Etiketler

etkinlik   haber   kaynak   makale   okurlarımızdan   ters köşe
ters köşe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ters köşe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ERMENİ HASTALIĞININ ÖĞRETTİĞİ...

Yervant Özuzun
Tanıdığım biri var. Milliyetçi takılan biri. Bir süre önce gördüm, canı sıkkındı. Oğlunun hasta olduğunu, kaç doktora gittilerse bir türlü iyileşemediğini söyledi. Neyi var diye sorduğunda...
Nöbet şeklinde gelen şiddetli karın ve göğüs ağrılarının olduğunu söyledi... Erzurum'un köylerindendi, orası eski bir Ermeni yerleşim yeriydi. (İsmi Garin'di.) Oğlunun hastalığıyla bağlantısı olabilirdi. "Sizin köyünüz eski bir Ermeni köyümüydü" diye sordum. Niye sordun dercesine biraz durakladı "evet öyleymiş" dedi.Aile kökenlerinde Ermenilik olabileceğini, bu anlattığı hastalığın "Ermeni Hastalığı" ("Ailevi Akdeniz Ateşi"-FMF-) denen Ermenilere özgü genetik hastalığa çok benzediğini söyledim.

YOK OLANLAR...?

Fotoğraf: 1915 öncesinin Marzuvan'ında (Merzifon'da) bir okul, Anadolu Koleji. Öğretmen Arşaluys ve temiz, güzel giyimli Ermeni, öğrencileriyle derste... Öğrenciler değişik yaş grubundaki sağır ve dilsiz (ahraz) çocuklar. Öğretmen ve çocuklarda ders aracı olarak birer ayna var. Hepsi ellerindeki aynaya bakıyor. Dudak okuma yöntemiyle,'dillerinde konuşulanı' anlamayı öğreniyorlar.
Öndeki bızdık öğretmeninin dudak hareketlerine dikkat kesilmiş. Arkadakiler de aynadan kendi dudak hareketlerini tekrarlıyorlar... Bu eğitim onlar için çok önemli... Bu çocuklar kızı, erkeği  daha sonra okul-usta-çırak ilişkisiyle meslek öğrenirlermiş. Yani geleceğin varbetleri (ustaları)...(Acaba olabildiler mi???)

TARİHTE BUGÜN : 12 KASIM 1942

Yervant Özuzun
Varlık Vergisi yasası yürürlüğe girdi: 
(Ve 1998 yılındaki DGM'lik yazım). Varlık Vergisi: Azınlık karşıtı politikaların, 1942 tarihli versiyonuydu. Almanya'dan esen, ırkçı ve faşizan rüzgarların etkisindeki, Saraçoğlu Hükümeti döneminde yasallaştı. 11.Kasım.1942'de Mecliste 350 milletvekilinin oy birliğiyle kabul edildi. (76 vekil oylamaya katılmamıştı.) 12 Kasımda (4305 Sayılı Yasa) ile yürürlüğe girdi. Genel bir vergi gibi yasallaşmış, uygulama hemen başlamıştı. Hedef kitle; Rumlar, Ermeniler, Yahudilerdi.

Nihayet Patrik Seçimi

Murat Bebiroğlu
Değerli okurlar, Ruhaniler genel meclisinin 26 Ekim 2016 tarihli bildirisi[1] önemli yenilikler getirmektedir. Kısaca özetlersek, Bildiride daha önce alınan kararların aksine patriklik makamının geleneksel gaybubet kuralları gereğince boş olduğu ve yeni patrik seçimi yapılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca patrik emekli ilan ediliyor. Hemen şunu belirteyim benim açımdan önemli olan, cemaatin seçilmiş bir patrik tarafından yönetilmesi ve hasta Patriğimizin ölümü halinde patrik olarak gömülmesiydi. Anlaşılan emekli patrik denerek, Mesrob II’nin ölümü halinde patrik olarak gömüleceği belirtiliyor.

6/7 Eylül Anılarım

Murat Bebiroğlu
Sevgili Okurlar, değerli bir dostun isteği üzerine anılarımı Hyetert'e yazmaya karar verdim. Aradan çok zaman geçti, anılarım altmış bir yıl öncesi ile ilgili. Bu nedenle anlatacaklarımda eksik ve yanlışlar bulunabilir. 1955 yılı 6/7 Eylül olaylarını Karagözyan’da yaşayan kardeşim Tekin Demirciyan ile de konuştum ama o da 1956 Eylülü ile ilgili fazla bir şey hatırlamadı. 

Hyetert okurlarına,

Değerli Hyetert okurları, uzun zamandan beri size yazamadık. Bu gün hem dertleşmek, hem de yeni okurlara ve sizlere Hyetert konusunda bilgi vermek istiyoruz. Değerli Dostlar, ülkenin darbe girişimi ve olağanüstü hal ilanı sonrası politik ve ekonomik durumu konusunda yazmak için çok erken. İki üç ay içinde durumun normale döneceğini tahmin ediyoruz. Her şeyin hayırlısı olsun. Yeni okurları da bilgilendirmek adına Hyetert’den söz edelim. Hyetert kardeş kuruluşu Hyelist yahoo group gibi Türkiye Ermenileri patriği Mesrob II’nin teşvik ve desteği ile kurulmuş ve daima Patriklik tarafından desteklenmiştir. Hyetert de özellikle Müslüman ülkelerde, Müslüman olmayan azınlıkların en önemli bazen de tek varlık nedeni olan dinin, kilisenin ve patrikliğin bilincinde olarak daima kiliseden ve patriklikten yana olmuştur. 

Patrik Seçimi Ve Cemaat Yönetimi 2016 (IV)

Murat Bebiroğlu
Nisan ayında yazdığım Patrik Seçimi ve Cemaat Yönetimi 2016- (I-II-III) başlıklı[i] yazımda patrik seçimi ile ilgili yanlışları yazmaya çalışmıştım. Maalesef yanlışlıklar devam ediyor.

Ortak Havuz

Murat Bebiroğlu
Son yıllarda Türkiye Ermenilerin sorunlarıyla ilgili tartışmalarda en sık duyduğum söz “ortak havuz” oldu dersem yanlış olmaz sanırım. Bu söz ne zaman ortaya çıktı, nasıl yayıldı doğrusu bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa ortak havuz sözü var da, ortak havuz sözüyle ne kastedildiğini, nasıl bir cemaat yönetiminden söz edildiğini anlamak kolay değil. Tek bildiğim pek çok hayırsever, yönetici, genç, yaşlı, yazar, çizer ve kanaat önderinin bu konuda anlaşmış gözüktüğü. 

KİRALIK DADYAN OKULU BİNASI VE TOPLUMUMUZUN GERÇEĞİ

Yervant Özuzun
O binanın ortak akılla toplum yararına hizmet sunacak bir konuma getirilmesinin yararına inanıyorum. Hizmet konusu ne olursa olsun velilerin, yararlananların katkıları dışında " (mutlaka) ortak havuzun" veya "(mutlaka) artı geliri olan vakıflarımızın" Dadyan bütçesine destek olmaları gerekir. Bu konuda (mutlaka) kamu oyu oluşturulması gerekir. Ortak hareket etmeyen vakıfların (mutlaka) halka açıklanması gerekir. Ve en önemlisi de, Hep sözü edilen, Patrikhane merkezli, tüm vakıflarımızı şemsiyesi altına alan "Cemaatin Tüzel Kişiliği" ile ilgili yasal düzenlemenin yapılması gerekir.

Dadyan'da Neler Oluyor

Murat Bebiroğlu
Bu Cumartesi günü Bakırköy’deydim. Bakırköy Surp Asdvadzadzin Vakfı başkanı Mesut Özdemir ve yönetim Kurulu üyesi Arman Atınız ile bu güne kadar görüp gezemediğim yeni okulu gezdik. Tek kelime ile harika bir iş yapmışlar, hayran olmamak elde değil. Konser, tiyatro vb her türlü etkinlik için kullanılabilecek salon, spor salonu mükemmel. Sınıflarda bildiğimiz kara tahtaların yerini akıllı tahtalar almış. Her türlü çağdaş donanıma sahip sınıflar gerçekten göz kamaştırıyor. Başta yönetim kurulu ve yardımlarını esirgemeyen hayırseverler (parerarlar) olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.

24 NİSAN 1915 SÜRECİ VE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ

Yervant Özuzun
(Doğudaki isyan eden "Ermeniler sevk edilmiş", miş. Doğunun dışındakileri bilmezler mi? Bilirler ama doğruyu dilleri söylemeye, elleri yazmaya varmıyor). “Osmanlı Arşiv Belgeleri'nde, "Nazır Tal'at" imzalı şifreli telgraflarla, ulus devlet yaratma projesi, 24 Nisan 1915'de başlar. Paşalar Ermenilerle ilgili hükmü vermiş, kalem kırılmıştır. 24 NİSAN Cumartesi gecesinden itibaren, içlerinde, on altı ayan üyesi ve milletvekilinin de bulunduğu Ermeni aydınları, yöneticiler, toplum elitleri tutuklanmaya başlanır. Sürgüne gönderilerek toplum başsız kalmalıdır. Tutuklamalar İstanbul'dan başlar ve tüm Osmanlıda devam eder. O gece İstanbul'da insan avı başlar. Önce 180 kişi tutuklanmış. O gece bu sayı 235 olmuş. Sonrasında 2345 kişiye ulaşmış.

Ermeniler Yine Hedefte

Murat Bebiroğlu
Bizim oralarda şaşıydı arı soktu kör oldu ya da şahtı şahbaz oldu derler. Türkiye’de Ermenilerin durumu aynen bu. Yıllardır Ermeniler, Osmanlı’ya ihanet eden millet, potansiyel iç düşman ve de kötünün adı olarak anıldı. Ermeniler özellikle her 24 Nisan yaklaştığında faşist, ırkçı, dinci, ulusalcı, şoven ve benzeri çevrelerin hedefi oldu, hedef gösterildi. Yüzüncü yılda nefret söylemleri biraz daha arttı. Son dönemde Türkiye’de yaşananlar yetmezmiş gibi Karabağ olayı tuz biber ekti bu gidişe. 

Patrik Seçimi ve Cemaat Yönetimi 2016- (I-II-III)

Murat Bebiroğlu
Bilindiği gibi Patrik Mesrob II’nin hastalığı uzayınca Ruhani Meclis eş patrik seçimine karar verdi[i]. Resmi başvurular yapıldı, başbakana bilgi verildi[ii]. Ruhani Meclis başkanı ile Patrik vekili eş patrik seçimine izin verilmesi için resmi başvuru yaptı[iii]. Aday olma hakkı olan üç başepiskopos eş patrikliğe aday oldu ve seçim çalışmalarına başladı. Hiçbir din adamımız da aday olan başepiskoposlar da eş patrik seçimine karşı çıkmadı. Kısacası seçimin yapılmaması için hiçbir neden yoktu. Ancak sonrası gerçek anlamda bir yanlışlıklar komedyası.

Patrik Seçimi ve Cemaat Yönetimi 2016 – III

Murat Bebiroğlu
1960 yılında İstanbul Vilayeti hukuk işlerinin vilayete gönderdiği yazıda 1862 (1863 olmalı) Nizamnamesinin yürürlükten kaldırıldığı ve 5404[i] sayılı kanunun emredici hükümleri nedeniyle merkez mütevelli heyeti seçiminin kanuna aykırı olacağı bu faaliyette bulunanlar hakkında işlem yapılması gerektiği belirtiliyordu.[ii]  İhtilal hükümetinin İstanbul Valisi tümgeneral Refik Tulga imzalı emirle Lozan Antlaşmasına ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle merkezi mütevelli kaldırılıyordu[iii].

Patrik Seçimi Ve cemaat yönetimi 2016 - II

Murat Bebiroğlu
Doğa boşluk kabul etmez. Başta seçilmiş patrik olmayınca bazı kendisini kanaat önderi olarak görenler, vakıf yöneticileri, hayırseverler, yazarçizerler -çoğu iyi niyetle- boşluğu doldurmaya çalışıyor. Arkasına basın desteğini alanlar -ezici çoğunluğun nötrleşmesi yüzünden- patrik seçimi de dahil her konuda daha etkili olabiliyor, ayrıca meşhur oluyor. Yöneticilerin, kanaat önderi ilan edilenlerin, hayırseverlerin, yazarçizerlerin kendileri ya da kurumları için daha fazla yetki ve güç istemeleri doğal ve insani. Şaka yollu da olsa çağdaş amiralardan söz edenler bile var.

Patrik Seçimi 2016-1

Murat Bebiroğlu
Bilindiği gibi Patrik Mesrob II’nin hastalığı uzayınca Ruhani Meclis eş patrik seçimine karar verdi[i]. Resmi başvurular yapıldı, başbakana bilgi verildi[ii]. Ruhani Meclis başkanı ile Patrik vekili eş patrik seçimine izin verilmesi için resmi başvuru yaptı[iii]. Aday olma hakkı olan üç başepiskopos eş patrikliğe aday oldu ve seçim çalışmalarına başladı. Hiçbir din adamımız da aday olan başepiskoposlar da eş patrik seçimine karşı çıkmadı. Kısacası seçimin yapılmaması için hiçbir neden yoktu. Ancak sonrası gerçek anlamda bir yanlışlıklar komedyası.

2015 AK Türkiye İlerleme Raporu Ve Azınlıklar IV / Örgütlenme ve Patrik Seçimi

Murat Bebiroğlu
Avrupa Komisyonu Türkiye İlerleme Raporunda yer verilmeyen konulardan biri de, Cumhuriyet’ten bu yana bir türlü kalıcı bir çözüm bulunmayan cemaatin örgütlenmesinin en önemli parçalarından biri olan Ermenilerin Patrik seçimidir. Ermeni patrikliği günümüzde bile de facto var olan ama de juro olmayan bir kurumdur.

2015 AK Türkiye İlerleme Raporu Ve Azınlıklar III / Azınlık Sorunları Değerlendirme ve Azınlıklar

Murat Bebiroğlu
Görevi, “Lozan Antlaşması ve ikili antlaşmalarla ülkemiz tabiiyetinde kalmaları kabul edilen Ermeni, Rum, Yahudi asıllı gayrimüslim vatandaşlarımızın başta Lozan Antlaşması olmak üzere, uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının korunması ve bu yöndeki taleplerinin değerlendirilmesine yönelik iş ve işlemleri yürütmek ve azınlıklara ait dini, hayri, sıhhi, içtimai ve kültürel müesseseler ile bunların kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili iş ve işlemlerini yürütmek” olarak tanımlanan Azınlık Sorunları Değerlendirme Kurumunda maalesef azınlık temsilcisi yoktur. Çağdaş katılımcı demokrasilerde böyle bir sonucu kabul etmek mümkün değildir. Toplam nüfusu, ülke nüfusunun binde bir buçuğu civarında olan Müslüman olmayan toplulukları hala potansiyel iç düşman olarak görmek ve “yurt güvenliği açısından” kontrol altında tutmak ne hukukla ne mantıkla ne de demokrasi ile bağdaşır.

AK 2015 Türkiye İlerleme Raporu II Müslüman olmayan cemaatlerin Tüzel Kişiliği

Murat Bebiroğlu
Bu yazıda Lozan Anlaşmasının tanımlandığı Müslüman olmayan bütün azınlıklar için hayati önemde olduğunu düşündüğüm Müslüman olmayan cemaatlerin tüzel kişiliği sorununu -Venedik Komisyonu raporu ışığında- ele almak istiyorum. Lozan’ın resmi yorumunda Müslüman olmayan azınlıklar Rum, Ermeni, Yahudi ve Bulgar olarak belirlenmişse de gerçekte başta Süryaniler, Asuriler ve Keldaniler olmak üzere tüm diğer Hıristiyan azınlıkları kapsadığını kabul etmek gerekir.