Etiketler

Canikli'den Papa'ya 'soykırım' tepkisi

Giresun Valiliğini ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Papa Francesco'nun Ermenistan ziyaretinde yaptığı konuşmada 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımlamasıyla ilgili yöneltilen soruyu, “Papa'nın öyle bir açıklama yapması çok büyük bir talihsizlik. Yani tıpkı İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasıyla ortaya çıkan sonuçta veya tabloda olduğu gibi, papalığın faaliyetlerinde de haçlı zihniyetinin izlerini bütün yansımalarını görmek mümkün" diye yanıtladı. Açıklamaların siyasi olduğunu ve dinsel faktörler dikkate alınarak yapıldığını belirten Canikli, “Papa'nın yaptığı açıklama objektif bir açıklama değil. Gerçeklerle bağdaşmayan bir açıklama. Bunu herkes biliyor.(!!! HYETERT)

***
Başbakan Yardımcısı Canikli, Papa Francesco'nun Ermenistan ziyaretinde yaptığı konuşmada 1915 olaylarına ilişkin 'soykırım' ifadesi kullanmasını değerlendirdi, “Bu güne kadar Türkiye Avrupa Birliği'ne hangi gerekçeyle alınmamış ise, Papa da bu tür açıklamaları aynı gerekçeyle yapıyor. Tabi ciddiye almıyoruz" diye konuştu.

Giresun Valiliğini ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Papa Francesco'nun Ermenistan ziyaretinde yaptığı konuşmada 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımlamasıyla ilgili yöneltilen soruyu, “Papa'nın öyle bir açıklama yapması çok büyük bir talihsizlik. Yani tıpkı İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasıyla ortaya çıkan sonuçta veya tabloda olduğu gibi, papalığın faaliyetlerinde de haçlı zihniyetinin izlerini bütün yansımalarını görmek mümkün" diye yanıtladı.
Açıklamaların siyasi olduğunu ve dinsel faktörler dikkate alınarak yapıldığını belirten Canikli, “Papa'nın yaptığı açıklama objektif bir açıklama değil. Gerçeklerle bağdaşmayan bir açıklama. Bunu herkes biliyor. Ermeniler de biliyor. Almanya Parlamentosu geçtiğimiz günlerde yine buna benzer bir karar aldı. O dönemde yaşananların en canlı tanıkların biri de Almanlardır. Biliyorsunuz bu olayların yaşandığı dönemde Osmanlı'nın Genelkurmay Başkanı bir Alman subaydır. Onların kayıtlarında da bu hadiselerin hiç bir şekilde soykırım olmadığı, soykırım olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, sadece bir güvenlik tedbiri olduğu biliniyor" dedi.
Papa'dan 'soykırım' yalanı
213
Papa'dan 'soykırım' yalanı
Papa Francesco, Ermenistan'ı ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, önceden hazırlanan metnin dışına çıkarak, 1915 Olayları'nı “soykırım" olarak niteledi. Papa, 'ne yazık ki bu trajedi, bu soykırım, geçen yüzyılın felaketleri içinde bir ilkti' ifadesini kullandı.DİPLOMATİK KRİZ YENİ ÇÖZÜLMÜŞTÜPapa'nın geçen yıl "soykırım" sözcüğünü kullanması Türkiye ile Vatikan arasında diplomatik krize neden olmuştu. Papa Francis, Ermenistan'ı ziyaret eden ikinci papa. Papa 2. Giovanni Paolo 2001 yılında Ermenistan'a gitmiş ve bu ziyarette Ermeni Apostolik Kilisesi ile ortak bir bildiriye imza atmıştı.Bildiride, "Genel olarak 20. yüzyılın ilk soykırımı olarak tanımlanan, 1,5 milyon Hristiyan Ermeni'nin imhâsı ve ardından da totaliter rejim altında binlerce kişinin yok edilmesi, bugünkü neslin hafızasında hâlâ yaşayan trajedilerdir" deniliyordu. Papa Francis de 1915'in 100. yıldönümü nedeniyle geçen yıl Nisan ayında Vatikan'da düzenlediği ayinde, 2001 tarihli bu ortak deklarasyona atıfta bulunarak, "soykırım" sözcüğünü kullanmıştı.100. YILINDA SÖYLEMİŞTİPapa, 12 Nisan 2015'te düzenlediği "Ermeni şehitliğinin 100. yılı için kutsal ayin" sırasında yaptığı konuşmada, "Son yüzyılda insanlık üç büyük trajedi yaşamıştır. Bunların ilki, genel olarak 20. yüzyılın ilk soykırımı olarak görülen ve Katolik ve Ortodoks Süryaniler, Asuriler, Keldaniler ve Rumlarla birlikte, ilk Hristiyan millet olan siz Ermeni halkına karşı yapılmış olandır" demişti.Türkiye bu sözler üzerine Vatikan Büyükelçisi'ni geri çekmiş ve büyükelçilik makamı yaklaşık 10 ay boyunca boş kalmıştı. Ancak bu tarihten itibaren iki ülke arasında yürütülen diplomatik çabalar sonucunda Vatikan geçen Şubat ayında Türkiye'nin tezlerine yakın bir açıklama yayınlamış, bunun üzerine de Türkiye Vatikan Büyükelçisi Mehmet Paçacı görevine dönmüştü.1915 OLAYLARIErmenistan ve özellikle ABD ve Fransa'da etkili olan Ermeni diasporası, 1915 ile 1917 arasında Osmanlı Devleti'nin topraklarındaki Ermenileri sistematik olarak öldürdüğünü iddia ediyor.Türkiye bunu reddediyor ve konunun tarihçiler tarafından araştırılması gerektiği tezini savunuyor.23 Nisan 2014'te, o dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olayları hakkında aralarında Ermenice'nin de bulunduğu 9 dilde bir taziye mesajı yayınlamıştı. Böylece Türkiye'den olaylar hakkında ilk kez üst düzey bir mesaj verilmişti. Erdoğan, "Ermenilerin acılarını anmalarını anlamak ve paylaşmak bir insanlık vazifesidir" ifadelerini kullanmıştı.Almanya 'soykırım' tasarısını onayladı

