Etiketler

Patrik vekili Ateşyan'dan Erdoğan'a 'soykırım' mektubu

Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan, Almanya’nın Ermenis Soykırım Tasarısı’nı kabul etmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir mektup yazdı. Ateştan, mektupta tasarının kabulünü “Ermeni Milletinin emperyalist güçler tarafından kullanılması’ olarak tanımlıyor; kararın ‘Ermeni milletinde derin bir üzüntü yarattığını’ belirterek ‘Yüksek Makamımıza arz ederiz” diyor. (!!!!!!!HYETERT)

Aram Ateşyan imzasıyla Türkiye Ermenileri Patrikliği facebook hesabından yayımlanan mesajın tamamı şöyle:
«Sayın Cumhurbaşkanımız,
Birinci Dünya Savaşı’nın trajik dönemlerinde cereyan etmiş olaylar hakkında Almanya Cumhuriyeti Millet Meclisi’nin aldığı karar, Milletimiz nezdinde derin bir üzüntü yaratmıştır. Türkiye Ermenileri Cemaati olarak bu üzüntüye paydaş olduğumuzu, kalbi ve samimi duygularımızın bir ifadesi olarak Yüksek Makamınıza arz ediyoruz.

Türkiye Ermenileri Patrikliği, vatandaşlık bağlarıyla bağlı olduğu Devlet’e karşı yükümlülüklerini kusursuz yerine getiren, ve kendisini bu ülke insanlarından farklı görme kompleksinden sıyrılmış, gerektiğinde kanun ve nizam çerçevesi dahilinde hakkını korumasını bilen Hıristiyan-Ermeni Türk vatandaşlarının duygularına tercüman olmayı kendisine şiar edinmiş dini bir kurumdur. Patriklik Makamı, geleneksel çizgide kalınarak dengeli bir duruş sergilenmesinin bazılarının hoşuna gitmeyeceğinin de bilincindedir. Bu kutsal makamda görev yapan merhum Patriklerimiz, gerek ifadeleri, gerekse takındıkları yapıcı tavırlarla önderlik ettikleri cemaate dini hizmet vermeleri dışında, onlara örnek olacak olumlu davranışlarıyla tarihe geçmişlerdir. Bu büyüklerimizin örnek davranışları günümüzde de rehberimiz olmaya devam etmektedir

Bu bağlamda, Alman vatandaşlarının oylarıyla teşkil edilmiş bir meclisin, kendilerini seçmiş olan milletin huzuru, refahı, güvenliği ve özet olarak selamet ve esenliği için yasalar çıkarmak olan görevinin yanında, hakkı olmadığı bir konuda fikir beyan etmesi ve bu beyanını yasallaştırması ve bunu da tüm Alman Milleti adına yapması ve kendisini yargıç mevkiinde görmesi kadar hatalı bir davranışta bulunması kabul edilemez.

Sayın Cumhurbaşkanımız,

Türkiye Ermeni toplumu o acılı ve de kederli günleri yaşayanların torunlarıdır. Zat-ı Alilerinizin bu yıl yayınladıkları taziye mesajında “Tarih bilinci ve insanlık hukuku gereğince, Osmanlı Ermenilerinin hatıralarına sahip çıkmaya devam edileceği, Türklerle Ermenilerin bin yıla uzanan ortak yaşam kültürünün hatırlatılmasının sürdürüleceği” dile getirilmişti. Müteaddit vesilelerle bu ifade doğrultusunda hareket etmiş olan Patriklik Makamı, bu tutumunu gelecekte de sürdürmeye devam edecektir.

“Tartışmalı bir olgudur”

Alman İmparatorluğu’nun bu trajik olaylardaki menfi rolünün iki satırla geçiştirilmesi, Osmanlı Türkiyesi’nin suçlanmasından da öte, tamamen suçlu ilan edilmesi etik açıdan tartışılacak bir olgudur. Ayrıca yasallaşan tasarının Alman kamuoyunun hissiyatına ne derece tercüman olduğu gerçekten tartışmalıdır.

Birçok vesilelerle ifade ettiğimiz gibi, Ermeni milleti nezdinde bir travma yaratmış bu acının uluslararası siyaset arenasında kullanılması gerçekten bir hüzün ve bir acı kaynağıdır. Kabul edilen bu yasa ve bununla aynı niteliği haiz yasalar bizleri derinden yaralamaktadır. Ermeni milletinin tarih sayfalarındaki bu acısı, ne yazık ki uluslararası siyaset platformunda Türkiye’yi ve Türk Milleti’ni suçlamak ve cezalandırmak için bir araç olarak algılanmakta ve bu sakil anlayış nedeniyle Türkiye Ermeni toplumunun üst ve alt kimliklerinin yara almasına neden olmaktadır. Bu ve bu gibi yasaları coşkulu alkışlarla kutlayanların araladıkları pencereden, bir gerçek yaşam manzarasının varlığını gözlemliyoruz. Duymak ve dinlemek için kulakları olanlar, bu manzaradan yansıyan Ermeni Milletinin emperyalist güçler tarafından nasıl kullanıldığı gerçeğinin yankılarını duyabilirler.

Türk ve Ermeni halkları aynı coğrafyayı paylaşmak durumundalar. Bu iki kadim ve komşu halk nefret ve düşmanlık söylemleriyle birbirinden uzaklaştırılmamalı, tarihin siyasileştirilmesi yerine dostluk ve barış hedefiyle çalışılmalıdır. Ortak tarihi ve benzer gelenekleri olan iki komsu halk, bir gün dostluk atmosferini birlikte soluyacaklardır. Yeter ki, bunun gerçekleşmesi imkânsız görülmesin ve yararı olmayan tohumlar ekilmesin. Bir gün gelecek bu iki halk birlikte tarlalarındaki zehirli otları temizleyecek ve arınmış tarlalara buğday ekecekler. Bununla da yetinmeyecekler. Bu tarlaların buğdaylarından hazırlanmış ekmeği bir sevgi ve dostluk nişanesi olarak tuza banıp paylaşacaklardır.

“Bazıları bu duruşa olumlu gözle bakmayacak”

Siyaset adamlarının kendi anladıkları şekilde ve siyasi hesapları doğrultusunda, halkımızın bu acıları hakkında fikirlerini beyan ettikleri bir dünyada, Patriklik Makamı olarak Türkiye ve Ermenistan’ın dostluğu ve iyi komşuluk ilişkileri içersinde olmaları için dua etmeye devam edeceğiz. Bu duruşumuz bizler için inancımızın bir gereği olduğu kadar, vatandaşlık duygularımızın da ifadesidir. Aynı zamanda biliyoruz ki bazıları bu duruşumuza olumlu gözle bakmayacak. Allah her iki ülkenin vatandaşlarının yüreklerinde işlesin. Allah, iyiyi ve güzeli inşa etmeye azmetmiş kullarına yardım etsin.

Bu vesileyle duyduğumuz teessürü bir kez daha dile getiriyor, Zat-ı Alilerinize sağlık, başarı ve mutluluk ihsan etmesini Allah’tan diliyoruz. Ayrıca, yurdumuz insanına yararlı hizmetlerde bulunan Devlet Ricalini çalışmalarında başarılı kılmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

En derin saygılarımızla,

Başpiskopos Aram Ateşyan
Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili



8 yorum:

  1. Evet,aptallastim,ne diyecegimi bilmiyorum,tek tesellim bunu "Türkiyede yasiyan ermeniler icin yapti"düsüncem.Seni soykirimi kurbanlari afetsin.Agzinla balik da tutsan,milyarlar da bagislasan,"Ermeni dölü,vatan haini,ermeni tohumu"sözlerinden vaz gecmiyecekler.Yurtdisinda yasiyan eski bir Istanbullu olarak aslinda benim bu konuda fikir yürütmeye hakkim yok,fakat hakkinizda yazilan hakaret dolu yazilari,yapilan irkciligi görünce,hatta yaziyi yazdigin partinin politikacilari tarafindan,bu yorumu yazmak zorunlugunu duydum.Tanri hepinizi korusun

    YanıtlaSil
  2. Söylenecek söz bulmiyorum, Դաւաճան


    Goryun

    YanıtlaSil
  3. Sayın Ateşyan'ın mektubu Ermeni toplumunun değil Sayın Ateşyan'ın kişisel düşüncelerini açıklamaktadır. Çoğunluğun aynı düşüncede olmadığı da kesin.

    YanıtlaSil
  4. Patriklik makamındaki birinin kendi adına konuşma gibi bir hali fiilen mümkün olamaz... Açıkça ve baştan "Ateşyan olarak sadece benim fikrimdir" dese dahi olamaz (kaldı ki ne böyle bir ifade, ne de böyle bir niyet görünüyor o meşum yazıda!)... O makamdaysan, ağzından çıkan her laf öyle ya da böyle bir temsil niteliği taşır. Bu kişiliksiz adam patriklik makamının koltuğunu değil, kapısının önünü dahi hak etmiyor... Oradan insin, ondan sonra hangi yalaka fikirlerini ifade edecekse istediği gibi etsin... Orada iken değil!

    YanıtlaSil
  5. Ben bu satirlarimla Atesyan'i koruyacak degilim ama , bunu da unutmayin ki Turkiye bir Fransa , Kanada , Ingiltere , Isvicre , .......degil , mecburiyet tahtinda hersey yapilabilir....zaten Atesyan'in aleyhinde yazilar yazan Turkce gazeler bile var , ne yapsin adam , vaktinde rahmetli patrikler onune de mektuplar konulmustu ve ' bunlari aynen oku ' denilmisti UNUTMIYALIM , Mutafyan'i da taaaa Amerikalara goturup si.. si.. ' Biz Turkiye'de coookkk rahatiz ' dedirtmislerdi .Mecburiyet tahtinda yapilmistir cunku Turkiye UYGAR bir memleket degildir .

    YanıtlaSil
  6. Yukardaki yorumuma devam olarak , daha 2 gun once Faruk Aslan adli bir sahis Yeni Akit gazetesinde Aram Sirpazan'i' SOYKIRIM fikrini devamli olarak mudafaa ettigini ' yazarak sucluyor hatta aldigi daire hakkinda tahkikat yapilmasini bile oneriyor ( parayi nereden bulmus diye ) Lutfen kendinizi O'nun yerine koyun , evet ben de yapilani dogru bulmamakla beraber Turkiye'nin uygar bir memleket olmadigini hatirlatmak istiyorum .Zavalli Atesyan , boyle bir mektup yazdi diye Ermeni Cemaatinden tepki aliyor , Yazmasa da Turk cemaatinden tepki alacak ( 'Ermeni patrik vekili hicbir reaksiyon gostermedi 'diye ). Kimse O uygar olmiyan memlekette Atesyan'in yerinde olmasin .Kanada'dan sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. Oncelikle bu tam bir yalakaliktir!Sayin Atesyan ( sayin demeye dilim varmasa da) dinimizi temsil ettigi icin sayin demek zorunlulugu hissetim! Gelelim mektuba kendisi kiliselerimizi temsil eden bir din adami. Kim kendisine bu ozur dileme cesaretini veriyor anlamis degilim.100 yildir Ermeni soykirimini dunyaya Kabul ettirmek icin disileri ve tirnaklari ile mucadele eden insanlara tam bir saygisizlik etmistir.Atesyan hadini asmistir kendisi bir din adami dir Ermeni temsilcisi degildir.Atesyan kiliselerimizin temsilcisi dir kendisini kiniyorum.Din adami dini ile ilgilenmeli Ermeni halkinin Atesyan gibi yalakalara ihtiyaci yok ve olamaz makaminda oturup dualarini yapsin.Eger soykirim Kabul ediliyor diye rahatsiz olanlar varsa Turkiye'yi terk etsin! Yuz binlerce kisinin yaptigi gibi.Bana gore Turkiye artik Ermenilerin yasayacagi bir ulke degil.Atesyan gibi yalakalar oldugu surece o memlekette Hiristiyanlara yer yok.Atesyan makamini hak etmiyor insin assagi

    YanıtlaSil
  8. Hazret,
    İşgal ettiğin mevki "purvar ile avedaran"ı bilmenin yanısıra biraz da "ilm-i-siyaset" bilmeyi icab ettirir. Böyle şeyler yazmağa mecbur hissettin ise iki satir neyine yetmezdi? Hmm?

    YanıtlaSil