"...Şunu iyi bilmek lazım; Türkiye'de Kürt meselesinin
çözümü yalnız başına bir çözüm olarak net bir sona varmaz. Türkiye'de özellikle
Ermeni meselesini de birlikte çözmek lazım. Bugün mesela Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş
Ermenice kurslar açtılar. Ermeni dilini öğretmek için de çaba sarf ediyorlar.
Ve yalnızca Kürtlere yönelik değil Ermenilere de aynı itinayı gösteriyorlar. Bu
bence çok önemli bir şey. Hükümete düşen Kürt ve Ermeni sorununu, yani
Türkiye'de yaşayan tüm insanların sorununu çözmektir. Bu ülkede yalnızca Türk
olarak değil Ermeni, Yahudi, Çingene, Kürt, Gürcü, Lazlar olarak yaşıyoruz.
Bugün biz hepimiz, bu ortak vatan içerisinde hep birlikte bu vatana sahip
çıkmalıyız. Bunun temeli de mutlaka ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve bunların
dayandığı sağlam bir anayasa ile oluşur..."
***
Vedat Türkali, mesajında 'Sonuca bakmak lazım; Öcalan yolu
açtı ve dağı temizliyor' dedi... Demokrasi ve Barış Konferansı çağrıcıları
arasında yer alan yazar Vedat Türkali rahatsızlığından dolayı konferansa
katılamadı. Konferansa gönderdiği mesajda, katılamadığı için üzüntülerini dile
getiren Türkali, "Bedenen aranızda olamadığım için üzgünüm, ama kalbim ve
fikirlerim sizlerle..." dedi.
Türkali'nin Kürt sorununa ilişkin gelişmeleri
değerlendirdiği ve fikirlerini sunduğu mesajının tamamı şöyle:
"Çözüm süreci normal seyri içerisinde devam ediyor.
Gördüğümüz kadarıyla da olumlu bir yanı var. Bir defa kan duracak. Bu bakımdan
ben şahsen Öcalan'a büyük bir sevgi duyuyorum, başarı diliyorum. Selam ve saygı
iletiyorum. İyi bir şey yapıldı.
Öcalan'ın Newroz'da yaptığı konuşma uzun bir konuşmaydı. Bu
uzun konuşmada kimi yerlere insanlar haliyle takılabilir. Şunu da söylememek
olabilirdi diyebilirsiniz. Ama sonuca bakmak gerekir. Yaptığı etki çözüm yolunu
açmıştır. Zaten istenilen de bu yolun açılması. Yolu açtı, dağı temizliyor.
Karayılan'ın da bence tutumu doğru bir tutumdur. Ülkeyi
yavaşça kendi yollarından terk etme yöntemiyle olayı bitiriyorlar. Gördüğüm
kadarıyla, daima da hazır bekliyorlar. Ki bu da haklı bir durum. Çünkü o kadar
çok acıya mal olmuş ki bu olay, öyle kolayca feda edilecek bir durum yok
ortada.
Şunu iyi bilmek lazım; Türkiye'de Kürt meselesinin çözümü
yalnız başına bir çözüm olarak net bir sona varmaz. Türkiye'de özellikle Ermeni
meselesini de birlikte çözmek lazım. Bugün mesela Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş
Ermenice kurslar açtılar. Ermeni dilini öğretmek için de çaba sarf ediyorlar.
Ve yalnızca Kürtlere yönelik değil Ermenilere de aynı itinayı gösteriyorlar. Bu
bence çok önemli bir şey.
Hükümete düşen Kürt ve Ermeni sorununu, yani Türkiye'de
yaşayan tüm insanların sorununu çözmektir. Bu ülkede yalnızca Türk olarak değil
Ermeni, Yahudi, Çingene, Kürt, Gürcü, Lazlar olarak yaşıyoruz. Bugün biz
hepimiz, bu ortak vatan içerisinde hep birlikte bu vatana sahip çıkmalıyız.
Bunun temeli de mutlaka ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve bunların dayandığı
sağlam bir anayasa ile oluşur.
Erdoğan başkanlık sistemini istiyor. Zinhar verilmesin.
Başkanlık sistemi Kürtlere de zarar verir. Gerçekten demokratik bir düzen,
özgür bir düzen ve bütün insanların anayasal haklara sahip çıktığı ve devletin de
kendisine sahip çıktığı bir ülke yaşanası bir ülke olur. O ülke aynı zamanda
Ortadoğu'da bugün ki gibi bir savaş provokasyonunun değil, dostluk kardeşlik
dayanışma çabalarının zirvesi haline gelebilir. Hepimiz mutlu oluruz.
Konferans’ta vicdanı olan, memleket sevgisi olan, insan
sevgisi olan herkesin, bu yolda kendine düşen vazifeyi üstlenmesi lazım.
Kardeşliği istiyorum, sevgiyi istiyorum, herkesin vicdanı doğrultusunda yaşama
özgürlüğünü savunuyorum.
Hepimize kolay gelsin..." (ETHA)
http://www.demokrathaber.net/guncel/turkali-kurt-ve-ermeni-meselesini-birlikte-cozmek-lazim-h18708.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.