Ermenistan ve Karabağ'a yerleşen Ermenilerin yaşadığı
sosyal adaptasyon ve işsizlik gibi sıkıntıların bu defa göz önünde
bulundurulmaması için çeşitli sebepler var.
Birincisi, Suriye'den gelip vatandaşlık hakkını elde
ederek bu bölgeye yerleştirilecek olan Ermenilerin sermaye akışını buraya
çekmek son derece önemlidir. Buna ek olarak diasporanın bu insanlara yardım eli
uzatması için de ayrı bir imkân oluşacak, dolayısıyla diasporanın daha fazla
ilgisini çekmek için yeni bir ortam meydana gelecektir… İkincisi, Ermenistan
ile diaspora arasındaki bağların geliştirilmesi yönünde oluşturulan yeni
siyaset konsepti Ermenistan-Diaspora-Karabağ üçlüsünün, aradaki bazı
anlaşmazlıklara rağmen, bir arada tutulması ve ilişkilerin geliştirilmesini
hedefliyor… Üçüncü ve üzerinde tartışılması gereken bir diğer husus ise,
Karabağ'ın demografik yapısının değiştirilmesi konusudur. Yani Karabağ'daki
çeşitli bölgelere dışarıdan yerleştirilecek olan Ermeni nüfus ile ileriki
süreçte barış görüşmelerinde daha farklı bir pozisyonu elde tutma avantajını
sağlama amacı var.
***
Suriye'de artan çatışmalar ülkedeki tüm etnik ve dinî
unsurlarda büyük sarsıntılara sebep olmaya devam ediyor.
Mehmet Fatih Öztarsu*
Bu gerilim ülkede yaşayan Ermeniler arasında da büyük
tedirginliklere yol açıyor ve bu yüzden Ermeni nüfusun belli bir kesimi
Ermenistan'a sığınmaya çalışıyor. Ermenistan Diaspora Bakanlığı, 2012 yılı
içerisinde Ermenistan vatandaşlığı için başvuruda bulunan Suriyeli Ermenilerin
sayısında büyük artış olduğunu, şu anda dört bin civarında Suriyeli Ermeni'nin
ise başvurusunun netleştiğini bildirmekte. Çoğunluğu Halep'te yaşayan Ermeni
nüfusun durumu Ermenistan yetkililerinin en önemli gündem maddelerinden biri
olmuş durumda. Şu ana kadar Suriye'deki mevcut yönetim lehine hareket eden
belli başlı Ermeni gruplarının oluşturduğu handikap da son derece önemlidir.
Çünkü Ermeni toplumunun Esed sonrası yaşayacağı sıkıntıların ilk işaretleri,
yaşanan çatışmalarla kendisini göstermekte ve muhalif grupların saldırılarına
maruz kalmaktadırlar.
Şu anda Suriye ve Lübnan Ermenileri için vatandaşlık ve
vize alma sürecinin kolaylaştırılması, buradan gelecek Ermeniler için eğitim
konusunda gerekli altyapının hazırlanması, hatta Batı Ermenice ile eğitim
verecek öğretmenlerin tahsis edilmesi ve karşılıklı uçuşların son derece ucuz
maliyetle sağlanması gibi konular halledilmektedir. Suriyeli Ermenilerin
vatandaşlık edinmesi ve ülkeye yerleştirilmesi konularında devletin tüm imkânlarının
hazır olduğunu belirten Ermenistan'dan farklı çözüm önerileri de dile
getirilmektedir. Erivan'da Kafkasya Enstitüsü uzmanı Sergey Minasyan, bölgede
Esed sonrası oluşacak yeni dengelerin İran'ın aleyhinde olacağını, dolayısıyla
Ermenistan'a menfi şekilde tesir edecek siyasi gelişmelerin yaşanacağını
belirterek Suriyeli Ermenilerin Karabağ'a yerleştirilebileceğini dile getirdi.
Karabağ'a yerleştirilecek olan mültecilerin Karabağ'ın kalkınmasına olumlu etki
göstereceklerini belirten Minasyan'ın aslında vurgulamak istediği farklı
noktalar olduğu çok açık. Daha önce de, çeşitli ülkelerden gelip Ermenistan ve
Karabağ'a yerleşen Ermenilerin yaşadığı sosyal adaptasyon ve işsizlik gibi
sıkıntıların bu defa göz önünde bulundurulmaması için çeşitli sebepler var.
Birincisi, Suriye'den gelip vatandaşlık hakkını elde
ederek bu bölgeye yerleştirilecek olan Ermenilerin sermaye akışını buraya
çekmek son derece önemlidir. Buna ek olarak diasporanın bu insanlara yardım eli
uzatması için de ayrı bir imkân oluşacak, dolayısıyla diasporanın daha fazla
ilgisini çekmek için yeni bir ortam meydana gelecektir. Şimdiden bu konuda
yardım fonları oluşturulmuş durumda. O yüzden Suriye'deki Ermenilerin farklı
alternatiflere yönlendirilmesi yerine, Karabağ'a nakledilmesi Erivan için makul
bir seçenek.
İkincisi, Ermenistan ile diaspora arasındaki bağların
geliştirilmesi yönünde oluşturulan yeni siyaset konsepti
Ermenistan-Diaspora-Karabağ üçlüsünün, aradaki bazı anlaşmazlıklara rağmen, bir
arada tutulması ve ilişkilerin geliştirilmesini hedefliyor. Bunun için
Suriye'den gelen soydaşların durumu ve bu bölgeye yerleştirilmesi, en azından
Erivan'ın bu işe çok önem verdiğini göstermesi de önemli bir fırsattır. Zaten
bu da, bütünlüğü sağlama misyonuyla oluşturulan Panarmenian kongresi ile belirlenmişti.
Karabağ'ın dünyaya açılımı konusunda son bir yıl boyunca çeşitli atılımlar
yapılmış ve Karabağ'ın kalkındırılması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Sözde
Karabağ yönetimi lideri Bako Sahakyan ABD'deki İran Ermenileri toplumu, Karabağ
ABD temsilcilikleri, Arjantin Ermeni toplulukları, Taşnak Partisi'nin Amerika
kıtasındaki temsilcilikleri ve Avrupa'daki çeşitli Ermeni işadamlarıyla
Karabağ'a ekonomik ve siyasi destek konularını görüşmüştür. Bu görüşmelerin
olumlu neticeleri olarak Karabağ'a tarım, madencilik, enerji konuları başta
olmak üzere pek çok alanda yatırım yapılmış ve çeşitli ülkelerden siyasi
destekler temin edilmiştir. Hatta Slovakya ve Çek Cumhuriyeti, Karabağ'da geniş
ölçekli hidroelektrik santrali işine dahi girişmiştir. Zaten Ermenistan'da
iktidar ve Taşnak Partisi'nin öncü olduğu muhalefet partileri Karabağ'ın yeni
dönemde mutlaka bağımsız bir devlet olarak tanıtılması ve Azerbaycan
agresifliğinin dünyaya anlatılması gerektiğini belirtmişti. Bu yönde de,
Karabağ'a ziyaretler düzenleyen çeşitli ülkelerin milletvekilleri ve
akademisyenlerin Azerbaycan tarafından kara listeye alınışı önemli bir
propaganda aracı haline getirilmiştir.
Üçüncü ve üzerinde tartışılması gereken bir diğer husus
ise, Karabağ'ın demografik yapısının değiştirilmesi konusudur. Yani
Karabağ'daki çeşitli bölgelere dışarıdan yerleştirilecek olan Ermeni nüfus ile
ileriki süreçte barış görüşmelerinde daha farklı bir pozisyonu elde tutma
avantajını sağlama amacı var. Bir açıdan ise bu, yine çözümsüzlüğü sürdürecek olan
bir girişimdir. Her ne kadar Kafkasya'da iki tane Ermeni devletinin varlığını
kabul etmeyip, buranın farklı bir statüyle Ermenistan'a bağlı kalmasını savunan
kesimler de olsa ve Erivan ve Karabağ siyasileri arasında farklı söylemler de
bulunsa, bu husus uzun vadede dikkatle takip edilmesi gereken önemdedir. Erivan
bu konuda başarılı olursa hem Ermeniler arasındaki dayanışmanın güçlü bir
şekilde sağlanmasını temin etmiş olur hem de Karabağ konusunda farklı bir
pozisyon elde edebilir. Bazı uzmanlara göre, bunun gerçekleştirilmesi zor
görünse de, Ermenistan gündeminin bu işle meşgul olması da önemli bir olaydır.
Çünkü Karabağ'ın ne olduğunu ve nerede bulunduğunu bilmeyen diaspora
Ermenilerine yönelik özeleştirilerin büyük oranda çoğaldığı bir zaman dilimindeyiz.
Bu faaliyetleri sürdüren Ermeni yetkililer bir anlamda
Türkiye'yi örnek aldıklarını söyleyerek ekonomik kalkınmanın askerî güçten daha
önemli olduğunu belirtmekteler. Karabağ topraklarını özgürleştirdiğini ifade
eden Ermenistan sürekli olarak Türkiye'nin Karabağ meselesi yerine Kıbrıs'la
ilgilenmesi gerektiğini dile getirmekte. Geçtiğimiz haftalarda Karabağ'da
yapılan seçimleri kınayıp, seçimleri tanımadığını ilan eden Türkiye'nin bu
yaklaşımına tepki gösteren Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Şavarş
Koçaryan Türkiye'nin Karabağ'dan evvel Kıbrıs'taki işgal güçlerine bakıp
Ermenistan'a ders vermekten vazgeçmesi çağrısında bulundu. Aslında bu yaklaşım
ilk değil ve son da olmayacak. Çünkü Türkiye'nin Karabağ'la ilgili
yaklaşımlarında Kıbrıs kartı tüm Ermeni siyasileri ve uzmanları tarafından
kullanılmaktadır. Bu aynı, soykırım konusunda Balkanlar'da yaşanan insanlık
dramını uluslararası arenada gündeme getirdiği zaman 1915 kartıyla susturulan
ve konuşma hakkı verilmeyen Türkiye'nin, bölgesel çatışmalarla ilgili
yaklaşımlarında yine benzeri bir konuyla susturulması anlamına geliyor. Bu
durumdan, uluslararası toplantılarda susturulan siyasetçilerimiz ve
uzmanlarımız fazlasıyla muzdaripler. Dolayısıyla Türkiye zaten resmî olarak
tanımadığı bir yönetim bölgesinde gerçekleştirilen seçimleri tanımadığını
yeniden ifade etmek yerine farklı siyasî, ekonomik ve kültürel hamleler
gerçekleştirebilmelidir. Bunun yolu da, bölgedeki hareketlilikleri çok iyi
şekilde takip edip dış politikaya yeni bir şekil katmaktan geçiyor. Zira
çeşitli konularla eli kolu bağlı hale getirilen bir Türkiye, dünya kamuoyuna
haklı davalarını dahi kabul ettirememe riskiyle karşı karşıya gelir.
*Strategic Outlook Analisti, Ermenistan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.