Etiketler

Halep Halep

Ragıp ZARAKOLU / 1@1.com
2011 martında Halep’teydim. Halep’ten uzaklarda olaylar yeni yeni başlamıştı. Ama Halep olağan günlük yaşantısını sürdürüyordu. Toplumlar barış içinde yan yana yaşamlarına devam ediyor ve kimse kentlerinin birkaç yıl içinde bir yıkıntıya dönüşeceğini düşünmüyordu. Envai çeşit kilise, camilerle yan yana toplumlarına hizmet ediyordu. Katolik, Ortodoks, Protestan ve bunların her etnik gruba ait farklı kiliseleri… Çünkü Suriye demokratik olmasa bile laik bir ülkeydi. Bana Suriye, Osmanlı toplumunun bir minyatürü gibi gelirdi. Osmanlının mükemmel olmasa da pluralist yanı orada yaşıyordu.


Artık eski Bağdat gibi eski Halep de olmayacak asla. Osmanlı mukallitleri kesilenler, Osmanlının son mirasını yok etmeyi becerdiler Suriye’de.
Şimdi yangın ülkeye sıçradı. Ve batı da artık masun değil bundan.
Otelim ünlü Baron Otele yakındı.
Kimler kalmamıştı ki burada.
Lawrence’inden Sykes’ına.
Cemal Paşası’ndan Mustafa Kemali’ne.
Yıldırım orduları komutanı apor topar terk etmişti oteli, güney cephesi çökünce. Kaçarcasına şehr-i Konstantiniye’ye doğru. Aram Andonian burada mevzilenmişti, Medz Yegern’in, Suriye’nin Der Zor çölündeki korkunç kıyımın tanıklıklarını toplamak için.
Sarkis Çerkesyan’ın babası burada almıştı Klikya’da geri dönüş kağıtlarını. Osmanlı karargahı artık İngiliz karargahı olmuştu. Ve Halep’te 100 küsur yıl dayanan  Baron Otel’de yok artık.*
Bende anı olarak 2011 yılında çektiğim resimler kaldı, sanki hayaletlerin fısıldaşarak dolaştığı merdiven ve koridorlarından.
Şimdi önümde Halep’ten gelen son haber duruyor, EDF Bürosunun açıklaması…Şöyle diyor Ermeni Devrimci Federasyonu: “Büyük bir acı içinde, Halep’in Ermeni Mahallesi savunmasının lideri ve EDF’nin kendini adamış üyesi Yoldaş Raffi Bıçakçıyan’ın 10 Haziran günü, savunma görevini sürdürürken, öldürüldüğünü, onun kaybının yasını tuttuğumuzu bildiririz.”
Armenian Weekly, Halep’in Ermeni mahallesinin son haftalarda, Cihatist grupların yoğun saldırısı altında olduğunu yazıyor. AW’ye göre, 26 -10 Haziran tarihleri arasındaki saldırılarda öldürülen siviller arasında Maral Gülikyan, Vazken Cabaçuryan, Levon Kelğaçeryan, Hovsep Canesyan, Haçik Abulabutyan ve Batty Nersesyan da var.
“Saldırıların muhalif militan gruplar tarafından /DAEŞ değil, Ankara destekli sözde özgürlük savaşçıları-rz/ gerçekleştirildiği, bu saldırılar sırasında birçok sivil yaralanırken, evler ve dükkanlar dahil birçok binanın tahrip olduğu bildiriliyor. 26-27 Mayıs’ta, savaş sırasında yaşlılar evi olarak hizmet gören  Vergine Gulbenkian Doğumevi de roket saldırıları sonucu ciddi bir yıkıma uğradı. 2012’den bu yana saldırılar sonucu yaşlılarevi üç kez yer değiştirmişti.”
Daha DAEŞ kurulmadan, 3 yıl önce Ankara destekli “özgürlük savaşçıları” tarafından kaçırılan Süryani ve Arap Ortodoks kilisesi dini liderlerinin akıbeti, sözde Ankara’nın “arabuluculuğuna” karşın hâlâ bilinmiyor.
15’i az badire ile atlatan Kessab’a da, kadim Süryani kasabası Malula’ya da DAEŞ değil, Ankara destekli bu sözde “özgürlük savaşçıları” saldırmıştı.
Ankara’nın Rus uçağının pilotunu da infaz eden bu çetelerdi.
Geçen sonbahar Sigtuna Vakfında Halep’teki Ermeni Protestan kilisesinin Pastoru Serop Mıgırdıçyan’ın kentteki günlük yaşam kavgasının kesitlerini dinleme olanağım olmuştu.
2 saatlik mesafede olan Lazkiye’ye ulaşmak için 18 saat yol katetmişti, yollarda nice kontrollerden geçip nice varta atlattıktan sonra.
Halep’teki Ermeni mahallesinin cihatçıların işgalinden kurtulabilmesinin bir nedeni de, Kürt mahallesi ile komşu olması ve aralarındaki dayanışma idi.
Ailesi Latakya’da cemaati ise Halep’te idi. Kelle koltukta 50 günde bir ailesini görmeye gidiyordu. Nice riskler alıyordu, bu gidip gelmeler sırasında. Konferansından sonra Halep’e dönme demiştik ama “Cemaatimi bırakamam, insanlar bir umutla kiliseye gelmeye devam ediyorlar” demişti.  Bu kez de Halep’e dönmeyi başarmış, ancak tehditler nedeniyle 3 hafta kiliseyi terk edememişti. Ancak kilisesi 26 Aralık günü, sayısız kereler atlattığı bölgeye yönelik roket saldırılarından bu kez kurtulamamıştı. Neyse ki Pastor mucize kabilinden sağ kaldı ve Halep’i terk edebildi. 

* Meraklısı için not: Halep’in Baronları /Suriye’de Bir Otel, Bir aile ve Ortadoğu’nun Son Yüz Yılı, Marco Tosatti-Flavia Amabile, Aras Yayınları 2015.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder