Etiketler

Avrupa’dan Türkiye’ye ırkçılık karnesi

Yasal ve kurumsal bazı iyileştirmelere rağmen mültecilerin, azınlık grupların durumlarındaki kötüleşme ve nefret söylemine dikkat çekildi. Avrupa Konseyi bünyesindeki Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI-European Commission against Racisim and Intolerance) Türkiye hakkındaki beşinci raporunu 4 Ekim’de yayınladı. Raporda yasal ve kurumsal bazı iyileştirmelere rağmen mültecilerin ve bazı azınlık grupların durumlarındaki kötüleşmeye dikkat çekilirken nefret söylemindeki artış vurgulandı.

CRI’nin Kasım 2015’te yaptığı ziyaretin ardından Mart 2016’ya kadar olan gelişmeleri de kapsayan şekilde hazırlanan Türkiye hakkındaki raporunda nefret söylemi konusundaki uyarılar dikkat çekiyor.

ECRI, aralarında devlet temsilcileri ve muhalefetin önde gelen isimlerinin de yer aldığı yetkililer ile alenen tanınmış isimlerin nefret söylemini giderek artan şekilde kullanmalarından yüksek derecede endişe duyduğunu belirti. Bu konuda verilen örneklerde, Yıldız Tilbe’nin Hitler’i övdüğü sosyal medya mesajı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in Paris’teki terör saldırılarını İsrail istihbarat servisi Mossad’ın organize ettiği yönündeki ifadeleri yer aldı. Raporda “kaygı verici” olarak tanımlanan bu durumun 2015 yılındaki seçim kampanyalarında “zirve yaptığı” ve bu tür söylemlerin “toplumda mevcut bölünmeleri daha da arttırdığı” not edildi.

ECRI raporunda, Türkiye’de nefret söylemlerinin büyük çoğunluğu polis ya da yargıya ihbar edilmediğini, ihbar edilenlerin büyük bölümünün da cezalandırılmadığı belirtiyor. Raporda bu iddia ile ilgili olarak, “Kürtler, Aleviler veya Müslüman olmayan cemaatleri hedef alan nefret söylemlerinin bir yargı organı önünde cezalandırıldığına dair ECRI’nin elinde hiçbir bilgi bulunmamaktadır” ifadesi yer aldı.

Raporun öneriler bölümünde her düzeydeki yetkili ve siyasi liderin nefret söylemi kullanmaktan vazgeçmesi gerektiği, parlamento ve hükümetin davranış kuralları belirlemesi gerektiği, azınlık gruplarına karşı stereotip ve önyargıları teşvik eden unsurların kitaplarından kaldırılması gerektiği vurgulandı.

Bununla birlikte son dönemde azınlıklara yönelik olumlu gelişmeler de raporda yer aldı. “Son zamanlarda yaptıkları açıklamalarda devlet yetkilileri önceki yıllara nazaran ülkedeki tarihsel azınlıklara karşı daha uzlaşmacı bir dil kullanmışlardır” ifadesinin kullandığı raporda, 24 Nisan’da hükümetin Ermeni camiasına taziyelerini bildirmesini ve 1915 yılında yaşanan olayları “gayri insani” olarak tarif etmesini örnek olarak verdi. Ortaköy’deki Hanuka kutlamasının da yer aldığı raporda Cumhurbaşkanı’nın bu kutlama için dile getirdiği “bizler çeşitliliği bir zenginlik olarak gören ve inanç ve din özgürlüğüne saygı gösteren bir medeniyetin üyeleriyiz” sözlerine yer verildi.

ECRI nedir?

Avrupa Konseyi tarafından kurulan Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), insan hakları alanında çalışan bağımsız bir izleme kuruluşu olup ırkçılık ve hoşgörüsüzlük alanlarında uzmanlaşmıştır. Kuruluşun bağımsız ve tarafsız üyeleri, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlükle ilgili sorunları ele alıyor. Ülke bazında izleme çalışmaları yürüten ECRI, bu çalışmalar sayesinde her bir üye devletin ırkçılık ve hoşgörüsüzlük açısından durumunu inceliyor,  tespit edilen sorunlara çözüm önerileri ve teklifler oluşturuyor.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder