Türkiye İş Bankası’nın 140journos’a ilettiği açıklamaya göre, şubenin tadilatta olduğu belirtilmiş olup sosyal sorumluluk kapsamında müze olarak yeniden kullanılacağı açıklandı.
(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Starbucks İstiklal Caddesi/Galatasaray şubesi kapandı

Starbucks’ın 140journos’a ilettiği açıklamaya göre Galata ve İstiklal Caddesi’ndeki küçük şubelerin daha büyük bir lokasyonda tekrar açılmak üzere kapatıldığı, İstiklal Caddesi’nde daha büyük bir mağazada hizmet vermek üzere Starbucks’ın daha büyük bir binaya taşınma hazırlığı içinde olduğu belirtildi.
(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Teknosa İstiklal Caddesi şubesi kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

MediaMarkt’ın en büyük mağazalarından İstiklal Caddesi/Demirören şubesi kapandı

Doğrudan İstiklal Caddesi’ndeki ayak trafiğinin düşmesine bağlı olmasa da bu kapanma da İstiklal Caddesi’nin hem ziyaretçi sayısının hem de ziyaretçi profilinin değişimine bir örnek teşkil ediyor. Dünya gazetesinde yayınlanan habere göre, teknoloji perakendecilerinin son bir yılda karlılığı epeyce düştü. Kimi markalar mağaza sayısını düşürürken bazı yabancı firmalar Türkiye pazarından çekildi. Teknosa’nın 76 mağazasını kapatacağına dair iddialar konuşuluyor ve bazı kapanmalar da halihazırda gerçekleşiyorken sektördeki diğer firmalar da teknoloji mağazaları metrekaresi yüksek çok katlı mağazaları terk ediyor. Buna en son örnek ise MediaMarkt’ın İstiklal Caddesi’ndeki Demirören AVM içerisindeki mağazasını kapatması oldu.

BiBuçuk İstiklal Caddesi/Beyoğlu şubesi kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Charly Temmel İstiklal Caddesi şubesi kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Paşabahçe Mağazaları İstiklal Caddesi şubesi kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Columbia İstiklal Caddesi şubesi kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Camper’ın İstiklal Caddesi’ndeki şube sayısı 1'e düştü

(Fotoğraf: Damla Nevşe/140journos)

Otto İstiklal Caddesi/Asmalımescit şubesi kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

SALT’ın İstiklal Caddesi’ndeki Beyoğlu binası Aralık 2015'ten bu yana kapalı

(Fotoğraf: Damla Nevşe/140journos)
SALT yönetiminin Aralık 2015 itibariyle yaptığı açıklama, kurumun geçici olarak kapalı olacağını belirtiyordu. Onu izleyen günlerde SALT tarafından konuyla ilgili ek bir açıklama yapılmadı.

İstiklal Caddesi’ndeki Muammer Karaca Tiyatrosu kapandı

(Fotoğraf: Erdem Dilbaz)

Tarkan Konar: “Bu neoliberal 6–7 Eylül’dür”

Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği (BEYDER) eski Başkanı Tarkan Konar,Twitter hesabından Beyoğlu’ndaki değişimle ilgili bir açıklama yayınladı:
“Bakın İstiklal Caddesi’nde The House Cafe’den Paşabahçe’ye, Midpoint’ten Teknosa’ya herkes kapatıyor! “İyi işletmeler” birbir gitti gidiyor gidecek… Yerlerine Arapça tabelalar, nargile, kebap, lokum, kaftan, fal dükkanları ile ‘residence’ ve suitler geliyor. Elbette bir de gece yüzü var bu dönüşümün, artan gayrı meşru ve fuhuş sektörüne dayalı ‘klap’ [club] süsü verilmiş son derece pespaye mekanların pıtrak gibi artışı.
Zabıta ve tüm birimler ‘normal işletmelere’ her gün masa-sandalye, SGK, ruhsat, hijyen, sigara vb. denetimlerde cezalar yazarken ‘Avrupalı olmayan turiste’ dayalı bu yeni batakhaneler ne hikmetse gayet iyi işini hallediyor. Yoksul Arap kadınların zengin olanlarına pazarlandığı ortam Talimhane’den artık İstiklal içine nüfuz etmiş durumda. Beyoğlu’nu terk eden her ‘normal kafenin, barın’ yerine bu tarz işletmeler yerleşmekte… Gençler ve ailelerin Beyoğlu’na gelmemesi için yerel yönetim elinden geleni yapıyor. AKM, Şehir Tiyatroları, Muammer Karaca, Emek, Alkazar, Avrupa, Sinepop vs. sırf yakın zamanda kapanan salonlar. Neye gelsin insanlar Mango ve Starbucks’ı mı gezecekler?
Beyoğlu’nun can damarı üniversiteli gençlik Beşiktaş ve Kadiköy’e sıkıştırıldı. Şimdi ise CHP’li belediyelere de denetim yapabilmek için ruhsat yetkisi belediyelerden İçişleri’ne devredilecek… Peki bütün bu hikaye ne için kurgulaniyor? Çiçek Pasajı’nı da Ferit Şahenk’in alması gündemde! Övündükleri Demirören komple zarar! MediaMarkt bile boşaltıyor! İyi işletmeleri kasten Karaköy’e kaydırıp şimdi de Asmalımescit gibi orayı esnafa restore ettiriyorlar… Paralı, tüketen orta sınıf şimdilik orda… 1.5 yıl ömrü ömrü var Karaköy’ün! Kasten şu an masa sandalyesini ellemiyor belediye. Yatırım parası çıkınca şut!
Ve tüm Beyoğlu eski Tarlabaşı gibi olunca fuhuş, uyuşturucu vb. bir basın kampanyası başlatacaklar, ‘Vay efendim böyle mi kalsın…’ Her yer kapanıp, mühürlenip, bina değer değerleri yarıya düşünce gayrımenkul toplayanlar çıkacak meydana! Evet bu neoliberal 6–7 Eylül’dür! İçki filan işin edebiyatı… Bütün bu kurgunun altında yatan şey en değerli semtlerde gayrımenkulu ucuza talan etmektir… 10 yıl kiracılık yasası, alkol yasası, TAPDK masa-sandalye yasakları, ÖTV artışları, barlarda sigara yasağı vb. tabana ‘içki karşıtı’ popülist mesaj verirken arka planda bütün mevzu gayrımenkulun el değiştirme sürecidir. Ama Beyoğlu yenilmez! Türkiye’nin minyatürüdür. Beyoğlu için vizyonu olmayan muhalefet de suçludur.” — Tarkan Konar

Erdem Dilbaz: “İlk kez cadde üzerinde dükkanlar boşaltılıyor ve öylece kalıyor”

Erdem Dilbaz, 15 yıldan fazladır Beyoğlu’nda yaşıyor. Beyoğlu ile olan bağını“Barlarda çalışmaktan, sokakta takılmaya, kültür kurumlarını gezip yeni insanlar ve hayatlarını tanımaya kadar ömrüm burada geçti, evim de burası diyebilirim.” diyor. Erdem, bu makalede yayınlanan birçok fotoğrafı da çeken ve sosyal medya hesapları üzerinden paylaşan isim. Beyoğlu’ndaki değişimde dikkatini çeken şeyin, cadde üzerinde hep bir sirkülasyon olmasına rağmen bu kez boşaltılan dükkanların doldurulmaması olduğunu söylüyor. Erdem Dilbaz, İstiklal Caddesi’ndeki değişimi 140journos’a değerlendirdi:
“İlk defa gördüğüm birşey var ki İstiklal Caddesi üzerindeki dükkânlar kiracılar tarafından boşaltılıyor ve öylece boş kalıyor. Normalde daha biri çıkmadan diğerinin geleceği belli olur bu dükkânlara, bu sefer öyle olmuyor. 2010'da İstanbul gerçekten zirvesinde, dünyada bir marka şehirdi. İşte 2010'daki zirveye doğru gelirken açılan yeme-içme mekanları House Cafe, Otto vb. yerler şu an ilk kapananlardan. Bu mekanlar o zaman açıldığında da, şimdi de gitmeye ayaklarım pek varmıyor. Zira Beyoğlu kültürün yaratılıp paylaşılıp tüketildiği ve yeniden üretildiği bir yerdi ve böylesi bir yerde sürekli durmak için yeme-içmenin de ulaşılabilir fiyatlarda olması gerekirdi. Bahsettiğim mekanlar bir anda bir tabak yemeğe o zamanın da şimdinin de normal fiyatlarından 2–3 hatta 5 misli fiyatlar çektiler.
Mutenalaştırma (gentrification) nasıl kültür-sanat kurumlarıyla oluyorsa, bu mekanlar da Beyoğlu’nun şıklığına para kattılar. Şimdi bu mekanlar yok ancak herkese hitap etme derdinde olan mekanlar kapanırken müdavimliğin arka sokaklarda devam ettiği Peyote, Gizli Bahçe, Urban, Pendor vb. 10–20 yıldan beri Beyoğlu’nda olan mekanlar kör topal da olsa bir şekilde devam ediyorlar ve devam edecekler de.
Sermayenin el değiştirmesi konusunda da, Tarlabaşı projesi ve İstiklal Caddesi’nin görgüsüzce ışıldamasını bekleyen bir anlayış için bile şu ani kayıplar hayra alamet değil. Kültür sanat kurumlarının olmadığı, bombalar ve paniklerle sönen, kimsenin gelmediği bir yeri tekrardan yüceltmek hayli maça isteyen bir iş. Kimse fark etmiyor ki kültür diye birşey kalmadı, koca İstanbul’u dünyaya gösteren her fotoğraf ve videonun balonu İstiklal Caddesi çoktan kartpostala döndü.”

İstiklal Caddesi’nde yakın dönemde kapanan ve kapanması gündemde yer bulan diğer mekanlar

Kelebek Korse

İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesi’nin en eski dükkanlarından Kelebek Korse, Aralık 2015'te kepenk kapattı. Mağaza, Borçlar Kanunu’nda 2012 yılında yapılan ve “10 yılı dolduran kiracıların gerekçesiz olarak tahliyesinin önünü açan değişiklik sonrası bina sahibi tarafından açılan ve haciz kararlarıyla sonuçlanan kira tespit ve tahliye davası sonucu kapandı. Kelebek Korse’nin üçüncü kuşak sahibi İlya Avramoğlu, dükkanın kapanmasıyla ilgili şöyle demişti: “1936'da kurulan bu dükkan Beyoğlu’nun alışveriş kültürünü simgeleyen son dükkan. Burası birçok tarihi olaylara tanıklık etti. Onca rant mücadelesi arasında ayakta kaldı. Dedem ve babam 6–7 Eylül’de talana uğradı ama toparlanıp devam etti. Bu tip dükkanların korunması gerekirken, maalesef borç yükü nedeniyle tahliye etmek zorundayız. Çalışmaya devam etmek için yeni bir dükkan arayacağım. İstiklal Caddesi’ne gücümüz yetmez; ara sokaklarda belki.”

Robinson Crusoe 389

İstiklal Caddesi’nde bulunan kitabevlerinden Robinson Crusoe 389, kira ödemesinin gecikmesi sonrası açılan tahliye davasının 2014 yılında sonuçlanmasıyla cadde üzerindeki şubesini boşaltmak zorunda kalmış ve geçici olarak SALT Beyoğlu binasının 4. katına taşınmıştı. SALT Beyoğlu binasının da Aralık 2015'te kapanmasıyla birlikte kitabevi, Galatasaray’da Yeni Çarşı Caddesi’nde bir başka şubeye taşındı.

Serkildoryan Binası (İnci Pastanesi ve Emek Sineması)

İstiklal Caddesi üzerindeki Cercle d’orient (Serkildoryan) Binası’nda 68 yıl hizmet veren ve 7 Aralık 2012'de tahliye edilen tarihi İnci Pastanesi, 70 günlük aranın ardından İstiklal Caddesi’nde birkaç sokak ileride, Mis Sokak’ta yeniden açıldı. Yıkılarak yeniden inşa edilen 600 kişilik Emek Sineması ise beraberindeki 800 kişilik 8 yeni sinema salonu ve 150 kişilik modüler tiyatro salonuyla birlikte, Grand Pera (Serkildoryan Binası’nın yeni adı) en üst katında, Mart 2016’da açıldı.

Rebul Eczanesi

Rebul Eczanesi’nin hikayesi 20. yüzyılın başlarına dayanıyor. Fransız eczacı Jean Cesar Reboul, Türkiye’de mühendislik yapan babasını ziyarete gelince İstanbul’u çok sever ve burada kalıp Pera Caddesi-Rumeli Han’da bir eczane açmaya karar verir. Bir süre sonra, Darulfünun-u Osmani Tıp Fakültesi Eczacı Mektebi öğrencisi olan Kemal Bey, bu ünlü eczanede çalışmaya başlar. Mösyö Reboul, 1935'te Kemal Bey’i eczaneye ortak eder ve o öldükten sonra da dükkân Kemal Bey ve oğullarına miras kalır. Lavanta kolonyasıyla ünlü bu dükkân, Rumeli Han’ın el değiştirmesiyle taşınmak zorunda kaldı. Yükselen kira bedeli nedeniyle Rebul Eczanesi, Fransız Konsolosluğu’nun çaprazında, İstiklal Caddesi’nin ara sokaklarından biri olan Meşelik Sokak’a taşındı. Rumeli Han’ın ise AVM/otel olacağı iddia ediliyor. (Kaynak:https://line.do/tr/istanbulun-kapanan-tarihi-mekanlari/4yf/vertical)

Kazım Taşkent Sanat Galerisi

Galatasaray Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nin bulunduğu, Yapı Kredi Yayınları’nın da içinde yer aldığı binanın bir kısmı geçtiğimiz yıllarda Zara mağazasına dönüştü.
Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Merkezi’nin içindeki Sermet Çifter Kütüphanesi, Kazım Taşkent Galerisi ve Vedat Nedim Tör Müzesi’nin bulunduğu binanın yarısı satıldı. Buna paralel olarak Kazım Taşkent galerisiyle Sermet Çifter Kütüphanesi de kapandı. Şimdi galerilerin kapandığı binanın satılan yarısına Zara mağaza açtı. (Kaynak:https://line.do/tr/istanbulun-kapanan-tarihi-mekanlari/4yf/vertical)

Librairie de Péra

Beyoğlu Tünel’de, Galipdede Caddesi üzerindeki kitapçı Librairie de Péra 2013 yılında kapandı. Açıldığı günden itibaren el değiştirse de hep kitapçı olarak varlığını sürdüren bu mekân bundan 2010 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne karşı açtığı davayı kaybetti. Yerel mahkemede görülen davada karar Librairie de Péra’nın lehine sonuçlandı ancak Yargıtay’ın yerel mahkeme kararını bozması üzerine Yargıtay’a itiraz süreci beklenmeden ihale yapılmış.

İstavrit Kitabevi

İstavrit Kitabevi, 2007 yılında büyük bir yangın geçirmişti. Yangından önce dükkânın bir bölümü kafe olarak işletilmeye başlanmış; yangından sonra kitap satışları tamamen kaldırılmıştı. Uzun süren bir tadilattan sonra 2009'da, binanın yerine deniz ürünleri satan Nordsee isimli restoran açılmış, Nordsee de ilerleyen yıllarda kapanmıştı. (Kaynak: https://line.do/tr/istanbulun-kapanan-tarihi-mekanlari/4yf/vertical)

Dünya Kitabevi

Tünel’deki Dünya Kitabevi, Hachette adlı kitapçının yerine açılmıştı. Hachette, ithal kitap ve dergilerin satıldığı eski bir kitabeviydi. Mali nedenlerden dolayı kapandıktan sonra Dünya gazetesinin de sahibi Nezih Demirkent buraya Dünya Kitabevi’ni açtı. Ticari nedenlerden 2008–2009 yıllarında kapanan mekanın yerine Starbucks açıldı. (Kaynak: https://line.do/tr/istanbulun-kapanan-tarihi-mekanlari/4yf/vertical)

Yeni Melek Sineması

1954'te açılan Erol Dernek Sokak’taki sinema, 80'lere kadar faaliyetini sürdürdü ve uzun yıllar kapalı kaldı. 2000'lerde Çiçek Bar’ın sahibi Arif Keskiner, Beyoğlu Sineması’nın işletmecisi Kadir Albaş, Kemancı’yla Zarifi’nin işletmecisi Zeki Ateş ve Erdoğan Albaş’ın ortaklaşa projesiyle bir konser ve etkinlik merkezi olarak tekrar hayata dönmesi için çok gayret edildi, ama olmadı. Yeni Melek hala kapalı. (Kaynak: https://line.do/tr/istanbulun-kapanan-tarihi-mekanlari/4yf/vertical)