BU MİLLETİN TARİHİNDE BÖYLE BİR ŞEY YOK
"Amaç Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaktır" diyen Canikli şöyle devam etti: "Bu güne kadar Türkiye Avrupa Birliği'ne hangi gerekçeyle alınmamış ise, Papa da bu tür açıklamaları aynı gerekçeyle yapıyor. Tabi ciddiye almıyoruz. Kabul etmek zaten söz konusu bile olamaz. Bu milletin tarihinde öyle bir şey yok, olması da mümkün değil. Çünkü inancımız, geleneklerimiz, göreneklerimiz bu tür şeyleri baştan reddeder. Ama Avrupa'nın geleneği de uygulamaları da her zaman bu tür olaylara imkan sağlar, fırsat verir."
Türkiye’ye karşı Haçlı ittifakı
Türkiye’ye karşı Haçlı ittifakı
Ermenice “Büyük Felaket” anlamına gelen 'Metz Yeghern'in yıldönümünde Ermenistan'ın başkenti Erivan'da Başkanlık Sarayı'nda yetkilerle bir araya gelen Papa Francesco burada yaptığı konuşmada 1915 olayları 'soykırım' olarak niteledi.Papa Francesco, 12 Nisan 2015'de de 1915 olaylarını “20. yüzyılın ilk soykırımı” olarak nitelemiş, bunu üzerine Türkiye Vatikan Büyükelçisi'ni bir süreliğine geri çekmişti.

BİR HAÇLI ZİHNİYETİNİN TİPİK YANSIMALARINDAN BİRİDİR
Türkiye'nin mültecilere kuçak açtığını kaydeden Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "3 milyon Suriyeli ölümle karşı karşıya kalmış, bunlara sadece Türkiye kucak açıyor. Tıpkı Osmanlının yaptığı gibi. Osmanlının sadece Müslüman topluluklara değil, Müslüman olmayan Yahudiler başta olmak üzere birçok topluluklara karşı yaptığı gibi darda kalan, zorda kalan, yardıma ihtiyacı olan herkes için ortaya koyduğu refleks bellidir; kucak açmak. Böyle bir milletten böyle bir sonuç, soykırım gibi insanlık suçu işlemesi beklenebilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Tamamen siyasidir ve bir haçlı zihniyetinin tipik yansımalarından biridir" ifadelerini kullandı.
Bakan Canikli: AB dağılma sürecine girdi
Bakan Canikli: AB dağılma sürecine girdi
Bazı ziyaretlerde bulunmak ve partisinin il danışma toplantısına katılma için bugün özel bir uçakla Giresun'a gelen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Ordu-Giresun Havalananı'nda basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin "İngiltere'nin AB'den ayrılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Canilki, “AB açısında tam bir şoktur, büyük bir darbedir” cevabını verdi. Canikli, “Avrupa Birliği tarihi açısında bu çok önemli bir hadise. Çünkü İngiltere Avrupa'nın en kadim, en güçlü ülkelerinden bir tanesi, İngiltere'nin bu nedenle AB'den ayrılması öncelikle AB açısında tam bir şoktur, büyük bir darbedir ve bundan sonra AB açısından hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır” ifadelerini kullandı. “Çok fazla hayalperest olmaya gerek yok"“Çok hayalperest olmaya gerek yok, çok aşırı iyimser yorum da yapmaya gerek yok” diyen Canikli, “Olayı gerçek boyutuyla, gerçek sonuçları itibariyle değerlendirmek gerekiyor. Artık AB bundan sonra büyüme, bütünleşme, güçlenme değil bana göre, çözülme ve dağılma sürecine girmiştir. Bu noktaya tesadüfen gelinmedi, AB biliyorsunuz bir medeniyet projesi, medeniyetlerin barıştırılması projesi, evrensel değerlerin korunması ve onların sürdürülmesi üzerine inşa edildi. Avrupa Birliği fakat uygulama öyle olmadı, AB bir haçlı anlayışına saplandı kaldı. Onun ötesine geçemedi. Esasında medeniyetler arası çatışmanın önlenmesi ve dünyanın gerçek anlamda da daha barışçı bir ortamın oluşturulması açısından öyle bir hedef için Avrupa Birliği çok harika bir fırsattı. Avrupa Birliği savunduğu ilkelerin hemen hemen hiç birisine özellikle evrensel ilkeler açısından uymadı, ona sadık kalmadı. Eğer bunları hayata geçirmiş olsaydı, yani bir haçlı kulübünün ötesine taşıyabilmiş olsaydı, bu değerleri gerçek anlamda medeniyetleri buluşturmayı başarabilmiş olsaydı, belki bir daha medeniyetlerin çatışmasından kaynaklanan sorunlar gündeme gelmeyecekti yada en az seviyede gündeme gelecekti” şeklinde konuştu. Avrupa Birliği'nin bu tarihi fırsatı kaçırdığını vurgulayan Canikli, ”Avrupa Birliği bütünleştirici, bütün medeniyetleri kavrayıcı, kapsayıcı, kuşatıcı olması gerekirken, AB tam tersini yaptı. Dışlayıcı ve sadece belirli bir dine mensup olan ülkelerin, insanların bir araya gelip oluşturduğu bir topluluk haline getirdi ve orada saplandı, kaldı. Bunu da içeride kırılmalara yol açmaması düşünülemez. Çünkü alan daraldıkça İngiltere'de çok büyük ihtimalle hem ciddi bir maliyet ödüyor katkı anlamında, hem de muhtemelen bu dışlayıcı yaklaşım İngiltere'yi de kapsayacak şekilde politikaların üretilmesinde ortaya çıktı. AB'nin bütün insanların, bütün ülkeleri eşit olarak objektif olarak evrensel değerler ve kriterler çerçevesinde kapsama özelliği kalmadı artık. Eğer bu şok iyi yönetilemezse AB'nin çatırdamaya başladığını çok net işaretidir” diye konuştu."İkinci aşama kırsalda başladı"Yerleşim yerlerinde, terör karşı tam bir darbe vurulduğunu hatırlatan Canikli, “Yerleşim yerleri tamamen temizlendi ve şimdi artık ikinci aşama kırsalda. Elbette yerleşim yerlerinde ki mücadele devam edecek, onların tekrar oralara yerleşmemesi için gereken her türlü tedbir alındı, alınıyor yani yerleşim yerlerinden çekilme söz konusu değil. Tam aksine kalıcı olacak şekilde çalışmalar devam ediyor. Buna ilaveten yerleşim yerlerinde ki terör örgütünün ve uzantılarının temizlenmesinden sonra şimdi bu mücadeleyi kırsalda, terörün, terör örgütünün yuvalandığı ve birçok eylemlerini planladığı hatta gerçekleştirdiği alanlara yönelik olarak bu mücadele şimdilik sürdürülüyor” açıklamasında bulundu. Terör örgütünün finansman kaynağı olan uyuşturucuya da darbe vuracaklarını belirten Canikli, “Özellikle finansman kaynağı sağlamak amacıyla uyuşturucu Lice kırsalında olduğunu biliyoruz. Ona yönelik 8 bin güvenlik gücümüzle birlikte çok güçlü bir şekilde gerçek anlamda bir darbe vurmak amacıyla mücadele başlatıldı. İnşallah şehirlerden sonra kırsal alanda da terör örgütünün bütün varlığı ortadan kaldırılacak” dedi.Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli daha sonra Giresun Valiliği'ni ziyaret etti.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder