Etiketler

Özgürlük Savaşçısı ,Adıyaman'lı Devrimci MİSAK MANUŞYAN’ın anısına. (1906 -21 Şubat 1944)

21 Şubat 1944 tarihinde ,Naziler ,Adıyamanın yiğit evladı Ermeni devrimci ve özgürlük savaşcısı Misak Manuşyan'ı kurşuna dizerek katletiler.



1906 tarihinde, Adıyaman’da, Anadolu’lu çiftçi bir aileden doğan Misak Manuşyan, 1915 olaylarında, kardeşleri dışında tüm aile fertlerini kaybeder. Tabiat aşıklısı olan çiftçi babası Kevork 1915 katlıamında, annesi ise, tehcir sırasında yüz binlerce Ermeninin ölüm yolu olan Suriye nin Der-Zor çölü yollarında kaybolmuşlardır. 1915 trajedisinden tesadüf eseri kurtulan Misak ve ağabeyi Garabet in çocukluk yılları önce Suriye de daha sonra ise, Lübnan da bir Ermeni yetimhanesinde geçer, ilk temel eğitimini bu yetimhanede alan Misak ağabeyi ile birlikte 1925 yılında Fransa ya göç eder, önce Marsilya’ ya, daha sonra Paris e yerleşirler.
Ağabeyi Garabetin bedeni, sürgünlüğe, yetimliğe ve yoksulluğa fazla dayanamaz ve hayata veda eder. Yalnız kalan Misak, 1929 yılındaki Avrupa’daki büyük krizden çok etkilenir, uzun zaman sonra Citroen fabrikasında iş bulur, burada kendi gibi yetim olan Meline ile tanışır ve ona aşık olur. Ancak mahcup Misak aşkını Meline’ye açmakta çok zorlanır. Nihayet bir gün, ona “Sevdiğim kızın resmini görmek ister misin diye sorar, evet yanıtını alınca, cebinden çıkardığı aynasını Meline nin yüzüne tutar ve iki yetim evlenirler.
1930 yılında “Çank” (Çaba) adlı edebi dergiyi yayımlamaya başlar. 1933 yılında Fransa Komünist Partisine üye olur. 1937yılında partinin merkez idare kurulu üyesi seçilir, aynı yıl “Zanku” adlı haftalık dergide şiirleri yayınlanır. Bir taraftan Fransa da yaşıyan Ermenilere Ermenistan’ı tanıtmak, aralarında köprü kurmak bağlamında çalışmalara koyulurken, diğer taraftan ise eşi Meline ile birlikte, Fransa’nın Alman Nazilerin işgalinde olduğu zamanlarda, Fransa’nın özgürlüğü ve bağımsızlığı için, Alman Nazi yönetimine ve faşizme karşı direnişe geçer, eylemlere katılır ve eylemler yönetir.1943 yılın Kasım ayında, 23 eylemci ve direnişçi arkadaşları ile birlikte Alman Nazileri tarafından tutuklanır, hapse atılır, insanlık dışı işkencelere maruz kalır. 1944 yılında Hitler mahkemesi tarafından 23 arkadaşı ile birlikte idama mahkum edilir. 21 Şubat 1944 tarihinde Hitler in Nazi askerleri tarafından kurşuna dizilerek öldürülür.

Manuşyan, ölümünden sonra Fransa nın “Onur Lejyonu” ödülüne layık görülür, Paris, Marsilya, Valans ve Erivan kentlerinde bazı sokak ve meydanlara Misak Manüşyan’ ın veya gurubunun adı verilmiştir.
Şair, Fransız milli kahramanı, Nazilere karşı Fransız Direniş hareketinin ateşli savunucusu, özgürlük savaşçısı, Adıyamanlı yiğit Misak Manuşya’nın ömrü çok kısa oldu. O kısa ömrünü ''Özgürlüğe ve Bağımsızlığa'' adamıştı. Onun hayat öyküsü, kaderini etkileyen olaylarla, acı deneyimlerle, beklenmedik trajik değişimlerle doludur. İki dünya savaşı yaşayan bir nesle ait olan ve 1915 felaketinin dehşetlerini yaşayarak ailesini, can yakınlarını kaybeden ve birden göçmenleşen Misak Manuşyan, ana yurt olarak Fransa topraklarını bulmuştu.
İşçi sınıfının hak arama savaşının, Sosyalist görüş ve ilkelerinin ateşli savunucularından ve dünya barışın en güçlü destekçilerinden biri olan Manuşyan, aynı zamanda Faşizme karşı savaşan çetin bir askerdi.
21 Şubat 1944 günü, Misak Manuşyan, Nazi askerleri tarafından kurşuna dizilmeden birkaç saat önce, sevgili eşi Meline’ye, vicdanları kanatan hüzün dolu bir mektup yazar, bu mektup bir nevi Manuşyan ın vasiyetnamesidir.
Manuşyan, eşine yazdığı bu son mektupta, ölüm cezasının infaz edileçegi hayatının son saatlerinde bile, kendisini ölüme götüren Alman Nazilerine rağmen, Alman halkından ve hiçbir halktan asla nefret etmediğini yazarken, savaştan sonra şiirlerini ve makalelerini yayınlamasını, kendisini mutlu edebilecek biri ile mutlaka evlenmesini ve kendilerin çok istemelerine rağmen çocukları olmadığından, çocuk sahibi olmasını rica ediyordu.
Ünlü sinema yönetmeni Robert Guedigian(Gedikyan), “SUÇ ORDUSU” yönetmen Frank Cassenti ise “KIZIL AFİŞ” adlı filimler de Fransa’nın özgürlüğü ve Faşizme karşı dövüşen Manuşyan ve diğer göçmen yiğitlerin öyküsünü ve o zamanın tarihi gelişimlerini anlatırlar.
Misak Manuşyan'ın  kurşuna dizilmeden az önce ,eşi Meline'ye  yazdığı mektup.


Sevgili Meline, benim sevgili küçük yetimim,
birkaç saat sonra bu dünyada olmayacağım. öğleden sonra saat üçte kurşuna dizileceğiz. bu bana, yaşamımdaki herhangi bir kaza gibi geliyor; inanmıyorum, ama gene de seni bir daha hiç göremeyeceğim.
sana ne yazabilirim? kafamın içinde her şey karmakarışık, ama aynı zamanda apaydınlık.
kurtuluş ordusu’na gönüllü bir asker olarak katılmıştım ve zaferin ve sonal hedefin eşiğindeyken can veriyorum. sağ kalacak ve yarının özgürlük ve barışını tadacak olan herkese mutluluklar diliyorum. fransız halkının ve özgürlük için dövüşen herkesin, bizim anımızı saygıyla anacaklarını biliyorum.
ölüm anında, alman halkına ya da başka herhangi bir kimseye nefret beslemediğimi duyuruyorum; herkes, ceza ya da ödül biçiminde hakettiğini alacaktır. alman halkı ve diğer halklar, artık fazla sürmeyecek olan savaştan sonra barış ve özgürlük içinde yaşacaklardır. herkese mutluluklar…
sadece seni yeterince mutlu edememiş olmaktan ötürü derin bir üzüntü duyuyorum; senin de her zaman arzu ettiğin gibi sana bir çocuk verebilmeyi o denli isterdim ki. bu yüzden, savaştan sonra mutlaka evlenmeni ve benim mutluluğum için bir çocuk sahibi olmanı ve benim son isteğimi yerine getirmek üzere, seni mutlu edecek biriyle evlenmeni istiyorum.
bütün eşyamı ve diğer maddi varlığımı sana ve yeğenlerime bırakıyorum. fransız kurtuluş ordusunun bir neferi olarak öldüğüme göre, savaştan sonra benim eşim sıfatıyla savaş emekliliği ödeneği hakkını talep edebilirsin.
beni onurlandırmak isteyen dostların yardımıyla, okunmaya değer şiirlerimi ve yazılarımı yayımlamalısınız. olanaklı olursa anımı ermenistan’daki akrabalarıma iletmelisiniz.
az sonra 23 yoldaşımla birlikte, ama hiçbir kötülük yapmadığım ya da yaptıysam da kin duyarak yapmadığım için gözümü kırpmadan ve vicdanı rahat bir insanın huzuru içinde öleceğim.
bugün hava güneşli. sevgili karım ve sevgili dostlarım; yaşama, güneşe ve doğanın o çok sevdiğim güzelliklerine bakarken veda edeceğim. bana kötülük yapan ya da yapmayı istemiş olan herkesi bağışlıyorum; ancak canını kurtarmak için bize ihanet edenleri ve bizi satanları asla bağışlamayacağım. seni ve senin yanısıra kızkardeşini ve uzak yakın tüm dostları sımsıkı kucaklıyorum; hepinizi kalbimin bir köşesine yerleştiriyorum.
elveda. dostun, yoldaşın ve kocan….
misak manuşyan


Kaynak:Azadutyan Zinvorı Misak Manuşyan(Kurken Garabetyan- 18.7.2009 Armenıan Today)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder