Etiketler

Batıayaz Ermeni kilisesinin anlattıkları

Halil İmrek / Hatay
Evrensel Yazarı Aydın Çubukçu, Tahir Elçi’nin dibinde öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’ için yazdığı yazıda, “Taş niye ağlamasın? Taş niye kanamasın? İçinde insanın dünyası, ruhu, inancı, kederi, acısı varsa, o taş olmaktan çıkar; insan hayatının her derdiyle hemhal bir parçası olur” demişti. Batıayaz kilisesi de bağrında birçok acıyı, sevinci taşıyor. Ayakta sapasağlam duran Ermeni kilisesi, yok edilmiş, kendi topraklarından sürülen, soykırıma uğrayan Ermeni halkının tarihinin bir özeti gibi.

***
Yüksek sütunlu, taş yapısıyla düne dair birçok hüznü anlatan kilise, yüzlerce yıl Ermenilere ev sahipliği yapmış bu coğrafyanın bir tanığı gibi… Batıayaz Ermeni kilisesi, terk edilen ve yarım kalan inşaatı ile geçmişten bugüne tarihin tanıklığını yapıyor. Teknepınar (Batıayaz), Musa Dağı’nın eteklerinde kurulmuş, Samandağ ilçesine bağlı bir köy. Samandağ’a 10, Antakya merkeze 20 km uzaklıkta. Özelikle bol rüzgar esintisi ile şehir merkezinde bunalanlar için bir nefes alma yeri.
Batıayaz; temiz havası, buz gibi kaynak suları, mesire yerleriyle tanınır. Bu doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel açıdan da zengin bir mirasa sahip bir yayla köyüdür.

BATIAYAZ ERMENİ KİLİSESİ
Ermeni yapılarının olduğu Batıayaz’da terk edilmiş ve koruma altına alınmamış olan eski bir Ermeni kilisesi dikkati çekiyor. Yüksek sütunlu, taş yapısıyla düne dair bir çok hüznü anlatan kilise, yüzlerce yıl Ermenilere ev sahipliği yapmış bu coğrafyanın bir tanığı gibi…
Evrensel Yazarı Aydın Çubukçu, Tahir Elçi’nin dibinde öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’ için yazdığı yazıda, “Taş niye ağlamasın? Taş niye kanamasın? İçinde insanın dünyası, ruhu, inancı, kederi, acısı varsa, o taş olmaktan çıkar; insan hayatının her derdiyle hemhal bir parçası olur” demişti. Batıayaz kilisesi de bağrında birçok acıyı, sevinci taşıyor. Ayakta sapasağlam duran Ermeni kilisesi, yok edilmiş, kendi topraklarından sürülen, soykırıma uğrayan Ermeni halkının tarihinin bir özeti gibi.

HÂLÂ GÜÇLÜ
1918 senesinden yapımına başlanan ve yarım kalan eski Ermeni kilisesinin yapımına1939’da yeniden başlanılmış ama bir türlü tamamlanamamış. Çünkü Ermeniler ikinci kez gitmek durumunda kalmışlar. Yapımı yarım kalan kilisenin bugün hâlâ dış mimarisi güçlü ve temiz görünüyor.

KİLİSENİN ADI ASDVAZAZİN
Ermeni kilisesinin çok hor kullanıldığını, özellikle define arayıcıları tarafından çok harap edildiğini anlatan Agop Çapar, Ermenilerden kalma ev ve kiliselerin restore edilmesi hem geçmişin iade edilmesi hem de turizm açısından olumlu bir durum olacağını söyledi. Agop, kimsenin korkmasına gerek olmadığını bu kültür mirasının yaşatılması gerektiğinin altını çiziyor.
Batıayaz’da bulunan kilisenin adının Asdvazazin olduğunu belirten Agop, halkın bilinçlendirilmesinin ve mekanlarının yaşatılmasının ülkenin zenginliği açısından önemli olduğunu vurguluyor. Musa Dağı ve çevresinde bulunan yirmi iki köyden altısı Ermeni köyüydü. Dolayısıyla Batıayaz ve çevresinde Ermenilerden kalma çok sayıda tarihi bina ve kilise bulunuyor. Batıayaz köyüne komşu olan Vakıflı köyü ise Türkiye’nin tek Ermeni köyü. Bu köydeki kilise faal ve ayinler de düzenleniyor. Vakıflı’ya komşu olan Zeytunlu ise zamanında Hıristiyanların yaşadığı bir köymüş. Zeytunlu’da Rum Ortodokslara ait iki kilise bulunuyor.

‘RESTORE EDİLSİN’
Batıayaz köyünde sadece bir Ermeni aile yaşıyor. Aile fertlerinden Agop Çapar, bu durumu “Nasıl ki Vakıflı tek Ermeni köyü ise biz de Batıayaz’da kalan tek Ermeni aileyiz diyor. Kilisesi harabesinin restore edilmesinin iyi olacağını belirten Agop, Ermeni kilisesinin 1918 yıllarında yapımına başlandığını ve tamamlanamadığını söylüyor. O dönem Ermeni halkının gittiğini daha sonra tekrar döndüklerinde 1939’lerde yeniden yapımı için girişimde bulunulduğunu ama yine tamamlanamadığını aktarıyor. Çünkü 1939 da kalanlar yeniden gitmek zorunda kalmış.

KİLİSEDE 3 YILDIR ETKİNLİKLER YAPILIYOR
Hatay’da Hristiyan dünyası tarafından her yıl kutlanan St. Pierre Bayramı etkinlikleri kapsamında 2014 yılında ilk defa Batıayaz Ermeni kilisesinde “Barış Ritüeli” adlı bir konser gerçekleştirildi.
Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi ve Antakya Polifonik Korolar Derneği Başkanı Sezgin Suna ve Alman Rahibe Barbara Kallasch, tarafından organize edilen ritüelde, çocuk ve büyük korolardan oluşan grubun seslendirdiği konser kilisenin yüksek sütunların içinde verildi. 1986 yılından bu yana düzenlenen St. Pierre Bayramı etkinlikleri üç yıldan bu yana Batıayaz’daki kilisede yapılması, kilisenin görünür ve bilinir olmasına katkı sağlamış.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder