Etiketler

'Ermenistan'la yeniden müzakere'

Fatih Çekirge
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son Azerbaycan ziyareti sırasında çok önemli bir ‘barış atağı’ için nabız yoklamış. - Ermenistan’la yeniden müzakere. - Ermenistan’la yumuşama ve belki de sınırların açılması. - Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki krizin sonlandırılması. - Rusya ile normalleşmeden sonra çok anlamlı bir atak. Yani... ‘Dostların çoğaltılması...’. (Doğrusu milliyetçiliğin bu kadar kabardığı, FETÖ denen örgütün Ermenilerle özdeşleştirildiği bir zamanda Ermenistan ile yumuşama  -hem de Azerbaycan’a rağmen- bizce hayal ötesi. Darbe teşebbüsünden bulunacak kadar güçlü bir örgütün Ermenilerle bağdaştırılması düşüncesi ne kadar budalaca, ne kadar alçakça olursa olsun bu örgütü halkın gözünden düşürmek için Ermeni demekten başka yol bulmayanların zavallılığı da açık. HYETERT)
 

Şu garip tesadüfe bakın ki...

15 Temmuz’da Bakü’den Samsun’a gelen Çavuşoğlu ile akşamüzeri aramızda şöyle bir konuşma geçmişti:

- Sayın Bakan Rusya krizi çözülüyor, dostluklar artırılıyor...

- Evet, bak daha ne kadar güzel şeyler olacak... İnan, barış için çok güzel müjdeler olacak...

Israrlı sorularım üzerine Bakan, “Bekleyin görün” demişti.

Çavuşoğlu’nun bu sözü aklıma takılmıştı.

Ama o aşağılık darbe girişimiyle birlikte o sözler de uçup gitmişti..

Samsun Meydanı’nda Bakan Çavuşoğlu ve Gençlik Spor Bakanı Kılıç’la sabahın ilk saatlerine kadar ‘demokrasi nöbeti’ tutmuştuk.

Şimdi toz duman dağılırken o sözü yeniden hatırladım.

Ve biraz araştırdım ki...

Rusya krizini çözen Türkiye, bu yakınlaşmanın ardından çok önemli bir ‘barış atağı’nı daha hazırlıyor.

Yani...

İktidarın, ‘Düşmanları azaltıp, dostlukları çoğaltacağız’ sözü, Ermeni sınırına kadar dayanıyor.

Diplomat dostlarımdan öğrendiğim kadarıyla...

“Çavuşoğlu bu barış atağının ilk görüşmelerini 14-15 Temmuz günü Bakü’de yapmış. Ermenistan’la yeniden ve köklü bir barış arayışı için Bakü’de nabız yoklamıştı. Olumlu bir eğilim de var. Daha ileri aşamalar için zemin hazır. İşte o keyifle gelmiş Samsun’a...”

Çavuşoğlu’nun Samsun’da söylediği “Çok daha güzel şeyler olacak” sözünün anlamı işte buymuş.

Ve şu hale bakın ki...

Hükümet bir barış atağı başlatırken...

Rusya’dan sonra Azerbaycan’la konuşup Ermenistan’la da bir barış takvimi oluşturmak için uğraşırken...

Hainler içeride demokrasiye karşı savaş açmışlar.

Bir dışişleri bakanı düşünün ki...

Ülkesi için tarihi bir barış atağının ilk sessiz temasını başlatıyor...

Büyük bir heyecanla memleketine dönüyor...

Ve tam, iç huzuruyla “Oh” demişken...

Böyle bir alçaklıkla karşılaşıyor.

İnanılır gibi değil.

Tarihe düşeceğimiz bir not daha.

Yazıklar olsun.

Ve eğer önümüze bakacaksak...

Adalet işini yaparken... Devlet elbette bu ‘barış’a devam diyecektir.

ORG. AKIN  ÖZTÜRK MESELESİ

ÜSTEĞMEN Fahri Karkas aslında her şeyi anlatıyor.

Diyor ki:

“Kara Kuvvetleri Komutanı Çolak yere yatırılıp elleri bağlandıktan sonra götürüldü. Götürülürken Tuğgeneral Partigöç, Akın Öztürk’ü arayarak, ‘Komutanı Akıncı Üssü’ne tahliye ettik. Siz de oraya geçin’ dedi.”

E nedir şimdi bu?

Sonuçta bir tuğgeneral, orgenerale talimat vermiş olmuyor mu? (Akıncı Üssü’ne geçin!)

Yok efendim, düğünde yakalanan Hava Kuvvetleri Komutanı aramış da... Görev vermiş de... Haberi yokmuş da...

‘Yaşar Güler’in ellerini çözmüş de...’

Bunları elbette mahkeme açığa çıkaracak... Adalet izini sürecek...

Şu an için bilinen bu.

- Hava Orgeneral Akın Öztürk, Akıncılar Üssü’nde mi?

- Evet.

- O üs darbecilerin merkezi mi?

- Evet.

Ben aslında bu ‘ikna etme’ meselesini de pek anlamadım.

Kim kimi ikna etmeye çalıştı, o da belli değil.

O yüzden diyorum ki...

At izinin her türlü ize karıştığı yerde dikkatle ve sabırla beklemek lazım.

Sonuçta bir köklü ihanet ortaya çıkmıştır.

Bakalım o kökler nereye kadar uzanıyor...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder