Etiketler

Beşikçi: 'Seni başkan yaptırmayacağız' anlayışı yanlıştı

PKK'yı, HDP'nin 7 Haziran'da TBMM'ye 80 milletvekili göndermesi ardından 'geri planda kalmamakla' eleştiren Beşikçi, "HDP’nin, PKK’yı, Kandil’i ikna edememesi de şüphesiz bir zaaftır. 80 milletvekili karşısında, PKK/Kandil artık geri planda kalmalıydı. PKK/Kandil bu bilinçte olmalıydı. Ama PKK’nın, Kandil’in bunun bilincinde olması gerekirdi. Sonuçta bu tutum elbette HDP’ye büyük zarar vermiştir" dedi. 'Çözüm sürecinde' yapılan görüşmelere de değinen Beşikçi, müzakerelerin İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’la yapılmasını da sakıncalı buldu: "Görüşmeler, HDP ile yapılmalıdır. HDP, görüşmeler sürecinde Kandil’le irtibatlı olur. Abdullah Öcalan’ın çok daha yoğun bir baskı ve kuşatma altında olduğu biliniyor. Bu koşullar altında, milletvekilleri tarafından Kandil’e ulaştırılan mektupların içeriğinde, devletin/hükümetin istediklerini dışında bir ifade olabilir mi?"

***

HDP'nin başkanlık sistemiyle ilgili izlediği siyaseti eleştiren yazar İsmail Beşikçi, "Kürtlerin parlamentoyu ikna etmeleri zor olabilir. Ama Başkan'la daha etkili bir pazarlık yürütülebilirdi" dedi. BBC Türkçe'den Türay Köse'nin sorularını yanıtlayan Beşikçi, HDP'nin Türkiyelileşme olarak tanımlanan programını yanlış bulduğunu vurgulayarak, Kürtlerin en azından federasyonu savunması gerektiğini söyledi.

'HDP'NİN KANDİL'İ İKNA EDEMEMESİ ZAAFTIR'

PKK'yı, HDP'nin 7 Haziran'da TBMM'ye 80 milletvekili göndermesi ardından 'geri planda kalmamakla' eleştiren Beşikçi, "HDP’nin, PKK’yı, Kandil’i ikna edememesi de şüphesiz bir zaaftır. 80 milletvekili karşısında, PKK/Kandil artık geri planda kalmalıydı. PKK/Kandil bu bilinçte olmalıydı. Ama PKK’nın, Kandil’in bunun bilincinde olması gerekirdi. Sonuçta bu tutum elbette HDP’ye büyük zarar vermiştir" dedi.

'GÖRÜŞMELERİN ÖCALAN'LA YAPILMASI SAKINCALI'

'Çözüm sürecinde' yapılan görüşmelere de değinen Beşikçi, müzakerelerin İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’la yapılmasını da sakıncalı buldu: "Görüşmeler, HDP ile yapılmalıdır. HDP, görüşmeler sürecinde Kandil’le irtibatlı olur. Abdullah Öcalan’ın çok daha yoğun bir baskı ve kuşatma altında olduğu biliniyor. Bu koşullar altında, milletvekilleri tarafından Kandil’e ulaştırılan mektupların içeriğinde, devletin/hükümetin istediklerini dışında bir ifade olabilir mi?"

Görüşmelere dönülebileceğini belirten Beşikçi, şöyle konuştu: "Kanımca, görüşmeler yine olacaktır. Devlet/hükümet kendi elini güçlendirmek, Kürtleri güçsüzleştirmek için operasyonları daha da tırmandırabilir. Devlet/hükümet, yeterli güce ulaştığını düşündüğü zaman başka bir formatta HDP’den, PKK’den farklı Kürt gruplarını da sürece katan bir formatta, görüşmeler gündeme gelebilir."

'BAŞKAN'LA PAZARLIK YÜRÜTÜLEBİLİRDİ'

Beşikçi, HDP’nin seçim sloganı haline getirdiği ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ anlayışının yanlış olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Kürt-Kürdistan sorunlarında siyasal mücadeleyi yürütmek önemlidir. Kürtler siyasal mücadele yürüterek bazı kazanımlar elde edeceklerdir. Kürtlerin, parlamentoyu ikna etmeleri zor olabilir. Ama, ‘başkan’la daha etkili bir pazarlık yürütülebilirdi."

'PEŞMERGE'NİN IŞİD'LE MÜCADELESİ ABD'NİN KÜRTLERE BAKIŞINI DEĞİŞTİRDİ'

Kürtlerin, IŞİD’e karşı savaşmasının, Kürdistan sorununu yeni bir aşamaya getirdiğini söyleyen Beşikçi şöyle devam etti:

"IŞİD, Haziran 2014'te Musul’u ele geçirdi. Irak Ordusu, Musul’la birlikte Kerkük’ten de çekildi. Irak ordusu, Kerkük’ten çekilince, Peşmerge kısa bir zaman içinde, Irak ordusundan boşalan Kerkük’ü denetim altına aldı. IŞİD Kürdistan’dan koparılan bazı alanları da işgal etmişti. Peşmerge IŞİD’le savaşarak o alanları da denetim altına aldı. Artık, Peşmergenin savaşarak ele geçirdiği bu alanlardan çekilmesi mümkün değil. Güney Kürdistan’da Peşmerge'nin, Kürdistan’a Rojava’da YPG’nin, IŞİD’le etkili bir şekilde, kararlı bir şekilde savaşması ve IŞİD’i işgal ettiği Kürt bölgelerinden çıkarması, Batı’nın, ABD’nin Kürtlere karşı, Kürdistan’a karşı bakışını değiştirdi. Çünkü, IŞİD’in, sadece Kürtler için değil, bütün dünya için tehdit olduğu kısa zamanda ortaya çıktı. IŞİD’le en iyi, en etkili savaşanlar da Irak’ta Peşmerge ve Suriye’de YPG idi. Bu süreçte, referendum yapma, bağımsızlığın yolunu açma, daha yoğun bir şekilde gündeme geldi."




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder