Etiketler

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sinirlioğlu:AB Türkiye’den vazgeçerse seküler özelliğini kaybeder bir Hıristiyan projesi olur

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu,New York’da yeni görevine başlamadan önce Hurrriyet’e verdiği mülakatta ”AB Türkiye’den vazgeçerse seküler özelliğini kaybeder bir Hıristiyan projesi olur” dedi… Türkiye olarak bizim hedefimizde bir değişiklik olmadı. Ama bu soruyu AB üyesi ülkelere sormak lazım. Onların Türkiye’ye ilişkin vizyonları değişti mi? Eğer AB’nin Türkiye’nin bazı uygulamalarıyla ilgili rahatsızlığı var ve AB kurallarına uymasını bekliyorsa bu konuda irademiz tam. Ama eğer Türkiye ile ilgili eleştiri ya da tereddütleri kimliğimizle ilgilisiyse, bize “farklı” olduğumuz için karşı çıkıyorlarsa, o zaman aslında ortak bir zemin kalmamış demektir. Bu konuda AB’nin kendi içinde bir durum tespiti yapıp ne istediğine karar vermesi gerekiyor. (Sayın Sinirlioğlu başta iktidara yakın medya olmak üzere medyanın her gün AB’yi İslam ve Türk düşmanı olarak gösterdiğini unutmuş görünüyor. HYETERT)

***

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu,New York’da yeni görevine başlamadan önce Hurrriyet’e verdiği mülakatta ”AB Türkiye’den vazgeçerse seküler özelliğini kaybeder bir Hıristiyan projesi olur” dedi

İngiltere halkı Brexit referandumunda Avrupa Birliği’nden çıkma yönünde bir tavır koyduktan sonra Türkiye’nin üyeliğine yönelik tartışmalar da yeni bir boyut aldı. Dışişleri Bakanlığı’nın AB hedefinde bir değişiklik oldu mu?

Türkiye olarak bizim hedefimizde bir değişiklik olmadı. Ama bu soruyu AB üyesi ülkelere sormak lazım. Onların Türkiye’ye ilişkin vizyonları değişti mi? Eğer AB’nin Türkiye’nin bazı uygulamalarıyla ilgili rahatsızlığı var ve AB kurallarına uymasını bekliyorsa bu konuda irademiz tam. Ama eğer Türkiye ile ilgili eleştiri ya da tereddütleri kimliğimizle ilgilisiyse, bize “farklı” olduğumuz için karşı çıkıyorlarsa, o zaman aslında ortak bir zemin kalmamış demektir. Bu konuda AB’nin kendi içinde bir durum tespiti yapıp ne istediğine karar vermesi gerekiyor. Yalnız şunu da vurgulamalıyım: AB üyeliğinden bağımsız olarak Türkiye her zaman Avrupa’nın birkaç büyük ülkesinden biri olmaya devam edecek. Dolayısıyla bizim Avrupa’nın ortak geleceğine ilgimiz AB üyeliğine bağlı bir ilgi değil. Türkiye büyük bir Avrupa ülkesidir ve hep öyle kalacaktır.

Siyasi vetolar nedeniyle teknik müzakere sürecinde işler çok yavaş yürüyor. Bunun gerçek nedeni de aslında AB’nin Türkiye’den vazgeçmiş olması mı?

Bizim için tam üyelik müzakerelerinin içinde bulunduğu durgunluk kabul edilebilir bir şey değildir. Buradan eğer AB’nin Türkiye ile ilgili olumsuz bir çizgiye doğru kayması ve artık Türkiye’yi tam üye olarak içinde görmek istemediği gibi bir değerlendirme noktasına gelmesi söz konusuysa bu Avrupa’nın geleceği bakımından büyük bir zaaf olur. Türkiye’yi içine almayan bir AB seküler bir proje olma özelliğini kaybeder, bir Hıristiyan projesi olur. Halbuki biz AB’yi bir seküler demokrasi projesi olarak görüyoruz.

KIBRIS’TA 2016 BİTMEDEN ORTAKLIK DEVLETİ MÜMKÜN

– Kıbrıs’ta 2016 bitmeden çözüm konusunda umutlu musunuz?

Kıbrıs konusunda önemli ve tarihi bir dönüm noktasındayız. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2004 yılında ifade edilmiş olduğu ve o tarihten itibaren esasen ortaya koyduğumuz gibi, Kıbrıs sorununun çözümünde her zaman bir adım önde olmaya devam edeceğiz. Yalnız bu sonsuz bir müzakere süreci değildir. Herkes şunu biliyor ki, bu yıl sonunda eğer BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde yürüyen müzakerelerde Ada’da iki kurucu devletin eşitliği temelinde bir ortak devlet kurulması yoluyla bir çözüme varılamayacaksa o zaman artık bu oyun burada noktalanacaktır. Gerek BM Genel Sekreteri gerek AB Komisyonu Başkanı Juncker artık bu oyunda sona gelindiğini söylemişlerdir. Kıbrıslı Rumlar bu gerçekçi tespitlere tepki göstermişlerdir ama kendileri de gayet iyi biliyor ki eğer bu yıl sonunda 2014 Şubat’ındaki ortak bildiride kayıtlı parametreler çerçevesinde bir çözüm ortaya çıkmazsa artık yeni bir oyun kurulacaktır. Bu aşamada da sadece ve sadece Ada’daki iki devlet arasında bir barış anlaşması müzakere edilebilir. Ancak biz bu noktada iki kurucu devletin eşitliği temelinde bir çözümün yakın ve mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu yıl sona ermeden çözüm konusundaki anlaşmanın ortaya çıkacağını ve böylece yeni bir ortaklık devleti kurulacağını düşünüyoruz.


http://www.hurriyet.com.tr/buyulelci-feridun-sinirlioglu-bolgede-gelecek-sekuler-demokraside-40257044

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder