Kilisemizin yıllık geleneksel sevgi yemeği, 22 Aralık Pazar günü Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan riyasetinde yapılacaktır. Dini törene ve onu takiben Okulumuzun salonunda verilecek sevgi yemeğini onurlandırmanızı rica ederiz.
Saygılarımızla.
Yönetim Kurulu
Ermeni diasporasından Perinçek kararına tepki
Avrupa Ermeni
diasporası 'Ermeni Soykırımı'nı reddettiği gerekçesiyle Doğu Perinçek hakkında
verdiği mahkumiyeti bozan AİHM'ye sert tepki gösterdi... AİHM'nin İsviçre'nin
ifade özgürlüğü ilkesine aykırı
davrandığına hükmederek Perinçek'i haklı bulması üzerine İsviçre-Ermenistan
Derneği harekete geçti. Dernek, İsviçre hükümetinden kararı bozdurmak için
AİHM'nin temyiz organı olarak da anılan 17 yargıçlı Büyük Daire'ye başvurmasını
talep etti. Yaklaşık 600 bin Ermeni kökenlinin yaşadığı Fransa'daki diaspora
kuruluşları da karara sert tepki gösteriyor. Fransa Ermeni Teşkilatları
Koordinasyon Konseyi yöneticisi Ara Toranian, kararı "AİHM tarihinin
mutlak ayıbı" olarak niteledi.
ATAA: AİHM, Ermeni Soykırımı İddiaları Hakkında Fikir Birliği Olmadığına Hükmetti
TurkishNY.com
- Sözde Ermeni soykırımının reddedilmesini suç sayan İsviçre’ye ait bir yasayı
geçersiz kılan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu kararı, Türk
Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) tarafından memnuniyetle karşılandı... AİHM,
soykırımın hukuki bir terim olduğunu ve kanıtlanması zor bir suç olduğunu
belirtti. AİHM, Ermeni meselesine dair genel bir fikir birliği olduğuna
katılmayarak, konuya ilişkin tarihi araştırmaların tartışmaya açık olduğu göz
önüne alındığı vakit soykırım iddialarının doğruluğu hakkında sonuca
varılamayacağını ya da objektif ve kesin gerçekler sunulamayacağını belirtti.
Patrik Kirill kaygılı: "Radikal İslamcılar Moskova için tehdit oluşturuyor"
Rusya
Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, Moskova’da sön dönemde radikal İslamcı
hareketlerin ivme kazandığını savunarak şikayetçi oldu. Rus ajanslarının
bildirdiğine göre, Moskova’da rahipler ile bir araya geldiği toplantıda konuya
değinen Patrik Kirill, "sayıları on binleri bulan radikal İslamcıların
başkent için tehdit oluşturduğunu" söyledi.
THE MYTH OF TURKISH SECULARISM
By David
Boyajian*
Turkey is a
secular state. So claim its government and nearly all mainstream Western
media. They are mistaken. In civilized, democratic countries, secularism
means not only a respectful separation between church and state but also freedom
of religion. As we shall demonstrate, Turkish policies have long been the
antithesis of secularism. The Turkish
government massively supports and funds Islam – specifically Sunni Islam -
inside the country. Turkey simultaneously represses religions such as
Alevism, and bullies and persecutes indigenous Christians, most of whom it
liquidated in 20th century genocides. Moreover, it uses Islam to project
Turkish political power into Europe, Asia, and elsewhere. Turkey’s system is
more properly termed State Islam.
Türkiye’de din özgürlüğünün durumu nedir?
Bu sorunun
cevabını verebilmek için öncelikle “din özgürlüğü” kavramının içeriğini ortaya
koymak gerekmektedir. Bu konuda uluslararası akademik ve yargısal çevrelerin
benimsediği ortak bir çekirdek şöyle belirlenmiştir: (1) Herkesin din veyâ
inanç sâhibi olmaya hakkı vardır ve bu hak, din veyâ inancın değiştirilmesini
veyâ inanmama özgürlüğünü de içerir. (2) Herkes, tek başına veyâ toplu hâlde,
kamusal veyâ özel alanda, din veyâ inancını öğretebilir, yaşayabilir ve ibâdet
edebilir. (3) Hiç kimse kendi seçtiği din veyâ inancına ters düşen bir
zorlamaya tâbi kılınamaz. (4) Devletler, kendi ülkelerindeki bireylerin din
veyâ inanç özgürlükleri konusunda, ırk, cinsiyet, dil veyâ din yâhut inanç
temelinde ayrımcılık yapamazlar. (5) Devletler, çocukların eğitiminde ebeveynin
veyâ kanunî temsilcilerin din veyâ inanç tercihlerine saygı göstermek
zorundadırlar. (6) Din veyâ inanç özgürlüğünün en hayatî önem taşıyan bileşenlerinden
biri, dinî cemaatlerin ve inanç topluluklarının tüzel kişilik sâhibi
olmalarıdır. (7) Din veyâ inanç özgürlüğünü askıya alan veyâ imkânsızlaştıracak
ölçüde kısıtlayan istisnâlar getirilemez. Din veyâ inanç özgürlüğünün bu yedi
noktada özetlenen içeriği açısından Türkiye’ye baktığımızda, durumun hiç de iç
açıcı olmadığı görülmektedir.
Film celebrating multiculturalism in Turkey makes premiere
A documentary telling its story around an orphan raised
in monastery in Turkish, Kurdish, Arabic and Assyrian languages sheds light on
mutliculturalism of Turkish society. 'Misafir' (Guest), a documentary film
about Bahe, an Assyrian orphan left to famous Deir al-Zafaran Monastery in
southeastern Turkey when he was 10 years old and spent his whole life there,
was made its premiere in Mardin on Wednesday.
Bakan Davutoğlu, Türkiye Ermeni Patrik Vekili Başepiskopos Ateşyan’ı Kubul Etti
ANKARA (İHA) - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye
Ermeni Patrik Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan ile görüştü. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı
Konutu’nda Türkiye Ermeni Patrik Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ı kabul etti.
Ateşyan, Davutoğlu’na kitap hediye ederken, Davutoğlu da Ateşyan’a lale figürlü
tabak takdim etti. Görüşme, basın mensuplarının görüntü almasının ardından
basına kapalı devam etti.
Հայտարարություն Հայկական Վերածնունդ - Փարիզ
Ըստ 2013 թվականի
դեկտեմբերի 17-ի Ստրասբուրգում կայացրած վճռի, Եվրոպական Մարդու իրավունքների դատարանն
որոշում է ընդունել, համաձայն որի Հայոց ցեղասպանության ժխտումը չի հանդիսանում հանցագործություն:
St. James Armenian Church Holds Successful 72nd Annual Name Day Celebration
The St. James Armenian Apostolic Church of Los Angeles
celebrated its 72nd Annual Name Day on December 15. The congregation was
honored by the presence of His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Primate of
the Western Diocese, as the celebrant of the Divine Liturgy. On this special occasion during church
services, Archbishop Derderian presented Encyclicals and the St. Nerses
Shnorhali Medals from His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos
of All Armenians, to Stephani Goshtigian, Dn. Greg Akarakian and Dn. Danny
Akarakian.
Güneydoğu'nun Ermeni Sabuncusu
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki terör ve şiddet olayları
nedeniyle terk etmek zorunda kaldığı Mardin'in Derik İlçesi'ne 23 yıl sonra
dönen Ermeni kökenli Zekeriya Sabuncu, dedelerinin diktiği ağaçlardan elde
ettiği zeytinyağı ile sabun üretimine başladı. Bölgedeki terör ve şiddet olayları nedeniyle Derik
İlçesi'nde yaşayan çok sayıdaki Ermeni, Avrupa ülkeleri ile İstanbul'a göç
etti. 'Çözüm süreci' ile birlikte çatışmalı ortamın sona ermesinin yarattığı
güven ortamı ile göç eden Ermeniler, memleketlerine dönmeye başladı. (Ermeni kökenli değil, ERMENİ. HYETERT)
Sene Sonu, Yeni Yıl ve Yılbaşı Çam Ağacı
Bir seneyi
daha arkamızda bırakarak yeni bir yıla
gireceğiz, eski yıl, mutlu, hüzünl , başarılı, başarısız, sevinçli, üzüntülü,
sağlıklı, hastalıklı, acılı ve tatlı anlarıyla, her şeyiyle geçmişimizde anı
olarak kalacaktır. Yeni yıl ise, yeni beklentiler, yeni umutlar, yeni arzular,
yeni bir güç, yeni bir kıvılcım,yeni bir hırs doğuracaktır içimizde.
Bartholomeos'a fahri doktora unvanı
Boğaziçi Üniversitesi'nde Patrik Bartholomeos için
düzenlenen fahri doktora unvanı takdim törenine; Fener Rum Patriği Bartholomeos,
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, Koç Holding Yönetim
Kurulu Başkanı Rahmi Koç ve çok sayıda davetli katıldı. Barbarosoğlu,
tarafından Bartholomeos'a fahri doktora unvanı takdim edildi.
Turkey, the Armenian Genocide and the politics of memory
“Victims of genocide die twice: first in the killing
fields and then in the texts of denialists who insist that “nothing happened”
or that what happened was something “different,” Colin Tatz, Professor of
Politics and International Relations at Australian National University, writes
in an article published by The Conversation.
Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları yüz yüze görüştüler
ABD’li eşbaşkan James Warlick, Viyana’da Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarının buluşmasına ilişkin olarak ABD’li eşbaşkan, cumhurbaşkanlarının yüz yüze 90 dakika görüştüklerini kaydederek ″Tabii ki ben orada bulunmadım, neler olduğunu bilmiyorum, ancak nispeten hassas meselelere yönelik konuştular, çözüme ulaşmak için açıkça konuştular.″ dedi.
ՊՈԼՍԱՀԱՅ ՄԻՈՒԹԵԱՆ ԿԵԴՐՈՆԱԿԱՆ ՎԱՐԺԱՐԱՆԻ ՍԱՆՈՒՑ ՅԱՆՁՆԱԽՈՒՄԲԻՆ ԿԱԶՄԱԿԵՐՊԱԾ 127ՐԴ ԱՄԵԱԿԻ ԱՒԱՆԴԱԿԱՆ «ԲԱԺԱԿԻ ՊԱՀ»ՈՒ ԽՐԱԽՃԱՆՔԸ
Պոլսահայ Միութեան Կեդրոնական Վարժարանի Սանուց Յանձնախումբի անդամներն ու համակիրները այս տարի ալ իրենց սիրելի վարժարանին պատմութիւնը վերապրեցան եւ անոնց հոգիներուն մէջ ծալք առ ծալք բացուեցան իրենց դպրոցական հին օրերու աշխարհը, Կիրակի Դեկտեմբեր 15, 2013ի գիշերը, Միութեան «Գրիգոր եւ Աւետ Քիւրքչիւօղլու» սրահին մէջ, տօնակատարելով վարժարանին 127րդ ամեակի «Բաժակի Պահ»ը:
«Hay Dat» Avrupa Ofisi, AİHM’nin Perinçek’e ilişkin kararını kınadı
Taşnaksutyun Fransa «Hay Dat» Ofisi ve Taşnaksutyun
Avrupa «Hay Dat» Komisyonunun konuya ilişkin yaptığı duyuruda şunlar
kaydedilmekte: «Fransa Hay Dat Ofisi bu kararı sert bir şekilde kınamaktadır,
bu çok tehlikel olup, Avrupa sathında Ankara ve Bakü tarafından yönetilen
inkarcı akıntıyla doğrudan dayanışma olup,ek bir mecra açmaktadır. Hatta söz özgürlüğü arasına saklanarak,Fransa
Anaysa Konseyinin yaklaşımını örnek alarak Avrupa Mahkemesi bu meşum kararıyla
Ermeni Soykırımı kurbanları ve ardılı nesillerinin onur hakkını ayaklar altına
almaktadır.
Ամենապատիւ Տ. ՄԵՍՐՈՊ Արք. ՄՈՒԹԱՖԵԱՆ
Պատրիարք Հայոց Կոստանդնուպոլսոյ.
Կոստանդնուպոլսոյ 84.Պատրիարք Նորին Ամենապտուութիւն Տէր Մեսրոպ Բ.Մութաֆեանի Կոմիտաս
Վարդապետի ծննդեան 125. ամեակին առթիւ Վարդանանց Երգչախումբի համերգի ընթացքին կատարած
ելոյթէն ակնարկ մը. 1995թ
http://www.youtube.com/watch?v=NoFlvBPWvGI
Papa Kudüs'ü ziyaret edecek
Vatikan’a bağlı Kudüs Latin Patriği Fuat Twal, Katolik ve
Ortodoksların gelecek yıl aynı tarihte 5 Mayısta ortak "paskalya"
kutlayacağını da söyleyen Twal, alınan bu kararın kolay olmadığını ancak bunun
herkesin istediği birliği sağlayabilmek için atılan ilk adımı teşkil ettiğini
ifade etti. Son olarak Kudüs’e gelip gelmeyeceği merak edilen Papa
Franciscus'un Kudüs'e yapacağı ziyaretin takvimini de açıklayan Twal,
"Papa gelecek yıl mayıs ayında Kudüs’ü ziyarete edecek. Önce Ürdün’ü daha
sonra da İsrail ve Filistin’i ziyaret edecek"
ABD’de Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni yaşamının çok yönlülüğüne ilişkin bir takvim yayımlandı
Massachusetts
eyaleti Watertown kentinde faaliyet gösteren «SAVE Armenian Photograph
Archives» Projesi «Karanlık öncesi ışık: Soykırım öncesi Ermeniler» adını
taşıyan bir takvim yayımladı. Takvim 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğunda
Ermeni yaşamının çok yönlülüğünü gözler önüne sermekte.
Rus uzman: Rusya’nın doğrudan Ermenistan’la sınırı olur
Mikhail Shernov, normal faaliyet ve güvenliğin temini
için Rusya’nın, Gümrü’deki askeri üssünün güvenliği için Ermenistan’la ortak
sınıra sahip olması gerektiğini ifade ederek ″Şimdi Ermenistan’da çokları,
Rusya ve Avrasya Birliğinin diğer ülkeleriyle ortak sınır olmadan Gümrük
Birliği ve Avrasya Birliği bünyesinde nasıl faaliyet gösterileceğini şüpheyle
karşılamaktalar. Ancak bu durum uzun sürmez. Rusya doğrudan Ermenstan’la
ilişkilerinde ulaşım altyapısına sahip olur″ dedi ve bunun Transkafkasya ulaşım
koridorunun gelişmesi aracılığıyla gerçekleştirileceğinin altını çizdi.
"Ermeni Meselesi'nde Tek Kişilik Bir Ordu : Rahip Lepsius
M. Galip Baysan
Ermeni meselesi de tıpkı rahip Pierre L’Ermite gibi bölge
ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgili kişiler tarafından inanılmaz seviyede
istismar edilmiş ve bu konuda batı dünyasında bir numaralı isimler olarak kabul
edilmiş ve destek görmüşlerdir. Bu kişiler. Türkler aleyhinde her söyledikleri
kabul edilmiş, destek görmüş ve
"Türk düşmanlığı bayrağı" bu kişiler vasıtasıyla Avrupa ve
Amerika'da günümüze kadar elden ele taşınarak gelebilmiştir. Bu kişilerin en
ünlülerinden biri müttefik Almanyalı rahibi Lepsius’tür. Tıpkı İngiliz yazar ve
Politikacı Brice ve yardımcısı bir savaş propaganda elemanı tarihçi A. Toynbee
gibi Ermeni meselesinde adeta tek kişilik bir ordu gibi faaliyet gösteren,
bütün ömrünü Ermenileri savunmaya adamış ve inanılmaz seviyede başarılı olmuş
bir kişidir.
Ermeni İddiaları Yine Fransa Gündeminde
Fransa'da Ermeni soykırımını kabul etmeyenlerin
cezalandırılmasını öngören yasa tasarısı yeniden gündeme geliyor. Le Monde
gazetesinin haberine göre Cumhurbaşkanı François Hollande, Mayıs ayında
gerçekleştireceği Ermenistan ziyareti öncesi, Ermeni soykırımını inkar edenlere
yönelik hazırlanacak yasa tasarısını açıklayacak. 27-28 Ocak tarihleri arasında
Türkiye'ye gerçekleştireceği ziyaret öncesi yeni tasarının resmi olarak
açıklanmasından kaçınan Fransa hükümeti, Hollande'ın Mayıs ayında gerçekleştireceği
Ermenistan ziyareti öncesi yasayı kamuoyuyla paylaşacak.
Resmi Tarihle Yüzleşme Atölyeleri Başlıyor
DSİP'in düzenlediği Resmi Tarihle Yüzleşme Atölyeleri'nin
yeni dönemi başlıyor.Aralık-Şubat programı atölyelerinin ilk toplantısı 20
Aralık Cuma günü Nevzat Onaran "Emval-i Metruke: Ermeni ve Rum Mallarının
Türkleştirilmesi" olacak. 2013'te başlayan Resmi Tarihle Yüzleşme
Atölyeleri'nde geçmiş ile yüzleşmenin demokratik bir geleceğin inşası için
elzem olduğu belirtilerek resmi anlatıların ötesinde gerçekte neler yaşandığını
konuşmak ve tartışmak hedefleniyor.
Tıbrevank'ın Bütçesi Açık Kaldı
Toros Alcan başkanlığındaki yönetim kurulunun göreve
gelmesiyle, öğrencilerine daha iyi eğitim vermek için bir dizi projeyi hayata
geçiren Surp HaçTıbrevank Lisesi Vakfı, yapılan çalışmaların karşılığını almaya
başladı. Geçtiğimiz yıllara göre öğrenci sayısı artan lisenin yatılı bölümüne
olan ilgi de arttı. Vakıf yöneticileri, 24 Kasım Pazar günü düzenlenen Sevgi
Sofrası'nda hayırseverlerden ve toplumdan bütçe açığı için destek istedi... Tıbrevanklı
öğrencilerin Najla Osserian yönetmenliğinde çektikleri "Okulda bir
gün" adlı kısa filmin gösteriminin ardından, 1 milyon liraya ihtiyaç duyan
vakıf için, 650 lira toplandığı duyuruldu.
‘Çalıkuşu’ Margarit’in gerçek öyküsü
HT Pazar / Özlem Yılmaz
Anadolu’da öğretmenlik yapabilmek için adını İnci Sefer
olarak değiştirenMargarit Seferyan’ın hayat hikâyesi, öğretmenlik sevdası ve
yalnızlığının anlatıldığı “Çalıkuşu” adlı belgesel, Türkiye’nin bir dönemine
ayna tutuyor. Kültür ve TurizmBakanlığı’nın destek verdiği belgesel
filmde,Margarit’in öğretmenlik aşkıyla Anadolu’da yaşadığı serüven,
öğrencileriyle ve halkla kurduğu bağın öyküsü yürekleri ısıtan cinsten...
Gençliğinde 6-7 Eylül olaylarına tanıklık eden, bugün 76 yaşında olan Seferyan
belgeselde kendi hayatını şöyle anlatıyor: “Babam,Muşlu Sefer Ropen Seferyan.
AnnemNeıvart Külhancıyan’dır. 1957- 1984 arasında yaklaşık 25 yıl öğretmenlik
yaptım.
Davutoğlu'nun Ermenistan Ziyareti
Ghazarian: Diyalog İçin Akıllı Bir Ermenistan'a
İhtiyacımız Var. Civilitas direktörü Ghazarian civilnet'teki Bakan
Davutoğlu'nun "Tehciri benimsemiyoruz, gayri insani uygulama
sözlerine" atıfla "30 yıl önce böyle cümleler kurulamazdı, artık devletler
arası diyalog başlamalı" dedi.Ghazarian, 1982 yılında Türkiye Büyükelçisi Şükrü Elekdağ'ın Dünya İlişkileri Konseyi'ndeki konuşmasında Ermeni Soykırımı ile ilgili bilinen inkarcı söylemi ürettiğini hatırlatarak, "30 yıl önce Davutoğlu'nun cümleleri kurulamazdı" dedi.
CIA, Ermeni Terör Gruplarına Dair Raporunu Açıkladı
TurkishNY.com - Bilgiye Erişim Özgürlüğü Yasası
kapsamında CIA, ABD’de, Avrupa’da ve dünya genelinde faaliyette bulunan JCAG ve
ASALA gibi Ermeni terör gruplarına ilişkin 1984 tarihli bir raporu üzerindeki
gizliliği kaldırdı.News.Az’ın haberine göre CIA raporunda, “Ermenistan’ın
Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu” (ASALA) isimli terör grubunun ABD’nin
birçok siyasi menfaatine ilişkin giderek artan bir tehdit niteliğinde olduğu
belirtildi.
ԳԵՐՇ. Տ. ԽԱԺԱԿ ԱՐՔ. ՊԱՐՍԱՄԵԱՆԻ Ս. ԾՆՆԴԵԱՆ ՊԱՏԳԱՄԸ / Christmas Message of Archbishop Khajag Barsamian
Ահաւասիկ առնեմ զամենայն նոր. (Ահաւասիկ, ամէն բան նոր կը դարձնեմ). Եւ փութով անոնք եկան ու գտան Մարիամն ու Յովսէփը եւ մսուրի մէջ դրուած մանուկը։ Եւ ճանչցան զայն այն խօսքէն, որ իրենց ըսուած էր մանկան մասին։ Եւ բոլոր լսողները կը զարմանային այն բաներուն վրայ, զոր հովիւները պատմեցին իրենց։ Իսկ Մարիամ այս ամէնը կը մտապահէր ու իր սրտին մէջ կը խորհէր։ Եւ հովիւները վերադարձան.կը փառաւորէին ու կ՛օրհնէին զԱստուած այն բոլոր բաներուն համար, զոր լսեցին ու տեսան, ինչպէս պատմուած էր իրենց։ (Ղուկաս 2։ 16-20)
What I Choose It to Mean: On ‘Yeghern’ as the Armenian Translation of ‘Genocide’
By Vartan Matiossian
“The term Yeghern, or Medz Yeghern, is the only word that
really captures the essence of what happened in 1915. The survivors used that
word. It is the only word that could really explain what happened in 1915. In a
world without genocide denial, it would be the best word.” –Khatchig Mouradian (2009)1
‘Medz Yeghern’: the Proper Name of the Genocide
Erivan’da Noel Ağacının ışıkları yakıldı
Erivan, Cumhuryet Meydanında bulunan Noel Ağacının
ışıkları 17 Aralık saat 19.15’te törenle yakıldı. Işıkları bu yıl 3. kez olmak
üzere Erivan Belediye Bşk. Taron Margaryan yaktı. NEWS.am muhabirinin meydandan
geçtiği bilgiye göre; -7°C soğuğa rağmen meydanda birkaç bin kişi toplanmış
durumda.
http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=YAPgd1Dq8P4
‘Armenian diaspora needs to see the change in Turks’ approach to 1915’
Istanbul – Hürriyet Daily News
What happened to Armenians in Anatolia in 1915 is no
longer a taboo in Turkey and there is open discussion about it, says expert
Aybars Görgülü. The Armenian diaspora needs to realize this change, and Turkey
should establish dialogue mechanisms with all segments of the diaspora, he adds
Pastor Honored in White Plains, NY
The
occasion was billed as a "triple celebration" for the Armenian
community of White Plains, N.Y. It marked 40 years since the birth of an
Armenian parish—then dubbed "St. James"—in Westchester. It also
marked the 15th anniversary of the long-awaited consecration of the parish
sanctuary, the St. Gregory the Enlightener Church of White Plains.
Kaldırılan 'Andımız' Hitler ve Mussolini uygulamasıydı
İlköğretim öğrencilerine sabah törenlerinde ettirilen yemin (Andımız) son günlerin önemli bir tartışma konusu. Andın artık okutulmaması gerektiğini ifade edenlerle, devamından yana olanlar birbirinden farklı görüşler ortaya koyuyorlar. Peki, “Andımız” nedir. Ne zamandan beri okutulmaktadır?... And 1933 yılının 10 Mayısından itibaren sabah törenlerinde ilköğretim öğrencilerine okutulmaya başlandı... Eğitim faaliyetlerinde beklide en başarılı olanlar Hitler ve Musssolini oldu. İlköğretim öğrencilerine aşılanması gereken en önemli duygu Hitler’e bağlılığın ne kadar kutsal bir şey olduğuydu. Bu öğretmenlerin de zorunlu bir göreviydi... II. Dünya savaşı sonrasında tek partili faşist rejimler yerlerini demokratik rejimlere bırakırken Türkiye’de de rejim normalleşmeye başlamıştı. Türkiye tekrar çok partili siyasi yapıya geçmişti. Ancak demokratik rejimlerde rastlanmayan And ve benzeri tek parti dönemi uygulamaları Türkiye’de varlığını günümüze kadar sürdürdü. (CHP hala bu And peşinde. HYETERT)
Soykırımı yaşadı ve anlattı
Özlem Ertan
Adı Leon’du. Leon Zaven Surmelian. 1915’i, katliamın o
acımasız günlerini yaşayan Anadolu Ermenilerinden biriydi. Hayatının en güzel
günlerini geçirdiği Trabzon’dan ayrılıp sürgün yollarına düştüğünde
yaşayacağını, büyüyüp iyi bir yazar olacağını ve gördüğü, duyduğu her ne varsa
yazacağını bilmiyordu. Ancak sanki bunu daha o zamandan öngörmüş gibi her şeyi
hafızasında muhafaza etti. Annesinden ayrıldığı günü, akrabalarının kaçınılmaz
sona sürüklendiğini idrak ettiği anları zihnine yazdı. Ne kan rengi nehirlerde
yüzen, katledilmiş Ermenilerin çıplak bedenlerini sildi aklından ne de ebediyen
kaybettiği evinin görüntüsünü... Bir gün geldi ve Leon Zaven Surmelian, güzel
çocukluğunu, onu nasıl kaybettiğini ve yaşamını yazdı. Otobiyografik romanı I
Ask You Ladies and Gentleman/ Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler, sadece
Surmelian’ın yaşam öyküsünü içeren bir kitap değil, bir dönemi ayrıntılarıyla
gösteren devasa bir tablo.
SİYAD'ın İlk Kadın Başkanı Alin Taşçıyan Oldu
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD)'ın gerçekleşen son
olağan genel kurul toplantısında alınan karar ile eleştirmen, sinema yazarı
Alin Taşçıyan SİYAD başkanı olarak seçildi. Bir önceki yönetim grubunda
başkanlık Tunca Arslan'a aitti. Dün Cezayir Restaurant'ta gerçekleşen
toplantıya 90'ün üyeden 53'ü oylamaya katıldı.
MHP'li vekilden Trabzon’da ‘kilise’ iddiası
Halaçoğlu, “Trabzon’da 2005-2006 yılları arasında Santa
Maria Kilisesi’ne kayıt yaptıran ve Hıristiyan olduğunu söyleyen genç sayısı 12
bini geçmiştir” dedi. Halaçoğlu, “Şimdi enteresandır Türkiye’e misyonerlerin
cirit attığı bir dönem yaşanmaktadır. Maalesef bu dönemde 25 bin kilise ev
kurulmuştur. Sadece Keçirören’de 46 mahalle vardır. Ama 53 kilise ev vardır”
şeklinde uyarılarda bulundu. (Şaka gibi. Adam tam tarihçi, bilim adamı(!) )
Christmas Services at St. Vartan Cathedral
The Nativity
and Baptism of Jesus Christ will be observed at New York's St. Vartan Armenian
Cathedral on Sunday and Monday, January 5 and 6, 2014. A special liturgical
schedule will be in effect for these "Armenian Christmas" services;
please make a note of the times.
Ermeni Soykırımı Hakkında Ortaya Karışık
Bence en doğrusu hükümetin finanse edeceği uluslar arası
tarihçilerden oluşan bir karma komisyon kurulması ve konunun araştırılıp neyin
olduğunun ortaya çıkarılması lazım. Aksi takdirde dış politikada ki bu Ermeni
duvarı devam edecek, bir de har sene Amerikan Başkanı soykırım dedi mi demedi
mi diye endişelenmeye devam edeceğiz. Son bir nokta. Gerçekten bir Ermeni soykırımı olmuşsa ne
olacak? Tabi ki özür dilenmesi ve zararların ödenmesi gerekir. Ama
Ermenistan'ın istediği gibi toprak, Ağrı Dağı vs değil. Bu istekler zaten
rasyonel değil. Ermenistan'ın da bunu görmesi ve konuya daha yapıcı yaklaşması
gerekir. (Sayın Çiçekoğlu da soykırımın hukuki objektif bir suç olduğunu
unutanlardan. Soykırım kararını tarihçiler veremez. Ermenistan başkanı toprak
talebi olmadığını defalarca söyledi. HYETERT)
‘Hollande Ermenilere verdiği sözleri tutacak’
Arzu Çakır Morın
Hollande, Türkiye’ye 27-28 Ocak’ta yapacağı devlet
ziyareti öncesi Ermeni diyasporasının 3 önemli ismi Fransız Ermeni Dernekleri
Koordinasyon Kurulu (CCAF) yöneticileri Murat Papazyan, Ara Toranyan ve Alexis
Govciyan’ı Elysee Sarayı’nda kabul etti... Hürriyet’in, “Hollande’ın Türkiye
gezisi de gündeme geldi mi?” sorusuna Papazyan, “Elbette Fransız devleti ile
Türk devletinin ilişkisinin gelişmesi önemlidir. Cumhurbaşkanı da Ermeni toplumuna
verdiği tüm sözlerin tutulacağını yinelemiştir. Elbette biz bu diplomatik ve
ekonomik yakınlaşmayı tümüyle anlıyoruz. Bu bizim açımızdan hiçbir problem
oluşturmamaktadır” dedi.
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25377971.asp
Eski tas eski hamam
Taner Akçam
Davutoğlu, Ermenistan ziyaretinde, bir grup gazeteci ile
yaptığı görüşmede, 1915 yılı için İngilizce inhumane “insanlık dışı” ifadesini
kullanmış. Ayrıca tehcir için “bütünüyle yanlış bir uygulama” da demiş... Bence
Davutoğlu’nun özellikle “insanlık dışı” kavramını kullanmış olması takdir
edilecek bir adım. Hani biraz daha gayret etse, “insanlık suçu” bile
diyebilecek. Bunu elbette Türk hükümeti adına olumlu bir adım olarak telakki
etmek gerekir... Davutoğlu Erivan’da 1915’i “insanlığa aykırı” bir eylem olarak
ilan ederken, Türk hükümeti, “asılsız Ermeni soykırım iddiaları ile mücadele”
doğrultusunda stratejik planlar hazırlıyor... Dışarıya başka demeç, içeride ise
bildiğini okumak... Anlaşılan 1920’lerden bu yana değişen pek bir şey yok.
Will Turks, Armenians ever reconcile?
Author: Mustafa Akyol
When Turkish Foreign Minister Ahmet Davutoglu visited
Yerevan on Dec. 12, in the first high-level visit from Turkey to Armenia in
five years, he was greeted not only by his Armenian counterpart, Eduard
Nalbandyan, but also by political activists. The latter’s welcome, however, was
not a warm one. A group of protesters gathered in front of Davutoglu’s hotel to
protest Turkey’s “denial of the Armenian genocide.”They wanted “recognition,
condemnation and reparations,”and opposed the Turkish foreign minister for not
taking those steps.
Unutulmuş Bir Fikir Adamı ve Hukuk Âlimi: Milaslı Gad Frankoi
Kitabın Adı: Unutulmuş Bir Fikir Adamı ve Hukuk Âlimi:
Milaslı Gad Frankoi
Yazan: Rıfat N.Bali
Milaslı olmakla iftihar eden, bu nedenle de yazılarını ve
kitaplarını, isminin önüne "Milaslı" sıfatını ekleyerek imzalayan Tek
Parti döneminin önde gelen fikir adamlarından Gad Franko'yu, hukuk tarihçileri
dışında, artık kimse hatırlamamaktadır. Gad Franko Türkiye'nin doktora sahibi
ilk hukukçularındandır. Türkleşmeye gönülden inanmış olan Franko'nun yurttaşlık
hayalleri Varlık Vergisi Kanunu'nun ayrımcı ve keyfî uygulaması ile
yıkılmıştır. Kendisine tahakkuk eden vergiyi, sahibi olduğu Bahtiyar Han'ı
satmasına rağmen ödeyemeyen Franko, gönderildiği Aşkale'den manen yıkılmış bir
halde dönmüş ve bir daha kendine gelememiştir.
Çoğunluk, azınlık ve devlet
Ali Bulaç / a.bulac@zaman.com.tr
İslam bakış açısından ve tarihte teşekkül eden tecrübeden
“azınlık” adı verilen bir statü mevcut değildir... Benim Hz. Peygamber (sas)'in Medine'deki
tatbikatından –Medine Vesikası- ve tarihteki yerleşik uygulamadan çıkardığım
sonuca göre, Müslümanların gayrimüslimlerle ilişkileri a) Muahid, b) Zımmilik
esasına göre belirlenir. “Muahid”, Müslümanlarla dinleri dolayısıyla savaşmayan,
düşmanlarıyla işbirliği yapmayan ve onları yurtlarından sürmeyen, dini
arındırmaya tabi tutmayanlardır. Bu kategorideki gayrimüslimler muahittir,
siyasi toplumu beraber kurma ve siyasi birliğe ortak olarak katılma hakları
vardır. “Zımmi” olanlar ise Müslümanlarla savaşıp da yenilen gayrimüslimlerdir.
Gayrimüslim statüsündeki “zımmiler”
devletin merkezi yönetimine katılmazlar, ama sosyo-kültürel hakları
–prensipte ve hukuk icabı- teminat altına alınır. İbadet, ibadethane, dinlerine
göre öğretme-eğitme hakları korunur. Dahası sivil-medeni alanlarını, hayat
tarzlarını dinlerine göre düzenleme hakları var, bunu kendi özerk hukukları ve
mahkemeleriyle sürdürürler. İslam'da zımmilere tanınan haklar, modern
demokrasilerde yurttaşların geneline tanınmış değildir.
"Orada kardeşim İstanbul Patriği ile buluşmayı arzu ediyorum"
Noel'in kendilerine her zaman Hazreti İsa'nın doğduğu yer
olan Beytüllahim'i de hatırlattığını ifade ederek Noel'i düşünürken, İsa
Peygamberin yaşadığı toprakları düşünmeden geçemeyeceklerini kaydetti ve gitme
arzusunu dile getirdi. 50 yıl önce Papa 6. Paulus'un büyük bir cesaretle kutsal
topraklara gittiğini anımsatan Papa Franciscus, "Ben de oraya gitmeyi,
orada kardeşim İstanbul Patriği Bartholomeos ile buluşmayı arzu ediyorum.
Onunla, 50 yıl önce Papa 6. Paulus ile Patrik Atenagora'nın 1964 yılındaki
tarihi kucaklaşmasını anacağız. Bunun için hazırlanıyoruz" ifadesini
kullandı.
What Will The Armenian Genocide Centennial Accomplish?
By Hrant Apovian
“Reconciliation means working together to correct the legacy of past injustice.”
–Nelson Mandela, December 16, 1995
The leader of the association of Turkish Jews in Israel, Zali de Toledo, stated that “Turkey should take into account its interests and should normalize relations with Israel or else the Israeli lobby will likely stay neutral when 2015 comes.” This proves that nothing has changed. The world is oblivious to morality and the reality of the Armenian Genocide is no more than a bargaining chip for some nations.
Yılbaşı süslemeleriyle dikkat çeken kilise, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor
Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bulunan St. Antoine Katolik
Kilisesi’nde yılbaşı hazırlıkları başladı. Yılbaşı süslemeleriyle dikkat çeken
kilise, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
2015 Yaklaşırken İnkar Çeteleri İş Başında!
Nadya Uygun / nad0910@hotmail.com
Ermeni Soykırımının yüzüncü yılı yaklaşırken malum
kesimin etekleri de tutuşmuş vaziyette! Gün geçmiyor ki yeni bir iğrenç
uygulama ortaya çıkmasın. Herkes el birliği ile bu büyük günahın, bu insanlık
suçunun üstünü örtmeye ve inkarda
ısrarcı olmaya devam ediyor.
Armenia Must Turn To International Court On Armenian Genocide Recognition
Armenpress -- The
political authorities of the Republic of Armenia regularly send messages to the
world that we do not give up our demands which is already a step forward.
“Armenpress” reports that Deputy Director of the Museum-Institute of the
Armenian Genocide Suren Manukyan expressed such a view at the course of the
meeting with the journalists. “Our demand must be based on the convention of
the Genocide, which says that anyone who carries out genocide must receive punishment
and the consequences of the genocide must be eliminated. The most important
goal that we must put in front of us as a nation, people is to return our
homeland,” Suren Manukyan said adding that we must break the myth that after
the date of 100 years of the genocide there is no right for the demand.
Davutoğlu'nun sözlerine tarihçilerden sert tepki
Davutoğlu'nun sözlerini Aydınlık'a değerlendiren MHP Grup Başkanvekili ve eski Türk Tarih Kurumu
Başkanı Yusuf Halaçoğlu, “Hükümetin Ermeni açılımını, kapıların açılması gibi konuları gözönüne
alacak olursanız Ahmet Davutoğlu'nun
veya hükümetin bıraksanız sözde soykırımı kabul edecek bir anlayışa sahip
olduklarını görürsünüz. Ermenilere karşı tavizler vermeye hazır olduklarının
göstergesi. Ben Türk Tarih Kurumu'ndayken bu konuda çok ciddi çalışmalara imza
atmıştık. Benim görevden alınmamın temelinde de Ermeni açılımı var. (Ne
demezsin, adamın kıymetini bilmemişler (!) HYETERT)
Armenian Genocide Museum to Introduce New Features in 2015
Yerevan- The Armenian Genocide Museum is currently closed
because of the reconstruction and it will introduce new exhibition to the
visitors by April 24, 2015. The Deputy Director of the Armenian Genocide
Museum-Institute adjunct to the National Academy of Sciences of the Republic of
Armenia Suren Manukyan stated this at the course of the press conference held
on December 9. According to Manukyan the territory of the museum will be enlarged 2.5
times due to the reconstruction. The first temporary exhibition
after the reconstruction will be held in 2014 on the occasion of the 100th
anniversary of the World War I.
Buyurun her kaçağa aynı işlemi yapalım!
Eyüp Can
Sevan Nişanyan'ı Şirince'de kaçak inşaat
yapmaktan dolayı mahkum etmiş. Nişanyan kendi arazisi üzerine yaptığı bir kulübeden
dolayı iki yıl hapis yatacakmış. Tabii kulübe ile başlayan dava aslında işin bahanesi.
Maksat, Şirince gibi bir harabeyi küllerinden doğuran tarihi Rum evlerini tek
tek restore eden ve Şirince'yi baştan yaratan Nişanyan'a had bildirmek! Nişanyan'ın sözlerini ve üslubunu
beğenmeyebilirsiniz ama binbir emekle tarihe sahip çıktı diye bir insanı hapse
atmak nasıl izah edilebilir! Bir yanda 16/9 gibi İstanbul surlarının dibinden yükselen
ve tarihi siluete giren gökdelenler, diğer yanda küllerinden doğan tarihi köy
Şirince. Birinin yasal kılıfı hazır, kimse dokunamıyor, mahkeme yıkım kararı
verdiği halde Başbakan bile sahibine küstüm demekten başka bir şey yapamıyor! (Diğer yandan da büyük şehirlerdeki binaların neredeyse yüzde ellisi ruhsatsız, iskansız. HYETERT)
Sevan Nişanyan: Kaçsam zil takıp oynarlar
Kaçak inşaat yaptığı iddiasıyla 2 yıl hapis cezası
öngören mahkeme kararı Yargıtay tarafından onanan Nişanyan önümüzdeki hafta
cuma günü savcılığa giderek teslim olacağını açıkladı. Hakkında açılan
davalardan toplam 21 yıl hapis cezası istendiğini belirten Nişanyan, şunları
söyledi: "Beni 21 sene yatırmaya cesaret edeceklerini tahmin etmiyorum.
Bari, 'Bir, iki yıl yat' diyorlar. Memleketten kaçsam zil takıp oynayacaklar,
rahat edecekler. Ama kaçmayacağım. Daha yapacak çok işim var." (Sayın Nışanyan'a geçmiş olsun diyor, en kısa zamanda bu haksızlığın düzetilmesini bekliyoruz. HYETERT.)
”Öldüyse At Bebeğini Yere Yürü” Diye Bağırdı Asker. O Mustafa Kemal’in Askeriydi
Tessa Hoffmann - Thea Halo, Pontos Rum bir anne ile bir Protestan Süryani-Arami babanın kızı. “Not Even My Name” adlı kitabı, annesi Themia’nın 1920 yılının baharında, on yaşındayken memleketi Pontos Rum köyünden tehcir edilmesini anlatıyor. Themia, küçük kardeşlerinden farklı olarak bu ölüm yürüyüşlerinden sağ kurtuluyor ve yaban ellerde, Süryanilerin ve Ermenilerin yanında büyüyor. Adının Sano Halo olarak değiştirilmesi ve daha 15 yaşındayken evlendirilmesiyle birlikte, Themia’nın Rum kökeninden hiçbir şey, adı dahi kalmıyor. Kendi yaşının üç katı büyük olan kocasının peşi sıra ABD’ye gidiyor ve çok zor koşullar altında on çocuk büyütüyor. Geriye yıkıntıları ile kalmamış olan ebeveynlerinin evini nafile yere bulmak üzere yıllar sonra kızı Thea ile birlikte Türkiye’yi ziyaret ediyor.
Müflis AKP’den Ermeni açılımı
Müflis AKP’den Ermeni açılımı Ortadoğu’da ABD patentli
Arap Baharı isyanlarına tam destek veren politikası iflas eden AKP hükümeti,
eski defterleri karıştırmaya başladı. Hükümet bu kapsamda yeni bir Ermeni
açılımı için kolları sıvadı. ( Bu da Yeni Mesaj'ın hezeyanları. Müflis dedikleri AKP'nin son anketlerde oy oranı yüzde ellinin üzerinde. HYETERT)
Oktay Vural'dan Ahmet Davutoğlu'na Ermenistan tepkisi
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ...Anlaşılmaktadır ki
AKP soykırımı tanımaya hazırlanmaktadır. Evet bu ifadelerle Ermenilere
haklısınız diyorsun ve meşrulaştırıyorsun. Türkiye artık savunmaktan vazgeçmiş,
teslimiyet için mazeret aramaktadır. 'Adil hafıza' kavramıyla tarihimizi
çarpıtmaya hazırlanıyorlar. Oradan diyor ki 'tek taraflı suç deklarasyonu
olmaz'... Bu, 'çift taraflı suç deklarasyonunu kabul ederiz' demektir. Tehcirin
oluş şartlarını savunmak yerine soykırımı kabul etmeye hazırlanan bir AKP var.
200 bin Ermeni'yi getirip onlara toprak vermek çalışması içindeler. (Al Çölaşan'ı vur Vural'a. Zihniyet aynı. HYETERT)
Davutoğlu’nun ziyaretini Ermenistan nasıl yorumladı?
Erivan merkezli “civil.net” internet gazetesinin editörü
Harut Ekmanyan, Davutoğlu’nun Ermenistan ziyaretinin ülkedeki yankılarını RS FM
için değerlendirdi. “İlişkilerin normalleşmesi için, bence, ilk önce Türkiye
sınırları kayıtsız ve şartsız açmalı. Çünkü sınırların kapalı olması bu çağda
görülür bir şey değil. Türkiye’nin bütün sınırları açık olmalı, böyle bir
adımla her şey başlayabilir. Ondan sonra iki devlet mensupları tarafından
protokol anlaşması hakkındaki görüşmeler canlandırılabilir ve yeni anlaşmalar
olabilir, diplomatik ilişkiler kurulabilir. Ama sınırların açılması bence ilk
adım olmalı.”
Sözcü: Söylemediği bir tek şu kalmış! Evet, soykırım yaptık…
Sözcü gazetesi
köşe yazarlarından Ermenilere karşı hasmane tutumuyla bilinen Emin Çölaşan,
"«Sevgili okuyucularım, Tayyip’in Osmanlı Hariciye Nazırı olan Davutoğlu
Ahmet isimli şahıs Ermenistan gezisine çıktı, Ermeni yetkililerle görüşmeler
yaptı. Şu söylediği sözlere bakar mısınız: “Tehciri benimsemiyoruz. Gayri
insani (insanlık dışı) bir olay. İttihatçıların yaptığı tamamen yanlış bir
uygulamadır.” Bu şahıs ya tarih bilmiyor, ya da Ermenistan’a yağ çekiyor. Birinci
Dünya Savaşında Rus ordusu Doğu Anadolu’ya girmiş, Osmanlı uyruğu olan
Ermeniler ve Ermeni çeteleri devlete karşı ayaklanmıştı." (Bu adamdan
başka ne beklenir, yalan, yanlış. HYETERT)
Tartışma yaratan davetiye!
Boğaziçi Üniversitesi'nin Patrik Bartholomeos’a
gönderdiği davetiye tartışma çıkardı. Boğaziçi Üniversitesi, 19 Aralık tarihinde Fener Rum
Patriği Bartholomeos’a fahri doktora unvanı verecek. Rektör Prof.Dr.Gülay
Barbarosoğlu’nun imzasını taşıyan davetiyede ise “Saygıdeğer Ekümenik Patrik
Bartholomeos I için düzenlenen fahri doktora unvanı takdim törenine
katılımınızı saygılarımla rica ederim” ifadesinin yer alması tartışmaları
beraberinde getirdi.






































