BDP Taslağında Azınlık Vakıfları Mülkiyet Hakları Ve Malların İadesiyle İlgili Hüküm: Azınlıklık vakıflarına ait, hazine ve vakıflar genel müdürlüğü adına tescil edilmiş taşınmazların iadesi ve el konulma ile üçüncü şahıslara satılmış ya da birleştirilmiş mallarla ilgili geriye dönük, iade tazminat ve telafiler için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak ve uygulamak, tüzel kişilikleri ve mülkiyet haklarını uluslar arası hukuka uygun olarak düzenlemek devletin yükümlülüğündedir.
Erivan’da Ermeni-Türk İş Kadınları Forumu gerçekleşecek
8-9 Nisan’da
Erivan’da «Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Tesisi» temalı Ermeni-Türk İş
Kadınları Forumu gerçekleştirilecek; forum ABD Uluslararası Gelişim Ajansı
USAID Teşebbüs Gelişim ve Piyasa Rekabeti (IDMC) Programı ve «Kadınlar Forumu»
toplumsal kuruluşu tarafından organize edilmekte. Forum Türk iş kadınlarına Ermenistan iş ortamını, vergi
ve gümrük sistemi, firmaların kayıt prosedürü yanısıra onlara iki ülke arasında
ticari-ekonomik ikilikilerin tesisine destek için iş bağlantıları temini
olanağı sağmayı amaçlamakta.
Sözde Ermeni Soykırımının Yasalaştırılmasına Karşı Çıkın
TurkishNY.com – Türk ve Azeri Amerikan toplumu,
California’daki AJR 2 kodlu gayriahlaki ve belirli bir etnik grubun çıkarlarını
savunan yasa tasarısına karşı bir elektronik mektup kampanyası başlattı. California eyaleti
milletvekilleri Mike Gatto ve Katcho Achadjian, bir süre önce Eyalet
Kongresi’ne Osmanlı hükümetini Ermenilere karşı bir soykırım gerçekleştirmekle
itham eden Assembly Joint Resolution 2 (AJR 2) isimli bir yasa tasarısı
sundular.
AB’nin bir Çerçeve Kararında Soykırımı İnkâr Suçu
Avrupa Birliği Konseyi 28 Kasım 2008 tarihinde Türkiye’yi
yakından ilgilendiren ve ileride Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz biçimde
etkileyebilecek bir Çerçeve Kararı kabul etmiştir. Kararın tam başlığı
Irkçılığın ve Yabancı Düşmanlığının Bazı Biçimleri ve İfade Ediliş Tarzları ile
Ceza Yasaları Yoluyla Mücadele için AB Çerçeve Kararı (EU Framework Decision on Combating Certain
Forms and Expressions of Racism and Xenophobia by Means of Criminal Law)’ dır
[1]. Böyle bir Çerçeve Kararı kabul edilmesi ihtiyacının ortaya çıkması, bazı
AB üyesi ülkelerde görülen ırkçılık ve yabancı düşmanlığı belirtilerinin AB
ülkelerini rahatsız edecek boyutlara ulaştığını ve buna karşı bir önlem
alınması ihtiyacının hissedilmeye başladığını göstermektedir. Bu makalenin amacı
AB’nin söz konusu Çerçeve Kararını değil, bu Kararda soykırımın nasıl
belirleneceği konusunda getirilmiş olan ölçütü irdelemektir. Daha belirgin
olmak gerekirse, soykırım olduğu ileri sürülen bir eylemin gerçekte de soykırım
olup olmadığını tahkik etmeye yetkili makamın belirlenmesidir.
İnkâr yasasında ‘çerçeve’ formülü
Arzu Çakır Morin
Hollande, AB’nin soykırımları inkârı suç sayan Çerçeve Kararı’nı iç hukuka uygulayarak sözünü tutma kararı aldı. Fransa, yasada “Ermeni soykırımı” demeyecek, ancak Ermeni tezlerine hakaret etmek suç sayılacak... AB’nin 28 Kasım 2008’de kabul ettiği ‘Çerçeve Kararı’na, “bir uluslararası mahkeme tarafından tanınan soykırımların cezalandırılması” rezervini koyan Fransa, bu rezervini kaldıracak. Ancak iç hukukuna uygularken ayrıca “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmayacak. Yasa metninde “soykırımları inkâr eden, hakaret, kin ve nefrete sevk eden, bir dini, ırkı, halkı aşağılayan sözlerin, 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılması” ifadesi yer alacak. Soykırımlarla ilgili görüş ve bilimsel çalışmalar yapmak değil, ancak hakaret ve nefret içeren sözler söylemek ceza kapsamına girebilecek. Böylece Anayasa Konseyi’nin gerekçesi olan ‘ifade özgürlüğü’ sağlanmış olacak. Tasarıya son şeklini Adalet Bakanlığı verecek, ardından en geç sonbaharda Meclis gündemine getirilecek. (Bak sen işe, bizim İstanbul Ermenilerinin hakim zihniyetinin aslan temsilcileri yine Fransızların özgürlüğünü korumak üzere harekete geçecektir. Acı bizim acımız kimse karışmasın diyen zihniyet ne gariptir ki diyasporada bile baş tacı: HYETERT)
Hollande, AB’nin soykırımları inkârı suç sayan Çerçeve Kararı’nı iç hukuka uygulayarak sözünü tutma kararı aldı. Fransa, yasada “Ermeni soykırımı” demeyecek, ancak Ermeni tezlerine hakaret etmek suç sayılacak... AB’nin 28 Kasım 2008’de kabul ettiği ‘Çerçeve Kararı’na, “bir uluslararası mahkeme tarafından tanınan soykırımların cezalandırılması” rezervini koyan Fransa, bu rezervini kaldıracak. Ancak iç hukukuna uygularken ayrıca “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmayacak. Yasa metninde “soykırımları inkâr eden, hakaret, kin ve nefrete sevk eden, bir dini, ırkı, halkı aşağılayan sözlerin, 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılması” ifadesi yer alacak. Soykırımlarla ilgili görüş ve bilimsel çalışmalar yapmak değil, ancak hakaret ve nefret içeren sözler söylemek ceza kapsamına girebilecek. Böylece Anayasa Konseyi’nin gerekçesi olan ‘ifade özgürlüğü’ sağlanmış olacak. Tasarıya son şeklini Adalet Bakanlığı verecek, ardından en geç sonbaharda Meclis gündemine getirilecek. (Bak sen işe, bizim İstanbul Ermenilerinin hakim zihniyetinin aslan temsilcileri yine Fransızların özgürlüğünü korumak üzere harekete geçecektir. Acı bizim acımız kimse karışmasın diyen zihniyet ne gariptir ki diyasporada bile baş tacı: HYETERT)
Çetin: Türkiye-Ermenistan Sınırı Ancak Azerbaycan’la Bir Uzlaşı Sonrası Açılır
TurkishNY.com - Türkiye Dışişleri eski Bakanı Hikmet
Çetin, Azeri medyasına yaptığı bir açıklamada Türkiye’nin Ermenistan’la olan
sınırının açılmasının ancak Azerbaycan ile bir uzlaşıdan sonra mümkün olduğunu
belirtti. Perşembe günü Trend.Az isimli haber ajansına konuşan
Çetin, Türkiye ve Azerbaycan’ın özel bir ilişkisi olduğunu belirterek,
Azerbaycan’ın lideri Haydar Aliyev’in “Bir millet – iki devlet” sözünün bu
ilişkiyi en güzel şekilde açıkladığına değindi.
Հայկական ձայնագրութեան փորձ
ԽՐԻՄԵԱՆ ՀԱՅՐԻԿ՛Ի ՎԱԽՃԱՆՄԱՆ 100 ԱՄԵԱԿԻ ԱՌԹԻՒ.
Խրիմեանէն, Այսօր Մեզի ինչ՜ Մնաց. Ամենայն Հայոց 125րդ. կաթողիկոս Խրիմեան Հայրիկ , Մկրտիչ Խրիմեան Վանեցի մահկանացուն կնքաց է, 100 տարի առաջ, 29.19.1907 թուականին 87 տարեկամն հասակին, Աճիւնը կը գտնուի Ս.Էջմիածնի կամարներուն տակ , տաճարի մուտքին :
Akil İnsanlar Heyeti'nde Ermeni isimlerin bulunmasını MHP ırkçı sözlerle eleştirdi.
Listede Ermenilerin olduğunu söyleyen MHP Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut, "Ermeniler var listede, akil adammış,
aklını yerim onun. Ermeni’nin aklı bana lazım değil. Bir Ermeni, Türk milleti
için ne düşünür? Türkiye’de Ermeni vatandaşlarımız da var, onları sayıyorum ve
seviyorum. Düne kadar devlete karşı olan, Türk milletinden intikam alma peşinde
olan insanları tutmuşlar, akil adam diye seçmişler" diye konuştu. (Bunlar
bir de ırkçı olmadıklarını, faşist olmadıklarını söylerler. HYETERT)
Ermeni Uzman: Türkler de 2015’e Hazırlanıyor
Türkiye araştırmaları uzmanı Hovhannisyan, “Türkler,
artık sadece Türkiye’de değil dünyanın başka ülkelerinde de Ermeni soykırımına
ilişkin bilimsel konferanslar tertipliyor ve bu yolla yabancı akademisyenlerin
konuya eğilmelerini sağlamayı amaçlıyorlar,” diye konuştu. Ermenistan’ın sözde
Ermeni soykırımına ilişkin olarak gerçekleştirdiği bilimsel konferans ve
panellerin memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Hovhannisyan, Ermenistan
Diaspora Bakanlığı’nın kaynakların sınırlılığını da göz önünde bulundurarak
daha pratik adımlar atması gerektiğini söyledi.
Bitlis Merkez Garmrag Surp Nşan Ermeni Kilisesi / Բաղեշ Քաղաք ԿԱՐՄՐԱԿ Սուրբ ՆՇԱՆ եկեղեցի (1)
Ardaşes S./Hocasaryan
TC Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi sitesi
envanterlerinde adı ‘Kilise’ olarak geçen Garmrag Surp Nşan Ermeni Kilisesi,
Ermeni halkını yok sayma siyasetinin bir ürünü olsa gerek. Oysa ki, bir devlet
bakanlığı, envanter hazırlarken yurttaşından daha fazla veriye sahiptir.
Yabancı dilde hatıra kitaplarındaki Garmrag Kilisesi tarifi birebir örtüşmekte
(2). Evinde web’ten araştırma yapan nasıl kilisenin önceleri Surp Giragos (3)
olarak isimlendirildiğini bulabiliyorsa, bir devlet dairesi da gerçekleri kendi
yurttaşlarından saklamamalı.
Giresun’da “uluslararası Asılsız Ermeni İddiaları Ve Karabağ'da Etnik Temizlik” Paneli
Rektörlük konferans salonundaki panelin açılış
konuşmasını yapan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aygün Atar, “Devlet
olarak içimizde çok farklı dini etnik kimlik barındırdığımız için hoş görümüz
yüksektir. Türkler kaygan bir coğrafyada vatanı kurdu. Farklı medeniyetlere
dini kültürümüzün tevhit inancı sayesinde hoşgörü içerisinde baktı. Bizler her
şeye rağmen çok renkli bir coğrafyada yaşayan insanlar olarak, ülkemizin ebet
müddet var olabilmesi için tek bilek, tek yürek ve akıl şemsiyesi içinde
birlikte hareket etmeliyiz” dedi.(Sayın Rektöre bir hoşgörü örneği olan (!)Arslan Bulut'un aşağıdaki yazısını ve MHP milletvekili Ahmet Duran Bulut'un sözlerini okumasını öneririz. HYETERT)
Anadolu Ermeni Ve Rum Yerleşimine Açılıyor
Arslan Bulut
AKP’nin gerçekte İslam dini ile de hiçbir ilgisinin
olmadığını Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Moskova’da ispatladı ve
“Geçmişte yapılan bazı yanlışlıklar yüzünden ülkemizi terk etmiş Hristiyan ve
Yahudiler var. Hepsine ‘Ülkenize geri dönebilirsiniz’ diyoruz” dedi. Ermeniler
ve Rumlar, Türkiye’den niçin gitti? Ermeniler, savaş sırasında isyan etti, katliam yaptı, bu
yüzden tehcir edildiler. Rumlar da çeteler kurdu ve aynı yola başvurdu.
Lozan’da karşı tarafın önerisi ile mübadeleye başvuruldu ve bu çerçevede
anlaşmalı olarak Yunanistan’a gittiler. Ömer Çelik, bu konuda bireysel bir
çıkış yapmış değil. Genel Başkanı olan Tayyip Erdoğan da bir Ortodoks
manastırını ziyaret ederek patriğe yardım sözü vermiş ve Hıristiyanların Türkiye’den
kovulmalarının “faşistçe” bir uygulama olduğunu söylemişti? Şimdi Türkiye’yi
Ermeni ve Rum yerleşimine açmak mı İslam milliyetçiliği? (Irkçılık her yerde.
HYETERT)
Preparations Underway For May 10 Gala, Honorıng Nazar And Artemis Nazarian With Pontifical Medal
.jpg)
On Wednesday, April 3, the committee planning the upcoming tribute gala in honor of Mr. and Mrs. Nazar and Artemis Nazarian met at the Diocesan Center in New York to discuss preparations for the May 10 event. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), presided over the meeting.
St. Vartan Cathedral Resounds With Good News of the Resurrection
.jpg)
"Praise the Lord, O Jerusalem. Christ is risen from the dead!"Verses of this ancient hymn filled the sanctuary of St. Vartan Armenian Cathedral on Easter Sunday, as people streamed inside to celebrate the Glorious Resurrection of the Lord. As many as 2,000 people participated in services on March 31. They paused to light candles and greet one another with the joyous words, "Krisdos haryav ee merelotz! Orhnyal eh harootiunun Krisdosee!"
Aras nehri'ne, Ermenistan sınırında dizgin vurulacak
DSİ Bölge Müdürü Hayati Çelenk, "Türkiye'de baraj
olmayan tek il Iğdır. Iğdır Ovası'nda yaklaşık 700 bin dönüm arazide su
sıkıntısı çekiliyor. Aras Nehri'nden yılda 1 milyar 600 milyon metreküp su
geçiyor. Barajda 285 milyon metreküp su toplayacağız, gerisini bırakacağız.
Böylelikle Iğdır Ovası'ndaki tarım alanları suya doyacak. Projemiz hızlı bir
şekilde gidiyor, yüklenici firma tarafından proje ihalesi yapıldı. Proje
ihalesi tamamlanır tamamlanmaz, yapım ihalesi olacak. İhale bu yıl içinde
yapılacak" diye konuştu.
Tarihi kilise müze oluyor

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinin en önemli tarihi
yapılarından biri olan, yıllarca define arayanlarca talan edilen Taksiyarhis
(Aya Nikola) Kilisesi Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'nca müze olarak
düzenlenmek amacıyla 49 yıllığına kiralandı. 9 milyon lira harcanarak restore
edilmesi planlanan, mermer işçiliği, tavan süslemeleri, ikonları, balık derisi
üzerine yapılmış azize portreleri ile döneminin en önemli kiliselerinden biri
olan Cunda Adası'ndaki Taksiyarhis Kilisesi, kültürel ve sanatsal etkinliklerde
kullanılacak.
‘Soykırım anıtına gömülmek istiyor’
Tarihi Taş Mektep 3 milyon liraya satılacak
Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Tirilye beldesinde
kurulduğu dönem papaz okulu olarak kullanılan, daha sonra 1980 yılına kadar
ilkokul binası olarak değerlendirilen tarihi Taş Mektep, meclis kararıyla
satılıyor. Gerekçe: Belediyenin restorasyona bütce ayıramaması. Mudanya’nın 3 bin yıllık geçmişe sahip Tirilye beldesinde
çok sayıda kilise, ruhban okulu ve ayazma bulunuyor.
Tarihi Van evleri tarihe karıştı!
“Tüm tarihi yapıların tescillenmesi gerekiyor. Bunlar
Ermeniler’den kalma yapılar olduğu için bakıma alınmadı... Mimar İdris Canbay,
1900′lü yılların başında Van Kalesi’nin doğusunda kalan tarihi Van evlerinin
yoğun olarak yapıldığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “1915-18 yılları
arasındaki kıyımda neredeyse, Tuşba kentinin hepsi yok edildi. Mimari yapıları
da kalmadı. Osmanlı döneminde Tuşba Kenti’nde yapılan taş yapılardan geriye
kalanlar ise sadece camiler. Van merkezde kalan evlerde 1972′ye kadar
kullanılıyordu. 1974 yılında yapılan ilk imar planı bu yapıları koruma amacı
gütmediği için buradaki yapılar, imar planı ile beraber yok edildi. Van
evlerinin korunmasına ilişkin herhangi bir çalışmalarının olmamasından kaynaklı
bu yapılar imar planı üzerinde görülmedi.” Günümüzde Ermeniler tarafından
yapılan bu evlerden sadece 2 tane kaldığına dikkat çeken Canbay, “Bunlarda
kullanılmadığı ve bakılmadığı için çok kısa bir süre içerisinde yok olup
gidecektir” dedi.
Gül’den Baltık ülkelerine sözde soykırım uyarısı
Vilnius (Cihan)
İki ülkeyi kapsayan Baltık ziyaretinin sonundan Türk gazetecilerle bir araya gelen Gül, bu meselelerin ne olduğunun sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı: "Bazen parlamentolar Türkiye aleyhinde 1915 olayları ile ilgili kararlar alıyorlar. Her ne kadar bu ülkenin parlamentosunda 2005 yılında böyle bir deneme olduysa da hükümetler daima şiddetli bir şekilde bunların karşısında durmuşlar. Türkiye ile olan müttefiklik ve dostluk ilişkilerine önem verdiklerini her ortamda açıklamışlardır. Bunun her iki ülke de farkında."
İki ülkeyi kapsayan Baltık ziyaretinin sonundan Türk gazetecilerle bir araya gelen Gül, bu meselelerin ne olduğunun sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı: "Bazen parlamentolar Türkiye aleyhinde 1915 olayları ile ilgili kararlar alıyorlar. Her ne kadar bu ülkenin parlamentosunda 2005 yılında böyle bir deneme olduysa da hükümetler daima şiddetli bir şekilde bunların karşısında durmuşlar. Türkiye ile olan müttefiklik ve dostluk ilişkilerine önem verdiklerini her ortamda açıklamışlardır. Bunun her iki ülke de farkında."
Ermeni diasporasının yeni oyunu!

Temsilciler Meclisi Demokrat Üyesi ve Amerikan
Kongresi’ndeki Türk-Amerikan Dostluk Grubu üyelerinden Steve Cohen, Amerikan'ın
Sesi'ne konuştu... Cohen, Türkiye tarafının ABD ile ikili ticaret anlaşması
imzalamak istediğini bunun Amerika'daki bazı çevreler tarafından olumsuz
karşılandığını söyledi. Cohen, ABD'de güçlü bir lobiye sahip olan Ermeni
diasporasının, 1915 olaylarının 100'üncü yılında sözde Ermeni soykırımı
tasarısını yeniden kongrenin gündemine getirebileceğini söyledi. ABD-Türkiye
ikili ilişkileri için oldukça olumsuz olabilecek bir sürecin yeniden
yaşanabileceğine dikkat çeken Cohen, bu konuda elinden geleni yapacağını
söyledi.
Meryemana'daki Yazlık Kilise Bu Kez Kurtarılamadı

Ege Bölgesi'ni etkisi altına alna şiddetli fırtına,
Meryemana Evi'nin bulunduğu bölgedeki büyük çam ağaçlarını devirdi. Çam
ağaçları gölgesinde bulunan ve Hıristiyanların her pazar ayin için
toplandıkları yazlık kilise, büyük zarar görerek kullanılamaz hale geldi.
Olayın ardından bölgede, Meryemana Evi Derneği'ne ait iş makineleri ve ekipler
hemen çalışma başlattı. Rüzgarın etkisiyle devrilen çam ağaçların altında kalan
yazlık kilisedeki oturma alanları, çevredeki vatandaşların yardımıyla
kurtarıldı.
Zirve Yayınevi davası ertelendi
Malatya'daki Zirve Yayınevi’nde 3 kişinin öldürülmesiyle
ilgili görülen davanın 64. duruşmasında, bazı sanıkların olaydan önce ve
sonraki ses kayıtları dinlendi... Mahkeme Heyeti, duruşmada mahkeme heyetine ve
tanık Veysel Şahin’e yönelik tehdit ve hakaretler nedeniyle, yine mağdur
avukatı Erdal Doğan’a yine hakaret ve tehditleri nedeniyle sanık Varol Bülent
Aral tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar
verirken, tanık Veysel Şahin hakkında ise sanık Varol Bülent Aral’a yönelik tehdidi
nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Genelkurmay
Başkanlığı’ndan TUSHAD ile ilgili bir birim olup olmadığının sorulmasına karar
vererek, duruşmayı 13 Mayıs 2013 tarihine erteledi. Haberin Devamı: http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=254418
Ermeni udi memleketine döndü
Ramazan Yavuz
Ömer Çelik, bu çağrısına udi Yervant Bostacı'nın olumlu
yanıt vermesini Twitter'den şöyle değerlendirdi:"Güzel bir haber. Ermeni
asıllı ud sanatçısı Yervant Bostancı, çağrımıza uyarak, doğduğu Diyarbakır'a
döneceğini açıkladı. Eminim Yervant Bostancı'nın udu, Anadolu'nun kadim sesini
daha da zenginleştirecek, Diyarbakır'ın sesini daha bir derinden duyuracak.
Anadolu, her bir insanıyla çok daha güzel. Kimse dışlanmadan,
ötekileştirilmeden Anadolu'nun kadim ruhuyla yeniden buluşmalı. Bu ülkede
doğup, bir sebeple yolu uzaklara düşen herkes Anadolu hasretiyle dolu. Hepsine
kucağını yeniden açıyor bereketli Anadolu toprağı."
Ermenistan'da muhalefetten protesto hazırlığı
Ermenistan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tanımayan Miras
Partisi büyük bir protesto gösterisine hazırlanıyor. Parti lideri Raffi
Hovhannisyan, çeşitli şehirleri gezerek halkı protestoya davet etti. Miras Partisi
Gümrü İl Teşkilatı ise Hovhannisyan’ı desteklemek amacıyla 7 Nisanda Gümrü’den
Erivan’a yürüyüş gerçekleştirecek.
Seyfo ve Ermeni Soykırımı
Mezopotamya Enstitüsü İnsan Hakları Sektionu’nun
Stockholm’de düzenlediği ‘Sürgün Edebiyatı’ panelinin ikincisinin bitimi sonrasında,
eve doğru yol alıyorum. Yol boyunca, katılımcı yazar Jan Bet-Sawoce’nin Seyfo
Soykırımında uygulananlarla ilgili analizini ve insanlara çektirilen acıları
düşünüyorum.
TESEV Demokratikleşme Programı
Türkiye’de Özgür ve Bağımsız Bir Basın İçin Siyasa
Önerileri. TESEV, MEDIADEM çalışması kapsamında özgür ve bağımsız
bir medya için önerilerde bulunan yeni bir rapor hazırladı. MEDIADEM, Avrupa
Komisyonu 7. Çerçeve Programı tarafından desteklenen ve 14 Avrupa ülkesinde eş
zamanlı olarak uygulanan bir araştırma projesidir. TESEV’den Dilek Kurban ve
Galatasaray Üniversitesi’nden Ceren Sözeri tarafından kaleme alınan bu siyasa
raporu, bir dizi temel saptamalarda bulunuyor.
Seyfo Center collaboration with Columbia University
Seyfo Center collaboration with Columbia University Seyfo Center USA has been invited to attend Columbia
University’s Institute for the Study of Human Rights (ISHR). In the fall
semester practitioners and students of historical dialogue will have the
opportunity to engage in training, networking, project work, and academic study
at Columbia University in New York City.
Akademisyenler barış için imza attı
Taner Yener
Barış için akademisyenler girişimi öncülüğünde çözüm
sürecine destek vermek için başlatılan imza kampanyasına Türkiye genelinde 305
akademisyenden destek geldi... Girişim adına basın bildirisini Boğaziçi
Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kerem
Saysel okudu... "Biz aşağıda imzası bulunanlar bir kez daha açıklıyoruz ki
barış sürecinin ve görüşmelerinin arkasındayız. Sürecin ve görüşmelerin bu
toprakların halklarının özgürlük ve barış talepleri açısından sağlıklı geçmesi,
zorlukların aşılması, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve en önemlisi de özgürlük
getiren bir barışın ve adil bir ülkenin tesis edilmesi için akademik
çalışmalarımıza hız veriyoruz ve sürece her türlü desteği sağlamaya hazırız.
Sürecin en geniş toplumsal kesimleri kapsamasını ve tüm etnik kimlikleri, inanç
gruplarını, sınıfları ve cinsiyet kimliklerini içine alacak şekilde
ilerlemesini kolaylaştırıcı bilgi ve becerileri paylaşmaya adayız. Bu bağlamda
yaptığımız incelemede öncelikle akil insanlar komisyonu benzeri bir yapının
oluşturulmasının uygun bir yöntem olduğu kanısını paylaşıyoruz. Ancak bunun
yasaya bağlanması ve meclis güvencesinde olması gerektiğini düşünüyoruz.
Court Battle Puts Spotlight On Turkey’s Assyrians
By: Orhan Miroglu
I doubt we would have ever become aware of the Assyrians,
the native people of Turkey’s Turabdin region (the geographical and historical
designation of the Mardin-Midyat plateau), if it had not been for a court case
that was opened three years ago over the Mor Gabriel Monastery near Midyat. It
was as if we had discovered a new breed of people. Some, already annoyed by the
problems of the Kurds and the Armenians, asked: “And who are those Assyrians
now?”
Ermeni diasporası, Ahıskaların dönüşüne karşı
Rusya’daki Javaheti Ermenileri Diasporası Ahıska
Türkleri’nin geri dönüşüne karşı olduklarını açıkladı... Gürcistan’ın 2007
yılında aldığı kararla Ahıska Türkleri’ni geri çağırmasının büyük bir hata
olduğunu belirten topluluk, dört maddede geri dönüşe karşı olduklarını
belirtti. Bu maddeler şu şekilde açıklandı; Ahıska Türkleri’nin geri dönüşü
bölge güvenliğini tehlikeye sokacak, geri dönen Türkler Türkiye ile birleşme
talebinde bulunacağı için Gürcistan’ın toprak bütünlüğü tehlikeye düşecek, şu
anda Ahıska’da Ermeni ve Gürcüler yaşadığı için ikamet sorunu oluşacak,
Ermenilerle geri gelen Türkler arasında etnik çatışmalar başlayacak.
"Türk şirketi Ermenistan'a uçuşu iptal etti"
"Türkiye'den Ermenistan'a ilk defa bir Türk
havacılık şirketi tarafından yapılacak seferlerden son anda vazgeçildi."
Haberi, Reuters haber ajansı geçti. Haberde, "Karar Azerbaycan'ın
uçuşlardan duyduğu rahatsızlığı dile getirmesinin ardından geldi" denildi.
Zirve Yayınevi davasında 'tehdit' dialoğu!
Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının
kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın 63. duruşmasında, tanık ifadelerinin
tamamlanmasının ardından ek delil klasörlerindeki ses kayıtlarının dinlenmesine
başlandı.
Zirve Yayınevi Davasında Kapalı Oturum
Malatya Jandarma Alay Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize
Suçlarla Mücadele Şube Müdürü kapalı oturumda ifade verdi. Malatya'daki Zirve
Yayınevi'nde Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur
Yüksel'in öldürülmesine ilişkin davada 63. duruşma başladı. 17'si tutuklu 19
sanığın yargılandığı davanın duruşmasına emekli Orgeneral Hurşit Tolon,
tutuksuz sanıklar İlker Çınar ile Aykut Saka katılmadı. Öldürülen Tilman
Ekkehart Geske'nin eşi Susanne Geske ile sanık yakınları duruşmada hazır
bulundu.
