Doğu Perinçek'i 2005 yılında 1915 olaylarının 'soykırım'
olarak nitelendirilmesine karşı çıktığı için cezalandıran İsviçre
mahkemelerinin kararı, AİHM'den döndü. Mahkeme, Ermeni soykırımı iddialarını
inkâr etmenin ifade özgürlüğüne aykırı olmadığına hükmetti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ermeni soykırımı
iddialarını inkar etmenin ifade özgürlüğüne aykırı olmadığına hükmetti.
İsviçre'de 2005 yılında 1915 olaylarının 'soykırım' olarak nitelendirilmesine
karşı çıktığı için İsviçre mahkemeleri tarafından mahkum edilen Doğu
Perinçek'in açtığı davada İsviçre haksız bulundu. Hukuki tanımı çok net olan
soykırımla ilgili delil göstermenin zor olduğuna vurgu yapan AİHM, 1915
olaylarının soykırım olarak kabul edilmesine ilişkin uluslararası bir uzlaşı
olmadığına dikkat çekti. Sözde soykırımı inkar etmenin ise ifade özgürlüğü
kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten AİHM, ifade özgürlüğü
ilkesinin çoğulcu ve demokratik toplumları totaliter ve diktatörlük
rejimlerinden ayıran en önemli unsur olduğu kaydedildi.
7 yargıçlı davada 5 yargıç Perinçek'in ifade özgürlüğünün
ihlali hükmü verirken, İtalyan Guido Raimondi ve İspanyol Andras Sajo karara
muhalefet şerhi yazarak itiraz etti. Perinçek davası uluslararası bir
mahkemenin Ermeni soykırımı iddiasıyla ilgili ilk karar olması nedeniyle önem
taşıyor. AİHM'nin kararları 47 üyesi bulunan Avrupa Konseyi'nin tamamı için
hukuki referans teşkil ediyor. "Şoke edici ve yaralayıcı"
açıklamaların da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ifade özgürlüğünü kapsayan
10. maddesiyle korunduğunu hatırlatan Strasbourg merkezli mahkeme,
"Perinçek, söz konusu yıllarda yaşanan tehcir ve katliamı hiçbir zaman
inkar etmemiş, ancak bu olayların soykırım olarak nitelenmesine karşı
çıkmıştır." dedi. Perinçek'i tecilli hapis ve tazminata mahkum eden
İsviçre mahkemesinin sanığın kamu düzenine zarar verdiği yönündeki tezini de
reddeden AİHM yargıçları, "1915 olaylarının hukuki olarak soykırım
terimiyle nitelenmesine karşı çıkmak Ermeni toplumuna karşı kin ve şiddete
teşvik kapsamında değerlendirilemez." hükmünü verdi. Davaya müdahil olan
Türkiye ve Perinçek, AİHM'ye yaptıkları savunmada 'soykırım' terimi üzerinde
uluslararası bir ittifak olmadığını hatırlatmıştı. Türkiye'nin tezine hak veren
AİHM, "Mahkeme, İsviçre'deki farklı siyasi kurumlar içinde bile bu konuda
görüş farklılıkları olduğunu hatırlatır. 190 ülke içinde sadece 20'ye yakın
devlet Ermeni soykırımını resmen tanımıştır. Bu devletlerin birçoğu da, İsviçre
gibi devlet düzeyinde değil, meclis ve senatolar seviyesinde soykırımı resmi
olarak kabul etmiştir." dedi. Uluslararası Adalet Mahkemesi ve
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Ruanda Soykırımı'yla ilgili kararına atıfta
bulunan AİHM kararında, "Soykırım suçlaması için bir grubun bazı
üyelerinin değil, bütün grubun yok edilme girişiminin gerçekleştirilmesi
gerekir. Soykırım hukuki açıdan sınırları çok net bir terimdir ve delil ortaya
koymak zordur." denildi. AİHM, tarihi araştırmaların doğası gereği
tartışmalı olduğuna vurgu yaparak, 1915 olaylarının kesin yasal hükümler ve nihai
hakikatler olarak sunulamayacağını belirtti.
'KAMU DÜZENİNE CİDDİ TEHLİKE OLUŞTURMUYOR'
Doğu Perinçek'in bu ifadeleri İsviçre topraklarında
kullanarak, kamu düzenine ciddi tehlike oluşturduğu iddiasını da inandırıcı
bulmadı. Akademik camiada, 1915 olaylarının 'soykırım' olarak kabullenildiği
şeklindeki savunma da Türk hükümetinin görüşüne de atıf yapılarak reddedildi.
Dünya üzerindeki 190 ülkeden de sadece 20'sinin 'soykırım' iddiasını resmen
tanıdığı vurgulandı.
AİHM, 'soykırım' ifadesinin bir grubu tamamen ortadan
kaldırma amacı güdülmesi halinde kullanılabileceğini belirtti. Bu kapsamda BM
İnsan Hakları Komisyon ve İspanya Anayasa Mahkemesi ile Fransa Anayasa
Konseyi'nin kararları hatırlatıldı. Fransa'da Anayasa Konseyi, Ermeni soykırımı
iddialarının reddini suç sayan yasayı iptal etmişti.
EMSAL OLABİLİR
AİHM'in söz konusu dava ile ilgili kararının, bu konuda
yasa çıkartmak isteyen ülkeleri bağlayacak olması açısından emsal teşkil etmesi
bekleniyor.
Perinçek, 1915 olaylarıyla ilgili İsviçre'de yaptığı
konuşmalarda "Ermeni Soykırımı iddialarını reddettiği" gerekçesiyle
bu ülkede 2007'de çeşitli mahkumiyet cezalarına çarptırılmasının ardından
2008'de AİHM'e başvurmuştu. İsviçre'de Temyiz Mahkemesi tarafından da suçlu
bulunan Perinçek, AİHM'e yaptığı başvuruda, "İsviçre'nin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü ile ilgili 10'uncu maddesini ve yasa
olmadan suçlama olamayacağına dair 7'nci maddeyi ihlal ettiğini"
savunmuştu.
İsviçre'de 2005 yılında katıldığı konferanslarda 1915
olaylarının 'soykırım' olarak nitelendirilmesine karşı çıkan ve
"uluslararası yalan" olarak niteleyen Perinçek, Lozan Mahkemesi
tarafından "ırkçı ayrımcılıktan" suçlu bulunmuştu. Perinçek'in temyiz
başvurusu üzerine ise mahkeme, "Ermeni soykırımı, Yahudi soykırımı gibi
tarihsel bir gerçektir." yorumunu yapmış ve başvuruyu reddetmişti.
AİHM ise Perinçek'in 1915 olaylarını soykırım olarak
nitelemeyi reddetmesinin Yahudi soykırımı (Holokost) inkarıyla aynı kategoride
değerlendirilemeyeceğine hükmetti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.