Cengiz
Aktar -
Taraf
Son duruma göre IŞİD’in alıkoyduğu Süryaniler 300 civarındaydı. Gruba köyleri savunan 30 civarı korucu da dâhil. Formül hep aynı, erkekler katledilecek, kadın ve çocuklar esir olarak kullanılacak veya satılacak. Tur Abdin Platformu ve Mezopotamya Asuri- Keldan- Süryani- Arami Dayanışma Derneği 12 kişinin öldürüldüğünü, 4 kilisenin yakıldığını ve yaklaşık 2500-3000 Süryani’nin Haseke ve Kamışlı’ya kaçmak zorunda kaldığını haber ediyor. Vatikan Radyosu’na konuşan Süryani Katolik episkeposu Jak Behnan Hindo Türkiye’nin, Haseke ve Kamışlı’da sıkışmış bulunan Süryanilere sığınma izni vermediğinden yakınıyordu. Nitekim bölgeden gelen haberler sınırın bu tarafına hendek kazıldığı, böylece iki taraflı geçişlerin engellenmek istendiği yönünde. Ne Süryaniler kaçabiliyor, ne buradan yardım gidebiliyor.
***
IŞİD 23
Şubat’tan beri Suriye, Irak, Türkiye sınır üçgeninde Suriye tarafında bulunan
35 Süryani köyüne saldırıyor. Amed Dicle ANF’de operasyonun askerî
ayrıntılarının yanında IŞİD’in bu karşı saldırısının YPG’nin bölgeyi IŞİD’den
temizlemek hedefiyle başlattığı operasyonda oyalamak ve zaman kazanmak olduğunu
yazıyor.
(http://firatajans.com/news/til-hemis-zaferi-dais-in-ikinci-buyuk-yenilgisi-amed-dicle)
Tur Abdin Platformu ise IŞİD’in Kobani’nin intikamını almaya çalıştığını, keza
Türkiye sınırındaki bu bölgenin ele geçirerek lojistik koridor açma hedefiyle
hareket ettiğini belirtiliyor.
Son duruma göre
IŞİD’in alıkoyduğu Süryaniler 300 civarındaydı. Gruba köyleri savunan 30 civarı
korucu da dâhil. Formül hep aynı, erkekler katledilecek, kadın ve çocuklar esir
olarak kullanılacak veya satılacak. Tur Abdin Platformu ve Mezopotamya Asuri-
Keldan- Süryani- Arami Dayanışma Derneği 12 kişinin öldürüldüğünü, 4 kilisenin
yakıldığını ve yaklaşık 2500-3000 Süryani’nin Haseke ve Kamışlı’ya kaçmak
zorunda kaldığını haber ediyor.
Vatikan
Radyosu’na konuşan Süryani Katolik episkeposu Jak Behnan Hindo Türkiye’nin,
Haseke ve Kamışlı’da sıkışmış bulunan Süryanilere sığınma izni vermediğinden
yakınıyordu. Nitekim bölgeden gelen haberler sınırın bu tarafına hendek
kazıldığı, böylece iki taraflı geçişlerin engellenmek istendiği yönünde. Ne
Süryaniler kaçabiliyor, ne buradan yardım gidebiliyor. Hükümet tıpkı Şengal ve Kobane’de
olduğu gibi âdetine uygun biçimde IŞİD’in Süryanilere saldırısına bir kelam
etmiyor. Aksine Habur suyunun vanalarını açarak Süryanileri zorda bırakarak bu
karşı saldırıya dolaylı destek verdiği söyleniyor. Basında katliamlarda her
zaman “unutulan” Süryanilerle ilgili son derece sınırlı bilgi ve haber var.
Nurcan Baysal’ın T24’te ve Zeynep Tozduman’ın gomanweb’deki yazılarına ilâveten
Tur Abdin Platformu ve Dayanışma Derneği’nin çağrıları mevcut ama ilgi
gördükleri söylenemez. Son haberler de şurada:
(http://t24.com.tr/haber/isidin-suryanilere-saldirisinda-son-durum-ne,289000)
Bugün saldırı
altında bulunan Süryanilerin kökeni Hakkâri ve Şırnak. Başlarına gelen felâket
en az yüzyıllık. Kürt aşiretlerin 19. yüzyıl ortasından itibaren Tur Abdin
bölgesine daha kuzeyden girmeleri ve yerleşmeleri ile başlayan bir erime süreci
bu. Müdahaleyi Osmanlı’nın çöküş dönemi keşmekeşi ve ardından uluslaşma
çabasıyla birlikte düşününce bölgenin Hıristiyan unsurunun kat’iyen baş
edemeyeceği bir koalisyonun varlığını görürsünüz. Bedirhan Bey ile başlayan,
Beth Nahrin yani iki nehir Dicle ile Fırat arasında kalan medeniyet beşiği
kadim ve bereketli toprakları ele geçirme harekâtları Bâb-ı Âli’nin onayıyla
sürüp gider. Mülk daha o zamanlar el değiştirmeye başlar. Bölgenin Hıristiyan
sakinleri İttihat Terakki hükümetlerinin hesaplı Gayrimüslim karşıtı
politikalarıyla tamamen ötekileştirilirler. Bölgenin Hıristiyan nüfusunun yüzde
60’nın yokedildiği kıyamet boyutlarındaki 1915 soykırımları bu sürecin tepe
noktasıdır. Şekillenen ulus tarifinde Hıristiyanlara manen ve maddeten yer
yoktur.
Dışlanma, yaygın
iddianın aksine Cumhuriyet sonrasında da geçerlidir. Hiçbir zaman eşit vatandaş
olamadıkları gibi kıyım sürer. Okulları 1928’te kapatılır, Süryani Kilisesi
Patriklik makamı 1932’de Humus’a taşınmak zorunda kalır. Yeni rejimin kanda
boğduğu ilk başkaldırı 1924 Hakkâri Süryani/ Nasturi isyanıdır. Hakkâri’de
bugün Nasturi kalmadı! Sürgün edildikleri Irak’taki ilk yerleşim yerleri
Simera’da 1933’te, bu sefer Iraklı Müslüman Arapların katliam ve zulmüne maruz
kalırlar. Ardından Suriye’ye geçerler ve şimdi terk etmek zorunda kaldıkları
Habur Suyu kıyısına yerleşirler.
Süryaniler ve
tüm kadim Hıristiyan unsurların hayat hakkı önce Türkiye’de reddedildi; sıra
Irak ve Suriye’de.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.