Gazeteci Nevzat Onaran'ın Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde
Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesini ele aldığı "Emvâl-i Metrûkenin
Tasfiyesi" adlı iki ciltlik araştırma-inceleme kitabı Evrensel Basım
Yayın'dan çıktı. İki ciltlik kitabın birinci cildinde Osmanlı döneminde
(1914-1919 yılları) Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesi, ikinci cildinde
ise Cumhuriyet döneminde (1920-1930 yılları) Ermeni ve Rum mallarının
Türkleştirilmesi ele alınıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları buluşmasını olumlu olarak nitelendirdi
Avrupa ve Avrasya işlerinden sorunlu ABD Dışişleri Bakan
yard. Vekili Victoria Nuland, Ermenistan
ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarına cesaret ve yaratıcı yaklaşım göstermeleri
çağrısında bulundu. Nuland, «Atlantik konseyi»ndeki konuşmasında Kasım sonunda öngörülen ve iki
yıl içindeki ilk Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları buluşmasını olumlu
bir gelişim olarak nitelendirerek ″Çözüm yönünde kapsamlı müzakerelere başlama
onların güçleri sınırındadır ve biz onlara cesaretli ve yaratıcı olmaları
çağrısında bulunuyoruz″ dedi.
Artur Bağdasaryan, İsviçre cumhurbaşkanıyla Karabağ ve Ermeni-Türk ilişkilerini değerlendirdi
İsviçre’ye çalışma ziyaretinde bulunan Ermenistan Milli
Güvenlik Kurulu (MGK) Sekreteri Artur Bağdasaryan bugün 15 Kasım’da İsviçre
cumhurbaşkanı ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Ueli Maurer’le ikili ilişkiler,
AB-Ermenistan işbirliği, bölgesel güvenlik, Ermeni-Türk ilişkileri, Dağlık
Karabağ sorunun barışçı çözümüne ilişkin konuları değerlendirdi. MGK Basın
servisinden verilen bilgiye göre, taraflar 2014 yılında AGİT Dönem Başkanlığını
üstenecek İsviçre Konfederasyonunun öncelikleri, Ermenistan’la ilişkilerin daha
da derinleştirilmesi zorunluluğu ve ikili ilgi duyulan diğer konulara
değindiler.
"1915 Travması Devam Ediyor"
Evrim Kepenek / evrimkepenek@gmail.com
Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı için
Türkiye’ye gelen Helen Anahit: “1915’i ‘Ermeni Meselesi’ olarak adlandıran bir
sistemden bahsediyoruz. 1915, Türkiye’de yaşayanların karşı karşıya bırakıldığı
bir enkazdır.”... 1915’i “Ermeni Meselesi” olarak adlandıran bir sistemden
bahsediyoruz. Zira 1915, Türkiye’de
yaşayanların karşı karşıya bırakıldığı bir enkazdır. Somut bir örnek olarak,
Anadolu’nun kadim halklarından olan Ermeniler’den boşaltılmasının, Birinci
Dünya savaşı sonrası kurulan Cumhuriyet’in ertesinde yol açtığı sosyo-ekonomik
çöküntüyü gösterebilirim. Dolayısıyla, 1915 ve onun ardından oluşup, devam eden
süreç Türkiyeli herkese aittir.
H.H. Karekin II, Catholicos of All Armenians Condemns Attacks on Syrian Armenians
Holy Etchmiadzin reported this week that attacks were
carried out on the St. Sarkis Armenian Church and the Holy Translators Armenian
School in Damascus, Syria. Children were among the victims of the November 11
mortar shelling.
Rusya büyükelçisi: Ermenistan, egemenliğinin bir kısmını bırakmak zorunda olacak
″Erivan’dan, Ermenistan’ın egemenliğini kaybedeceği ve
böylece Sovyetler Birliğinin yeniden yaratıldığı yönünde ifade edilen endişelere tepkiniz nedir?″
sorusuna elçi ″Acaba AB üyesi ülkeler birleşirken egemenliklerinin bir kısını
kurban etmediler mi? Bu ülkelerden bir kısmı hatta kendi sanayilerini,
tarımlarının belli bir kısmını feda ettiler. Ayrıca, Gümrük Birliği benzeri
fedakarlıklar talep etmiyor. Dahası Ermenistan’ın sanayi ve tarımı gelişim ve
Avrasya piyasasına girmek için ek teşvik kazanır″... Gümrük Birliği üyesi ülkeler kendi egemenliklerini tamamıyla kaybetmezler, ancak egemenliklerinin bir kısmını, tereddüt göstermeksizin, ulus üstü organlara nakletmeliler. Bu hem Batı’da hem Doğu’da nerede olursa olsun tüm entegrasyon birliklerinde gerçekleşmekte″. şeklinde yanıtladı.
Bildiğin günah!
Umur Talu
Her işin başı bu felsefe. İktidara mesafesiz bir
feylesofun buyurduğu üzre:"çoğunluğun istemediği, zararlı, çirkin, gayr-i
meşru gördüğü bir davranışı, bir uygulamayı, bir ilişkiyi hükümetler de kanun
ve düzenlemelerle koruyamaz .Bireyler muhtaç oldukları çoğunluğun hatırı için
bazı özgürlüklerini gönüllü olarak kullanmamalı." Demek oluyor ki, başta
evrensel hukuk, gönüllü veya mecburen kabul ettiğin hak ve özgürlükler "çoğunluk"
karşısında hikaye. Ya gönüllü vazgeçersin... Ya da hükümetler de zaten bunu (ve
galiba seni) koruyamaz!"çoğunluğun istemediği" tabii öyle soyut
uygulamalar, davranışlar, ilişkiler olmuyor. Somut, etten kemikten, candan
kandan insanlar oluyor.Bazen, şimdi "Afrikan Amerikan" denerek sözde
onurlandıran "zenciler" oluyor. Balkanlarda "Türkler, Müslümanlar"
Anadolu'da "Ermeniler, Rumlar" oluyor.
Armenia Should Renounce Turkish Protocols Long Before Genocide Centennial
By Harut
Sassounian
Expecting a
public relations nightmare during the Armenian Genocide Centennial, Turkish
officials are anxious to prevent further damage to their country’s already
tarnished reputation.
Even though
they have no intention to open the border with Armenia, Turkey’s leaders are
pretending to do so by constantly issuing fake conciliatory statements. By
falsely claiming that Turkey is in the process of patching up its differences
with Armenia, Ankara’s hidden agenda is to discourage additional countries from
recognizing the Armenian Genocide.
Mehmet Perinçek'i Ermeni Lobisi mi attırıdı?
İstanbul Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılapları
Enstitüsü araştırma görevlisi kadrosundan çıkarılan Mehmet Perinçek'in durumu
Meclis gündemine taşındı. CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, "Perinçek'in
Ermeni lobisini rahatsız eden akademik araştırmaları nedeniyle cezalandırıldığı
doğru mu" diye sordu. ( Bu CHP hiç değişmiyor. Ermeni lobisinin başka işi
yok da üçüncü sınıf tarihçilerle mi uğraşacak? HYETERT)
ՀԱՅ-ԹՈՒՐՔ ՅԱՐԱԲԵՐՈՒԹԵԱՆ ՆՈՐ ԶԱՐԳԱՑՈՒՄՆԵՐ
ՍԴՀԿ Մամլոյ եւ
Տեղեկատուութեան Դիւանը կը հաղորդէ.- Հինգշաμթի, 7 Նոյեմμեր
2013-ին, Պոլսոյ մէջ ,Կանաչներ եւ Ձախ Ապագայե կուսակցութեան մէկ յանձնախումμը ժողով
մը գումարած է ասնակցութեամμ տարμեր կազմակերպութիւններու եւ անհատներու, որոնք ճանչցած
են Հայոց Ցեղասպանութիւնը, ,Պատմութեան Հետ Առերեսումե վերնագրին տակ,
քննարկելու մինչեւ 2015 թուականը Հայոց Ցեղասպանութեան 100-ամեակին առթիւ տարուելիք
աշխատանքներն ու ձեռնարկները: Այս ժողովին մասնակցելու հրաւէր ստացաւ Ս. Դ. Հ. Կուսակցութիւնը:
Muharrem İnce’ye kıymayın ya da ‘gâvurun’ siyasal işlevleri
İstanbul’daki Rum yayıncılığına 50 yıl sonra yeniden can veren İstos Yayınları’nın editörlerinden Foti Benlisoy, Muharrem İnce’nin “Atatürk olmasaydı adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” açıklamalarını üzerine yazdı: Türkiye’de ‘gâvur düşmanlığının’ ana akım siyasetin ortak paydası olduğunu bilmiyor muyuz? Şaşıracak ne var?
Andınız,bizim inkâr edilen varlığımızdı
Jaklin Çelik*
Varlığımızı her sabah tüm içtenliğimizle Türk varlığına armağan ediyorduk. Bunu da birbirimizle, kim daha sesli okuyacak yarışına girerek yapıyorduk. Çünkü Misak-ı Milli sınırları içerisinde onların "Ata" diye tapındığına bizim "Allah" diye tapınmamız gerekiyordu ki samimiyetimiz inandırıcı olsun. Andımız işte buydu: İnkâr edilen varlığımız beş yıl boyunca Türk varlığının sirkesine yatırılacaktı. Sonuçta, küpün içinden kimse organik bir Türk çıkmasını beklemeyecekti, damağa hitap edecek hizmetkâr bir turşu tadında olmamız kâfiydi. Bizim için tam bir trajedi olan 1915 bu andın gölgesinde bir komediye dönüşüyordu farkında olmasak da.
Varlığımızı her sabah tüm içtenliğimizle Türk varlığına armağan ediyorduk. Bunu da birbirimizle, kim daha sesli okuyacak yarışına girerek yapıyorduk. Çünkü Misak-ı Milli sınırları içerisinde onların "Ata" diye tapındığına bizim "Allah" diye tapınmamız gerekiyordu ki samimiyetimiz inandırıcı olsun. Andımız işte buydu: İnkâr edilen varlığımız beş yıl boyunca Türk varlığının sirkesine yatırılacaktı. Sonuçta, küpün içinden kimse organik bir Türk çıkmasını beklemeyecekti, damağa hitap edecek hizmetkâr bir turşu tadında olmamız kâfiydi. Bizim için tam bir trajedi olan 1915 bu andın gölgesinde bir komediye dönüşüyordu farkında olmasak da.
Diyarbakır'daki Ermeniler anadillerini öğreniyor
Diyarbakır'da açılan bir kurs iki yıldır Ermenilere
anadilini öğrenme fırsatı sunuyor. Diyarbakır'ın Sur Belediyesi'nin açtığı
kursa 66 Ermeni katıldı. Kursu, Kurdi-Der ve Ermeni Cemaati Vakfı ortak
düzenledi. Üç aylık periyotlarla iki kur şeklinde düzenlenen kurstan, şimdiye
kadar 67 kişi mezun oldu. Bu 67 kişiden sadece biri Ermeni değil. (Vakıf yöneticilerimizi yürekten kutluyor, Kurdi-Der yönetimine teşekkür ediyoruz. HYETERT)
Liberallerin, Kürtçülerin ve Gezicilerin Kemalizm’i
Yıldıray Oğur /
Türkiye Öcalan’ın “Mahir Çayan’ın emanetini teslim ettiğini” söylediği HDP kuruldu. Partinin başına da Çayan’ın yol arkadaşı Ertuğrul Kürkçü getirildi. Çayan,“Milli Mesele” diye kodlanan Kürt meselesinin çözümünde halkların kendi istikballerini tayin hakkı gibi klasik sosyalist çözümü, özerkliği destekleyen bir sosyalistti. Ama aynı zamanda savunmasında“Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz. Onun Milli Kurtuluşçuluk bayrağını, hayatımız da dahil, her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz” diyecek kadar da bir Kemalist... Kemalizm sadece bir devlet ideolojisi, siyasi bir fikir de değildi. O aynı zamanda Müslüman bir ülkede Batılı ve laik bir hayat sürenlerin o kalabalık dindar kitleyle ilişkilerini, onlar hakkında kurdukları dili tanzim eden bir hayat tarzı ideojisiydi, yol gösteren bir rehber, İslam ülkesinde laikler için hayatta kalma kılavuzu, insani ilişkilere kadar sirayet edebilmiş bir politik adab-ı muaşeret bilgisiydi. Başörtülüler üniversitelere girsin orada zaten aydınlanırlar” diyen liberallerin de, Kürtleri feodalizmden ve gericilikten kurtarmaya çalışan PKK’lıların da, AKP’li seçmenle “Hüloooğ” diye dalga geçen Gezicilerin de hısım olduğu işte bu Kemalizm’di.
Azerbaycan ile bütünleşme... Ermenistan ile normalleşme?
Sami Kohen / skohen@milliyet.com.tr
Azerbaycan, Kafkasya’da Türkiye’ye siyasal, ekonomik,
kültürel bakımdan en yakın ülke. Aliyev’in ziyareti, bu bağların yeni imzalanan
anlaşmalarla daha da pekişmesine vesile oldu... Ankara’ya göre, Karabağ sorununa
çözüm bulunursa, Erivan ile mevcut engel kalkacak. Ne var ki, bu 20 yıllık
problemin hallinde şimdiye kadar en ufak bir ilerleme kaydedilemedi. AGİT’in
Minsk Grubu yıllardır bir çözüm arıyor, ama bir sonuç alamıyor. Ermenistan bu
bölgedeki işgaline son vermek ve bu toprakları (veya bunun geniş kesimini)
Bakü’ye iade etmek niyetinde değil... Bu durumda Ankara’nın Ermenistan’la
normalleşme sürecini başlatması pek mümkün görünmüyor. Velev ki Karabağ
sorununda çözüm yolunda bir mucize olsun!
“Avrupa’yı Hıristiyanlık karşıtı ihtilal dalgası vurdu”
Avrupa, Hıristiyanlık karşıtı bir ihtilal dalgasının
etkisi altında kaldı. Böyle bir açıklamada bulunan Devlet Duması (Rusya
parlamentosunun alt kanadı) Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey
Puşkov Twitter sayfasında, bazı Avrupa ülkelerinde Hıristiyanlığa gösterilen
yaklaşımdan dolayı ciddi kaygılar duyduğunu ifade etti. (Maalesef biz de aynı
dalganın etkisindeyiz. HYETERT)
Advent: A Season of Preparation
"Establish your hearts, for the coming of the Lord
is at hand." (James 5:8). Sunday, November 17, marks the beginning of the Advent
season. Advent means “coming”—the coming of Christ. In Armenian it is called
Hisnag, from the word “fifty.” Advent is the 50-day period during which we prepare to
celebrate the Nativity and Theophany of our Lord Jesus Christ. It is a time to
reflect on our relationship with God and to rededicate ourselves to Christ
through our actions, thoughts, and prayers. Advent can also be an occasion to
discover God’s gifts all around us.
Ermenistan’da «Sevgi Köprüsü» Müzikali için 200 milyon Dram tahsis edildi
Ermenistan’da Sayat-Nova’nın doğumunun 300. doğum
yıl dönümü kutlamalar çerçevesinde «Sevgi
Köprüsü» Müzikali için 200 milyon Dram tahsis edildi. Etkinlik, tiyatro
sanatının bu özgün dalının gelişimi yönünde bir adım teşkil etmekte. Etkinlik
Ermenistan Kültür Bakanlığı desteğinde H. Paronyan Devlet Müzikal Komedi
Tiyatrosu ve «Art Team» firması inisiyatifiyle hayata geçirilmekte. Projenin başlıca partnörü Viva.Cell-MTS,
inisiyatifin hayata geçirilmesi için 200 milyon Dram tahsis etti.
Perakendenin prime-time’ına Mari yerleşti!
Esen Evran / eevran@htgazete.com.tr
Soysal tarafından organize edilen Perakende Günleri, bu
yıl 20-21 Kasım tarihleri arasında Lütfi
Kırdar Kongre Merkezi'nde 13'üncü kez
düzenlenecek... Bu yıl da Beyoğlu'ndan bir meyhane işletmecisi. Alkol yasaklarının, kadının,
azınlıkların en çok konuşulduğu dönemde.
Meyhane işleten Ermeni bir kadın, Perakende
Günleri'nin ilk gününde, üstelik de katılımın en yüksek olduğu öğle öncesi oturumda kalabalıklara konuşacak. Dün,
Odakule'de 7 yıldır Mekan'ı işleten Mari
Esgici ve Soysal'ın kurucusu Suat Soysal ile bir araya geldik.
Suriye’de Havan Topu Saldırısında Hayatını Kaybeden 2 Ermeni Çocuğun Cenazesine Yüzlerce Kişi Katıldı
Şam Hristiyan mahallesinde 11 Kasım’da Surp Sarkis
Kilisesi bitişiğindeki Surp Targmançats Okulu öğrencilerinin okul çıkışı
saatinde kapı yakınında bulunan otobüse havan topu düşmesi sonucu 2 Ermeni
çocuk yaşamını kaybetti. «Horizon» haftalık
gazetesinin vediği bilgiye göre; çocukların cenazesine yüzlerce kişi katıldı. (Işıklar içinde yatsınlar. Tanrı ailelerine sabır versin. HYETERT)
Ermeni Kilisesinde yeni atamalar
Dünya Ermenileri Katolikosu, Ermeni Kilisesi bünyesinde
kimi atamalarda bulundu.Ana Taht ruhbanlarından Gözetmen rahip Narek Avagyan ve
Abgha Petros Azaryan Irak Ermeni Diyakosluğuna atandılar. Gözetmen rahip
Yeghişe Avetisyan Ermeni Kilisesi Gençlik Birliği ruhani sorumluluğu görevinden
alınarak, İsveç ErmeniToplumu bünyesinde Mekezi Avrupa ve İsveç Katolikosluk
Naip vekilliğinde göreve atandı. Papaz Ararat Poğosyan «Vaçe ve Tamar Poğosyan» Eski
Elyazmaları Kütüphanesi-Matenadaran Direktörlüğüne atandı.
Anadolu’nun Solan Rengi Süryaniler ve Geleneksel Süryani Halk Ezgileri
Süryaniler yaşadıkları coğrafyada kültür anlamında derin
izler bırakmış, bugün yeni nesil tarafından pek bilinmeyen kültürel zenginlikleri
halen varlığını sürdürmektedir. Dünya coğrafyası üzerinde bugüne kadar
kurdukları bir devlet olmamasına rağmen her türlü şartlar altında kültürel
birikimlerini koruyarak günümüze kadar ulaştırabilmiş bir halktır Süryaniler.
Osmanlı’da azınlık dilleri ve edebiyatı üzerine...
Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu, Yunanistan Milli
Araştırma Kurumu (Osmanlı Araştırmaları Programı) işbirliği ile Osmanlı
İmparatorluğu’nda Müslim ve Gayrimüslim tebaanın dilleri ve alfabeleri üzerinde
bir dizi konuşma düzenliyor. Konuşmalar dizisi kapsamında 28 Kasım günü Rumca ve Yunan
alfabesi kullanılarak yayınlanan Karamanlidika eserler, 23 Ocak 2014 tarihinde
Ermeni harfleri kullanılarak verilen Türkçe yayınlar, 26 Mart 2014 tarihinde
Yanyalı Türklerin Rumcası ve son olarak 12 Mayıs 2014 günü, İbrani harfli
Türkçe ve Ladino edebiyatı konunun uzmanları tarafından masaya yatırılacak.
'Hepiniz Ermeni'siniz, aklınızı alırız!'
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan tarafından Erzurum
ve bazı ilçelerin adının değiştirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı’na verdiği kanun teklifine tepki gösterildi... Kamu- Sen Erzurum İl
Temsilcisi Müfit Bayraktar şunları söyledi: “Tarih bu
coğrafyayı Erzurum olarak yazmıştır, sonsuza kadarda Erzurum olarak
yazılacaktır. BDP Milletvekili Altan Tan’ın bu kanun teklifi tam anlamıyla
hadsizlik ve kendini bilmezliktir. Sözde ‘Demokratikleşme Paketi’ bize göre
‘İhanet Paketi’nden cesaret alan ve bölücü terör örgütünün sözcüsü gibi
davranan Altan Tan’ın Büyük Ermenistan Projesi’yle örtüşen bu kanun teklifi
sözde ‘Ermeni Soykırımı’nın 100’ncü yılında yani 2015 yılına bugünden sinsice
yapılan bir hazırlıktır. Büyük Türk milleti bu hain ve sinsi oyunu bozacak,
Aziziye Tabyalarında verilen cevabı zamanı geldiğinde tekrar verecektir. (Irkçılığın sonu yok. HYETERT)
Examining ‘the Denialist Habitus in Post-Genocidal Turkey’
By Varak Ketsemanian / An Interview with Talin Suciyan
The forced eradication of the Armenians from their
homeland in 1915 has generated a unique scholarship that closely examines the
genocidal policies from 1915 to 1923. One aspect, however, has remained
blurred: the post-genocidal period and the repercussions of the genocide on the
remaining Armenian population in Turkey. In this interview with the Armenian
Weekly, Talin Suciyan shows the consistency of state policies and
internalization of these policies on the level of everyday life by the larger
parts of the society. According to Suciyan, the normalization of denial both by
the state and the society created a denialist habitus. She also presents
tangible examples of how the Armenians had to become part of the denial as
there was no other way of existence for them in the public sphere.
Dünya gözümde Kerbela'dır
Ali Topuz
alitopuz@gmail.com
Erdoğan'ın Sünni Kerbela algısının Alevilerin
Kerbelası'yla ilgisi sadece tarih ve isimlerde. İnce'nin isimlerle kurulu
söylemiyse söylediğinin tersini gösteriyor.Siyasette isimler günlerindeyiz.
İktidarıyla, muhalefetiyle... İsimler üzerinden mesajlar yollanıyor, sorular
soruluyor, cevaplar veriliyor... CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, “Atatürk
olmasaydı” dedi, “bu ülkenin kurtarıcısı olmasaydı, bugün hakaret edenlere şunu
söylüyorum; adınız Ahmet, Hasan, Hüseyin olmazdı. Adınız Dimitri olurdu, Yorgo
olurdu. Bunları doğru bilmeleri lazım.” Doğru evet, doğru bilmek lazım, evet.
Örneğin geçen bir ‘Müslümanlaştırılmış Ermeniler Konferansı’ yapıldı; adı
Zohrab, Hrant, Aris, Arek olması gerekip de Ahmet, Hasan, Hüseyin olanların
öyküleri konuşuldu orada.
Erdoğan, iş 1915'e gelince İttihatçı, Kemalist kesilmeye devam edecek mi?
Hasan Cemal
Cemal Paşa ailesi, İstanbul’da, Kurtuluş semtinde bahçe
içinde müstakil bir eve yerleşmişti. Ev, eski bir ‘Ermeni mülkü’ydü ve
Atatürk’ün emriyle Cemal Paşa ailesine verilmişti. New Jersey'de kitaplarımı
imzalarken, sarışın bir kadın, elinde kitap yanıma yaklaştı ve şöyle dedi:
“Ailenize verilen Kurtuluş’taki ev benim aileme aitti, dedelerimindi.” 1915’in
yüzüncü yılı kapımızda! Tayyip Erdoğan acaba mesele 1915’e, Ermeni meselesine
gelince, İttihatçı ve Kemalist kesilmeye devam edecek mi?..
Şam Ermeni Okulu saldırısında hayatını kaybedenler için Ayin-i Ruhani düzenlenecek
12 Kasım’da toplanan Ana Taht Kutsal Etchmiatsin
Ruhbanlar Konsey Oturumu esnasında Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, Şam
Surp Sarkis Kilisesi bitişiğinde faaliyet gösteren Surp Targmançats Lisesi
yakınında 11 Kasım’da gerçekleşen terör olayından acıyla bahsetti; saldırı
sonucu yetişkinler yanı sıra okul öğrencisi çocuklar da hayatını kaybetmişti.
Şişli Spor Kulübünden Haberler
Şişli genç kız Voleybol takımı Bahçelievler spor kulübünü 3-0 mağlup ederek grubunu 3. sırada tamamladı ve çeyrek finale yükseldi... Genç erkek basketbol takımı Emniyetgücü takımına 88-60 mağlup oldu.
Rojava özerkliğe doğru mu gidiyor?
Suriye’nin kuzeyinde Kürtler’in yoğun olarak yaşadığı ve
Rojava olarak adlandırılan bölgede bugün bir Kurucu Meclis oluşturulduğu ilan
edildi. Böylece Rojava’nın siyasal yapısının yeniden şekillenmesi doğrultusunda
önemli bir sürece girildi. Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve
aşiretlerin temsilcilerinin katılımıyla Kamışlı kentinde yapılan toplantıda
oluşturulan 82 üyeli Kurucu Meclis’in önümüzdeki aylarda geçici yönetim ilan
edeceği belirtiliyor. Bunun da Rojava’da fiili olarak özerkliğe geçileceği
anlamı taşıdığı düşünülüyor.
Ermenistan yine tanımadı
Ermenistan Parlamentosu, 1991 yılından bu yana işgal
altında tutulan Azerbaycan'a ait Yukarı Karabağ bölgesinin tanınmasına yönelik
muhalefet tasarısını yine kabul etmedi.
ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ
Առաջնորդարանի Մշակութային Յանձնախումμի կազմակերպութեամμ Նոյեմμեր 9-ին քաղաքիս Տօմ Ֆորում սրահին մէջ տեղի ունեցաւ Քէօլնի 10րդ Հայկական Մշակութային Օրերու μացումը, հարիւրէն աւելի հայ եւ օտար հիւրերու ներկայութեամμ: Բացման հանդիսութեան ներկայ էին նաեւ Առաջնորդ Գարեգին Արքեպս. Պեքճեանը եւ Լեռնային Ղարապաղի Հանրապետութեան Գերմանիոյ Ներկայացուցիչ Յարութիւն Գրիգորեանը:
Suriye'de Süryanilere Yönelik Büyük Katliam
Suriye'de olayların başladığı 2.5 yıldan beri büyük çaplı
olarak ilk kez, nüfusunun tamamı Süryani olan Sadad kasabasında bir katliam
gerçekleştirildi. Geçtiğimiz günlerde Süryani Patriğinin mesajında da dikkat
çekilen Suriye'deki Şam'a 160 km uzaklıktaki 15.000 kişilik sakin Süryani
kasabası olan Sadad'a yönelik cihadçıların haftalar süren işgal ve saldırısı
geçtiğimiz günlerde rejim güçleri tarafından bertaraf edilmişti.
Abdullah Gül: Türkiye olarak sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine önem veriyoruz
Türkiye’den «Star» gazetesinde yer alan haberde;
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Dağlık Karabağ sorununda Türkiye’nin
adaletli tavrına minnettarlık duydukları kaydedildi. Cumhurbaşkanı Gül ise
sorunun çözümünde diplomatik yolların izlenmesi gerektiği vurgusunda bulundu.
Yorgo’dan Muharrem İnce’ye yanıt geldi
CHP’li Muharrem İnce’nin “Atatürk olmasaydı adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” sözlerine İstanbullu bir ‘Yorgo’dan yanıt geldi.
1915 ve Öncesi: Kürt Tarih Yazımında İnkarcı Eğilimler Üzerine – 4. Bölüm
Hovsep Hayreni
“Kürdistan
Ermenileştirilecekti” söylemi “Atatürk olmasa adımız Yorgo ve Dimitri
olurdu”dan farklı mı?!..Geçen bölümde yarım bırakmış olduğum
Sayın Aso Zagrosi'nin görüşlerini eleştirmeye devam edeceğim. Bununla
sonuçlandırmayı amaçlıyorum. Tam yayına verecekken 10 Kasım vesilesiyle CHP'li
Muharrem İnce'nin gündeme düşen bir sözü buradaki ana argümanla çok ilginç
çağrışım yaptığı için, bölüm başlığına o benzerliği yansıttım. Özünde aynı
anlayışın dışa vurumu olan bu varsayımsal ikiz söylemler, batıda Rumların,
doğuda Ermenilerin imhasını meşrulaştırıcı mazeret beyanları olmaktan öte bir
anlam taşımaz. Kürt-Ermeni ilişkilerinin değişik kesitlerine dair yazarın tek yanlı
değerlendirmelerini irdeleyerek sözkonusu sabit fikrin geçerlilik derecesini
görelim.
Ulus devlete göç
Ayşe Adlı
Öyle isimlendirilmese de bir asır önce Anadolu'da yeni
bir kavimler göçü yaşanıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin 'ulus devlet' olarak
kurulması; Türk, Kürt, Arap, Boşnak, Gürcü, Arnavut, Çerkez, Çingene, Laz,
Ermeni, Rum, Süryani, Bulgar, Nasturi... milyonlarca insanın yer değiştirmesi
sayesinde mümkün oluyor.
Tribute to dead Armenian fighters for France
Jean Eckian/ Paris
On november 11, to mark the
signing of the armistice in 1918, the Armenian community of France bowed to the
statue of General Andranik at Pere Lachaise cemetery in Paris. A little later
one second ceremony paid tribute to the dead Armenian fighters for the French Republic.
Mrs. George Pau-Langevin, Minister Delegate to the Minister of Education,
responsible for Educational Success, filed a flower wreath at the foot of the
Armenian monument in the name of France. According to documents, 700 Armenians
lost their lives on the battlefield during the First World War.
Ermeniler'de geçmişi unutma, bizde geçmişi hatırlama korkusu...
Hasan Cemal
Acıyla hüzün ve Anadolu hasreti, New Jersey’de kökleri
Anadolu’ya, İstanbul’a uzanan Ermenilerle geçirdiğim iki gün boyunca peşimizi
hiç bırakmadı. Acılarla yüklü hatıraların oluşturduğu bir duygu ve düşünce
aleminde dolaşıp durduk iki gün. Yahudiler’in Holokost, Ermeniler’in 1915
örneklerindeki gibi insanlık, çektiği acıları diri tutarak, zamanla var
oluşunun temel dayanağı haline getiriyor. Belki de o acıları unutmaktan
korkuyor. Peki acıları diri tutmak bizleri geçmişin tutsağı haline getirmiyor
mu?
Varlığı istenmeyenlerin vergisi
1940'lı yıllarda artan faşizan eğilimlerin uğradığı
ülkelerden biri olan, ulus-devletleşme süreci o zamanlarda da devam ettiren
Türkiye'nin tarihindeki en büyük kara lekelerden birinin yıldönümünü yaşıyoruz.
Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere o kara leke varlık vergisidir.
Türk gazetecinin Türk milletvekiline yanıtı: Türk olduğumuz için bu cinayetleri savunmak zorunda değiliz
Tanınmış Türk basın mensubu Oral Çalışlar’ın Radikal’de
yer alan makalesinde AKP’li milletvekili Vahit Erdeme’e yazdığı mektupta,
Ermeni Soykırımında işlenen cinayetler için ″Türk olduğumuz için bu cinayetleri
savunmak zorunda değiliz″ dedi. Çalışlar köşe yazısında şunları kaydetti: Müslümanlaştırılmış Ermeniler Konferansı’nı izlerken
dinlediğim bazı öyküleri köşemde aktarmıştım. Bu yazım nedeniyle gelen
mektuplardan biri de AK Parti’nin iki dönem Kırıkkale milletvekilliğini yapan
Vahit Erdem’den geldi.
Yeni elitin beton Türkiye’si
Cengiz Aktar
Türk ulusu, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in
kuruluş aşamasının devasa sorunlarıyla malûl bir tahayyül üzerine bina
edilmişti. Ana hedef devleti kurtarmak ve bunu bir ulus yaratarak
gerçekleştirmekti. Formül kabaca şuydu: Bir yanda Müslümanlık temelinde var
edilen ancak bu kimliğinden yasaklı bir topluluk, diğer yanda Sünnî İslâm’dan
farklı kimliklerin, türdeşleştirme hedefi uyarınca yok edilmesi, sürülmesi ve
yok sayılması. Osmanlı bakiyesi topraklar, her uluslaşma sürecinde yaşanan
trajedilerin beterine tanık oldu. Ortaya çıkan ulus, şizofren ve hafızasız
olduğu ölçüde zayıftı da.
Dünya Ehl-i Beyt Vakfı, Eyüp Feshane'de geleneksel Muharrem ayı iftarı düzenledi.
Feshane'de düzenlenen iftar yemeğine Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Cumhuriyet
Başsavcısı Turan Çolakkadı, Dünya Ehli Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun,
ABD Başkonsolosu Temsilcisi Charles F. Chuck Hunter, İstanbul Müftüsü Rahmi
Yaran, Fener Rum Patrikhanesi Lideri Bartholomeos, İran Başkonsolosu Murtaza
İfer, Cemaat Vakıfları Temsilcisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas, Ak
Parti Eyüp Gökhan Öztekin İlçe Başkanı Seçkin Turan, Eyüplüler ve Sanatçı Bedia
Akartürk katıldı... "Birbirimizden farklılık arz ediyorsak bunda bir
hikmet vardır" diyen Fener Rum Patrikhanesi Lideri Bartholomeos da
"Bu farklılığı anlamaya çalışmak bizim vazifemizdir. Din insan unsurunun
asli vasfıdır. Tanrı tanımazlık söylemleriyle insandan bu yüce duyguları sökmek
isteyenler başarısızlığa uğramışlardır" diye konuştu.
Tribute to dead Armenian fighters for France
On november 11, to mark the signing of the armistice in
1918, the Armenian community of France bowed to the statue of General Andranik
at Pere Lachaise cemetery in Paris. A little later one second ceremony paid
tribute to the dead Armenian fighters for the French Republic. Mrs. George
Pau-Langevin, Minister Delegate to the Minister of Education, responsible for
Educational Success, filed a flower wreath at the foot of the Armenian monument
in the name of France. According to documents, 700 Armenians lost their lives
on the battlefield during the First World War.
CHP'li İnce'ye 'Yorgo' tepkisi!
Seda Selek'in sunduğu Günün Manşeti programında
gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Türkiye Gazetesi Yazarı Melih Altınok,
CHP'li Muharrem İnce'nin 10 Kasım'da yaptığı açıklamaya ateş püskürdü. CHP'nin
Atatürk için mevlid okutmasını olumlu bulan Melih Altınok, CHP'li Muharrem İnce'nin 10 Kasım'da yaptığı
açıklamaya ilişkin ise şunları söyledi: "Yapılan açıklamalar paradigmanın
hiç değişmediğini gösteriyor. Saçma sapan açıklamalar.. Atatürk olmasaydı
adınız Yorgo olurdu vs.. Bu memlekette yaşayan azınlıkları, gayri Müslim
vatandaşları rencide edecek abuk subuk açıklamalar.. " (Varlık Vergisinin yıl dönümünde, İttihat ve Terakki zihniyetinin değişmediğinin yeni kanıtı. HYETERT)
'İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine'
Yılmaz Murat Bilican
Başbakanın hedef göstermesiyle, devletin evlerimizin
içine göz diktiği ve müdahaleye hazırlandığı bu günlerde, yine devletin
pervasızca yaptığı başka bir müdahalenin yıldönümünü yaşıyoruz. 11 Kasım 1942
de aynı devletimiz, çıkardığı bir yasayla, bu sefer gayrimüslim vatandaşların
mallarına göz dikmişti. Bu öyle bir göz dikmeydi ki adeta “Ya malını ya canını”
diyordu.
Ermenistan’dan Müzakere Sürecine Darbe Vuracak Adım
TurkishNY.com - Ermeni Parlamentosu, “Dağlık Karabağ
Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınması” konulu kanun tasarısını görüşmeye
hazırlanıyor. Söz konusu kanun tasarısı “Miras” partisinin başındaki isim olan
Zaruhi Postanjyan’ın girişimiyle hazırlandı. APA’nın Novosti Armenia isimli ajanstan alıntıladığı
habere göre “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınması” konulu
kanun tasarısı, Salı günü Ermeni parlamentosunun olağanüstü oturumunda
görüşülecek.
Ermenistan sınırının açılması gündemde
Avrupa Birliği'nin Ermenistan ile ilişkilerini daha da
geliştirmek istediği belirtilirken bu çerçevede Türkiye-Ermenistan sınırının
açılmasına ilişkin çalışmaların yapıldığı kaydediliyor.ABHaber, Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının gündeme
olduğuna dikkat çekerken AGİT Minsk grubunda sınırın açılmasıyla ilgili çalışma
yapıldığını yazdı.
Milli Mücadele neyin mücadelesi - 3
Sevan Nişanyan
Son iki yazıda ne dediydik, hatırlayalım. Bir: 1913 ile 1918 arasında Türkiye tarihinin en büyük
soygunu gerçekleşti; milli servetin neredeyse üçte biri el değiştirdi. Bundan
istifade edenler, Yunan ve Ermenilerin geri gelmesinden ve galip devletler
eliyle tazmin edilmelerinden korkuyordu. Direndiler. İki: Savaşın galipleri İttihat ve Terakki kadrolarını
tasfiye etmeye niyetliydi. Teşkilat bunu ta 1915’lerde öngördü, direniş örgütü
kurdu. Örgütün başına Mustafa Kemal’i getirdiler; yalnız adamdır, kolay
manipüle ederiz diye hesap yaptılar. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Son olarak İslam faktörünü görelim, eksik kalmasın.
Samast Davasında Mahkeme Yine Sordu: Belgeler Devlet Sırrı mı?
Samast'ın TİB kayıtları ve MİT'in Meclis komisyonuna
gönderdiği evraklardan, "gizli olmayanları"nı isteyen 2. Çocuk Ağır
Ceza Mahkemesi bu sefer de "Bunlar evlet sırrına girer mi?" diye
sordu.
'Ermeniler de Türkleri kesmişti' diyerek...
Oral Çalışlar /oralcalislar@gmail.com
Ermenilerin bir kesiminin o tarihlerde Erzurum ve
yöresinde uyguladıkları vahşetin, 1915 soykırımı olgusunu ortadan
kaldırmayacağını bilmeliyiz. Müslümanlaştırılmış Ermeniler Konferansı’nı izlerken
dinlediğim bazı öyküleri köşemde aktarmıştım. Bu yazım nedeniyle gelen
mektuplardan biri de AK Parti’nin iki dönem Kırıkkale milletvekilliğini yapan
Vahit Erdem’den geldi. Sn. Oral, Yabancı bazı namuslu tarihçiler sizden çok daha insaflı
bu konuda. Geçen hafta Erzurum’da idim, biraz da oralarda Ermenilerin yaptığı
mezalime kalem oynatmaya eliniz varabilse. Keşke olmasa idi, ama bu facia başlatılmış ve karşılıklı
katliama yol açılmış. Siyasi olarak dikte ettirilmeye çalışılan, bilimsel
olarak mutabakat sağlanamayan ‘soykırım’ tezini siz kabul etmiş görünüyorsunuz.
Bu Türk düşmanlığı furyası da bir gün son bulacak.”... Erzurum ve yöresinde uyguladıkları vahşetin, 1915 soykırımı olgusunu ortadan kaldırmayacağını bilmeliyiz. Sonuçta yaşanan; koca bir halkın, binlerce yıldır yaşadığı coğrafyadan sürgün, katliam yoluyla bilinçli bir devlet politikasıyla ‘siliniş’i, ‘yok ediliş’i.
Varlık Vergisi trajedisi ve yarım kalan bir aşkın hikayesi...
'T.C. kurulduğundan beri tarihe kara leke olarak geçen
bir çok olay yaşanmıştır. Dersim katliamı, 6-7 Eylül olayları, Maraş, Çorum,
Sivas kıyımları, Roboski faciası bunlardan sadece bir kaçı.' Özellikle
azınlıklara yönelik 6-7 Eylül kalkışması akıllara yer etmiştir. Onun kadar
olmasa da yine çok acılara yol açmış olan, azınlıklara yönelik bir başka zulüm
de Varlık Vergisi’ydi. Daha çok ekonomik boyutuyla ele alınmış, yaşattığı
trajedi çok da göz önüne alınmamıştır. 24 Ocak kararları nasıl neoliberalizmin
işçi ve emekçiye yönelik “ekonomi terörü” ise, Varlık Vergisi de Türkiye'deki
azınlıklara yönelik birer ekonomi terörü olarak tarihe geçmiştir, Türk
burjuvazisinin gayrimüslim olmayan unsurlarının da dolaylı katkısıyla...
Tillo Sırada Ne Var
Erdem Akyüz
Geçtiğimiz günlerde Siirt’in “Aydınlar ilçesinin adı “Tillo olarak
değiştirildi. Kanun teklifini verenlerin yazdığına göre Tillo adı Arapça ve
Süryanice kökenli imiş. Bir başka görüşe göre ülkemizde yerel olarak kullanılan
farklı bir dil veya lehçeye dayanıyormuş. Peki, burası Arabistan mı, bir Süryani ülkesi mi, yoksa
farklı bir ülke mi ? Bir ülkede İl ve İlçelere; o ülkenin resmi dilinin dışında,
bir başka dilde kullanılan kelimeler ile isim verilmesi görülmemiştir. Bu daha başlangıç yani “aysbergin görünen bir parçası”dır. (Ne diyelim şovenliğin sınır yok. HYETERT)
Ermenistan'dan Türk bayrağına hakaret
Ermenistan’ın işgali altında bulunan Azerbaycan toprağı
Yukarı Karabağ’da gösteri yapan Ermeni askerleri, üzerinde Türkiye ve
Azerbaycan bayrağı olan tuğlaları kırdı. Görüntülerde sözde Yukarı Karabağ Cumhuriyeti'nin
başkenti Hankenti’nde Türkiye ve Azerbaycan bayraklı tuğlaların önünde gösteri
düzenleyen Ermeni komandoları, gövde gösterisi yapıyor. (İki yanlış bir doğru etmiyor. HYETERT)
Selamet Han butik otel oluyor
Hasan Ay
Vakıflar Yasası'nda yapılan değişiklikle iade edilen
Selamet Han, butik otel olarak hizmet verecek. Vakıflar Yasası'nda yapılan
değişiklikle Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı'na iade edilen Sirkeci'deki Selamet
Han, butik otel oluyor. Girişimci Kemal Alten tarafından kiralanan tarihi bina,
yapılacak restorasyonun ardından butik otel ve restoran olarak hizmet verecek.
Vakıf Başkanı Bedros Şirinoğlu, Selamet Han'dan elde edecekleri geliri, hastane
ve huzurevi hizmetlerini geliştirmek için kullanacaklarını söyledi.
Nasıl ‘beyaz Türk’ olunur?
Prof. Dr. Medaim Yanık - İstanbul Şehir Ünv.
Kendini ‘beyaz Türk’ sayanlar, yaşadıkları topluma
yabancılaşıyor. Sahte bir seçkinciliğin verdiği ruh hali, yaşadıkları toplumun
temel değerlerine ve insan gücüne karşıt düşmelerine sebep oluyor... Beyaz
Türk, Türkiye’nin doğusuna karşı batısını, fakirine karşı zenginini, dindarına
karşı sekülerini, Kemalistini, CHP’lisini, batılısını, kolejlisini
çağrıştırıyor. Aslında “beyaz Türk” bir sosyal bilim kavramı olmaktan ziyade
ideolojik bir kavram... ‘Beyaz Türk’ kime denileceğini bilmek kolay değil. Daha
çok kimin beyaz Türk olmadığını söylemede kullanışlı. Günlük ve ideolojik
kullanımıyla ‘beyaz Türk’ olmak; dindar, Kürt, Alevi ve gayrimüslim olmamak
demek. (Umarız bir bilim adamı da din ve cemaat karşıtı, laikçi, toplumu yönetmek
ve yönlendirmek isteyen medyaya büyük ölçüde hakim ve zengin Beyaz Ermenileri de tanımlar. HYETERT)
Fransızları Ermeni meselesiyle ilgili uyardı
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Birleşmiş Milletler
Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) 37. Genel Kurulu'na katılmak üzere
bulunduğu Fransa'nın başkenti Paris'te, sivil toplum kuruluşlarının
temsilcileriyle bir araya geldi... Avcı, 1915 olaylarına ilişkin iddialarla
ilgili, Türk Tarih Kurumu'yla görüşerek özellikle Fransa'ya yönelik pilot bir
bilgilendirme çalışması yapma niyetinde olduklarını vurguladı. Avcı, 7'den 70'e
Fransa'da yaşayan tüm Türk vatandaşlarının bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğinin
altını çizdi.
Safrastyan: Türkiye Dışişleri Bakanının demeçleri oyunun bu bölümünün olağan bir parçası
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun demeçlerinin
kendisi gerçeklikte hiçbir şey ifade etmiyor. NEWS.am muhabirine açıklama,
Ermeni-Türk sınırının açılmasına ilişkin Türkiye Dışişleri bakanının sözlerine
değinen Ermenistan Ulusal Bilimler
Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü Direktörü, Türkolog, Ruben Safrastyan’dan
geldi.Türkiye Dışişleri bakanının sözlerine değinen Safrastyan:
Türk tarafının yürüttüğü oyunun bu bölümünün olağan bir parçası olduğunu
kaydederek ″Oyun şu: «Biz, Ermeni-Türk sınırını açmak istiyoruz, ancak
Azerbaycan karşı, öyle ki sınır açılmıyor». Öyle ki burada hiçbir yenilik yok,
Davutoğlu’ysa her zaman söylediğini tekrarladı.″ dedi. ″Demeç niçin şimdi
yapıldı?″ sorusuna uzman bunun Türkiye’nin AB’yle müzakerelerinin tekrar
başlaması ve Ermeni Soykırımının 100. yılının yaklaşmasıyla bağladı..."
Ermenistan’ın Washington Büyükelçiliğinde Aram Haçturyan 110. Doğum yılına yönelik konser
8 Kasım’da Emenistan’ın Washington Büyükelçiliğinde
«Embassy Series» kuruluşuyla işbirliği çerçevesinde, Ermeni tanınmış kompozitör
Aram Haçaturyan’ın 110. Yıldönümü vesilesiyle bir konser-resepsiyon
gerçekleştirildi. Etkinlik katılımcılarına hitap eden Ermenistan’ın ABD
Büyükelçisi Tatul Margaryan, Aram Haçaturyan’ın eserleri aracılığıyla, Ermeni
müzik ve kültürünün dünyada daha tanınır
hale dönüştüğünü belirtti. Haçaturyan’ın büyük bir Ermeni müziği mirası,
yapıtlar bıraktığını, bunların Ermenileri için olduğu kadar evrensel değer ve
öneme sahip olduklarını kaydetti.
Soykırım Müze-Enstitüsü, Kanada İnsan Hakları Müzesiyle «Karşılıklı Anlayış Memorandumu» imzaladı
7 Kasım’da Kanada’nın Winnipeg kentinde Kanada İnsan
Hakları Müzesiyle (KİHM) ve Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü (ESME) arasında
«Karşılıklı Anlayış Memorandumu» imza töreni gerçekleşti. Zorian Enstitüsünün
aktif katılımıyla imzalanan «Karşılıklı Anlayış Memorandumu» çerçevesinde
taraflar, Ermen i Soykırımı araştırmaları, yayınlar, eğitim, ortak sergiler
düzenlenmesi, enformasyon, istişare vd. alanlarda işbirliği yapacaklar.
İşbirliği, özellikle iki kurumun yeni
sürekli sergi projelerinin geliştirilmesinde deneyim aktarımı açısından
önemsenmekte.
Yabancılar Ermenice öğrenip, Yeni Yılı Ermenistan’da geçirebilirler
ArnenianCourses.org.uk portalı iki hafta süreli son
Ermenice kursuna ilişkin duyuruda bulundu. Kurs Erivan ve Tsaghkadzor’da
gerçekleştirilecek ve hem Ermenice hem de Rusça öğrenme olanağı sağlayacak. «Asparez»in
verdiği bilgiye göre; Ermenice ve Rusça kursları günde 3 saat olacak. Dersler
Erivan üniversitelerinin deneyimli
uzmanları idaresinde gerçekleştirilecek. Katılımcılar kent merkezinde
bulunan otellerde konaklayacaklar.













































