Etiketler

Ortadoğu’nun Gizli Kardinali

Koray Kamacı
Vatikan Derin Devleti Ortadoğu'da Hahambaşıları ile cirit atmaya başladı. Yakın geçmişte Netanyahu'nun Papa ziyareti önemli... Bu ziyaretteki asıl amaç yıllar önce kaybolan Yahudi-Hıristiyan İttifakını tekrar diriltmekti. Bu sayede Ortadoğu ve Asya’da iki Devlet’in de kendi çıkarları doğrultusunda iş birliği süreci artarak devam edecekti. Nitekim Yahudiler de, Vatikan’ın Ortadoğu’da İslam’ı Protestanlaştırma projesine sıcak bakıyor. Bu bağlamda Vatikan-MOSSAD ilişkisi de gayet önemlidir. Vatikan ile MOSSAD'ın irtibatı hafife alınacak bir husus olmadığı gibi komplo teorisi de değildir. (Bu da komplo teorisi değilse komplo teorisi yok demektir. HYETERT)

***
Vatikan eksenli güç odaklarının planları git gide hedefe doğru ilerlerken, Türkiye bu noktada kilit ülke konumunda bulunmaktadır. Vatikan Derin Devleti’nin Türkiye’deki etkinliği inanılmaz derecede fazladır. Etkinliği bu kadar fazla olduğu halde ne basın ne de siyasiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından bahsedilmez. Bu güç o kadar büyüktür ki Türkiye’deki önemli birçok isim aslında Vatikan’ın gizli hizmetkârıdır. Türkiye’de ‘’Vatikan Devlet Nişanı’’ alan siyasilere ve önemli bazı isimlere dikkat etmek gerekir. Bu Ülkede şunu konuşabilene şapka çıkartmak lazım: Vatikan Derin Devleti hakkında konuşana gerçekten saygı duymak lazım fakat bunu konuşan veya Vatikan’ın Asya ve Ortadoğu projelerinden bahseden maalesef pek kimse yoktur. Rahmetli Aytunç Altındal’ın bu konu üzerinde yerinde ve önemli tespitleri vardı. Eğer ömrü vefa etseydi eminim ki kendisindeki bazı belgeleri açıklayacaktı.
Vatikan Derin Devleti Ortadoğu'da Hahambaşıları ile cirit atmaya başladı. Yakın geçmişte Netanyahu'nun Papa ziyareti önemli... Bu ziyaretteki asıl amaç yıllar önce kaybolan Yahudi-Hıristiyan İttifakını tekrar diriltmekti. Bu sayede Ortadoğu ve Asya’da iki Devlet’in de kendi çıkarları doğrultusunda iş birliği süreci artarak devam edecekti. Nitekim Yahudiler de, Vatikan’ın Ortadoğu’da İslam’ı Protestanlaştırma projesine sıcak bakıyor. Bu bağlamda Vatikan-MOSSAD ilişkisi de gayet önemlidir. Vatikan ile MOSSAD'ın irtibatı hafife alınacak bir husus olmadığı gibi komplo teorisi de değildir. 70'li yıllara dek uzanan ve tarihe geçen, istihbarat alışverişi odaklı bir bağlantı kurulmuştur. Tafsilatı "Gideon'un Casusları" kitabında görülebilir. Aynı kitapta bu bağlantıda CİA'nın rolü ve Vatikan'ın hem bankacılık hem de maffios figürlerine de değinilir. İlginçtir aynı kitapta CİA-MOSSAD-Vatikan ilişkiler ağına bulaşanlara dair anekdotlar, eskiden ülkemizde çekilmiş bir tv dizisinde de kendine yer bulmuştu. Hatta adamlarıyla yol kesen bir Vatikan kardinali sahnesi de görülmüştü. İsmen geçmediği halde gerek GLADİO'ya gerekse Vatikan-CİA-Mossad bağıntısına dikkat çeken ilk ve son dizi olmuştur. Ne tesadüftür ki yayından aceleyle kaldırılmıştır. Aynı dizide Vatikan-CİA-MOSSAD bağlantısına bulaşan isimlerin bir şekilde işleri bittikten sonra ortadan kaldırılmalarından da bahsedilmiştir ki ülkemizde bu bağlantının vasiliğine öyle ya da böyle soyunabilecek kimselerin dikkatini celbetmediği maalesef ortadadır.
1998 Şubat ayında Vatikan’ın bağrına bastığı gizli evladı anlamına gelen ‘’İn prectore’’ tarzıyla yani gizlice 20 Kardinal atadı. Bu Kardinallerden 18’inin kim olduğu isim isim biliniyor. Ancak iki tanesi, birisi Çin’de, diğeri Ortadoğu ülkelerinden birinde bulunan iki Kardinal açıklanmadı ve halen gizli tutuluyor. Bu bağlamda bazı araştırmacılar bu hususta bir takım isimler öne sürmüş lakin söylediklerinin asparagas olduğu ve gerçek Kardinalleri yansıtmadığı daha sonra ortaya çıkmıştır. Ortadoğu Kardinalinin aslında kim olduğu birçok kişi tarafından bilinmektedir. 2016 Economist dergisinin kapağında da bu gizli Kardinali görmek mümkündür. Bu Kardinal’in Feto denilen şahıs olduğunu bilmeyen kalmamıştır artık! Zamanında bu ve benzeri yazılar ile çok uyardık! Gelinen nokta da olaylar haklılığımızı ortaya koyuyor. Bu gizli Kardinalin 16 Temmuz 03.00’te darbe tarihi seçmesinde ise hicri takvimin başlangıcının 16 Temmuz olması, yani 16 Temmuz 622 olmasıdır. Bu gizli Kardinal İslam’ı bu şekilde bize karşı kullanıp, bizi bize vurdurmaktadır.
Bu kişinin Vatikan bağlantısı güçlü olduğu kadar Siyonist bağlantısı da güçlüdür. Özellikle Mavi Marmara olayında İsrail’i otorite görmesi ve son yaşanan Darbe olaylarında önemli kişilerden çıkan 1 Dolar bu konuda bizlere önemli mesajlar veriyor. 1 Dolar Siyonizm’in kimlik kartıdır. Hal böyleyken bu kişi çok ama çok önem arz etmektedir ve kripto isimlerin başında gelmektedir. Bu kişi yaptığı vazifenin önemine binaen himaye altına alınmış, Vatikan’ın üçüncü bin yılda Asya’yı Hıristiyanlaştıracağız ve ilk hedef Türkiye’dir dediği bir ortamda bu hain planların merkezindeki kukladır. Vatikan, yıllardır süre gelen derin yapıların en kadimidir. Vatikan’ın özel ‘’Kardinalleri’’ aracılığı ile Dünyanın pek çok yerinde gizli faaliyetler yaptığı bilinmektedir.
CIA’nın raporlarına kadar girmiş olan Türkiye üzerinde başlatılacak ‘’Karanlık Savaş’’ senaryosu için düğmeye çok önceden bastılar ve son yaşanan darbe girişimi sonrasında ise planlarının başka bir safhasına geçmeleri muhtemeldir. Türkiye’yi yakın zamanda Suriye veya Ortadoğu’da İran ile bir savaşa sokacak hamle yapmaları şuan için muhtemeldir. Bu dediğimi yazın bir kenara… Türkiye yakın zamanda şöyle veya böyle bir takım sebeplerden dolayı daha da güçsüzleştirilmek adına ya Suriye ile ya da İran ile bir savaşa sokulmaya zorlanacaktır. Derin Dünya Yöneticilerinin bu ülkeler için hazırladığı güçsüzleştirme ve kaos planını iyi analiz etmek gerekir. Bu yaşanması muhtemel savaş neticesinde hem Ortadoğu hem de Asya için kilit bağlantı noktası şüphesiz Türkiye’dir. Tam da bu zamanda Ortadoğu’daki gizli Kardinal’in yani Feto’nun tüm hücrelerine ve bağlantı noktalarına dikkat etmek gerekmektedir. Gölge CIA’nın Türkiye’deki harekete geçirilmesi planlanan Fetö hücrelerine dikkat! Tam da bu zamanda İstihbaratın çok güçlü ve sahada aktif bir durumda olması zaruridir. Kurulacak ortak İstihbarat havuzu ve özel olarak bu işle görevlendirilecek ekiplere çok ihtiyaç vardır.
Türkiye bu güç odakları arasında yoğun bir mekik diplomasisi yürütmektedir. Türkiye geçmişin ve derin köklerinin gücünü iyi kullandığı takdirde Bölgenin Lider ülkesi olacaktır şüphesiz! Birileri inansa da inanmasa da Türkiye’nin Dünya ve bölge için ilahi rolü büyüktür ve bu rol tecelli edecektir. Unutmayalım ki İmparatorluklar kuran bir Milletin, güçlü bir Devlete sahip olması batılı büyük Devletlerce istenmemekte ve endişe edilmektedir. İkiyüzlü Batılı Devletler üç maymunu oynamaya devam ediyor. Bu bağlamda Mazlumların umudu Türkiye’nin yeniden dirilişine ve ayağa kalkmasına çok ihtiyaç vardır.
Ve son söz: ‘’ Bu topraklarda birileri her zaman Türkiye endeksli projeler üretir. Yıllardır Türkiye’yi parçalamak için projeler üretip durdular. Ama unutmamak gerekir ki; Türkiye bu oyunları bozabilecek kudret ve kuvvete sahiptir’’


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder