Ermenilerin 2015 yılı hazırlıkları
Sözde Ermeni soykırımı iddialarının 100. yıldönümü
yaklaştıkça Ermenistan ve Ermeni diasporası Türkiye’ye yönelik ortak propaganda
faaliyetlerini daha da genişletiyor.
ՀԱՑԻ ՍՈՒՐ ՏԱԳՆԱՊԸ ՏԱԿԱՒԻՆ ԻՐ ՑԱՒՑՆՈՂ ԱՔՑԱՆԻ ՄԷՋ ԿԸ ՊԱՀԷ ԲՈՎԱՆԴԱԿ ՀԱԼԷՊԸ
ՄԱՐՄԱՐԱ ( Սեփական ).-
Շուրջ տասը օրէ շարունակուող հացի սուր տագնապը դեռ իր ցաւցնող աքցանին մէջ կը պահէ բովանդակ Հալէպը։ Անցեալ Երկուշաբթի օրուընէ սկսեալ Հալէպի բոլոր փուռերը ստիպողաբար փակած էին իրենց դռները ու հսկայ քաղաքին 4 միլիոն ժողովուրդը առանձին թողլքած էին իր դժխեմ ճակատագրին հետ։ Պատճառը նոյն էր՝ ալիւր չկար։
CorISTAnbul Oda Korosu ve Orkestrası Konseri. Konuk solist Kevork Tavityan
Davutoğlu’ndan Ermeni-Türk ilişkilerinin geleceğine dair
″Karabağ konusunu Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’la
İstanbul’da görüştük. Gelecek sene baharda Ermenistan’da, sonbaharda
Azerbaycan’da seçimler var. Seçimlerin öncesinde ilerleme sağlamakta bazı
zorluklar var. Psikolojik ortam uygun değil. Karabağ konusunda Azerbaycan-
Ermenistan müzakerelerinde netice alınmasını istiyoruz. Bu, Türkiye’nin de
önünü açacak.″
Ukrayna Ermenilerin manevi mirasını koruyor
Ukrayna Kültür Bakanı Yardımcısı Yuri Bugotski, ″Ukrayna
ve Emeni halkları ilişkilerinin tüm tarihi, Ukrayna’nın Ermeni manevi mirasını
muhafaza ettiğine tanıklık etmektedir, bunlar sadece saygıya değil aynı zamanda
Ukrayna’lı müminlerce onore edilmekedir. Örneğin Bogdan ve Varvara Khanenko
Sanat Müzesinde (Kiyev) Kutsal Meryem Ana resmi muhafaza edilmekte, bu Ortodoks
Kilisesi tarafından kutsal ve mucize yaratıcı resimlerden biri olarak kabul
edilmekte ″ dedi
Amasya'dan bayan Heğine İnknadyosyan
Amasya'dan bayan Heğine İnknadyosyan: "21 Temmuz
1915'te, Şarkışla'da, kent sorumlusu konvoyumuzdan 1500 genç kızı seçti ve
onları köylülere sattı. Bunlardan yaklaşık 600'ü benim eski öğrencimdi.
Amasya'dan 18.000'in üzerinde kişi sürüldü. Hareketimizden üç ay sonra Halep'e
8 erkek, 90 kadın ulaşmıştık.
1915'ten önce Diyarbakır Hançepek'te yaşayan Ermeni ailesi
1915'ten önce Diyarbakır Hançepek'te yaşayan Ermeni
ailesi. Resmi bize gönderen arkadaşımızın resim ile ilgili bilgileri. Resimdekilerden
oturan babaannem,ayakta olan dedem,ninemin sağındaki dört amcamdan sadece biri.
Ponce: 'Avrupa ve Amerika’da Sorun Ayrımcılık'
Hülya Polat
Dünya Adalet Projesi
(World Justice Project) adlı
Amerikan sivil toplum kuruluşu, geçtiğimiz günlerde üçüncü yıllık
raporunu yayınladı... Yasaların uygulanması konusunda 97 ülke arasında Türkiye
39’uncu ve bu alanda oldukça başarılı. Türkiye sivil adalet sistemi açısından
da 44’üncü sırada. Hükümetin sorumluluk üstlenmesi alanında Türkiye, 68’inci
sırada. Temel haklar alanında ise Türkiye 76’ncı sıraya düşüyor. Türkiye’nin
temel haklar alanında geri kalmasının nedenleri izleme mekanizmalarındaki
eksiklikler, hukuk ve adalet sistemine siyasi müdahaleler ve ifade özgürlüğüyle
kişisel mahremiyet haklarının korunmasındaki sicili.
“Ermenistan ile sorunun çözümü için bağrıma taş da basarım”
Giresun'da Karadeniz Uluslararası Sempozyumu'nda konuşan
Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Ermenistan'ın topraklarını işgal
etmesi nedeniyle 1 milyon insanın evine dönemediğine söyledi.İki ülke
arasındaki sorunun çözümü için birçok girişimde bulunulmasına rağmen bir adım
bile atılamadığını belirten Paşayeva, "Bu sorunun çözümü için gerekirse
bağrıma taş da basarım" dedi.
‘2012 Declaration’: A History of Seized Armenian Properties in Istanbul
Posted by Raffi Bedrosyan
After two years of painfully detailed research through
thousands of documents, the Hrant Dink Foundation in Istanbul has produced a
monumental work on the history and present status of the properties that once
belonged to the Armenian charitable foundations in Istanbul—properties that
were all seized by the Turkish government during the last few decades. The
comprehensive study, some 400 pages long, for the first time compiles a list of
the seized properties, illustrating the overall picture and enormity of the
plunder suffered by the Armenian schools, orphanages, churches, and hospitals
in Istanbul that were dependent on the property income for survival.
Ermeni Edebiyatında (Abovyan yazıtlarında) Kürtler
Kürtleri ilk bakışta tanıyabilirsiniz cesur bakışları ve
korku salan bir duruşları vardır… Kürtler söz verdiğinde, emanet aldığında
yâda, sır konusunda söz vermişse onu saklarlar. Bir Kürt hayatından vazgeçer
ama bu sözünden vazgeçmez. Kadınları amazonlar gibidir. Çok cesur ve korkusuz
erkekler gibi giyinip silah kuşanabiliyor, çatışmalara çekinmeden
katılabiliyorlar. Özellikle bey kadınları bu konuda daha atılganlar.” Bu
satırlar ünlü Ermeni Yazar Xaçatur Abovyan’a ait. Abovyan Ermenice edebi
yazımının ilk temsilcilerinden biridir.
Suriye Ermenileri
Cengiz Aktar
Suriye’deki iç savaştan etkilenenler arasında Sünnî
kardeşlerimizin yanında bu toprakların eski vatandaşları Ermeniler de var.
Onların ataları Anadolu’dan kovuldu. Kıyımdan kurtulanların torunları bugün
Suriye, Lübnan ve biraz da Irak’ta. En az Sünnî kardeşler kadar empatiye mazhar
olmaları gerekmez mi? Hele yüzyıl önce başlarına getirilen hatırlanacak olursa.
Cemaat Vakıf Seçimleri Yeni Yönetmeliği İçin Patrikhane'de Toplantı
Üç Saat Süren Toplantıda Çoğunluk Seçimleri İstanbul
Geneline Açmaktan Yana Oldu - Patrikhane Semtlerden Görüşlerini Yazılı
Bildirmelerini İstedi - Toplantı Son Derece Elektrikli Geçti, Cemaate Birlik Ve
Beraberliğin Eksikliği Açıkça Belli Oldu.
Ombudsman bir Ermeni yurttaşımız olmalı
Murat Kapkıner / muratkapkiner44@gmail.com / Taraf
Samimiyetimle söyleyeyim: hakkaniyetli bir şey olacak
olsa ülkemizde, ombudsmanın gerçekten bir Ermeni yurttaşımız olması gerekir.
Musevi ve Süryani de olabilir. Ya da devlet hizmeti, deneyimi olmadığı gibi
Türk ve Müslüman da olmayan bir yurttaşımız. Bunlar üçüncü kişilerdir çünkü. Mümkün
en olumsuz, kinli bir Ermeni yurttaşımızı seçtik diyelim. Azınlıklar devletten
çok çekti, adil olamazlar derseniz. Türklerden oluşan devletten çekti onlar.
Türk’e de devlete de eşit mesafede duracaktır en kinli Ermeni bile. Zalimler
eşitse en adaletsiz hakem, adil olma zorunda kalır, çünkü kantar bir milim
kaysa bir zalime yardım etmiş olur.Oysa, böyle kinli Ermeni yurttaşımız da
zaten pek yok.
Ermenistan Spitak Depremi kayıplarını anıyor
24 yıl önce 7 Aralık 1988’de Ermenistan Spitak Depremiyle
sarsıldı. Yarım dakika süren sarsıntılar yurdun kuzeyindeki 1 milyon yurttaşı
etkiledi. Depremin merkez üssü Spitak’ta yer sarsıntılarının gücü 10 şiddetinde (12 kademeli şiddet ölçeğinde)
oldu.
The email Aliyev doesn't want you to read
Dear Friend, Don't read another word. Not a syllable . . . if you care what Aliyev says. He's telling everyone: "The Armenian lobby is our main
enemy!" He called Armenia a country of "no importance... a
colony, an outpost; a territory governed from abroad which was artificially
created in ancient Azerbaijani lands."The scary thing is he means it! He'd erase Armenia from the
map.
Conception of the Holy Virgin Mary
The Armenian Church styles her Sourp Asdvadzadzin: the
"Holy Mother-of-God"—an almost cosmic title which has elicited
reverent love from generations of Armenian Christians, and is honored in the
name of many of our churches. In more common parlance she is St. Mary: the girl
of humble piety who carried the Hope of the world within her body, and
delivered Him as a baby in Bethlehem.
California Welcomes Ara Sarafian
Seyfo Centre is hosting a lecture trip by Armenian
historian Ara Sarafian, who has already given two fascinating talks in Los
Angeles and San Diego. He spoke to a capacity audience of Assyrians, Armenians
and their friends. He was introduced by Noray Betbaba, of the Seyfo Centre USA
who noted that Sarafian and the Gomidas Institute have been a longstanding
friend of Assyrians and have always spoken up for the recognition of the Seyfo.
Ermeni yalanları nereye kadar?
Prof. Dr. Ata Atun /Haber 7 / KKTC
Ermeni iddiaları konusunda yazılmış yabancı kaynaklı
kitapları, belgeleri ve araştırmaları okudukça, bu iddiaların nasıl bir düzmece
olduğunu çok daha iyi anlamaya başladım. Belli ki Amerika'da bir çıkar grubu
var ve geçimini Ermeni kökenli Amerikalı ve Avrupalılardan söğüşledikleri
paralardan sağlıyorlar. Yalanlarının ortaya çıkacağı gerekçesi ile Türk ve
Ermeni tarihçilerin karşı karşıya bir masada oturup konuyu tartışmalarını
istemiyorlar. ( Siz önce Prof. Dr. Taner Akçam, Prof. Dr. Halil Berktay gibi
değerli bilim adamları ile tartışıp ikna edin. Kaldı ki hiçbir soykırıma
tarihçiler karar vermemiştir. HYETERT)
David of Sassoun Epos Recognized by UNESCO as Universal Cultural Value
Armenian Officers Again Inspect Turkish Troops
A team of Armenian army officers has visited Turkish
military bases deployed along Turkey’s border with Armenia to verify Ankara’s compliance
with a key international arms control treaty.
Armenian National Archive Publishes Testimonies of Genocide Survivors

YEREVAN - The National Archives of Armenia have published a three-volume collection of Armenian Genocide memories recorded since 1916. The book includes accounts of Armenian genocide survivors as well as those of Persians, Turks, Assyrians and Greeks, archive director Amatuni Virabyan said at a press conference on Wednesday.
Kayıtlarda olmayan 3 kilise
Erzurum, Artvin ve Ardahan illerinde araştırılan Gürcü
Dinsel Mimarisi çalışmaları sona erdi. Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi
Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fahriye Bayram, “Temel hedefimiz çalışmalarımızı
bir kitapta toplayarak bu yapıları bilim dünyasına tanıtarak, korunmalarına
yönelik gerekli çalışmaların yapılmasını sağlamaktır” dedi. Bayram, Oltu’ya
bağlı Güllüce, Sülünkaya ve Tarmut köylerinde daha önce Kültür Bakanlığı’nca
kayıtlara geçmemiş 9 ve 10. yüzyıllara ait olduğu sanılan 3 kilise ve yanında
şapeller tespit ettiklerini söyledi.
Minsk Grubu'ndan Azerbaycan ve Ermenistan'a Eleştiri
AGİT Minsk Grubu, Dağlık Karabağ sorununun çözümün için
taraflara 'siyasi irade' göstermeleri çağrısı yaptı. Amerikan, Rus ve Fransız
bakanların imzasıyla yapılan ortak açıklamada, Karabağ sorununun "şiddet
ya da tehditlere başvurmada, toprak bütünlüğüne saygı, eşit haklar ve hakların
kendi kaderlerini tayin hakları" çerçevesinde çözülmesi gerektiği
belirtildi.
ԹԱՂԱՅԻՆ ԸՆՏՐՈԻՒԹԻՒՆՆԵՐՈՒ ՆՈՐ ՀԱՄԱԿԱՐԳԻ ՀԱՄԱՐ ԽՈՐՀՐԴԱԿՑԱԿԱՆ ԺՈՂՈՎ ՊԱՏՐԻԱՐՔԱՐԱՆԻ ՄԷՋ
Երեք Ժամ Տեւող
Հաւաքոյթի Ընթացքին
Մեծամասնութիւնը Կողմնակից
Եղաւ Ընտրութիւնը
Ամբողջ Իսթանպուլի
Տարածքին Բանալու
Դրութեան ¬ Պատրիարքարանը Պահանջեց
Որ Թաղերը
Գրաւոր Յայտնեն
Իրենց Տեսակէտները
¬ Երբեմն Մթնոլորտը
Շիկացաւ, Զգալի
Դարձաւ Որ
Համայնքէ Ներս
Միասնութեան Ոգին
Կը Բացակայի
O Christmas Tree!
Cities around the world are setting up their Christmas
trees, from an abstract light installation in downtown Brussels to a floating
tree in Rio de Janeiro's lagoon, and more.
Armenia Embraces Syrians, Warily
By Joe Parkinson
More than six thousand Christian Armenians from Syria
have poured into Armenia in recent months, escaping the civil war back home.
WSJ's Joe Parkinson reports from Yerevan. YEREVAN, Armenia—Syria's war, which has already sparked
refugee crises just across its border in Turkey, Jordan and Lebanon, is also
bringing strains to Armenia, a Christian country hundreds of miles away.
Kauder'den 'Türkiye inanç özgürlüğüne saygı duymalı' çıkışı
Almanya'da iktidardaki CDU partisinin Parlamento Grup
Başkanı Volker Kauder, Avrupa'nın parçası olmak isteyen bir ülke, din özgürlüğü
gibi temel bir ilkeyi kabul etmelidir' dedi ve Almanya'daki Müslümanların cami
inşa edebildikleri gibi, Türkiye'deki Hıristiyanların da bir kısıtlama
olmaksızın kilise inşa edebilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye 2012 Yolsuzluk Raporu'nda 49 Puanla 54'üncü Sırada Yer Aldı
Transparency International / Şeffaflık Örgütü, 2012
Yolsuzluk Endeksi’ni yayınladı. Endeks, 174 ülkedeki yolsuzluk seviyelerini
değerlendiriyor. Türkiye bu yıl endekste 49 puan aldı ve aynı puanı alan Çek
Cumhuriyeti, Letonya ve Malezya’yla 54’üncü sırayı paylaştı.Buna göre
Danimarka, Finlandiya ve Yeni Zellanda, 100 üzerinden 90 puan alarak yolsuzluğun
en az olduğu ülkeler olarak listede birinci sırayı paylaşıyor.
Binnaz Toprak, Diyanet İşleri Başkanlığı Alevilere ve Gayrimüslimlere de hizmet götürmeli.
CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak, Diyanet İşleri
Başkanlığı'nın,Alevilere ve Gayrimüslimlere de hizmet götürmesi gerektiğini
söyledi. (Sayın Toprak, ilginize teşekkürler ama isteğiniz biz azınlıklara
uygun değil. Patrikliğin Müslümanlara hizmet vermesi ne kadar abes ise, Diyanet
İşleri Başkanlığının da Hıristiyanlara hizmet götürmesi o kadar abes olur. Ancak
Lozan Antlaşmasını da dikkate alarak bütçeden uygun payın
ayrılması ve patrikliğimize ödenmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. HYETERT)
Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Seçimi Ertelendi
Danıştay 10. Daire Başkanlığının nihai kararına kadar,
16.12.2012 tarihinde yapılacak olan Yönetim Kurulu Seçiminin yapılmayarak
ertelenmesi, Bölge Müdürlüğümüzün 05.04.2012 tarih ve 572 sayılı yetki
belgesinde isimleri belirtilen şahıslar tarafından Vakıfın Yönetilmesine devam
edilmesi uygun görülmüştür.
12 Eylül Utanç Müzesi Ve İki İP’li Bayanla Tartışma
Mustafa
Elveren (Em. Öğrt.)
“12
Eylül Utanç Müzesi”ni ziyaret etmeye gittim... Karı-koca: “Müzede bulunan
Dersim katliamı ile ilgili belgeler etkileyiciydi. Önderimiz-Pirimiz Seyit
Rıza’ya yapılan bu zulmü içime sindiremiyorum. Bu devlet geçmişiyle mutlaka
hesaplaşmalıdır” İki İP’li Bayan: “Onlar da Cumhuriyete karşı isyan ettiler. Biz
bu ülkede Mustafa Kemal Atatürk’ten başka önder tanımayız. Bu ülkede Cumhuriyet
ve Atatürk düşmanlarına karşı mücadele edeceğiz…” Müzedeki idam sehpası ve
yitirdiğimiz devrimcilere ait eşyaların etkisinden henüz çakamamış, bozulmuş
bir psikoloji içinde sesimi de biraz yükselterek, bu iki bayana yönelip; -insaf
yahu! Hem bizi katlediyorsunuz, hem de bizi Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı ilan
ediyorsunuz. Mustafa Kemal’in emriyle dedelerim katledildiği halde ben yine de
Atatürk’e düşmanlık yapmıyorum. Sizin bu “Vatan-millet-bayrak” sendromunuz
yüzünden düşman olmaya zorlanıyoruz. Ayıptır, günahtır!
ՀԱՅԱՍՏԱՆԻ ԱՀԱՒՈՐ ԵՐԿՐԱՇԱՐԺԻ 24. ՏԱՐԵԼԻՑԸ
Հայ տպագրութեան 500-ամեակի ցուցահանդէս Վիեննայի մէջ
Վիեննայի Մխիթարեան վանքի եւ Հայաստանի Հանրապետութեան դեսպանութեան համագործակցութեամբ
տեղի
ունեցաւ
հայ
տպագրութեան
500-ամեակի,
Վիեննայի
մխիթարեան
տպարանի
200-ամեակի
եւ
Ունեսքոյի
կողմէ
Երեւանը
որպէս
միջազգային
գրքի
մայրաքաղաք
հռչակուելու
առիթով,
հայ
հնատիպ
գրքերու
յաջող
ցուցահանդէս,
Նոյեմբեր
22-ին,
Մխիթարեան
վանքի
մէջ:
'AİHM'nin Dink kararı uygulanmıyor'
Kayhan KARACA / ntvmsnbc
Dink ailesi, Hrant Dink davası kararının yerine getirilmediği ve gerçek suçluların adalet önüne çıkarılmadığı gerekçesiyle AİHM kararlarının uygulanışının denetçisi olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne başvurdu.
Dink ailesi, Hrant Dink davası kararının yerine getirilmediği ve gerçek suçluların adalet önüne çıkarılmadığı gerekçesiyle AİHM kararlarının uygulanışının denetçisi olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne başvurdu.
Jirayr Ohanyan Çakır Satranç Turnuvası
3. Jirayr Ohanyan Çakır Satranç turnuvası 8-9 Aralık 2012
tarihlerinde Ramada Plaza Pangaltı da yapılacak. Cumartesi sabah 09:30 da
yapılacak açılış töreni sonrasında yaklaşık 150 Satranç sporcusu cumartesi
sabah saat 10:00 da ilk tur maçları ile turnuvaya başlayacak.Toplam 6 tur
sonunda dereceye giren ilk 6 sporcuya para ödülleri verilecek.
Calouste Gulbenkian Foundation Gomidas Institute LMU Turkish Studies Lecture Series
Herkese Açık Etkinlik · Düzenleyen: Talin Suciyan
The Ottoman Empire and Its Eastern Provinces.The Turkish Studies Chair of the Institute of Near and
Middle Eastern Studies at Ludwig Maximilian University of Munich (LMU), with
the support of the Calouste Gulbenkian Foundation (Lisbon) and the Gomidas
Institute (London), will be hosting a new lecture series entitled “The Ottoman Empire
and its Eastern Provinces” (Winter 2012). The lectures will be given by leading
scholars from Turkey, Switzerland, Sweden and the United States on a variety of
topics that still resonate with us today. Each month one speaker will make
their presentation to a critical audience in Munich, and each talk will be
reported for the benefit of the broader scholarly community.
Sözde Ermeni Soykırımı sergisine Türkiye sergiyle cevap verecek
Danimarka'da Kopenhag Üniversitesi Kraliyet
Kütüphanesinde 6 kasımda açıldığı anlaşılan sözde Ermeni soykırımı sergisine
Türkiye soykırım olmadığını, Ermenilerin katliamlarda bulunduğunu anlatan karşı
sergi ile cevap verecek. Ermenistan Büyükelçiliğinin, Ermenistan'da bazı müze
yetkilileri ve Danimarkalı tarihçilerle işbirliği yaparak açtığı sergiye
Türkiye'nin tepkisi gecikmedi. Türkiye'nin Kopenhag Büyükelçisi Berki Dibek,
üniversite yöneticileri ile görüşüp, sergiye tepkisini dile getirdikten sonra,
Türkiye'nin de bir karşı sergi açması konusunda söz aldı.
Yasallık Kazandı Ama Hala Gayrimenkulden Yoksun: İzmir Yahudi Cemiyeti / Gained Legal Status, But Still Deprived of Real Estate: İzmir Jewish Community
Analiz Türkiye /
Ekrem Güzeldere
İzmir’de sonunda (ve yasal olarak) bir Yahudi Cemiyeti
var ama hala gayrimenkulleri yok... Aslında, sinagogların yasal bir sahibi yok.
“Tapu senedinde, ya Haham Başı, Yahudi Cemaati der ya da boş bırakılmıştır”
diye açıklar durumu İzmir Yahudi Cemaati başkanı Jak Kaya. Halbuki problem
neyin yazılı olduğu değil, yazılı olduğu halde yasal olarak var olmayanlar. Ve bu Türkiye’nin dini cemaatlere tüzel
kişilik tanımamasından kaynaklanmakta. Hristiyan Birlikçi ya da Ermeni
Patrikaneleri, Katolik Kilisesi, İstanbul’daki Haham Başı’nın hiçbiri yasal
olarak kabul edilmemektedir.
Primate of Damascus visited Armenian Church Diocese of Canada
IFFHS: Henrikh Mkhitaryan tops Europe’s best players list
Henrikh Mkhitaryan won the voting for the most popular
player in Europe. The vote organized by the International Federation of
Football History & Statistics to reveal world’s most popular footballer
kicked off on October 15 and lasted till November 30.
Komünistin milliyeti, dini...
Aydemir Güler
Şahabettin Bakırsan'ı toprağa verirken mezarı başında
birkaç söz söyledim. .. benim aklıma Şahap ağabeyin babasının Ermeni olduğu
gelmedi o an!... Çağın entelektüel hastalığı sayabileceğimiz “kimlik”
sorunsalına karşı, hayatta sınıf ve parti kimliği dışında pek derdi
olmayanların bile bağışıklığı yoktur. Etnik ve dinsel türü kimliklerin üstü
örtülemezdi kimilerine göre. Hele solcuysak ve solcu olduğumuz için sınıfı,
ideolojiyi, örgüt aidiyetini öne çıkartmaya eğilimliysek has milliyetçilerden
beteriz demektir. Çünkü has milliyetçi, diyelim Rumu, Ermeniyi gözden ırak
tutarken sadece işini yapar. Biz ise hem eşitlikten, enternasyonalizmden dem
vuruyor, sonra elde kızıl bir örtüyle kapatıyorduk kimlikleri! Tez ve eleştiri
budur.
***
Şahabettin Bakırsan'ı toprağa verirken mezarı başında
birkaç söz söyledim. Diğer konuşmacılar, Naciye Babalık ve Cemal Kıral'ın
aklına gelip gelmediğini bilemem, sormadım da; benim aklıma Şahap ağabeyin
babasının Ermeni olduğu gelmedi o an!
Oysa biliyordum. Salonunda asılı duran babasının Kurtuluş
Savaşında aldığı belgeye bakarken, anlatmıştı ailesinin kökenini. Ama
Türkiye'nin -hele eski- komünistleri için çok da ilginç olmayan bu köken konusu
üstünde çok da durmamıştık. Konuşacak başka şeyler vardı hep.
Biliyordum pekala. Üstelik Şahabettin etnik kökenini
“ölmeden önce” açıklamış falan da değildi. Hiç saklamamıştı ki! Ve pek önem de
vermemişti...
Biliyorduk ve hatırlamadık; söylemedik.
Yoksa bile isteye Türk ve Müslüman olmayan bir kökenin
üstünü örtmek mi istemiştik!
Hadi o kadar değilse de, milliyetçi, Kemalist, İttihatçı
ve hatta elitist bir bilinçaltına esir düşüp de, ondan mı unutuvermiştik!
Etnik ve dini kökenini ben ertesi gün konuyla ilgilenen
gazeteciler sayesinde hatırladım. “Ne kadar da meraklısı varmış” diye düşündüm
önce. Sonra haber peşindeki bir insanın olağan merakına verdim soruları.
Ama meraklısı gerçekten de çoktur. Çağın entelektüel
hastalığı sayabileceğimiz “kimlik” sorunsalına karşı, hayatta sınıf ve parti
kimliği dışında pek derdi olmayanların bile bağışıklığı yoktur.
Etnik ve dinsel türü kimliklerin üstü örtülemezdi
kimilerine göre. Hele solcuysak ve solcu olduğumuz için sınıfı, ideolojiyi,
örgüt aidiyetini öne çıkartmaya eğilimliysek has milliyetçilerden beteriz
demektir. Çünkü has milliyetçi, diyelim Rumu, Ermeniyi gözden ırak tutarken
sadece işini yapar. Biz ise hem eşitlikten, enternasyonalizmden dem vuruyor, sonra
elde kızıl bir örtüyle kapatıyorduk kimlikleri!
Tez ve eleştiri budur.
Benim için yeni de değil.
Türkiye Sol Tarihinde Yöntem ve Tartışmalar kitabında,
yeri gelmişti de yazmıştım: “...bir başkası, bir internet sitesinde Atılım
dönemi dahil uzun süre TKP Politbüro üyeliği yapan Aram Pehlivanyan’ın ayrı bir
parti ismi kullanmasını (Ahmet Saydan) Ermeni kimliğinin üstünün örtülmesine
yorabilmekte, Bilen’e 'onca günahına' ek olarak, bir de milli zulüm suçu
yükleyebilmektedir.”
Başka biri bizim Bakırsan'ın cenazesi vesilesiyle yine
aynı isimleri anmış! Şahabettin Bakırsan'ı “Şahabettin adıyla” toprağa
verişimiz, “Ermeni olan bu yoldaş yiğit devrimci etnik kimliği gizlenerek
gömülüyor”a yorulmuş. Tıpkı “1979'da Politbüro üyesi Aram Pehlivanyan
öldüğünde” olduğu gibi.
Bir başkası gazı almış ve devam etmiş. Bunu yapanlar
“kemalist-light, ittihatçı-ulusalcı sosyal-şoven” olmalıymış.
Tabii zor bir durum. 92 yılını Şahabettin Bakırsan olarak
yaşamış bir devrimciyi öldükten sonra alelacele Bakırcıyan'a çevirdik ve
böylece etnik kökenine ilişkin esprili bir anlatım yolu bulduk diyelim.
Şahabettin adını ne yapmalıydık?
Sahi, daha devrimci olmak için ne yapmalı?
Etnik ve dinsel kökene balıklama daldığımızda daha
devrimci olunuyorsa, işimiz kolay!
Parti adının -“Türkiye Cumhuriyetinin nüfus kaydındaki”
anlamında- gerçek kimliği örtmek için icat edildiğini sananlar olabilir.
Uzmanlarımızdan öğreniyoruz ki, parti adı veya diğer, sonradan edinilmiş her
tür adlandırma etnik ve dinsel kimlikleri deklare etmeye yaramalı.
Hem biz devrimci ve devrimci-olmayan arasındaki ayrımı
kapitalizmin hangi temelde eleştirildiği, kapitalizmin hangi yollarla aşılmak
istendiği, düzen güçleriyle, egemen sınıflarla, düzen partileriyle nasıl bir
mücadele ve ilişki öngörüldüğü gibi sorulardan hareketle formüle etmeye
çalışırdık. Amma enayiymişiz!
Kimlik uzmanlarımızın elinde daha sade formüller var.
Şahap ağabeyin Gorbaçovculuğa, partinin likidasyonuna, marksizmin-leninizmin
demode ilan edilişine nasıl karşı durduğunun bir önemi yok. Yiğit bir devrimci
olmak için Ermeni kökeni yetiyor.
Tıpkı, on yıllar boyu omuz omuza veren iki kişiden
Bilen'in şoven bürokrat, Pehlivanyan'ın büyük devrimci olabilmesinde görüldüğü
gibi...
Keşke ailesine söyleseymişiz de Şahabettin'i cami yerine
bir kiliseden geçirselermiş...
Bu sayede Türkiye'nin en eski devrimcilerinden birinin
komünist olduğunu, yaşamını işçi sınıfına adadığını ne güzel de örtermişiz!
Üstelik ne kadar da kolay... Bu ülkede elinizi sallasanız
Arnavut'a, Gürcü'ye, Çerkes'e çarptığına göre, üstelik bilinen çoğu Anadolu
halklarının buralara birkaç bin yıl öncesine kadar göçle geldiği hesaba
katıldığında ortaya çıkan kombinasyon zenginliğine bakarsak devrimcilik pek
kolaylaşacaktır. Bunca devrimcileştirici faktör varken sınıflarla ne diye
uğraşalım ki...
Artık şakayı kapatalım. Kimlikçi yaklaşım sahiplerinin
meczup durumuna düşmekten korkmadıkları bir durumla karşı karşıyayız. Buna
Türkçede cahil cesareti deniyor. Ama cahiller ne derlerse desinler, komünistler
sınıfları ve partileri için yaşayıp ölüyorlar.
Güle güle Şahap ağabey...
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/aydemir-guler/komunistin-milliyeti-dini-63638
Ermenistan işgal ettiği Azerbaycan topraklarını terk etmeden Kars-Gümrü demiryolu hattı açılamaz
Araz Aslanlı
Ermeni basınında yer alan iddialara göre aslında
Kars-Gümrü demiryolu “protokoller” çerçevesinde açılacaktı, fakat mevcut
aşamada, protokoller onaylanmadan da demiryolunun açılması tezi kabul görüyor.
Ermeni tarafı bu tezini “Rusya ve ABD`nin Ermenistan`i tecritten kurtarmak için
sarf ettiği çabalara” dayandırıyor... Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Türk
liderlerin daha önce Ermenistan işgali altında bulunan Azerbaycan topraklarıyla
ilgili görüşlerini de hatırlatarak, Karabağ sorunu konusunda Azerbaycan
açısından kabul edilir bir ilerleme olmadıkça Türkiye`nin bu tür adımlar
atmasının sözkonusu olamayacağını vurguladı.
Pasadena Armenian Genocide Memorial Committee Design Review and Selection Process Has Begun
Pasadena, CA, December 3, 2012: On Saturday, December 1,
2012, The Pasadena Armenian Genocide Memorial Committee (PASAGMC) convened an
independent review panel of 3 distinguished professional judges to review and
rank all 17 design proposals that the were received for the Armenian Genocide
Memorial project proposed to be located in Memorial Park in the City of
Pasadena.
Bakü’den Ermenistan’a sert eleştiri
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Ramiz Mehdiyev,
Ermenistan yönetiminin ülkeyi yabancı bir ülkenin Güney Kafkasya’daki karakolu
haline getirdiğini ifade etti.
Tandoğan köyü yakınlarında kıyımdan geçirilmiş Ermeniler
Bugün korkunç bir hikaye duydum, Muş'tan sürgün edilen
Ermenilerin hepsi ya öldürülmüş ya da Murat Suyu'nda boğdurulmuş. Aralarında
annem ve çocuklarıyla birlikte üç kız kardeşim de vardı. Bu haberler bize, gece
yarısı gelen bir kadın tarafından getirildi. İlk anda onun bir hayalet olduğunu
düşündük zira mezardan çıkmış gibi bir hali vardı. İki yaşındaki bebeğini de
kurtarmayı başarmıştı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Engelliler Günü Mesajı
“Toplumların huzuru ve mutluluğu, tüm bireylerinin
doğuştan sahip oldukları haklarını
kullanabilmeleri, hiçbir ayrım gözetilmeksizin sunulan imkanlardan
yararlanabilmeleri ve geleceğe güvenle bakabilmeleriyle mümkündür.Bu nedenle engelli-engelsiz tüm vatandaşların hak ve
sorumluluklarının bilincinde bir hayat sürmeleri, yetenekleri ve yeterlilikleri
doğrultusunda toplumsal yaşamda aktif rol üstlenmeleri, üretime etkin olarak katılmaları büyük önem
taşımaktadır. Bunun vazgeçilmez koşulu ise, tüm bireylere sunulan hizmetlerin
eşit ve erişilebilir olmasıdır.
3 Aralık Engelliler Gününde ZİBEÇ
Zibeç sevgi yuvası 2-3 yıllık bir hazırlık ve inşaat
dönemini geride bırakarak 12 Ekim 2002 tarihinde açılarak faaliyetlerine
başladı. Bu tarihten günümüze kadar üniteye 94 öğrenci kaydedildi. Bu kayıtlar
uzman kadronun ön değerlendirmesinden geçirilerek yapıldı. Ayrıca bu ön
değerlendirme sonucunda kimin hangi tür bir eğitim ve tedaviden fayda
görebileceği konusu titizlikle araştırıldı, karara bağlandı ve uygulamalar
başladı.
http://www.surppirgic.com/surp-pirgic-hastanesi-vakfi/surp-pirgic-vakfi/zibec.html
Naci Kutlay: Atatürk’ten Kürtlere telgraf
Neşe Düzel
“Kolordu Kumandanı Nihat Bey’e verdiği bir telgraf var. O
telgrafta Atatürk, ‘Kürtler ekseriyette oldukları vilayetlerde kendilerini
yönetecekler’ diyor. Atatürk, Kürtlere bir tür özerklik verilmesinden 1924’te
vazgeçti.” “İttihat-Terakki, M. Kemal ve arkadaşları, Kürtlere, ‘Kurtuluş
Savaşı’nı bizimle beraber yürütmezseniz, Ermeniler geri gelecek, buralar
Ermenistan olacak. Ermenilerden aldığınız malları geri vereceksiniz’ dediler.” “1919’daki Amasya Protokolü’nde ‘Savaş biter bitmez
Kürtlerin içtimai, siyasi ve ırki her türlü ihtiyaçları Giderilecektir’
deniyor. Atatürk’ün Nutuk’unda bu cümle yok. Protokol’deki cümleyi halktan
sakladılar.”
Getronagan Ermeni Lisesi 125. Yıl Görsel Sanatlar Sergisi
Sergi Açılışı: 8 Aralık 2012 Cumartesi, saat 14:00; Ziyaret
saatleri: Okul günlerinde 10:00-17:00; Özel Getronagan Ermeni Lisesi Kemeraltı,
Sakızcılar sokak, No:1, Karaköy/İstanbul
‘Ecdadımız bir kadın ya da ermeni olabilir’
Prof. Dr. Ayşe Kadıoğlu, muhabirimiz Zeynep Miraç’ın
sorularını yanıtladı... “Ecdadımız yanlış resmediliyor” diye ortaya çıkmak
kibirli bir tavır. Ecdadı yüceltmeye yönelik çünkü... Hiç yanlış yapmamış, iyi
savaşmayı bilen, güçlü erkekler var ecdadımızda. Oysa ecdadın yaptığı birtakım
yanlışları da kabullenirsek özgüvenli olabiliriz. Bütün dünya bu ülkenin
ulus-devletleşme sürecinde cereyan eden vahim olayları biliyor. Ortada koskoca
bir literatür var. Kör olmak lazım görmemek için. Bunu görmemek, geçmişi
silerek siyasi aktörlüğe soyunmak eninde sonunda kibir getirir. Bundan
kurtulmamız için geçmişle hesaplaşmamız gerekiyor. Ne var ki bu kibir
Türkiye’de sadece muhafazakarlara özgü bir kibir değil. Geçmişle yüzleşmeyi öne
çıkaracak siyasi parti göremiyorum.
‘Çankaya Köşkü’nün gerçek sahibi Kasapyan ailesidir’

Belma Akçura / okur@milliyet.com.tr ,
bakcura@milliyet.com.tr
Prof. Dr Baskın Oran da Kasapyanların köşkü hiç kimseye
satmadığını belirterek şöyle diyor: “Devlet, bütün Ermeni malları gibi bu köşke
de el koydu ve zamanı gelince kendileri veya ederleri sahiplerine geri
verilecek, dendi ama bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. 1919’dan itibaren
Ermenilerin arkada bıraktığı birçok mal eşraf tarafından fiilen işgal edildi
veya açık artırmayla satıldı. Bulgurluzadeler bu şekilde almış olabilirler. Bu
el değiştirme ve tapu alma meselesini tespit edemiyoruz çünkü 1983 ve 2001’de
çıkarılan iki genelgeyle, 6 Ağustos 1924 tarihinden önceki tapu kayıtlarının
gösterilmesi yasaklandı. 2006’da da MGK’da ulusal güvenlik gerekçesiyle
yasaklandı. Haberinizde gerçekte köşkün tehcir edilen bir Ermeni ailesine ait
olduğu ve el konulduğu bilgisine de yer vermeliydiniz”
Türkiye’de Ermeni mezarlığı tahribatlarına, insan kemiklerinin ortalığa saçılmasına devam ediliyor
Köylüler şöyle demekteler: ″Geçen yıl karayolları burada
çalışma yaptı. İş makineleri ile yapılan yol kazısı sırasında yaklaşık 100
mezar ortaya çıktı. Mezardaki kemikler çevreye saçıldı. Bizler o kemikleri
toplayıp yerine koyduk. Ama bir yol olmasına rağmen bu mezarlıkla ilgili kimse
bir şey yapmadı. Yarısı kazılan mezarlardaki kemikler dışarıdan görülüyor. Yani
yarı açık. Mezarlığın Ermenilere ait olduğunu biliyoruz. Mezarlığın yukarısında
Derşımş Kilisesi de var. Yıllar önce orada Ermeniler de yaşıyordu ama şimdi
kimse yok o köyde″.
Türkiye ve Ermenistan, diplomatik altyapının yapılandırılması konusunda ilk adımı atmaya hazırlanmıyorlar
Amerikan Dış Siyaset Konseyi Avrupa ve Avrasya konularında
kıdemli analist Wayne Merry açıklamasında
″Hükümetler ne yapmaya hazırlandıklarını daha iyi biliyorlar, ancak,
tanıklık ettiğimiz gelişmelerden onları herhangi bir inisiyatifte
bulunmadıkları sonucu çıkıyor. İlk adımı atmak kolay, bu birbirlerinin
başkentlerinde veya Gürcistan’da, Rusya’a, İsviçre’de olabilir üçüncü ülkelerde
karşı tarafın menfaatlerini temsil eden bölümlerin açılması olabilir″ dedi.
Ermeni Soykırımı İnkar Edildiği Sürece Kürt Savaşı Devam Edecektir
Asuman Bayrak
1.Dünya Savaşı sırasında, Osmanlı Meclisinin Ermeni
milletvekilleri sistematik şekilde öldürülmüştü, şimdi sırada Kürtler mi var?
Suriye'deki savaş ortamının Türkiye'deki izdüşümü Kürtlerin yok edilmesi mi
olacak? Anadolu'da nereye giderseniz gidin çeşitli medeniyetlerin kalıntılarına
rastlarsınız. Bunca zengin bir geçmişten günümüze kalan ise, sünni Türkler.
Diğerlerine ne olduğunu bilip acılarını hissetmediğimiz sürece, adım atamayacak
bir noktaya geldik. Nesim Ovadya İzrail'in kitabı “1915 Bir Ölüm Yolculuğu
Krikor Zohrab” tarihi sorgulamamıza, geçmişte yaşananları öğrenip olayları
kavramamıza yardım edecek, önemli bir kitap*.
2012 İlerleme Raporu’nda Türkiye Ekonomisi
Türkiye’nin sağlıklı bir ekonomik yapıya kavuşabilmesi ve
kırılganlığını azaltabilmesi için bazı reformları hızlıca gerçekleştirmesi
gerekmektedir çünkü cari açığın sürdürülebilirliği her geçen gün
zorlaşmaktadır. Aşağıda temel olarak bazı reform önerileri yer almaktadır
1-) Türkiye’deki cari açığın en temel sebebi enerji
ithalatıdır... Ciddi bir planlamayla alternatif enerji yöntemlerinin
yaygınlaştırılması gerekmektedir.
2-) Üretimin ithalata dayalı yapısının yerli ürünlerle
değiştirilmesi sağlanmalıdır.
3-) Vergi sistemini, dolaylı vergilere dayalı olmaktan
çıkarılmalıdır. Vergi adaletsizliği ortadan kaldırılmalıdır.
NYT: Laik Türkiye mi Dindar Türkiye mi
Amerikan gazetesi sordu: Hangi Türkiye? Türkiye'den
konuşan isimlerin ilginç analizleri.. New York Times gazetesi, Türkiye'de İslam ve
laiklik tartışmalarını haberleştirdiği yazısında 'Türkiye'de dinin günlük
hayata daha çok girmesi mi yoksa laik kökenlere geri dönüş mü Türkiye için daha
sağlıklı olur?' diye sordu. (Haberi http://hyetert.blogspot.com/2012/12/in-turkey-forging-new-identity.html linkinden okuyabilirsiniz. HYETERT)
Ermenistan'da Türk fırtınası!
Ermenistan’ın başkenti Erivan’da devam eden AIBA Dünya
Gençler Boks Şampiyonasının 3. Gününde Türk boksörler 3 galibiyet aldı! Günün
ilk maçında ringe çıkan 56 kiloda Hakan DOĞAN İsrail’den Almog BRIGA’yı üstün
bir oyundan sonra 20-14 yenerek Dünya Şampiyonasındaki ikinci maçından da
galibiyetle ayrıldı.
Onlar 'taş' değil çalınmış yaşamlar
Demet Bilge- demet.bilge@radikal.com.tr /
“Ermeni vakıflarına ait 661 adet taşınmaza değişik
sebeplerle el konulmuş. Bunlardan sadece 143 tanesi, son 10 yıl içerisinde
yapılan yasal değişiklikler sonucunda vakfına iade edildi. Bu rakam da 1328
adet vakıf taşınmazının yüzde 10.77’sini oluşturuyor.” Haberin Devamı: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1110219&CategoryID=77
Medeniyetler Korosu ABD Kongresi’nde
Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Türk, Kürt, Ermeni, Sünni ve
Alevi üyelerden oluşan Antakya Medeniyetler Korosu, ABD turnesi kapsamında
başkent Washington’da konser verdi.Türkçe, Latince, İtalyanca, İbranice, Arapça
ve Ermenice eserler seslendiren koronun konseri, barış ve hoşgörü mesajlarıyla
doluydu. Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/newsDetail_getNewsById.action?newsId=2023571






















