Ermeni olmayan katılımcıların tamamına yakını "Soykırım
yok" diyor... Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği’nin
(PODEM), Türkiye’de Ermeni meselesine nasıl bakıldığını anlamaya dair
yürüttüğü çalışmanın sonuçları
açıklandı. "1915 ve Ötesi: Türkiye’de Toplumsal Algı" başlıklı rapora
göre, Türkiye'deki Ermeniler "1900’lerin başından beri fişlenme korkusuyla
yaşıyor" ve son dönemde bu durum "bir paranoyak ruh haletine"
dönmüş durumda. Araştırmaya katılan bir kişi, "Türk ve Müslüman olmayan
insana şu ülkede çok garip bakılmaya başlandı. Ama Ermeni olarak özellikle bunu
her geçen gün hissediyorum" görüşünü dile getiriyor. Araştırmada, Ermeni ve Ermeni olmayan vatandaşlara
'soykırım' tartışması hakkında ne düşündükleri de soruldu. Türkiyeli Ermeniler
yaşananların bir 'soykırım' olduğunu savunurken, Ermeni olmayan 74 katılımcıdan
sadece iki tanesi 1915’te yaşananları 'soykırım' olarak adlandırıyor.
Ermenistan Meclis Başkan Yardımcısı, Çavuşoğlu'nun "hoşgörü" açıklamasını değerlendirdi
ECP sözcüsü Edvard Şarmazanov, Türkiye Dışişleri Bakanı
Mevlüt Çavuşoğu'nun açıklamalarını değerlendirdi... "Türkiye'de 1915 tarihine kadar binlerce
Ermeni ve Rum kilisesi vardı. Bu kiliselerin büyük bir kısmı şuanda yoktur,
üstelik bazı kiliseler ahır haline getirilmiştir, en iyi sonuç ise camiye
dönüştürülmektir. Türkiye'nin en büyük şehri olan İstanbul'un sembollerinden
biri, zamanında Osmanlı Türkler tarafından Ayasofya Camisine dönüştürülen Aziz
Sofya Katedralidir. Türkiye, yıllar boyunca kültürel soykırım gerçekleştirdi.
Azerbaycanlılar da Türkiye'den geride kalmadılar. Yeni Culfa'daki binlerce
haçkarların yok edilmesi, Azerbaycan devletinin 'höşgörülüğünün" bir
ifadesi. Onların yeni ve sahte bir tarih
yazma ihtiyacları varsa , bizim gerçekleri anlatmakta bir sakıncamız yok. Vu
tüm medeni dünya bunları biliyordur. Bu
konuda videolar da mevcuttur."
ABD’deki Ermeni Soykırımı anıtına çirkin saldırı
Scottdale kentindeki Ermeni kilisesinin avlusunda bulunan
Ermeni Soykırımı anıtına yapılan saldırıya ilişkin polis inceleme başlattı. ABD’nin
Arizona eyaletindeki Ermeni Soykırımı anıtı, kimliği henüz belirlenemeyen kişi
veya kişilerin saldırısına uğradı. Arizona’nın Scottdale kentindeki Surp Apkar Ermeni
Kilisesi’nin avlusunda bulunan ve Ermeni Soykırımı’nda hayatını kaybedenlere
ithaf edilen anıt, balyoz veya yıkıcı alet kullanan vandallar tarafından tahrip
edildi.
Bilal Sambur yazdı: Ortadoğu’da çoğulculuk can çekişiyor
Ortadoğu, üç büyük monoteist dinin beşiği olma itibarına
sahiptir. Mısır, Suriye ve Irak’taki çatışma ve krizler, bölgenin dini
plüralizmini darmadağın etmiştir. DAİŞ; Süryaniler, Yezidiler ve Ermeniler
başta olmak üzere Suriye ve Irak’ta gayrimüslimleri katliamdan geçirmektedir.
Ortadoğu, artık farklı dini kimliklerin güven içinde yaşadığı bir yuva
değildir. Ortadoğu’nun her yerinde dini plüralizm, otoriter şiddet yanlısı
örgütlerin ve devletlerinin kuşatması altındadır. Dürziler, Yezidiler,
Süryaniler gibi gayrimüslim azınlıklar bugün Ortadoğu’da yok olma tehdidi
hissetmektedir. (Aynı tehdidi Türkiye Hıristiyanları da duyuyor. HYETERT)
Eski Ermenistan Başbakanı: Nükleer silahımız var
Ermenistan’ın eski başbakanı Bagratyan, ülkesinin nükleer
silaha sahip olduğunu iddia etti. Armenia Today sitesinin haberine göre, eski
Ermenistan Başbakanı Hrant Bagratyan, bugünkü basın toplantısında, “Ermenistan
nükleer silaha sahip” dedi.
Dink cinayetine ilişkin yeni iddianame hazırlandı
Birleşen Hrant Dink davası 19 Nisan’da başlıyor. Hrant
Dink cinayeti soruşturmasında, dönemin Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç
hakkında 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.
Özkılınç’ın “Bulmak için görev aldığı” kamu görevlilerini kayırıp, tam tersine
kasıtla; tespit edilmelerine engel olduğu iddia edildi.
Bülent Pınarbaşı, "İki Erdoğan" yazısında Erdoğan'ın çelişkili açıklamalarına dikkat çekti
Gazeteci Bülent Pınarbaşı, "aliagaekspres.com.tr"
için kaleme aldığı "İki Erdoğan" yazısında , Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan'ın farklı tarihlerde dile getirdiği çelişkili sözlerini
karşılaştırıyor. Pınarbaşı'nın yazısında Erdoğan'ın özellikle şu açıklamalarına
yer verildi: "NATO'nun Libya'da ne işi var" diyordu, sonra bir
baktık, gemilerimiz/gemiciklerimiz NATO ile beraber orada..." "16
Kasım 2013'te sözde Kürdistan paçavralarının gölgesinde "Bugün
Diyarbakır'da tarihi bir gün yaşıyoruz, Kürdistan'a selam olsun" demişti,
1 Aralık 2013'te Muğla'da "biz bayrağımızdan başka hiçbir bayrağa bu
ülkede müsade etmedik, etmeyiz" dedi." "2012'de "Türkçe ile
felsefe yapılmaz demek ırkçılıktır", 2014'te "Türkçe ile felsefe
yapılamaz..."
İspanya yerel yönetimlerinden Ermeni Soykırımı kararı
Hrant Kasparyan
İspanya’da son dönemde Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıyan
yerel yönetim sayısı 10’a yükseldi. İspanya’nın Carcaixent, Alaquas ve Elda
kent meclisleri, Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıyan karar tasarılarını oy
çokluğuyla kabul etti. Karar tasarıları, kent konseylerinde yer alan siyasi
parti temsilcileri tarafından kent meclisi gündemine de getirilerek 27 ve 28
Nisan 2016 tarihlerinde kabul edildi.
Ermenistan, Karabağ müzakerelerine dönülmesi için üç talep belirtti
Ermenistan Milli Meclisi Cumhuriyetçi Grubu Başkanı
Vahram Bağdasaryan , Dağlık Karabağ ihtilafıyla ilgili değerlendirmelerde
bulundu. Karabağ meselesine ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması için
Cumhurbaşkanı Sarkisyan tarafından üç şartın (saldırıların kaynağını tespit amaçla
araştırma; somut tarafa yönelik açıklamalar; ateşkes garantileri) önerdiğini
dile getiren Meclis Başkan Yardımcısı Edward Şarmazanov'un açıklamasına değinen
Bağdasaryan, şu ifadeleri kullandı.
ABD Kongresi’nde Ermeni Soykırımı etkinliği
27 Nisan’da ABD Kongresi’nde Ermeni Soykırımının 101
yıldönümüne ithaf edilen yıllık etkinlik
düzenlendi. Etkinlikte konuşma yapan Kongrenin 20 üyesi arasında Senatör Robert Menendez, ABD Temsilciler
Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce, Kongre Ermeni Soruları ile
ilgili araştırmalar komisyonu eşbaşkanları Frank Pallone ve Robert Dold
katıldı. Etkinlikte Ermenistan’ın ABD Büyükelçisi Grigor
Hovhannisyan ve ABD’de Dağlık Karabağ’ın temsilcisi Robert Avetisyan ve
ABD’deki Ermeni teşkilatlarının yöneticileri de hazır bulundu.
Erdoğan’ın açıklamasına Ermenistan’dan sert tepki
Ermenistan Dışişleri Bakan yardımcısı Shavarsh Kocharyan
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ermenilere yönelik açıklamasını
kınadı.Kocharyan’a göre bu açıklama ile Erdoğan, Soykırımdan 100 yıl sonra da
Türkiye’nin zihniyetinde bir şey değişmediğini itiraf etti. Erdoğan’ın
Türkiye’deki Ermeniler hakkında söz edip Ermenistan’a tehdit etmeye çalıştığını
belirten Kocharyan “Erdoğan diyor ki Azerbaycan hiç kimseye benzemez. Ancak
aslında kendi ırkçılığı ve soykırımcı yaklaşımlarıyla Azerbaycan Türkiye'ye
benziyor.” dedi.
ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ
17 Ապրիլ Կիրակի օրը Առաջնորդ Գարեգին Սրբազանի ձեռամբ Ենա
քաղաքի մէջ կատարուեցաւ Հայոց Ցեղասպանութեան նահատակներու յիշատակին նուիրուած խաչքարի
մը օծումը: Քաղաքապետարանի աջակցութեամբ եւ Տիար Փոլ Կիւլօղլուի բարերարութեամբ տեղադրուած
խաչքարի օծման ներկայ էին ՀՀ Գերմանիոյ Դեսպան Տիար Աշոտ Սմբատեան, Քաղաքապետ Ալպրէխթ
Շրէօթէր, եկեղեցական, քաղաքական, ընկերային հաստատութիւններու ներկայացուցիչներ եւ
բազմահարիւր հիւրեր:
24 Nisan Bir Vicdan Hareketidir
Zeynep
Tozduman
24 Nisan
1915'in üzerinden tam 101 yıl geçti. 101 yıldır ölüleri gömülmeyenlerin
ülkesinde, belki de bu yüzden ne huzur var, ne de barış. Şimdi göklerde birer
yıldız olan, kefensiz ölülerin ahıyla sulanmış dört bir yanımız. Dile kolay! 101
yıllık yüzleşilmeyen acılarla yaşıyoruz. Daha dün gibi yaşanan acılar. Henüz
yaralar sarılmadı.101 yıldır yaralarından, kan damlıyor insanların.
Sarkis Hatspanian: Ermeniler İçin Hergün 24 Nisan !
Her geçen gün, bizim kayıplar hanesine bir kayıp daha
eklendiğinden bizler her geçen gün biraz daha ölmüyor muyuz? Bizi soykırıma
uğratanlar “on yılda on beş milyon genç, yaratırız her baştan” marşlarıyla bir
yüzyıla yakın zaman zarfında bizlerden gasbedilen zengin topraklarımızda
sürekli çoğalır da çoğalırken, biz giderek azalmıyor muyuz ?
Dilimiz
yok oluyor, kültürümüz, sanatımız, her şeyimiz, atalarımızın yaratmış olduğu ve
hep bizim olmuş, her ama her değeri yitiriyoruz. İnsan bu değerleri olmadan
nasıl var olmayı becerebilir ki? … Öyleki Talat’ların alçak ve hain planı halen
tüm yok ediciliğiyle işliyor gördüğünüz gibi ! Kanlı soykırım, beyaz soykırıma
dönüşmüş sadece ve bal gibi de yok oluyoruz işte, soyumuz bugün de kırılıyor,
bitip tükeniyor. Yani, biz Ermeniler için her gün 24 nisan, çünkü biz her gün
ölüme yürüyoruz !
Sivas’tan Uruguay’a 1915’in acılarını götürecek
Efe Sönmez
Murat Aluçlu, 1915 Ermeni Soykırımı'nın Ermeni toplumuna
yaşattığı acılarla yüzleşmek için 24 Nisan’da bisikletiyle dünya turuna çıktı. İstanbul’da
yaşayan Murat Aluçlu, 1915’teki Ermeni Soykırımı'nın “Ermeni toplumuna
yaşattığı acılarla yüzleşmek için” 24 Nisan’da bisikletiyle dünya turuna çıktı.
