Kerem Çalışkan
Ermeniler, 1915’teki ‘katliam’ın sorumlusunu arıyorlarsa
Talat ve Enver Paşa’lardan önce Osmanlı’daki adıyla ‘Bronsart Paşa’nın peşine
düşsünler… Onun şahsında Osmanlı yönetimine ‘Tehcir’i uygulatan bir Berlin
destekli bir ‘Üst Akıl’ bulacaklardır… Çünkü kitlesel deportation (tehcir) bir
Alman icadıydı ve ilk kez 1904-1908 yıllarında Afrika’da yerli halklara karşı
uygulanmıştı… Toplu katliama yol açtığı orada görülmüştü… Berlin açısından sıra
şimdi 1915’te Ermenilere gelmişti… Çünkü İngiliz-Rus cephesinin Doğu
Anadolu’daki müttefiki olan Ermeni unsuru, Almanların Bağdat Demiryolu
projesini tehdit ediyordu.. Almanlar burada ellerini fazla kirletmediler…
Ermeni tehcirini Osmanlı yönetimine uygulattılar…(Birileri Kürtleri suçsuz ilan
etti, birileri de daha güzelini yapıp Osmanlı’yı da aklıyor, yakında bir hayır
sahibi de Almanları aklarsa, Ermenilerin soykırıma uğramadığı toplu olarak
intihar ettikleri ortaya çıkacak (!) HYETERT)
***
Almanya, Afrika’da 1904-1908 yılları arasında Namibya’nın
Herero ve Nama adlı yerli kabilelerine karşı yaptığı katliamı ilk kez geçen
hafta kabul etti. Alman sömürgeci askerleri 100 yıl önce 100 bini aşkın yerliyi
çöle sürülerek topluca katletmişlerdi…
Bir katliamı 100 yıl sonra kabul etmenin ne gibi bir
anlamı olabilir?
Katliam yaptığınız yerde ekonomik çıkarlarınız varsa ve
bir zamanlar yoketmeye çalıştığınız halkla şimdi iyi geçinmek istiyorsanız,
devlet olarak böyle bir adım atabilirsiniz…
Bu katliamı yapan devlet Almanya…
Yaptığı yer Afrika’da Namibya…
Almanya geçen hafta, Namibya’da Alman sömürge yönetimini
I. Dünya Savaşı’nda İngilizlere terkettiği 9 Temmuz 1915 tarihinin 100.
yılında, ilk kez, o topraklarda ‘savaş suçu’ işlediğini ve ‘halk katliamı’
uyguladığını resmen kabul etti…
Bu ifadeler, Alman Parlamentosu’nda bir soru önergesine
Alman Dışişleri’nin verdiği yanıtta, 9 Temmuz 2015’te resmen yeraldı ve kayda
geçti… Almanya bu kabulden sonra henüz resmen özür dilemedi…Bu nedenle tazminat
vb. gibi konular da henüz gündeme gelmedi…
Ancak şimdi Almanya ve Namibya bu konuda ortak açıklama
yapacaklar…Ve Almanya şimdi Namibya ve Afrika ile ekonomik yatırım ve madenler
açısından tekrar ciddi olarak ilgileniyor…
Almanya, daha doğrusu o yıllardaki adıyla Prusya,
1904-1908 yılları arasında gecikmiş bir sömürgeci olarak Afrika’da İngiltere
ile rekabet halinde sömürgecilik yapmaya çalışıyordu…
Namibya, Afrika’nın batısında, Atlantik kıyısında bir
güneybatı ülkesi…
Almanya Namibya’ya, İngiltere’nin Güney Afrika’da
izlediği sömürgeci politikasına karşı ilk kez 1884’te Bismarck döneminde el
atıyor…
Vahşi bir tarım ve hayvancılık politikası ile yerlileri
borçlandırarak topraklarını ellerinden alıyor…
1904-1908 arasında yerli kabilelerden Herero ve Namalar,
Alman yönetimine karşı isyan ediyorlar…
Bu isyan halen Namibya’nın kimlik ve varlık nedeni olarak
ülke tarihinin gururunu ve belkemiğini oluşturuyor…
Almanya Herero ve Namaların bu isyanını vahşice eziyor…
Berlin, savaşı bir tür ‘geri ve alt ırkın imhası’
tezlerini savunarak yürütüyor…
Onbinlerce yerli halk çatışmada, ateşli silahlarla
öldürülüyor…
Onbinlercesi tehcir politikası ile (deportation) çöle
sürülüp aç bırakılarak öldürülüyor…
Almanya’da bu katliamlar, beyaz ırkın Afrika’ya medeniyet
getirmesi ve geri (hayvansı) ırkın sertlikle eğitilmesi ve disipline edilmesi
gibi tezlerle savunuluyor…
O yıllarda (1909)dedektif SherlockHolmeshikayaleri ile
ünlü İngiliz gazeteci yazarConanDoyle’nin ‘Kongo’daki Suç’ adıyla kaleme aldığı
ve Afrika’daki Batı sömürgeci yöntemlerini yerde yere vuran bir de kitabı
vardır….
Almanya Namibya’daki bu katliamda yaklaşık 100 bin kişiyi
katletti…
Bu yerli halkın yüzde 80’ini oluşturuyordu…
Geri kalanlar tehcir edildi veya çalışma kamplarına
gönderildi…
Bu kayıtlara geçen 20. Yüzyıl’ın ilk kitlesel
katliamıydı…
Almanlar yapmıştı…Irkçı gerekçelerle yapmışlardı…
Daha sonra II. Dünya Savaşı’nda Nazilerin bu katliamdan
esinlendiği öne sürülecekti…
VE ERMENİ TEHCİRİ BAĞLANTISI
Almanya’nın Namibya’daki katliamına benim ilgi duymam
"Ermeni meselesi" nedeniyle oldu…
İki ay önce Remzi Kitabevi’nden yayınlanan "Alman
Cihadı ve Ermeni Sürgünü" kitabımda Almanya’nın Afrika’da Herero ve
Namahalklarına dönük katliamlarına geniş yer vermiş ve Ermeni tehcirini de 1915
Mayıs’ında Almanların Osmanlı yönetimine önerdiğini ve uygulattığı tezini öne
sürmüştüm…
Çünkü "Ermeni tehciri" ve Ermenilerin Suriye’de
çöle sürülmesi, Almanların Namibya’da yerli halklara karşı deneyimlediği ve
"yok etme" açısından başarılı bir politikaydı…
Alman Askeri Yönetimi 1915’te nisan-mayıs’ta tam Batı
Afrika’yı İngilizlere terk ederek çekilmek zorunda kalırken, İngiltere’ye
Hindistan yolu’ndan darbe vurmak için yürüttüğü Bağdat Demiryolu projesini
güvenceye almak için, Ermenilerin Doğu Anadolu’dan boşaltılmasını ve güneye,
Suriye’ye çöle sürülmesini istiyordu… Bu da aynı tarihlerde, 1915 nisan-mayıs
aylarında gerçekleşti…
Almanların Namibya katliamı ile Osmanlı’daki Ermeni
sürgünü arasında önemli bir bağlantı daha var: Alman General BronsartvonSchellendorf.
1914-1917 arasında Osmanlı Ordusu’nun Genelkurmay
Başkanlığı görevini yürüten BronsartvonSchellendorf, genç bir subayken
Almanya’nın Afrika misyonunda, Namibya katliamında görev almıştı.
Ermeni tehcirini isteyen ve uygulatan en yetkili Alman
komutanın Schellendorf olduğunu Talat Paşa anılarında açıkça anlatır. Buna
yukarıda değindiğim kitabımda da geniş yer verdim…
Yani en azından BronsartvonSchellendorf, 1915’te
Ermenileri Suriye çöllerine sürerken, kitlesel kıyım olacağını Afrika
deneyiminden biliyordu. Alman askeri şefleri ile birlikte orada bu kırımı
uygulamış ve görmüştü…
Bu nedenle Ermeniler, 1915’teki ‘katliam’ın sorumlusunu
arıyorlarsa Talat ve Enver Paşa’lardan önce Osmanlı’daki adıyla ‘Bronsart
Paşa’nın peşine düşsünler…
Onun şahsında Osmanlı yönetimine ‘Tehcir’i uygulatan bir
Berlin destekli bir ‘Üst Akıl’ bulacaklardır…
EMPERYALİST BİR SAVAŞTI BU
Çünkü kitlesel deportation (tehcir) bir Alman icadıydı ve
ilk kez 1904-1908 yıllarında Afrika’da yerli halklara karşı uygulanmıştı… Toplu
katliama yol açtığı orada görülmüştü…
Berlin açısından sıra şimdi 1915’te Ermenilere gelmişti…
Çünkü İngiliz-Rus cephesinin Doğu Anadolu’daki müttefiki olan Ermeni unsuru,
Almanların Bağdat Demiryolu projesini tehdit ediyordu..
Almanlar burada ellerini fazla kirletmediler… Ermeni
tehcirini Osmanlı yönetimine uygulattılar…
Yine de Urfa’da Ermeni isyanını taş üstünde taş
bırakmadan yerle bir eden Alman topçuları oldu…
1904’te Afrika’da 1915’te Osmanlı topraklarında yaşanan
savaş ve katliamların ardında ise hep Almanya-İngiltere dünya egemenliği
kavgası vardı…
Emperyalist bir kavga ve savaştı bu…
Ermeniler de Afrika’daki Herero ve Nama kabileleri gibi
bu büyük oyunda küçük piyonlardı…
Aslında Almanya’nın Namibya’daki katliamları da, yoğun
olarak 1915 nedeniyle 2015 yılında gündeme geldi…
Bu yıl, Ermeni sürgününde Almanya’nın rolünü inceleyen
benim kitabımın Remzi tarafından yayınlandığı dönemde, Almanya’da gazeteci
JürgenGottschlich’in ‘Beihilfe zum Völkermord’ (Halk katliamına destek) adlı
kitabı yayınlandı…Ermeni katliamında Almanya’nın rolünü ele alan bu kitap da
Almanya’da çok ses getirdi ve tartışıldı…
Sonuç: Almanya 100 yıl gibi oldukça uzun bir süreden
sonra Afrika’da yerli halklara karşı sömürgeci, ırkçı bir savaş yürüttüğünü,
savaş suçu işlediğini ve katliam yaptığını kabul etti…
Bakalım Almanya aynı kabulü, Ermeni tehciri konusunda
gösterecek mi?...
Ermeni tehciri, sürgünü ve kimilerine göre
"katliamı" konusunda Osmanlı’nın akıl hocası olduğunu kabul
edecek mi?
Ermeni deportationu’nun Berlin patentli olduğunu Almanya
100 sene sonra kabul edecek mi?
Yoksa ‘I. Dünya Savaşı’nın Türkler tarafından nasıl olsa
unutulduğu’ gerekçesiyle topu yine Türklere mi atacak?..
Kerem Çalışkan
Odatv.com
http://odatv.com/n.php?n=almanya-100-yil-sonra-o-katliami-kabul-etti-1307151200
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.