Etiketler

Dünü hatırlayıp bugünü göremeyenlerin filmi

Serdar Akbıyık
Atom Egoyan’ın ‘Remember/Hatırla’ filmi Alzheimer ile sulandırılmış Nazi ve Yahudi Soykırımı konusunu tekrar işlemekte. Egoyan bu haliyle günümüzde yaşananlara gözünü kapatma inadında olan yönetmenlerden. Atom Egoyan 1960 doğumlu yani görece olarak genç yönetmenlerden. 60’ların, 70’lerin politik gündemiyle haşır neşir olmuş o tür üretimler yapmış ve bir bakıma dava adamı olmuş bir isim değil. Böyle olduğunda yaptığı tercihleri sinemacı geçmişinin alışkanlığı olarak algılayamayız. Son filmi ‘Remember/ Hatırla’ filminde işlediği konu bu satırları yazmamıza sebep oluyor. Yahudi soykırımı hikayesiyle karşımızda yönetmen. Neredeyse Yahudilerin bile artık işlemekten bıktığı bu konu niye Egoyan’ı hala meşgul ediyor. Tabii cevabı çok basit, Egoyan gibi isimler Yahudi soykırımını gündemde tutup güya Ermeni olaylarını tartışmaya açma şansını zorluyorlar.


Halbuki bu durum ne onlara ne Türklere bir yarar getiriyor. Egoyan’ı ‘The Sweet Hereafter’, ‘Exotica’, ‘The Captive’ gibi filmleriyle hatırlarız. Ama herhalde en unutulmaz ve kendini açık ettiği filmi ‘Ararat’tır. Tam anlamıyla Ermeni diasporasının propaganda filmi olmaya değer yapım vizyona girdiği 2002 yılında büyük tartışmalar yaratmıştı. Hatta filmin tarafgirliği o kadar rahatsızlık yaratmıştı ki Ermeni Araştırmaları uzmanı Sedat Laçiner ve Şenol Kantarcı tarafından yazılan ‘Ararat Sanatsal Ermeni Progandası’ adlı kitap yayımlanmıştır. Egoyan’ın bu filmden önce 2001 yılında yayınladığı ‘Diaspora’ adlı bir kısa filmi de vardır. Kısacası hala Yahudi soykırımı filmi yapmasının sırrı yönetmenin bütün bu geçmişinde yatmakta. Peki bu beni niye rahatsız ediyor. Her şeyden önce bir Türk olarak bu millete işlemediği bir suçun yükleniyor olması ve bunun arkasına açgözlülüğün saklanıyor olması beni rahatsız ediyor. Onu geçtim günümüzde yaşananlar o kadar vahim ki bunları görmeyip, Müslümanlara yapılan katliamları, global manipülasyonları konu etmeyip hala eskileri anlatmaları bütün bu suçlara ortak olmaları gibi bir durum oluşturuyor gözümde.

Senin derdin ne?

Eğer demokratsan, senin derdin insanlık onuruysa ve sen daha dün yaşananlar için bir tek söz söylemiyorsan ya ruhu intikam ateşiyle yanmış bir insansındır ya da yalancı demokratsındır. Ve ne yazık ki Egoyan bu durumda olan tek isim değil. Neredeyse Batı kültürünün temelleri bu duygular tarafından esir alınmış insanlarla dolu günümüzde. Durumu bu şekilde kısaca özetledikten sonra filmin içeriğine de bir bakalım. Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev, kaybettiği karısı Rurh’un yasını tutmaktadır. Karısına verdiği intikam sözü onu hayatta tutan tek güçtür. Zev, bakımevindeki arkadaşı Max’in de yardımı ile Max ve kendi ailesini Auschwitz toplama kampında katleden ve kaçak olarak yaşayan esrarengiz adamı bulmaya ve öldürmeye yemin eder.

Alzheimer’ı hafife aldı

Ancak Zev’in bilmediği tek şey en büyük düşmanının kendi hafızası olduğudur. Filmdeki bunama durumu zaten tıbbi olarak yanlış yansıtılıyor. Bu hastalık kurbanının geçmişini bir mektubu okuyarak hatırlamasına el verecek bir hastalık değildir. Bu insanların çektiği acıyı küçümsemektir. Alzheimer hastalığını Egoyan neredeyse ‘50 İlk Öpücük-50 First Dates’ filmindeki hafiflikle ele alıyor. Bu sayede sürpriz finaline zemin hazırlayan yönetmenin bütün bu gerçekleri sadece finalde sürpriz yapmak adına ayaklar altına alması onun etik anlayışının bir sorunudur. Filmin başrollerinde oynayan Christopher Plummer ve Martin Landau içinse sadece iyi şeyler söyleyebiliriz. Plummer gerçekten iyi bir performans gösteriyor. Landau ve Plummer gibi iki efsane oyuncuyu hem de beraber seyretmek için son fırsatlardan biri bu film. Filme gidenlerin sinemasal anlamda memnun olacağını düşünüyorum.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Remember

Yönetmen: Atom Egoyan

Senarist: Benjamin August

Oyuncular: Christopher Plummer, Dean Norris, Martin Landau, Bruno Ganz

Yapım: 2015, Kanada, Almanya,  94 Dk.

VİZYONDAKİLER

HAİN

John le Carré’nin aynı isimli romanından uyarlanan film Rus oligark planlarını bozmaları için yem edilen bir çifti konu alıyor. Rus mafyası ve İngiliz Gizli Servisi arasında sıkışıp kalan çift ikisinin de güvenilir olmadığını zamanla anlayacaktır. Yönetmenliğini Susanna White’ın üstlendiği filmin başrollerinde Ewan McGregor, Damian Lewis, Stellan Skarsgård yer alıyor.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Our Kind Of Traitor

Yönetmen: Susanna White

Senarist: John le Carre

Oyuncular: Ewan McGregor, Stellan Skarsgård, Damian Lewis

Yapım: 2016, İngiltere, Fransa, 108 Dk.

KANLI GİRDAP

İlk kez bir korku filminde oynayan Selma Ergeç’in canlandırdığı üniversite araştırma görevlisi Nina, mezarı bulunamayan Kazıklı Voyvoda hakkında araştırma yapan eski sevgilisi Amerikalı ünlü belgeselci John Gillespie’yi bir ipucu bulduğunu söyleyerek İstanbul’a çağırır. Ömrünü tarihe adamış akademisyen Ali Aksu’nun da yol gösterici olarak dahil olduğu hikâye izleyenleri koltuklarına kilitleyebilir.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: The Ghosts of Garip

Yönetmen: Patricio Valladares

Senarist: Loris Curci

Oyuncular: Selma Ergeç, Selim Bayraktar, Gianni Capaldi, Natalie Burn

Yapım: 2016, ABD, Türkiye

IŞIKLAR SÖNÜNCE

Rebecca, evi terkettiğinde çocukluk korkularını da arkasında bıraktığını düşünmektedir. Büyüyüne kadar ışıklar kapandığında nelerin gerçek, nelerin gerçek olmadığından hiçbir zaman emin olamamıştır. Şimdi de küçük kardeşi Martin, Rebecca’yı dehşete düşüren bu gizemli olayları deneyimlemeye başlamıştır. Bu korkutucu varlık, anneleri Sophie ile olan gizemli bağından dolayı tekrar ortaya çıkmıştır.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Lights Out

Yönetmen: David F. Sandberg

Senarist: Eric Heisserer

Oyuncular: Teresa Palmer, Gabriel Bateman, Billy Burke, Alexander DiPersia

Yapım: 2016, ABD, 81 Dk.

AMMAN HOCAM 2

Fransa’nın en kötü iki öğretmeni yeni ve çok gizli bir görev için İngiltere’ye giderler. Dunces Kralı Boulard ile beraber ülkenin en iyi okuluna giderler ve eğitim alanında ün yaptıkları metotlarını gelecek nesillere uygularlar. 2013 tarihli ilk filmde olduğu gibi yönetmenliği yine Pierre-François Martin-Laval üstleniyor. Kadroda ise Kev Adams, Isabelle Nanty ve Didier Bourdon’ın isimlerini görmek mümkün.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Les Profs 2

Yönetmen: Pierre-François Martin-Laval Senarist Mathias Gavarry

Oyuncular: Kev Adams, Isabelle Nanty, Didier Bourdon

Yapım: 2016, Fransa, 92 Dk.

GÖLGE

Tarık ve Gülay yeni evli bir çifttir. Tarık reklam ve mankenlik ajansının editörlüğünü yapmakta, Gülay ise yıllar önce bitirdiği üniversitedeki branşına uygun bir iş bulamamanın ruhsal sıkıntısını yaşamaktadır. Bir gün Tarık ajansı adına uzun süredir üzerinde çalıştığı büyük bir projenin anlaşmasını imzalar. Ancak Tarık’ın mutluluğu yarım kalır, Gülay o gece ciddi bir sinir krizi geçirecektir.

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen: Burak Donay

Senarist: İbrahim Vurmaz

Oyuncular: Şenol İpek, Deniz Gönen Türkcan, Erkay Yavuz

Yapım: 2016, Türkiye


1 yorum:

  1. Bilgileri yuzeyde kalmis olanlar yeterince bildiklerini sanirlar. Alzheimer hastaligi Demans'in (bunama)
    bir cesididir. Demans'ta surec genellikle yavas ve dalgalanmalidir. Uzak gecmis kolayca ucup gitmez. Gecmise ait pek cok sey de bazen basit sembollerle tetiklenebilir.

    "Insanlarin cektigi aciyi kucumsemek" denince buna uygun asil ornek Demans'tan daha uzun vadeli
    sonuclar yaratan Toplumsal Amnezidir.

    YanıtlaSil