Aluçlu, 1915 öncesinde Ermenilerin yaşadığı, daha sonra babasının dünyaya
geldiği ve şu an harabe durumda bulunan Sivas Hafik-Koşutdere köyündeki evden
sembolik olarak taş alacak. Aluçlu, aldığı taş ya da taşlarla birlikte;
Dersim’den Ermenistan’a, Kamboçya’dan Şili’ye dek,Türkiye ve dünyanın neredeyse
tamamını bisikletiyle katedecek. Aluçlu, “Geçmişteki acılarla yüzleşmek” için
bu yolculuğa çıkıyor. 24 Nisan tarihini seçmesi ise tesadüf değil. “Babamın
evinden alacağım taş, benim için göçün, gidenlerin, öldürülenlerin, yolda
kalanların, evini bırakmak zorunda olanların acısını temsil ediyor” diyor
Aluçlu.
“74 milyonun çoğu Yahudi’nin ne olduğunu bile bilmiyor”
Pınar Kılavuz Ekerbiçer / Paris
‘Türkiye’nin Güncel Durumu Ve Azınlık Hakları
Konferansı’na konuşmacı olarak katılan HDP Milletvekili Garo Paylan ile
Türkiye’deki azınlıklardan ve gayrimüslim milletvekili olmak hakkında konuştuk.
"74 milyon insanın çoğu Yahudi’nin ne olduğunu bile bilmiyor. Onu sanki
bütün dünyayı yöneten bir güç olarak görüyor, bütün kötülüklerin altında
Yahudilerin olduğu öğretisi ile yaşıyor. ‘Uslu çocuk’ olursak hoş görülen
unsurlarız ama herhangi bir itirazımız olursa ‘hain’ olarak
yaftalanıyoruz."
Diyarbakır'da Vakıf Eserleri, Kilise ve Camiler Kamulaştırılmayacak"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını
İnceleme Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,
Diyarbakır Sur'daki ibadethanelerin kamulaştırılmasında ibadethane ve anıtsal
yapıları korumanın her zaman öncelikleri olacağını söyledi. Yeneroğlu, bu
çerçevede, vakıf eserlerine, kilise ve camilere yönelik herhangi bir
kamulaştırmanın söz konusu olmadığını belirtti.
Amerikan şirketi Ermeni Soykırımı karşıtı mesajlar için özür diledi
Gökyüzüne Ermeni Soykırımı karşıtı mesajlar yazan
Amrerikan Geico Skytypers şirketi bu yazıları için özür diledi. The Washington
Post gazetesinin bildirdiğine göre şirket uzmanları New York gökyüzüne
“Soykırım yalanının 101. yılı”, “Türkiye=gerçek”, “Tarih karar versin”,
“Gerçek=Barış” mesajlar yazdılar. Ancak şirket, Amerikan vatandaşlarından gelen
tepkiler üzerine özür açıklamasında bulundu.
Sur'da Ermeni yalnızlığında tedirginlik
Sertaç Kayar
Her savaş aynı zamanda bir kültürü, bir dili, bir sanatı,
bir rengi öldürür. Her savaşın ölenleri, ağlayanları, korkanları, tedirgin
olanları vardır. Türkiye’de yıllardan bu yana farklı dönemlerde yaşanan
çatışmalar da böylesi bir yok oluşu getiriyor. Farklılıkların yok oluşunu.
Bunlardan biri de Ermeniler. 1915 travmasının ardından sayıları giderek azalan
Ermeniler, her savaşın ilgili ya da ilgisiz hedeflerinden biri oluyor. Devletin
en alt kademesinden en üst kademesine kadar Ermeniler ile ilgili toplumda
yaratılan algı kin, nefret ve şiddete neden oluyor. Çözüm sürecinin bitip
çatışmaların başlaması ile aynı algı çatışma alanlarında da kendini gösterdi ve
Ermenilik bir hakaret ve küfür olarak kullanıldı. Devlet yetkililerinin
hakaretvari açıklamaları yankısını, yasaklı ilçelerdeki duvarlarda buldu:
“Ermeni dölleri”, “Ermeni p…çleri”…
Ermeni Kilisesi Vakfı da dava açtı
Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı, Sur’a dair alınan ‘acele
kamulaştırma’ kararının iptali için mahkemeye başvurdu. Dava dilekçesinde
kamulaştırma kararının hukuka aykırı olduğu savunuldu. Bakanlar Kurulu’nca alınan ve 25 Mart’ta Resmi Gazete’de yer
alan ‘acele kamulaştırma’ kararına göre, sokağa çıkma yasaklarının devam ettiği
Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde yer alan 6 bin 300 parsel, karar kapsamına
alınmıştı. Kamulaştırma kararının alındığı yerler arasında Ortadoğu’nun büyük
Ermeni Kilisesi olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi ile Surp Sarkis Keldani
Kilisesi, Ermeni Katolik Kilisesi, Süryani Meryem Ana Kilisesi ve Protestan
Kilisesi de bulunuyor. Süryani ve Protestan Kiliseleri’nin kamulaştırma
kararının iptali için mahkemeye yaptığı başvurunun ardından Surp Giragos Ermeni
Kilisesi Vakfı da yürütmesinin durdurulması ve kararın iptal edilmesi için
Danıştay’a dava açtı.
Bu tartışma çok iyi oldu
Meryem Gayberi
Geçmişte, Amerika
ve İngiliz laiklik anlayışı yerine Fransa'nın, kara Avrupa'sının katı laiklik
anlayışı tercih edildi. Düğme o zamandan yanlış iliklendiği için de laiklik bir
mühendislik projesi deli gömleği gibi topluma giydirilmek istendi. Anayasalar
toplumsal sözleşmelerdir. Herkesin söz hakkı vardır, olmalıdır. Müslüman'ın,
Hıristiyan'ın, Musevi'nin, Alevi'nin, Sünni'nin, her türden etnik kökenden
insanların yani özetle "Milletin" üzerinde anlaşacağı ortak bir metin
üzerinde uzlaşacağız inşallah…
Dışişleri: Ermeni Soykırımından yüz yıl sonra da Türkiye yönetiminin zihniyeti değişmedi
Dışişleri bakan yard. Şavarş Koçaryan, Ermeni Soykırımından
yüz yıl sonra da Türkiye yönetimi zihniyetinin değişmediğinin itirafıdır.
Türkiye cumhurbaşkanı, Türkiye’de yaşayan Ermenilerin ülke yönetimine olan
bağımlılığını ve bu yıl 24 Nisan’da gönderdiği inkarcı mesajı Ermenistan’la
bağlantılandırarark tehditte bulunmaya çalışıyor. Bu mesaja göre Azerbaycan ne
komşu devletlere ne de Ukrayna’ya benzemekte. Geriye Azerbaycan’ın yabancı
düşmanlığıyla destabilizasyon ve kan dökme dalgası yayma hezeyanı ve soykırımcı
yaklaşımlarıyla Türkiye’yle aynı ve tek devlet olduğunu eklemek kalmaktadır.
ՄԵԾԱՆՈՒՆ ԲԱՆԱՍՏԵՂԾ ՅՈՎԱՆՆԷՍ ՇԻՐԱԶԻ (Օննիկ Կարապետեան) ԾՆՆԴԵԱՆ 101-րդ ՏԱՐԵԴԱՐՁԻ ԱՌԹԻՒ (1915- 1984).
101տարի առաջ
27 Ապրիլ 1915 թուականին Մեծ Եղեռնի արհաւիրքին Հայաստանի Կիւմրի քաղաքի մէջ ծնաւ Օննիկ
Կարապետեան անունով մանուկ մը:Երբ, Օննիկ հազիւ 3 տարեկան էր,1918 թուականին Թուրքական
արշաւանքին հայրը զոհուեցաւ եւ հօր կողմէ որբեցաւ:
Ապա վերջ պատերազմի խուճապային մթնորլորտին մայրը կորսունցուց ու մնած անօթեւան,երկար
ժամանակ ապրեցաւ անպատսպար ու թափառեցաւ փողոցներու մէջ:
Sizin laiklik anlayışınız hikâyedir hikâye, siz ‘dindar Kemalist’ oldunuz
Hasan Cemal / hsncml / hsncml@t24.com.tr
Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nde demokratik ya da gerçek
laiklik hiç olmadı. Çünkü devlet dine karışıyordu. Dini kontrol ediyordu. Belli
bir inancı empoze ediyordu. Allah’a ulaşmanın farklı yolları olan tarikatlar,
tekke ve zaviyeler yasaklanmış, yer altına itilmişti. Devletin dine dönük bu
kontrolü bir yandan kanuni yasaklarla, öte yandan bir devlet kurumu olan
Diyanet İşleri Başkanlığı ile yürütülüyordu. Bu çerçevede Sünnilik dikte
ediliyor, Alevilik dışlanıyordu. Sünniliği esas alan mecburi din dersleri
anayasada yer alıyordu. Başörtüsüne, örtünmeye dönük yasakçı anlayış en hoyrat
biçimde uygulanıyordu.Bütün bunlar alt alta sıralandığında tek bir sonuç
çıkıyordu: Bu ülkede laiklik hikâyedir!
1894-1923 Tarihleri Arası Batı Ermenistan Ermenilerine Yapılan Soykırım
Yüzyıllarca Osmanlı despotizmi Batı Ermenistanı işgal ederek
sömürgeleştirmiş, bir çok katliam
yaparak, zorla İslamlaştırmış, asimile etmiş, göçe zorlamış ve ağır vergiler
uygulamıştır. Müslüman-feodal derebeyliklerinde uyguladıkları baskı, zulüm ve
zorla İslamlaştırma gibi çok ağır şartlar altında yaşayan Hristiyan Ermeniler, kendilerine
yakın buldukları Aleviliğe geçiş yapmak durumunda kaldılar.
ԱՉՔ - EYE, An Extraordinary Book of Armenian Poetry
Oshin Elagoz, Istanbul
Istanbul-based Armenian journalist and writer Vercihan
Ziflioglu has a new book out titled "Աչք" ("Eye" in
Armenian). Her immediately previous book was about Islamized Armenians of
Anatolia. Ziflioglu's new book is a collection of poems in Armenian. It's a
one-of-a-kind anthology mainly because it's poetry as Cubism. The book reminded
me of Picasso’s paintings.
Amerikan Büyükelçisi Morgenthau’nun anılarında Ermeni soykırımı…
Bilindiği gibi, Henry Morgethau dönemin ABD başkanı Wilson tarafından Osmanlı imparatorluğuna büyükelçi olarak atanmış ve Kasım 1913′ten Şubat 1916′ya kadar, imparatorluğun en çalkantılı döneminde İstanbul’da görev yapmıştır…O tarihlerde ABD Dışişleri bakanı lansing’e hitaben “kişiye özel ve gizli” damgasıyla gönderdiği bir raporda şöyle yazar ittihatçılar hakkında: “Daha önceki Ermeni katliamlarının bir nedeni de maalesef büyük devletlerin failleri cezalandırmamasıdır; bu adamlar daha önce görmezden gelinmiş bir suçun muhtemelen yine göz ardı edileceğine inanıyorlar… Bu ve benzeri tecrübeler, şimdi, büyük devletlerden dördünün kendileriyle savaştığı ve ülkelerine girmeyi becerememiş olduğu ve diğer ikisinin de kendi müttefikleri olduğu bir ortamda, Ermenilerin soyunu kazıma planlarını hayata geçirme ve böylece Avrupa’nın Türklerin iç işlerine müdahalesi saydıkları ermeni reformu meselesini kökünden çözme fırsatı yarattığını düşünmelerine yol açıyordu.”
Özdemir: Meclis Ermeni Soykırımı’nı tanıyacak
Yeşiller Eşbaşkanı Özdemir, Almanya'da meclisin 2
Haziran'da "Ermeni Soykırımı’nı" tanıyacağına inandığını söyledi. Öte
yandan Dışişleri Bakanı Steinmeier, Türkiye'nin tepkisini çeken konser projesi
Aghet'e destek verdi. Deutsche Welle televizyonunun Conflict Zone programına
katılan Cem Özdemir, 1915 yılında Osmanlı Devleti'nde yüz binlerce Ermeninin
öldürülmesinin soykırım olarak tanınması için bir girişimde bulunduklarını
söyledi. Hırıstiyan Demokratlarla parlamentoya ortak bir önerge sunmak üzere
uzlaştıklarını belirten Özdemir, “2 Haziran tarihinde, 101 yıl boyunca Ermeni
Soykırımı’nı yok saydıktan sonra Federal Alman Meclisi bunun bir soykırım
olduğu, Osmanlı Devleti'nin müttefiği olduğumuz için Almanya'nın da burada bir
sorumluluk taşıdığı yönünde bir karar verecek” diye konuştu.
Բեռլինի սրտում կանգնեցվել է խաչքար` ի հիշատակ Հայոց ցեղասպանության զոհերի
ԵՐԵՎԱՆ, 25 ԱՊՐԻԼԻ, ԱՐՄԵՆՊՐԵՍ: Բեռլինի Սուրբ Հեդվիգի տաճարի հարևանությամբ
ապրիլի 23-ին Գերմանահայոց թեմի առաջնորդ Գարեգին արքեպիսկոպոս Բեկչյանի ձեռամբ օծվեց
Հայոց ցեղասպանության անմեղ զոհերի հիշատակը հավերժացնող խաչքար: Այդպիսով իրականացավ
գերմանահայերի վաղեմի ցանկությունը՝ Բեռլինում ևս կանգնեցնելու հիշատակի կոթող:
Yine Bir 24 Nisan Ertesi
Verda Özer / vozer@hurriyet.com.tr
Türkiye aslında unutmadı. Unuttuğunu sandı. Ve
bilinçaltına gömmeye çalıştığı o travma, bulduğu her fırsatta karşısına
dikildi. Şimdi ise hatırlamayı seçiyor. Ve Ermenilerle ortak travmasını, yine
onlarla birlikte hatırlıyor. Zaten bu yüzden bugün Cumhurbaşkanı olan Erdoğan,
iki gün önce yine Osmanlı Ermenileri için taziyede bulundu, yine “ortak acımız”
dedi. Ancak bu hatırlama her ne kadar kıymetli olsa da, artık yeterli değil.
Şimdi 2014’te başlayan bu “yüzleşme” sürecini ileriye taşımak gerekiyor. Türkiye
nasıl Ermenilerin acılarını paylaştıysa, onlardan özür dilemesi de içine
girdiğimiz bu yeni dönemin gereği. Diyaspora dahil ülke dışına sürülen tüm
Ermenilerin torunlarına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı önerilmesi de keza
aynı şekilde. İki ülkenin sınırlarının açılması ise artık elzem.
KAİAD Sözde Ermeni Soykırımına Karşı Abd'de Lobi Yaptı
Karadeniz İşadamları Derneği KAİAD Başkanı Murat Camadan
ve beraberindeki heyet, sözde ermeni soykırım tasarısına karşı lobi
faaliyetlerinde bulunmak üzere ABD'de temaslarda bulundu. KAİAD Başkanı
Camadan, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgaline dur denmesi gerektiğini
belirterek, AGİT Minsk Grubu ve uluslararası toplumu göreve çağırdı. Camadan
ayrıca Azerbaycan sorununun çözülmeden Türk-Ermeni ilişkilerinde iyileşmenin
sürdürülebilir olmayacağını da ifade etti. (Şaşılmaz para çok nasıl olsa. HYETERT)
CHP’li Doğan: Laiklik Yoksa Eşitlik de Olmaz
Ankara - TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın
laiklik ilkesinin yeni Anayasa’da yer almaması gerektiğine ilişkin açıklamaları
ve yeni Anayasa’da İslam vurgusunun yer alacağına dair haberlere CHP İstanbul
Milletvekili Selina Doğan sert tepki göstererek “Laikliğin olmadığı yerde eşit yurttaşlık
da olmaz” dedi.
Freedom House 2016 Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı
Dünyada basın özgürlüğünün korunması için önde gelen kuruluşlardan birisi olan Washington merkezli Freedom House 2016 Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı.Özgürlük Evi'nin raporunda, Türkiye 66 puanla, 199 ülke
içinden başını özgür olmayan ülkeler arasında yer aldı. Merkezi Washington'da
bulunan sivil toplum kuruluşu Freedom House'un (Özgürlük Evi) 2013 Dünya Basın
Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye daha da geriledi.Ara Guler’s documentary Film ‘The Eye of Istanbul’
Ara Guler’s documentary Film
‘The Eye of Istanbul’
will Present screening at OIA Center
(Full Film)
Event details DATE : Friday, April 29, 2016
TIME: 8:00 pm
PLACE : OIA Center
Van'da Ermenilerin öz savunmasını anlatan orjinal fotoğraf bulundu
Bugün Ermeni Soykırımı Müze Enstitüsü Van'da Ermenilerin
öz savunması sırasında yapılan çok değerli bir fotoğrafın originali teslim aldı.Fotoğrafta 1915 yılının Nisan-Mayıs aylarında Van öz
savunmasında savaşan Ermeni kahramanları ve Türk ordusundan 101 yıl önce ele
geçirdikleri topları görüntüleniyor.
Siirt'teki Deyr Mor Yakup Manastırı yok olmak üzere
Süryani ve Ermeniler için önemli bir ibadethane olan
Siirt'teki Deyr Mor Yakup Manastırı, 1915 tarihinde başlayan yıkım ve
sahipsizlik nedeniyle artık yok olmak üzere. Siirt’ten 10 kilometre
uzaklığındaki manastırdan sadece iki duvar kaldı. Botan Bölgesi'ndeki kilise
mensuplarının eğitim gördüğü Mor Yakup Manastırı'nda Hz. İsa'nın konakladığına
dair rivayetler mevcuttur.
24 Nisan için yazılmış bir yazı. Geç oldu ama olsun.
Sevan Nişanyan
1.- Etnik temizlik düşüncesinin ve bunu savunan bir
zümrenin 1880 veya 90’lardan itibaren devlet teşkilatı içinde etkin olduğu
anlaşılıyor. 1895 katliamları şüphesiz Abdülhamit’in kişisel kaprisine
indirgenemez. 1909 Adana katliamının da merkezden örgütlenip kışkırtıldığı,
vali ve emniyet teşkilatı aracılığıyla kontrol edildiği açıktır. İttihat-Terakki’nin “Genç Türk” kadrolarında etnik
temizlik fikri 1909’dan itibaren taraftar bulur; 1913’e doğru egemen olur.
1914’te savaşa girme kararında, fırsattan istifade bu büyük “ulusal projeyi”
hayata geçirme düşüncesi rol oynamış görünüyor.
HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ: Soykırımın 101. yılında Ermeni halkından özür diliyoruz
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Soykırımın 101. Yılında Ermeni halkından özür diliyoruz. Elizabeth teyzeden özür diliyoruz, Kirkor amcadan özür diliyoruz. Dostumuz, yoldaşımız Garo’dan, kızkardeşimiz Roza’dan özür diliyoruz” dedi...Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan Yüksekdağ’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle: “101 yıl önce yurdundan sürülen, katledilen Ermeni, Süryani, Keldani halklarımızı anarak sözlerime başlıyorum. Soykırıma yol açan zihniyet ne yazık ki yüzleşmekten sakınıyor. Oysa yüzleşmek hiçbir devleti küçültmez, aksine acıyı küçültür. Bu topraklar, akan kanı siz isteseniz de, istemesiniz de bir gün kusar. Tarihimiz katliamlar tarihi. Katliamlarla yüzleşmek güncel olduğu kadar tarihsel bir sorumluluktur da.
Yerevan’da patlayan otobüste patlayıcı madde izi çıktı
Ermenistan’ın Soruşturma komitesi, 25 Nisan, saat 21:50
civarında Yerevan’da bir halk otobüsünde meydana gelen patlama ile ilgili yeni
ayrıntılar aktardı.Soruşturma komitesinin basın sözcüsü Sona Truzyan, olay
yerinde yürütülen aramaları sonucu bir cep telefon kartı bulunduğunu bildirdi.
Ermenistan Güvenlik Servisi’nin operatif soruşturma ekipleri ile birlikte
kartın sahibinin kimliğini tespit ettiklerini dile getiren Truzyan, kartın
sahibi Ermenistan uyruklu olduğunu duyurdu.
Almanya'da Ermeni konseri krizi
Almanya'da Ermeni olaylarını soykırım olarak gösteren konser
iptal edilince Türk asıllı Alman vekil Cem Özdemir Türkiye'yi hedef aldı. Dresden
Senfoni Orkestrası, 1915 olaylarının yıl dönümünde 'Aghet' (Ağıt) adlı bir
konser projesi hazırladı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu da, 1915 olaylarını
'Ermeni Soykırımı' olarak gösteren projeye 200 bin Euro destek verdi, konserle
ilgili bilgileri internet sayfasından duyurdu.
Ermeni Soykırımı’nda yaşamını yitirenler Ankara’da anıldı
"1915’te başlayan soykırım ve sonrasında, hatta
Cumhuriyet dönemindeki politikalar sonucunda bu yerleşim yerlerinden geriye
hiçbiri kalmadı." “Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, İstanbul
Ermeni Patrikhanesi’nin verilerine göre Osmanlı İmparatorluğu’nda yaklaşık 2
milyon Ermeni yaşıyordu. Kent, kasaba, mahalle, köy olarak batıdan doğuya,
kuzeyden güneye, Küçük Asya’nın her yerinde tam 2.925 Ermeni yerleşimi
bulunuyordu. Buralarda yaşayan Ermeni cemaatlerinin 1.996 okulu, 173.000 erkek
ve kız öğrencisi, 2.538 kilise ve manastırı vardı. 1915’te başlayan soykırım ve
sonrasında, hatta Cumhuriyet dönemindeki politikalar sonucunda bu yerleşim
yerlerinden geriye hiçbiri kalmadı.
AİHM: Cemevlerine yasal statü verilmeli
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'nin cemevlerine
yasal statü tanınması gerektiğine hükmetti. Mahkeme kararına göre devlet,
cemevlerine mali destek sağlamak zorunda. AİHM Büyük Daire'nin verdiği kararda,
Alevi inancını benimseyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ibadet yerleri
(cemevleri) ve bu yerlerin mali desteklerinin devlet tarafından sağlanması konusunda
yapılan başvuruyu haklı buldu.
Ermeni Gibi Konuştu
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sözde Ermeni
soykırımıyla ilgili şok ifadeler kullandı. 24 Nisan'ın sözde Ermeni soykırımın
başladığı gün olduğunu öne süren Demirtaş," Bugün 101 yıl önce Ermeni
kıyımının, soykırımının başladığı gündür" dedi… HDP İzmir İl Örgütü'nün
olağanüstü. kongresinde konuşan Demirtaş, 1915 olayları için
"soykırım" ifadesini yine kullandı. Geçen yıl katıldığı televizyon
programında sunucunun "Siz bunu soykırım olarak değerlendiriyor
musunuz?" sorusuna "Hiç tereddüt etmeden" diye yanıtlayan ve
bundan kısa süre sonra katıldığı bir başka televizyon programında
"soykırım" ifadesini kullanmadığını söylerek geri adım atan Demirtaş,
İzmir'de bu kez şok ifadelere yer verdi, 24 Nisan'ın sözde Ermeni soykırımın
başladığı gün olduğunu ileri sürdü.
CHP'li Ermeni vekilden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ermenicilerin sözde
"soykırım"ın yıldönümünde gerçekleştirdikleri 24 Nisan ayinine mesaj
gönderip, 1915'i anması CHP ile AK Partili Ermeni vekilleri sevindirdi; HDP'li
vekil ise "az" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ermeni
cemaatinin sözde "soykırım"ı anma adına dün İstanbul'da
gerçekleştirdiği 24 Nisan Ayini'ne mesaj gönderip, 1915'te hayatını kaybeden
Ermenileri anıp, onlar izin taziyelerini bildirmesinin yankıları sürüyor.
Türk Kızılayı’nın Kurucularından Marko Paşa İsim Gününde Anıldı
Türk Kızılayı’nın kurucularından Marko Paşa, isim gününde
Kuzguncuk’ta bulunan Rum Ortodoks Kabristanındaki mezarı başında anıldı.Türk
Kızılayının kurucularından Marko Paşa, Kuzguncuk’ta bulunan Rum Ortodoks
Kabristanındaki mezarı başında dualarla anıldı. Anma törenine Fener Rum Patriği
Bartholomeos, Zoğrafyon Rum Lisesi Müdürü Yani Demircioğlu, Türk Kızılayı
Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Can, çok sayıda Türk Kızılayı görevlisi, Rum okulu
öğrencileri katıldı.
HDP’nin savunduğu 1920 Meclisi’nde neden gayrimüslim milletvekilleri yok?
Çetin Çeko / cetin.ceko@gmail.com
HDP milletvekili Garo Paylan, Meclisin çoğulculuğu
açısından neden 1908 ve 1920 meclislerini değil de sadece 1908 meclisini örnek
vermektedir? Çünkü HDP’nin savunduğu 1920 Meclisi’nde Anadolu’nun Gayrimüslim
kadim halkları Rumlar, Ermeniler ve Süryaniler “iç düşman” kabul edildikleri
için, Birinci Meclis’te temsil edilmemişlerdir. Paylan, 1908-1914 Meclis-i
Mebusan’ında İttihat ve Terakki’nin jenosidiyle katledilen Ermeni
milletvekillerinin akıbetlerini sorarken, HDP’nin çoğulcu ve demokratik dediği
1920 Meclisi’nde neden Ermeni milletvekillerinin olmadığı, sadece Müslümanların
olduğu sorusunu da sorması gerekirdi. Birinci Meclis’e çağrılan Kürtler
yalnızca Mustafa Kemal yönetimine destek verenlerdir. Meclisin nasıl
‘demokratik’ bir meclis olduğunu anlamamız açısından, bu vekillerin de seçimle
değil, atamayla meclise seçildiğini belirtmek gerekir. Hatta bu vekillerin bir
kısmı, Kürdistan’da ikamet bile etmeyen şahıslardır.
Memorial Garden Opened in France for Assyrian Genocide Victims
Sarcelles, France (AINA) -- A memorial garden for the
Assyrian victims of the Turkish genocide of Assyrians, Greeks and Armenians was
opened on April 23. The event was organized by the Assyro-Chaldeens Association
of France, in cooperation with city officials. The Turkish genocide of
Christians occurred between 1915 and 1918 and claimed the lives of 750,000
Assyrians (75%), 500,000 Greeks and 1.5 million Armenians. Turkey denies the
genocide occurred.
Akın Birdal: CHP’nin dokunulmazlık tavrı tehlikeli boyutları olan bir hendektir
Bilgehan Uçak / Haberdar (Özel)- İnsan hakları savunucusu
ve eski BDP Milletvekili Akın Birdal,
dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili CHP ve Kılıçdaroğlu’na çağrıda
bulundu. Birdal, “Barıştan yana olmanın testi burası” dedi. CHP’nin
dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili tavrını “Hani doğuda hendekler ve
tuzaklardan bahsediyorlar ya, CHP’nin bu tavrı çok daha tehlikeli boyutları
olan bir hendektir” sözleriyle eleştiren Birdal, "CHP’nin “Kürt Sorunu’nun
barışçı çözümü” için meclise sahip çıkması lazım" dedi.
24 NİSAN 1915 SÜRECİ VE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ
Yervant
Özuzun
(Doğudaki
isyan eden "Ermeniler sevk edilmiş", miş. Doğunun dışındakileri
bilmezler mi? Bilirler ama doğruyu dilleri söylemeye, elleri yazmaya varmıyor). “Osmanlı Arşiv Belgeleri'nde, "Nazır
Tal'at" imzalı şifreli telgraflarla, ulus devlet yaratma projesi, 24 Nisan
1915'de başlar. Paşalar Ermenilerle ilgili hükmü
vermiş, kalem kırılmıştır. 24 NİSAN Cumartesi gecesinden itibaren, içlerinde, on altı ayan üyesi ve
milletvekilinin de bulunduğu Ermeni aydınları, yöneticiler, toplum elitleri
tutuklanmaya başlanır. Sürgüne gönderilerek toplum başsız kalmalıdır. Tutuklamalar İstanbul'dan başlar ve
tüm Osmanlıda devam eder. O gece İstanbul'da insan avı başlar.
Önce 180 kişi tutuklanmış. O gece bu sayı 235 olmuş. Sonrasında 2345 kişiye
ulaşmış.
Antep’in gasp edilmiş Ermeni konakları
Yazar: Osman Oğuz
101 yıl önce bugünlerde, öyle ya da böyle, bu coğrafyadan
sökülüp atılmak istendiler ama artlarında silinmez izleri kaldı; o izler,
hatıralarını bugüne değin taşıdı. Birçok kentte zanaat erbabı ve tüccarlık
yapan, konaklar, tesisler ve yollar inşa eden, kentleşmenin bugünlere taşınan
ana hatlarına biçim veren Ermenilerden arta kalanlarla sohbet etmek, onlardan
hem bir zamanların dostane ilişkilerinin hem de büyük acının hikâyesini
dinlemek, hâlâ mümkün. Yeter ki etrafınıza şöyle bir göz atın. Mutlaka size
yakın bir ize rast geleceksiniz.Tarih kanamasın, artık yeter!
Tarihte kepaze sayfalar hiç eksik değildir. Her ülkenin
tarihinde bu sayfalara rastlanır. Kiminde az, kiminde çoktur. Önemli olan, vicdanları
kanatan bu kara sayfalarla demin belirttiğim gibi ‘yüzleşmek’tir… Osmanlı Ermenilerinin yaşadıkları büyük 1915
acılarından dolayı devletin özür borcu vardır diyenler bugün hâlâ hain ilan
edilebiliyor. Bütün bu acılar konusunda sessiz kalarak, bütün bu acıları
unutarak, görmezden gelerek bu topraklara huzur gelmez. Gerçek barış kapıyı
çalmaz. Geçmiş geçmiş olmaz. Tarih kanamaya devam eder. Tarih bizi bölmeye
devam eder. Tarih bizi birbirimize düşürmeye devam eder. Çareye gelince... Hep
birlikte demokrasi ve hukukun üstünlüğü rejimini benimsemektir. Farkındayım, bu
noktadan çok uzaklaştığımız bir dönemden geçiliyor. Demek ki, daha yeterince
acı çekmedik. Tarih, kanamaya devam ediyor. Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de... Tarih,
kanamaya devam ediyor... Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin vicdanlarında... İyi
pazarlar!
Türkiye’nin Los Angeles başkonsolosluğu önünde 60 bin kişilik protesto
On binlerce kişi 24 Nisan’da, Türkiye’nin Los Angeles baş
konsolosluğu önünde toplanıp Ermeni Soykırım kurbanlarını andı. Los Angeles Polisinden verildiği bilgilere göre etkinliğe
60 bin prostestocu katıldı.
“Aurora” İnsanlık Ödülünün ilk sahibi 30 bin çocuğun hayatını kurtaran Marguerite Barankitse oldu
Ermeni Soykırımı’nın anma günü 24 Nisan'da Ermenistan’ın
başkenti Yerevan’da düzenlenen “Aurora” İnsanlık Ödülünün (Aurora Prize for Awakening Humanity) sahibi
Burundi’den Marguerite Barankitse oldu. Aurora Ödülü olağanüstü zor koşullar
altında insanlık için mücadele edenlere veriliyor. Barankitse ödülünü Aurora Ödül Komitesi Başkanı, oyuncu George
Clooney’den aldı. Ödülü aldıktan sonra konuşmada bulunan Barankitse şöyle
konuştu: “Değerlerimiz insani değerlerdir. Şefkat, onur ve sevgin olduğunda seni
hiç birşey korkutamaz, hiçbir şey durduramaz. Hiçbir ordu, hiçbir nefret,
hiçbir infaz seni durduramaz” dedi.
‘Türkiye Büyükelçiliği, soykırım filmini yayından çıkarmamızı istedi’
İsveç'te yayın yapan TV4 televizyonu yaptığı açıklamada,
Türkiye Büyükelçiliği'nin ‘soykırım filmini yayından çıkarmamızı istedi’ dedi. İsveç'te
yayın yapan TV4 televizyonu, Türkiye Büyükelçiliği'nin Osmanlı döneminde Ermeni,
Süryani ve diğer etnik azınlıklara yönelik soykırımın anlatıldığı belgeselin
yayından çıkarılması için talepte bulunduğunu söyledi.
Կոչ Եվրոպայի Հայերի Համագումարի գրասենյակ /Appeal to the UN, EU and to the Organizations of the International Community
ՄԱԿ-ի եւ Եվրոմիության համապատասխան մարմիններին, մարդու իրավունքների
եւ միջազգային բոլոր կառույցներին, միջազգային
հանրությանը Օսմանյան կայսրության ժառանգորդ հանդիսացող Թուրքիան, Ցեղասպանության գլխավոր
պատասխանատուն է եւ միջազգայնորեն պիտի ենթարկվի պատասխանատվության:
Rusya, Karabağ’a ordu getirme hevesinde
Sevil Nuriyeva
Son aylarda sık sık Rusya’nın, Karabağ’a “barış gücü” adı
altında ordu getirme isteğinden bahsediyordum. Bu tedirginliğe neden olan bir
kaç veri mevcut idi. Karabağ’daki son olayların akabinde, bu tezin giderek
fazlasıyla seslendirilmesi tedirginliğimizi daha da artırdı. Ermenistan
Parlamentosu’nda; bir kaç gündür tahmin ettiğimiz gibi Karabağ’a Rusya’dan
barış gücü getirilmesi teklifleri görüşülmektedir. Ermenistan Cumhurbaşkanı
Sarkisyan başarısızlığına rağmen, Azerbaycan’ın işgal edilmiş Karabağ
bölgesinin, Ermenistan’la birleştirilmesi hayallerini dillendirmekte.(Buradaki Ermeni karşıtları yetmedi bu da ithal. HYETERT)
'Rai 'Ermeni Soykırımı' belgeselini Türkiye'nin baskısıyla sansürledi'
Övgü Pınar
İtalya'da devlet kanalı Rai’nin geçen hafta sonu
yayınlamayı planladığı “Ermeni Soykırımı” belgeselini yayın akışından çıkarması
ülkedeki Ermeni toplumunun tepkisini çekti. Roma’daki Ermeni cemaati ve
Ermenistan’ın İtalya temsilciliğinin protestolarının ardından Rai, belgeseli bu
akşam yayınlayacağını açıkladı.Roma Ermeni Cemaati Konseyi tarafından yapılan açıklamaya
göre, Rai Storia (tarih) kanalında 16 Nisan’da yayınlanacağı duyurulan ABD
yapımı “Ermeni Soykırımı” belgeseli, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yayın
akışından çıkardı.
The United States Must Officially Recognize the Armenian Genocide
H. A. Goodman
The United States recently declared ISIS guilty of
genocide against the Yazidis and other ethnic groups within its conquered
territory. No doubt, the rape and enslavement of Yazidi women, in addition to the
slaughter of Yazidi men and the horrors inflicted upon other minority groups,
constitute genocide. To ignore the ISIS rampage in Syria and Iraq as anything
but genocide, would be to erase the untold suffering and death of its victims.
Uluslararası hukuk uzmanı: Bugünkü Türkiye Osmanlı İmparatorluğu’nun halefidir
Stokholm Üniversitesinin uluslararası hukuk uzmanı, profesör
Ove Bring Ermenistan başkenti Yerevan’da
düzenlenen 2. Uluslararası “Soykırım
suçlarına karşı” forumunda konuşmada bulundu… Türkiye’nin 1915 yılı için
sorumlu olduğunu savunan Bring, ekonomi sorumluluğun da var olduğunu dile
getirdi. Bring’e göre o dönemdeki Türkiye’de mülkiyetini kaybedenler ekonomi
davalar açabilir, hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) gidebilirler.
ABD Kongre üyesi: Tüm ülkeler Ermeni Soykırımından ders almalılar
ABD Demokrat Partili Kongre üyesi Whip Steny H. Hoyer
(MD), «Bir asır sonra bile bu trajedi aralarında ülkemizde de yaşayan ve ABD’yi
musibet ve hoşgörüsüzlükten bağımsız kılma işinde katkı gösterenler de olmak
üzere milyonlarca Ermeni’nin gözlerini yaşla doldurmaktadır. Tüm insanlar ve
tüm halklar bağnazlık ve yabancı düşmanlığını, bunun tehlikeli sonuçlarının
bilinciyle yeryüzünden kökten temizlemek için
Ermeni Soykırımından ders almalılar…” dedi.












































