Etiketler

Soykırımı alet etmeyelim!

Masis Kürkçügil
Alman Parlamentosu’nun 1915 Ermeni Soykırımını tanıyan kararı, ilginç tartışmalara yol açtı. Nurettin Demirtaş da bu vesileyle Ermeni milliyetçiliğine veryansın etmiş. İş bununla kalsa ne alaka deyip geçilebilir. Lakin bütün gazetelerde sürmanşet olmayı hak eden bir takım iddialarda da bulunmayı ihmal etmemiş… Bu ‘yetkililer’ köşeden, en zor yerden işe başlamışlar, ilerde de “Ağrı, Van ve diğer yerleri de ellerinizden alacağız” demişler. Bu bir hezeyan değilse Türk Ordusuna da PKK’ya da rahmet okutacak ‘Ermeni yetkililer’ harekatı ile karşı karşıyayız demektir. ‘Kayıtlar’ ne diyor bilmiyoruz ama bu ilginç harekatın Hakkari’den başlatılması biraz garip, ne de olsa Ermenistan’la sınırı olmadığı gibi gizli saklı Ermeni’nin de bulunmadığı bir yer (eskiden de eser miktarda vardı). Her nedense buranın tarihsel sakinleri olan Nasturiler’den bile iz yok. Onca Nasturi kilisesi kalıntısının bulunduğu Hakkari’de Asurilerin kökünün nasıl kazındığı üzerine umarız herkesin yeterli bilgisi vardır.


***

Alman Parlamentosu’nun 1915 Ermeni Soykırımını tanıyan kararı, ilginç tartışmalara yol açtı. Nurettin Demirtaş da bu vesileyle Ermeni milliyetçiliğine veryansın etmiş. İş bununla kalsa ne alaka deyip geçilebilir. Lakin bütün gazetelerde sürmanşet olmayı hak eden bir takım iddialarda da bulunmayı ihmal etmemiş.
“Hakkari’de ne zaman nasıl katliam yapmışlar bilemiyoruz fakat boşuna bu sözü sarf etmedikleri son 30 yıl içinde yaşanan katliamlardan bellidir: Gerek PKK gerillası kılığına girerek, gerekse bizzat Türk komandoları adıyla yüzlerce cinayet işlendiği kayıtlıdır” demiş konuşmasının can alıcı noktasında.
‘Ermeni yetkililer’ Hakkari’de kah PKK gerillası kılığında kah Türk komandosu ‘adıyla’ yüzlerce cinayet işlemiş. Üstelik ‘kayıtlı’. Şu ana kadar bu konuda herhangi bir bilgi edinilmediğine ama bir yandan da kayıtlı olduğuna göre hayli ilginç bir durum söz konusu demektir.

Bu ‘yetkililer’ köşeden, en zor yerden işe başlamışlar, ilerde de “Ağrı, Van ve diğer yerleri de ellerinizden alacağız” demişler. Bu bir hezeyan değilse Türk Ordusuna da PKK’ya da rahmet okutacak ‘Ermeni yetkililer’ harekatı ile karşı karşıyayız demektir.
‘Kayıtlar’ ne diyor bilmiyoruz ama bu ilginç harekatın Hakkari’den başlatılması biraz garip, ne de olsa Ermenistan’la sınırı olmadığı gibi gizli saklı Ermeninin de bulunmadığı bir yer (eskiden de eser miktarda vardı). Her nedense buranın tarihsel sakinleri olan Nasturiler’den bile iz yok. Onca Nasturi kilisesi kalıntısının bulunduğu Hakkari’de Asurilerin kökünün nasıl kazındığı üzerine umarız herkesin yeterli bilgisi vardır.
Nurettin Demirtaş belli ki Ermeni devletinin milliyetçiliğinden hayli şikâyetçi. Haklı da olabilir. Bir sınır geçmeden ötürü verilen cezanın orantısız veya gereksiz olduğundan söz ediyor. Buradan hareketle bir takım yetkililerin ağzından insanın tüylerini diken diken edecek ifşaatlarda bulunuyor. Elinde belge yok ama ‘kayıtlar’ var.
Devleti Aliye Osmaniye mütebakisi bir aralar sık sık yakalanan PKK’lıların sünnetsiz olduğunu, dolayısıyla Ermeni olduklarını iddia ederlerdi. Şimdi de gündüz PKK’lı gece Türk komandosu ‘Ermeni yetkililer’ çıktı.
Bese Hozat’tın “milliyetçi-komplocu lobi faaliyetlerinin tehlikesinden” söz eden parçayı almış Nurettin Demirtaş. Adı üzerinde lobi faaliyeti, herkesin bu tarakta bezi var. PKK’nın yok demek biraz ayıp olur. Alman Parlamentosu’ndan çıkan kararın bir lobi faaliyetinin ürünü olup olmadığını bilmiyorum. Nurettin Demirtaş tıpkı ‘Türk yetkililer’ gibi bu kararın Almanya’ya ağır bir sorumluluk yüklediğini atlıyor. Gariban Ermenistan’ın Almanya devletine lobi faaliyeti ile giydirebileceği bir gömlek değil bu. Hele hele üç milyon Türkiyelinin bulunduğu ülkede bulunan bir avuç Ermeninin!
Bütün parlamentoların bu tür meselelerle ilgilenmemesini uygun görebiliriz, tabii tutarlı olmak kaydıyla. Yani benim meselem başka diyerek değil! Hele hükümetle görüşmelerde ABD üçüncü ayak olsun diye açıklamalar yaptıktan veya çeşitli parlamentoları ziyaret edip destek istedikten sonra bunu hiç diyemezsiniz.
 “Soykırımda Kürtlerin de kullanıldığı bir gerçektir.” Bu kullanılma ve aldatılma hallerini tarihte kullanmamakta yarar vardır. ‘Kullanılma’ yetişkin olmama halinin yanı sıra gerçeklikten kopuşu da gösterir ki, ruhen pek sağlıklı bir duruma karşılık düşmez.
 “Yeni soykırımları önleyecek çalışmaların” önem kazandığı doğrudur. Ama pasaportsuz sınır geçmekle soykırım meselesini aynı bapta ele almaya varacak bir muhakemeden hareketle müthiş bir sonuca varmak pek mümkün değil. Nurettin Demirtaş mensup olduğu hareketi milliyetçilikten arınmış sayabilir. Kullandığı argümanlar ise milliyetçidir.
Nuretttin Demirtaş’ın Hakkari meselesini bir kenara bırakıp Kürtlerin bulundukları topraklarda onurlarıyla yaşamasını savunanları gereksiz yere zor durumda bırakmaması yeterli. Kürtler nasıl istiyorsa öyle yaşasınlar. Hakkari’yi de ‘Ermeni yetkililere’ vermesinler! Nasturilere gelince artık onlar topraklarında kalmadılar.  Bir de, bu hayali “Hakkari”dekiler bir zamanlar bu topraklardaydı, kullanılanlar veya kullandırılanlar hep birlikte köklerini kazdılar. Biraz iz’an!

Yesterday, Blogger tarafından yayınlandı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder