Etiketler

Kültür mekanlarından sonbaharın ilk renkleri

NarPhotos Fotoğraf Kolektifi Üyesi Erhan Arık, Ermenilerin Soykırım sonrasında Ortadoğu’da yaşama tutundukları Irak, Lübnan, İsrail, Filistin, İran ve Ürdün’ün yanı sıra Türkiye ve Ermenistan’daki Ermeni topluluklarının izini sürdüğü “Gayan”da, geçmişle bugünün iç içeliğine ve Ermenilerin 1915’e dair hafızasına odaklanıyor. “Gayan”, Arık’ın 2014 ve 2016 arasında Tahran, İsfahan, Zaho, Duhok, Beyrut, Cubeyl, Antilyas, Ancar, Amman, Kudüs, Beytüllahim, el İzariya, Erivan, Aştarak, Antakya ve İstanbul’daki Ermeni mahalleleri ve köylerinde çektiği fotoğraflardan oluşuyor.

***
Çağdaş sanattan tasarıma, sergiden fuara kadar birçok etkinlik ile sanat sezonu başladı. Mekanlardan sizler için bir seçkiyi toparladık.

Yaz mevsimi bir kez daha hızlıca geçti. Okullar açıldı, yapraklar sarardı. İstanbul kültür mekanlarında sezonun ilk renkleri de belirmeye başladı. Çağdaş sanattan tasarıma, sergiden fuara kadar birçok etkinlik ile sanat sezonu başladı. Mekanlardan sizler için bir seçkiyi toparladık;

GAYAN
NarPhotos Fotoğraf Kolektifi Üyesi Erhan Arık, Ermenilerin Soykırım sonrasında Ortadoğu’da yaşama tutundukları Irak, Lübnan, İsrail, Filistin, İran ve Ürdün’ün yanı sıra Türkiye ve Ermenistan’daki Ermeni topluluklarının izini sürdüğü “Gayan”da, geçmişle bugünün iç içeliğine ve Ermenilerin 1915’e dair hafızasına odaklanıyor.

“Gayan”, Arık’ın 2014 ve 2016 arasında Tahran, İsfahan, Zaho, Duhok, Beyrut, Cubeyl, Antilyas, Ancar, Amman, Kudüs, Beytüllahim, el İzariya, Erivan, Aştarak, Antakya ve İstanbul’daki Ermeni mahalleleri ve köylerinde çektiği fotoğraflardan oluşuyor.

1915 sonrasında hayatta kalabilen Ermenilerin toplandığı ve başta çadırlarda, daha sonra ise çoğunlukla teneke damlı kulübelerde yaşadıkları, zaman içinde fakir mahallelerine dönüşmüş olan kamplara “gayan” deniyor. Gayan, bu bakımdan Ermenilerin belleğinde hem 1915’i ve yaşanan büyük kayıpları, hem de hayatta kalabilme çabası ve iradesini ifade ediyor.

Sanatçının Aras Yayıncılık tarafından basılan aynı isimli kitabının tanıtımı da sergi açılışında yapılacak. Erhan Arık’ın “Gayan” adlı sergisi bugün Tophane’deki Tütün Deposu’nda açılacak.

İSTANBUL TASARIM BİENALİ
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından ENKA Vakfı, PETKİM ve VitrA eş sponsorluğunda düzenlenen 3. İstanbul Tasarım Bienali, “insan” ve “tasarım” arasındaki yakın ilişkiyi derinlemesine inceleyecek. Bienal, “BİZ İNSAN MIYIZ? : Türümüzün Tasarımı: 2 saniye, 2 gün, 2 yıl, 200 yıl, 200.000 yıl” başlığıyla, Beatriz Colomina ve Mark Wigley küratörlüğünde gerçekleştirilecek.

22 Ekim-20 Kasım arasındaki gerçekleşecek bienali Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, Studio-X İstanbul, DEPO ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden takip edebilirsiniz. 

İNCİ EVİNER RETROSPEKTİFİ
İstanbul Modern, Türkiye çağdaş sanatının güncel dönüşümünde etkin rol üstlenen sanatçı İnci Eviner’in 1980’li yıllardan günümüze uzanan yaratım sürecini özetleyen “İçinde Kim Var?” başlıklı retrospektifine ev sahipliği yapıyor. sergi 23 Ekim’e kadar ziyarete açık olacak.

CONTEMPORARY ISTANBUL
10 yıldır bölge ve dünya çağdaş sanatının en iyi örneklerini izleyicilerle buluşturan Contemporary Istanbul, bu yıl da birçok yerli ve yabancı galeriyi ağırlayacak. CI, bu yıl öne çıkan galeri seçkisinin yanı sıra ilk kez gerçekleştireceği sergi projesi Collectors’ Stories ve tasarıma odaklanan CI Design bölümü ile ziyaretçilerini karşılıyor.

İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda görebileceğiniz Contemporary Istanbul’u 3-6 Kasım arasında görebilirsiniz.

VERİ GİRİŞİ
Veri Girişi günümüz dijital kültüründe toplumsal cinsiyet ve emek konularını inceleyen Amerikalı Sanatçı ve Akademisyen Katherine Behar’ın heykel, performans ve video alanlarındaki farklı eserlerine yer veriyor. Küratörlüğünü Pera Müzesi ekibinden Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley’in yaptığı sergi; teknoloji ve dijitalleşmenin veri yığınları, ölçüm ve bilgiyle günümüzde olan ilişkisini ele alırken bir yandan da bu ilişkiyi sorguluyor ve yeniden tanımlıyor.

8 Eylül’de açılan sergi 16 Ekim’e kadar açık olacak.

BÜTÜN ŞEYLERİN DHARMA’SI
Haluk Akakçe’nin dört yıl aradan sonra Türkiye’de gerçekleştireceği ilk kişisel sergisi Bütün Şeylerin Dharma’sı, sanatçının son dönem resimleri, desenleri ve yeni ürettiği bir video işine yer veriyor. Bütün Şeylerin Dharma’sı, sanatçının resminde, yüzeyin işlenmesi açısından bir dönüm noktasını temsil ediyor.

Akakçe’nin sergisi 23 Eylül’de Dirimart Dolapdere’de açılacak.

TAM GÜN DEVAM
Ahmet Öğüt’ün çoğunlukla yeni komisyon edilmiş işlerinden (heykel, yerleştirme ve video) oluşan Tam Gün Devam adlı sergisi, bir bütün olarak zaman adaletsizlik ve direnişi konu ediniyor. Alt’ta sergilenen “Tam Gün Devam” sergisi 9 Ekim’e kadar görülebilir.

TEK VE ÇOK
SALT, 1955’ten 1995’e Türkiye’de üretim ortamını ’80’li yıllarda dolaşımda olan nesneler aracılığıyla incelediği Tek ve Çok sergisine ev sahipliği yapıyor. İş birlikçi kurumlar, profesyoneller, danışmanlar, akademisyenler ve öğrencilerin zengin katkılarıyla bir araya getirilen, araştırma temelli Tek ve Çok sergisinin araştırma ve anlatımı, “özgün kopyalar” kavramı etrafında yapılandırılıyor.

6 Eylül’de açılan sergi 13 Kasım’a kadar görülebilir.  (KÜLTÜR SERVİSİ)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder