Etiketler

Çağının en önemli ticaret merkezi! Rusların İstanbul ile ilk tanışmaları

Süleyman Faruk Göncüoğlu
İstanbul'un Ruslarla ilk tanışması miladi 907 yılında Ruslarla imzalanan bir ticari antlaşmayla olmuştur. Şehre ticaret amacıyla gelen Rusların, Ayios Mamas yani bugünkü Beşiktaş'ta en fazla 6 ay oturmalarına ve gümrük vergilerinden de muaf tutularak koloni kurmalarına izin verilmişti.. Beşiktaş'ın en eski yerleşimcileri de olacak Rus kolonilerine, buraya geldiklerinde istedikleri kadar tahıl alabilme hakkı tanınırken, tüccar olarak gelenlere ekmek, şarap, et, balık ve meyveden oluşan altı aylık erzak depolayabilmeleri zorunluluğu getirilmişti. Ayrıca adlarını kaydettirdikten sonra da aylık erzak alabilmeleri kolaylığı tanınmıştı. Kente ise silahsız ve imparatorun temsilcisi eşliğinde en fazla elli kişiyle girebilmelerine karar verilmesi neticesinde İstanbul ilk Rusları ile tanışır.


***
Kuruluşundan itibaren bir ticaret kenti, ilk hali ile bir site olarak gelişen İstanbul, 6. yüzyıla gelindiğinde çağının en önemli ticaret merkezi olmuştu.

İşte böyle bir şehir tarihinin bütün dönemlerinde istila tehditlerine ve tehlikelerine maruz kalmıştır. Çağlar boyunca coğrafik konumunun kendisine sağladığı ekonomik zenginliği ve sahip olduğu kültürel mirası, bütün büyük imparatorların ve güçlü kavimlerin İstanbul'u alma hırslarını kamçılamıştır.

İstanbul'a sahip olmak için yollara düşenlerden biri de Rus savaşçılarıydı. Güçlerinin zayıflığı ve sadece yağmacılık amaçlı olması nedeniyle şehre karşı bir kuşatma gerçekleştirmemişlerdir. Milattan sonra 864, 904 ve 936 tarihlerinde karadan ve denizden şehre hücumlarını da sürdürmüşlerdir.

Rus steplerinde Ortodoks inancının hızla yayılmasıyla İstanbul Şehri ile Rus kavimleri arasında inançla beraber ilk ticari ve kültürel ilişkiler de doğmaya başlamıştır. Tüccarların mal alışverişi için geçici uğrak yeri olan İstanbul'da ticari anlaşmalarla kurulan ilk kalıcı kolonilerden sonra yeni bir yerleşimci olarak artık Ruslar da vardır.

İstanbul'un Ruslarla ilk tanışması miladi 907 yılında Ruslarla imzalanan bir ticari antlaşmayla olmuştur. Şehre ticaret amacıyla gelen Rusların, Ayios Mamas yani bugünkü Beşiktaş'ta en fazla 6 ay oturmalarına ve gümrük vergilerinden de muaf tutularak koloni kurmalarına izin verilmişti.. Beşiktaş'ın en eski yerleşimcileri de olacak Rus kolonilerine, buraya geldiklerinde istedikleri kadar tahıl alabilme hakkı tanınırken, tüccar olarak gelenlere ekmek, şarap, et, balık ve meyveden oluşan altı aylık erzak depolayabilmeleri zorunluluğu getirilmişti. Ayrıca adlarını kaydettirdikten sonra da aylık erzak alabilmeleri kolaylığı tanınmıştı. Kente ise silahsız ve imparatorun temsilcisi eşliğinde en fazla elli kişiyle girebilmelerine karar verilmesi neticesinde İstanbul ilk Rusları ile tanışır.

İstanbul'un ilk Rusları 10. yüzyılda bugünkü Beşiktaş'a yerleşenlerdi. Ortodoks inancının Rusya'da kabulüyle kültürel ve dini ilişkiler siyasi ilişkileri de beraberinde getirmiş ama dini ilişkiler her zaman ticaret ve siyasetin önünde olmuştur.

Rusya'dan Aynaros ve Kudüs güzergâhına kadar süren hac yolu üzerinde yer alan İstanbul'un önemli bir hac ve kutsal emanetler bölgesi olması Rusya Hıristiyanları için büyük bir önem taşımıştı.

İstanbul ve Rusya'daki şehirler arasında meydana gelen bu ilişki, Osmanlı döneminde de bu önemini korumuş ve daha da yoğun bir şekilde devam etmiştir.

19. yüzyıl Rus şapelleri

19. yüzyıla geldiğimizde ise, İstanbul'la Rusya arasında kültürel ve dini ziyaretlerin hızla arttığı görülmektedir. Rusya'dan gelip Mont Athos (Aynaroz) ve Kudüs'teki kutsal toprakları dini amaçla ziyarete gidenler çoğaldığında, konaklama ihtiyacı meydana gelmişti. Bu ihtiyaca karşılık 1880'lerde Karaköy semtinde hacı adaylarına üç küçük kilise (şapel) ve yatacak yer sunan hanlar inşa edilmiştir. Limana yakın olarak inşa edilen bu hanların son katlarında yer alan Svetoy Andrey, Svetoy Ilia ve Svetoy Panteleimon adlarını taşıyan şapeller bugün dahi soğan başlı renkli kubbeleri ile görülebilmektedir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder