasabalarında meydana geldi. Hayatını kaybedenlerin büyük kısmı da bu iki kasabadan.

Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı: Müslüman göçmenler Avrupa'ya kabul edilmemeli

Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Zeman, "Müslüman göçmenler, Çek Cumhuriyeti'ne, Avrupa'ya kabul edilmemeli" dedi. Macar Haber Ajansının (MTI) haberine göre, Zeman yaptığı açıklamada, Avrupa'da son dönemde de göç olduğunu ama bunun kıta içinde gerçekleştiğinden dolayı herhangi bir soruna neden olmadığını iddia ederek ''Avrupa'ya gelen Müslüman sığınmacılar Avrupalıların aksine değişik kültürlerden geliyorlar. Bu yüzden onların Avrupa toplumlarına entegre edilebilmeleri hakkında şüphem var.'' dedi. Son dönemde Avrupa'da gerçekleşen göçün ağır problemler doğuracağını savunan Zeman, ''Müslüman göçmenler, Çek Cumhuriyeti'ne, Avrupa'ya kabul edilmemeli.'' şeklinde konuştu.

Kervan 1915", Ekim'de Türkiye'de vizyona girecek

Senaryo yazarı ve yönetmen İsmail Güneş'in "Kervan 1915" filmi, 7 Ekim'de vizyona girecek. Film,Ermeni Soykırımı döneminde  200 Ermeni’nin,  Giresun’dan Halep’e kadarki  zorlu yolculuğunu anlatıyor.  "Kervan 1915"in baş rollerinde Murat Han, Ayşe Akın, İbrahim Kendirci, İpek Tuzcuoğlu, Fatih Ayhan, Ali Kemal Yılmaz ve Meriç Başaran var. Müzikleri Suren Asatryan tarafından yazılan filmin yapımcılığını Aynur Güneş üstlendi. 1915'i anlatan Türkiye’deki ilk film olan "Kervan 1915"te, Ermeni Soykırımı'ndan "Tehcir" oalrak bahsediliyor.

"System of a Down" solisti, Ermeni Soykırımı hakkındaki film için bir şarkı yazdı

Dünyaca tanınmış "System of a Down" grubunun solisti, şarkıcı ve besteci Serj Tankyan, Ermeni Soykırımı hakkındaki "Vaat" filmi için bestelediği şarkı çalışmalarını tamamladığını açıkladı. Konuyla ilgili "İnstagram"da paylaşım yapan Tankyan, "Vaat" filmi için "Authenic Light Orchestra"daki arkadaşlarımla beraber üzerinde çalıştığım bu mükemmel şarkıyı tamamladığımdan çok mutluyum." ifadelerini kullandı.

New York'ta Ermenistan ekonomisine adanmış bir yatırım forumu düzenlenecek

10-11 Ekim tarihlerinde, Ermenistan Cumhuriyeti'nin ekonomisinde dış yatırımların konusuna adanmış bir konferans New York'ta gerçekleştirilecek. Ermenistan'ın Kalkınma Fonu'nun yöneticisi Maren Mıkrtçyan'a göre, New York'un Wall Street fianansal bölgesinde düzenlenecek olan yatırım forumunda Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası'nı temsil eden üst düzey yetkililer ile yöneticiler konuşma yapacak. Mıkrtçyan, bu forumun, 15 yıllık bir sure içerisinde bu tür bir etkinliğin ilk defa düzenleneceğini dile getirerek, şimdilik bir yatırımcı listesinin mevcut olmadığını kaydetti.

Gayrimüslimlerden birlik mesajı

FETÖ'nün darbe girişimine Diyarbakır, Mardin ve Batman'da yaşayan gayrimüslimler tepki gösterdi ve birlik beraberlik mesajları verdi.  Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine Diyarbakır, Mardin ve Batman'da yaşayan gayrimüslimler tepki göstererek birlik ve beraberlik mesajları verdi.

'Cerablus dahil bütün alan YPG ve PYD'den temizlenmeli

'Başbakan Binali Yıldırım, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor ve soruları yanıtlıyor. Başbakan Yıldırım, "Fırat Kalkanı" opearasyonuna" ilişkin, "Bu bölgede Suriyeliler olacak. Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Bizim hassasiyetimiz, bu toprakların oldubittiye getirilerek, PYD-YPG unsurlarınca işgal edilmemesi. Suriye muhalifleri Cerablus'a yerleştiler, oradaki alanları, köyleri kontrol etmeye başladılar. Cerablus da dahil, bütün alanın YPG ve PYD'den temizlenmesi lazım." ifadelerini kullandı.

Patriklerden dünyaya çağrı: Suriye'ye uygulanan yaptırımları kaldırın

Ortadoğu kiliselerinin ruhani liderleri tüm dünyaya Suriye'ye karşı uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. SANA'nın haberine göre Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodokslar Patriği X. Yuhanna Yazıcı, Melkite Rum Katolikler Patriği III. Grigorios Lahham ve Süryani Ortodokslar Patriği Mar İgnatios II. Afram dün yaptıkları ortak çağrıda yaptırımların amacının siyasi olmasına karşın, en büyük etkisinin özellikle yoksul tabaka olmak üzere tüm Suriye halkını direkt ve dolaylı bir şekilde etkilediğinin altını çizdiler.

Karabağ’da genel af ilan edilecek-Meclis olağanüstü toplanacak

Dağlık Karabağ Cumhuriyeti (DKC) Millet Meclisi Bşk. Aşot Gülyan, Meclis Bşk. yardımcısı, Komisyon başkanları ve Meclis Sekreteryası sorumluları katılımıyla istişare toplantısı düzenledi, toplantıda DKC’nin Bağımsızlık ilanının 25. Yıldönümü vesilesiyle DKC cumhurbaşkanının genel af ilan edilmesine ilişkin önerisi değerlendirildi.

Rusya 'endişeli': Türkiye-Suriye sınırındaki gelişmeler bizde derin endişeye neden oldu

Cerablus'a yönelik operasyona dair açıklama, Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Cerablus’a yönelik operasyonu hakkında açıklama yaptı. Bakanlık açıklamasında, Türkiye-Suriye sınırında yaşanan gelişmelerin Moskova'da derin bir endişeye neden olduğunu ifade edildi. Sputnik’teki habere göre açıklamada, "Her şeyden önce, çatışma bölgesindeki durumun daha istikrarsız hale gelme riski rahatsızlık veriyor. Zira sivil nüfus arasında ölümler meydana gelebilir ve Kürtlerle Araplar arasındaki etnik anlaşmazlıklar körüklenebilir" denildi.

Rusya-Ermenistan gaz boru hattına sabotaja ilişkin belgeler arasında İŞİD bayraklı fotoğraf var

Gürcistan sathındaki Rusya-Ermenistan Gaz Boru Hattının havaya uçurulması kalkışmasında bulunmakla itham edilen Beka Bekauri’nin avukatı Maya Chrelashvili, müvekkilinin dosyasına IŞİD Terör Grubu bayrağı fonunda çekilmiş fotoğraflarının eklenmiş olduğunu kaydetti.

4 yıldır finansman bulunamadı

Ceren Özbil
Lefkoşa'nın Arabahmet Mahallesi'nde bulunan Ermen Manastırı içerisinde yıkılmak üzere olan binanın tadilatı için yaklaşık 10 milyon Euro'ya ihtiyaç olduğu söyleniyor. Lefkoşa'da bulunan Ermen Manastırı ve Kilisesi içinde, bir zamanlar papazlara ait odaların yer aldığı bina, manastır restore edilirken koruma altına alındı ve öylece bırakıldı. Bina yıkılmasın diye etrafı, duvarları destekleyecek demir bir çerçeveyle donatılıp, finansman arayışlarına başlandı. Ancak üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen halen finansman bulunamadı.

Serj Sarkisyan New York’ta yabancı yatırımcıları cezbetmeye çalışacak

Amerika’nın Sesi’nin (VoA) verdiği habere göre Ermenistan Kalkınma Fonu (ADF) Direktörü Karen Mkrtiçyan, 10-11 Ekim’de New York’ta Ermenistan ekonomisine yabancı yatırımcıların cezbedilmesine yönelik Yatırım Forumu gerçekleştirileceğini söyledi.

Iran-Ermenistan enerji alışverişi üç kat artacak

İran ile Ermenistan arasında enerji alışverişi, 3 kat artması bekleniyor. İran'da enerji alanından sorumlu yetkililerden biri olan Masud Hocat, enerji alanında Ermenistan-İran işbirliği perspektiflerine değinerek, iki ülke arasındaki elektrik iletim hattının kullanılmaya başladıktan sonra enerji alışverişinin hacminin 3 kat artacağını açıkladı.

Genetic evidence for an origin of the Armenians from Bronze Age mixing of multiple populations

Abstract
The Armenians are a culturally isolated population who historically inhabited a region in the Near East bounded by the Mediterranean and Black seas and the Caucasus, but remain under-represented in genetic studies and have a complex history including a major geographic displacement during World War I. Here, we analyse genome-wide variation in 173 Armenians and compare them with 78 other worldwide populations. We find that Armenians form a distinctive cluster linking the Near East, Europe, and the Caucasus. We show that Armenian diversity can be explained by several mixtures of Eurasian populations that occurred between ~3000 and ~2000 bce, a period characterized by major population migrations after the domestication of the horse, appearance of chariots, and the rise of advanced civilizations in the Near East. However, genetic signals of population mixture cease after ~1200 bce when Bronze Age civilizations in the Eastern Mediterranean world suddenly and violently collapsed. Armenians have since remained isolated and genetic structure within the population developed ~500 years ago when Armenia was divided between the Ottomans and the Safavid Empire in Iran. Finally, we show that Armenians have higher genetic affinity to Neolithic Europeans than other present-day Near Easterners, and that 29% of Armenian ancestry may originate from an ancestral population that is best represented by Neolithic Europeans.

İskandayan: Rusya-Türkiye ittifakı zorunlu

Rusya ve Türkiye, uluslararası konumlarını pekiştirmek için güçbirliğine gittiler. Görüş, 23 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında Kafkasya Enstitüsü Direktörü Aleksandr İskandaryan’dan geldi. İskandaryan’ın bu yakınlaşmanın Batı tarafından gösterilen tecrite bir tepki aracı olduğunu ifade ederek: ″Oysa genel olarak iki ülke arasında  birçok sorun bulunmakta. Kürtler konusunda mutabakat yok, bu Suriye konusunda da mevcut değil. Güven eksiği var″ dedi.

Cerablus neden önemli?

Ayşe Karabat
Türkiye’nin askeri harekât başlattığı Cerablus'un kontrolü üç açıdan önem taşıyor: IŞİD’in yok edilmesi, PKK'nın Suriye kolu PYD’nin Türkiye sınırını kuşatmasının önlenmesi ve Suriye muhaliflerine alan açılması. Türkiye’nin askeri harekât başlattığı Cerablus hem Türkiye’nin, hem Suriye’nin hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından kritik önemde. Cerablus, Türkiye’ye de en son Gaziantep’te olmak üzere bir çok saldırıda bulunmuş IŞİD’in batıya açılan son önemli kapısı.

Türkiye'nin Cerablus Harekatı İçin ABD'den İlk Açıklama Yapıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Toner, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki YPG ve IŞİD hedeflerini topçu ateşiyle vurmasına ilişkin, "Tansiyonun yükselmemesi için çalışıyoruz" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, günlük basın toplantısında, Türkiye'nin terör örgütleri YPG ve IŞİD hedeflerini topçu ateşiyle vurduğu belirterek, bu konuda Türk yetkililer ve Suriye Demokratik Güçleri temsilcileriyle temas halinde olduklarını söyledi.

Suriye'ye giren Türk tanklarından ilk görüntüler

Karar muhabiri Yaşar Yavuz, Cerablus operasyonu kapsamında Suriye'ye giren Türk tanklarını görüntüledi. Cerablus bölgesine giren Türkiye ordusuna ait tankları Sultan Murat Tugayı (Fetih tugayı) karşıladı. TSK Müşterek Özel Kuvvetleri ve koalisyon hava güçleri Suriye'ye harekat başlattı. "Fırat Kalkanı" olarak adlandırılan harekat 04.30 sularında başladı. Kara harekatına bin 500 kişilik ÖSO gücünün katılması bekleniyor. Operasyonla Cerablus'un IŞİD'den temizlenmesi, YPG'nin bölgeye girişinin engellenmesi ve yine bu bölgeye ÖSO'nun yerleştirilmesi hedefleniyor.

Ayrık otları ayıklanırken...

Aybars Yanık
Uğur Ümit Üngör’ün İletişim Yayınları’ndan çıkan ufuk açıcı kitabı ‘Modern Türkiye’nin İnşası’, bizlere devlet seçkinlerinin modern Türkiye’yi ve ulusu inşa sürecinde nüfus ve iskân politikaları üzerinden kitlesel şiddet, tecrit, soykırım ve hafızasızlaştırma politikaları aracılığıyla kendini nasıl kurduğunu titiz bir uğraşla göstermeye çalışıyor. Üzerinde yaşadığımız topraklarda hangi kimliklerin, niçin ‘ayrık otu’ olarak görüldüğünü, neden unutturulmak istendiğini, odağına Doğu Anadolu’yu, bilhassa ‘Diyarbekir’i alarak aktarıyor… . İttihatçı ve Kemalist dönem, yeni rejimin inşasında pratikleri açısından farklılaşsalar da yeni devletin ve milletin inşasındaki ideolojik motivasyonların hangi bağlamlarda çakıştığını görmek de ‘modern’ Türkiye’nin azınlık olarak kodladığı topluluklara dair kavrayışının bugüne dek uzanan sürekliliğini anlayabilmek için elzem görünüyor. Ermenilerin mezar taşlarının dahi yol inşaatlarında kullanılarak ortadan kaldırılması, rejime karşı yayınların Matbuat Kanunu (1931) ile yasaklanması, tarih kitaplarında Çerkeslerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Arapların, Ermenilerin, Rumların adlarına yer verilmemesi ve yeni rejimin propagandacılarından Bedri Günkut’un 1937 yılında yazdığı ‘Diyarbekir Tarihi’ kitabında “Tüm şehirde tek bir ermeni [‘e’yi bilinçli olarak küçük yazar!] izi olmadığını kesinlikle söyleyebilirim” gibi sözleri ‘yeni bir kimlik için yeni bir hafızanın’ oluşturulma çabasının yalnızca birkaç örneği…

26 yıl önce bu gün (23 Ağustos) Ermenistan'ın Bağımsızlık Bildirisi ilan edildi

Bildiride şu ifadelere yer verildi: "Ermenistan SSC'nın Yüce Konseyi, Ermenistan halkının ortak iradesini ifade ederek, tüm Ermenilerin hayallerinin gerçekleştirilmesi ve tarihi adaletin yerine getirilmesinde Ermeni halkının kaderinden kendi sorumluluğunu anlayarak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ilkelerini ve tanınmış uluslararası hukuk normlarını esas alarak, halkların kendi kaderini tayin etme hakkını hayata geçirerek, 1 Aralık 1989 tarihli "Ermenistan SSC ile Dağlık Karabağ'ın yeniden birleşmesine" dair Ermenistan SSC'nın Yüce Konseyi ile Dağlık Karabağ'ın Milli Konseyi 'nin ortak kararından yola çıkarak, 28 Mayıs 1918 tarihinde kurulan bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti'nin demokrasi geleneklerini geliştirerek, bir demokratik ve hukuk yapının oluşturulmasını hedef alarak, bir bağımsız devlet kurma sürecinin başlatıldığını ilan ediyor."