Etiketler

Serj Sarkisyan: Azerbaycan’a onulmaz kayıplar verdirebiliriz

Biz Bakü’yü işgal ve kapitülasyonu şart koşma askeri-politik hedefi gütmüyoruz, ancak hasma ne kadar onulmaz kayıplar verdirebileceğimizi iyi takdir ediyoruz. Sanıyorum daha ayrıntıya girmeye hacet yok. Beyan bugün 26 Kasımda Erivan’da başlayan ECP 16. Genel Kongresindeki konuşması esnasında cumhurbaşkanı ve ECP Gn. Bşk. Serj Sarkisyan’dan geldi.


Cumhurbaşkanı Sarkisyan şunları kaydetti:

ʺAzerbaycan kuvvet ve şiddet icrasıyla iradesini bize şart koşacağı gayretiyle homurdanmaya devam ediyor. Nisan’da Azerbaycan; Karabağ’a karşı, sivillere ve savaş esirlerine karşı savaç suçu işleyerek geniş ölçekli saldırıya sebebiyet verdi. Bu agresya müzakere sürecini cidden sekteye uğrattı. Şimdi sorunun çözüm çabaları Nisan’dan önce ve Nisan’da sonra etapları olmak üzere bölünmüş durumda. Hem öncesinde hem de sonrasında tutumumuz aynıdır. Ermenistan ve Karabağ’ın savaşa başlamaya sebepleri yoktur. Bu, bizim ve Azerbaycan arasındaki yaklaşımlardaki saslı farktır. Sorun sadece barışçı müzakereler yoluyla çözümlenebilir; sonuca ulaşmak içinse tarafların insaflı müzakere etmeleri gerekli. Tarafların varolan kuvvet dengesini gerçekçi takdir etmeleri de az önem taşımamaktadır. Nisan olayları, Bakü’de gerçekçiliğe ilişkin sorunlar olduğunu kanıtladı. Fiiliyat, savunan taraf olarak ordumuzun önüne konan sorunu çözdüğüdür. Azerbaycan ani mütecavizliğiyle, askeri-politik sorununu çözmede başarılı olamadı.

Dağlık Karabağ sorunu sadece Karabağ halkının özgür kader tayiniyle çözümlenebilir, kalan tüm meseleler türevdir ve mantıki çözümlerini sorunun çözümüne paralel bulurlar. Esas sorun varolduğu müddetçe, Karabağ’ın statüsü belirsizliğe düçar oldukça , başka herhangi bir mesele çözüm bulamaz. Azerbaycan yönetimi kelimelerle hokkabazlık yapmayı çok seviyor; bir eşbaşkanı ülkelerin kendisine Dağlık Karabağ Cumhuriyetini tanıma yönünde baskı uyguladığından, bir de benzeri tonda uluslararası toplumun kendi görüşlerini tamamıyla paylaştığından dem vuruyor. Hemfikir olunuz ki, bu oldukça garip bir muhakemedir.

Biz varolan güç dengesini net değerlendiriyoruz. Biz Bakü’yü işgal ve kapitülasyonu şart koşma askeri-politik hedefi gütmüyoruz, ancak hasma ne kadar onulmaz kayıplar verdirebileceğimizi iyi takdir ediyoruz. Sanıyorum daha ayrıntıya girmeye hacet yok. Biz silahlanma yarışına girmeyeceğiz, bunda anlam görmüyoruz. Buna karşılık, Silahlı Kuvvetlerimiz önüne konan askeri-politik sorunları çok iyi tasavvur ediyor; kaynaklarımız tüm bu sorunları çözmek için tamamıyla yeterlidir. İnsan, asker, Silahlı Kuvvetlerin ana ekseninde kalmaya devam etmektedir. Ermeni Ordusunun çehresi Ermeni askeridir; cenk meydanında belirleyici olanın cesaret silahını kullanma kabiliyeti ve dürtüsü, irade ve cesaretin olduğunu birçok kereler kanıtlamıştır.ʺ



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder