Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle: * Suriye'de üçüncü dalga Irak’ta da ikinci dalga
operasyonları başlatma talimatı verdik. Bu operasyonlar havadan ve karadan
devam ediyor…7 Haziran'dan bu yana 121 silahlı saldırı, 15 adam kaçırma gibi
281 terör eylemi yapılmıştır. Türkiye’de sanki yönetim boşluğu varmış gibi kamu
düzenini hedef almışlardır. Kamu düzeni söz konusu olduğunda Türkiye demokratik
hukuk devletidir ve hukuk dışına çıkan herkes cezalandırılacaktır… Bir önceki
302 terör unsurunun gözaltına alınması üzerine dün gece de 288 terör unsuru,
her üç terör örgütüne mensup unsur, polis ve jandarmalarımız tarafından
gözaltına alındı.. . Barzani Türkiye’nin operasyonlarının haklı nedenlere dayandığı ifade ettiler… İstanbul’da
bellidir. 8 nokta tespit edilmiştir. Gitsinler orada barış içinde toplansınlar.
Güvenlik güçlerimiz güvenliklerini sağlayacak. Ama şunu söylüyorum hiçbirinin
elinde silah ve maske olmayacak."… "Dün Meclis Başkanımız'la
görüştük. Olağanüstü toplantı talebine olumlu yaklaşıyoruz.
Belçika Parlamentosu'nda Ermeni tasarısı kabul edildi.
Belçika Parlamentosu'nda Ermeni tasarısı kabul edildi.
Belçika Parlamentosu'nun Dış İlişkiler Komisyonu'nda ele alınan Ermeni
soykırımı iddialarıyla ilgili karar tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Tasarının gelecek hafta genel kurulda oylanması bekleniyor.
Türkiye'den Belçika'ya sert tepki
Belçika parlamentosunun 2 hafta önce dış ilişkiler
komisyonunda kabul edilen tasarıyı oylaması ve 'Ermeni Soykırımı'nı resmen
kabul etmesine Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan sert tepki geldi… Açıklamada
şöyle denildi:“Belçika Temsilciler Meclisi’nde 23 Temmuz 2015 tarihinde kabul
edilen ‘Ermeni soykırımının yüzüncü yıl dönümünün anılmasına’ ilişkin kararla
ülkemiz Belçika tarafından bir kez daha haksızca itham edilmiş, tarihi
gerçekler çarpıtılmış ve hukuk yok sayılmıştır. Söz konusu karar, anılan
ülkede, 2015 yılının başından bu yana, Türk kimliğini ve tarihini karalamaya
yönelik bir kampanyaya dönüşen faaliyetlerin son halkasını teşkil etmiştir.
Belçika Başbakanı Charles Michel’in 18 Haziran 2015 tarihli açıklaması, farklı
görüşler beyan eden siyasetçilerin maruz bırakıldığı anti- demokratik ve ifade
özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerle bağdaşmayan uygulamalar
ve son olarak da, Temsilciler Meclisinin 23 Temmuz 2015 tarihli kararıyla ortaya çıkan vahim tablo, Belçika Türk toplumu tarafından da esefle karşılanmış ve ikili ilişkilerimizi
derinden etkileyecek hale gelmiştir.
Mahçupyan: Kürt Tarafının Abuk Sabuk Laflarıyla Bir Yere Varılmaz
CNN Türk'te yayınlanan Şirin Payzın ile Ne Oluyor?
programına katılan Etyen Mahçup'yan yaşanan saldırıların ardından programda şu
açıklamaları yaptı: "Bülen Arınç'ın söylediği şey matığı olan bir soru
olduğu için tartışıldı. Ama şu doğrudur. Mümkün olduğu kadar adres göstermeden
konuşmasında yarar var bütün siyasetçilerin. Mesela Kürt tarafınında ikide bir
'AK Parti IŞİD'e yardım etti. Bunun sorumlusu Tayyip Erdoğan'dır.' gibi abuk
sabuk laflar sarf etmesiyle bir yere gidilmeyeceğini görmek lazım. Çünkü
insanlar ölmüş. Bunu araçsallaştırmaktan beter bir şey yok. Ve o ölmüş insanlar
üzerinden sırf siz sevmiyorsunuz diye herhangi birinin adını kullanıyorsunuz.
Bu ahlaki değil. Ve ahlaki bir zemin olmadan da çözüm süreci yürüyemez."
Davutoğlu: Operasyonlar noktasal değil, bir süreç
Başbakan Ahmet Davutoğlu bugün IŞİD'i hedef alan
operasyonlarla ilgili açıklama yaptı. Davutoğlu "Üçlü bir kıskaç terör saldırısıyla karşı
karşıya kaldık. Bir taraftan 2013 ekim ayında kendisini Terör örgütü olarak
ilan ettiğimiz ve her aşamada da Suriye’deki yıkıcı ve tahrip edici özelliği
dışında İslam dünyasında oluşturduğu kötü algı dolayısıyla açıktan tehdit
olarak gördüğümüz DAEŞ’ın saldırıları… Suruç’ta intihar saldırısı ve dün
itibariyle de sınırımıza saldırı. " dedi.
Gallup International»: Ermenistan yurttaşlarında yarına güven arttı
Anket çalışması bu yıl 5-13 Mayıs arasında Erivan ve
eyaletlerde gerçekleştirildi; ankete 1105 kişi katıldı. Ancak iyimserlik Kasım
2014’teki düzeyine ulaşmış değil. O zaman sorulan ″Sizce bir yıl sonra Siz
(Aileniz) bugün olduğundan daha iyi yaşar mısınız?″ sorusuna yanıt verenlerin
%35’i ″biraz daha fazla″, %4’ü ″hissedilir derecede iyi″ yanıtını vermişti. Mart 2015’te (Ermeni
Dramının keskin değer kaybı ve Rusya’dan transferlerdeki azalışın etkileri
sonrasında) bu gösterge sırasıyla %15 ve %2 oldu. Mayıs’ta is bu gösterge
sırasıyla %22 ve %2 oldu.
Bakan Bozkır'dan Belçika'ya 'soykırım' tepkisi: Karar yok hükmündedir!
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır,
"Avrupa'da 'bana zarar vermeyen terör daha iyidir, bana zarar verme
temayülünde olan terör kötüdür' şeklindeki ayrım kabul edilemez" dedi.
Bakan Bozkır, 1915 Olayları'nı 'soykırım' olarak nitelendiren eski bir karara
atıf yapan Belçika parlamentosunun kararına da tepki gösterdi: Yok hükmündedir!
"Atölye Sarkis" Hrant Dink Vakfı'nda İzleyiciyle Buluştu
İdil Kafescioğlu
Ermeni sanatçı Sarkis’in Venedik Bienali Türkiye
pavyonundaki yerleştirmesi Respiro’yu görüntüleyen yönetmen Kazma'nın
"Atölye Sarkis" çalışması Hrant Dink Vakfı'nda gösterildi.Serginin
yaratıcılarından Defne Ayas’ın da katıldığı gösterimin ardından Sarkis, Respiro
ve Ali Kazma’nın çalışmasıyla ilgili sohbet gerçekleştirdi.
WOMEN’S GUILD ASSEMBLY HELD IN WASHINGTON
Three months after their Annual Assembly, Women's Guild members continue to be inspired by the spirit of Christian fellowship and outreach they experienced in Washington, D.C., last spring. More than 50 delegates, representing 29 parishes across the Eastern Diocese, took part in this year's meetings, held from May 6 through 10. The gathering ran concurrently with the 113th Diocesan Assembly and the National Commemoration of the Armenian Genocide Centennial in the nation's capital.
24 Temmuz “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü”
Selina Doğan / selinadoganbasin@gmail.com
Modern toplumlarda en önemli haklardan biri haber alma
hakkıdır. Zamanla bir ihtiyaç haline gelen haber alma hakkına yaklaşım ve bu
hakkın kullanımı, demokratik yönetimlerle otoriter yönetimler arasındaki en
önemli farklardan birini oluşturmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nda gazetelerin sansür memurlarının
kontrolünden geçtikten sonra yayınlanması uygulamasından İkinci Meşrutiyet’in
ardından 24 Temmuz 1908’de vazgeçildi. Bu tarih daha sonra “Basın Bayramı”
olarak ilan edildi. 24 Temmuz her ne kadar “Basın Bayramı” olarak ilan edilse de
bu tarihe “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” demek daha doğru olacaktır.
Türkiye'nin düzelmeyen imaj sorunu
Mehmet Fatih Öztarsu*
Ermeni meselesinde de yüz yıldan fazla bir süredir imaj
mücadelesi veren Türkiye'nin bugün dünyaya insan haklarına saygılı bir
medeniyet portresi sunma girişimi inandırıcı görünmüyor. Sokaklarda “Ermeni
avı”na çıkma tehditlerini savuran, Çinli kanının burunlarda tüttüğünü söyleyen
ve gerçekten dünyanın geri kalanını kendisinden daha aşağı görme eğilimini
artıran bir anlayışla dünyanın bize inanması çok zor.Peki, Ermeni tehcirini son
derece konforlu şekilde gerçekleştirdiğimize tüm dünyayı inandırmak için
çalışırken, şimdi de yabancı düşmanı ve barbar olmadığımızı mı ispata
çalışacağız?
HDP'den 'Büyük Barış Yürüyüşü'ne katılım çağrısı
Büyük Barış Yürüyüşü 26 Temmuz'da İstanbul'da yapılacak. HDP,
Barış Bloğu’nun çağrısı ile 26 Temmuz Pazar günü 16.00’da İstanbul’da yapılacak
Büyük Barış Yürüyüşünü desteklediğini açıkladı.
July 2015 Newsletter
eNewsletter of the Eastern Diocese
The Descendants of Armenia's Patron Saint
The calendar of the Armenian Church singles out four members of St. Gregory the Illuminator’s family—his two sons, Sts. Arisdagés and Vrtanés, and his grandsons, Sts. Krikoris and Husig—and assigns them a special day of commemoration called “The Feast of the Sons and Grandsons of St. Gregory.”
Ermenistan'da anayasa değişikliği tartışmaları
Ermenistan'da "anayasal
reform" adı altında yapılması planlanan düzenlemelere ilişkin tartışmalar
sürüyor. Muhalefet, Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın iktidarını sürdürme çabası
olarak gördüğü girişimlere tepkili.Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın talimatıyla 2013'te
kurulan Anayasa Reformları Uzmanlık Komisyonu'nun açıkladığı değişiklik
paketinde gerekçe olarak, anayasal sistemin iyileştirilerek kamu yönetiminde
verimliliğin artırılması gösteriliyor.
Doğu fundamentalizmi
Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Yeniden seçimin apaçık cazibesi karşılarında dururken bir
koalisyona, hele CHP ile koalisyona girişmek birçok AKP’li için hazmı zor bir
lokma. Üstelik böyle bir işbirliğini bizzat laik kesim ve Batı dünyası da
desteklerken. Ancak siyasi analiz karşı tarafı da ‘gerçek’ gücüyle görmeyi
gerektiriyor. AKP’yi devirmek üzere bir araya gelen çok kimlikli bir
koalisyonla karşı karşıya olduğumuz ortada. Ama bu koalisyonun son birkaç yıllık
mücadele döneminin neredeyse hiçbir noktasında istediğine ulaşamadığı, son
kertede yenildiği de ortada. Ayrıca bu sonuç AKP ve liderliğinin sağduyusu
sayesinde olduğu kadar yanlışlarına rağmen de sağlandı. Dolayısıyla ‘nifak
cephesini’ gözümüzde büyütmek de yanıltıcı. Açık olan gerçek şu: Eğer siz
yanlış yapmazsanız, onların hedefine ulaşması mümkün değil…
Yukarı Karabağ Sorunu
AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının, Yukarı Karabağ
sorununun çözüm süreci görüşmeleri kapsamında, Bakü ve Erivan'daki temaslarına
ilişkin bildiri, AGİT'in resmi internet sitesinde yayımladı. Bildiride, eşbaşkanların Azerbaycan ve
Ermenistan cumhurbaşkanlarıyla Yukarı Karabağ sorununun uzun vadeli çözümüne
dair müzakere sürecinin gelişimi konusunda güncel önerileri konuştukları
belirtildi. Cumhurbaşkanlarının yıl
içerisinde görüşmeye hazır olduklarını belirtmesinin memnuniyetle
karşılandığının ifade edildiği bildiride, dışişleri bakanlarına görüşmeye
hazırlanmaları için talimat verildiği
kaydedildi. Ermenistan-Azerbaycan
sınırında ve orduların temas hattında son birkaç aydaki nispi sakinliğin de
memnuniyet verici bulunduğunun altı çizilen bildiride şu ifadeler yer aldı:
"Fakat biz, bir süre önce sınır hattında yaşanan gerginlikten de endişe
duyduğumuzu ifade ediyor, cumhurbaşkanlarını şiddete başvurmaktan çekinmeye ve
ateşkese sıkı sıkıya uyulması için tüm tedbirleri almaya çağırıyoruz."
Uluslararası Gençler Badminton Turnuvası
İnci Life Uluslararası Gençler Badminton Turnuvası,
Ankara'da başladı. ASKİ Spor Salonu'nda 4 gün sürecek şampiyonaya Türkiye,
İran, Cezayir, Bulgaristan, İsveç, Gürcistan ve Ermenistan olmak üzere 7
ülkeden 164 sporcu katılıyor. Türkiye Badminton Federasyonu Başkanı Murat Özmekik, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, organizasyonun 13-15, 17 ve 19 yaş gruplarında
düzenlendiğini söyledi.
Ermenistan karıştı!
Ermenistan'ın başkenti Erivan'da elektriğe yapılan zammı
protesto etmek için dört gündür gösteri düzenleyen eylemcilere polis tazyikli
suyla müdahale etti, çok sayıda gösterici gözaltına alındı. Cumhurbaşkanlığı
Sarayı'nın bulunduğu Baghramyan Caddesi'ni dün akşam trafiğe kapatan
göstericiler, oturma eylemine burada devam etti. Polis ile göstericiler
arasında süren görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine polis bu sabah
göstericilere tazyikli su sıkarak müdahale etti.
Tamzara Evleri Turizme Kazandırılıyor
Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde tarihi ’İpek Yolu’
üzerinde bulunan Tamzara köyündeki tarihi evler, yol ve sokaklar restore
ediliyor. Bir dönem Rum, Ermeni nüfusunun birlikte yaşadığı Tamzara köyünden,
göç nedeniyle kaderine terk edilen tarihi evlerin turizme kazandırılması için
başlatılan çalışmalar sürüyor. Yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren
Şebinkarahisar Kaymakamı Murat Çağrı Erdinç, diğer ilçe ve köylere örnek bir
turizm çalışması yapıldığını söyledi.
Tarihin en büyük rehin operasyonu…
Markar Esayan
Suruç'ta can kaybı 32'ye yükseldi ve acımız daha
derinleşti. Umarım yoğun bakımdaki gençlerimizden hayırlı haberler alır ve bu
kederli günlerde bir nebze teselli bulabiliriz. (Bu satırları yazarken
Ceylanpınar'da iki polisin şehit edildiği haber geldi. Allah rahmet eylesin.
Söyleyecek söz bulamıyorum.) Saldırı hem DAİŞ'le etkin mücadele eden Türkiye'ye, hem
de Kobani'ye Türkiye'den savaşçı gönderen Kürt siyasi hareketine bir mesaj
niteliği taşırken, bir taşla bir sürü kuş da vurulmuş oluyor. Ülkeyi vesayete almak, Türkler ve Kürtler, muhafazakâr
Kürtler ile AK Parti ilişkisini kesmek, toplumsal fay hatları yaratmak için...
ՊԱՐԶ, ՀԱՄԵՍՏ ԵՒ ՀԱՂՈՐԴԱԿԱՆ
Նորութիւններ չեն այս մակդիրները, բայց այս
յօդուածին գլխաւոր դրդապատճառը եղաւ յիսուն տարիներու ազնիւ բարեկամս: Մի քանի օրեր առաջ երբ մեր տան մէջ հաւաքուած կը
խօսէինք ազգային եւ եկեղեցական տագնապեցնող նիւթերու մասին, յանկարծ զիս մեծ անակնկալի
մը առջեւ դնելով այսպէս արտայայտուեցաւ. «Ամէն անգամ որ Հռոմէական Եկեղեցւոյ քահանայապետը՝
Պապը տեսնեմ հեռուստատեսիլի վրայ, կաթոլիկ
ըլլալս կու գայ»:
Osmanlı'da en ilginç 10 yasak! Çok şaşıracaksınız!
Hamamlara giden, Osmanlı
tarihinde "gayrimüslim" ve "zımmi" olarak tanımlanan
Müslüman olmayan (Rum, Ermeni, Yahudi, Süryani vb. gibi) Osmanlı yurttaşlarının, Müslümanlardan ayırt
edilmesi için çıkartılan bir yasağa göre gayrimüslimlerin nalın giymesi
yasaklanmış ve nalınsız gezmesi uygun görülmüştür. Ancak Müslümanların da
tercihen nalın giymeme ihtimali karşısında bu yasak zayıflayınca, fermana yeni
ve garip bir madde eklenmiş, gayrimüslimlere verilecek peştemallara,
alametifarika olarak birer demir halka takılması uygun görülmüştür… Osmanlı
döneminde kiliselerdeki çanlar kaldırtılmış, çan çalınması yasaklanmıştı. Bu
yasak, 1856'ya kadar devam etmiş, bu tarihten sonra, kiliselere çan kuleleri
yaptırılmış ve kiliselerde çan çalınmaya başlanmıştır.
Kilise saldırganı 'nefret suçu' ile yargılanacak
Silahlı saldırı sonucunda 9 siyahinin
ölümüne sebep olan Dylan Roof'un, içlerinde "nefret suçu"da dahil 33
farklı suçtan yargılanacağını bildirdi. Charleston şehrindeki Emanuel Afrika
Metodist Episkopal Kilisesi'nde İncil dersi sırasında aralarında kilisenin
papazı da olmak üzere 9 kişiyi öldüren 21 yaşındaki beyaz ABD'li Roof, Yüce
Divan tarafından alınan kararla 33 ayrı sebepten dolayı Federal Mahkeme'de
yargılanacak.
Western Diocese e-Newsletter
Primate Pays Pastoral Visit to St. Mary Armenian Church in
Yettem: Three Parishioners Honored with Hye Spirit Medals, Stole Bearers
Ordained and Choir Recognized. On Sunday, July 19, 2015, the Diocesan Primate Archbishop
Hovnan Derderian made an official visit to St. Mary Armenian Church in Yettem
where His Eminence celebrated the Divine Liturgy and offer the homily. During
the services, the Primate also presented the Diocesan Hye Spirit Award to three
of our parishioners based on the recommendation of the Parish Council and Parish
Priest Rev. Fr. Zaven Makosyan. Honored this year were Charlie Davidian,
Lucille Margosian and Marilyn Zerounian.
Dear ANCA Supporter,
I’ll admit it.
I take well-deserved pride when the ANCA is called
"politically aggressive" by the Wall Street Journal. Or when we’re
described as "a powerful and well-organized lobbying force across the
country" on the pages of this leading newspaper.
That’s the Journal, not traditionally a pro-Armenian media
outlet.
Türkiye Ermenileri Patrikliğinden Taziye Mesajı / ՍՈՒՐՈՒՃԻ ԱՀԱԲԵԿՉԱԿԱՆ ԴԷՊՔԻՆ ԱՌԹԻՒ ՎՇՏԱԿՑՈՒԹԻՒՆ
Sayın Cumhurbaşkanımız
Urfa-Suruç’ta meydana gelen saldırı sonucu hayatını kaybeden
ve yaralanan vatandaşlarımızın haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz.
Bu acılı vesile ile yaralılara acil şifalar dilerken tüm
hayatını kaybedenlere Yüce Allah’tan Rahmet ve aile üyeleri ve yakınlarına
Zat-ı Alinizin şahsında Patriklik makamı, Ruhani Meclisimiz ve cemaatimiz adına
başsağlığı diliyoruz.
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-9
Ümit-Kurt /umit105@gmail.com
Ermenilerin Adana’da belli başlı semtlere saldırdıkları
ve burada mukim Müslümanları katlettikleri söylentisi yayılır. Adana Askerî
Kumandanı Mustafa Remzi bu söylentilerin doğruluğunu sorgulamadan askerlerine
Ermenilere saldırmaları talimatını verir. Bu yazımda son bıraktığım yerden
Adana Katliamları’nın ikinci evresinden bahsetmeye çalışacağım. 1909 Nisan’ının
son haftasında Mersin’den Adana’ya ek askeri birliklerin geleceğini duyan
Ermeniler, katliamların durdurulacağı, huzur ve nizamın yeninde tesis edileceği
umuduna kapılır. 25 Nisan’da II. ve III. alaydan 850 asker Dede Ağaç’tan
Adana’ya girer. Bu askerler daha önce isyan eden ve bundan dolayı Rumeli’ye
sürülen askerlerdir.
Uzlaşma Zemini Kayboluyor, Tüm Siyasetçiler Barış İçin Daha Aktif Rol Almalı
Suruç'taki bombalı katliamın ardından önceki gün protesto
yürüyüşüne katılan CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, bugün de olayda
yaşamını yitiren Nazegül Boyraz'ın cenaze törenine katıldı. Türkiye'nin giderek
bir şiddet sarmalına girdiğini ve uzlaşma zemininin kaybolmak üzere olduğuna
dikkat çeken Doğan, tüm siyasetçilerin barış için daha aktif rol oynamasını
istedi. Doğan'ın konuyla ilgili açıklaması şöyle:
Eziyet Çekilerek Öldürülen Kadının DNA sı Arşivde Aranacak?
İstanbul’da yaklaşık 3 sene önce öldürülen Ermeni asıllı
Maritsa Küçük ‘ün davası dün İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 85
yaşındaki Ermeni asıllı kadının
öldürülmesi ile ilgili davada mahkemenin
istemiş olduğu ve üçüncü bir şahsa ait olduğu iddia edilen DNA’nın kime ait olduğu ile ilgili bir bilgiye ulaşılamadı. Mahkeme olay
yerinden alınan bu DNA’nın
emniyet ve jandarma arşivlerinde bulunan
kişilerle uyuşup uyuşmadığına ,eğer uyuştuysa açık bir kimlik tespiti
talebinde bulundu.
Süryani ve Ermeni ruhani önderliklerinden Suruç taziyesi
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber - Erivan
Turabdin Metropolitliği ve Türkiye Ermenileri Patrikliği,
Suruç’taki bombalı saldırıya ilişkin taziye mesajı yayımlayarak, hayatını
kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nde
gerçekleştirilen ve 32 insanın hayatını kaybettiği bombalı saldırının ardından,
Türkiye’deki Süryani ve Ermeni ruhani önderlikleri saldırıya ilişkin taziye
mesajı yayımlayarak, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.
'Alevi ve Ermeni kafası kesmeye gidiyorum' diyen ülkücü Suriye'de öldürüldü
Burak Mişinci İstanbul’da toprağa verildi, cenaze
törenine MHP'li vekil ve yöneticiler katıldı. Suriye’ye “Alevi ve Ermeni kafası
kesmeye gidiyorum” diyerek giden ülkücü Burak Mişinci, Lazkiye kırsalında
Ulusal Savunma Kuvvetleri tarafından öldürüldü…Cenaze törenine, ailesi ve
yakınları ile MHP İstanbul milletvekili Meral Akşener, MHP İstanbul İl Başkan
Yardımcısı Kurtuluş Bozkurt, Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Ahmet Yiğit
Yıldırım ve bir grup Türkmen katıldı. (Kılıçla yaşayan, Kılıçla ölür. HYETERT)
Sarkisyan, Tsarukyan sponsorluğunda inşa edilen kilise açılışında
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 22 Temmuz’da Müreffeh
Ermenistan Partisi (MEP) eski Genel Başkanı Gagik Tsarukyan sponsorluğunda
Kotayk eyaleti Nor Hajn kasabasında inşa
edilen Surp Amenaprkiç Kilisesinin açılışına katıldı. NEWS.am muhabirinin
verdiği bilgiye göre; Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II riyastinde icra
edilen mesh töreninde işadamları, milletvekilleri, spor dünyası temsilcileri
katıldılar. Açılışta Rusya ve İran elçileri de hazır bulundular.
Armenia TV features Sydney Benefit Concert for Syrian-Armenians and AYF Australia Inter-Regional Camp
SYDNEY: Armenia TV (Australia) has released its ninth
episode of 2015, which features reports on the Sydney Benefit Concert for
Syrian-Armenians and the Armenian Youth Federation of Australia Inter-Regional
Camp. There is also a One on One Interview with the Chairman of
the Armenian Revolutionary Federation of Australia, Haig Kayserian.
Avrupa Ermeni Federasyonu: Suruç Katliamı, DAİŞ’le işbirliğin bir sonucudur
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber - Erivan
Suruç’taki saldırıyı kınadıklarını açıklayan Avrupa
Ermeni Federasyonu, yaşanan katliamın Türkiye’nin DAİŞ çetelerine verdiği
desteğin bir sonucu olduğunu vurguladı. Avrupa’daki etkin Diaspora
kuruluşlarından biri olan Adalet ve Demokrasi için Avrupa Ermeni Federasyonu
(EAFJD), Suruç’ta hayatını kaybedenlerin yakınlarına metanet, hayatta kalan
yaralılara ise acil şifa dileyerek saldırıyı kınadıklarını açıkladı.
Aydınlar Enerji Bakanına İnsanlık Onurunu Hatırlattı
Rojnameya Newroz
Aralarında yazar, gazeteci, parlamenter, sanatçı ve
aktivistlerin bulunduğu 200’e yakın aydın Türkiye’nin tahkimde görülen davayı
kaybeden Yunanistanlı şirketten alınacak tazminatın milli çıkar gereği olduğunu
savunan enerji bakanına insanlık onurunu hatırlattı… (Umarız aydınlarımız Yunan
halkına zulmeden Avrupa Birliği’ne de İnsanlık onurunu hatırlatır. HYETERT)
Suriye’yi Paylaşma Kavgası
Suriye toprakları, Baas rejimi, Hür Suriye Ordusu, DAEŞ
ve PYD arasında fiilen dörde bölünmüş vaziyette. Kâğıt üzerinde ve BM
kayıtlarında her ne kadar “Suriye” diye bir devlet varsa da bu devlet, İran ve
Rusya’ya rağmen çöktü. Bu unsurlardan HSO/Hür Suriye Ordusu, rejim
kuvvetleriyle çarpışmaktadır. DAEŞ’in varlığını mecburen kabul eden Baas
rejimi, onu Türkiye için bir tehdit olarak kullanma ihtimalini hep saklı tuttu.
Diğer taraftan yine rejim, Suriye’nin kuzeyini de Türkiye’ye inat PYD’ye terk
etmiş bulunuyor. Suriye’nin kuzeyinde bir paylaşma kavgası yaşanmakta.
Washington'dan: 2015'in Getirdikleri
Oya Bain
2015'in ilk 6 ayı Washington Türk toplumu için çok
hareketli ve hummalı geçti. 2015 bildiğiniz gibi jenosid iddialarının 100.
senesi. Ermeniler beklenildiği gibi seneye son derece taşkınlık ve aşırılık
içinde girdiler. Adeta her yerde her gün jenosid iddiaları basılıp yayılmışsa,
söylenmezse, bu iddia ellerinden kaçacak, boşluğu ve koflugu anlaşılacak gibi
bir davranış içindeydiler. Dünyadaki 200'e yakın millet içinde topu topu ancak
20 civarında memleket bu aşırı, tek taraflı davranışa katıldı. O milletler ki
Asya, Afrika ve Amerika kıtalarında en barbar katliamları ve jenosidleri yapmış
milletler ve 20 asırda Holocaust ve Srebreniça ile bu inanılmaz barbarlığı
Avrupa'nın ortasına da taşımayı başarmış toplumlar. (!!! HYETERT)
Yervant, Kamp Armen için söyledi
Kamp Armen’in iadesi için başlatılan nöbetin 76. gününün
konuğu Amed’den gelen Ermeni sanatçı Udi Yervant oldu. Yervant, dayanışma
amacıyla kampta konser de verdi. Ayrıca Esmeray da “Kestirmeden Hikayeler”
oynunu Kamp Armen’de sahneledi.
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-8
Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
İkinci Meşrutiyet'in ilanı Adana’da da hem Müslüman hem
de Ermeni cemaat arasında coşkuyla karşılanır. Ancak bu coşku ve sevinç fazla
uzun sürmez. Zira, Ermenilerin eşitlik-özgürlük-kardeşlik fikriyatına olan
bağlılığı ve devrim coşkusu 1908 yazı itibariyle Müslüman cemaati oldukça
rahatsız etmeye başlar. Bir önceki yazımda 31 Mart Vak’asının nasıl vukua
geldiğinden kabaca bahsetmiştim. Esasında söz konusu yazıda eklemeyi unuttuğum
önemli bir noktanın altını çizmekte fayda var. Şöyle ki 31 Mart Vak’asının
İttihat ve Terakki komitacıları eliyle organize edildiği, reaksiyoner grupların
bilhassa provoke edildiği ve İttihat ve Terakki’nin bu kaos ortamından
yararlanarak gücünü konsolide ettiğini iddia eden argümanlar mevcuttur. Bu olay
ile birlikte İttihat ve Terakki kendisine muhalif unsurların ortaya çıkmasını
sağlamış ve onları bertaraf etme imkanı bulmuştur.
Suruç’ta Ne Oldu?
Suruç’ta en az 32 kişinin hayatını kaybettiği bombalı
saldırı sonrası neler yaşandı, kimler neler dedi? Sosyalist Gençlik Dernekleri
Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla Suriye sınırında Suruç'tan Kobanê'ye gidecek
gençler dün öğlen saat 11.30 sıralarında Urfa’nın Suruç ilçesinde Amara Kültür
Merkezi’nde basın açıklaması yaparken meydana gelen patlamada en az 32 kişi
hayatını kaybederken, en az 76 kişi yaralandı.
II. Abdülhamid’in ABD elçisine anlattıkları
Yavuz Bahadıroğlu / yavuzbahadiroglu@yeniakit.com.tr
İkinci Abdülhamid dönemi uzmanlarından Prof. Dr.
Vahdettin Engin’in “Kurtlar Sofrasındaki Osmanlı” isimli kitabında anlatılan
bir olay var. Padişah, ABD Elçisi Terel’i kabul edip Ermeni meselesinde bakış
açısını anlatıyor: Görüşmeye ilişkin olarak Terel, “İçinde bulunduğumuz 1897
Mart’ının 19. günü selamlık törenini seyretmek üzere Yıldız Sarayı’na gittim.
Törenden sonra padişahın huzurunda iki saat kadar kaldım ve iltifatlarına
mahzar oldum. Padişah hazretleri Osmanlı Devleti’nde Ermeni milletinin mahzar
olduğu iyi muameleler konusunda pek çok şeyler söyledi. Bu söylediklerinin
Amerikan kamuoyunca da bilinmesini arzu ettiklerini ifade etti.
Müslüman Kürt Kripto Ermeniler 500 Bin Kripto Ermeni Var
Ali Yormaz / aliefe@gmail.com
Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan’ın çevrelerinde “Müslüman
Kürt” olarak bilinen Ermenilerin asıl kimliklerine dönmeye başladığı yolundaki
açıklaması, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun
“kripto Ermeniler” konusundaki suskunluğunu bozmasına yol açtı. Prof.
