Etiketler

Hafta Tatilinin Anadolu’daki Tarihçesi

Adnan Güllü /  adnan@elbistaninsesi.com
Günümüzde tatil hakkının tanınmasının birkaç temel nedeni vardır; Çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması Ülkedeki milli ve dini birliğin oluşturulması İktisadi yapının düzenlenmesi Çalışanların iş dışında farklı uğraşlara yönlendirme Çalışanların sosyal çevreye uyumu. Bu açıklamalardan sonra ilk önce Osmanlı Devleti’nde hafta sonu tatili nasılmış oradan başlayalım: Osmanlı Devleti’nde başlangıçta hafta tatili yoktur. Diğer İslam devletlerinde olduğu gibi Osmanlı’da da namaz vaktinde kısa bir süre işe ara verme dışında Cuma günleri hafta tatili değildir. Osmanlı’da 1820’lerde tatil günleri Pazartesi ve Perşembe iken, 1830’lar da Pazar gününe alınmıştır.  Osmanlı da değişik zamanlarda bazen Pazartesi, bazen Perşembe ve Salı, bazen de Cuma günleri tatil yapılmıştır.

***
Her zaman olduğu gibi yine az bilinen bir konu hakkında siz okurları aydınlatmak istedim. Anadolu’da “Hafta Tatili” tarihsel süreç içerisinde nasıl gelişmeler göstermiştir. Okuyalım…
İnsanların toprağı işleyip yerleşik hayata geçtikleri andan itibaren “değişim” toplumun her alanına işlemiştir. Tarım toplumundan endüstri toplumuna geçiş, endüstri toplumundan da bilgi toplumuna geçiş bu dönüşümün bir sonucu olarak nitelendirilebilir. Bu dönüşümün her zaman için belirli bir yapısal değişimle meydana geldiği bilinmektedir. Çalışma hayatı da bu değişimlerden doğrudan etkilendiğini söylememiz yanlış olmayacaktır. Çalışma hayatı, insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için, yaptığı fiziksel etkinlikler ile başlamıştır. İlkel çağlarda çalışmak, hayatta kalmanın temel unsuru iken barınmak, beslenmek ve korunmak da ilkel çalışma hayatının temelini oluşturmuştur. Coğrafi Kesifler ve Rönesans’ın başlaması nüfusun artması ve dünya ekonomisinin gelişmesine neden olması, çalışma hayatını da değiştirmiştir. Bu değişim Sanayi Devrimi ile insan yaşamını en üst düzeyde etkilemeye başlamıştır. Çalışma hayatının insan yaşamında önem kazanması ile birçok kavram oluşmaya başlamış olup; “boş zaman” ve “tatil” kavramları çalışma hayatının karmaşıklaştığı bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Günümüzde tatil hakkının tanınmasının birkaç temel nedeni vardır; Çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması Ülkedeki milli ve dini birliğin oluşturulması İktisadi yapının düzenlenmesi Çalışanların iş dışında farklı uğraşlara yönlendirme Çalışanların sosyal çevreye uyumu.
Bu açıklamalardan sonra ilk önce Osmanlı Devleti’nde hafta sonu tatili nasılmış oradan başlayalım: Osmanlı Devleti’nde başlangıçta hafta tatili yoktur. Diğer İslam devletlerinde olduğu gibi Osmanlı’da da namaz vaktinde kısa bir süre işe ara verme dışında Cuma günleri hafta tatili değildir. Osmanlı’da 1820’lerde tatil günleri Pazartesi ve Perşembe iken, 1830’lar da Pazar gününe alınmıştır.  Osmanlı da değişik zamanlarda bazen Pazartesi, bazen Perşembe ve Salı, bazen de Cuma günleri tatil yapılmıştır.
Sadrazam İzzet Mehmed Paşa, işlerin yoğunluğunu ileri sürerek 1774’te hafta tatiline son vermiştir. II Mahmud döneminde hafta tatili uygulaması yeniden başlatılmıştır. Bazı dairelerde Pazar ve Pazartesi, bazı dairelerde Perşembe tatil ilan edilmiştir. Fakat iki gün çalışılmamasının işleri aksatması yüzünden hafta tatili, haftada bir güne, sadece Pazar günleri tatil ilan edilmiştir. Mısır meselesi yüzünden hafta tatiline son verilmiş, bu meselenin çözümünden sonra Osmanlı’da yeniden Pazar günleri tatil yapılmıştır. 1839’da Tanzimat’ın ilan edilmesinden sonra yalnızca Perşembe günleri tatil edilmiştir. Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren Medreseler de Salı günleri tatil edilmiştir. 17 Ocak 1842’de Müslüman memurlar için hafta tatili Perşembe’den Cuma’ya alınmıştır. Bu arada Hıristiyan memurlar Pazar günü, Museviler ise Cumartesi günü tatil yapmıştır. Böylece Osmanlı’da 19.’cu yüzyılda haftada üç tatil günü ortaya çıkmıştır.
19.’cu yüzyılda her bakımdan dışa bağımlı hale gelen, kapitülasyonlar, dış borçlar ve Duyunu Umumiye kıskacından adeta Batı’nın yarı sömürgesi olan Osmanlı, Hiristiyan  ve Musevilerin  de Cuma günleri tatil yapmalarını sağlayacak, böylece iş gücünü artıracak bir kanuni düzenlemeye gidememiştir.
Daha sonra Osmanlı yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra, bu karışıklığa son vermek için, 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde hangi dinden olursa olsun bütün Türk vatandaşlarının Cuma günü tatil yapmasına karar verilmiştir. 2 Ocak 1924 tarih ve 394 saylı 14 maddelik Hafta Tatili Kanunu ile Müslüm-gayrimüslim tüm Türk vatandaşları için hafta tatili Cuma’ya alınmıştır. Bu 1935 yılına kadar sürmüştür. Hafta tatili 1935 yılında Cuma’dan Pazar’a alınmıştır. Gerekçesi de Mecliste yapılan görüşmelerde hafta tatilinin Cuma’dan Pazar’a alınmasının en önemli nedeni ekonomidir. Avrupa devletleri ile aynı dönemlerde tatil yapmanın zorunluğu olduğu vurgulanmıştır. Avrupa’da tatil Pazar günü olduğunda ticari ilişkilerimizde güçlük oluşmaması nedeniyle tatilin Cuma’dan Pazar’a alındığı TBMM tutanaklarında mevcuttur.
7 Mayıs 1935 tarih ve 2739 saylı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında ki Kanun’a göre hafta tatili Cumartesi saat 13.00’te başlayıp Pazar günü gece 24.00’te bitecektir.
1935 tarihli Hafta Tatili Kanunu 1974’e kadar devam etmiştir. 1 Temmuz 1974 tarihli bir kararla Cumartesi ve Pazar günleri resmi tatil olmuştur. Şu ana kadar bu yasa yürürlüktedir.

Sonuç olarak şu belirtmemizde yarar olduğunu zannediyorum: Dünya da ki tüm uygar ülkelerde hafta tatilleri genellikle Cumartesi ve Pazar olarak uygulanmaktadır. Kapalı bir toplum olarak gelişmenin mümkün olmadığı ortadadır. Dünyaya uyum sağlamak zorunluluğu vardır. Yoksa içe dönük bir devlet olarak, küçülmeye ve yıkılmaya mahkum olunur. Hatta bizim yaptığımız aynı şeyi Ruslar ve Çinlilerde yapmışlardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder