Mustafa Elveren*
12 Eylül darbesinin en baskıcı dönemiydi. 1982 yılında 30
yaşımda “kısa devre” 4 ay zorunlu askerlik yaptım. Sağlık raporu aldığım için
bir hafta gecikmeli olarak bölüğüme teslim olmuştum. O nedenle depoda işe yarar
silah kalmadığı için elime eski bir Kırıkkale tüfek verdiler. Hayatımda ilk defa bir silahı yakında görmüş
ve elime almıştım. Bu duygumu dile getirdiğimde; “Sen Tuncelilisin. Eşkıyalığı
çok iyi bilirsin. Kaytarmak için bize numara yapma!” diyen er, çavuş, onbaşı ve
astsubay rütbesindeki bazı komutanların sözlerini hiç unutmam. O andan itibaren
kafayı yememek elde değildir.






































.gif)








