Etiketler

Doğu’nun Offenbach’ı Gomidas Vartabed İstanbul’da anılacak

Ercüment Gürçay
Turnalar güzellikleriyle binlerce yıldır baş tacı edilmiş. Mısır mezarlarında, Rus şarkılarında, Amerikan yerlilerinin totemlerinde, Avustralya yerli danslarında, Japon, Yunan ve Roma mitlerinden tutun da hemen hemen her kültürde karşımıza çıkıyor. Geniş bir coğrafyada ve farklı kültürlerde yer edinmiş olarak karşımıza çıkan turnayı, Anadolu insanı inancında, şiirinde, türküsünde, giyiminde, kuşamında, halısında, kiliminde, oyasında, eşiğinde, beşiğinde, velhasıl her eşyasında motif olarak kullanmıştır.


Anadolu’da yaygın bir inanışa göre turnalar saflığın, temizliğin, sadeliğin, dürüstlüğün, vefanın, sadakatin, sabrın, sevginin, onurun ve özgürlüğün de simgesidirler. Ama en çok yolda olmak, gurbete gitmek duygusunu anımsatırlar. Her türlü kavgadan uzak, kardeşçe göç eden bu göçmen kuşları selam getirir, selam götürürler. Umut taşırlar dört bir yana. Bugün de barışın ve nükleer silahsızlanmanın simgesidirler.

Bir Anadolulu olan Gomidas’ ın hayat hikâyesi de şarkılarında zaman zaman kullandığı turnaların hikâyesine benzer. Kütahya’ da başlayan ve Paris’ te sona eren sabır, sevgi, onur ve özgürlük arayışıyla yazılmış sonu hazin biten bir hikâye.
 Videoda Gomidas ’ın kendi sesinden dinleyeceğiniz şarkıyı 2006’ da Açık Hava Tiyatrosu’ nda Sayat Nova Korosu, Kardeş Türküler ve Ruhi Su Dostlar Korosu’ nun birlikte sahne aldığı “Mahlemize Âşık Geldi” konserinde seslendirmiştik. Konserde Hrant Dink de vardı ve birkaç ay sonra o da aramızdan ayrılmıştı.
Asıl adı Soğomon Kevork Soğomonyan olan Gomidas Vardabet, tarihi Hititlerden daha da eskiye Friglere, Lidyalılara, Perslere, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarına kadar uzanan, sanatın ve zaman zaman siyasetin merkezlerinden biri olan 7000 yıllık bir kültür birikimine ev sahipliği yapmış olan Kütahya’ da 1869’ da dünyaya gelmiş.  Kent Roma, Bizans, Osmanlı ve Pers saraylarına müzisyen gönderen bir kenttir. Masalcı Ezop ve seyyah Evliya Çelebi’ nin de şehridir aynı zamanda.
Gomidas bir yaşındayken annesini kaybeder. Annesi halı dokumacısı ve müzisyendir.  On bir yaşına geldiğinde babası da hayata veda eder. O da bestekâr ve ozandır. Bir yıl sonra 1881’ de sesinin güzelliği fark edilir ve Erivan’ a, Ermeni Ana Kilisesi Eçmiyadzin’ e müzik eğitimi alması için gönderilir. İlk eserlerini orada besteler. Vartabed ünvanını da orada alır. Bu unvan Ermeni Kilisesi’ nde rahibin bir üstündeki ünvandır. Sonra piskopos, başpiskopos ve patriklik ünvanları gelir.
Gomidas Vartabed
Gomidas Vartabed
Gomidas halk müziği ve antik çalgıları, koro, orkestra ve kilise orkestralarında kullanan ilk müzisyendir. Ermeni müziğinin antik tempo ve ezgilerinin şifrelerini çözmek için; Anadolu, İran, Kafkasya, Grek ve Mısır topraklarında Ermeni halk türküleri ve tempolarını ayrıca ulaşabildiği antik sesleri de derleyip düzenlemiş; Türk, Kürt ve Arap müziklerini de içeren yaklaşık 4 bin eserden oluşan eşsiz bir koleksiyon oluşturmuştur.
En özgün eseri olan Litürji Badarak’ a 1892’ de başlamıştır ama bitirememiştir.
Gomidas Vartabed
Gomidas Vartabed
Daha sonra 1895’ de Berlin’ e gönderilir ve orada “Doğu’ nun Offenbach” ı olarak anılır. Berlin’ de Kaiser Friedrich Wilhelm Universitesi’ nde müzik eğitiminin yanı sıra genel tarih, müzik tarihi, felsefe ve estetik dersleri alır ve Ermeni müziğini anlattığı çok sayıda toplantıya katılır. Kürt Müziği üzerine tezini de Berlin’ de kaleme alır. 1899’ da mezun olur.
Paris’ te bir plak kaydı yapar ve dört sesli kilise müziği üzerine çalışır. Ama maddi zorluklar nedeniyle Avrupa macerası sona erer ve Erivan’ a geri dönmek zorunda kalır.
Fransa- Paris
Fransa- Paris
1910 yılında Ermeni müziğini ve antik ezgileri geliştirmek, çok sesli koro ve orkestralarda sahneletmek için İstanbul’a gelir. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde müzik dersleri ve seminerler verir. İstanbul’ da yeni müzisyenlerle tanışır, yeni besteler yapar, 300 koristten oluşan dört sesli müzik yapan Gousan Korosu’ nu kurar. Ermeni Patrikhanesi’ nin yaptığı çok sesli müzikle, yaradanın birliğini temsil eden tek sesli müziğe aykırı davrandığı gerekçesiyle uyguladığı baskılara aldırmaz ve bu koroyla Anadolu’ da çeşitli konserler verir. Dinsel müzikten kopuşunun ve halk müziğine yönelişinin de ipuçları netleşmeye başlar. İzmir ve Hatay’da da yaşayan Komitas, Türk Ocakları’nda da müzik dersleri ve seminerleri verir.
Gomidas Vartabed
Gomidas Vartabed
En son Nisan 1915’te Türk Ocağı’nda bir konser vermiştir. İttihatçıların ileri gelenlerinin ve Talat Paşa’nın katıldığı bu konserde Hamdullah Suphi şu cümleleri söylemiştir: “Anadolu’nun çocuğu bu Ermeni papaz, uzun çalışmaları sonucunda Ermeni Müziği’ni kanatlandırmıştır. Rahatından vazgeçip bütün zamanını köyleri tek tek gezerek eserleri toplamaya harcamıştır. Ermeni ulusunun mirasını sergilemiştir. Bizim din adamlarımızda aynı şeyleri yapmalıdır, Türk ulusunun gelişmesi ve hazinesini keşfi için yürekleriyle çalışmalıdır. Şu bir gerçektir ki Ermeni kültürü bizim kültürümüz karşısında gelişmektedir. Türkiye’ye gider, Anadolu’nun hangi köşesine giderseniz gidin Ermeni yaratıcılığını ve aklını göreceksiniz. Eserleriyle, ürettikleriyle “Ben buradayım” ı size anlatacaklardır.  Saraya giderseniz göreceksiniz, mimarın Ermeni olduğunu. Ermeni ustaların dünyaca ünlü yüzüklerini göreceksiniz Van’dan. Geliştirdikleri Tıp okullarını ve yazarlarının yazdığı kitaplar ve bilim alanındaki kitapları hepsi Ermenilerin. Bunlar asırlardır birlikte yaşadığımız insanlardır.” Bu konuşmadan sonra Gomidas piyanosunun başına geçer ve sonunda ayakta alkışlanır Genç Türkler ve İttihatçılar tarafından. Salonda ise şu cümle yankılanır. “Tanrı şeytanın gözlerinden korusun Gomidas’ı”
Yaklaşık on gün sonra 24 Nisan 1915 günü tehcir kararı gereğince tutuklanan 235 Ermeni aydın, doktor, iş adamı, tiyatrocu ve sanatçıdan biri de Gomidas Vartabed olur. Çankırı’ ya sürgüne gönderilirler. Bu tarihe kadar yaptığı bütün çalışmalar, derlemeler ve notaları yakılır.
Adına basılan Sovyet pulu- 1969
Adına basılan Sovyet pulu- 1969
Gomidas, Halide Edip Adıvar’ ın ısrarlı çaba ve girişimleri ile 8 Mayıs’ta İstanbul‘a geri gönderilir ama yaşadıkları Gomidas’ ın ruhunda derin ve onulmaz yaralar açmıştır.
Aklını doğduğu topraklarda bırakır ve 1916 yılında İstanbul’da La Paix Hastanesi Psikiyatri Kliniği‘ne yatırılır. 1919 yılında ise Paris’teki bir psikiyatri kliniğine yollanır. 1935 yılına kadar bu klinikte yaşar. Hayatının son 18 yılında hiç piyano çalmaz, beste yapmaz, şarkı söylemez ve konuşmaz.
Deliliğn Arkeolojisi Gomidas- Bir Zamanlar yayuncılık
Deliliğn Arkeolojisi Gomidas- Bir Zamanlar yayuncılık
Önce sesi gitti ve 20 Ekim 1935 tarihinde de Paris’te hayata veda etti. 1936’ da Ermenistan’ da toprağa verildi. Anadolu’ nun en büyük etnomüzikoloğu Gomidas’ dan geride bugün çok sayıda Anadolu ezgisi bizlere miras kaldı.
Deliliğin Arkeolojisi – Gomidas kitabı Bir Zamanlar Yayıncılık tarafından basıldı. Belge Yayınları da Aram Andonyan’ ın Gomidas Vartabed Çankırı Yollarında kitabını yayımladı.
22 Ekim 2016, Cumartesi Anması
22 Ekim 2016, Cumartesi Anması
1915’de Çankırı’dan eve dönüşünde, yıllarca emek verdiği müzikal çalışmalarının tarumar edildiğini gören Gomidas Vartabed’ in, iç çatışmaları ve o anki ruh halinin tasvir edildiği dans tiyatrosu, ilk olarak 30 Ocak 2011 tarihinde İnçu/Neden kısa filminin galasında sahnelenmişti.
Gomidas Vartabed ölümünün 81. yılında bugün İstanbul’ da bir kez daha anılacak.
4
Tanıtım videosu için tıklayınız.
6-ercument-gurcay




1 yorum:

  1. Doğunun Offenbach'ı diye Dikran Çuhacıyan için denir. Aynen Offenbach gibi renkli melodilerle süslü hafif operetler yazdığı için söylenmiştir. Gomidas ise bambaşka bir janrın ve müziğin adamıdır. Belki düzeltmek istersiniz diye hatırlatmak istedim.

    YanıtlaSil