Ermenistan Millet Meclisi Başkan Yardımcısı Eduard Şarmazanov
Ezidi Ulusal Birliği (EUB) üyelerini kabul etti. Buluşmada Irak’ın Kuzeyinde
Ezidilere karşı gerçekleştirilen şiddet konusu ve halihazırdaki durum
değerlendirildi. Şarmazanov, 21. yy.’da
ulusal ve dini hoşgörüsüzlüğün kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Şarmazanov sorunun Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan yanısıra iktidardaki Ermenistan Cumhuriyetçi
Parti’nin dikkat merkezinde olduğunu ve Ermenistan’ın olanakları çerçevesinde
Ezidi halkına destek ve yardıma hazır olduğunu bildirdi.
Dünya Müslüman Alimler Birliği 4. Dönem Toplantısı sona erdi
İstanbul'da düzenlenen toplantı sona erdi. Dünya Müslüman Alimler Birliği, bazı sapkın ve aşırı
gruplar tarafından mezhepçilik kılıfı altında masumlara karşı işlenen suçların,
dinen yasak ve adalet ile merhamet dışı olduğunu bildirdi.İstanbul'da düzenlenen Dünya Müslüman Alimler Birliği 4.
Dönem Toplantısı sonuç bildirisinde, bazı sapkın ve aşırı grupların,
mezhepçilik ya da İslam hilafet devleti kılıfını kullanarak Müslüman ve
gayrimüslim masumlara karşı işlediği suçlar kınandı. (Öncelikle masumlara değil masum olmayanlara karşı da kimse suç işleyemez. Bildiride İsrail haklı olarak açıkça kınanırken, aşağılık IŞİT hakkında açık bir kınama olmaması çok düşündürücü. HYETERT)
Rum kilisesi turizme kazandırılacak
Ufuk Ertop - Kırklareli Kültür ve Turizm Müdür Vekili
Fikret Macit, Üsküp beldesindeki Rum kilisesini restore ederek turizme açmak
istediklerini söyledi. Macit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Üsküp beldesinde
Rum mimarlarca inşa edilen Rum kilisesinin restore edilmesi için Trakya
Kalkınma Ajansı ve Sınır Ötesi İş Birliği Programı (IPA) kapsamında proje
hazırlanacağını belirtti.
Yunanistan 'İnkâr Yasası' çıkaracak
Yunanistan Adalet Bakanı Haralambos Athanasiu, 26-27
Ağustos'da Parlamento'da görüşülerek oylanacak “Irkçılık Karşıtı” adlı yasa
tasarısına Pontuslu Rum, Ermeni ve Küçük Asya “soykırımları” iddialarının inkâr
edilmelerinin cezai suç sayılacağına ilişkin madde ekleneceğini açıkladı. (Bizim aslanlar yine akım mı yokum mu dedikleri anlaşılmayan edebi bir bildiri
yayımlayıp Yunanistan’ı doğduğuna pişman eder. Yunanistan Ermeni soykırımını
1996 yılında tanımıştı. HYETERT)
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 6.
Türk Tarih Kurumu, Ermeni Araştırmalar Masası Başkanı
Kemal Çiçek Ermeni meselesinde Türkiye'nin resmi bir tezinin olmadığını
söylemektedir. Oysa elde olan fotoğraflar ve toplu mezarlar bir tez için
yeterli değil midir? Ya da olaya canlı şahit olan halk buna şahit değil midir?
Aynı zamanda tehcir zamanında birçok Ermeni'nin öldüğünü belirten kurumlar, bu
ölümlerin kasti olmadığını belirtmektedir. Peki kasti değilse bu kadar çok ölüm
nasıl gerçekleşti, salgın mı vardı? Şaşırtıcı olan taraf hem bu katliamları
kabul etmeyip, hem de Ermeni çetelerinin saldırısı sonucu Ermenilerin Osmanlı
tebaasını öldürüldüğünü savunan tezler yazmış olsa da, Ermenilerin
katliamlarında katledilen Ermeni resimleri bile Osmanlı tebası olarak
gösterilmiştir. Bu Osmanlı ve Türkiye'nin bu durumda ne kadar çaresiz olduğunun
göstergesidir.
Ermenice Konuşan Rumlar: ‘Hay-horomlar’ kimdir?
Bir zamanlar bu
topraklarda ‘Hay-horomlar’ adlı bir topluluk yaşardı. 1923’te Lozan Barış
Antlaşması kapsamında Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanan Mübadele
Antlaşması uyarınca, Türkiye’den gönderilen Hay-horomlar, ruhani açıdan Rum
Ortodoks Kilisesi’ne bağlı ancak Ermenice konuşan bir gruptu. Bu konuda
yapılmış bilimsel araştırma yok ama, ağırlıklı olarak sözlü kaynaklardan
yararlanarak Hay-horomlar konusunda önemli bilgi birikimine sahip olmuş
İzmir’li bir Rum olan olan Yorgos İ. Anastasiadis’e (1874-1971) göre,
Hay-horomların etnik kökeni konusunda değişik görüşler var.
Evlatlarını Yasak Ninnilerle Büyüten, Ağıtlarla Gömen Halkların Coğrafyası
Zeynep Tozduman
Burası Orta Doğu... Burası Irak, Suriye, Türkiye...
Burası evlatlarını katliamlar yüzünden, yasak ninnilerle büyüten, ağıtlarla
gömenlerin coğrafyasıdır. Burası yetimlerin, öksüzlerin anayurdudur. Burası
İslam coğrafyası... Acı ve hüzünle örülen bir yaşamın, hayatın sarmaşığına
tutunanların ülkesidir.
Patrik Bartholomeos Batı Trakya'ya geliyor
İstanbul Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos, Batı
Trakya’nın Rodop ve İskeçe illerini ziyaret edecek. İstanbul Rum Ortodoks
Patriği Bartholomeos'un 22 – 23 Eylül günlerinde Batı Trakya'nın Rodop ve
İskeçe illerini ziyaret edeceği açıklandı. Trakya Dimokritos Üniversitesi
tarafından kendisine verilecek fahri doktorluk ünvanı nedeniyle bölgeyi ziyaret
edecek olan Patrik Barholomeos ayrıca Gümülcine, Maronya, Yassıköy ve İskeçe’de
yapılacak Ortodok dini ayinlerine de katılacak. Bartholomeos'un Gümülcine’deki
Ermeni Kilisesi'ni de ziyaret etmesi bekleniyor.
Ermenistan'da cuma namazı kılmak istiyorlar
Iğdır'daki bazı dernek ve sivil toplum kuruluşları,
Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Gök Mescit'te cuma namazı kılmak için
Dışişleri Bakanlığı'na resmi başvuruda bulundu.Uluslararası Asılsız Ermeni
İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Başkanı Göksel Gülbey, 11 dernek ve
sivil toplum kuruluşu adına düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Ermeni
vatandaşlara yönelik dini törenlere katılma hakkı tanıdığını söyledi. Aynı
haktan Türk vatandaşlarının da yararlanması gerektiğini belirten Gülbey, Türkiye'nin
bu anlamda iyi niyet gösterdiğini ve aynı davranışı Ermenistan'dan
beklediklerini ifade etti. (İzine gerek yok, gitsin kılsınlar namazlarını. Ancak bu dernek yöneticilerinin yaptığı en hafif deyimle yüzsüzlük. HYETERT)200 binden fazla Ermeni'nin katlini içeren rapor, 100 yıl sonra ortaya çıktı
"Su kaynağında suya kavuşma izni elde etmenin
bedeli, bilmem kaç tane bakire ya da genç kızın jandarmaya teslim edilmesiydi.
Bu korkunç yöntem sistematik biçimde uygulandı.” Tarihçi Ümit Kurt ve gazeteci
Alev Er, Paris’teki Nubaryan Kütüphanesi’ndeki araştırmaları sırasında, bugüne
dek hiç yayınlanmamış bir belgeye ulaştı. Dönemin en önemli Ermeni
yazarlarından Zabel Yesayan tarafından kaleme alınan Paris Konferansı’nda Ermeni
Delegasyonu’nu temsil eden Boğos Nubar Paşa’ya sunulan 11 sayfalık rapor, 1915
ve sonrasında Ermeni kadınların maruz kaldığı katliamı anlatıyor.
Türk radyosuna ırkçı saldırı
Fransa'nın Lyon şehrinden yayın yapan Fransa'nın ilk
radyosu Radyo MİT (Radio Made in Turkey) ırkçı saldırıya uğradı. Radyonun
duvarına 1915, kahrolsun faşist Türk devleti yazıldı.Yaz tatili olması dolayısı ile canlı yayınlarını
seyrekleştiren radyonun komşu binasındaki bir elektrik kutusu üzerine, bazı
kişi ya da kişilerce 1915 kahrolsun faşist Türk devleti yazıldı. Radyo MİT stüdyoları Ermeni diyasporasının kalabalık bir
nüfusa sahip olduğu Lyon'un Villeurbanne şehrinde bulunuyor. Senelerdir
Villeurbanne belediye başkanlığı yapan sosyalist parti üyesi Jean Paul Bret,
Ermeni gruplara yakınlığı ile tanınıyor.
Kadınlara Her Yerde Eşit Temsil Meclis'te
HDP'li Kürkçü, eşbaşkanlık sisteminin siyasetin tüm kademelerinde uygulanması ve yüzde 50 kadın kotasının zorunlu hale getirilmesi için kanun teklifi verdi... Teklifin gerekçesinde, Türkiye’de tüm karar alma mekanizmalarında farklılıkları dışlayan erkek egemenliği hüküm sürdüğünü ifade eden Kürkçü, bu sistemin toplumun tamamını temsil etmesi ve herkes için doğru kararları almasının mümkün olmadığını söyledi. (Sayın Milletvekili çok haklısın da biz küçücük Ermeni cemaatinde bile yönetimlerde bir iki kadın bulunmasını sağlayamadık. Hala yönetimlerin çoğu askerlik şubesi gibi. HYETERT)
Mustafa’lar iktidar da oldu, Cumhurbaşkanı da...
Bülent Şirin / bilgi@gunebakis.com.tr
Cumhuriyet’in eğitim tornasında hepimize “dindarların
tembel, dinle kafaları uyuşmuş ve geri insanlar” olduğu öğretilmişti. Osmanlı
da onların yüzünden yıkılmıştı zaten ve bütün dindarlar hiçbir şey yapmasalar
da suçluydu, kendisini kategorik olarak aşağılayan manava hiçbir şey
diyemezlerdi. İşte o Ege ve Akdeniz sahilleriyle Trakya’da yaşayan insanlar bu
öğretiyi en fazla benimsemiş olanlardı. Dindarların kendilerini yönetmesini,
başbakan ve hâttâ Cumhurbaşkanı olmasını algılayamıyorlar ve
kabullenemiyorlardı. Yaşadıkları beldelere hizmet gelmesi ya da gelmemesinin
zerre önemi yoktu, çünkü bu bir kimlik sorunuydu. Dindar merkezi hükümet
kendilerine en iyi şekilde hizmet de etse, kendilerinden olan yerel yöneticiler
hiçbir şey yapmasa da kararları değişmiyordu. Gerek o seçim akşamı yapılan
analizlerde gerekse Markar Esayan’ın yazısında, bu insanların bir şekilde
kazanılması, Yeni Türkiye’yle uzlaştırılması gerektiği gibi görüşler ileri
sürülüyordu. Tabii ki öyle olmalı ama nedense bütün sorumluluk iktidarda olan
zihniyete yükleniyor gibi geliyor bize. İnsan bir zihniyete kategorik olarak
karşıysa, meseleyi kimlik sorunu olarak görüyorsa, dindarlar ne yaparsa yapsın
tasdik etmemeyi tercih ediyorsa, bu insanlar nasıl ve ne şekilde ikna
edilebilir?
Mario Levi, nefret söyleminin hedefi oldu
Sosyal medyada "boykot edilecek İsrail ürünleri"
arasında kitapları da gösterilen Levi, “İliklerime kadar sevdiğim ülkemde
bunları yaşamak da varmış” dedi. İsrail devletinin Gazze harekâtı, Filistinlilere saldırıları
sürerken, ülkemizde Yahudi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı tutumlar sağduyulu
insanları tedirgin ediyor. Bu kez de edebiyatımızın usta kalemi, “İstanbul Bir
Masaldı”, “Karanlık Çökerken Neredeydiniz”, “Bir Şehre Gidememek” gibi
yapıtların yazarı Mario Levi nefret söylemlerinin hedefi oldu. Cumhuriyet'e açıklamada bulunan Levi, sosyal medyada
kimilerinin “boykot edilecek İsrail ürünleri” arasında kitaplarını da
gösterdiğini belirterek, “İliklerime kadar sevdiğim ülkemde bunları yaşamak da
varmış” dedi.
Արեւմտյան Հայաստանի հայերի իրավունքների պաշտպանության նոր փուլի սկիզբը
Արեւմտյան Հայաստանի հայերի իրավունքների պաշտպանության ավելի
քան 10-ամյա գործունեության արդյունքում ձեւակերպվել, մշակվել ու ձեւավորվել են հետեւյալ
ծրագրերը, հիմքերը, մեխանիզմները:
Okul İsimleriyle ilgili Yönetmelik Değiştirildi
Resmi Gazete 21 Ağustos 2014; Sayı : 29095
Milli Eğitim Bakanlığından: Milli Eğitim Bakanlığı Özel
Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
MADDE 1 - 20/3/2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları
Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
(1) Kurumlara, 1739 sayılı Kanunda belirtilen
Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda
kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan,
azınlık, yabancı ve milletlerarası okullar hariç Türkçe ad verilir.");
19 Mayıs 1919’da bizi kimden kurtardınız?
Tamer Çilingir
Dünya Paylaşım Savaşı’na girerken, hayal ettiğiniz
senaryolar gerçekleşmemişti; Almanların yanındaydınız, bu pazar kavgasında,
yenildiniz. Ama siz yine bizi kurtarıyordunuz. Mesela 1915 yılında binlerce yıl
bu topraklarda yaşayan Ermenilerden kurtardınız bizi. Tek bir Müslüman
doktorun, eczacının, mühendisin olmadığı şehirlerle doluydu memleket. Hasta
olduğunuzda onların kapısını çalıyordunuz. Ama neyse ki, doktorlarından,
mühendislerinden, taş ustalarından, seramik sanatçılarından, ressamlarından
kurtardınız bizi. Sonra İngilizlerin vizesiyle Samsun’a çıkan paşalarınız,
çeteciler aracılığıyla başladı kurtarmaya bizi. Ne yorgancı Niko kaldı, ne
demirci ustası Hristos, ne fırıncı İliadis, ne bakırcı Vasil… Okulları kapatıp,
okul kulüplerini terörist ilan ettiniz. Astınız öğretmenlerini, öğrencilerini
İstiklal Mahkemelerinin kararıyla. Futbol takımını idam ettiniz Merzifon
Koleji’nin.
Yeni Türkiye’de yaşama rehberi
Yıldıray Oğur / yildiray.ogur@tg.com.tr
CHP: Telaşa lüzum yok. Cübbeli Ahmet Hoca’yı da genel
başkanlığa seçseniz, sadık seçmeniniz sizi terk etmeyecek. O yüzden yüreğinizin
götürdüğü yere gidin. Çünkü her yöne fırlatılmış Eros’un aşk okları, Mustafa
Kemal’in altı okundan daha uğurlu gelmedi size. Jakoben devrimcilik, kasetin
devrimci gücünden hakkınıza daha hayırlıydı. İlle de colormatik gözlükse Emine
Ülker Tarhan’dan şaşmayın. Muharrem İnce’nin tek kusuru ise Gazi’nin Yalova’da
köşkünün her gece müdavimi olacakken bu kadar geç doğmasıydı. Her şey Nutuk’u
bırakıp Fuat Avni okumaya başladığınız gün başladı… Yeniden Nutuk’a dönmeyip,
üzerinizdeki Kemalizm gömleğini çıkararak, logonuzu değiştirmeye cesaret
edeceğiniz güne kadar böyle… Yine de günün sonunda elinizdeki en iyi
alternatifin Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu olması insanın ilahi adalete olan
hayranlığını artırıyor.
Türkiye, Ermeniler ve 1915 katliamları- 5
Yazıma başlamadan önce aklıma Şengal geliyor. Aynı kader, bebekler yaşlılar ve halk, askeri ve silahı olmamasına rağmen sırf farklı inanıyor diye öldürülüyorlar. Bugün Şengal'e bakın, aynısını biz bu topraklar üzerinde yaptık, hem de 1,5 milyon, insana. Çok uzakta aramamak gerek Işid'i bir zamanlar biz de onlar gibi öldürüp hiç bir şeyden haberi olmayan halkı tehcir etmedik mi? Aslına bakmak gerekirse 1915 diye adlandırılan bu katliamların birde öncesi, farklı bir yüzü var. 2.Aptülhamid tarafından düzenlenen Hamidiye alaylarında Ermeniler üzerinde baskı ve ölüm saçtıkları bilinmektedir. Bunu zaten Türk tarihçilerin çoğu kabul etmekte ve belirtmektedir. Birde İttihat ve Terakki döneminde 1.Dünya savaşı esnasında, Ermeniler için tehcir, diye kullanılsa da o dönem yapılan büyük kırımların diğer adı tehcir diye belirtilmektedir.
Derin devletin kendisine biat ettiğini sanıyor
Prof. Taner Akçam, AK Parti’nin Ergenekon ve Balyoz
operasyonları ile derin devleti kontrol altına aldığı fikrinin yanlış olduğu
kanaatinde: “Şimdi derin devletle uzlaşarak, onun kendisine biat edeceğini
düşünüyor. En büyük hatası, en büyük yanılgısı bu olur.” Devrimci-Yol örgütünün en önemli isimlerindendi,
1980’lerde Taner Akçam. Uzun süre Suriye’de yaşadı, daha sonra örgütle bağını
kopartarak Avrupa’ya iltica etti. Ardından Amerika’ya yerleşti. Yıllardır
Türkiye’yi Batı perspektifinden izlemeye çalışıyor. Profesör unvanıyla, Clark
Üniversitesi’nde soykırımlar ve yakın dönem Ortadoğu tarihi üzerine dersler
veriyor, aynı zamanda Taraf gazetesinde köşe yazıyor. Kendisiyle, bir İstanbul
ziyaretinde Türkiye’nin çetrefilli gündemini konuştuk.
Eski zaman IŞİD'leri
Sevan Nışanyan
İki-üç haftadan beri YKY'den çıkan 4000 küsur sayfalık
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'ni hatmetmekle meşgulüm. Asıl amaç benim sözlük
çalışması için kelime bulmak. Ama arada başka ilginç şeyler de çıkmıyor değil. Mesela Sultan IV. Murat'ın Bağdat fethi, sene 1636. "Bağdâda eyle hücumlar oldu kim Kızılbaşların
başları yine kaygulu işe uğradı. Gördiler kim gayri çare yok, hemân burc u
bârûlar üzre beyaz emân bayrakları diküp, 'Amân elamân ey güzidei Âl-i Osmân' deyü feryâd u nâlâni
sad-hezar etdiler."
Ukrayna Ermenileri Birliği, Kızıl Haç’la işbirliğinde bulunacak
Ukrayna Ermenileri Birliği (UEB), Donetsk ve Logansk
eyaletlerinde ihtiyaç sahiplerine gerekli insani yardım göstermek için
teşebbüslerde bulunmaya devam etmekte. Analitikaua.net’in verdiği bilgiye göre; 19 Ağustos’ta
Kiyev’de UEB Bşk. Vilen Şatvoryan ve Ukrayna Kızıl Haç Birliği Bşk. Ivan
Usichenko buluşması gerçekleşti.
Movses Hakobyan: Her gün savaşı bekliyorum
DKC Savunma Ordusu komutanı ve Savunma bakanı Movses Hakobyan, ″Azerbaycan tarafından askeri işlemlerin başlaması, DKC Savunma Ordusu için beklenir bir durumdur. Ben her gün savaşı bekliyorum ve ordunun amacı da savaşa hazır olmaktır. ″ diyen Hakobyan, Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin silahlanmasına yanıt olarak DKC’nin askerlerinin eğitimi ve silah envanterinin modernizasyonuyla uğraştığını da ifade etti.
Erdoğan: Başbakan ve Genel Başkan Adayımız Davutoğlu
12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan AKP Genel Başkanı ve
Başbakan adayı olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu açıkladı. Davutoğlu
"Büyük restorasyon hareketi devam edecek" diye konuştu. 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan AKP Merkez
Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı basın toplantısında AKP Genel
Başkanı ve Başbakan adayı olarak Ahmet Davutoğlu’nu açıkladı.
'Beyaz Türklerin Balkan Savaşı sendromu'
Markar Esayan-Yeni Şafak
Türkçülüğü ve Kürtçülüğü aştıkça önleri açıldığı gibi,
zaten temelde onların bağlandığı asıl kimlik bunlar değil, İslam'dı. Sadece 80
yıl öncesini hatırlayıp, bu hafızaya günün demokratik değerlerini eklemeleri
yeterli oluyor. İşte burada karşımıza çıkan Beyaz Türklerin kimlik bunalımı
oluyor. Temelinde kendi kendinden nefret ve laiklik olduğunu zannetikleri
İslamofobiye bağlanmış sahte bir kimliğin çöktüğünü hissediyorlar. Totaliter
laikler inşaya etkili şekilde katılan bir siyasi harekete sahip değiller ve CHP
onlara büyük bir dert. Denebilir ki Beyaz Türkler Balkan Savaşı sendromunu bir
kez daha yaşıyorlar. Ülkelerinden kovuluyor, evlerinden atılıyorlar. Bu durumda
radikalliğin artması, Sözcü'nün çok satması, CHP'nin yumuşak bulunması
şaşırtıcı olmamalı.
Azınlık okullarına da eğitim desteği
Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği özel okul ve
öğrencilerine yönelik eğitim ve öğretim desteği kapsamına azınlık okulları da
alındı. UÖMO öğrencileri de destekten faydalanabilecek.Milli Eğitim
Bakanlığı’nın, devlet okullarının yükünü özel okullara yaymak amacıyla
kararlaştırdığı, devlet okullarından özel okullara geçecek öğrencilere
yapılacak maddi yardım kapsamına azınlık okulları da alındı. 7 Ağustos’ta
yayınlanan tebliğ ile azınlık okullarına geçmek isteyen ya da azınlık
okullarında eğitimine devam etmek isteyen öğrenciler de bu yardımdan
faydalanabilecek.
Yezidiler kimdir Yezidi Nedir Ezidiler dini ve İnançları nedir ?
Yezidîlik, doğru adıyla Ezdîlik'in menşei hakkında açık
bir bilgi yoktur. Dine adını veren Ezd (İzed, Yezdan), Eski Farsçada Tanrı'nın
ismidir. Ezdî, tanrıya inananlar demektir. Emevî halifesi Yezîd ile bir alâkası
bulunmamaktadır. Kürtçe Ezda (Yaratan) kelimesi veya İran'ın Yezd şehri ile de
alâka kuranlar vardır. Bazıları, Ezdîliği, Kürtlerin ananevî dini ve
Zerdüştlüğün orijinal hâline en yakın inanç olarak kabul ederek yüceltir;
bunların zorla Müslümanlaştırıldığını söyler. Halbuki Ezdîlik, Mitra dinine
yakındır; ama Zerdüştlük ile arasında esaslı zıtlıklar vardır. Ataları, ME 6. asırda Pers zulmünden kaçarak Asurlular
tarafından Doğu Anadolu'ya yerleştirilmiş eski İran kabileleri olduğundan,
Kürtler, antik İran dinlerinde idiler. (Geçen asırda Mardin'de Yezidiler...)
Ruhban Okulu'nda Her İnançtan Sesler Yükselecek
Heybeliada Ruhban Okulu'nda farklı inançlara ait
koroların müziklerinden oluşan "İnançlar ve Müzikleri, Tanrının Evlerinde
Yankılanan Sesler" konseri yapılacak. Heybeliada Ruhban Okulu'nda (Aya Triada Manastırı),
"İnançlar ve Müzikleri, Tanrının Evlerinde Yankılanan Sesler" konseri
yapılacak. Konserde, farklı inançlara ait Rum, Yahudi, Süryani,
Ermeni, Alevi gibi korolarının yer alacağı dinletiler olacak.
CHP'li Rıza Türmen: Hem ulusalcı hem solcu olamazsınız
Türmen, CHP'nin bir geçiş sürecinde olduğunu söyledi... "Dünya, Türkiye hızla değişiyor. Bu değişimi yakalayamıyorsanız yok olursunuz. CHP için değişim daha da önemli. Türkiye’nin en eski partisi. Eski kalmamak için daha çok değişmesi lazım. CHP bunu 1946, 1960’ların ortası, 70’lerde yaptı. Şimdi de yeni bir değişim hamlesine ihtiyaç var. Hukuk, iletişim, gündelik yaşam o kadar hızla değişti ki. Egemenlik anlayışı bile değişti. 1923 yıllarındaki egemenlik anlayışı ile şimdiki anlayışı değil. Uluslararası normlara uymak için egemenlik anlayışınızdan feragat ediyorsunuz. Tek tipçi ulus devlet anlayışından, farklılıkları kabul eden başka bir ulus devlet anlayışına geçiyorsunuz. CHP’nin söyledikleri o zaman için doğruydu. Devletin kurucu partisiniz ama aynı zamanda sosyal demokrat bir partisiniz. Sosyal demokrat partiler statükonun değişimini savunur. Cumhuriyetin temel ilkeleri tabii ki yerinde duracak. Onun üzerinde yeniyi kurmalısınız. Biz Cumhuriyeti kurduk ama yeni cumhuriyet fikrini geliştiremedik."... "CHP’nin hedefi çağdaş sosyal demokrasi olmalı. Hem ulusalcı hem solcu olamazsınız. (Umarız ulusalcılar bunu anlar. HYETERT)
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları- 4.
"Yüzyıllarca
iç, içe yaşamış, Ermeniler ve Kürtler akrabadır aslında, aynı Kürtlerin
Türklere akraba olduğu gibi. Kız alıp vermiş, aynı bahçenin meyvelerini yemiş,
aynı topraklarda hayatlarını kaybetmişlerdir. Ama sonuç olarak birbirlerinin
torunlarını acımadan cahil bir anlayışla katletmişlerdir. Tarihlerin her
döneminde ayrı bir düşmanlıkları var, ayrı bir kırım ayrı bir intikam. Kürtler
ve Ermenilerin akrabalığından bahseden Türk Tarihçiler aslında Annelerini
unuturlar, bir de Sarı Gelin'i hatırlasalar." Ermeni-Kürt medeniyetleri yüzyıllarca bir arada yaşamış
birbirlerini çok iyi tanıyan ve kültürel benzerlikleri olan iki ayrı halktır.
Bu iki halk arasında ki bağ Zerdüşt dinine dayanmakla beraber, bu iki
medeniyetin en iyi tarihi geçmişini Ruslar bilmektedir. Ermeni saldırgan tutuklandı
Pazartesi günü Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği’ne
silahlı saldırıda bulunan Ermeni asıllı iş adamı Artur Mirzoyan’ın (43) tutuklu
olarak yargılanmasına karar verildi. 5 yıl hapis cezası istenen Ermeni saldırgan en az 1 ay
süre ile tutuklu kalacak. Moskova Hamovniçeski Mahkemesi’ne getirilen Mirzoyan,
suçunu itiraf etti. Mirzoyan, mahkemede “Suçumu itiraf ediyorum. 500 bin ruble
ödemeye hazırım ve soruşturma devam ettiği sürece Rusya’yı ter ketmeyi
düşünmüyorum.” dedi.
Yunanistan’da ırkçılık karşıtı yasa tasarısında yeni gelişme!
Yunanistan Parlamentosu'na 26-27 Ağustos tarihlerinde gönderilmesi beklenen ırkçılık karşıtı yasa tasarısını eksik bulduklarını söyleyen ND Partisi milletvekilleri bu doğrultuda harekete geçti. Elde edilen bilgilere göre, özellikle Kuzey Yunanistan’daki milletvekilleri Holokost’a atıfta bulunulan ırkçılık karşıtı yasa tasarısında “Küçük Asya Yunanlıları ve Pontusluların soykırımına” da yer verilmesi için girişimde bulunmaya hazırlanıyor. ND Partisi Larisa milletvekili Maksimos Harakopulos
Yahudi soykırımının reddedilişinin suç sayılması için verilen mücadelenin doğru
olduğunu dile getirirken “aynı durumun Yunan Parlamentosu tarafından da tanınan
Doğu Hıristiyanlarının soykırımının reddedilişi ile ilgili de geçerli olması
gerektiğini” söyledi.
Soykırım 100.Yıl Programları için Hükümetten 6 milyar Dram
Ermeni Soykırımının 100. Yılı etkinliklerine hazırlık
amacıyla Ermenistan Hükümeti gerçekliği
tüm dünyaya daha iyi anlatabilmek için finansal kaynaklarını
esirgemiyecek. Bilgi, «Baze-2014» Gençlik
Kampı etkinliklerine katılan Hovik Abrahamyan’dan geldi.Abrahamyan açıklamasında ″Cumhurbaşkanınca oluşturulmuş
bir komisyon var, birçok adımlar var, birçok programlar var. Bunlar hükümete
yakaşık 6 milyar drama mal olacak. Tüm
yükün devlet bütçesi üzerine yüklenmemesi için kayri fonların katılımını
sağlamaya çalışacağız″ dedi.
Eski Ermeni köylerini ‘su’ yok edecek
Eski Ermeni köylerinin de aralarında bulunduğu birçok
tarihi höyük, Ilısu barajı için artık gün sayıyor. Bazı höyükler ile eski
yerleşim birimleri, köylerin çöplüklerini andırıyor. Garzan çayı yatağında
Keldani, Ermeni, Ezidi ve Süryani’lere ait höyükler, barajın tamamlanmasıyla
kaybolacak… Arkeolog Algaze, Ilısu barajının yutacağı höyük ve eski yerleşim
birimlerini belgelemiş.
Osmanlı imparatorluğu döneminde antisemitizm
Yusuf Besalel
İslam âleminde, genel olarak Yahudilere ya da herhangi bir gruba karşı, Hıristiyan dünyasındaki antisemitizm türünden köklü bir düşmanlığın varlığına ilişkin belirgin bir ize rastlanmamaktadır. Ancak her toplumda görülebilecek bir grubun diğer gruba hissedebileceği olumsuz duygulardan kaynaklanan tutumlar görülmüştür... Bir bütün olarak bakıldığında Hıristiyan antisemitizmin tersine Müslümanların gayrimüslimlere karşı tutumunda nefret, korku ya da düşmanlık değil; bir tür hor görme, küçümseme duygusu hâkimdi. Örneğin kılık kıyafetlerle ilgili yasalar, aşağılama simgeselliğinin birer parçasıydılar fakat genelde yöneticilerine rızayla itaat ettikleri sürece, zımmilerin dinlerinde kalmalarına, işlerine güçlerine bakmalarına ve kendi hayatlarını yaşamalarına olanak tanınmıştı.
‘Zirve’deki önemli deliller buhar oldu
Kemal Göktaş
Malatya’daki Zirve Yayınevi katliamı davasının önemli
belgelerinin kaybolduğu ortaya çıktı. Delillerin akıbetinin sorulduğu Emniyet
Kriminal Laboratuvarı’ndan yanıt gelmedi. Malatya’daki Zirve Yayınevi katliamı
davasında, davanın önemli delilleri arasında yer alan gizli tanık ve sanık
İlker Çınar’a ait ajanda ve 1994’te Emekli Sandığı’na verdiği dilekçenin de
aralarında olduğu belgelerin kaybolduğu ortaya çıktı. Mahkemenin ajanda ve
dilekçedeki el yazısının Çınar’a ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu
istediği Emniyet Kriminal Laboravutarı’na gönderilen belgelerle ilgili raporun,
dosyaya girmesine rağmen belgelerin dosyada yer almadığı anlaşıldı. Mahkemenin delillerin akıbetini sorduğu Emniyet Kriminal
Laboratuvarı’ndan mahkemeye henüz yanıt gönderilmedi.
Barzani, 'Hristiyan'ları da göreve çağırdı!
Mesud Barzani, Lübnan Dışişleri Bakanı Cübran Basil'i
Başkanlık divanında kabul etti… Barzani ise bölgede Hristiyanların korunma
altında olduğu, Irak Kürdistan'ında hiçbir etnik grubun ezilmesine izin
vermeyeceklerini ifade etti. Peşmerge güçleri ile beraber tüm farklı etnik ve
mezhepsel grupların teröre karşı durduğunu dile getiren Barzani, "Biz
hepimiz bu topraklarda doğduk ve burada öleceğiz. Kimsenin kendi toprağını
bırakıp başka yerlere yönelmesine sıcak bakmıyoruz. Bu toprakların korunması
nasıl Peşmerge'nin görevi ise Hristiyanlar için de öyledir. Irak Kürdistan
Hükümeti de Hristiyanların daha aktif bir şekilde Peşmerge güçlerine
katılmalarına kolaylık sağlamaya çalışıyor." ifadelere yer verdi.
"Özel Okullara Devlet Desteği Başvuru Süreleri uzatıldı!
Özel okullarda
okuyacaklara verilecek eğitim öğretim desteğine başvuru tarihi 25 Ağustos’a
kadar uzatıldı… Azınlık okulunda okuyan öğrenciler kayıtlı oldukları okul
müdürlüklerinde başvurularını yapacaklardır… Veliler/vasiler, öğrencinin
kayıtlı bulunduğu resmi veya azınlık okul müdürlüklerinde, e- Okuldaki Özel
Kurumlar Eğitim ve Öğretim Desteği Menüsü üzerinden başvurularını yapacaktır…
Veliler/vasiler, eğitim ve öğretim desteği alacak öğrencinin birlikte yaşadığı
aile bireylerine ait 2014 yılı Haziran ayı toplam gelir durumunu gösteren vergi
dairesi, muhasebe birimleri veya ilgili kişi, kurum ve kuruluşlardan alınacak
belgeyi başvuru esnasında okul müdürlüğüne teslim edecektir. Veliler/ vasiler,
üniversitede öğrenim gören diğer kardeşlerin öğrenim durumunu veya üniversitede
okumaya hak kazandığını gösteren belgeleri başvuru esnasında okul
müdürlüklerine teslim edecektir.
Osmanlı'da gayrimüslimler orduya nasıl alındı ?
Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni
II.Meşrutiyet dönemine gelindiğinde ise gayrimüslimlerin
askerlik görevine bakışları önceki devirlerden oldukça farklılaşacaktı.Bu kez
gayrimüslimler askerlikten uzak durmak bir yana askerlik yapmak için
gönüllüydüler.İslam devletlerinde askerlik vazifesi Müslümanların göreviyken
gayrimüslimler askerlikten muaf tutulmuşlardı. Muafiyetleri karşılığında ise
devlete cizye adıyla şeri bir vergi verirlerdi. Osmanlı devleti de bu usulü
devam ettirmekle beraber genişleme sürecinde gayrimüslimleri ihtiyaç nispetinde
orduda görevlendirdi. 15.ve 16.yüzyıllarda Rumeli topraklarında farklı
isimlerle adlandırılan Hristiyan askeri gruplar mevcuttu. Bunlar zaman zaman
seferlere katılacaklar çoğunlukla ise kale muhafızlığı, gözcülük, derbent
bekçiliği gibi görevleri yerine getireceklerdi. Yazının Devamı: http://www.dunyabulteni.net/haberler/306760/osmanlida-gayrimuslimler-orduya-nasil-alindi-
Etyen Mahçupyan bol bol Sözcü okuyor!
Akşam gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan'a bir 'hayran'ının
sürekli Sözcü gazetesi hediye ettiği ortaya çıktı. Akşam gazetesi yazarı Etyen
Mahçupyan'ın, azınlıkların çoğunun, Yahudi cemaatinin ise tümünün Sözcü
gazetesi okuduğunu yazması bazı kesimlerde tepkiye neden olmuştu. Bir kişinin
ise, düzenli olarak Etyen Mahçupyan'a Sözcü gazetesi hediye ettiği ortaya çıktı.
Ermeni sanatçı Charles Aznavur: Ezidileri Fransa'daki terk edilmiş köylere yerleştirelim
Aznavur, Irak ve Suriye'de katliamdan kaçan halklara
dikkat çekti. Ermeni sanatçı Charles Aznavur: Ezidileri Fransa'daki terk
edilmiş köylere yerleştirelim. Fransa
bugünlerde Ortadoğu’daki halklara, özellikle Hıristiyanlara yardım eli uzatıp
uzatmamayı tartışıyor. Fransalı Ermeni sanatçı Charles Aznavur, Fransalılara,
Ortadoğu’da savaş içindeki insanlar adına seslendi. Yeni albümünde yer alan bir şarkısından da alıntı yapan
sanatçı, "Tanrı bile çanların artık çalmadığı kiliseleri terk etti” dedi.
Osmanlı seçimleri ve seçim kültürü
Kemal Çiçekkcicek@bugun.com.tr
Bu hafta Türkiye’de ilk defa cumhurbaşkanı halk tarafından seçildi. Bu seçim sırasında da adaylar seçimlerin demokratik olmadığını ve seçim yasaklarının ihlal edildiğini dile getirdiler. Bazı uzmanlarımız bunu köklü bir seçim kültürümüzün olmamasına bağladılar. İddialardan birisi Türk milletinin seçimlerle ve sandık kültürü ile ancak 1946 yılından sonra tanıştığı idi. Hâlbuki Türkiye’de seçim geleneği birçok batı ülkesinden bile eskidir. İlk mebus seçimlerini 1876 yılında yapmıştık.
Twenty Days in Armenia: a Journey of Service And Discovery
They prayed in ancient cliff-side monasteries, explored a medieval fortress, and experienced the cool, fresh waters of Lake Sevan. The 12 young people taking part in this summer's ACYOA Armenia Service Program (ASP) crisscrossed Armenia, encountering its geography and its religious and historic sites. But the three-week journey, from July 1 to July 20, was more than a tour of the homeland, participants said. It was also an introduction to the local way of life, and an opportunity to give back. The group was led by the Rev. Fr. Hratch Sargsyan, pastor of St. Gregory of Narek Church of Cleveland, Ohio, with assistance from Ani Gulbenk of Fairfield, Conn.
Bu sefer de Ermeni Krallarının başkenti Ani'yi yeniden fethettiler
Pakraduni Hanedanlığından Ermeni hükümdarlarının başkenti
olan, Ermeni kültür mirasının önemli eserlerini barındıran Ani harabelerinde
tuhaf tören. Pakraduni Ermeni Krallığının başkenti olan Ani'de bu yıl Selçuklu
Türkleri'nin Kars’tan Anadolu’ya girişlerinin 950'nci yıl dönümü kutlandı.
Kutlamaya Kars Valiliği, Belediye, Kafkas Üniversitesi, Belediye, Harakani
Vakfı, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) ve çeşitli kurum ile sivil toplum
kuruluşları destek verdi. Tören MHP'nin gövde gösterisine dönüştü. (Ne diyelim, Allah akıl fikir versin. HYETERT)
CHP yenileniyor!
Taner Akçam
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin AKP dâhil tüm
siyasi partilerde taşları yerinden oynattığı ve oynatacağı kesin. Biraz sancılı
olabilecek ama Siyasi Partiler haritası biraz değişecek gibi... Bu değişimde en
çok sancı çekecek partilerin başında CHP geliyor. İçinde ve dışında epey bir kesim CHP’nin değişip
değişmeyeceği sorusu ile uğraşıyor. Gülsem mi ağlasam mı gerçekten bilemiyorum
ama galiba ikincisi... Konu ne zaman açılsa, 1973’lü yıllarda, Ankara
sokaklarında ve gençlik derneklerinde ve hatta CHP binalarında, CHP’nin
içeriden değiştirilmesi konusunda yaptığımız bitmez tükenmez tartışmaları
hatırlarım. Aradan 40 yıldan fazla zaman geçmiş, dile kolay... O gün bu gündür, bu CHP’yi dönüştürme işi, ilginç bir
spora dönmüş vaziyette. Bu spora meraklı en son grup, 1970’lerde radikal sol
örgütlerde yer alanlardı. Bu arkadaşlar hiç gerçekten CHP’li oldular mı
bilmiyorum? İnanması zor; CHP’yi içeriden değiştirmeye çalıştılar mı, ona da
inanmak zor! Galiba benim anladığım CHP’yi değiştirmek denen şey, CHP
merdivenlerinden yükselerek kendine üst taraflarda uygun bir yer aramakla
sınırlı.
Ha IŞİD kafası, ha bu kafa
Sermet Atadinç
Gerici basın kurumlarından biri Troia Festival’i
kapsamında ‘Bienaldeyiz’ grubu tarafından düzenlenen “dilek bağı” etkinliğini
karalamak adına öyle bir yaklaşım içersine girmiş ki; akılara hemen IŞİD‘ın
kendi inanç ve mezhepleri dışındaki insanlara uygulamış olduğu vahşetin
dayandığı mantığı getiriyor.‘Dilek bağı’ etkinliği son derece açık, basit, anlaşılabilir
ve sade, insanca, barış kültürüne katkı sağlamak adına vatandaşların
gerçekleştirdiği bir etkinlik olmasına rağmen, gericiliğin sesi haline gelmiş
bu gazete tam bir IŞİD kafasıyla vermiş veriştirmiş…Bir sürü safsata ile gözden düşürmeye, hedef göstermeye
çalışarak; üstlenmiş olduğu rol için kendine alan çalan bu medya kuruluşunun
tavrı dinler, mezhepler, etnik kimlikler üzerinden sürdürülen çatışmaların
teşvikinden başka bir anlam taşımıyor.
Gülen okullarına Ermeni darbesi
ABD'deki Gülen Cemaati'ne bağlı okullar için denetim
kararı alındı. Kararın alınmasında Ermeni vekil Adrin Nazarian'ın etkili oldu. Gülen
okullarına Ermeni darbesi .ABD'deki Fethullah Gülen grubuyla bağlantılı
okullara Kalifornia Eyalet Meclisi de el attı. Meclis, eyalette bulunan
Magnolia Okulları'na ait tüm eğitim kuruluşlarında denetim yapılması
gerektiğine karar verdi.
Irak'taki Dini Azınlıklar Artan IŞİD Tehdidi Altında
Irak'ta IŞİD'in sebep olduğu karmaşa yoğunlaşırken,
yüzyıllardır yaşadıkları ülkede azınlık bir topluma mensup olan Irak
vatandaşları da inançları sebebiyle artan tehditle yüz yüze kalıyor. Irak'ta yaşayan Türkmen, Yezidi, Şabak ve Hristiyan
azınlıklar, IŞİD terörü sebebiyle geçtiğimiz hafta içerisinde yaşadıkları
yerleri terk ederek ülkenin nispeten daha güvenli olan bölgelerine kaçtı.
Başkenti, IŞİD'in elinde bulundurduğu Musul olan Ninova ilinden geçtiğimiz
Perşembe günü kaçan 4 bine yakın Hristiyan da kentin bitişiğindeki Erbil'e
kaçarak, aile ve akrabalarıyla birlikte okullar ve kiliselere sığındı.
Meryem ana kilisesi restore ediliyor
Mereto Dağı'ndaki Surp Asvadazin Meryem Ana Kilisesi'nin
onarım çalışmalarına hız verildi. Daha önce Batman Müze Müdürlüğü nezaretinde
moloz kaldırma ve temizlik çalışması yapılan kilisede, rölöve ve restorasyon
ölçü çalışmaları yapıldı. Merkezi İstanbul’da bulunan Sason, Bitlis, Batman, Muş,
Van, İstanbul Ermenileri Derneği, Ermenilerin kutsal saydıkları 2 bin 978 metre
yükseklikteki Mereto Dağı'nda bulunan Asvadazin Meryem Ana Kilisesi'nin onarımı
için kolları sıvadı.
Türkiye büyükelçiliğine silahlı saldırı
Bugün sabah saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi
tarafından Moskova’nın Türkiye büyükelçiliği binasına silahla ateş açıldı.Saldırganın açtığı ateş Moskova büyükelçiliğindeki
tabelaya isabet etti. Saldırganın yakalandığı belirtiliyor. Olay sonucunda ölen ya da yaralanan olmazken, saldırganın
neden böyle birşey yaptığına dair bir bilgi verilmedi. Gözaltına alınan şahsın
sorgusu sürüyor.Saldırganın “Dobrıy Les” adlı şirketin Genel Müdürü Artur
Mirzoyan olduğu açıklandı. Ermenistan vatandaşı olduğu iddia edilen Mirzoyan’ın
büyükelçilik binası girişindeki tabelaya iki el ateş ettiği belirtildi.
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 3
Türkiye kaynaklarına ve araştırmalarına göre, Türkiye'de
yaşayan Ermeni'lerin 50 bin ile 50 bin arasında değiştiğini belirtmiş, bu
nüfusa Hemşinleri dahil etmiştir. Daha çok Ermeni Apostolik kilisesine mensup
olan Ermeni'lerin, bir bölümü de Roma Katolik kilisesine mensup, az sayıda
Ermeni'nin de Protestan olduğu söylenmektedir. Lozan antlaşmasına göre, okul
açabilir, gazete ve dergi çıkarabilirler.
''Dünya kenti''ne ziyaretçi ilgisi
Kars ile
Ermenistan sınırında yer alan ve birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı için
"dünya kenti" olarak nitelendirilen Ani Ören Yeri, yerli ve yabancı
turistlerin ilgisini çekiyor. Kars kent merkezine 42 kilometre uzaklıkta yer
alan antik kente gelen turistler, ayakta kalan 21 eseri gezerek yapılar
hakkında tur rehberlerinden bilgi ediniyor. Tarihi yapıların fotoğraflarını da
çeken yerli ve yabancı turistler, antik kentte devam eden kazı alanlarını da
geziyor. (Ermeni kenti demeye dilleri varmıyor. HYETERT)
Aleppo's Christians in Syrian crossfire Aleppo’s forgotten Christians
While the dire situation of Iraq’s Yazidis provoked US
military intervention against the Islamic State (IS) and nonstop media
coverage, Aleppo’s Christians fear they are the war’s forgotten victims. As Syrian government forces prepare for what may be a
decisive battle against armed groups in Aleppo, Edward Dark reports that for
Aleppo’s Christians, “fear of a new kind permeates this ancient and deeply
rooted community. Genocide and ethnic cleansing are very real threats that
haunt the collective conscience of Syria’s Christians. The terrible fate that
befell their co-religionists across the border in Mosul has driven these points
home in a rather blunt and frightening way.”
Will Armenia and Azerbaijan reach a negotiated solution?
Fighting in Ukraine, and Russia-West rivalries complicate
a resolution to the Nagorno-Karabkh conflict.
Vartan Oskanian is a member of Armenia's National
Assembly, a former foreign minister and the founder of Yerevan's Civilitas
Foundation. Russian President Vladimir Putin has hosted a meeting
between Azerbaijani President Ilham Aliyev and Armenian President Serzh
Sargsyan over tensions in the Nagorno-Karabakh region [Reuters] Given all that is happening in the Middle East and
Ukraine, no one seems to have the patience for escalation, casualties and
bloodshed any where else.
Hocaefendi’nin köyündeki Ermeni teyze
Yıllar önceydi. Pensilvanya o zaman Türkiye’nin 82. vilayeti olmamış, Türklerin iyi bildiği, tanıdığı yurdumuzun ‘şirin’ bir köşesi olmamıştı. Bir ziyaretimde Hocaefendi’nin sohbet dairesinde bulunma şerefine nail oldum. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’ın tarihi eser kaçakçılığı iddiası ile tutuklandığı günlerdi. Rektör bey biraz da laik meşrep ve iktidar muhalifi bir profil çizdiği için, dönemin muhataralı günlerinde bizim mahallede kendisiyle ilgili menfi bir hava vardı. Sohbet halkasındaki arkadaşlardan biri Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki hadiselerden hareketle Aşkın’ın soyunda Ermenilik olduğuna dair iddiaların gündeme getirildiğinden bahsetti. Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/selcuk-gultasli/hocaefendinin-koyundeki-ermeni-teyze_2238267.html
Kasapyan Bağ Evi'nden Çankaya Köşkü'ne
Ayşe Hür
Çankaya Köşkü'nün resmi internet sitesinde ne evin asıl
sahibi Ermeni Kasapyan Ailesi'nden ne de 'evi onlardan satın aldığı iddia
edilen' Bulgurluzadelerden söz ediliyor. Köşkü’nü Kasapyan
ailesi hiçbir kimseye satmamıştır. Devrin hükümeti yalnız o köşkü değil, bütün
mallarını ve mülklerini ellerinden alıp Ağustos 1915 yılında tüm aileyi sürgüne
sevk etmişlerdir. Benim babam (Ankara doğumlu 1887/1930) o tarihlerde ecnebi
bir şirketin sahibi olduğu demiryolunda çalışması vesilesiyle tüm aileyi
Ankara’dan (Konya yoluyla) İstanbul’a kaçırmıştır. Ayrıca Kasapyan ailesinin
sahip oldukları mülkler arasında Keçiören’deki bağ evi vardı ve bu bağa da
Vehbi Koç ailesi sahip olmuştur.
Azınlık okullarına teşvik piyangosu
Gülden Kılıç
MEB'in özel okulda eğitim almak isteyen çocuklara
vereceği teşvikten 2 bin azınlık öğrencisi de yararlanacak. Milli Eğitim
Bakanlığı özel okulda okuyacak 250 bin çocuğa vereceği 2 bin 500 TL ile 3 bin
500 TL arasındaki teşvike azınlık öğrencilerini de dahil etti. Özel okuldaki
öğrencilerin devlet desteğinden yararlanabilmeleri için okul kayıtlarını önce
devlet okuluna yaptırmaları gerekiyor. Ancak azınlık okullarında okuyan
öğrenciler için bu uygulama geçerli olmayacak.
Karadenizli (Pontos) Rum Kızı Belaiya’nın Yakınlarını Arıyoruz
Aşağıda hikayesini okuyacağınız Belaiya, Pontos ülkesinde
yirminci yüzyılın başlarında, ailesinden koparılmış onbinlerce çocuktan
biridir. Koca bir ülkeyi kana, gözyaşına boğarak yok etmek isteyenlerin bizlere
yaşattıkları acılardan sadece birisidir Belaiya’nın hikayesi. Yüz binlerce
insan sürgüne gönderilirken geride kalanların sır olarak sakladıkları,
anlatamadıkları yaşanmışlıklar, sustukları ve korktukları için geçmişle
bağların kopmasını sağlamıştır. Tarih, Karadeniz’de (Pontos) yeniden ‘’yazılmıştır’’. Adeta Rumların bu topraklarda
yaşadıkları yok sayılmıştır. Yalan yanlış bilgilerle yazılan resmi tarih,
sadece koca bir ülkenin değil, tek tek insanların ve ailelerin de geçmişiyle
bağlarını koparmayı hedeflemiştir.
Maritsa Küçük Davası
Putin, Aliyev, Sargsyan
Kısa süre önce Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan
ciddi gerginlik pek ön plana çıkmadı. Halbuki, savaş tehlikesi bu bölgede de
gündeme gelmişti… Dağlık Karabağ anlaşmazlığı konusunda dış faktörlerin rolü
genellikle abartılır. Kıbrıs sorununda olduğu gibi Ermenistan-Azerbaycan
anlaşmazlığında da iplerin dış güçlerin elinde olduğu, isterlerse anlaşmazlığı
hemen çözümleyebilecekleri, istemedikleri için çözüm olmadığı savunulur.
Kafkasları ve Azerbaycan-Ermenistan anlaşmazlığını çok iyi bilen, bu konularda
kitaplar yazmış olan Carnagie düşünce kuruluşunun Rusya, Avrasya Programı
uzmanı Thomas de Waal, bu görüşe katılmıyor.
Ben de katılmıyorum. De Waal, “Out of ideas in Sochi” başlıklı
makalesinde, çözümsüzlüğün dış dinamiklerden değil, iç dinamiklerden
kaynaklandığını vurguluyor. Ne Ermenistan, ne de Azerbaycan dış güçlerin
kendilerine çözüm empoze etmesini kabul eder. Taraflar, kendi temel
pozisyonlarında ısrar ediyorlar. Dış güçler istedi diye kendi pozisyonlarından
taviz vermiyorlar. Dolayısıyla, dış güçler çözüm çabalarına yardımcı olabilir.
Fakat, (tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi) çözümü bulacak olan taraflardır.
Ermenistan ve Gürcistan yeni durumdan fayda sağlayabilirler
Ermenistan ve Gürcistan yeni durumu kendi menfaatlerine
kullanma ve iyi olan ikili ilişkilerini derinleştirme olanağı elde edecekler. Açıklama 16
Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında Gürcistan uzmanı Alik Eroyants’tan
geldi. Uzman yeni Gürcistan yönetiminin iktidara gelmesiyle
Ermeni-Gürcü ilişkileri için elverişli bir ortam şekillendiğini ifade etti. Alik Eroyan ″Yeni iktidar, Azerbaycan’ın enerji
tekeline bağımlılılarını anladı ve tabii
ki dengeli politika yürütmeyi denediler. Bu açıdan ülkemiz kazançlı çıktı″ dedi.
Aya Vukolos Kilisesi'nde 92 yıl sonra 17 Ağustos'u anmak için dini tören düzenlendi
17 Ağustos Depremi’nin 15. Yıl dönümünde İzmir, çok anlamlı
bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından
restore edilerek kültür merkezine dönüştürülen tarihi Aya Vukolos Kilisesi’nde,
yıllar sonra ilk kez bir dini tören düzenlendi. Depremde yaşamını yitirenlerin de anıldığı buluşmada, o
büyük acının ardından Türk ve Yunan toplumlarını yakınlaştıran barış rüzgarları
yeniden esti. Harabe halindeyken, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından
restore ettirilen Aya Vukolos, İzmirlilerin tabiriyle Aya Vukla Kilisesi,
kültür merkezi ve müze işlevlerinin yanı sıra inanç turizmine de hizmet ediyor.
Türkiye Ermeniler ve 1915 Katliamları-1-2
Fatih Tunç
Bu konuyla ilgili birçok eser ve birçok deneme ve
makaleye şahit oldum. Herkes bilimsel bulgulardan çok, yazarların kendini yakın
bulduğu tarafı haklı çıkarmaya çalışmış. Ortaya çıkan bu eserlerin hiç birinde
neye uğradıklarını bilmeden yaşamını yitiren binlerce insanın neden
katledildiği belirtilmemiş. Neden bir bebek öldürülür, neden bir annenin gözü
önünde bebeği ateşe atılır? Bu soruların cevabını bulamadığım bu birçok
kitaptan öte hepsinin bir sentezi olarak kendi yorumlarımdan çok halkın neler
yaşadığını kaleme aldım.
Edward Snowden, 'IŞİD'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı var'
ABD'nin gizli bilgilerini sızdırdığı için kaçarak Rusya'ya
sığınan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Güvenlik Dairesi eski mensubu
ünlü ajan Edward Snowden çok önemli açıklamalar yaptı. "Irak'ta kaosa
neden olan IŞİD'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı var."
dedi. Edward Snowden, Irak ve Suriye'de terör estiren IŞİD'in ABD,
İsrail ve İngiltere istihbaratı tarafından eğitilip desteklendiğini açıkladı.
İŞİD'in bölgede İsrail'in güvenliğini tesis ettiğini söyleyen Snowden'a göre
ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratları dünyadaki bütün terörü "eşek arısı
yuvası" adlı bir strateji ile bir araya getirmeye çalışıyor.
Feast of the Assumption of the Holy Mother of God
On Sunday, August 17, 2014, the Armenian Apostolic Church
will celebrate the Feast of the Assumption of the Holy Mother of God. The Feast
of the Assumption is a non-variable commemoration and the oldest of all those
dedicated to St. Mary. The Armenian Church celebrates this feast day on the
nearest Sunday to August 15, a practice adopted at the time of St. Nerses the
Graceful.
"Savaş Demokratik Müzakereyle Sonuçlanma Aşamasında"
Öcalan’la görüşmek üzere dün İmralı’ya giden HDP Grup
Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP İstanbul Milletvekili
Sırrı Sürreya Önder'den oluşan heyetin açıklamasında Öcalan’ın mesajı
duyuruldu. “Öncelikle mücadelemizin 30. yıldönümü olan 15 Ağustos vesilesiyle
tarihi gelişmelerin eşiğinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu 30 yıllık
savaş büyük bir demokratik müzakereyle sonuçlanma aşamasındadır. Demokratik
müzakere süreci tarihi ve toplumsal olarak derin bir anlama sahiptir. Etkileri
ve sonuçları çok büyük olan bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç sadece Türkiye’de
değil tüm bölgede ağır sorunların çözümüne dönük barış ve özgürlükler temelinde
model olacak tarihi imkanlar barındırmaktadır.”
CHP ne yaşar, ne yaşamaz!
Ümit Kurt •
CHP, şu anda geleneksel-yeni olarak tanımlanabilecek bir
çelişkili ifadenin içerisinde sıkışmış durumda. Dahası bu durum, CHP’yi siyaset
üretiminde çözümsüzlüğe itiyor. CHP, iktidar partisine yönelik henüz süregelen
geleneksel muhalif siyasetin devamını getirmek dışında bir siyaset
geliştirebilmiş değil. Dolayısıyla sadece partililerin değil, giderek laik
kesimin genelinin yaşadığı yenilgi ve hazımsızlık bitmeden CHP’nin
değişemeyeceğini belirtmek mümkün. Bu ise sosyolojik bir ayak bağına işaret
ediyor, çünkü CHP’nin değişmesi için laik kesimin demokrasiyi içselleştirmesi
elzemdir. Öbür türlü CHP için gelinen nokta “CHP ne yaşar ne yaşamaz”ın ötesine
geçmeyecek gibi gözüküyor.
Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) Siyasi Hayata Merhaba Dedi
Çoğulcu Demokrasi Partisi, Türkiye nüfusu içinde sayısal
olarak az olanların, yani Çerkesler, Lazlar, Boşnaklar, Gürcüler, Arnavutlar,
Pomaklar ile diğer etnisite ve inanç gruplarının partisidir. Buna bağlı olarak
ÇDP, azınlığı Müslim-gayrı Müslim ekseninde tanımlayan Lozan Anlaşması’nın
inkarcı, asimilasyoncu, bilim dışı azınlık tanımı ve tasniflerini kesinlikle
reddeder. ÇDP, azınlık kavramının, hakim grubun içinde -ırk, dil, din, kültür
olarak- az olana işaret ettiğini kabul
eder ve tüm etnik kimliklerin eşit olduğu ve eşit haklara sahip olacağı çok
kültürlü, tam demokratik bir toplum düzenini savunur. (Kim tutar sizi yapın Lozan karşıtı bizim Beyaz Ermenilerle inkarcı, asimilasyoncu olmayan ve de bilimsel bir Azınlık
tanımı da dünya utansın. Ne garip Müslüman olmayan azınlıkları Çerkesler
kurtaracakmış. Otur ağla. HYETERT)
Çin yönetimi Hıristiyanlaşmayı teşvik ediyor
Çin'de son yıllarda Hristiyanların sayısı artarken
yönetim, sosyalist düzen ile uyumlu bir Hristiyan anlayışı ortaya koymak
istediğini belirtiyor. Çin'de özellikle Komünist üst düzey yöneticilerin de aralarında bulunduğu kesimlerde
Hıristiyanlaşmanın arttığı belirtiliyor, Din İşleri Birimi Başkanı Wang Tszoan,
ülkede Hristiyan kiliselerin önünün açıldığını belirterek sosyalist düzen ile
uyumlu bir Hristiyan anlayışı ortaya koymak istediklerini söyledi. Wang Tszoan,
yaptığı açıklamada, son 10 yılda uyguladıkları din politikalarıyla Protestan
kiliselerinin hızla yayıldığını, yönetimin Hristiyanlığın gelişimini teşvik
etmeye devam edeceğini ifade etti.
Bartholomeos'dan Başkan Koçhan'a Ziyaret
Sümela Manastırı'nda düzenlenen ayin için Trabzon'a gelen
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan'ı ziyaret
etti. Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'nda
gerçekleştirilen ve yaklaşık 2 saat süren ayinin ardından manastırdan ayrılan
Bartholomeos, patika yolun sonunda Rumca türkülerle karşılandı. Bartholomeos,
Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekibi ve ayine gelen ziyaretçilerle hatıra
fotoğrafı çektirdi. Ardından Maçka Belediye Başkanı Koçhan'ı ziyaret eden
Bartholomeos, Koçhan ile bir süre sohbet etti. Bartholomeos, burada yaptığı konuşmada, ayinin güzel ve
kalabalık geçtiğini belirterek, "Her şey güzel hazırlandı. Başbakanımızın
izniyle 2010'dan beri bu ayinleri başlattık ve devam ettiriyoruz. Müminlerimiz
Rusya'dan, Gürcistan'dan, Yunanistan'dan, Ukrayna'dan ve Avusturalya'dan
geliyor. Hükümetimize ve yerel yönetimimize çok teşekkür ediyorum" dedi. (Ekümenik Patrik, 5 sene önce gemiden inemediği bölgede ayin yapıyor. Bu ekümenik patrikliğin ciddi bir başarısıdır. HYETERT)
Save our Churches
ends, please call upon the U.S. House leadership to allow a
vote on a bipartisan religious freedom measure to help secure the return by
Turkey of stolen Christian churches. Call Speaker Boehner and Majority Leader McCarthy now for an
immediate vote on the Turkey Christian Churches Accountability Act (H.R.4347)









