Halaçoğlu, ülkemizde en az 500 bin “Kripto Ermeni” olduğunu belirterek, bu
gerçeği söylediğinde kendisini “kafatasçılıkla” suçlayıp, yargısız infaza tabi
tutanların, bugün bunu açıklamasının sebebinin, Ermenilere emlak verme ve
Türkiye’yi tazminat ödemeye zemin hazırlama olduğunu öne sürdü. (Müslümanlaştırılmış
Ermeniler başka Kripto Ermeni başka. Yalan olan Kripto denilen Ermenilerin
sayısı ve daha büyük yalan bir halkın inkarı ve PKK’nın Ermeni olduğu. Artık
klasikleşen yalanlar.)
Bir zamanlar Güneydoğu Toroslar'da
Akdoğan Özkan / akdoganozkan /akdogan_ozkan@hotmail.com
İnsan bazen kendi mağarasının içindeki 3-5 gölgeye bakıp
bütün bir insanlığı tanıdığını zannedebiliyor… Bir ara Finlandiyalı çift ile
sohbet ediyoruz… Benzinciye niye takıldılar anlam veremiyorum, ama, bu arazinin
eski hali iyi anımsadığım, bildiğim bir şey olmadığından çok yardımcı
olamıyorum. Biraz sonra baklayı ağızlarından çıkarıyorlar: “Orası daha önce
köyün Ermeni mezarlığı idi!” “...” Şaşkınım, kem küm ediyorum. “Mezarlık mı?
Burada Ermeni mi vardı?” gibi aptalca bir cümle kuruyorum. “Evet,” diyorlar. Memleketlerindeki
bir kütüphanede eski bir haritada görmüşler. Bir mezarlığın kalıntıları üzerine
neden benzin istasyonu yapıldığını anlayamadıklarını söylüyorlar. Şaşkınım.!
Kürtleri bekleyen tehlike
Vahdettin İnce
Bir ara Hrant Dink Diyarbekir’de verdiği bir konferansta
“Kürtlere tavsiyem batılılara güvenmesinler. Batının aklına uyan, onlara
güvenen Ermenilerden ibret alsınlar” mealinde bir söz söylemişti… Dışarıda
batılılara, içeride İttihat Terakki'ye güvenen Ermeniler onların eliyle bu
coğrafyadan buhar olup gittiler. Ne kadarı öldü ve nasıl öldü, ne kadarı tehcir
edildi…İşin edebiyatı. Yok oldular..Kendilerine silahlı isyanı telkin eden
batılıların İttihat ve Terakki'ye de katliam telkinlerinde bulunabileceğini
hesap edemediler. Bu, batının aklının çalışma biçiminden, bizzat batının
tarihinden bildiğimiz bir hakikattir. Tarihin tekerrür etmek gibi bir huyu var.
Bu sefer de aynı tehlike bulutları Kürtlerin tepesinde dolaşıyor. (Öğüde bir diyeceğimiz yok ama, bu aba
altından sopa göstermekse, bilinsin ki, yüz yıl sonra 21. yüzyılda artık
soykırım hiç o kadar kolay değil. Zamanı paranteze alarak tahmin yapılamaz.
HYETERT)
Tarihi Kilise Restore Edilecek
Bingöl Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada; Bingöl'ün
en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kiğı'da bulunan Çanakçı Köyü
Kilisesi’nin Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca
alınan karara istinaden kısa zaman içerisinde restore edileceği belirtildi. Yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan Bingöl’de ki
tarihi yapılardan biri olan Kiğı ilçesine bağlı Çanakçı Köyü'nde bulunan 250
yıllık Surp Kevork Ermeni Kilisesi, bakımsızlık yüzünden adeta harabeye dönmüş
durumda. Kilisenin acil restore edilmesi gerektiğini belirten Çanakçı Köyü
Muhtarı Mehmet Asal, söz konusu kilisenin restore edilmemesi halinde
yıkılacağını, bu durumunda çevrede ki evlere de zarar verebileceğini dile
getirmişti.
Çepni Surp Sarkis Ermeni Kilisesi
Genel Tanım: Gemerek İlçe merkezinde, Şehit Binbaşı Mehmet Aras Mahallesi, Doğu
Caddesi üzerinde yer alan yapı, günümüzde metruk durumdadır. Kilise üç nefli
bazilikal plana sahip, doğu-batı doğrultusunda konumlandırılmış olup, batı
yönünde narteks, doğu yönünde üç adet apsis bulunmaktadır. Gözlemler: Günümüzde metruk olan yapının bahçesi yol ve
etrafındaki evler tarafından yok edilmiştir. Yapının içinde çeşitli dönemlerde
izinsiz kazı yapılmıştır.
İran dini azınlıkların hakları konusunda dünyada örnek
Doğu Azerbaycan Ermeni Halifelik Konseyi üyesi Vartan Abrah
Hi Meyan, İran'da dini azınlıkların barış içinde yaşamalarının dünyanın bütün
her yerindeki azınlıklar için örnek olarak niteledi. IRIB’in bildirdiğine göre,
Vartan Abrah Hi Meyan, yaptığı açıklamada, İran'da bugün bütün dini
azınlıkların özgürce ve rahat bir şekilde yaşadıklarını belirterek, İran İslam
Cumhuriyetinin bu açıdan dünyada eşsiz olduğunu söyledi.
İsveç’te motosikletçilerden DAİŞ ve AKP protestosu
Stockholm / ANF - Murat Kuseyri /
İsveç’in başkenti Stockholm’de motosikletleriyle konvoy
oluşturan değişik MC kulüplerine üye motosikletçiler, Irak ve Suriye’de yeni
soykırımlar yapan DAİŞ çeteleri ve ona destek veren AKP iktidarını protesto
etti. Motosikletçiler, Türk devletine 1915 yılında Ermeni, Süryani ve Pontus
Rumlarına yönelik yapılan soykırımı kabul etmesi çağrısında da bulundu.
Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk Ermeni Soykırım anıtına çelenk koydu
Ermenistan'ın başkenti Yerevan’a gelen Avrupa Konseyi
Başkanı Donald Tusk, Ermeni Soykırımı Tisternakabert anıt kompleksini ziyaret
etti. Anıtına çelenk koyan Tusk’u Ermenistan Dışişleri Bakanı
Edward Nalbandyan eşlik etti.
Brecht'in 'Kafkas Tebeşir Dairesi' ve Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası
Ünal Çeviköz
Kuzey Kafkasya Rusya Federasyonu’nun toprakları
içerisindedir. Güney Kafkasya’da ise Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan üç
doğu komşumuzdur. Kuzey Kafkasya ile ilişkilerimiz, Rusya ile karşılıklı toprak
bütünlüğüne saygı ve içişlerine karışmama prensiplerine dayalı biçimde, bölge
kökenli vatandaşlarımızın akrabalık ilişkileri çerçevesinde olabildiğince sürdürülmektedir. Güney Kafkasya için ise Türkiye’nin kapsamlı
bir politika oluşturduğunu söyleyebilmek güçtür. Gürcistan ve Azerbaycan ile
gelişmiş ilişkileri olan Türkiye, planlı bir Ermenistan politikasına sahip olamadığı
ve bu ülkeyle olan ilişkilerini hep “24 Nisan korkusu” ya da “soykırım
iddialarını bertaraf etme çabaları”na dayalı olarak kurguladığından, etkili ve
bütüncül bir Güney Kafkasya politikası oluşturmayı başaramamıştır.
Serj Sarkisyan’dan, Türk mevkidaşına taziye mesajı
Serj Sarkisyan, Şanlıurfa ilinde meyadana gelen patlama
sonucu birçok insanın hayatını kaybetmesinden ötürü Türk mevkidaşı Recep T.
Erdoğan’a taziye telgrafı çekti. Telgrafta şunlar ifade edildi: «Ekselansları,
20 Temmuz’da Türkiye’nin Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde meyadana gelen ve
onlarca cana mal olan patlamayı acıyla öğrendim. Terörizmin ter türlü ifadesini
sert bir dille kınıyoruz. Meydana gelen olaydan ötürü taziyelerimi kabul
buyurmanızı rica ederim. Hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına sabır ve metanet
yaralılara acil şifalar dilerim».
Dünya Suruç'taki saldırıyı böyle gördü
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi
önündeki 28 kişinin hayatını kaybettiği patlama dış basında da geniş yer buldu.
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-7
Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Bu yazımda 31 Mart Vak’asını tarihsel bağlamına oturtup
ele almaya girişeceğim. Serbesti gazetesi başyazarı Hasan Fehmi’nin suikasta
kurban gitmesiyle birlikte Anayasal rejimin ilk yılında cereyan eden farklı
siyasal kuvvetler arasındaki gerilim tepe noktasına ulaşmıştı... Gelecek iki
yazıda bir önceki yazımda kısaca bahsettiğim iki önemli tarihsel vakadan
bahsedeceğim: 31 Mart Vak’ası ve Nisan 1909 Adana Katliam(lar)ı. Bu yazımda 31
Mart Vak’asını tarihsel bağlamına oturtup ele almaya girişeceğim.
Kıpti Patriği Ermeni Soykırımı kurbanları için dua etti
Kıpti Ortodoks Kilisesi, Afrika ve İskenteriye Patriği
Teodoros II, 19 Temmuz’da Lübnan Ermeni Kilisesinde Ermeni Soykırımı kurbanları için dua etti. Ahram Online’ın verdiği habere göre; Kıpti Patriği ve Kilikya
Katolikosu Aram I birlikte kutsal Müron hazırladılar. Kıpti Patriği Nisan
ayında Ermenistan’ı ziyaret etmiş, Ermeni Soykırımının 100. yıl anma
etkinliklerine katılmıştı.
AB Konseyi Başkanı Tusk Açıklaması
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk,
"Dağlık Karabağ'da barışçıl çözüm AB için öncelikli" dedi.Tusk,
Ermenistan ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde, Dağlık Karabağ'da tarafların
ateşkese uygun davranmalarının çok kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Dağlık
Karabağ'da barışçıl bir çözümün AB'nin önceliği olduğunu anlatan Tusk, AB'nin
Azerbaycan ve Ermenistan'ın görüşmelerini desteklediğini ifade etti.
Tarihi kilisenin kara yılanı
Denizli'de antik Laodikya kentinde bulunan ve İncil'de
adı geçen 7 kutsal kiliseden biri olan Laodikya Kutsal Haç Kilisesi'nde yaşayan
bir yılan burayı terk etmiyor. Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek,
"Zehirli bir tür olan yılanı alıp uzaklara götürüp bırakıyoruz, ancak yine
kiliseye dönüyor" dedi. II. Antiokhos tarafından M.Ö. 261 yılında kurulan
ve Antiokhos'un eşi Laodikya'nın adı verilen antik kentte kazı ve restorasyon
çalışmaları yılın 12 ayı devam ediyor.
HSYK hâkimleri ve Kadı Karakuş
Nazlı Ilıcak / nilicak@bugun.com.tr
Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında
bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna
güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini
bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım'
demiş.Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.Az sonra
ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek' diye sormuş. Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince, iş kavgaya
dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin
gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde
koşuyor.Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi!
Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının
çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...Sonunda
duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı'nın karşısına
çıkarmışlar. (karakuşi karar sözünün kaynağı. HYETERT)
Sarkisyan:Ermenistan-AB yeni belgesine yönelik müzakereler pek yakında
Sarkisyan ‘Riga’da Doğu Ortaklığı Zirvesinde Doğu
Ortaklığı 6 üye ülkesine ortak menfaate dayalı işbirliğinde farklılaştırılmış
yaklaşım gösterilmesini memnuniyetle belirttik, bu ilişkilerimizde yeni bir
sayfa açacaktır’ dedi. Ermenistan’ın çok önemli partnörlerinden biri olanAB’yle
ilişkilerinin gelişimi ve uzun yıllara dayanan diyaloğun gelişimiyle alakadar
olduğunu kaydeden Sarkisyan: ‘Bunun için siyasi irade ve en başlıcası yolumuzu
ve yaklaşımımızı inşa ettiğimiz değerler sistemi mevcuttur’ dedi.
Ağayev En Başarılı Diasporacı Seçildi
Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve siyasi kuruluşlar,
yapmış olduğu çalışmalardan dolayı Azerbaycan Beynelxalq Diaspor Merkezi (BDM)
Genel Başkanı İsmayıl Ağayev’i en başarılı diasporacı seçti… ASİMDER Genel
Başkanı Göksel Gülbey, sözde Ermeni soykırımının 100. yılının geçmesi her şeyin
bittiği veya bu konunun sona erdiği manasına gelmemelidir. Bir atasözünü
hatırlatmak isterim, ‘su uyur düşman uyumaz.’ Onun için bu meselenin üzerine
gidilmeli. Türkiye-Azerbaycan ve diğer Müslüman ülkeler bir birliktelik
yapmalılar. Bu Haçlı zihniyetine karşı 10 STK ve siyasi kuruluşun ortak kararı
ile çalışmaları ödüllendirilen BDM Genel Başkanı İsmayıl Ağayev’i ve teşkilatını
tebrik ediyorum. ( Demek ki, en az on ırkçı STK varmış. Bizimkiler bazıları işimize kimse karışmasın diyerek devletlerin soykırımı tanımasına karşı çıkarken, onlar bütün Müslümanları yanlarına almaya çalışıyor. HYETERT)
Yüzyılın Katliamlarıyla “Yüzleşmek”
Şeyhmus Diken / seyhmusdiken@mynet.com
1921 yılında
Diyarbekır, Van, Bitlis, Elaziz, Dêrsim ve Koçgiri'den oluşan Kürdistan
şehirlerinde “Bağımsız bir Kürt devleti kurmak” ana gayesi ile şekillenen isyan
sonrası yaşanan katliam ile 2011’de Roboski’de yaşanan masum Kürt
“Kaçakçılar”ın katliamı arasında tam doksan yıllık bir zaman dilimi var. Dönemin
isyanı bastırmakla sorumlu Valisi “Sakallı” lakaplı Nureddin Paşa görev yeri
“İsyan bölgesi”ne giderken “Zo [Ermeniler] diyenleri temizledik. Lo [Kürtler]
diyenlerin köklerini de ben temizleyeceğim” demişti. El hak denilenleri aynen
yapar Nureddin Paşa ve kısa sürede görevini “başarıyla” tamamlar. Koçgirili 500
“isyancıyı” kendi deyimiyle ‘temizler’, ‘tepeler’. İki binini de Anadolu’nun
çeşitli yerlerine sürgüne yollatır.
Bir hedef, üç tarz-ı siyaset
İbrahim Kiras
Dönemin aydınları için asıl mesele devleti ayakta
tutmaktı. Bu amacı gerçekleştirmek yolunda hangi aracın kullanılması gerektiği
konusunda ihtilaf vardı. Ancak bu ihtilafların oluşmasında söz konusu görüş
sahiplerinin sosyal kökenlerinin, kültürel donanımlarının ve ideolojik
angajmanlarının da etkili olduğunu söylemek gerekiyor. Söz gelimi İslamcılık
görüşünün mensuplarının hemen hemen tamamının mutekit ve dindar Müslümanlar
olması, özellikle İkinci Meşrutiyet dönemindeki Osmanlıcılık taraftarlarının
çoğunlukla seküler eğilimli ve Saray’a veya yüksek bürokrasiye yakın kişilerden
oluşması, Türkçülerin ise genellikle orta sınıf ailelere mensup bulunmaları -bu
arada Çarlık rejiminden kaçıp Türkiye’ye yerleşmiş olan Azerbaycan ve Kazan
asıllı aydınların da İslamcılık veya Osmanlıcılık görüşlerine pek meyl etmeyip
Türkçülüğe bağlanmaları- tesadüfle açıklanamaz.
Ahmet Ümit: Kürtler, Atatürkçüler ve cemaat zalim iktidara boyun eğmedi
Ümit, Türkiye'nin geleceğini umutlu gördüğünü söyledi. Polisiye
romanlarıyla tanınan ünlü yazar Ahmet Ümit, 7 Haziran seçimi sonrası gelinen
noktaya ilişkin olarak, seçimin mesajının çok net olduğunu ve halkın yüzde
60’ının ‘çatışma istemiyoruz’ dediğini söyledi. "Türkiye'nin geleceğini
umutlu görüyorum" diyen Ümit, "Bir kere Türkiye'de insanlar boyun
eğmedi. Çok güçlü bir muktedir var, bir zalim yapı var ama bakın Kürtler boyun
eğmedi, Atatürkçüler boyun eğmedi, Hizmet Hareketi boyun eğmedi. Kimse eyvallah
demiyor. Bu çok umut verici ve değerli bir şey" diye konuştu. (Nihayet
biri seçimin en önemli aktörü olan cemaatin hakkını kısmen de olsa vermiş. HYETERT)
Eski bayramlar güzeldir, çünkü çocukluk mutluluktur...
‘Hürriyet Dünyası’nın en hınzır kalemlerinden Selahattin
Duman’la, ‘Nerde o eski bayramlar’dan yola çıkarak eskiyi ve yeniyi konuştuk...
Şimdi önce şu soruya cevap arayalım: “Burada yaşamasaydık nerede yaşardık?” Hiç
birimizi saf ve homojen kökenlerden gelmediğimize göre net bir profilimiz yok.
Osmanlı’da ümmet, gayrimüslimler dahil 54 farklı etnik gruplardan oluşuyormuş.
1884’teki nüfus sayımında İstanbul’da 840 bin kişi yaşıyormuş ve bu sayının 125
bini Polonyalı, İngiliz, İtalyan, Fransız toplumlarına aitmiş. Yani Ziya
Paşa’nın “Biz Osmanlıyız, bizde her türlü insan bulunur” lafının gerçek bir
karşılığı varmış. 1911 ve 1913 sayımları var resmi olarak; bu sayımlarda da görüyoruz
ki savaş süresinde İstanbul’da 1 milyon 200 bin kişi var, sonrasında şehir
gerçek mecrasına dönüyor, yani 800 binlere… 1911’de nüfusun yüzde 44’ü
Müslüman, yüzde 56’sı ise gayrimüslim… Yani şeriatla yönetilen Osmanlı’da böyle
bir tablo var önümüzde, laik Türkiye’nin bir anlamda fiili başkenti olan
İstanbul’da ise yüzde 99’luk bir Müslüman nüfusla karşı karşıyayız.
Sarkisyan:Ermenistan-AB yeni belgesine yönelik müzakereler pek yakında
Sarkisyan ‘Riga’da Doğu Ortaklığı Zirvesinde Doğu
Ortaklığı 6 üye ülkesine ortak menfaate dayalı işbirliğinde farklılaştırılmış
yaklaşım gösterilmesini memnuniyetle belirttik, bu ilişkilerimizde yeni bir
sayfa açacaktır’ dedi. Ermenistan’ın çok önemli partnörlerinden biri olanAB’yle
ilişkilerinin gelişimi ve uzun yıllara dayanan diyaloğun gelişimiyle alakadar
olduğunu kaydeden Sarkisyan: ‘Bunun için siyasi irade ve en başlıcası yolumuzu
ve yaklaşımımızı inşa ettiğimiz değerler sistemi mevcuttur’ dedi.
DEDESİZLER!
Kemal Bilget
İnsanlar kaya kovuğundan mı çıkarlar? Beş kardeşlermiş.
Halam en küçükleriymiş. Babam sondan ikinci. İki amcam ve bir halam
evliymişler. Ninem ve dedem orta yaşın üzerinde iki köylüymüşler. Sanırım 60’ın
üzerindeymiş yaşları. Ben biliyorum da onların başına gelenleri, baban neler
anlatırdı size tanıklığından? İnsan avını arkadaşım, insan avını. Bizimkiler
keklikmiş, bizimkiler tavşanmış… Bir de avcılar varmış... Sizin dedeniz var mı?
Neden bizlerin dedeleri yok? Babalarımız taş ya da ağaç kovuğundan mı çıktılar?
Sizin dedeniz var da bizim dedemiz niçin yok? Gidip araştırıp sorun! Benim gibi
yaşı 60’a dayanmış, beş az, beş çok fark etmez, her Ermeni’ye sorun! “DEDEN VAR
MI?” diye. İstisnaları saymayın. Hiçbirinin dedesinin olmadığını görecek ve
bileceksiniz. Dedelerimize ne oldu, niçin yoklar? Sorun bir, öğrenirsiniz. Artan
bey, sizden ve şahsınızda tüm dedesizlerden ben özür diliyorum.
Opera ve Bale’ye ilk Ermeni müdür
Öznur Oğraş Çolak / Cumhuriyet
Kevork Tavityan, “Bu Ermeni sanatçıya sunulan lütuf
değil, yılların emeğine olan bir takdir” diyor. İstanbul Devlet Opera ve
Balesi’ne müdür olarak (vekaleten) atanan Kevork Tavityan, bu göreve getirilen
ilk Ermeni asıllı sanatçı. Tavityan 1998 yılında bu yana İstanbul Devlet Opera
ve Balesi’nde solist olarak bir çok eserde yer almış bir sanatçı. Görev teklif
edildiğinde gururla kabul etmiş teklifi. Tavityan, “Bir Ermeni sanatçıya
sunulan bir lütuf değil, yılların emeğine, çalışmasına olan bir takdir” diyor
yeni görevi için... Tavityan, bir Ermeni olarak değil, İstanbul Devlet Opera ve
Balesi’ne müdür olarak atanması muhtemel olan bir sanatçı olarak heyecan
uyandırmayı tercih ediyor ve ekliyor: “Umarım, Türkiye’nin o günlerini de
göreceğiz hep birlikte”... (Değerli sanatçıyı yürekten kutluyor ve başarılar
diliyoruz. HYETERT)
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-6
Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Türk milliyetçiliğinin İttihat ve Terakki nezdinde
devletin resmi ideolojisi olarak benimsenmesi süreci bir hayli zaman almıştır. 24
Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte İttihat ve Terakki’nin
güttüğü İttihad-ı Anasır ideali ve Osmanlıcılık ve Osmanlı vatandaşlığı
fikriyatı bile Türk-Müslüman unsurun diğer gayrimüslim unsurlardan üstünlüğünün
bu unsurlar tarafından kabulüne dayanmıştır. Millet-i hakime olarak
Türk-Müslüman unsur hem gayrimüslimler hem de Türk olmayan Müslüman unsurlar
(Araplar ve Arnavutlar gibi) karşısında kendisine doğal bir üstünlük
atfetmiştir. 1915’te Soykırım ile sonuçlanan Ermenilere yönelik kitlesel
şiddetin altında yatan nedenlerin ve motivasyonların anlaşılmasında bahsi geçen
ideolojik arka plan oldukça önemlidir.
Uzun aradan sonra TBMM`ye üç Ermeni vekil girmeyi başardı
Ercan Ayın
Türkiye ; bazı kesimlerin tabiriyle " özgürlük" için son şans olan bir
seçim yaşadı.Bir çok açıdan ele alınıp analiz edilmesi gereken 7 Haziran
seçimi TBMM`ye girme şansını yakalayan
üç Ermeni vekil bakımından ayrı bir özellik taşıyor… Peki, bu 3 vekil ile
Ermeniler ile ilgili sorunlar çözülecek mi? ya da bu vekiller temsil şanslarını
iyi kullanacaklar mı? Geçmişte takip ettiğimiz kadarıyla şahsım adıma çok da
umutlu değilim.Bunun başlıca nedenlerinden biri;vekillerin sistemin içerisinde
azınlıkta kaldıkları gibi,mensup oldukları partilerin Ermeni soykırımı`na
bakışlarının net olmasıdır.(HDP hariç). Geçtiğimiz hafta Ermeni vekilin verdiği
teklifi gördüğümde yanılmadığımı da
anladım. Sistem içerisinde çok fazla bir şey yapamayacaklarını düşündüğüm
vekillerin en azından hatırı sayılır bir mücadele ile siyasi arenaya giriş
yapacaklarını düşünmüştüm. Ancak Hristiyan ve Ermeni dünyasının dini
bayramlarında toplu taşımaların ücretsiz
olması teklifi değildi tabi kastettiğim. 100 yıl önce topraklarından sürülen katledilen bir halkın
el konulan varlıklarını düşündüğümüzde, yapılan bu teklif çok ucuz bir siyaset
gibi geldi bana. (Umarız yanılır sayın yazar. HYETERT)
CHP ve HDP'nin Sosyalist Enternasyonali'nde skandal
Türkiye'den CHP ve HDP'nin de üyesi bulunduğu 'Sosyalist
Enternasyonal', sözde Ermeni soykırımı savunuculuğuna soyundu. Sosyalist
Enternasyonal, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kafkaslar ve Karadeniz Komitesi
Erivan'da iki gün süren bir toplantı gerçekleştirdi. Ev sahipliğini Ermeni
Devrimci Federasyonu- Taşnak partisinin yaptığı toplantıda konuşan Sosyalist
Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala sözde soykırımın 100. yıldönümüne
değinerek, "Umarım, Ermeni Soykırımı'nın tanınmasıyla Ermenistan ve Türkiye
arasında gerçek barış tesis edilecek" dedi.
ASİMDER’den Ermenistan’a Misilleme
Uluslar Arası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
(ASİMDER) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi İrfan Ermiş, İreVan’daki
(Erivan) Gök Mescit’te Cuma namazı kılma taleplerinin Ermenistan hükümeti
tarafından kabul edilmediğini belirterek, “ASİMDER olarak bizlerde eylül ayında
Van’da düzenlenecek olan ayine engel olacağız” dedi. (Bu ülkede kanun varsa,
devlet varsa bu ırkçıların tehdidi bir şey ifade etmeyecektir. Göreceğiz. HYETERT)
Çengilli Kilisesi
Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Çengilli Köyü içinde yer
alır. Bu köyün adı kilisenin çanlı olmasından kalmıştır.Köy halkı arasında bu
köye Çehni, Çengli,Çanğlı’da denilmektedir. Kiliseye Kars Kağızman yolunun 15 Km.sinden
kuzeybatıya ayrılarak 30 Km.lik köy yoluyla gidilmektedir. Kilise Çengilli
köyünün içinde yer alıp yüksek bir tepe üzerine yerleştirilmiştir. Köy denizden
1900 metre yükseklikte bulunmaktadır.
Osmanlılar Ortadoğu ve Balkanları nasıl yönetti?
Doç. Dr. Cengiz Tomar / Marmara Üniversitesi
Sorunları eskiye -15. ve 16. yüzyıllara (Altın Çağ’a,
genelde Kanuni devrine)- geri dönerek çözebileceğimize dair yorumları pek
gerçekçi değildir. Yapılması gereken geçmişten ilham almakla birlikte değişen
zamanın şartlarına uygun yeni çözümler getirmektir. Öncelikle günümüzün ve
geleceğin problemlerine salt geçmişten çözüm bulamayacağımızı not edelim… 20.
yüzyılın sonları ile 21. Yüzyıl başlarında Osmanlı bakiyesi Balkanlar ve
Ortadoğu’da yeni bir döneme girmekteyiz.
Dışarıdan müdahalelerin de etkisiyle giderek yaygınlaşan
mikro-milliyetçilik, etnosentrizm ve mezhepçiliğin (sekteryanizm) ve bunlara
bağlı çatışmaların yoğunlaştığı yılları yaşarken Pax-Ottomana’nın (Osmanlı
Barışı) yüzyıllar süren mutlu günlerini aramaktayız. Bu durumun devam etmesi
bölgemizde, gerçeklemesini hiç temenni etmediğimiz “İslam Ortaçağı” olarak
adlandırabileceğimiz bir sürece girmemize sebep olabilir.
‘Gül ile 12 Yıl'ın Ermenistan sayfaları
ALIN OZINIAN
Abdullah Gül'ün 12 yıl başdanışmanlığını yapan Ahmet
Sever, “Abdullah Gül ile 12 Yıl” adlı son günlerin çok konuşulan kitabında,
Türkiye ile Ermenistan arasındaki “futbol diplomasisi” sürecine ilişkin bir
bölüme de yer vermiş. Gül'ün 2008'de gerçekleştirdiği Erivan ziyaretinin perde
arkasından bazı satırbaşlarının anlatıldığı bölüm, bugün Türkiye-Ermenistan
protokol sürecinin bilinmeyenlerini ve neden donduğuna dair bazı ipuçları
arayanlar için ilgi çekici olabilir.
Ermenistan'da kanser ilaçları yetişmiyor!
İnsan Hakları Örgütü, Ermenistan’da kanser hastalarının
sürekli ilaç sorunu yaşadığını öne sürdü. Bürokratik nedenlerden dolayı
ilaçlara temin edemeyen Ermeni hastalar zor durumda kalıyor. İnsan Hakları Örgütü, ileri evre kanser
hastalarının bürokratik engeller nedeniyle ağrı kesici alamamasını adam hakları
ihlali olarak niteledi.
O katliamın Ermeni Tehciri'yle ne ilgisi var?
Kerem Çalışkan
Ermeniler, 1915’teki ‘katliam’ın sorumlusunu arıyorlarsa
Talat ve Enver Paşa’lardan önce Osmanlı’daki adıyla ‘Bronsart Paşa’nın peşine
düşsünler… Onun şahsında Osmanlı yönetimine ‘Tehcir’i uygulatan bir Berlin
destekli bir ‘Üst Akıl’ bulacaklardır… Çünkü kitlesel deportation (tehcir) bir
Alman icadıydı ve ilk kez 1904-1908 yıllarında Afrika’da yerli halklara karşı
uygulanmıştı… Toplu katliama yol açtığı orada görülmüştü… Berlin açısından sıra
şimdi 1915’te Ermenilere gelmişti… Çünkü İngiliz-Rus cephesinin Doğu
Anadolu’daki müttefiki olan Ermeni unsuru, Almanların Bağdat Demiryolu
projesini tehdit ediyordu.. Almanlar burada ellerini fazla kirletmediler…
Ermeni tehcirini Osmanlı yönetimine uygulattılar…(Birileri Kürtleri suçsuz ilan
etti, birileri de daha güzelini yapıp Osmanlı’yı da aklıyor, yakında bir hayır
sahibi de Almanları aklarsa, Ermenilerin soykırıma uğramadığı toplu olarak
intihar ettikleri ortaya çıkacak (!) HYETERT)
Sibil’in hayali gerçek oldu: Ani harabelerinde “Ani” şarkısını söyledi / Սիբիլը Անիում երգել է «Տեսնեմ Անին ու նոր մեռնեմ» երգը
İstanbullu Ermeni şarkıcı Sibil hayalini gerçekleştirdi.
Sibil, Ani harabelerinde “Ani’yi görsem sonra ölsem” Ermenice şarkısını söyledi…“En
büyük dileklerimden biri Ani harabelerinin önünde “Ani yi görsem sonra ölsem”
adlı şarkıyı söylemekti. Önce Tanrı ya sonra Pan Armenian olimpiyat komitesi
üyelerine rüyamı gerçeğe dönüştürdükleri için binlerce kez teşekkür ederim.
Doğrusu duygularımı tam olarak nasıl ifade edebileceğimi bilmiyorum. Unutulmaz
anlar yaşayıp mutluluk gözlaşları döktüm. Binlerce kez teşekkürler bu duyguları
yaşamama sebep olanlara...”.












































