İsviçre’de yayımlanan
«Le Temps»in verdiği haberde Cenevre
Uluslararası İnsan Hakları Forumu ve Film Festivali esnasında yaptığı konuşmada
Fisk, Ermeni Soykırımından kurtulan biriyle Türkiye’de gezdiği ve onun evini
bulduğunu ifade ederek ″Holokost esnasında talan edilen Polonya’lı Yahudi evini
geri alabilir. Benzeri durumlarda Ermeniler Türkiye’de hiçbir hakka sahip
değil. Niçin?″ demekte… Winston Churchill tereddütsüz bu trajediye soykırım
diyordu. Ancak on yıllar sonra Büyük Brtanya’nın bir diğer başbakanı Tony Blair
bunu yapmaktan imtina etti. Ben 350 bin Ermeni’ye ev olan Beyrut’ta yaşıyorum.
Bu toplulukta büyük baba ve anneleri Soykırım kurbanı olan birçok arkadaşlarım
var. Kendi ülkem dese bu trajediyi adıyla anmaya cesaret edemiyor″.
Bu yıl, eşitlik ve mücadele yılı olsun
Eylem Daş-Mizgin Tabu/JINHA
Bu sene 8 Mart'a Ermeni kadınlar olarak farklı
gireceklerini söyleyen Kayus Çalikman, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün evrensel
bir kutlama günü olduğunu ancak bu sene özellikle 2015 yılının kendisi için iki
ayrı öneminin olduğunu belirterek "2015 yılını Ermeni kadınına adanmış bir
gün olarak görüyorum. 100 yıl önce gerek kendisi toprağa düşmüş gerek kendi
evladını toprağa basmış kadınlara, 13 yaşında çocuk anneler olan kadınlara
adamak istiyorum" vurgusu yaptı. "Bu sene Ermeni kadını, 8 Mart Dünya
Emekçi Kadınlar Günü'nü kendi gerçek
ninelerine gerçek annelerine yönelik kutlayacaklar diye düşünüyorum" diyen
Kayuş, bugün de çok acılar yaşandığına dikkat çekerek "Acıları
yarıştıracak hiçbir niyet yok burada ancak yaşanmış bitmiş değil hala devam
eden bir acı var. Hala sarılmamış bir yara var, o yaranın geçek kurbanları var.
Ben 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü hala yaraları sarılmamış kadınlara
adamak istiyorum. Benim için 2015 yılın 8 Mart'ın önemi bu" sözlerine yer
verdi.
Tarihçiler Almanların rolünü tartıştı
Berlin’de bir araya gelen tarihçiler, 100 yıl önce
dönemin Alman İmparatorluğunun Osmanlı topraklarında yaşanan "Ermeni
soykırımı"ndaki rolünü masaya yatırdı… Berlin'deki toplantıya katılan Erivan Üniversitesi'nden
tarihçi Aşot Hayruni'ye göre, Almanlar bu olaylarda suça ortak oldu. Türkler,
Ermenilerin Mezopotamya kıyılarına kitleler halinde sürülmesi planlarını
uygulamaya başladığında Almanlar buna seyirci kaldı. Bu da Almanların olaylara
müdahil olmak istememesiyle gerekçelendirildi. Potsdam Üniversitesi'nden
tarihçi Christin Pschichholz, Alman Dışişleri Bakanlığı'nın belgelerini
inceledikten sonra, "dönemin Alman yönetiminin Osmanlı İmparatorluğu'nun
Ermeni halkına uyguladığı imha politikasından kapsamlı bir biçimde haberdar
olduğu" kanısına vardığını söyledi. Almanların "ölüm yürüyüşleri,
infazlar ve zorla çalıştırmalar" konusunda bilgi sahibi olduğunu dile
getiren uzman, Alman diplomatların her şeyi titizlikle not etmiş olduğunu
belirtiyor.
Ermeni Soykırımı'nı inkar eden etkinlik protesto edildi
Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından düzenlenen ve Ermeni
Soykırımı'nı inkar eden "100. Yılında Tehcir" etkinliği, HDK Boğaziçi
Meclisi üyesi üniversiteliler tarafından protesto edildi. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, Atatürkçü
Düşünce Kulübü'nün düzenlediği Ermeni Soykırımı'nı inkar eden etkinliği basarak
protesto etti.
Poltava’da Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne yönelik sergi açıldı
Ukrayna Ermenileri Birliğinin (UEB) tertiplediği
etkinlikler çerçevesinde Poltava’da Ermeni Soykırıının 100. Yıldönümüne yönelik
bir sergi açıldı. «AnalitikaUA.net»in verdiği bilgiye göre sergide görgü
tanıklarının anlattıkları, belgeler, fotoğraflar, dünya basınından örnekler yer
almakta.
College of St. Elizabeth to host series on Holocaust and genocide
The College of St. Elizabeth’s Center for Holocaust and
Genocide Education will sponsor several events from March through May that are
free and open to the public, all on the campus of the college at 2 Convent
Station Road, off Madison Avenue in the Convent Station section of Morris
Township. Some of the events will provide professional development hours for
teachers.
• In a collaboration with the New Jersey Jewish Film
Festival, “Farewell Herr Schwartz” will be screened at 7:30 p.m. Monday, March
16, in the college’s Dolan Performance Hall.
Türkiyelilere 1915’i anlatmak
Emre Erol – Başlangıç
Her hatırlama ve her unutma bir seçimin ürünüdür.
Hatırlamak ve unutmak ise kimliktir. Kimlik politiktir… Milliyetçi mitlerin
iddia ettiğinin aksine Osmanlı Ermenileri Birinci Dünya Savaşı sırasında kendi
devletlerine karşı topyekûn silahlanmamışlardır. Şu ana kadar yapılan farklı
akademik çalışmalar Osmanlı devletine karşı savaşmış olan Ermeni birliklerinin
sayılarının çok sınırlı olduğunu gösteriyor. Dolayısı ile savaşın kayıpları da
sivil nüfustaki bu korkunç azalmayı açıklayamaz. Öyle ise bu azalmanın nedeni
nedir? Neden ufak tefek istisnalar hariç bir halkın neredeyse tamamı yok olup
gitmiştir? Ermeni nüfusundaki bu korkunç azalmanın nedeni, Ermeni halkının
tamamına yakınının kademe kademe radikalleşen bir sürecin ardından yaş,
cinsiyet, sınıf, siyasi kimlik, devletle olan ilişki ve coğrafya ayrımı
yapılmaksızın Birinci Dünya Savaşı sırasında devlet eliyle ya da aracılığıyla
maruz kaldığı tehcir ve şiddettir. ‘Makul’ tahminlere göre bile altı yüz bin
Ermeni 1915 yılı ve onu takip eden süreçte yaşamını yitirmiştir.
Tarihin dili olsa da anlatsa: YÜZ YILLIK AH!
Kitaba isim olarak konulan “Yüz Yıllık Ah!” deyişi üçüncü
nesilden bir kişiyle yapılan görüşmeden alınmıştır. Görüşmeci, 1915’e dair
hikâyeler dinlediği babasının “aradan yüzyıl geçmediği sürece bu topraklarda
Ermenilerin ahı kalkmaz” dediğini; ilçelerinin bugün sefil ve perişan halini,
her açıdan geri kalmasını 1915 yılında Ermeni halkına yapılan zulmün bir ahı
olduğunu ve yüzyıl geçmediği sürece bu lanetin üzerlerinden kalkmayacağına
açıklamıştır. Bu ve benzeri anlatımlar kitapta sembolik yüzleşme olarak
değerlendirilmiş; “Gerçek dünyada yüzleşme zemini bulamayan toplum, vicdanlarda
1915’i mahkûm ederek bir anlamda onunla yüzleşmekte, hesaplaşmaktadır”
denilmiştir.
Recep Maraşlı: 'Mağdurların torunları da mağdurdur'
Türkiye'den Birzamanlar Yayınevi sahibi yazar Osman
Köker, Orlando Carlo'nun koleksiyonundan yüzlerce resim karesiyle sergiyi
ziyaret edenlere, 20'inci yüzyılın başında Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki
Ermenilerin yaşamından kesitler sundu… Güne damgasını vuran konuşma Berlin İsmail Beşikçi Vakfı
yöneticisi ve yazar Recep Maraşlı'dan geldi. Uzun seneler uzak kaldığı doğum
yeri Erzurum'dan örnekle konuşmasına başladı. Maraşlı şunları ifade etti:
Türkiye'nin birçok bölgesinde eski Ermeni kiliseleri bugün Cami olarak
kullanılmaktadır. Erzurum'da Kazım Karabekir beldesindeki Ülkü Ocağı'nın
bulunduğu bina eski bir Ermeni Rahibeler Okulu'dur. Erzurum Ermeni Sanasaryan
Koleji' binasında 1919 yılında Erzurum Kongresi toplanmıştır" dedi.. Recep
Maraşlı, Ermeni soykırımı ve özellikle Holokost üzerine kitapları ve
araştırmalarıyla tanınan Fransız bilim insanı ve tarihçi Yves Ternon'un,
"Mağdurların torunları da mağdurdur ancak katillerin torunları da katil
değildir" sözlerini hatırlattı.
1915: Adını sen koy
Emin İleri'nin yazısı
Kimi insan
coğrafyasının kaderini yaşamasa da genel olarak insanlar coğrafyasının kaderini
yaşıyor. Bunun en bariz örneği 3 Mart 2013'te aramızda ayrılan arabesk müziğin
dev ismi Müslüm Akbaş. Bilinen adıyla Müslüm Gürses. Adı Müslüm olan bir
Ermeni’nin kaderi elbette ki coğrafyasıyla ilgilidir. Evet. Müslüm Gürses
Kürdistanlı bir Ermeni’ydi. 1915’te yaşanan “büyük felaket”te sağ kalan, sağ
kalınca da kimliğini-inancını inkar etmek zorunda kalan ancak o şekilde hayatta
kalmayı başarmış Urfa Halfetili bir Ermeni ailenin çocuğuydu. Tabi ailesi
Ermenilikten ‘dönmek’ zorunda bırakılmış.
Madem ki Ermeni'sin
Engin Ardıç
Aşkale'nin düşman işgalinden kurtuluşunun doksan yedinci
yıldönümü bir müsamereyle kutlanmış. .. Aşkale'de emekli bir vatandaş varmış,
Fikri Bey, bu müsamerelerde otuz yıldır "Ermeni oynadığını" belirtmiş...
Adı da belliymiş, Ohannes. Bu da Aşkale için bir aşamadır. Çünkü o bölgedeki
birçok ilçemizin kurtuluş törenlerinde Ermeni oynayacak adam bulunamıyor da
hemen yakındaki gerçek Ermenistan'dan parayla gerçek Ermeni getirtiliyor! Kesile kesile bölgede Ermeni kalmadığından,
oynatacak yerli Ermeni bulmak da mümkün olamıyor tabii. Bu tür milli,
hamasi ve de terbiyevi gösterileri, keşke muhterem Aşkaleliler kendilerini
yakından ilgilendiren başka tarihi konularda da gerçekleştirseler... Örneğin
1943 yılında Aşkale toplama kampına taş kırmaya gönderilen "temsili
Yahudiler" de başka bir müsamerede canlandırılabilir, bu yaşlı ve hasta
insanlardan bazıları temsili olarak kalp krizi geçirip temsili olarak ölürler.
Erkek Şiddetine Karşı Direnen Kadınlar 8 Mart’ta Kadıköy’de
Beyza Kural
İstanbul 8 Mart Kadın Platformu, 8 Mart’ta erkek
şiddetine karşı kadınların direnişi temasıyla Kadıköy’de olacak. Tüm kadınlara
katılım çağrıları var. İstanbul 8 Mart Kadın Platformu, tüm kadınları 8 Mart
Pazar Günü saat 12.00’de Kadıköy’e mitinge çağırıyor. Haydarpaşa Numune Hastanesi önünden Kadıköy Rıhtıma
yürüyüşle başlayacak mitingin bu yılki teması erkek şiddetine karşı kadınların
direnişi.
Denial of violence
“Denial of violence: Ottoman past, Turkish present, and
Collective violence against the Armenians”
When: March 8, 2015 @ 4:00 PM
Where:Ararat-Eskijian Museum—Sheen Chapel, 15105 Mission Hills Road Mission Hills,CA 91345 USA
Categories: Cultural
Committee
Annem Türkçeden yorulduğu için dilimi öğrendim
Önder Elaldı
Türkiye’de asimilasyon politikalarından nasibini alan bir
halk da Hemşinliler. Karadeniz adıyla tekleştirilip Türkleştirilmeye çalışılan
o coğrafyanın kozmopolitik yapısı içinde kendi dillerini koruyabildiler. Çoğu
Hemşinli’nin söylemekten çekindiği Ermeni kültürü ve diliyle çok yakın bir
ilişkileri söz konusu. Hemşince yazılmış ilk kitap olma özelliğini taşıyan
“Hemşince Öyküler” kitabının yazarı Mahir Özkan’la, dilini ve kültürünü
konuştuk. Özkan, Hemşin dilinin korunması ve geleceğe taşınması için acil
önlemlerin aranması gerektiğini belirtti. Bu önlemlerin başında ise anadilde
eğitimin önemine dikkat çekti. Özkan ayrıca Hemşince ve yerelde konuşulan diğer
dillerin yerel yönetimlerce resmi statü kazandırılması gerektiğine vurgu yaptı.
İnsanlığımızın Adı
Meryem Aziz
Bugün insanlar ölüyor ve onlara sırt çeviriyoruz. Kuzey Doğu Suriye’nin Hassake bölgesine bağlı Khabur’da,
kadın, erkek ve çocuklardan oluşan yaklaşık 300 Assuri İD (İslam Devleti) tarafından esir alındı.
Zaman bu insanlar için durmuş, çünkü hayatta kalıp kalmaları bir bilgisayar
oyunu gibi basitleşmiştir. 100 yıl sonra 1915 soykırımının korkusunu
hatırlayacaklarını asla hayal etmiş olamazlardı. Yeni bir yok oluş ile karşı
karşıyalar. İsteyerek “Hristiyanlar” kelimesini kullanmayacağım. Her ne
kadar bu kelime onların inancını tanımlıyorsa da kimliklerini tanımlamıyor.
"My eldest daughter was screaming"
Dear Murat, "As they were capturing us, my eldest daughter was
screaming. She was shouting at them, 'I will never go with you!' After they
took her outside, they closed the door and she disappeared."1 Naseema is one of the many people in Iraq
mourning the loss of loved ones who have been enslaved by ISIS. Over the past
few months, the extremist group has captured an estimated 5,000 women and children,
and forced them into sexual slavery and "marriages" to fighters.2 Walk
Free activists are about to deliver petitions in Spain and New Zealand, which
have joined the United Nations Security Council in 2015, calling for this awful
situation to be referred to the International Criminal Court. At the moment we
have a list of 216,645 names -- before we hit print, can you take a moment to
add yours, and join us in speaking out about slavery under ISIS in Iraq?
Çalıştay - “Türkiye’de Ermeni soykırımı tartışmaları (2005-2015) Yakın tarihe eleştirel bir bakış denemesi”
İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nin ve EHESS-CETOBAC’ın
katkılarıyla
6 Mart 2015 Cuma, IFEA Konferans Salonu.
Sunum
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nün Türk
katılımcılarla birlikte hazırladığı bu çalıştay, 2005 yılında düzenlenen
İmparatorluğun çöküş döneminde Osmanlı Ermenileri: bilimsel sorumluluk ve
demokrasi isimli meşhur konferansın ardından, Türk kamuoyunda Ermeni soykırımı
ile ilgili tartışmaların seyrine odaklanıyor. Özellikle akademi dünyasında bir
ilk niteliği taşıyan bu konferans bizim araştırmalarımız için de bir başlangıç
noktası teşkil etmektedir. Niyetimiz, Ermeni soykırımı üzerine son on yılda
yapılan değerlendirmelerin ve tartışmaların nerede, nasıl, kimlerce, ne zaman
ele alındığının ve bu ele alış biçimlerinin bir bilançosunu çıkararak Türkiye
dışında yeterince bilinmeyen dinamikleri bir yayın çerçevesinde tanıtmaktır.
«Kamış Bebekler»: Amerikan rejisörün Ermeni Soykırımına ilişkin filmi
California’lı rejisör Jon Milano, Ermeni Soykırımına
ilişkin «Kamış Bebekler» (Straw Dolls)
adını taşıyan filmini pek yakında seyirciye sunacak. NorthJersey.com’un verdiği habere göre; Milano Ermeni
asıllı olmamakla beraber Ermeni kültürüne oldukça yakın bir insan. Rejisör
büyüdüğü New Jersey Oradel kentinde büyük bir Ermeni toplumu bulunmakta.
AKP'li Burhan Kuzu'dan Ermenilere yönelik ırkçı ifade
Burhan Kuzu, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in
Suriye ziyaretini eleştirirken "Sözüm ona demokrat geçinen bir grup
utanmadan,sıkılmadan Esat gibi bir caniyi ziyaret etti.Yuh olsun size.Sırf
Hükümete inat bu yapılır mı? Doğu Perinçek,bir taraftan sözde Ermeni Soykırım
iddiasına karşı çıkıyor,öte yandan Esat gibi Ermeni hamisi bir alçağı ziyaret
ediyor.Yuhhhh" dedi. Kuzu'nun "Ermeni hamisi alçak" şeklindeki
ırkçı ifadesi sosyal medyada büyük tepki çekti. (Al birini... HYETERT)
Ermeni Soykırımı 100. Yılı: Stanford Üniversitesi inisiyatifi
Stanford Üniversitesi Dünya Araştırmaları Merkezi, Ermeni
Soykırımı kurbanlarının anılması törenlerine katılmak üzere 3 öğrencinin
İstanbul seyahatine sponsor olma kararı aldı.
Ermeni katliamından Çerkesler mi sorumlu?
Fransız tarihçi, Sorbon Üniversitesi Felsefe doktoru,
Fransız Jeopolitik Enstitüsü onursal araştırma müdürü, Raymon Kevorkyan'ın
"Ermeni Katliamından Kürtler değil Çerkesler sorumlu" iddiası
tepkilere neden oldu. Semih Akgün'ün cherkessia.net sitesinden yazdığı yazınyı
aynen yayınlıyoruz: Fransız tarihçi, Sorbon Üniversitesi Felsefe doktoru,
Fransız Jeopolitik Enstitüsü onursal araştırma müdürü, Raymon Kevorkyan,
Moskova'da ''Ermeni Araştırmaları Merkezi''nin organize ettiği ''Ermeni
Soykırımı'' adlı kitabını tanıttığı etkinlikte, “Kürt cellatların rollerinin
abartıldığını, onların ikinci derece rol üstlendiklerini ancak Çerkeslerin
gerçekten başrolleri oynadıklarını”, söyledi. “Onlar gönüllü olarak cellatları
izliyorlardı”, dedi. Sanırım Profesör Kevorkyan, Osmanlı İmparatorluğunun son yüzyılında
istihbarat, güvenlik ve askeriye gibi önemli görevlerde bulunan Çerkes kökenli
yöneticileri kastederek bu açıklamayı yapmış bulunuyor. Ki bunda gerçek payı
olmadığını kimse iddia edemez. Fakat bu nasıl bir düşünce? Çerkesler’in ve
Çerkesliğin, Ermeni halkının Anadolu’dan silinmesine yol açan bir dizi trajik
olayda nasıl 1. derecede suçlu olduğu öne sürülebilir?
'Ermeni olmayıp da Ermeniyim diyenlere veledi zina diyorum'
Malatya İnönü Ünversitesi’nde yapılan ‘Hocalı Katliamı’
etkinliğinde konuşan Doç. Dr. Taner Tatar skandal sözler sarf etti. Hedefine
‘hepimiz Ermeniyiz’ diyenleri alan Tatar “Hepimiz Ermeniyiz diyen bir zümre
varya, ben gerçekten Ermeni olanlara bir şey demiyorum. Ama sevgili kadeşlerim,
Ermeni olmayıp da Ermeniyim diyenlere veledi zina demekten başka bir yol
kalmıyor” dedi. (Senden bilim adamı olursa, nelerden neler olur. HYETERT)
Bafra Tütün Tarihi
Turgut Demir / radyobaris55@gmail.com
Belgeler doğrultusunda 1835 yılında Bafra’dan elde edilen
tütünün doğrudan İstanbul pazarına gemilerle gönderildiği belirlenmiştir.
Ayrıca 1835 yılından itibaren İstanbul pazarının yanı sıra İngiliz ve
Avusturyalı tüccarlar aracılığıyla yabancı pazarlara da aktarıldığı
anlaşılmaktadır… Bafra’da yer alan Rum ve Ermeni mahalleleri ile Bafra kırsalındaki
Rum ve Ermeni köyleri yöredeki tütün üretiminin öncüleri olmuştur. Bafra
kırsalında tütün üretimi yapan Hıristiyan köyler, zamanla bu köylere komşu
Müslüman yerleşkelerini etkilemeye başlaması ile tütün üretimi tüm Bafra’ya
yayılır.
Ermeni soykırımının kabulü kimi korkutur?
Atilla Dirim
Ermeni soykırımın kabul edilmesinden korkanlar, her
şeyden önce, geçtiğimiz gün kaybettiğimiz büyük insan Yaşar Kemal'in
ifadesiyle, "cumhuriyetin şişirdiği keneler"den başkaları değil. “Ötekiler düşmüşler yazıya yabana,
Ermenilerin çiftliklerini, Yörüklerin kışlaklarını, ötekiler Hazine tarlalarını
pay ediyorlar, bir türlü de gözleri toprağa doymuyordu. Taşkın Halil Bey,
Zülfü, emekli yargıç Hüdai, Mustafa Rüştü Bey, bunların hepsi hepsi birer
sahtekardı. Hepsi, Çamuroğulları, Tazıgiller, Yiğitoğulları üç beş yılın,
Cumhuriyetin şişirdiği kenelerdi.” Soykırımın kabulünden korkanlar, sadece bu
keneler değil elbette. Ermeni soykırımın başlangıç tarihi olduğu kabul edilen
24 Nisan tarihinde Çanakkale savaşları anması, hem de ses getirecek büyüklükte
uluslararası bir anma düzenlemek isteyen cumhurbaşkanı da çok korkuyor
soykırımın kabul edilmesinden.
Yaşar Kemal riyakârlığı
Hadi Uluengin
Şu ulusalcıların, şu komünistlerin, şu tatlı su
“solcularının” (!) riyakârlığı, ikiyüzlülüğü, sahtekârlığı insana gerçekten
tiksinti veriyor. İğrendiriyor. Hele hele, şimdi de Yaşar Kemal Usta’nın arkasından
döktükleri timsah gözyaşlarını görünce, af buyurun, kubura koşup kusmamak için
kendimi zor tutuyorum. Öyle, zira Dev’in ölümünden sonra yukarıdaki cüceler
sayfa sayfa övgü ve çarşaf çarşaf methiye düzüyor ki, sanki Kemal Sadık Gökçeli
onlardan birisiydi… Sanırsınız ki bağırlarından kopan acıyla kıvrım kıvrım
kıvranıyorlar. Yalan! Hem de kuyruklu yalan! YALAN, çünkü değil sevmek, siz
aslında Yaşar Kemal’den nefret ederdiniz! O Yaşar Kemal ki, sizin totaliter zihniyet ve
değerlerinizin tam zıt kutbunda yer alırdı.
Direniş bir yaşam biçimi ve bir zorunluluktur!
Sait Çetinoğlu
Asur İmparatorluğunun dağılmasından itibaren Asuri-Süryani
halkları[i] 2500 yıldır hayatta kalma
mücadelesi içinde ve yok olmamak için direnme gerçeği ile karşı karşıyadır.
Yakındoğu'daki son Hıristiyan Asuri- Süryani devletleri Gassani (Batı) ve Lahmi
(Doğu) krallıklarının İslam'ın yükselişine karşı duramayarak dağılmasıyla
birlikte Yakındoğu’da Hıristiyan siyasi birliğinin tarih olması, bölgedeki
Hıristiyanlar ve İslam dışındaki halklarla birlikte Asuri-Süryani halkların
yaşamı ölüm kalım savaşına dönüşmüştür. Bu nedenle direnişin bu kadim halkın
yaşam biçimine sindiğini söylemek yanlış olmaz.
26 Şubat 1992 günü Hocalı’da neler yaşandı?
Ayşe Hür
Geçtiğimiz günlerde Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj
Sarkisyan, Ermenistan ve Türkiye arasında ilişkilerin geliştirilmesi ile ilgili
protokolleri Ermenistan meclisinden geri çektiğini açıkladı. Gerekçe,
Türkiye’nin iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirecek adımları
atmamasıydı. Türkiye ise, asıl Ermenistan’ın sorumlu olduğunu, normalleşme için
öncelikle Ermenistan’ın işgal ettiği Dağlık Karabağ’dan çekilmesinin şart
olduğunu söyledi. (Sayın Ayşe Hür bazı eleştirileri dikkate alarak yazıda ufak tefek
değişiklikler yaptığını belirtti. Yazının yeni versiyonunu yayımlıyoruz. HYETERT)
Nasıl Ermeni olunur? / Ինչպե՞ս են հայ լինում
Diran Lokmagözyan
Sayın Ateşyan’ın fikirleriyle ilgili, daha şimdiden farklı yaklaşımlar ortaya atıldı bile. “Agos” gazetesi “Ateşyan’dan tartışılacak sözler” başlığı atarken, “Hyetert” bu sözleri “Sayın Ateşyan’a tamamen katılıyoruz” diye onaylamaktadır. Önce Sayın Ateşyan’ın Ermeni tanımlamasına bir göz atalım. Bu tanım, tabii ki bir “ideal” olarak kabul edilebilir, lakin gerçek, her konuda olduğu gibi, burada da ideal olmayıp, bizi bu idealden saparak, bazı şeyleri kabullenmeye zorlamaktadır. (Sayın yazar, bunu çok yazdık, ben Müslüman Ermeniyim, ben ateist Ermeniyim, diyene değilsin demek anlamsız olur. Ben farklı olmak istemiyorum diyene de diyeceğimiz olamaz.Ancak Müslüman ülkelerde yüzyıllardır Ermeni varlığının temel ve en önemli nedeni kilisemiz ve dinimizdir. Bunları yok saymak olsa olsa asimilasyonu hızlandırır. Elbette patriklik gereken yardımı yapmalı, gereken desteği vermelidir. Bkz. Müslümanlaştırılan Ermeniler I-II. Evet Herkes Ermeni olabilir. HYETERT)
1915’i 2015 geçe
Kayuş G. Çalıkman
Upuzun bir masa etrafında oturulmuş Pazar günlerine özgü
bir sabah kahvaltısı yapılmakta, Yerani uyanmış bir köşeden masa başındakileri
izliyor. Oldum olası iştahsız bir küçük kız çocuğu Yerani, ödü kopuyor kendisini de masaya çağıracaklar
diye. Ama çocuk o, henüz kurnazlıkları gelişmemiş. İyice saklanamıyor, kahvaltı
yapmak istemiyorsan bari yatağından kalkma, ortalarda görünme değil mi? Belki
de merak ediyordur masa başında neler oluyor diye, çünkü orada gülüşmeler
oluyor arada bir, dedesi bir şey anlatıyor, kardeşleri, amcasının iki kızı,
hepsi etrafında toplanmış onu dinliyorlar,
Büyükelçi Akil: Saldırgan Ermeni Asıllı
Büyükelçi Akil, Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada,
saldırganın Ermeni asıllı bir Fransa vatandaşı olduğunu söyledi. Paris
Descartes Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen ‘Türkiye ve Fransa’da
Laiklik’ konferansına konuşmacı olarak katılan Akil, kimliği belirsiz bir
kişinin boyalı saldırısına maruz kaldı. Konuşma yaptığı sırada kürsüye yaklaşan
kişi elindeki boyalı sıvıyı Büyükelçi Akil’in üzerine fırlattı.
Ermeni gazetesinden Atatürk Anıtı'na protesto çağrısı
Massis Post gazetesi haberinde; Atatürk Anıtı'na protesto
çağrısı yaptı. ABD’nin California eyaletinde yayınlanan ve Hınçaklara
yakınlığıyla bilinen Ermeni gazetesi Massis Post’da yer alan bir haberde Türk
toplumu tarafından Los Angeles yakınlarındaki Carson şehrinde inşa edilmesi
planlanan Atatürk anıtını protesto etmek için Ermenilere çağrıda bulunuldu.
BM KADIN ÖRGÜTÜNÜ VE DÜNYA KADIN ÖRGÜTLERİNİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ !!!
XHABUR'da kaçırılan Süryani kadınları ve Süryani Soykırımı
ile Türkçe- İngilizce iki dilli ilgili
bir imza kampanyası başlattım... Sizden ricam bu kampanyayı, alabildiğince
yaygınlaştırıp, Kaçırılan Süryani
kadınların sesini alabildiğince duyurmak, BM Kadın örgütünü ve Dünya Kadın
örgütlerini göreve davet etmektir. Bu konuda desteğinizi istiyorum... Aşağıdaki
linkten kampanyaya desteklerinizi bekliyorum. https://www.change.org/p/zeynep-tozduman-bm-kadin-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BCn%C3%BC-ve-d%C3%BCnya-kadin-%C3%B6rg%C3%BCtlerini-g%C3%B6reve-%C3%A7a%C4%9Firiyoruz?just_created=true
Sevgi ve dostlukla kalın,
ZEYNEP TOZDUMAN
Because They Survived, I Am Alive
by Lois Melkonian
There is something about a survivor that intrigues me. When I read or hear or watch a story about someone defying
the odds, I want to know something more. Like, how did they do it? What made
them different? Did they have a
strategy? Was it pure luck? Divine intervention? I guess at the heart of
the matter, I want to know if I could to do the same thing if I were faced with
those same circumstances.
İşte Ermeniler'den geriye kalan hazineler!
Vanlı Varduhi
Hovhannissian'a ait. 1915'te Van'da yaşadığı Aygestan sokağından Ermenistan'a
kaçmış. Anadolu'da 'Ermeni hazinesi' aramak bir dönem oldukça yaygındı. Çünkü
yüzbinlerce Ermeninin öldüğü, sürüldüğü bir trajediden uzun süre geriye kalan
tek şey, "giderlerken hazinelerini gömdüler" efsanesiydi. ABD'de
yaşayan fotoğrafçı German Avagyan, Ermeni komşularımızdan geriye kalanları bir
sergide topladı.
Kıyım sırası Süryanilerde
Cengiz
Aktar -
Taraf
Son duruma göre IŞİD’in alıkoyduğu Süryaniler 300 civarındaydı. Gruba köyleri savunan 30 civarı korucu da dâhil. Formül hep aynı, erkekler katledilecek, kadın ve çocuklar esir olarak kullanılacak veya satılacak. Tur Abdin Platformu ve Mezopotamya Asuri- Keldan- Süryani- Arami Dayanışma Derneği 12 kişinin öldürüldüğünü, 4 kilisenin yakıldığını ve yaklaşık 2500-3000 Süryani’nin Haseke ve Kamışlı’ya kaçmak zorunda kaldığını haber ediyor. Vatikan Radyosu’na konuşan Süryani Katolik episkeposu Jak Behnan Hindo Türkiye’nin, Haseke ve Kamışlı’da sıkışmış bulunan Süryanilere sığınma izni vermediğinden yakınıyordu. Nitekim bölgeden gelen haberler sınırın bu tarafına hendek kazıldığı, böylece iki taraflı geçişlerin engellenmek istendiği yönünde. Ne Süryaniler kaçabiliyor, ne buradan yardım gidebiliyor.
Avrupa’nın en büyük siyasi oluşumundan Ermeni Soykırımı kararı / Resolution adopted by the EPP Political Assembly (3rd March 2015) on “The Armenian Genocide and European Values”
Hrant Kasparyan
/ Demokrat Haber
Avrupa’nın en büyük siyasi oluşumu Avrupa Halk Partisi (EPP), 1915 Ermeni Soykırımı’na ilişkin olarak sunulan tasarıyı kabul etti. EPP kabul ettiği tasarıyla, 1915 Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi ve sonuçlarının telafi edilerek Ermenilerin yeniden anayurtlarına yerleşmesi konusunda Türkiye’ye çağrıda bulundu. 39 ülkeden 78 siyasi parti üyesi bulunan EPP’nin kabul ettiği tasarıda, Ermenilere yönelik sürgün, toplu katliam, etnik temizlik yapıldığı ve Ermeni kültürel mirasının yol edildiği, işlenen soykırım suçunun inkârının ise sorumluktan kaçmak, cürümün meşru gösterilmesi amacı taşıdığı kaydedildi.
ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ
Գերմանահայոց Առաջնորդարանի եւ Քէօլնի Կաթոլիկ եկեղեցւոյ Կրթութեան Կաճառի միասնական կազմակերպութեամբ 24 փետրուարի երեկոյեան կաճառի սրահին մէջ տեղի ունեցաւ բանախօսութիւն մը "Հայոց Ցեղասպանութիւնը եւ Գերմանիոյ Դերը" նիւթով: Բանախօսն էր հանրաճանաչ գերմանացի լրագրող եւ հեղինակ Վոլֆկանկ Կուսթ:
“ASILSIZ ERMENİ İDDİALARI” VE “SÖZDE SOYKIRIM” MASALI
Yervant Özuzun
1915’de coğrafyamızda insanlık değerlerinin sıfırlandığı
uygulamalar gerçekleşti.
Kimileri için bu; Doğu Anadolu’da düşmanla işbirliği
yapan, isyan eden Ermenilerin sevkidir.
Osmanlının güney illerine gönderilmişlerdir. “Asılsız Ermeni iddiaları”
dır.
Evet, Doğuda bir sorun vardı.
Tanzimat’tan sonra gayrimüslimlerden alınan vergiler kalkmıştı.
Müslümanlarla eşit haklara sahip vatandaş olmuşlardı.
Olmuşlardı ama hala “millet-i mahkûm” konumundaydılar. Aşiretler
hala ve zorla çift ve keyfi vergi topluyordu. Verginin ismi “haraç” yaşamak
için aşiret haracına dönmüştü.
Köylerini basma, kız kaçırma, öldürme, ürünlerini
tarlalarını iş yerlerini gasp etme. Ermenilerin yaşamlarını zorlaştırıyor,
yaşam alanlarını daraltıyor, yoksullaştırıyordu.
Bir halkı tanımaya ağaçlarından başlamak
Erdal Topaloğlu
Kayısı ağacının Erivan sakinleri için önemini ve bir
meyvenin biyografisi ile o coğrafyada yaşayan insanlarla olan ilişkisini ele
alan Ararat’ın Ağaçları adlı belgesel film çıktı. Filmi binbir zorlukla
yaptıklarını belirten yönetmenlerden Yakup Kamay, filmde istatistiksel verilere
girmeden insanların tükettikleri şeye ne kadar yabancı olduklarını göstermeyi
amaçladıklarını söyledi. Festivallerde gösterime girecek olan film çok yakında
sinema salonlarında sinema severlerle buluşacak. Kürt ve Ermeniler başta olmak
üzere birçok halka ev sahipliği yapan Ağrı Dağı, geçmişten geleceğe çok sayıda
acıya sahne olurken, aynı zamanda direnişin de sembol yerlerinden biri
durumunda.
Trabzon Sürmene Ermenileri
1819'da yazan Trabzonlu Pjişgyan'a göre `Hepsi Rum ve
Ermeni mühtedisi olan Sürmeneliler haydut insanlardır. Ermeni olanlar
Hemşin'den gelmiş olup bugüne kadar Ermenice konuşurlar., Ermeni lakaplarını da
muhafaza etmişlerdir. İçlerinde Hıristiyan ibadetlerini bilen, haça hürmet eden
ve kiliselere gizlice yardım eden ihtiyarlar mevcuttur.` 1847'de Sultan
Abdülmecid tarafından tetkik gezisine gönderilen Feruhan Bey'e göre Sürmene
ahalisi 1715 yılında Müslümanlığı kabul etmiş olup çoğu halen (19. yy ortalarında)
Ermenice konuşmaktaydı. İttihat ve Terakki yönetimi tarafından 1913'te verilen
Türkyuvası adı, bu hususların dolaylı teyidi niteliğindedir.
Yaşar Kemal
Sarkis Hatspanian
Yaşar Kemal’in babası 1894-1896 Hamidiye katliamları
sırasında zorunlu olaral islamlaştırılan, yani AVDETİ veya MÜHTEDİ diye
tanımlanan DÖNME (Bavfılla) Ermenilerdendir ve taşıdığı kimlik kağıdında da
DİNİ ibaresinin karşılığında: MÜHTEDİ yazılmıştır. Sadık adını taşıyan bu
insan, 1929 yılında camide 5 yaşındaki oğlu Kemal Sadık (yani Yaşar Kemal yazın
adıyla bilinen) oğlunun gözleri önünde “Geber Gâvuroğlu gâvur” denilerek vücudu
bıçakla delik-deşik edilerek katledildikten sonra mezarlıktaki yeri bile
müslümanlarla karışmasın diye onlardan çok uzağa gömülür ve mezar taşına da VAN
MUHACİRİ diye işlenir.
Sınıf Teorisi Dergisi Ermeni Soykırımı sempozyumlarına çağırıyor!
Sınıf Teorisi Dergisi Ermeni Soykırımının 100 yılında
Avrupa’nın 4 farklı şehrinde sempozyumlar düzenleyecek…İlk sempozyum Viyana : 11 Nisan Cumartesi, Demokratik
Haklar Derneği (Stollgasse. 1a 1070 Viyana, Saat: 15.00). Katılımcılar: Hovsep
Hayreni (Araştırmacı-Yazar)
Avrupa Halk Partisi, Soykırımın 100. Yılına ilişkin bir tasarı kabul etti
Avrupa Halk Partisi (EPP) Siyasi Forumu, bugün 3 Mart’ta
Ermeni Soykırımın 100. Yılına ilişkin bir tasarı kabul etti… Avrupa Halk
Partisi (EPP) Ermeni Soykırımı ve Ermeni halkının cebri tehciri gerçeğini
yeniden teyid etmekte, bu Soykırımın 100. Yılı 24 Nisan 2015 arifesinde
kınamaktadır.
'100. yılında Ermeniler de Meclis’te olmalı'
HDP'den milletvekili aday adayı Nıvard Bakırcıoğlu konuştu.
Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP), 7 Haziran’da yapılacak genel seçimler
için aday adaylık başvurusu 5 Mart perşembe günü sona erecek… Bu adaylardan
biri, Nıvard Bakırcıoğlu. ETHA’ya konuşan Ermeni kadın aday adayı Bakırcıoğlu, “100
yıldır bu Meclis’e Ermeni bir vekil giremedi. Ermeni Soykırımı’ndan önce, 100
yıl önce ise Ermeni vekiller vardı. Soykırımın 100. yılında Meclis’e Ermeni
vekillerin çok yakışacağını düşünüyorum. Halkımı temsil etmek istiyorum. Ben ya
da başka Ermeni vekillerin, halkımın temsilcisi olarak Meclis’te bulunmasını
çok önemsiyorum.”dedi. (Son 55 yılda Ermeni vekil olmadı.HYETERT)
Kurtuluş Coşkusunda Ermeni Katliamı Canlandırıldı
Erzurum'un Aşkale İlçesi'nin işgalden kurtuluşunun 97'nci
yıldönümü törenlerle kutlandı. Törenlerde rol alan ilçe sakinleri Ermeni
katliamını canlandırdı… Temsili olarak camiyi yakan çeteler, ilçede berberlik
yapan ve imam rolünü üstlenen başı sarıklı Murat Billur'u ezan okurken
yakaladı. İmam, Ermeniler tarafından meydanda linç edildi. Daha sonra bir
aileye yönelik saldırı düzenleyen Ermeniler, hamur açan kadını ve kayınpederini
silahlarla vurarak öldürdü. Türk Milis Kuvvetleri'ni canlandıran Aşkaleli lise
öğrencilerinin ilçeye gelerek Ermeni çetecilerini öldürmesiyle son buldu.
Kurtuluşun canlandırılmasının ardından İstiklal Marşı eşliğinde göndere bayrak
çekildi. (Bu ülkede nefret söylemleri hala resmi ağızlarda. HYETERT)
Azınlıklar sosyal medyayı nasıl kullanıyor?
Türkiye’de azınlık vatandaşların sosyal medyayı nasıl
kullandıkları ve kendilerini ifade ederken ne gibi engellerle karşılaştıkları,
‘Sosyal Medya ve Azınlıklar’ isimli Avrupa Birliği projesi kapsamında
araştırılacak. Azınlık Hakları Aktivisti Laki Vingas, Avrupa Birliği fonları
tarafından desteklenen ilk azınlık vakfı projesi olma özelliğine sahip olan
çalışma kapsamında azınlıkların sosyal medyayla ilişkilerinin derinlemesine
inceleneceğini söyledi.
Yaşar Kemal'in Kaleminden Ağtamar Öyküsü
Yaşar Kemal kendini anlatıyor,
Yüzbaşı, “şu talihe bakın” dedi, “iyi ki sizinle karşılaştık. Burada Ağtamar adasında Ermenilerden kalma bir kilise var. Bir yapı başeseri. Bugünlerde bunu yıkıyorlar. Yarın sizi oraya götüreceğim. Bu kilise bu toprakların eseri, isterse Ermeniler yapmış olsun. İnsanlığın malı, kim yaparsa yapsın. Bana ve ülkemize yardım edebilir misiniz?” “Çok yeni bir gazeteciyim, elimden ne gelir ki...” Bir de çekiniyorum. Böyle işlere karışırsam geçmişim ortaya çıkar, başladığım işten, daha başlamadan olurum, diye.
Genocide Panel Held in Houston, TX, as Part of Christian Churches Together Convocation
The ecumenical group Christian Churches Together in the USA hosted a panel on the Armenian Genocide as part of its annual convocation, held last month in Houston, TX.
The panel was held on February 12 at the city's St. Kevork Armenian Church, where the Rev. Fr. Martiros Hakobyan, parish pastor, and local parishioners welcomed the Christian Churches Together delegates.
Գերմանահայոց Առաջնորդութեան Դպիր-Կիսսարկաւագ-Սարկաւագներու Սեմինարը
27Փետրուար-1 Մարտ 2015 թուականներու միջեւ Գերմանիոյ Քօպլէնց
քաղաքի մօտ Պենետիդեան Մարիա Լաախ վանքի մէջ տեղի ունեցաւ Գարմանիոյ Հայոց Առաջնորդութեան
կողմէ կազմակերպուած Դպիր-Կիսասարկաւագ-Սարկաւագներու
եռօրեայ Բ.Սեմինարը. Սեմինարը բացուեցաւ, 27 Փետրուար 2015 Հինգշաբթի երեկոյան ժամերուն
Հարաւային Գերմանիոյ հոգեւոր հովիւ Տ.Տիրատուր Քհնյ.Սարդարեանի ողջոյնի խօսքերով,Տէրհայրը
սեմինարի մասնակիցներուն ներկայացուց եռօրեայ աշխատանքի մէջ նախատեսուած ծրագիրը,քննարկութեան
եւ բանախօսութեան նիւթերը:
Surp Haç Tıbrevank'ta Müzik ve Sohbet
4 Mart Çarşamba günü, Alternatif Müziğin usta
yorumcusu Yaşar Kurt ve gazeteci yazar Vercihan Ziflian Tıbrevank'ta.
Ermeni asıllı Avukat Gregoire Jakhian: “Soykırımı tartışmaya gelmedik”
Ermeni Meselesi’nin 100. yılında, 1915 olaylarını
hatırlama ve anma adına Belçika’da yaşayan Ermeniler farklı programlar
düzenlemeye devam ediyor. Bunların sonuncusu Belçika Ermenileri Cemiyeti’nin
Brüksel Serbest Üniversitesi (ULB)’nde düzenlediği panel oldu. “Ermeni
Soykırımı’nın 100.yılı adına hümanist anma’’ adı verilen panele Belçikalı
Tarihçi Yves Ternon, ULB Siyasal Bilimler Profesörü Tarihçi Joel Kotek,
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden, soykırım tezini savunan Tarihçi Profesör
Ayhan Aktar ve Ermeni asıllı İngiliz Tarihçi Ara Sarafian konuşmacı olarak
katıldı… Ermeni
Cemiyeti adına açılış konuşmasını Ermeni asıllı Belçikalı Avukat Gregoire
Jakhian yaptı. Jakhian konuşmasına “Buraya soykırımı tartışmaya gelmedik.
Dünya’nın kabul ettiği, tek bir ülkenin inkâr ettiği Ermeni Soykırımı
tartışmaları bitmiştir.’’ ifadeleriyle başlarken, 1915’te patlak veren
olaylarda insanlığını kaybetmeyen “adil” insanların cesur gayretlerini
hatırlamak için bu paneli düzenlediklerini söyledi.
Soykırımın 100. yıldönümü yaklaşırken
Candan Badem - İleri Bilim
Türkiye’de akademik tarihçilerin çok büyük kısmı
devletten bağımsız bir birey değil, kapıkulu zihniyetine sahip, Türkİslam
sentezci, muhafazakar, ulusalcı veya “milliyetçi liberal” olup “soykırım
yoktur” tezini savunurlar. Milliyetçi olmayan liberallerin bir kısmı ise etnik
temizlik veya soykırım tezini savunur. Peki sosyalistler ne diyor bu işe? Orası
pek net değil. Türkiyeli sosyalistlerin 1915’te bu topraklardaki Ermenilerin
başına gelen felakete ne ad verdiği elbette önemlidir… Açıkçası, sosyalistlerin bir kısmı acaba
soykırım dersek bazı liberallerle veya emperyalizmin ideologlarıyla aynı konuma
mı düşeriz kaygısı içindedir. Taner Akçam gibi bazı eski solcu döneklerin
soykırım tezini savunması da işi güçleştirmektedir. Başka bir kısım
sosyalistler ise soykırım dersek acaba Ermenistan’ın toprak ve tazminat
taleplerini kabul etmiş mi oluruz kaygısı içindedir. Bence her iki kaygı da
gereksizdir.
Ayşe Hür'ün Yeni kitabı Çıktı
Ayşe Hür’ün, 10
Kasım 1938’de Atatürk’ün vefatı ile 27 Mayıs 1960 darbesi arasındaki siyasi ve
toplumsal olaylara dair yazılarımdan oluşan Çok Partili Dönem’in Öteki
Tarihi-1, İnönü’lü ve Bayar’lı Yıllar, 1938-1960 adlı kitabı Şubat 2015’te
Profil Yayıncılık’tan çıktı.
73 yıldır kanayan yara: Struma Faciası
Ayşe Hür- Radikal
Struma,
İstanbul'a sığınmasından tam 72 gün sonra, 24 Şubat 1942 tarihinde, yıllar
sonra ortaya çıktığı gibi, onu Alman yolcu gemisi sanan bir Sovyet denizaltısı
(SC-213) tarafından batırıldı! Sandallar bölgeye ulaştığında, 769 yolcusundan
geriye kalan üçü ölü, dört bedendi...
Armenian genocide commemoration march
By Mike Koozmin
Approximately 1000 Armenian-Americans marched across the
Golden Gate Bridge Saturday to commemorate the 100 year mark of the Armenian
Genocide. The march was led by religious and community leaders of the local
Armenian community.
Ermeni Diasporası'ndan çirkin kampanya
Ermeni Diyasporası, "Türkiye'den
yatırımlarınızı çekin" kampanyası başlattı. Türkiye'de 74 milyon doları
olan ABD'li ünlü üniversite Berkeley, diyasporanın baskısıyla parayı geri
çekiyor. Sözde
soykırımın 100'üncü yıldönümünü 24 Nisan'da anmaya hazırlanan Ermeni
Diyasporası, Türkiye'ye karşı küresel kampanyasını ekonomiye yansıtmaya
başladı. ABD başta olmak üzere bir çok ülkeye sözde soykırımı tanıması için
siyasi baskı yapan, Ermeni Diyasporası şimdi de Türkiye'ye yatırımın önünü
kesmek için düğmeye bastı.
Kanada’da Ermeni Soykırımının 100. Yılına yönelik konser
1 Mart’ta Kanada’nın Toronto kentinde Ermenistan
Büyükelçiliği desteğinde Ermeni Soykırımının 100. Yılına ithaf edilen
«Hatırasına» başlıklı bir konser gerçekleşti. Konser; Toronto Kraliyet
Konservatuvarı «Mazzoleni»
salonunda tanınmış «Amici Trio» ve
dünyaca ünlü altist Grammy ödüllü Kim Kashkashian’ın icrasıyla gerçekleşti.
Ermeni gençler Los Angeles’ta yatarak eylem gerçekleştirdiler
ABD Ermeni Gençlik Federasyonu-Batı Yakasının
60’ı aşkın genç üyesi Los Angles «Staples Center» spor sahasında «100 Eylem
Günü» (The 100 Days of Action) etkinlikleri çerçevesinde Ermeni Soykırımına
yönelik kamusal farkındalık amaçlı bir eylem gerçekleştirdi. Göstericiler eylem esnasında yere düşerek
ölmüş vaziyeti aldılar. Kuruluş üyesi Raffi Senekerimyan açıklamasında ″Burada
milletimizi imhaya yönelik Osmanlı kalkışmasından 100 yıl sonra Ermeni
gençliğinin direngenliğini göstermek üzere toplandık″ dedi.Yaşar Kemal'i binler son yolcuğuna uğurladı
Binlerce kişi cenazenin ardından Teşvikiye
Camisi’nden Zincirlikuyu Mezarlığı’na trafiği kapatarak yürüdü. Geçtiğimiz cumartesi çoklu organ
yetmezliğinden hayata gözlerini yuman Türkiye edebiyatının çınarlarından Yaşar
Kemal, bugün son yolculuğuna uğurlandı. Binlerce kişi cenazenin ardından
Teşvikiye Camisi’nden Zincirlikuyu Mezarlığı’na trafiği kapatarak yürüdü. Yaşar
Kemal’in cenaze namazının kılındığı Teşvikiye Camisi, bugün usta yazarı
uğurlamak isteyenlerin akınına uğradı.
DurDeFEST: Irkçılığa karşı farklılıklarımızla bir araya geliyoruz
Irkçılığa, milliyetçiliğe, İslamofobiye, Antisemitizme,
nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı mücadele eden aktivistler, 6 Mart’ta
İstanbul’da bir araya geliyor. Her türlü ırkçı ayrımcılığa karşı birlikte
mücadele eden Kürt, Ermeni, Rum, Süryani, Yahudi, mülteci, Roman, Çerkes, Laz,
Aleviler… kısaca bu ülkenin tüm renkleriyle, 6 Mart Cuma akşamı düzenlediğimiz
dostluk gecesinde, müziğimiz, ezgilerimiz ve sohbetlerimizle bir arada
olacağız. Etkinlik, DurDe aktivistleri, destekçileri ve dostlar için tanışma
olanağı sağlarken, aynı zamanda zengin programıyla da birlikte eğleneceğimiz
güzel bir gece fırsatı sunacak. Hepinizi bekleriz…
Cumhuriyetçi üyeden Ermeni lobisine tepki
Ragıp Soylu
Kongre üyelerine açık mektup yazan Cumhuriyetçi Üye Bill
Shuster, 1915 olaylarının tarihi bağlam içinde bir "soykırım"
olmadığını belirterek, "Soykırım tasarısını desteklemeyin" mesajını
verdi. ABD Kongresi'nden, 1915 olaylarının yüzüncü yılında bir soykırım karar
tasarısı geçirmek isteyen Ermeni lobisine ilk tepkiyi Cumhuriyetçi Kongre Üyesi
Bill Shuster verdi. Shuster, geçen hafta tasarıyı imzaya açan Kongre üyelerine
yazdığı açık bir mektupla 1915'te gerçekleşen hadiselerin tarihi bağlam ve
perspektif içerisinde bir "soykırım" oluşturmadığını söyledi.
Good Intentions, Misguided Decisions
Keghart Editorial, 28 February 2015
Himnatir Khorhrtaran (“Founding Parliament”) until
recently known as Nakhakhorhrtaran (“Pre-Parliament”) is an important civilian
initiative in Armenian life. Established in 2012, the Armenia-based group
believes “there is a moral, psychological, social, economic, demographic and
administrative crisis in Armenia which threatens the State…” Himnatir
Khorhrtaran (HK) says the “criminal-oligarchic system, social polarization,
dependence of the judicial system, the unsustainable use of natural resource
and growing dependence on outside forces” have sunk Armenia into an abyss which
had led to country-wide apathy and to costly emigration.
Taking a leaf from the Armenians’ book
By Christopher Howse
Sacred Mysteries: the ancient civilisation of Armenia
remains exotic and unknown in the West, but a holy monk from lake Van has just
been declared a Doctor of the Church. St Gregory of Narek: "This book will
cry out in my place." There’s a
little book on my shelf that I can’t read. It is in Armenian, and I cannot even
make out the attractive curly alphabet. Byron, by all accounts, did rather
better, taking lessons in the language, from 1816, at the monastery where my
book was printed.
Ermenistan: Süryanileri kabul etmeye hazırız
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Lübnan Süryanileri Ruhani Önderi Başepiskopos George Saliba
ile görüşerek bölgede saldırı altındaki Süryani toplumu hakkında bilgi alan
Kilikya Katolikosu I. Aram, saldırıları kınadıklarını belirterek Hıristiyan
toplumların dayanışmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti… Öte yandan
Süryani savaşçılar, Kürt YPG güçleri ile birlikte IŞİD’e karşı direnerek
bölgedeki Süryani yerleşim birimlerini korumaya çalışıyor… Ermenistan
Olağanüstü Haller Bakanlığı Göçmenlik Dairesi Başkanı Gagik Yeganyan,
anayurtlarını terk etmek zorunda bırakılan ve mülteci konumuna getirilen
Suriyeli Süryanilerin Ermenistan’a kabul edileceğini açıkladı.
Sumgait katliamı kurbanları Moskova’da anıldı
Azerbaycan’ın Sumgat kentinde 27-29 Şubat 1988’da
Ermenilere yönelik gerçekleştirilen katliamlarda kurban olan madurlar, bugün 28
Şubat’ta Moskova’da Surp Harutyun Kilisesi avlusundaki haçkar yakınında
düzenlenen törenle anıldılar.
21 days to the Armenian Festival at Sydney's Darling Harbour
Following on from the huge success of the 2012 Armenian
Festival, we are excited to announce that on Sunday, the 22nd of March,
Tumbalong Park in Sydney’s Darling Harbour will once again host the biggest
Armenian-Australian event.
Farklı İnançlarla Diyarbakır'ın Sorunları Konuşuldu
Diyarbakır’da, Kürt, Türk, Türkmen, Ermeni, Süryani,
Keldani, Alevi, Müslüman, Ezidi ve Hristiyan gibi farklı halk ve inançları
temsilen kurulan Kırklar Meclisi’nde kentin sorunları tartışıldı.
Sur ilçesinde bir otelde yapılan toplantıya, Diyarbakır
Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Sur Belediyesi Eşbaşkanı Fatma
Şık Barut ile Sur meclis üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan Diyarbakır
Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Kırklar Meclisi’nin kentteki
birçok örgütlü yapıya nazaran son derece saygın bir yere sahip olduğunu
söyledi.
Bu sandıkta neyi özlediyseniz onlar var
Arzu Akyol / arzu.akyol@aksam.com.tr
Bomonti, İzzetpaşa Sokak’ta minik bir dükkân, en azından
dışarıdan baktığınızda... Vitrininde ninelerimizin hatta yaşça çok da küçük
değilsek annelerimizin vitrinini süsleyen fincanlar var. İkinci el satan bir
dükkân mı acaba? diyerek girdiğinizde bambaşka bir dünya karşılıyor sizleri.
İşte karşınızda Yayamın Sandığı. Biri Rum, diğeri Ermeni, iki yakın arkadaş, Aleks
Zaharioğlu ve Harut Yazdanoğlu’nun dostukları, ortak özellikleri, farklı
zevklerinin tek bir çatı altında toplandığı bir dükkân Yayamın Sandığı.
Benim sesim de Var Dilsiz bırakmak
Serdar M. Değirmencioğlu / serdardegirmencioglu@gmail.com
Kumkapı’da komşularımızın çocukları “pis gavur” derlerdi
bana, öfkelenirdim. ‘Anne’ ve ‘Ermeni’ sözcüklerini hiç sevemedim. Sokağa
çıkmadan mamam tembihlerdi. “Sokakta ‘mama’ demeyin” diye. Asi ruhlu bir
çocuktum, inadına “mama” derdim. ‘Ermeni’ ise, malum, içi en kötü anlamlarla
doldurulmuş küfür ifadesi olarak kullanılan bir sözcüktü çocukluk hafızamda.
Burhan bakkal vardı, Laleli’de oturduğumuz evin karşı köşesinde. Bir Zadig günü
onu ve eşini kilisede gördüğümde yaşadığım şaşkınlığı unutamam. Evimizin tam
karşısında bir sobacı vardı, onun da Hay olduğunu kimse bilmezdi. Neden
saklanıyordu ki bu insanlar? Ben saklanmayı hiç sevmedim. Nüfustaki Türk
ismimle saklanmam kolaydı, ama ikiyüzlü bir duruş olarak algıladığım için o
ismi hep reddettim.
AB'den Öcalan'ın çağrısına destek
AB Dışişleri ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Federica
Mogherini'nin basın ofisinden yapılan açıklamada, "AB bugün hükümet ve
HDP'nin ortak basın toplantısında Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma
kararı için baharda olağanüstü kongre düzenleme çağrısı yaptığının
açıklanmasını memnuniyetle karşılıyor" ifadesi kullanıldı.
1915'in 100. Yılında Bodrum etkinlikleri
Adına ne derseniz deyin: Tzeğasbanutyan,
kesim/kıyım/soykırımın, tehcirin, Seyfo'nun 100. Yılında Anadolu'nun kadim
halkları Ermeniler ve Süryanileri Bodrum'da, Gambilya'da anmayı ve kültürlerini
hatırlamayı amaçladık: 2 Mart 2015 Pazartesi - 19 Nisan 2015 Pazar günleri
arasında Gambilya'da
gerçekleştireceğimiz. Anma etkinliğimizin ilk konuğu. Silva Özyerli... Likör Tadımı ve Sohbet "Meyve ve baharatları konuşturan
kadın" Silva Özyerli 2
Mart Pazartesi günü saat 14.00'te bizimle.
Arizona ve Pennsylvania Eyalet Kongreleri Hocalı Tasarıları Geçirdi
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
Arizona Eyalet Senatosu’nda geçirilen tasarıda 1992’de
Ermenistan’ın Azeri sivillere yönelik gerçekleştirdiği ‘Hocalı Soykırımı’
lanetlenirken, katliamın dünya genelinde birçok ülke tarafından da kınandığına
dikkat çekildi… Arizona Eyalet Senatosu’nun Hocalı trajedisinin kurbanlarını
andığı tasarı ile birlikte, Arizona Hocalı Soykırımı’nı tanıyan 16. ABD eyaleti
oldu. Pennsylvania Eyalet Meclisi Özel Tasarı Geçirdi Hocalı Katliamı’nın 23.
yılı vesilesiyle Pennsylvania Eyalet Meclisi de hususi bir tasarı geçirdi. Tasarının mimarı olan Eyalet Kongresi Üyesi
Harry Readshaw, Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen katliama
dikkat çekerek, Ermenistan’ın uluslararası kuruluşların kararları aksine
Azerbaycan topraklarındaki işgalini sürdürdüğünü kaydetti.
Ermenistan’ın Washington Büyükelçiliği Önünde Hocalı Protestosu
Turkishny.com ve
Ajanslar
Türk ve Azeri Amerikan toplumları, Washington ve New York
başta olmak üzere ABD'nin birçok noktasında Hocalı katliamını protesto ve bu
yıl 23. yılı anılan trajedinin kurbanlarını anmak üzere çeşitli etkinlikler
düzenledi. New York’ta Azerbaycan New York Cemiyeti tarafından BM Genel merkezi
karşısındaki Dag Hammarskjold Plaza parkında gerçekleştirilen protesto
gösterisinde Hocalı katliamı ve Azerbaycan topraklarında devam eden Ermeni
işgali protesto edildi.
Ermeni Üzümü’nden ‘Barış Bağları’
Adil Harmancî
Rûdaw’a konuşan
Erciş Belediyesi Eşbaşkanı Diba Keskin, “Biliyorsunuz Van, Muş, Bitlis daha
önce Ermeniler’in yoğun yaşadığı bir bölge. Ermeni kardeşlerimizin tarımla
ilgili önemli bilgileri ve tekniği vardı. Biz hala o tekniği, o bilgiyi
kullanamıyoruz.” Yörede üretimi yapılan
üzümlerden bir bağ kurmayı projelendirdiklerini anlatan Keskin, şunları
kaydetti: “Şu anda ilçede Ermeni üzümü olarak bilinen bir üzüm üreticiliği var.
300 dönüm arazi üzerinde üzüm bağlarını kurma projemiz var. Projenin adı da,
‘Barış Bağları’. Bu arazi üzerinde Kürt, Türk, Ermeni kardeşlerimizle birlikte
fidanlarını dikeceğiz.”
Ermenilerin İŞİD Tedirgilinliği
Erivan Devlet Üniversitesi'nin teoloji fakültesinin hocası Vardan
Haçatryan İşid'in savaşta olduğu bölge ile ilişki kurmak çok tehlikeli dedi:
"Karışıklıklar öyle çoğaldı ki, onlar artık İstanbul'da savaşa
hazırlanıyor, Yunanistan'a gidip orada askeri operasyonlara başlamak
istiyorlar". İŞİD Ermenistan'a hedef olarak bakıyor.











.jpg)


















.jpg)














