Etiketler

FETÖ’ye Al Capone muamelesi

Nedim Şener
Vize konusundaki en önemli yazı 4 Ağustos 2005 tarihli ABD’nin İstanbul Başkonsolos Vekili Stuart Smith’in imzasını taşıyor. Türkiye’deki Yahudi cemaati lideri Hahambaşı İshak Haleva, konsolosluk yetkilileri ile yaptığı görüşmede, Fethullahçı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı yöneticilerinin kendisine Gülen hakkında hazırlanmış ve imza atması istenen bir referans mektubu getirdiklerini söylüyor. Bundan rahatsız olan Haleva, Ermeni Patrik ve Rum Patrik’ten de aynı şekilde referans mektubu istendiği öğreniyor. Haleva, imzalamayı reddettiği taslak mektubu Konsolos’a veriyor. Konsolos da durumu ABD’ye rapor ediyor. Yani Türkiye’deki üç önemli din adamı kendisini “dinlerarası diyalog” temsilcisi ilan eden Gülen’e kefil olmamış.

***
ABD yetkilileri 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Fethullahçı Terör Örgütü lideri Fethullah Gülen’in olduğuna dair delil istiyor. Gülen’in iade amacıyla tutuklanmasını bu şarta bağlıyorlar.

Geçen hafta ABD’de yaptığımız toplantılarda, Kasım’da yapılacak seçimin ardından yeni Başkan’ın göreve başlayacağı, Ocak ayından önce böyle bir iadenin gündeme gelmesinin zor olduğu söylendi.

Oysa bir başka yol daha var. O da Fethullah Gülen’in ABD’de yaşamasını sağlayan “sıradışı yetenek” statüsünde verilen Yeşil Kart’ın iptal edilmesiyle mümkün. Çünkü Gülen hak etmediği bir vizeyle ABD’de yaşıyor.

Bunu ben değil Amerika’nın büyükelçilik ve konsolosluklarından Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporlar gösteriyor. Wikileaks isimli internet sitesinde yayınlanan belgelere göre 2004’te 3 Fethullahçı polis FBI’ın Gülen hakkındaki olumsuz raporunu değiştirtmek istiyor.

ABD Büyükelçilik yazışmaları

Vize konusundaki en önemli yazı 4 Ağustos 2005 tarihli ABD’nin İstanbul Başkonsolos Vekili Stuart Smith’in imzasını taşıyor.

Türkiye’deki Yahudi cemaati lideri Hahambaşı İshak Haleva, konsolosluk yetkilileri ile yaptığı görüşmede, Fethullahçı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı yöneticilerinin kendisine Gülen hakkında hazırlanmış ve imza atması istenen bir referans mektubu getirdiklerini söylüyor.

Bundan rahatsız olan Haleva, Ermeni Patrik ve Rum Patrik’ten de aynı şekilde referans mektubu istendiği öğreniyor. Haleva, imzalamayı reddettiği taslak mektubu Konsolos’a veriyor. Konsolos da durumu ABD’ye rapor ediyor.

Yani Türkiye’deki üç önemli din adamı kendisini “dinlerarası diyalog” temsilcisi ilan eden Gülen’e kefil olmamış.

Peki FETÖ’cüler çareyi nasıl bulmuş: Eski CIA çalışanı Graham Fuller ve George Fidas ile Fethullahçılara yakın bir isim olan ABD eski Büyükelçisi Abromovitz’den referans mektubu alarak.

Yani din adamlarının kefil olmadığı birine CIA’ciler kefil olmuş. ABD Büyükelçiliğinin yazdığı, Fethullahçıların poliste, yargıda ve orduda örgütlendiğine dair diğer raporlarla birlikte bu durum Gülen’in o vizeyi hak etmediğini göstermiyor mu?

Vize mahkeme kararına dayansa da bu durumun değişmesi “Al Capone kuralı” ile mümkün. ABD, mafya lideri olarak suçlarını delillendiremediği Al Capone’u vergi kaçakçılığı nedeniyle hapse atmıştı.

Ha mafya lideri Al Capone ha FETÖ lideri Gülen, istenirse çözüm bulunur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder