Taksim'de son durum! Polis çekildi, eylemciler Gezi Parkı'nda
Polisler Taksim Meydanı'nı terk ediyor. Polis, Gezi
Parkını boşalttı. Göstericiler parka girdi. Polis ekipleri çekilirken su şişesi
atılması üzerine polis gazla müdahale etti. Kısa süreli gerilimin ardından
polis çekildi, eylemciler Taksim'de...
Dünya Çocuk Günü Kutlu Olsun
Uluslararası Çocuk Günü fikri, 1925 yılında Cenevre’de
yapılan Çocukların Refahı için Dünya Konferansı'ndan sonra doğmuştur. 54 ülke
katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre
Bildirgesi kabul edilmiştir. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular
oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar.
Ermenistan Dünya Çocuk Gününü kutluyor
Tüm dünyada olduğu gibi Ermenistan da 1 Haziran’da Dünya
Çocuk Günü’nü kutlamakta.Uluslararası düzeyde anılan en eski günlerden biri
olan Dünya Çocuk Günü’ne ilişkin karar 1925’te Cenevre’de çocukların esenliği
için düzenlenen Dünya Konferansı esnasında alında. 1 Haziran gününün niçin
seçildiği konusunda ise veriler bulunmamakta.
Bahçecik’in Ermeni dönemi tarihi
Ali Gündoğdu
Bahçecik, eskiden İzmit ilçesi sınırları içinde bir
beldeydi. Belediyesi kapatıldı, adı haritadan silindi. Ama Bahçecik tarihini
silip atmak o kadar kolay değildir. Bahçecik'in nüfusu 20. yüzyılın ilk yıllarına kadar
ağırlıkla Ermenilerden oluşmaktaydı. Bu Ermeniler 16. yüzyıl sonlarında Sivas
yakınlarındaki Bardizag köyünden yola çıkarak buraya yerleşmişti. Bu halkın
1570-1580'lerde çıkan Celali ayaklanmalarından kaçarak Bitinya bölgesine
yerleştikleri düşünülmektedir. Ermeni göçmenler tarafından kurulan Bardizag,
IV. Murad tarafından 1625 yılında yayımlanan bir fermanla resmen tanınmıştır.
Sivas'taki asıl Bardizag köyünün ismi de cumhuriyet döneminde Bahçecik olarak
değiştirilmiştir.
Ermeni Mezarlığı'ndan Gezi Parkı'na Nereden nereye?..
M. Serdar Korucu / Demokrat Haber
Taksim’i Yayalaştırma Projesi kapsamında alışveriş
merkezi ve rezidans olarak yeniden inşa edilecek olan Topçu Kışlası için Gezi
Parkı’na iş makinelerinin girmesi ile başlayan gerginlik dördüncü gününde.
Ancak bu tartışmalar sadece bugüne ait değil. Topçu Kışlası yıkılırken de, bir
ucu Nişantaşı’na bağlanması öngörülen Surp Agop Mezarlığı’nı da içine alacak
şekilde planlanan parklar projesi inşa edilirken de kamuoyunda rahatsızlık
yaratmıştı.
Louisiana State Senate Recognizes Karabakh Independence
The Louisiana State Senate Urges U.S. to “Support
Self-Determination and Democratic Independence of the Nagorno Karabakh
Republic”. BATON ROUGE, La—The Louisiana State Senate adopted a
resolution, yesterday, saluting the Nagorno Karabakh Republic’s independence
and urging the U.S. President and Congress to support the self-determination
and democratic independence of this developing democratic state, reported the
Armenian National Committee of America – Eastern Region (ANCA-ER).
Gezi Krizi'nde sürpriz toplantı
Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı İbrahım Kalın, Gezi
Parkı'ndaki olayların bitmesi için belediye başkanı Topbaş, gezi parkı
platformu başkanı ve mimarlar odası başkanının olaganüstü toplantı yapacağını
duyurdu.
Feast of the Catholicon of Holy Etchmiadzin
It is considered to be a blessed event that St. Gregory
the Illuminator was able to convert the King of Armenia, Drtad III to
Christianity, in 301 A.D. With that
conversion, came a royal decree that Christianity would be the official
religion of the nation of Armenia. St. Gregory, of course, would become the
earthly head of the church in Armenia.
Konferans:Diasporaya ‘geri dön’ çağrısı: Gizli ve Müslümanlaştırılmış Ermeniler ve gayrimüslimlerin vatandaşlık hukuku
8 Haziran 2013 Cumartesi günü, Saat 10.30 Taxim Hill Otel
Anadolu Kültürleri Festivali Türkiye’de de yapılmalı
Ahmet Kurucan / a.kurucan@zaman.com.tr
Yine o konferansların birinde “Azınlık olarak kendinizi
nasıl hissediyorsunuz, Türkiye’de rahat mısınız?” diye bir soru soruldu
birisine. Verdiği cevap enfesti. “Öncelikle” dedi; “Bana bu soruyu bir Yahudi,
bir Hıristiyan olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz diye sorsaydınız daha
rahat cevap verirdim ama azınlık dediğiniz anda ben tıkanıyorum. Çünkü 500
yıldan beri ben o topraklarda yaşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.
Askerliğimi yaptım, vergimi veriyorum, anadilim Türkçe, sadece farklı bir dine
mensubum. Hepsi bu. Mazide yaşanan haksızlıkları da, zulümleri de unuttum ve
Türkiye benim özgür irademle yaşamayı tercih ettiğim bir yer. Bu noktada bana
hâlâ azınlık denilmesini inanın anlayamıyorum.” Sonra durdu, dinleyicilerine
“Türkiye’de doğduğu halde burada yaşayan ve bu ülke vatandaşı olan kaç kişi
var, parmak kaldırır mısınız?” dedi ve döndü o soruyu bize sordu; “Size bu
ülkede azınlık diyorlar mı? Siz, kendinizi azınlık olarak hissedecek şeylerle
karşılaşıyor musunuz bu ülkede?” diye sordu. Çoklarımızın yüzü yere eğildi.
Haklıydı; zira çoğulculuk üzerine kurulu bu ülkede biz –istisnalar hariç-
kendimizi azınlık olarak hissedecek siyasi, hukuki, kültürel engellerle
karşılaşmıyoruz. Son sözleri şöyleydi o zatın: “Herkes kendi evinin içini
temizlesin.”
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/ahmet-kurucan/anadolu-kulturleri-festivali-turkiyede-de-yapilmali_2095298.html (!!! HYETERT)
Ermenistan ulusal azınlıkları için 5 günlük seminer
Sivil Gelişim ve İşbirliği Fonu (SGİF) uzmanlarının
«Organizasyonel Gelişim» temalı semineri 9 farklı toplum temsilcisinin etnik,
kültürel, dil ve din kimliğinin korunması ve gelişimini hedeflemekte.
ABD ve AB: kaygılıyız!
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Taksim Gezi
Parkı'ndaki olaylarla ilgili "Polisin protestocuları dağıtması sırasında
yaralananların sayısına dair kaygılıyız" dedi... Avrupa Birliği (AB)
Komisyonu, Taksim Gezi Parkı'nda polis ve göstericiler arasındaki olaylardan
endişe duyduğunu bildirdi.
Atina'dan soykırımı küçümseme cezası
Yunanistan’da parlamentoya sunulan bir yasa tasarısında
ülkede tanınan soykırımları küçümseyen ve aşağılayanlara hapis ve para cezaları
verilmesi öngörüldü... Hatırlanacağı gibi Yunanistan meclisi 1994 yılında
Pontuslu Rum, 1996 yılında Ermeni, 1998 yılında da Küçük Asya Helenizmi
soykırımlarını tanımıştı. (Bak sen bizim aslanlar yine kızacak. Fransızların
özgürlüğünü kurtardılar, şimdi Yunanlıların özgürlüğünü korumasalar ayıp olur(!)
HYETERT)
Gayrimüslimin Ahı!
Bayram Kalkan / bayramkalkan72@hotmail
Yazıma bir atasözü ile başlamak istiyorum. Hani çok ünlü
bir atasözümüz var ya ‘Alma mazlumun ahını çeker çıkar aheste aheste’ diye... Yani kimseye zulüm etme, ilahi adaletin
karşısında, bunun bedelini yavaş yavaş, misli misli ödersin manasında. İşte biz
Müslümanlar şimdi tam olarak, o "aheste aheste"yi yaşıyoruz. Aramızda
yaşayan ama Müslüman olmayan halklara, yaptığımız zulmün bedelini Türkiye'de,
Irak'ta, Pakistan'da, Afganistan'da, Filistin'de ve Suriye'de şimdi kat kat
ödüyoruz. Aranızdan birileri ‘Şimdi bu yazıyı yazmanın zamanı mıdır?’ diye
düşünebilir. Ben de evet tam olarak bu yazıyı yazmanın zamanıdır diyorum ve
sebebini açıklıyorum. Alevileri Dersim'de, Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da
katletmedik mi? Bir milyonu aşkın Ermeni'ye, hamile kadınlar da dahil olmak
üzere ‘ya Müslüman olursun ya da ölürsün’ demedik mi? Müslümanlığı kabul
etmeyen Ermenileri, acımdan öldürmedik mi?
Ermeni Ulusal Enstitüsü: Amerikan yönetimi Ermeni Soykırımından haberdardı
Amerika Ermeni Asamblesi bünyesinde faaliyet gösteren
Ermeni Ulusal Enstitüsü (Armenian National Institute, ANI) Birleşik Devletler
tarafından Ermeni Soykırımının tanınması ve kitlevi kırımların kınanmasına
ilişkin belge seçkisini yayımladı. Enstitü çalışmalarını yöneten tarihçi Dr.
Rouben Adalian, Amerikan yönetiminin Ermeni kırımlarından haberdar olduğunu ve
meydana gelen olayları daha geçtiğimiz yüzyılın başında, hem başkan hem de
Senato düzeyinde birçok kereler kınadığını kaydetti.
Avrupa ve Avrasya Birliği arasında kalan Ermenistan
M.Fatih Öztarsu
Artık muhalefet Rusya’nın koruyuculuğunda bulunan bir
Ermenistan görmek istemiyor. Esasen bunu iktidar da istemiyor. Rusya Savunma
Bakanı Sergey Şoygu’nun göreve gelişiyle sıklaşan askerî ziyaretler ve
Gümrü’deki askerî üsse sağlanan teçhizatlar her ne kadar bu ülkeyi koruma
misyonuyla açıklansa da bağımsızlığından bu yana her türlü baskıdan bunalan
Ermenistan’da açık bir tepki doğuyor. Bu tepkileri dizginlemek için güvenlik ve
ekonomik alanlarda “daha bağımsız Ermenistan” söylemleri öne çıkıyor.
Anadolu Nasıl Türkleşti?
Sevan Nişanyan - Anadolu’nun Ermeni tarihine dair bir
kitap yazmamı istediler. Beni çok heyecanlandıran bir konu değil ama, ne
yapalım, peki bari dedim. Çalakalem başladım. Başsız sonsuz yazarken arada
şöyle bir parça da çıkıverdi.Mesela İspir’in hemen hemen bütün köy ve mezra
adları (ayrıca dağ, dere ve yayla adları) Ermenicedir. Ama 19. yüzyıl sonunda
İspir’de üç-beş köy dışında pek Ermeni nüfus yok. Demek ki İspir’deki değişim
daha eski bir tarihte, belki 16. veya 17. yüzyılda olmuş. Ama nasıl ve neden
olduğuna dair bilgimiz yok. Çünkü döneme dair – Türkçe veya Ermenice –
yayımlanmış malzeme yok.
Financial Times: “Türkiye giderek muhafazakarlaşıyor!”
Türkiye’de alkol satışına
ve alkol reklamlarına getirilen
sınırlamaları değerlendiren Financial Times gazetesi, “Türkiye’nin giderek
muhafazakarlaştığını” ve “Alkol ile ilgili yeni kuralların Türkiye siyaseti ve
milyarlarca dolarlık yatırım üzerinde ciddi etkileri” olabileceğini yazdı.
Uluslarası Af Örgütü'nden Gezi Parkı açıklaması: Polisler yargılanmalı
Uluslararası Af Örgütü Gezi Parkı'ndaki gösterilerde
polisin biber gazlı müdahalesini kınayan bir açıklama yayınladı. Uluslararası
Af Örgütü, Taksim Gezi Parkı'ndaki barışçıl göstericilere karşı aşırı güç
kullanılmasını kınadı. Yapılan açıklama şöyle: Uluslararası Af Örgütü, Taksim
Gezi Parkı’ndaki barışçıl göstericilere yönelik, biber gazı ve aşırı güç
kullanılması ile ilgili kaygı duymaktadır. En az bir gösterici ciddi şekilde
yaralanmış ve ameliyata alınmıştır.
Ruslar'ın Galataport endişesi
Karaköy'de 1200 metrelik sahil şeridini kapsayan
Galataport liman projesi kapsamında bölgede bulunan tarihi' Peygamber Ilya' Rus
Ortodoks Kilisesi'nin de yıkılma ihtimali Türkiye'de yaşayan Rusları ayağa kaldırdı.
Rusya'nın Sesi Radyosu'nun haberine göre Ruslar kilisenin yıkılmayıp restore
edilmesini talep ediyor. İstanbul'da bulunan Aya Panteleymon, Peygamber Ilya ve
Aya Andrey kiliselerinin Bolşevik Devrimi'nden kaçan Belaruslar tarafından
kullanıldığı, bu dönemde de Fener Rum Patrikhanesi'nin kontrolüne geçtiği
belirtiliyor.
O parkın ırzına 62 yıl önce geçildi
Fatih Altaylı
Daha önce de yazdım buraların hikâyesini, başka
vesilelerle. Hatırlatmakta beis yok. Bir daha yazalım.Taksim Parkı için uçkur
aslında 1951'de çözüldü. Aslına bakarsanız, bütün kabahat Henri Prost denen
mimarda. Bu belaları açan o. 1930'ların sonunda İstanbul Valiliği'ne "imar
danışmanı" olarak geldi Prost. Vali Lütfi Kırdar, ki adı Kongre
Merkezi'nde hâlâ yaşıyor, İstanbul'u "modern bir kent" yapmak üzere
getirdi Prost'u. Prost da İstanbul'un "Cumhuriyet dönemi imar
ilkelerini" belirledi. Sur içine kat sınırlamaları koydu, eski kenti
koruyacak önlemler almaya çalıştı. Bu arada elbette ki Taksim'e de el attı. Taksim'e
dev bir meydan, bu meydanının önünden Maçka ve Dolmabahçe'ye kadar inen dev bir yeşil park, şimdi The Marmara Oteli olan yere de büyük bir Boğaz seyir terası konumlandırdı.
Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney'in mezarlarında şarkı söyledi
Diyarbakır'da dünyaya geldikten sonra gittiği ABD'den 21
yıl sonra yeniden Diyarbakır'a dönme kararı alan Ermeni asıllı Udi sanatçı
Yervant Bostancı, dönüş öncesi Ahmet Kaya, Yılmaz Güney, ve Aram Dikran'ın
mezarlarını ziyaret ederek şarkılar söyledi. Diyarbakır'da dünyaya geldikten sonra gittiği ABD'den 21
yıl sonra yeniden Diyarbakır'a dönme kararı alan Ermeni asıllı Udi sanatçı
Yervant Bostancı, taşınma masraflarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın
üstlendiğini söyledi. (HYETERT ?)
Ayşe Hür: Diyarbakır cezaevi kırılma noktasıdır
Meclis’teki Çözüm Komisyonu’nda konuşan tarihçi-gazeteci
Ayşe Hür, Kürtlerin Lozan Antlaşması öncesi vaatlerle kandırıldığını belirtti. Meclis’teki Çözüm Komisyonu’nda konuşan tarihçi-gazeteci
Ayşe Hür, Kürtlerin Lozan Antlaşması öncesi vaatlerle kandırıldığını, Lozan
sonrasındaysa tamamen unutulduklarını belirterek, “1921-23 arası Ankara
hükümeti Kürtlere sözler verir. Bu bir uyutma harekatıdır aynı zamanda. Mustafa
Kemal 1921 de muhtariyet mesajları vermeye başlar; bu mesajlar aslında mavi
boncuktur. PKK ne olursa olsun kendi duruşu noktasında meşru bir talebi dile
getirdi. Kendi toplumsal gerçekliğini ortaya koydu. 1999 ile 2004 arasındaki
fırsat kaçırıldı. Umarım bu süreçte bu tekrarlanmaz.
Ermeni Soykırımında Nehirden Su Yerine Kan Akıyordu
Kendisine teklif edilen Konya Valiliği teklifini Ermenilerin göç ettirilmeyeceği sözünün verilmesi üzerine kabul ettiğini anlatan Celal Bey’in Konya Ermenilerini kurtarma girişimi İttihat ve Terakki Hükümeti’nin de tepkisini çeker. Kendisine “bu işin hafifletilmesi mümkün değildir ve Ermenilerin sevki milli mefkûreye uygundur. Dolayısıyla kendi kanaatini feda etmelisin” uyarısı gelir. Ardından da görevden alınır Celal Bey. Tehciri gerçekleştirenlerin Ermenilerin yollarda öleceğinin ve öldürüleceğini bilmemesinin imkânsız olduğunu söyleyen Celal Bey, sorumlu olarak ise İttihat Terakki Hükümeti’ni gösteriyor: “Maalesef, meseleyi inkâr ve çarpıtmaya imkân yok. Maksat imhaydı ve imha edildiler. Yine gizleme ve saklaması mümkün değildir ki, bu kararı İttihat ve Terakki umumi merkezinin bazı önde gelen mensupları aldı ve o umumi merkezin tabii azası olan hükümet tatbik etti.”
'Dinler karıştırılarak bir diyalog dini oluşturulamaz'
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Vatikan
Dinlerarası Diyalog Konseyi Sekreteri Miguel Angel Ayuso’yu makamında kabul
etti. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Dinlerarası diyalog kavramının bugüne
kadar kullanıldığı şekliyle devam etmesi mümkün değildir. Her bir dinin şahsi
manevisi hakikat fikrine dayanır. Hakikatlerin diyaloğu olmaz, dinler
karıştırılarak bir diyalog dini oluşturulamaz. Bu hem imkânsızdır, hem de doğru
ve ahlaki değildir. Doğru olan farklı din mensuplarının, din âlimlerinin ve
dini kurumların bir araya gelerek insanlığın sorunlarına çare aramalarıdır”
dedi.
Divan Oteli’ndeki Ermeni mezar taşlarına ne oldu?
BDP İstanbul Milletvekilli Sırrı Süreyya Önder,
Habertürk’te Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında ilginç bir iddia ortaya
attı. Divan Oteli’nin yapımından önce otelin arsasında bulunan ve oradan
kaldırılan Ermeni Mezarlığından sökülen mermer Mezar taşlarının Taksim Gezi
Parkı’nın yapıldığı sırada parkın yollarında kullanıldığını iddia etti. Beyoğlu
ve Taksim bölgesinin o dönemde Mezarlı olduğunu söyleyen Sırrı Süreyya Önder,
Koç Gurubunun aslında o Ermeni ölüler ve onların şu an yaşayan çocukları için
otelin bahçesine küçük bir saygı sütunu koyması gerektiğini söyledi.
Serj Sarkisyan, Prens Charles’la buluştu
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 29 Mayıs’ta
«Sevgim Erivan» Hayri Fonunun davetiyle Ermenistan’da bulunan Büyük Britanya Veliaht
Prensi Charles’la bir buluşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Sekreterliğinden verilen bilgiye
göre; Sarkisyan buluşmada Veliaht Prensi
Ermenistan’da görmekten memnuniyetini belirtti, Prensin Ermenistan’ı, halkını,
tarihi-kültürel mirasını tanıma olanağına sahip olduğunu kaydetti.
"Yavuz Sultan Selim Alevi İmhasının Sembolüdür"
Nilay Vardar / nilay@bianet.org
Üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesi
tartışmalara neden oldu.Alevilik, din, Osmanlı tarihi üzerine çalışan yazar
Erdoğan Aydın, Yavuz Sultan Selim'in Anadolu'nun yarısını oluşturan Alevilere
karşı yapılan imha politikasının sembolü olduğunu söyledi.
100 for 100 Report
Berkeley, CA—Since its official launch in October 2011,
the Paros Foundation’s 100 for 100 Projects for Prosperity has had a
significant and meaningful positive impact on Armenia and her people. This initiative, designed to provide the
Armenian community with opportunities to recognize the upcoming centennial of
the Armenian Genocide through implementing 100 special projects in Armenia, is
on schedule to meet its goal of having these projects completed by the end of
2015.
Prens'e protestolu karşılama
Erivan’daki Maştots Caddesi üzerindeki Matenadaran
Elyazmaları Enstitüsü’nü ziyaret eden Prens Charles, ülkedeki İngiliz
firmalarını protesto eden çevreci gruplar tarafından ablukaya alındı. “İngiliz
Maden İşletmelerine Hayır!” ve “Çevreci Charles, Bizim Çevreci Hareketimize
Destek Ver!” yazılı pankartlarıyla gösterilerini sürdüren gruplara İngiliz
Büyükelçisi Jonathan Aves müdahil oldu ve çevrecilerin taleplerini Prens’e
ileteceğini söyleyerek. Aves, İngiliz firmalarının çevreye verdiği zararla
ilgili daha hassas olacakları sözünü verdi.
Zirve davasında çapraz sorguya devam
Malatya'daki 3 misyonerin öldürülmesine ilişkin görülen
Zirve Yayınevi davasının 77. duruşmasında gizli tanık İlker Çınar'ın çapraz
sorgusu devam etti.
Dink dosyası mahkemeye ulaştı
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin dava dosyası İstanbul
14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Agos
Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 9 Ocak 2007 tarihinde
öldürülmesine ilişkin verilen karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından
bozulmuştu. Yargıtay, sanıkların "Silahlı terör örgütü" değil
"Suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına karar
vermişti.
İmrozlu Rumların hikayesi
Selim Evci'nin sesler üzerinden bugüne ve tarihe baktığı
yeni filmi Rüzgarlar, 21 Haziran'da vizyona giriyor. Rum azınlığın giderek
izlerinin silindiği Gökçeada'nın (İmroz) bugününü ve küllenmiş olsa da var
olanı belgelemek amacıyla yapılan ve geçtiğimiz ay İstanbul Film Festivali’nde
seyirciyle buluşan Rüzgarlar, 21 Haziran’da vizyona giriyor.
Belgium: Europalia Festival invites Turkey in 2015!
On May 23, 2013, the Board Europalia International chose
Turkey as the guest country in 2015. Turkish Arts will be honored for several
months in the fall of 2015.With a budget of 7 million euros, the Europalia
festival is supported by major corporate sponsors but also by the different
levels of government in Belgium. Administrators include the National Bank of
Belgium, but also the European Parliament and the Council of Europe, which,
respectively, have recognized the Armenian Genocide in 1987 for one and 1998
for the other ...
Avrupalı Milletvekillerin Büyük Hatası
Bugünlerde bir grup Avrupalı milletvekilinin
Ermenistan’ın işgali altında bulunan Dağlık Karabağ bölgesine Azerbaycan’ın
izni olmaksızın gezi düzenlemesi ciddi itirazlara neden oldu. Bölgede
jeopolitik durumun karmaşık olduğu bir dönemde bu hareket anlaşılır değildir.
Şüphesiz, bu tür adımlar bölgede var olan sorunların adil şekilde çözüm
olanaklarını yok ediyor.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 1918-1920 Hükümet Bildirilerinde Ulusal Güvenlik Anlayışı
Meclisin 22 Aralık 1919 tarihli 109’uncu toplantısında beşinci Bakanlar Kurulu’nun bildirisini ilan eden N. Usubbeyov, Karabağ meselesine değinerek, Ermenistan tarafından Zengezur bölgesinin ilhagının tehlikeli olduğunu not ediyordu: “Zengezur yüz, hatta bin yıllardan beri, Azerbaycan’ın ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle, bu entrikanın başarılı olmayacağı açıktır”. Burada Başbakan Azerbaycan’ın tüm tartışmalı meselelerin barışçıl yolla çözümüne sadık olduğunu hatırlatıyor ve bu amaca götüren yolun “Ermeni ulusal azınlığının kültürel haklarının tanınmasına ilişkin şartların kabul edilmesi ve hükümetin somut olarak himayesi altına alınması” olduğunu gösteriyordu. Bu yönde hükümetin aldığı önlemlere işaret eden Başbakan, “Azerbaycan ve Ermenistan’ın geleceğinin ulusal azınlıkların haklarının sağlanmasına bağlı olduğuna” değiniyordu[viii].
Şişli Spor Kulübü Selanik'te
Şişli Spor Kulünü Bayan ve Erkek veteran Voleybol
takımları geçen haftasonu Yunanistan ın Selanik kentinde Selanik Bayan ve Erkek Veteran Voleybol
takımları ile dostluk maçları yaptılar.Şişli Spor Kulübü eski başkanlar Haygaram
Karasu Ve Gazaros Unan'ın da dahil olduğu toplam 45 kişilik bir kafile ile
Selanik kentine turistik ve sportif bir seyahatte bulundu.
Catholicos of All Armenians and the First Lady Visit “Mer Hooys” Nakashian Children’s Home
On May 15, His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and
Catholicos of All Armenians; and Mrs. Rita Sargsyan, First Lady of the Republic
of Armenia; visited the "Mer Hooys" Nakashian Children's Home. His
Holiness was accompanied by His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Primate
of the Western Diocese of the Armenian Church of North America; His Eminence
Archbishop Natan Hovhannisyan, Head of the Monastic Council of the
Catholicosate of All Armenians an Director of the Publishing Department of the
Mother See; and Mrs. Hasmik Boghosyan, Minister of Culture of the Republic of
Armenia.
Üç millet dışlandı, diğerleri Türklük çatısında toplantı
Yrd. Doç. Dr. Şener Aktürk, 'Türkiye'nin Kimlikleri' adlı
kitabı ile dini ve etnik grupları büyüteç altına aldı... "Osmanlı'nın çöküşü
ile fiilî olarak tek dinli fakat pek çok etnik kökeni içeren bir Türklük tanımı
yapılmıştır. Mecazi olarak gözümüzde canlandırmamız gerekirse Osmanlı
kimliğinin dört ayağı olan dört ana millet arasından, Türkiye Cumhuriyeti
sadece İslâm milletini ulusu olarak kabul etmiş fakat o ayağa da İslâm milleti
yerine laik Türk ulusu demiştir. Osmanlı'nın diğer üç ana milletine (Rum,
Ermeni, Musevi) Türklük kapısını kapatmış ve ancak ikinci sınıf vatandaşlar
olarak yaşamalarına bir süre tahammül edilmiştir. Bu üç grubun 'resmî
azınlıklar' olarak tanınmasının fiilî karşılığı bir çeşit geçici ikinci sınıf
vatandaşlıktır." "Türklükten dışlanan üç gayrimüslim millet bu
durumdan şikâyetçi olduğu gibi, kendisine 'Türk' denilen İslâm milletinin bazı
unsurları da durumlarından pek memnun olmamıştır."
Ermenistan cumhurbaşkanı «Sardarapat» Anıt Kompleksini ziyaret etti
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan 28 Mayıs’ta I.
Cumhuriyetin ilanını 95. yılı vesilesiyle «Sardarapat» Anıt Kompleksini ziyaret
etti, Zafer Kompleksine çelenk koydu .
Ermenistan I. Cumhuriyet Gününü kutluyor
Ermenistan bugün
I. Cumhuriyet Gününü kutluyor. 1918 yılında Ermeni düzenli birlikleri ve
milis güçler, hayatları pahasına sayıca üstün Türk birliklerine karşı zafer
kaydederek, onların Erivan’a sirayet etmelerini engellediler. Tam 95 yıl önce Tiflis’te bulunan Ermeni Ulusal Konseyi
Ermenistan’ın bağımsızlığını ve I. Ermenistan Cumhuriyetinin kurulduğunu ilan
etti.
Ermenistan Birinci Cumhuriyetinin 95. Yıldönümü
Dr.med.Sarkis Adam
28 mayıs 1918 Ermenistan 1. Cumhuriyetinin ilanı ve Sardarabad zaferi. 1917 in Ekiminde Rusya’daki devrimden hemen sonra, Şubat 1918 de Gürcistan, Azerbaycan , ve Ermenistan Transkafkasya Demokratik Federasyonunu kurdular, fakat bu Federasyon günün ağır siyasi şartları nedeniyle dağıldı , Pakt ülkeleri sıra ile bağımsızlıklarını ilan edince , 28 Mayıs 1918 de Ermenistan da, Erivan’ı Başşehir kabul ederek, birinci Cumhuriyetini kurdu ve bağımsızlığını ilan etti: Birinci cumhuriyetin kuruluşunda , 1918 tarihinde Sardarabad’da kahramanca ve cesurca sürdürülen kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanması çok büyük bir rol oynamıştır denilebilinir.
28 mayıs 1918 Ermenistan 1. Cumhuriyetinin ilanı ve Sardarabad zaferi. 1917 in Ekiminde Rusya’daki devrimden hemen sonra, Şubat 1918 de Gürcistan, Azerbaycan , ve Ermenistan Transkafkasya Demokratik Federasyonunu kurdular, fakat bu Federasyon günün ağır siyasi şartları nedeniyle dağıldı , Pakt ülkeleri sıra ile bağımsızlıklarını ilan edince , 28 Mayıs 1918 de Ermenistan da, Erivan’ı Başşehir kabul ederek, birinci Cumhuriyetini kurdu ve bağımsızlığını ilan etti: Birinci cumhuriyetin kuruluşunda , 1918 tarihinde Sardarabad’da kahramanca ve cesurca sürdürülen kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanması çok büyük bir rol oynamıştır denilebilinir.
Zirve Davası'nda 76. duruşma
Malatya'da görülen Zirve Yayınevi davasının bugünkü
duruşmasında İlker Çınar'ın çapraz sorgusuna devam edildi. Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının
kesilerek öldürülmesi olayına ilişkin davanın 76. duruşmasında, gizli tanık "Deniz Uygar" kod
adıyla bilinirken kimliği deşifre olan İlker Çınar'ın çapraz sorgusuna devam
edildi.
67 Yıldır Manastırda Yaşayan Bahe'nin Anne Özlemi Filme Konu Oldu
Mardin'deki Deyrulzafaran Manastırı'na 10 yaşındayken
bırakılan 77 yaşındaki Circis Kaplan'nın (Bahe) anne özlemi, belgesel filme
çekildi. 67 yıl önce Mardin'den Suriye'ye gitmek zorunda kalan 3
çocuklu Süryani bir annenin bakamadığı için manastıra bıraktığı küçük oğludur
Bahe. Manastırda rahip ve rahibeler tarafından büyütülen Bahe, yıllarca
manastırın bahçıvanlık, çobanlık ve temizlik işlerini yapar. Geçen yıllar
boyunca sürekli annesinin gelmesini bekleyen Bahe, sadece özel günlerde
manastırdan çıkar. Aradan geçen 67 yıl boyunca manastırda çok sayıda
metropolit, rahip, rahibe ve hizmetçiler gelir geçer ama Bahe hep orada kalır.
Mor Gabriel için temyiz başvurusu
Tülay Acar / Habertürk
Dünyanın en eski manastırı olarak bilinen Mor Gabriel
Manastırı ve 276 dönümlük arazisinin Hazine’ye devrinin iptali istemiyle temyiz
davası açıldı. Dünyanın ayakta kalan en eski Süryani Ortodoks Manastırı
olarak bilinen Mardin Midyat’taki Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur) için
köylülerin açtığı işgal davasında manastır adına Yargıtay’a temyiz başvurusunda
bulunuldu. Başvuruda, manastırın bulunduğu 276 dönümlük arazinin Hazine’ye
devrinin tescilinin iptal edilmesi istendi.
Ermeni Meselesi dokunulmazlığı
Suna Aras
Çocukluğumda bir insanın bir insana haksızlık yaptığında
“gaddar Veli” diye itham edilmesi beni
hep düşündürmüştü. Bir gün bunun ne anlama geldiğini anneanneme sorduğumda
şöyle bir “öykü” anlatmıştı bana. “Diyorlar ki bu gaddar Veli bir zamanlar
sınırın öte tarafına geçerek yedi tane Ermeni’nin başını kesmiş. En son gidip
bir baş daha kestiğinde, Ermeni’nin kesik başı onu sınırın bu tarafına geçene
kadar, yuvarlana sıçraya kovalamış.Kestiği başlarla övündüğü için de adı
“gaddar Veli” kalmış”. “Niye kesmiş bacı?” (anneanneme bacı derdim) “ne bileyim
ay kızım, gaddarlığından kesmiş. Soymak için kesmiş. Ehhh kes sesini de beni
günaha sokma” diyen anneannemin yüzünde, başı kesilmiş Ermeniler için bir
üzüntünün derinleştiğini hissetmiştim.
1500 yıllık Surp Kevok Ermeni Kilisesi sular altında kalacak
1500 yıllık Surp Kevok Ermeni Kilisesi (Dera Sor/Kırmızı
Kapı), Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak olan Hasankeyf ile birlikte
Europa Nostra’nın “en riskli 7 kültür varlığını koruma programı”na başvurdu. Avrupa
çapında 50 ülkeden 250 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Europa Nostra,
1963’ten beri tehdit altındaki tarihi mirasın korunması için çalışma yürütüyor.
Europa Nostra, geçen ocak ayında Avrupa Birliği Kültürel Miras Koruma
Ödülleri’nin yanı sıra“En riskli 7 kültür varlığını koruma programı” başlattı.
Demokrasi ve Barış Konferansı sonuç bildirgesinin tam metni...
BDP 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılan Demokrasi ve
Barış Konferansı'nın sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaştı. Müzakere
sürecini, Kürt sorununda çözüm ve barışla taçlandırmak için yapılması
gerekenleri değerlendirmek amacıyla toplanan ‘Demokrasi ve Barış
Konferansı’nda, Türkiye’deki farklı kesimler bir araya geldik. Konferans’ta
buluşan biz Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, Kürtler, Türkler, Sünniler,
Araplar, Romanlar; bir başka deyişle bu ülkenin farklı halkları ve inanç
grupları, inançsızları, aydınları, akademisyenleri, gençleri, kadınları,
LGBT’lileri, emekçileri, sendikacıları, siyasi parti ve grupları, başlatılan
müzakereleri doğru bir yönde ilerletmek, kalıcı bir barışı tesis etmek,
hepimizin hak ve özgürlüklerini kapsayacak eşit ve ortak bir demokratik gelecek
kurmak için birlikte hareket etmeye, çözüm inisiyatifini geliştirmeye ve
toplumsallaşan bir barış hareketini örmeye karar verdik.
İskoçya Parlamentosu 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etti
İskoçya Parlamentosu üyelerinin çoğunluğu 24 Nisan’ı
Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan edilmesini öngören tasarıya
kabul oyu verdi. Milletvekili Marco Biagi tarafından sunulan tasarıyı 65
milletvekili imzaladılar. Belgede 24 Nisan tarihinin Osmanlı İmparatorluğunda
Ermeni aydınlarının resmi emirle tutuklanıp katledildiği tarih olduğu ifade edilmekte.
Kararda, anılan günün şiddet ve kırımların başlangıç tarihi olduğu, anılan
olaylar sonucunda 1.5 milyonu aşkın Ermeni'nin yaşamını kaybettiği
kaydedilmekte.
Türkiye-Ermenistan: Sınır Kapısı Sorunu
Elbette, Ermenistan hükümeti Azerbaycan’a karşı
militarist politikaları ve Türkiye’ye karşı sözde soykırım iddialarından
vazgeçip mantıklı ve yakın komşuluk politikası hayata geçirirse, Avrupa Birliği
ülkeleri ve Rusya’dan minnetle kabul ettiği mali yardımlara gereksinimi kalmaz.
Bölgede gerçekleştirilen projelerde eşit bir ortak olarak yer alarak, ekonomi
ve ticaretini geliştirebilir... Ermenistan hükümeti böyle bir ortamda
Türkiye’den protokolleri koşulsuz şartsız TBMM’de onaylamasını talep ediyor.
Anlaşılan, Ermenistan hükümeti günümüzün gerçeklerini tam anlamıyla kavramakta
ciddi sorunlar yaşamaktadır. Türkiye hükümeti yukarıda sayılanlara rağmen
protokolleri onaylasa bile, Türkiye ve Ermenistan, Azerbaycan hükümetinin buna
vereceği tepkiyi dikkate almalıdır. Türkiye daha önce bu girişimde
bulunduğunda, Azerbaycan hükümetinin verdiği tepki unutulmamalıdır.
Nişanyan: Şimdilerde İslami bağnazlık dalgası yükselişte
Liana Aghajanian’ın Sevan Nişanyan röportajı:
Sevan Nişanyan yaşadığı süreci değerlendirdi…Yazılarınız
ve düşüncelerinize yönelik eleştiri almak geçmişte tecrübe kazandığınız bir
durum, bunun nasıl üstesinden geliyorsunuz? Bu tehditlerin herhangi birini
ciddiye aldınız mı, bu tehditler sizi korkutuyor mu? Günlük bazda sağanak
halinde had safhada canlı ve net hakaretler ve ölüm tehditleri alıyorum. Bir
süre sonra bunlara alışıyorsunuz gerçi. Beni artık korkutmuyorlar. Bildiğim
kadarıyla bu ülkede yukarılardan emir verilmedikçe hiçbir politik sebepli
suikast hiçbir zaman meydana gelmemiştir. Mevcut atmosferde mevcut güçlerin bir
diğer Ermeni şehit yaratacak cesarete veya eğilime sahip oldukları konusunda
şüphelerim var.
Burjuvazimizin kanlı tarihi
Bülent Falakaoğlu / falakoglu@hotmail.com
“Bir varmış, bir
yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kırk haramiler namıyla ün
salmış bir haydutlar çetesi varmış… Kırk haramiler sadece masallarda mı kaldı? Hayır. Kılık
kıyafetleri, silahları, yöntemleri değişse de kırk haramiler bugün de var.
Uzaklara bakmaya gerek yok: Kırk haramiler her kapitalist toplumda olduğu gibi Türkiye’de de var.” Böyle demişti ve büyük holdingleri kastetmişti Ekonomist
Mustafa Sönmez… 1987 yılında ilk basımı yapılan “Türkiye’de Holdingler; Kırk
Haramiler” başlıklı kitabında. Geçen hafta birkaç gün arka arkaya gündeme getirilen bir
cinayet haberi üzerine aklıma geldi Sönmez’in sözleri… Haberler Taraf gazetesinden Mehmet Baransu imzalı…
Türk ve Azeri Diasporalarından Ermeni Yanlısı Hocalı Tasarısına Tepki
TurkishNY.com - ABD’deki Azeri ve Türk diasporaları, ABD
Senatosu incelemesine SR 960 sayılı bir yasa tasarısı sunan Rhode Island Senatörü Maryellen
Goodwin’in girişimine karşı bir kampanya başlattılar. News.Az’ın haberine göre
kararda, Azerbaycan’a dair ispatlanmamış suçlamalar yer alıyor.Ermeni lobisinin
etkisi altında düzenlenen kararda, Hocalı trajedisini Azeri kuvvetlerinin
yaptığı ve Ermenileri rahatsız ettikleri
ve öldürdükleri iddia ediliyor.
Ermeni Mezarlığı'ndaki yanlışlık telafi edildi
Telafi 157 bin lira tuttu… Malatya'da Ermeni mezarlığı
içine yapılan gasilhane, bekçi konutu ve son dua yeri inşaatı tamamlandı. Kiltepe
Mahallesi'nde bulunan Ermeni mezarlığına Malatyalı Hayırsever Ermeniler
Derneği'nin (HAYDER) talebiyle, Malatya Belediyesi tarafından; gasilhane, bekçi
konutu ve son dua yeri yapıldı.
Ne mutlu insanım diyene!
Blçiçek İlter /balcicek@htgazete.com.tr
"Dedem
hiç Ermenice bilmezdi. O zaman yanılmıyorsam, sadece kilisedekiler bilirmiş Ermenice'yi... Tamamı
Kürtçe bilir tabii. Özellikle Sason,
Kulp, Muş, Lice Bölgesi buralardaki Ermenilerin geneli Kürtçe bilir, Ermenice bilmez. O yüzden bizim
de anadilimiz Ermenice değil Kürtçe
oldu. Kürtlerde 'lo' vardır, Ermenilerde 'zo'. Mehmet Uzun bir kitabında iki subayın kendi aralarındaki
konuşmalarını aktarır. Subaylar 'Zo'ları
bitirdik, sıra lo'larda' diyorlarmış."Yukarıdaki satırlar "Diyarbakırlı
Ermeniler Konuşuyor" isimli kitaptan...Sözlü tarihin önemine
inananlardanım. O yüzden çok kıymetli anlatılar
olduğunu düşünüyorum. Tanıklıklar, kulaktan kulağa aktarılanlar,
yakın tarihimizde "acaba" sorularının
kalmayacağı güne kadar etrafımızda dönüp
dolaşacak... Ne zaman kulak vereceğiz, ne zaman
gerçekten öğrenmeyi isteyeceğiz o zaman durulacağız inanın, yoksa tükenip gideceğiz.
301. madde kılık değiştirdi 'dine hakaret' oldu
Ezgi Başaran / ezgi.basaran@radikal.com.tr
Sevan Nişanyan, Fazıl Say ve Canan Arın davalarını bir
bütün olarak mı görmek lazım? İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Emma
Sinclair-Webb, bence öyle. Dediğim gibi yeni bir trend bu. Yakın zamana kadar
eleştirel sözü Türklüğe hakaret sayan 301. madde vardı, şimdi de dine hakaret
var. Yani 301. madde kılık değiştirdi, ‘dine hakaret’ oldu. Esas olarak aynı
zihniyetin devamı. Eski Kemalistlerin devamı. Ben böyle görüyorum. İstiyorlar
ki, vatandaş devletle yahut devletin önemsediği şeylerle ilgili konuşmasın,
eleştirmesin. Bu zihniyetin vatandaşa vermek istediği mesaj belli: Haddinizi
bilin. Zaman zaman bu mesaj 301 gibi bir maddeyle veriliyor, zaman zaman da
dine hakaret gibi son derece muğlak, her sözü kapsamına alabilecek maddelerle.
Evet, bu Türkiye devletinin çok eski ve köklü bir alışkanlığı ama AK Parti de
bunu büyük bir rahatlıkla devam ettiriyor. Çok büyük bir hayal kırıklığı benim
için.
Demokrasi ve Barış Konferansı'nın potansiyeli
Pınar Öğünç / pinar.ogunc@radikal.com.tr
Farklı partilerden, örgütlerden, sendikalardan, sol
siyasetten 500’e yakın katılımcıyı buluşturan Demokrasi ve Barış Konferansı,
çokça ortak fikrin yanında ‘sürece’ dair farklı düzeylerde ve başlıklarda
kuşkuları olanları da buluşturmasıyla önemliydi... Yarı latifeyle Türklerle
Kürtlerin barıştığı her dönemde Ermenilerin canının yandığını; Ermeni
soykırımını dahil etmeyen bir yüzleşmenin eksik kalacağını anımsatanlar...
Mağduriyetlerin tekilleşmemesini, Alevilerin, Süryanilerin sözlerinde yalnız
bırakıldığını söyleyenler...
Darbeler Ve Resmi İdeoloji
Mustafa Elveren (Em. Öğrt.)
Bazı “SOL” örgütlerin 27 Mayıs ihtilalını, kimi “SAĞ”
etiketli cemaatlerin de 12 Eylül darbesini desteklediği artık biliniyor. Bu iki
çizgi birbirine karşıymış gibi görünmesi bizi aldatmasın. Aslında temel
görüşleri aynıdır. Her ikisi de darbeciliği savunuyor.Ulusalcı-milliyetçi “ULUSOLCU”ların(1) 27 Mayıs darbesini
meşru göstermelerini her zaman eleştirdim. Çünkü hangi amaçla yapılırsa
yapılsın, askeri ya da sivil tüm darbelere karşı olmak, kişinin demokratlık
ölçüsünü belirler. Dolayısıyla 27 Mayıs darbesini de bu çerçevede
değerlendirmek gerekir.
Mungan: Ermenilere yapılan bir soykırımdır ve devlet Ermenilerden özür dilemelidir
Helin Alp/ Ankara
Demokrasi ve Barış Konferansı
çağrıcılarından yazar ve şair Murathan Mungan : Şimdi barış ve günahlarını ödeme zamanı. Barış ve
yüzleşmeden bahsediyorsak gazeteciler de geçmişleriyle yüzleşmelidirler. Bu
ülkede özellikle ana akım medya yıllarca bu savaşı kışkırtmakta, hafızaları
kirletmekte, zihinleri bulandırmakta ve algıları yönlendirmede çok günah
işledi. Şimdi barış zamanı... Lütfen gazeteciler mesleklerinin gerekleriyle
barışsınlar. Ermenilere yapılan bir soykırımdır ve devlet Ermenilerden özür
dilemelidir.
Türkali: Kürt ve Ermeni meselesini birlikte çözmek lazım
"...Şunu iyi bilmek lazım; Türkiye'de Kürt meselesinin
çözümü yalnız başına bir çözüm olarak net bir sona varmaz. Türkiye'de özellikle
Ermeni meselesini de birlikte çözmek lazım. Bugün mesela Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş
Ermenice kurslar açtılar. Ermeni dilini öğretmek için de çaba sarf ediyorlar.
Ve yalnızca Kürtlere yönelik değil Ermenilere de aynı itinayı gösteriyorlar. Bu
bence çok önemli bir şey. Hükümete düşen Kürt ve Ermeni sorununu, yani
Türkiye'de yaşayan tüm insanların sorununu çözmektir. Bu ülkede yalnızca Türk
olarak değil Ermeni, Yahudi, Çingene, Kürt, Gürcü, Lazlar olarak yaşıyoruz.
Bugün biz hepimiz, bu ortak vatan içerisinde hep birlikte bu vatana sahip
çıkmalıyız. Bunun temeli de mutlaka ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve bunların
dayandığı sağlam bir anayasa ile oluşur..."
"Ermeni İşgali Sona Ermediği Sürece..."
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Dağlık Karabağ’daki Ermeni
işgali sona ermediği sürece Türkiye’nin Ermenistan’la "hiçbir şekilde,
hiçbir zaman ilişkiye girmeyeceğini" söyledi. .. Azerbaycan'ın Gebele
şehrinde düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan İş Forumu'nun ardından
gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Çağlayan, "Biz her toplantıda
olduğumuz her yerde şunu ifade ediyoruz ve bunu şükrederek ifade ediyoruz, tek
millet, iki devletiz. Azerbaycan'ın üzüntüsü, bizim üzüntümüz, Azerbaycan'ın
sevinci, bizim sevinci. Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'daki Ermeni işgali
bitmediği sürece, Ermeniler tarafından işgal edilmiş Karabağ meselesi
çözülmediği sürece Türkiye hiçbir şekilde, hiçbir zaman Ermenistan'la hiçbir
ilişkiye girmeyecektir.
Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı Ermenilerin elinde bulunmuştur
Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı, Ermenilerin elinde
bulunmuştur. Sadece, korunmuş olan fotoğraflar ve çeşitli tarihi gerçekler
değil, bunları toplamış olan şarkiyatçı Hasmik Stepanyan’ın, “Osmanlı
İmparatorluğu’nda Ermenilerin Katkıları” adlı monolojisi ve fotoğrafçı Vahan
Koçar’ın,“Ermeni Fotoğrafçılar” kitabı da bunu kanıtlamakta. Tarihi gerçeklere
göre, Ermeniler, padişahların favori fotoğrafçıları olarak Osmanlı Hanedanı’nın
yakın ve güvenilir adamları olmuşlardır.
Vakıf Seçim Çevresi Sorunu -Murat Bebiroğlu
Sevgili Okurlar, Cemaat Vakıflarının seçimi ile ilgili son
yazımı yazmıştım. Ancak seyahat dönüşü duyduklarım sonun sonu bir yazı daha
yazmamı gerektirdi. Yine demokrasi havariliği taslamakla suçlanacağım ama yine
de yazayım. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi demokrasinin de güçlenmesi
anlamına gelir. Hem katılımcılığı artırır hem de halkın istek ve önerilerini
daha kolay ulaştırabileceği için aidiyeti güçlendirir. Demokrasilerde, hizmeti
alanların, hizmetten yararlananların kendi yönetimlerini seçme esastır. Bu
nedenle muhtarı mahalle, ilçe belediyesini ilçe halkı, il belediyesini il halkı
seçer.







































