Mine Yıldırım
Tabii ki, anayasa bu hakların korunması için yeterli bir
çerçeve oluşturmalı. Fakat dillendirilen talepler ayrı bir İnanç Özgürlüğü Yasası’nda
korunup düzenlenebilir. İnanç gruplarının bazı talepleri yasalarda yeni
düzenlemeler gerektiriyor. Kimliklerde din hanesinin kaldırılması, vicdani ret
hakkının tanınması, cemevlerinin ibadet yeri olarak tanınması, ibadet
yerlerinin kurulmasının engellenmemesi, dini grup ve/veya grupların tüzel
kişilik kazanmasına ilişkin düzenleme yapılması, kişilerin kendi inançlarına
göre özgürce ibadet etme hakkı, din görevlisi yetiştirmek amaçlı okul açma
hakkı, din görevlilerini seçme ve atama hakkı, kamu ve özel sektörde çalışma
hayatında din veya inanç özgürlüğüne saygı duyulması, dini aidiyet temelinde
ayrımcılık yapılmaması gibi talepler ve daha fazlası, doğrudan anayasa yerine
İnanç Özgürlüğü Yasası’nda korunabilir… Dünyaya baktığımızda nispeten yakın bir
zamanda yasalaşan Portekiz Din Özgürlüğü Yasası (2001) iyi bir örnek olarak gösterilebilir.