1916 Sykes Picot düzeni sona ererken barış ve adalet üzerine

Taner Akçam
Hükümet ve PKK arasındaki ateş-kes ilanı, Ortadoğu büyük
resminin bir parçasıdır. İsrail’in özür dilemesi de bu resmin bir başka
parçasının tamamlanması anlamına gelir. Bugünkü Ortadoğu esas olarak 1916
yılında İngiltere ve Fransa arasında yapılan Sykes-Picot gizli antlaşması
esasına göre kurulmuştur. Aslında bu antlaşmaya da temel teşkil eden 1915
yılında hazırlanan Bunsen Raporudur. İngiliz Hükümeti tarafından hazırlanan bu
rapor, Ortadoğu’nun savaş sonrası alacağı şekle ilişkin bir dizi planı
içermekteydi... Sykes-Picot antlaşmasının Anadolu için öngörüleri,
Bolşevik-Kemalist ittifakı nedeniyle tutmadı ama sonuçta bugünkü Lübnan,
İsrail, Suriye, Ürdün ve Irak esas olarak bu antlaşmanın ürünü olarak ortaya
çıktılar. Artık bu düzen sona eriyor. 21 Mart 2013’de Diyarbakır’da resmen ilan
edilen Türk-Kürt Barış Antlaşması, Sykes-Picot rejiminin resmen bittiğinin ilan
edilmesidir.
Ukraynalı uzman: Tüm Avrupa ülkeleri Ermeni Soykırımını tanıyıp kınamalılar
Avrupa Gazeteciler Birliği Başkanı Arthur Rudzitski, tüm
Avrupa ülkeleri hükümetleri ve halkları I. Dünya Savaşı zamanında
gerçekleştirilen Ermeni Soykırımını resmen kınamadıkları müddetçe, modern
tarihin trajik sayfalarını objektif şekilde değerlendirmek zor olacak.
Ermeni soykırımına en güzel cevap İzmir'den
Zafer Şahin
Sözde Ermeni soykırımının 100'üncü yılı olan 2015'te, tüm
dünyada Türkiye'yi karalamak için harekete geçen Ermeni lobisine cevap
İzmir'den verilecek. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ermeni terör örgütü
ASALA tarafından 1973-1984 yılları arasında şehit edilen 34 Türk diplomatın
anısına İzmir Bayraklı'da bir anıt inşa edileceğini açıkladı.
İsmet Özel'den bomba Ermeni iddiası
Patrik, Paskalya'yı köyünde kutlayacak
Bilge Eser
Fener Rum Patriği Bartholomeos, tarihte ilk kez
Paskalya'yı İstanbul dışında kutlayacak. Patrik, Gökçeada'daki köyünde ayini
yönetecek. (Ortodokslar bu yıl Paskalyayı 5 Mayıs'ta kutlayacak. HYETERT)
“Ermenistan’ı Demografik Kriz Bekliyor”
TurkishNY.com - Azerbaycan Milletvekili Aydın Mirzazade,
Ermeni basınında çıkan Ermenistan’ın 5 ila 7 yıl içinde bir demografik krizle
karşılaşabileceği yönündeki habere ilişkin yorumda bulundu.Konuya ilişkin
News.Az haber ajansına konuşan Mirzazade, Ermenistan’da yaşanan krizin önceleri
iktisadi ve siyasi bir kriz olduğunu fakat bunun artık yerini devlet olma
durumunu kaybetme yönündeki bir krize bıraktığını belirtti.
“Konuşmamız Lazım – Sahnelerimizin Ustaları ”

Sevgili Dostlar, Dünya Tiyatrolar Günü fırsatıyla haftaya yayılan etkinlikler arasında yarın akşam Yeşilköy Okulundan Yetişenler Derneği’nde ustalarla buluşuyoruz. “Konuşmamız Lazım – Sahnelerimizin Ustaları ” başlığı altında üstlerimiz tiyatroya nasıl başladıklarını, oyun yapmanın zorluklarını, tatlı anılarını paylaşacak.
Müsait olan dostları bekliyoruz. Tarih : 2 Nisan
Salı; Saat : 21:00; Mekan : Yeşilköy Derneği.
Serj Sarkisyan, Süryani toplumunu «Hab-Nisan» vesilesiyle kutladı

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Süryani
toplumunu Yeni Yıl Bayramı ″Hab-Nisan″
vesilesiyle bir kutlama mesajı yayımladı... «Ermenistan Süryani toplumunun saygıdeğer
temsilcileri; sizi ″Hab-Nisan″ Süryani Yeni Yılı vesilesiyle muhabbetle
kutluyorum. Bu güzel bayramı ulusal geleneklerinize sadakati koruyarak törenler
ve gereğince kutlayacağınızdan şüphem yoktur. Ermeni ve Süryani halklarının
komşuluk ve dostluğu, işbirliği ve kültürel karşılıklı zenginleşmenin asırlara
uzanan bir tarihi bulunmaktadır.
Քրիստոս Յարեաւ ի մեռելոց Օրհնեալ է Յարութիւնն Քրիստոսի
Christ is risen from the dead! ! Blessedis the
resurrection of Christ!
Happy Easter
Joyeuses Paques
Frohe Ostern
Schöni Oschtere
Buona Pasqua
Христос воскресе - воистину воскресе
Χριστός ἀνέστη - Ἀληθῶς ἀνέστη
Kristo leviĝis! Vere Li leviĝis! (Esperanto)
Ermeni halkına ”Şnorhavor Dzadig”
Savaş Çömlek
31 Mart Pazar günü Samatya Surp Kevork Ermeni
Kilisesi’nin önünde buluşan Yeşiller ve Sol Gelecek üyeleri Ermeni halkının Paskalya bayramı
kutlamalarına katıldı.Filor Uluk Benli kutlamaya barış elbisesi ile katıldı. Bayramlık kıyafetlerini giyerek kutlamalara gelen
Yeşiller ve Seol Gelecek üyeleri boyalı
yumurtalar, ev yapımı vişne likörleri olmadığından nane likörleri ve
çikolataların olduğu bir masayı
çiçeklerle süsleyip Badarak ayininden çıkanları ‘’Kristos Hariav-i merelots’’ ,
‘’Şnorhavor dzadig’’ diyerek karşıladılar. Tabi ki hazırlanan boyalı
yumurtalar, nane likörleri ve çikolatalar da ikram edildi. Getirilen paskalya
çörekleri paylaşıldı.
Hıristiyanlığın Katolik / Ortodoks Çatışmasından Yararlanamadık ...
Ufuk Kesici
Biz sanırız ki; Hıristiyanlık, İslamiyet karşısında bir
bütün olarak dimdik ayakta dururken İslamiyet kendi içinde bölük pörçük,
Hıristiyanlığın İslamiyet karşısında ekonomik-kültürel üstünlüğü de bundan... Kötü
bir yanılsamadan başka bir şey değil bu....Türkler İstanbul'u almadan önce bile
Katolik Roma ile Ortodoks Kostantinopol (İstanbul) arasında da soğuk savaş
vardı. Katolik Roma, Ortodoks Kostantinopolis'e göre 'mistisizm' den biraz daha
uzak, o zamana göre bile daha 'akılcı' idi. Ortodoksluk ise neredeyse temelini
'mistisizm' e dayandırıyordu. Katolik Roma'nın adeta 'diktacı Papa' sı
karşısında, Ortodoks Doğu'nun 'mistik' özgürlüğü az şey mi?
1915 Ermeni Tehciri (Relocation)
Prof. Dr. Ata Atun
Hafta sonu İstanbul'daydım. Benim açımdan müthiş bir
akademik deneyim yaşadım. Türkçede “1915 Ermeni Tehciri” olarak tanımladığımız
olayın İngilizce adı “Armenian Relocation”, yani “Ermenilerin bir başka yere yerleştirilmesi.” Katılımcılar sınırlı sayıda ve çok seçkin kişilerdi. Yeni
- eski siyasiler, yeni - emekli diplomatlar ile büyükelçiler, yurtiçi ve yurt
dışından emekli ve halen görev yapan akademisyenler, Türkiye ve Avrupa'da
Ermeni Tehciri konusunda uzman akademik kişiler ile Türkiye'de bu konuda isim
yapmış saygın kişiler… (Resmi inkar tezinin temsilciler. Yani yeni bir şey yok. HYETERT)
"Ortadoğu'da Hıristiyanlar azalıyor..."
Ortadoğu Hıristiyanlarının, İslam'ın iki büyük mezhebi
arasındaki çatışmada çapraz ateş altında kaldığına dikkat çeken Financial
Times, Hıristiyanlık inancının doğum yeri olan bu topraklarda giderek tümüyle
yok oluşa sürüklendiğini öne sürdü. Irak'ın 1,4 milyon civarında olduğu tahmin edilen
Hıristiyan nüfusunun üçte ikisinin 2003'teki işgalin ardından başlayan mezhep
çatışmaları sonucunda ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını hatırlatan gazete,
Hıristiyan Arapların, benzer bir sonu Suriye için de beklediklerini yazdı.
Ermeni cemaati çan çaldı

Bayram Bulut
98 yıl aradan sonra Paskalya bayramını Surp Gragos
kilisesinde kutladılar... 1915 yılında cami minarelerinden yüksek olduğu
gerekçesiyle top atışları ile yakılan ve geçen yıl Rusya'dan özel olarak
yaptırılıp yerine takılan çan sesi ile kiliseye giren Ermeni cemaati üyeleri,
Papaz olmadığı için ayin yapamayınca, bayramı küçük dua okuyarak, renkli
yumurtalar ve çörek dağıtarak kutladı. Kilise yönetim kurulu üyesi Kervork
Çalış, İstanbul'daki Patrikhaneden Paskalya Bayramı için din adamı
istediklerini, ancak bir hafta sonra gönderilebileceği yanıtı aldıkları için kutlamayı
bugün küçük bir dua okuyarak gerçekleştirdiklerini söyledi.
Bizim Ermeniler Ah Ahçik
Kırk çeşit kavim gelmiş geçmiş, hepsi ayrı bir güzellik bırakmış Anadolu'ya, bin çeşit birbirine benzemez fidan yeşermiş. Yüzyıllardır bu toprakların suyunu, havasını paylaşan Ermeniler de çeşnimize çeşni katanlardan. Yemekleriyle, ezgileriyle, takılarıyla, sanatçı ruh ve becerileriyle bir güzel süslemişler dört bir yanımızı. Ülkemizin nakışlarında emekleri, duyguları, düşünceleri, ustalıkları var.
İsmail Beşikçi: Komisyon tıkaç olur, 'İslam kardeşliği' Kürtleri kandırma sloganı
Abdullah Öcalan’ın “akil insanlar” komisyonunda yer almasını önerdiği sosyolog İsmail Beşikçi, “görüşmeleri Öcalan’ın yapmasının yanlış olduğunu, BDP’nin sürecin aktörü olması, mektup getirip götürmekle yetinmemesi gerektiğini” söyledi. Öcalan’ın söyleminin iktidarla örtüştüğünü vurgulayan Beşikçi, “Öcalan’ın inkârcı, asimilasyoncu, ırkçı, sömürgeci, Türk-İslam sentezi anlayışı sloganlarına sarılması devleti rahatlatabilir ama Kürtlere bir hak, özgürlük getirmez. İslam kardeşliği Kürtleri oyalama, kandırma sloganıdır” eleştirilerini dile getirdi. Beşikçi, Öcalan’ın “Mandelalaştığı” saptamalarına da karşı çıkarken “Mandela cezaevindeyken, Afrika Ulusal Konseyi ile görüşün, dedi. Öcalan da BDP’yi göstermeli” dedi.
Ermenistan Barevolusya ve Tabandan Devrim Sendromlarının Kıskacında
Tüm bunlardan, Ermenistan’da seçimlerin sonrasında durumun çelişkili ve belirsiz bir döneme girilmesine ortam yarattığı sonucuna varabiliriz. R. Ovanisyan’ın şahsında politik muhalefet modeli, toplumu daha geniş bir gerilime götürebilir. Bunun nedeni, bu politikacının konumunun demokrasiye aykırı olmasında değil, Ermenilerin politik düşünüşünün demokratik kıstaslara uymamasındadır. “barevolyusiya” ya da “tabandan devrim” bu bakımdan, Ermenistan’ın politik ortamında havaya sıkılan birer boş mermi olabilir. Bazı koşullar altında ise, ülkede politik baskılar ve terörü arttırır. Her iki durumda da bölgenin bütünü için risklerin artma olasılığını göz ardı etmek zordur.
ՔՐԻՍՏՈՍ ՅԱՐԵԱՒ Ի ՄԵՌԵԼՈՑ / ՕՐՀՆԵԱԼ Է ՅԱՐՈՒԹԻՒՆՆ ՔՐԻՍՏՈՍԻ
Christ is risen from the dead! ! Blessed is the resurrection
of Christ!
Happy Easter
Happy Easter
Joyeuses Paques
Frohe Ostern
Schöni Oschtere
Buona Pasqua
Христос воскресе - воистину воскресе
Χριστός ἀνέστη - Ἀληθῶς ἀνέστη
Kristo leviĝis! Vere Li leviĝis! (Esperanto)
Cumhurbaşkanı Gül'den Paskalya mesajı

''Hristiyan vatandaşlarımızın ve tüm Hristiyan aleminin
Paskalya Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bayramlar, bizleri ayrılmaz
şekilde bir arada tutan ortak değerlerimizin en halisane şekilde idrak edildiği
müstesna günlerdir. Anadolu'da tarih boyunca kader birliği yapmış olan üç
semavi dinin mensupları, bayramlarını daima saygı, sevgi ve kardeşlik hisleri
içinde ortak bir coşkuyla kutlamışlardır. Hristiyan vatandaşlarımızın en önemli
dini bayramlarından olan Paskalya heyecanını tüm kalbimle paylaşıyorum.
Paylaşım, dayanışma ve sebat gibi seçkin manevi değerleri günümüze taşıyan Paskalya
ruhunun, halkımızı birbirine bağlayan kardeşlik hislerini daha da
pekiştireceğine inanıyorum.
And God has both raised up the Lord, and will also raise up us by his own power. (1 Cor 6:14)
We convey our blessings to you and your family on the
Feast of the Glorious Resurrection of Our Lord Jesus Christ. May our risen Lord
inspire you with hope, guide you, and strengthen you throughout the coming
year. Krisdos haryav ee merelotz! Orhnyal eh harootiunun Krisdosee! Christ is
risen from the dead! Blessed is the resurrection of Christ! With prayers,
Archbishop Khajag Barsamian Primate
Ermeni udi sanatçı Bostancı kesin dönüş yapıyor
Amerika’ya yerleşen Ermeni asıllı udi sanatçı Yervant
Bostancı, 21 yıl aradan sonra Diyarbakır’a dönme kararı aldı. ABD'de
Ermenice'nin yanı sıra Türkçe, Kürtçe şarkılar seslendirdiği için Ermeni
Diasporasının tepkilerine neden olan Bostancı (55), dönüşüne Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in
çağrılarının etkili olduğunu belirterek, "Çağrılara kulak verip uyan ilk
Ermeni olacağım. Haziran ayında canım ülkeme ve doğup büyüdügüm Diyarbakır'ıma
kesin dönüş yapacağım" dedi.(Udi Yervant'a hoş geldin diyoruz. Ancak disporayı suçlama gereği duymasına da anlam veremedik. HYETERT)
Hem 'gavur' hem 'güzel' İzmir!

Ayşe Hür
Yaklaşık 10 yıldır İzmir ile AKP arasında gerilimli bir
ilişki var. İzmir laiklik, Kürt meselesi, Ermeni meselesi gibi konularda,
çoğunlukla ‘muhafazakâr’, zaman zaman ‘ırkçı’ tepkilerin merkezi haline
gelirken, iktidar da, İzmir’i her açıdan zapturapt altına almak için kolları
sıvamış görünüyor. Son olarak Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Ölmez, din
görevlilerinin katıldığı bir toplantıda “İzmir’in farklı bir dindarlığı var. Bu
dindarlığın irfan geleneğine ihtiyacı var” dedi ve Diyanet’in ‘İzmir’in maneviyat
eksikliğini giderme konusunda geciktiğini’ ekleyerek AKP’nin toplum
mühendisliği işinde Kemalistleri aratmayacağını gösterdi. Bence her iki tarafın
da İzmir’i İzmir yapan tarihsel, kültürel, siyasal değerler üzerine tekrar
tekrar düşünmesi lazım. Bu yüzden bu haftaki yazımı İzmir’e ayırdım.
"Gâvur İzmir" diye Müslümanlar'ın asırlarca fethedemedikleri sahildeki İzmir'e denirdi
14. yüzyılda iki İzmir vardı. Müslümanlar'ın elindekine
"Müslüman İzmir", Hıristiyanlar'ın elindekine "Kâfir İzmir"
denirdi. "Gâvur İzmir" lafı kullanılır ama nereden geldiği bilinmez.
Bu sözün kökenini de birçok şeyde olduğu gibi tarihte buluruz... İzmir'deki iki
kalenin "Kâfir İzmir" ve "Müslüman İzmir" gibi isimlerle
anılmasının farklı örneğine Samsun'da da rastlanılır. Samsun'un Müslümanlar'ın
elinde bulunan kısmına "Müslüman Samsun", Hıristiyanlar'ın elinde
bulunan kaleye de "Kâfir Samsun" denilmişti.





























