İran hakkında yazılan siyasi haberler, makaleler ve
araştırmalar, yayınlayan web sayfaları ile İran içinde ve dışında yayınlanan
kitaplara yönelik küçük bir bakış dahi, İran’daki etnik grupların sorunlarına
günümüzde ne denli önem verildiğini göstermektedir.Bu sorunların ne ölçüde gerçeklerle bağdaştığı ise,
araştırılmaya layık farklı bir konudur.Lakin bu sorunlar, bir yandan sorunlarının çözümünü
İran’dan ayrılıp, bağımsızlık elde etmek veya komşu devletlerle birleşmek
isteyen kuruluşlara, diğer yandan ise, İran’ın bölünmesinde çıkarları olup,
İran’dan toprak koparabilmek arzusunda olan dış güçlere, İran’ın içişlerine karışmak için fırsat
yaratmaktadır.
Geçen yirmi yıl içinde dünyada ve bölgede gelişen olaylar
üzerinden baktığımızda sorun daha anlaşılır olmaktadır.
Bunlar:
1- Sovyetler Birliği’nin yıkılması
2- Yugoslavya’nın bölünmesi
3- Irak’ta federasyon sisteminin devreye sokulması
4- ABD-İran ilişkileri
5- İletişim teknolojisinin görülmemiş gelişimi
6- Yönetim tarafından, İran’da milli kimliğin
ehemmiyetsizleştirilmesi süreci
7- İran rejiminin iç siyaseti, özellikle toplum hayatında
biri dizi sınırlandırmalar ve ekonomik durum
8- “Arap baharı”dır.
Bazı araştırmacılar[1] tarafından başka sebepler de öne
sürülmektedir, örneğin:
1- 1997 yılındaki başkanlık seçimleri sonucunda yönetime
gelen reformistlerin siyaseti (1997-2005)
2- Postmodernizm
3- “Tarihin sonu” teorisi vs.
Bu şartlar, Türkiye ve Azerbaycan için, açık veya gizli
şekilde İran’a yönelik toprak taleplerinde bulunmak için fırsat yaratmıştır.
Örneğin 9 Şubat 2012 tarihinde, Azerbaycan Cumhuriyeti
meclisinde, hükümet partisinden birkaç milletvekili tarafından yapılan ve
ülkelerinin isminin değiştirilerek Kuzey Azerbaycan[2] olarak anılması
önergesi. Azerbaycan “Tresd” haber ajansının konuyla ilgili olarak bildirdiğine
göre, yönetimdeki “Yeni Azerbaycan” partisi milletvekili Siavuş Novruzov, Kuzey
ve Güney Koreler gibi, “Azerbaycan’ın da bölünmüş bir devlet olduğu göz önüne
alınarak, Kuzey Azerbaycan[3] olarak anılmasının iyi olacağını”,- belirtmiştir.
Meclisteki bir diğer milletvekili olan Fazayil Adamali
ise, “Yeni bir referandum (ülkenin adının değiştirilmesi için-S.M.)
gerçekleştirilmesi durumunda, anayasanın 11. maddesine, Azerbaycan’ın Kuzey,
Güney ve Batı kısımlardan[4] müteşekkil olduğu eklenmelidir”,- demektedir.
Görünüşe göre bu yaklaşımlar, Azerbaycan Cumhuriyeti
yönetimindeki elitlerin düşüncelerini takdim etmektedir.
Bu durumda haliyle bazı sorular oluşmaktadır. Şayet Kuzey
Azerbaycan varsa, o halde Güney Azerbaycan nerededir ve bu iki kısım neden
birbirinden ayrılmıştır veya Batı Azerbaycan nerededir ve diğerlerinden neden
ayrılmıştır? Bu satırların yazarı, sözde “Kuzey Azerbaycan” sorununa, EDF’nin
resmi organı olan “Droşak” dergisinin Ocak 2004 sayısında[5] değinmiştir.
Bu sorun, tabii ki yeni olmayıp, yukarıda belirtilmiş
olduğu gibi, son yirmi yıl içinde ve özellikle son birkaç yıldır dünyada ve
bölgede vuku bulan olaylar sonucunda daha da ivedileşmiştir.
Türkiye ve Azerbaycan’ın İran’a yönelik toprak talepleri,
ezeli Pantürkizm fikrinin ortaya konulmasından başka bir şey ifade
etmemektedir. Zarevand, “Birleşik, Bağımsız Turanya” kitabında “Türklerin, net
bir şekilde düzenlenmiş ve milletçe benimsenmiş bir siyasi idealleri vardır ve
bilinçli bir şekilde ve inatla buna varmaya çalışmaktadırlar[6]” diye yazmakta
ve Pantürkizm’in öncülerinden Ağayev’in “Türk dünyası, Balkan Yarımadası’ndan
başlamakta ve Balkanları, Küçü Asya’yı, Kırım’ı, Kafkasya’yı ve Dağıstan’ı,
Astrahan’ı, Volga kıyılarını, Saratov’u, Samara’yı, Kazan’ı ve Ufa’yı,
Orensburg’u, Sibirya’yı, Kuzey Buz Denizi körfezlerini, Moğolistan’ı, Çin ve
Rus Türkistanları’nı, Buhara’yı, Khiva’yı, Horasan’ı, Hazar’ın güney kıyılarını
ve iki (Rus ve İran) Azerbaycanlarını içine alarak Mançurya’ya kadar uzanmaktadır[7]”,-
görüşüne yer vermektedir.
Biz Ermeniler, Pantürkizm’in en büyük kurbanı olarak, bu
konuda uyanık olmaya mecburuz, çünkü “Büyük Turan’ın” oluşumu, Ermenistan’ın ve
Ermeni milletinin varlığına son verecektir. Lendruş Khurşudyan, konuyla ilgili
şöyle yazmaktadır “…Türkçülük ideolojisinin hayata geçirilmesi sayesinde Batı
Ermenileri yok edilmiştir, fakat Pantürkizm ideolojisini gerçekleştirilmesiyle
kaçınılmaz olarak Doğu Ermenileri de imha edilecekti. Büyük Turan fikrinin
gerçekleşmesini önleyen Ermeni kamasının varlığına son verilecekti… Büyük Turan
ideolojisinin gerçekleşmesi Ermeni halkının, yeni kurulan bağımsız Ermeni
devletinin tamamen yok edilmesi tehdidini içinde barındırmaktadır…[8]”.
İran’ın parçalanması konusunun, sadece İran’da Türkçe
konuşan nüfusa sahip bölgelerle sınırlı kalmadığını da belirtmek gerekir.
Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı İran’ın Khuzistan, Belucistan (resmi
olarak Sistan ve Belucistan) ile Kordistan vilayetlerinde de ayrılıkçı
hareketler görülmektedir.
Var olan yaklaşımları göstermek için, Pantürkist
kuruluşlardan biri olan Güney Azerbaycan’ın bağımsızlık partisini bu makalede
takdim etmek istiyoruz.
Sözde “Güney Azerbaycan’ın” var olmadığını ve bu ismi
uydurmuş olan, yukarıda belirtilen kuruluşun da içinde bulunduğu Pantürkist
akımların, Güney Azerbaycan diyerek İran’ın Atırpatakan bölgesini
kastettiklerini belirtmek isteriz.
Güney Azerbaycan’ın Bağımsızlığı Partisi[9]
Southern Azerbaijan İndependency Party (GAİP)
Partinin resmi web adresi www.gaip.org’tur. Web sayfası
Türkçe, İngilizce ve Farsça olmak üzere, üç dilde yayınlanmaktadır. Partinin
haber sayfası olarak çalışan ve www.gaip.biz olarak anılan bir diğer web
sayfası daha bulunmakla birlikte, birinci sayfada da haber bölümü var olup,
ikinci sayfaya yönlendirme yapılmaktadır.
Bu ve diğer Pantürkist kuruluşların web sayfalarıyla
ilgili genel bir nokta ise, hemen tüm web sayfalarının düzenleme (design) ve
konular, özellikle de Fars dili açısından hayli özensiz olmalarıdır.
Birkaç örnek verelim.
GABP’nin tüzüğüdeki “geçici yönetim” kısmının 2.
noktasında, Azerbaycan bağımsız Cumhuriyeti’nden söz edilmekte, fakat doğrusu
Güney Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti olmalıdır. Web sayfası, benzer içerik ve
dil hatalarıyla doludur.
Çeviride, orijinale sadık kalmaya çalıştık.
Web sayfasında bulunan Parti Tüzüğü, aşağıda belirtilen
kısımlardan oluşmaktadır.
- Önsöz
- Bağımsızlık zorunluluğu
- Betimleme
- Niyetler
- Geçici yönetim
- Azerbaycan dışında yaşayan Azerbaycanlılar hakkında
- Üyelik şartları
- Üyelerin hakları
- Üyelerin görevleri
- Disiplin
- Kurultay
Tüzüğün altında “Güney Azerbaycan’ın Bağımsızlığı Merkez
Kurulu 05 Aralık 2004” olarak imzalanmıştır. Partinin ne zaman kurulmuş
olduğuna dair hiçbir kayıt bulunmamaktadır. Tüzüğün altında bulunan tarih ve
parti arması üzerindeki tarihten yola çıkarak, partinin 2004 yılında kurulmuş
olduğu sonucuna varabiliriz.
Partinin web sayfasının üst kısmında, armanın yanında,
bir bozkurt kafası resmedilmiştir.
Partinin kendi amblemi ve bayrağı bulunmaktadır. Bayrak,
Azerbaycan Cumhuriyeti bayrağı olup, sağ tarafında çizili beyaz, dalgalı bir
kenarlık, birbirinden ayrılmış iki sözde Azerbaycanları ifade etmektedir.
Parti sözcüsü, Saleh İldirim’dir
Tüzüğün önsözünde şöyle yazılıdır.
- “Günümüzde İran
olarak anılan ülke, eski zamanlarda Türklerin yaşam ve medeniyet alanı
olmuştur. Ari dilinde konuşanların bu yüksek platoya gelmelerinden önce
Sümerler, Elamlar, Kutiler, Urartular ve daha başkaları bu bölgede yaşamış ve
bu bölgenin gerçek sahipleri olmuştur. Azerbaycan Türklerinin bir kısmı son bin
yıl içinde buraya göçmüş olmasına rağmen, Azerbaycan Türklerinin büyük ve esas
kısmı, binlerce yıldır bu bölgede yaşamış olan Sümer Türklerinin tabii
mirasçısıdır.
-Farslılar, Türklerden birkaç bin yıl sonra bu bölgeye
göç etmiş olmalarıyla birlikte (Elam döneminde), Fars şovenler, tarihi
çarpıtarak ve sahte taleplerle kendilerini bu bölgenin sahibi olarak ilan etmiş
ve bu bölgenin gerçek sahiplerini göçebe ve işgalci olarak adlandırmaktadır.
-Farslı şovenler, taleplerini sürdürerek, Azerbaycan’ın
dilinin Cengiz Han tarafından değiştirilmiş olduğunu söylemekte, bazen
Türkçenin Şah İsmail Safevi tarafından Azerbaycan’da yayılmış olduğunu
propaganda etmekte, bazen de Osmanlı İmparatorluğu’nun, Tebriz’i işgal etmiş
olduğu iki hafta içinde Azerbaycan’ın dilini değiştirerek Türkçeye çevirdiğini
yazmaktadırlar.
-O dönemden (Pehlevilerin dönemi-S.M.) itibaren gayrı
Farsi milletler açıkça hor görülmektedirler. Türkler çoğunluğu teşkil
ettiklerinden dolayı, daha fazla saldırıya maruz kalmaktadırlar. Türk dili
okullarda, kurumlarda, orduda, mahkemelerde ve tüm devlet ve resmi
toplantılarda yasaklanmıştır, şehirlerin ve tarihi yerlerin isimleri
değiştirilmektedir, Türkçe isimler, Türkçe kitaplar vs. yasaklanmıştır, sıkı
asimilasyon siyaseti uygulanmış ve uygulanmaktadır.
İran’ın toprak bütünlüğü adı altında yürütülen
asimilasyon siyaseti, gayrı Farsi halkları kılıç, işkence, top ve tank
suretiyle esir durumuna düşürmüştür. Bu esaretten kurtulmanın tek yolu, bu
halkların toptan bağımsız olmalarıyla mümkündür. Bu gereklilikten dolayı, Güney
Azerbaycan Bağımsızlık Partisi, total bağımsızlık ve Güney Azerbaycan
Demokratik Cumhuriyeti’nin tesisi için mücadele etmektedir”.
Bağımsızlık gerekliliği
- “Tarih ileri gitmektedir. Bağımsızlık fikri, uzun
zamandan beri Azerbaycan Türkleri arasında hem resmi, hem kurumsal, hem de
şahsi şekillerde belirgindir. Azerbaycan bağımsız federasyonu 200 yıl önce
Muhammad Ğuli Khan e Afşari’nin 17 yıllık yönetim evresinde ilk defa olarak
düzenli bir ordu kurmuş, Fathali Şah tarafından yenilgiye uğratılarak Ğacar
İmparatorluğu’nun vasalı durumuna düşmüştür (vurgulama tüzüğündür).
- Anayasal devrim döneminde “Tebriz Birliği” tarafından
Tahran’a yollanan telgrafta, anayasa prensiplerinin kabul edilmediği durumunda
Azerbaycan’ın ayrılacağı bildirilmişti.
Şeyh Muhammad Khiabani tarafından kurulan Azatistan
yönetimi döneminde “Yaşasın İstiğlalimiz” sloganı tüm halk katmanlarının
ağzındaydı.
-Şehit önderimiz, Azerbaycan Milli Yönetimi’nin kurucusu
Seyed Cafar Pişevari, 1324-1325 (1945-1946) yıllarında “Biz ilk dönemde eyalet
konseylerinin oluşturulmasını talep ediyorduk, fakat Tahran reddettiğinde bir
adım ileri giderek, Azerbaycan Milli Meclisi’ni kurduk”,- demektedir. Şehit
Pişevari “Yol ayrımında” makalesinde “Tahran’ın geri kalmışları taleplerimizi kabul
etmediği durumunda, yolumuza Tahran olmadan devam edeceğiz”,- demektedir. Tüm
bunlar, farklı tarihi dönemlerde Azerbaycan’ın bağımsızlık fikrinin var
olduğunu göstermektedir.
-Devrimin etkisiyle İran İslam Cumhuriyeti anayasasına,
milli ve şahsi özgürlükler fikri, özgürlük ve benzer kelimeler ile benzeri
maddeler eklenmiş olmakla birlikte, tüm bunlar günümüze kadar hayata
geçirilmemiş ve hiçbir zaman da hayata geçirilmeyecektir, çünkü totaliter İran
rejiminin içeriğinde demokrasi enerjisi için yer yoktur. İran’ın adı ve
coğrafyası kılıç, bıçak, top, tank, işkence ve aşağılama suretiyle baskı
altındaki halklara dayatılmış ve (İran-S.M.) halkların hapishanesine
dönüştürülmüştür.
Yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı, milli ve beşeri
hakların elde edilmesi için, İran’ın baskı altındaki halkların tek yolu, bu
halkların bağımsızlığıdır.
Betimleme[10]
1-Güney Azerbaycan Bağımsızlık Partisi, herhangi bir
hükümet, ülke ve güce bağlı değildir.
4-Faaliyeti (kuruluşun-S.M.) salt Güney Azerbaycan’la
sınırlanmamakta, dünyadaki tüm noktalarda Azerbaycan’ın çıkarlarını savunmak
için çalışmaktadır.
6-Bağımsızlık aşkı ve ulusal vatan için bağımsızlık
talebi, herkesin insanlık, vatandaşlık ve demokrasi hakkıdır. Öyle ki liberal
olmak, feminist olmak, Müslüman olmak, Komünist olmak vs. insanların demokratik
hakkıdır, bağımsızlık aşığı olmak da her bir kişinin insanlık hakkıdır. Bu hak,
geniş demokratik prensipler temelinde, “ifade hürriyeti” ve “kendi kaderini
tayin etme hürriyeti” olarak kabul edilmelidir.
7-GABP, halk iradesini en üst kaynak olarak kabul
etmektedir.
9-GABP zaman, yer ve zamana uygun olarak açık veya gizli
olarak çalışmaktadır.
10-GABP’nin mücadele şekli, zaman ve gereklilikler göz
önünde bulundurularak, demokratik, diplomatik veya devrimcidir.
14-GABP, Azerbaycan topraklarını (Karabağ) işgal etmiş
olan Ermeni işgalcileri kınamakta ve Azerbaycan topraklarının savunmasını kendi
görevi olarak kabul etmektedir.
15-GABP, iki siyasi şartlar altında bir ulus gerçekliğini
göz önünde bulundurarak, Kuzey Azerbaycan Cumhuriyeti’ni sürekli müttefiki
olarak kabul etmekte ve bu cumhuriyetin hükümetini tanımaktadır.
16-GABP’nin görüşüne göre Azerbaycan’ın birleşmesi süreci
bir zaman sorunu olup, ulusun iradesine bağlıdır.
22- Farsi şovenizm, Fars halkı anlamında olmayıp, Farsi
şovenizm farklı bir siyasettir. Bu siyaset İran merkezi hükümet sistemini
Farsizm üzerine yerleştirerek (İran = Farsi) gayrı Farsi halkların
bağımsızlığının baskı altına alınması, kimlikleri ile milli varlıklarının
reddi, dillerinin yasaklanması ve tarihin tahrifi üzerine kurarak, Farsi olma
ve Fars dilinin önceliğini diğerlerine dayatma ve asimilasyon siyaseti uygulama
sayesinde Farsileştirmektir.
Bu devlet sistemini yöneten ve bu siyaseti uygulayan
şahıs ve güçlerin, gayrifarsi olması dahi, bu konuda bir şey
değiştirmemektedir, çünkü onlar benlikleriyle Fars şovenizminin köleleri ve
işbirlikçileridir. Bundan dolayı GABP, Farsi halka yönelik saygı duymakla
birlikte, Fars şovenizmi ve işbirlikçilerine karşı kesin mücadele etmektedir.
Amaçlar[11]
1-GABP, Azerbaycan’ın tarihi coğrafyasında Azerbaycan
Bağımsız Cumhuriyeti kurup, geçiş dönemini kendi omuzlarına alarak, geçici
yönetim vasıtasıyla hükümete devretmek için mücadele etmektedir.
2-Azerbaycan coğrafyası olarak Ardebil, Doğu Azerbaycan,
Batı Azerbaycan, Zancan (Zangan), Ğazvin, Hamadan, Merkez, Ğarue, Bicar, Sağez,
Anzali ve Astaran kabul edilmektedir.
3-GABP, komşularııyla sınırlarının belirlenmesi için
bilimsel, demokratik çözüm taraftarıdır.
5-Güney Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti’nde vatandaşlar
cinsiyeti, dili, dini, düşüncesi ve mevkisine bakılmadan aynı haklara sahiptir.
6-Güney Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti’nin resmi dili,
çok sayıda tarihi belgelerde Azerbaycanca, Azeri Türkçesi veya Azerice adı
altında tanınmış olan Azerbaycan Türkçesidir.
7-Güney Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti’nde yaşayan milli
azınlıklar, Azerbaycan Türkçesi haricinde kendi ana dilleri ile de eğitim alma
hakkına sahiptir ve bu azınlıkların sayısına bağlı olarak, milli kültürlerini
geliştirebilmeleri için bütçe ayrılacaktır.
17-Güney Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti’nde ölüm cezası
ve işkence kesinlikle yasak olacaktır.
18-Fikir özgürlüğü, tüm anlamlarıyla koruma altında
olacak ve siyasi tutukluluk sonsuza dek ortadan kaldırılacaktır.
20-Yönetim ve ilgili kurumlar, demokratik seçimler
sayesinde tespit edilecektir.
21-GABP açısından, Güney Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti
laik cumhuriyettir.
Geçici yönetim
1-GABP, İran’ın merkezi rejimini mağlup ederek, geçici
yönetim teşkil edecektir.
2-eçici yönetim tarafından milli ordu kurulacaktır.
3-Geçici yönetim en fazla 3 ay içinde “Bilgeler Meclisi”
vasıtasıyla bir anayasa hazırlamaya ve bu anayasayı onaylamak amacıyla
referanduma götürmeye mecburdur.
4-Anayasanın onaylanmasından üç ay sonra referandum
vasıtasıyla, tüm halk katmanlarının katılımı ve demokratik şartlar altında
meclis ve başkanlık seçimleri gerçekleşecektir.
5-Başkan ve meclis tarafından hükümet kurulduğunda, GABP
yönetimi teslim edecektir.
Azerbaycan dışında yaşayan Azerbaycanlılar hakkında
1- Tahran ve banliyöleri iki dilli (Farsça ve Türkçe) bir
cumhuriyet olacaktır.
2-Azerbaycan Bağımsız Cumhuriyeti, ilgili hükümetlerle
olan diplomatik ve ekonomik ilişkilerini, Azerbaycan dışında yaşayan
Azerbaycanlı Türklerin hakları temelinde (günümüz İran’ın diğer bölgeleri)
düzenleyecektir.
3-GABP, Ğaşğa Türklerinin, kendi özerk hükümetlerini
teşkil etmesini talep etmektedir.
4-GABP, Türkmenistan Cumhuriyeti’nin oluşturulmasına
taraftardır.
Üyelik şartları
1-GABP’nin tüzüğünü kabul eden kişiler, üyelik
başvurularını yazılı olarak partiye gönderebilirler.
3- Üyelik, denetleme kurulu tarafından kabul veya
reddedilebilir.
4-GABP, sadece Güney Azerbaycan’dan üye kabul etmektedir.
4a- Güney Azerbaycan dışında yaşayan güney
Azerbaycanlılar, bölgeleri ve yerleşim yerlerine bağlı olmaksızın, GABP’ne üye
olabilirler.
4b- Güney Azerbaycanlı olmayan Azerbaycanlılar, şeref
üyesi olabilirler
Düşünceler
GABP’nin tüzüğü, partinin amaçları ve yaklaşımlarını
ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, okuyanların dikkatini aşağıdaki noktalara
çekmek isteriz.
1-Parti, geçici bir olgu olan sözde “Güney Azerbaycan’ın”
bağımsızlığı için mücadele etmektedir. Nihai amaç ise, günümüz Azerbaycan
Cumhuriyeti olan, sözde “Kuzey Azerbaycan’la” birleşmektir. Sonuç olarak, amaç
İran’dan toprak koparmaktır.
2-Bu amaca erişmek için demokratik, diplomatik ve
devrimci mücadele şekilleri ele alınmaktadır. Böylece, silahlı mücadele, bu
parti için kabul edilebilir bir şekildir.
3-Tarihi gerekçelendirme olarak “Günümüzde İran olarak
anılan bölge, eski zamanlarda Türklerin yaşam ve medeniyet alanı olmuştur” tezi
ileri sürülmektedir. Eski zamanlar olarak da “Ari dilinde konuşanların bu
yüksek platoya gelmelerinden önce Sümerler, Elamlar, Kutiler, Urartular ve daha
başkaları bu bölgede yaşamış ve bu bölgenin gerçek sahipleri olmuştur.
Azerbaycan Türklerinin bir kısmının son bin yıl içinde buraya göçmüş olmasına
rağmen, Azerbaycan Türklerinin büyük ve esas kısmı, binlerce yıldır bu bölgede
yaşamış olan Sümer Türklerinin tabii mirasçısıdır”,- diye belirttikleri zaman
kastedilmektedir. Böylece, Türklerin bu bölgenin yerlileri olduğu “ortaya
çıkmaktadır”.
4-Parti, Karabağ’ı işgal etmiş olan Ermenileri telin
etmekte, Karabağ’ı, Azerbaycan’ın bir bölümü olarak görmekte ve Azerbaycan
topraklarının savunmasını kendi görevi olarak kabul etmektedir.
5-Yeryüzündeki tüm Azerbaycanlıların çıkarlarını korumak
için çalışmaktadır.
6-Birkaç kere, İran’da yaşayan “milletler” hakkında söz
geçmektedir. Milletin ne manaya geldiği konusunda bir açıklama bulunmamaktadır.
Milletin ne olduğu ve İran’da kaç milletin yaşadığı sorusu ortaya çıkmaktadır.
7-“Bu devlet sistemini yöneten ve bu siyaseti uygulayan
şahıs ve güçlerin, gayrı Farsi olması dahi, bu konuda bir şey değiştirmemektedir,
çünkü onlar benlikleriyle Fars şovenizminin köleleri ve işbirlikçileridir”,-
diye belirtilmektedir. Bu ise, İran İslam Cumhuriyeti önderi, İran’ın
Atırpatakan bölgesi doğumlu, Türkçe konuşan Ayetollah Khamaney’den, İran’ın
günümüz muhalefet liderlerinden İran’ın Atırpatakan bölgesi doğumlu, Türkçe
konuşan Mir Huseyn Musavi’ye ve Nobek Ödülü sahibi, İran’ın günümüz yönetimine
de, muhalefetine de muhalif, Türkçe konuşan Şirin Ebadi’ye kadar, İran’da
yaşayan milyonlarca insanın “Fars şovenizminin” köleleri olduğu anlamına
gelmektedir.
8-“Niyetler” bölümünün 5. maddesinde, tüm vatandaşların
eşit haklarından, 8. maddesinde ise “kendi ana dilleri ile de eğitim almaya
hakkı olan ve bu azınlıkların sayısına bağlı olarak, onların milli kültürlerini
geliştirebilmeleri için bütçe ayrılacak” olan azınlıkların haklarından
bahsedilmektedir. Kanımızca Bakü ve Sumgait katliamları ve Ramil Safarov olayı,
yukarıda belirtilenin gerçekliği konusunda bir fikir vermek için yeterlidir.
9-Parti, Ğaşğa Türklerinin özerk hükümet oluşturmasını
talep etmekte ve Türkmenistan Cumhuriyeti kurulması taraftardır. Bu ise,
Pantürkizm’in gerçekleştirilmesinin ilk adımından başka bir şey ifade
etmemektedir. Zarenavd, yukarıda belirtilen çalışmasında “Ziya Gökalp, Türk
siyaseti için iki ideal sunmaktadır. Birincisi Yakın Oğuzculuk, ikincisi ise
Uzak Turancılık. Daha doğrusu, adım-adım varılması gereken bir idealler üçlüsü
vaaz etmektedir. Bunlar 1. Türkçülük, 2. Oğuzculuk ve 3. Turancılıktır.
Üçüncüsü, son istasyon ve en büyük amaçtır”, “Oğuzun evlatları olan Türk ve Türkmenler
ise, bir tek millet olarak yaşayıp, Türk olarak anılmalıdır”,- der ve devam
eder,- “sadece kültürel değil, coğrafik şartların da getirmiş olduğu gibi, en
kolayı Türk ve Türkmenleri birleştirmek olduğundan, ikinci adımımız Oğuzculuk,
yani Türkmenlerin birleştirilmesi olmalıdır Türkiye, Azerbaycan, İran
Atırpatakanı ve Khuvarizm, yarının Oğuzistan’ını oluşturmalıdır, diye bir
mantık ileri sürmektedir Türk ideolog[12]”.
GABP’nin bu yolda ilerlediği belli olmaktadır.
Tüzükle ilgili bu kadarı yeterli kabul ederek, partinin
kaç üyeye sahip olduğu, merkez bürosunun nerede olduğu ve yöneticilerinin
kimler olduğunun hiçbir yerde belirtilmediğini eklemek isteriz.
[1] Hamid Ahmadi, İran, milliyet, ırk, kimlik, 2007,
Tahran, s.9-10
[2] http://www.bbc.co.uk/persian/iran/2012/02/120209_l23_iran_azarbayjan_change_name.shtml
[3] a.g.e.
[4] a.g.e.
[5] Droşak, EDFederasyonu resmi yayın organı, 35. (68.)
yıl, sayı 1 (1581), Ocak 2004.
[6] Zarevand, Birleşik, bağımsız Turanya, 1988, Atina,
s.8.
[7] a.g.e., s.57-58.
[8] L. Khurşudyan, Ermeni ulusal ideolojisi, 1999,
Yerevan, s.76.
[9] Devamında GABP.
[10] Bu kısmın 22 maddeden oluşmuş olduğunu, tarafımızdan
sadece birkaçının alıntılanmış olduğunu belirtmek isteriz.
[11] “Amaçlar” kısmı 21 maddeden oluşmaktadır.
[12] a.g.e., s.65-66.
Türkçeye çeviren: Diran Lokmagözyan
http://akunq.net/tr/?p=21095
1 yorum:
Irandaki Azeriler disindaki azinliklar iddia edildigi gibi eger mevcut rejimden sikinti goruyor ve bulunduklari boyunduruk eger varsa kurtulmak istiyorlarsa neden bu kez de kaypak sozlu ve hic de guven uyandirmayan Azerilerin boyundurugu altina gecmeyi kabul etsinler ki?
Resmen herkesi bos vaatlerle ayaklandirip kendilerine pay cikarmakdan baska hicbir sey sayilamayacak Azerilerin bu tutumuna bu devirde hic kimse kanmaz.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.