Etiketler

Papa'dan "soykırım" ziyareti

Binlerce kişinin kurşuna dizildiği "ölüm duvarının" önünde dua eden Papa'nın, idam için kullanılan bir darağacı direğini öpmesi de dikkat çekti... Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, 2. Dünya Savaşı sırasında çoğunluğu Yahudi olmak üzere 1 milyon 100 bin kişinin öldürüldüğü Auschwitz-Birkenau toplama kampını ziyaret ederek sessizlik içinde dua etti. BBC Türkçe'den Övgü Pınar'ın haberine göre Dünya Gençlik Günü etkinliği sebebiyle Polonya'da bulunan Papa Francesco, Auschwitz toplama kampına giden 3. Papa oldu.

Polonya ziyaretinden önce yaptığı bir açıklamada Auschwitz kampında "tek başına dua etmek ve ağlamak" istediğini söyleyen Papa Francesco, "Arbeit Macht Frei" (çalışmak özgürleştirir) yazılı kapıdan tek başına ve ağır adımlarla kampa girdi.

Binlerce kişinin kurşuna dizildiği "ölüm duvarının" önünde dua eden Papa'nın, idam için kullanılan bir darağacı direğini öpmesi de dikkat çekti.



Kamptan kurtulan 11 kişi ile bir araya gelen Papa daha sonra da Polonyalı rahip Aziz Massimiliano Kolbe'nin 75 yıl önce öldüğü hücreye giderek burada tek başına dua etti.


"TANRIM KULLARINA ACI"

Ardından Birkenau kampına geçen Papa Francesco, burada da yine kurbanlar anısına dua ederek "diğer uluslardan adil kişilerle" (hayatlarını riske atarak Yahudileri soykırımdan kurtaran Yahudi olmayan kişiler) bir araya geldi.

Papa, kamp ziyareti sırasında hiçbir konuşma ya da açıklama yapmazken anı defterine "Tanrım, kullarına acı! Tanrım bu kadar zulmü bağışla!" yazdı.

Papa Francesco'nun Nazi toplama kampını ziyareti Katolik Kilisesi-Yahudi dünyası ilişkileri açısından bir ilk teşkil etmese de sembolik açıdan önemli detaylar içeriyor. Papa 2. Giovanni Paolo 1979'da, 16. Benedetto da 2006'da kampı ziyaret etmişti. Ancak Papa Francesco'nun ziyaretini, seleflerininkinden farklı bazı hususlar dikkat çekiyor.

1979'da ilk kez Auschwitz'e giden 2. Giovanni Paolo Polonyalı olması nedeniyle, Alman 16. Benedetto da bir süre Hitler Gençliği'ne katılmış olması sebebiyle 2. Dünya Savaşı ve soykırımla kişisel bağlantılara sahipti.

Vatikan ve özellikle 1939-1958 yılları arasında görev yapan Papa 12. Pio, savaş ve soykırım sırasında sessiz kalmakla suçlanıyor. Kudüs'teki Yahudi Soykırımı Müzesi'nde (Yad Vaşem) yer alan bir metinde de Papa 12. Pio'nun soykırım sırasındaki sessizliği ve Roma'daki Yahudilerin Auschwitz kampına götürülmesine itiraz etmemesi eleştiriliyor.

NÖTR GÖRÜNÜYOR

Arjantinli Papa Francesco ise, Avrupa'nın bu kanlı tarihi ve Vatikan'ın o dönemki tutumuyla şahsi bir bağlantısı bulunmaması nedeniyle nispeten "nötr" görülüyor.

Papa Francesco, geçen ay Ermenistan ziyaretinden dönüşünde uçakta yaptığı bir açıklamada da "İkinci Dünya Savaşı sırasında bazı dünya güçlerinin elinde, Auschwitz'e giden demiryollarının fotoğrafları vardı, demiryollarını bombalama şansları vardı ama bunu yapmadılar" diye eleştiride bulunmuştu. Papa, doğrudan Vatikan'a yönelik suçlamalara değinmese de soykırım sırasında "uluslararası güçlerin yüzlerini başka yöne çevirmesini" eleştirmişti.

Papa Francesco'nun toplama kampında konuşma yapmak yerine sessizlik içinde dua etmeyi tercih etmesi de önemli bir jest olarak görülüyor. Polonya Hahambaşı Michael Schudrich, Papa'nın bu tercihini olumlu karşıladığını belirterek "İnsanlar genelde Auschwitz'i ziyaret ediyor ama sonra hayatları boyunca buradaki dehşetle ilgili ses çıkarmıyorlar. Ancak esas kamptan çıktıktan sonra sesimizi çıkarmalıyız, hayatımızın geri kalanını her tür adaletsizliğe karşı bağırıp çağırarak ve savaşarak geçirmeliyiz" dedi.

Arjantin'den yakın arkadaşı Haham Abraham Skorka da Papa Francesco'nun sessiz kalarak "Shoah (Yahudi Soykırımı) dehşeti karşısında bir şey söylemenin imkansız olduğu mesajını verdiğini" söyledi. Haham Skorka, "(Papa Francesco) sözlerinden çok davranışlarıyla konuşuyor" diye ekledi.

Polonyalı Papa 2. Giovanni Paolo 1979'da Auschwit'i ziyaret eden ilk Papa olmuş ve bu ziyaret sırasında yaptığı konuşmada "Auschwitz savaşın tanığıdır. Savaş beraberinde, orantısız büyüyen bir nefret, yıkım, zulüm getirir" demişti.

16. Benedetto ise 2006'daki Auschwitz-Birkenau ziyaretinde "Ben bugün Alman halkının bir çocuğu olarak buradayım. Ve tam da bu yüzden şunu söylemeliyim: Buraya gelmesem olmazdı. Gelmek zorundaydım" diye konuşmuştu.

Odtv.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder