Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Okul Sütü - Akıl Küpü Projesi’
kapsamında 7.2 milyon öğrenciye süt dağıttı. Ancak süt dağıtılan okullar
arasında azınlık okulları yoktu. Projenin özel okulları kapsamadığı, azınlık
okulların da özel okul kapsamında olduğu için süt dağıtılmadığı ortaya çıktı.
Ancak Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in emriyle azınlık okullarına da gelecek
haftadan itibaren süt dağıtılacak. 3 bin 300 öğrencinin okuduğu 44 azınlık
okulunun olduğu İstanbul’da, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız şöyle
konuştu: “Proje kapsamında özel okullar yok. Azınlık okulları da özel okul
statüsünde olduğu için listede yer almadılar. Ancak Bakan Ömer Dinçer’in
talimatıyla azınlık okullarına da süt dağıtılacak. Haftaya İstanbul’da valilik
onayıyla sütleri dağıtmaya başlayacağız.”
Fransa, Yunanistan, Ermenistan ve Sırbistan yarın sandığa gidiyor
Seçimler öncesinde Nicolas Sarkozy'nin, François Hollande
ile arasındaki farkı az da olsa kapattığını ortaya koydu… Geçici hükümetin
ortağı PASOK ve ND'nin 6 Mayıs'ta yapılacak seçimlerde hezimete uğrayacağını
gösterirken, Yeni Demokrasi Partisi'nin (ND) başta geldiği bir koalisyon
hükümetinin çıkması bekleniyor… Seçimlerde ilk iki sırayı, Cumhurbaşkanı Serj
Sarkisyan'ın başkanı olduğu Cumhuriyetçi Parti ile Gagik Tsarukyan'ın lideri
olduğu Müreffeh Ermenistan Partisi'nin alacağı tahmin ediliyor.
Emniyet Teşkilatı Ermenistan’daki seçmen sayısını açıkladı
Ermenistan Emniyet Teşkilatı 6 Mayıs parlamento seçimlerinde
oy kullanacak nihai seçmen sayısını açıkladı. Seçmen rejistrosunda kayıtlı
toplam seçmen sayısı: 2.484.003
Veli Küçük Ermeni mi?
Taraf'ın bavulcusu haber elemanı Mehmet Baransu ile Deniz
Kuvvetleri'nden atılarak gazetecilik kariyerini başlatan bavul taşıyıcısı
Tuncay Opçin "PİRUS- Devşirme Orduların Son Savaşı" adıyla bir kitap
yazdı. Kitap, kaynaksız, delilsiz bir dizi senaryoyla dolu. Bu haliyle cemaat
senaryolarını aratmıyor. Kitaptan birkaç alıntı yapalım: İzmir Bucalı Çevik
Bir, gerçekten de Selanik kökenliydi ve köken itibarıyla Sabetaycıydı."
(syf:254)"28 Şubat'la birlikte başlayan dönemin en önemli isimlerinden ve
ideologlarından İlhan Selçuk'un annesi Ermeni'ydi.(syf:254)."Doğu Perinçek
ise Erzincan'ın Apçağa köyündendi. Köyde bir zamanlar Ermeni Perinçoğulları
yaşıyordu." (syf:254)"Yalçın Küçük ise hem İbrani kökenliydi hem de
dedesi vatana ihanetten yargılanmış, tescilli bir Fransız işbirlikçisiydi. Aynı
zamanda Yaşar Büyükanıt'la da akrabaydı." (syf:254)"Levent Göktaş ise
baba tarafından Ermeni, anne tarafından Rum'du. (syf:254)"Veli Küçük de
iddialara göre Ermeni kökenliydi. Türk ordusunda Ermenice konuşabilen birkaç
subaydan biriydi.
Sosyalistlere göre Türkiye’nin Yapısı
Murat BELGE/Taraf
Gazetesi
12 Eylül hiç olmasa, o zamanın sayısı elliye varan –belki
de geçen– grupları o zamanki ideolojilerini acaba ne yaparlardı? Örneğin Maocu
denen grupları düşünüyorum. Çin Komünist Partisi haldır haldır kapitalizm
kurmaya başladığında, burada Halkın her nesiyse osu ne derdi?... Sovyet
sosyalizmini benimsemiş olanlardan söz etmiştim. Onlar bugün ne anlatıyor
olurdu? Tabii birçoğu “ulusalcı” olarak durumu kurtardı –bütün bu gruplardan. “Faşizan milliyetçilik, eski sosyalistin
bakım evidir” diye bir vecize yaratabiliriz.“Komprador kapitalizmi”ne de
değindim. Türkiye’nin yapısı, Türkiye sosyalizminin elinde, bir muamma haline
geldi. MDD hareketi bu “bağımlı ve feodal” masalı üzerinde direttikçe, TİP de
Türkiye’yi “demokratik devrimi”ni tamamlamış bir burjuva cumhuriyeti gibi
görerek, öbür uca gitti…Bir de “oligarşi” diyenler vardı. Oligarşi daha çok
Latin Amerika’yı tanımlamak için kullanılan bir terimdir; şu rastlantıya bakın
ki Türkiye’nin oligarşik bir yapısı olduğunu söyleyenlerin aklındaki mücadele
yöntemi de Latin Amerika’nın gerilla hareketlerinden esinlenmişti… “Deve”-“Kuşu”
gibi bir ülke. Ne ararsan var.
Ermenistan yarın sandığa gidiyor
Ermenistan yarın parlamento seçimlerine gidiyor.Parlamento seçimlerine sekiz siyasi parti ve bir siyasi
blok katılıyor. Seçimlerde ilk iki sırayı, Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın
başkanı olduğu Cumhuriyetçi Parti ile Gagik Tsarukyan'ın lideri olduğu Müreffeh
Ermenistan Partisi'nin alacağı tahmin ediliyor.Son kamuoyu yoklamalarına göre, parlamentoda altı siyasi
partinin temsil edilmesi bekleniyor.
Aliyev için BM önünde gerginlik
BM Genel Merkezinin önündeki Ralph Bunche Parkında
toplanan Ermeni protestocular, Azerbaycan, Türkiye ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı
Aliyev aleyhine slogan attı. Daha önceden Ermeni grupların protesto gösterisi
yapacağını öğrenen Türk ve Azeri dernekleri temsilcileri ve üyeleri de Dag
Hammarskjold Parkında toplanıp oradan Ralp Bunche Parkına doğru yürüyüp, parkın
tam karşı kaldırımında kendi protestolarını yaptı.
PKK bir Ermeni Terör Hareketidir
Mehmet Şevket Eygi
İki kimlikliler, iki dinliler, ikilikler Türkiye'nin
büyük problemlerindendir.İki kimlikliler, iki dinliler, ikilikler Türkiye'nin
büyük problemlerindendir. Ülkemizde bir buçuk milyon Kripto Yahudi, yine bir
buçuk milyon Kripto Ermeni bulunduğu iddia ediliyor. Bunların ne kadarı
erimiştir, ne kadarı gizli kimliklerine sımsıkı bağlıdır, bilinmiyor.PKK dıştan
bir Kürt hareketi gibi görünüyor ama içten bir Ermeni hareketi olduğu iddiaları
var. Bu iddialara kulak tıkamak, bunları göz ardı etmek doğru mudur? (İnsaf da
dini yarısı derler Sayın Eygi. 20-25 milyonluk bir halkı yok sayıp PKK’yı
Ermenilere mal etmek insafla bağdaşır mı? HYETERT).
Ermeni dostu ABD’liler Köşk’te
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD’li senatörler Carl Levin
ve Jack Reed’i Çankaya’da kabul etti… Muhalefet
partilerine mensup milletvekilleri, Gül’e bu kabulden dolayı büyük tepki
gösterdi. CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, ziyaretin, AKP’nin yürüttüğü Türk
dış politikasında hiçbir onurun kalmadığının deklaresi olduğunu belirtti.
Galust Sahakyan (Türk gazetecilere): Ermenistan siyasal gündeminde iki önemli mesele var
Ermenistan Cumhuriyetçi Parti Meclisi Grubu bşk. Galust Sahakyan 4 Mayıs’ta
bir grup Türk gazeteciyi kabul etti. Ermenistan Cumhuriyetçi Parti Meclisi Grubu bşk. Galust Sahakyan 4 Mayıs’ta
bir grup Türk gazeteciyi kabul etti… Sahakyan’a göre ekonominin gelişimi,
halkın esenliğinin esasta bundan kaynaklanmasından ülke için hayati bir öneme sahip. Ancak
Ermenistan’ın daha az önemli olmayan iki sorunu daha olduğunu -belirten
Sahakyan-, bu dünya ve ilk elde Türkiye’nin kendisi tarafından gerçekleştirilen
Ermeni Soykırımının tanınması ve kınanması; diğeri Dağlık Karabağ’ın
bağımsızlığının uluslararası tanınması.
Fetihten sonra İstanbul'daki kiliseler
Semavi Eyice
Fethi takip eden yıllarda İstanbul bir Türk şehri olarak
imar ve iskân edilirken, kilise ve manastırlardan hangi esaslar dahilinde
istifade olunmuştu? … Genel kanaatin aksine, fetihten hemen sonra çoğu
kilisenin İslam ibadetine tahsis olunmadığı anlaşılıyor. Öteden beri şehrin en
büyük kilisesi cami haline getirilirdi. Bu gelenek, fethedilen Hıristiyan
şehirlerinin hemen çoğunda şaşmaz bir prensip olarak tatbik olunmuştur… Öte
yandan Fatih devrinde birçok manastır ve kilise, camiye çevrilmeyip Rumların
elinde bırakılmıştır (Lips, Pammakaristos, Peribleptos, Petra, Moukhliotissa,
Khora…).
«Avrupa-Ermenistan» Konseyi: Seçimler öncesinde Avrupa, Ermenistan’ın yanında
«Avrupa-Ermenistan» Konseyi, 6 Mayıs’ta Ermenistan’da gerçekleştirilecek parlamento seçimleri vesilesiyle bir bildiri yayımladı, bildiride İyi organize edilmiş özgür ve adil mahiyetli seçimler tüm ülkeyi pekiştireceği belirtilmekte... Bildiride Ermenistan’ın AB’yle Ortaklık Anlaşması müzakerelerinin çok hızlı ilerlediği, Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Bölgesi müzakerelerinin başlamış olduğu, Vize Kolaylığı Rejimi müzakerelerinde hazırlık aşamasında olduğu da vurgulanmakta.
GETRONAGAN DERNEĞİNDE TİYATRO...
8 ve 15 Mayıs tarihlerinde saat 21:00, Marcel Mithois ve Muriel Resnik’in yazdığı, Sosi
Cindoyan’ın sahneye uyarladığı, “Haftada Bir Gün” isimli tiyatro oyunu
Harbiye’de Getronagan Derneği’nde izlenebilir.
Konferans:Türkiyeli Ermenilerin Sosyal zeminde konumu
5 Mayıs 2012 Cumartesi, Prof.Dr.Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi, Konferans Salonu, Saat. 11.30-16.30
Zarakolu’na Uluslararası Yayımlama Özgürlüğü Ödülü
Ermenistan’a para cezası, Azerbaycan’a boykot çağrısı
Uğur Ergan
AVRUPA Yayın Birliği (EBU), Azerbaycan’ın başkenti
Bakü’de yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması’nı boykot ederek katılmaktan
vazgeçen Ermenistan’a ağır para cezası vermeyi kararlaştırdı… EBU’nun bu
kararına rağmen, Azerbaycan’daki insan hakları ihlalleri nedeniyle Bakü’deki
yarışmanın boykot edilmesi yönünde yapılan çağrıya Almanya da katıldı.
Almanya’nın Bakü Büyükelçisi Herbert Quelle, İlham Aliyev yönetimini açık bir
dille eleştirerek, Ukrayna ve Beyaz Rusya yönetimleriyle eşdeğer tuttu.
Konferans 1915-2015

Ohannes Conkar
Paris, Surp Haç Tıbrevank Derneği'nin düzenlemiş olduğu. Arménie-Turquie 1915-2015 : La Société et la Diaspora Arménienne devant la question da la Reconnaissance du Génocide. [Ermenistan-Türkiye 1915-2015: Soykırım sorununu da tanınması için Şirket ve Ermeni diasporası.] diye çevirebildiğim konferansa, Ara Sarafian, Historien, Président de I'institut Komitas à Londres, [Tarihçi, Londra'da Enstitüsü Komitas Başkanı] Ayşe Günaysu, gazeteci, yazar, aktivist, sanatçı ve İstanbul'da İnsan Hakları Derneği Üyesi konuşmacı olarak katıldılar.
Hakikatin karşısındaki duruş
Etyen Mahçupyan
Ahmet Turan Alkan 25 Nisan'da köşesinde 'Ahlak
zehirlenmesi' başlıklı bir makale kaleme aldı… Ahmet Turan Alkan bizlere, yani
sadece Müslümanlara veya Türklere ve Kürtlere değil, Ermenilere de bir şeyler
söylüyor. Meselenin bir hesaplama tekniğini ima etmediğini, bir insanlık durumu
ile karşı karşıya olduğumuzu ve namuslu davranmanın bizi daha 'insan'
yapacağını hissediyoruz. Bu tutumun, örneğin özür dilenmesinden çok daha derin,
anlamlı ve kıymetli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta özür ötekinden dileniyor ve bunun
gerçek anlamda vicdani bir muhakemenin sonucu olduğunun bir garantisi yok...
Oysa hakikatin karşısında nasıl durduğumuz sorusu, bizi kendimizle baş başa
bırakıyor ve bunu 'biz' olarak, kendini gizlemeden yaşamanın ahlakî
üstünlüğünün ruh sağlığımızı geri getireceğini idrak ediyoruz...
Paylaşılamayan Sarı Gelin türküsünü Azeri ve Ermeni sanatçılar birlikte söyledi
ABD'nin Teksas
eyaletindeki "Anadolu Mozaiği" konseri farklı etnik kökenlerden
sanatçıları bir araya getirdi. Türk, Azeri, Ermeni; Amerikan, Arap, İranlı;
Makedon, Hind, Tacik müzisyenler, Bereket Topluluğu'nda buluştu. Teksas
Üniversitesi (UT) bünyesindeki Müzik Topluluğu "Bereket" ve Raindrop
Türkevi Vakfı'nın oluşturduğu Turkuaz Korosu Türk insanı için tanıdık sazlar
çaldı ve Anadolu'dan esintiler taşıyan türküler seslendirdi.
Ermenistan ilk kez «Eurovision Genç Müzisyenler Yarışması»na katılacak
Ermenistan 5 Mayıs’ta Viyana’da gerçekleştirilecek «Eurovision
Genç Müzisyenler Yarışması-2012» Yarı-finaline katılacak. Yarışmada
Ermenistan’ı, adaylığı Kültür Bakanlığı
tarafından önerilen kanun sanatçısı 15 yaşındaki Narek Kazazyan temsil edecek.
'Ermeniler'in elinde soykırıma dair belge yok
Sakarya Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma
Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi, Ermenilerin ellerinde Türklerin
Ermenilere soykırım uyguladığına dair belge olmadığı için konuyu mahkeme yerine
parlamentolarda çözmeye çalıştığını söyledi.
Vakıflar Meclisinden cemaat vakfına tazminat
Vakıflar Meclisi, Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi ve
Mektebi Vakfı'na tazminat ödenmesini kararlaştırdı… Cemaat vakıflarının
mülkiyet sorununu çözmeye yönelik söz konusu yasal düzenlemede, ''cemaat
vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edildiği
veya bağışlandığı halde mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Vakıflar Genel
Müdürlüğü adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına
kayıtlı olanların Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen rayiç değerinin,
Hazine veya Genel Müdürlük tarafından ödeneceği'' hükme bağlanmıştı… Vakfın,
Tuzla'daki yetimhane binasıyla ilgili iade talebinin, yasadaki esaslara
uymadığı gerekçesiyle reddedildiğini dile getiren Ertem, vakfın hukuki yollara
başvurması gerektiğini söyledi.
Sarkozy'den Ermenilere bir mektup daha
Pazar günü Fransa cumhurbaşkanlığına veda edeceğine kesin
gözü ile bakılan Nicolas Sarkozy, Ermeni dernekleri koordinasyon kuruluna bir
mektup daha gönderdi.Ermeni toplumunun bir "soykırımına" uğradığını
ve adaletin mutlaka yerine getirilmesi gerektiğini yazan Sarkozy, tekrar
cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda yeni bir "Ermeni soykırımı inkarına ceza
yasasının" Haziran ayı içinde ulusal meclise sunulacağını tekrar etti.
Dimitri'yi de fişlemişler
Melik Duvaklı
Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Karayani'ye 28
Şubat'ta eşi gençlere Kur'an öğrettiği için 'irticacı' damgası vurulmuş… Karayani
'irticacı' diye fişlenen gayrimüslim vatandaşlardan biri. Odasına baskın yapan
10 görevli, “Yahu ben Hıristiyan’ım” diyen Karayani'nin önüne Müslüman eşinin,
gençlere Kur'an dersi verirken çekilen fotoğraflarını koymuş!...
1.Uluslararası Türk-Ermeni İlişkileri Ve Büyük Güçler Sempozyumu
Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü ve Türk -Ermeni
İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından organize edilen “Uluslararası
Türk-Ermeni İlişkileri ve Büyük Güçler Sempozyumu başladı… 4 Mayıs’a kadar
devam edecek sempozyumda yerli yabancı 81 bir bilim adamı konuyla ilgili
bildiriler sunacak.
Ermenistan'a 'Eurovision' cezası
Bu yıl Bakü'de yapılacak Eurovisio Şarkı Yarışmasına
katılmayacağını resmen duyuran Erivan, yayıncı kuruluş EBU tarafından
cezalandırıldı. Konuyla ilgili İTAR-TASS haber ajansında yayınlanan habere
göre, EBU Ermenistan'a katılım ücreti ve ceza olarak da katılım ücretinin
yarısı kadar para ödemesine karar verdi. Ermenistan'ın bu cezayı ödememesi
halinde gelecek yıl yapılacak şarkı yarışmasına da katılamayacağı ifade
ediliyor.
Ermeni meselesiyle ilgili 200 bine yakın belge hizmete sunuldu
Başbakanlık Devlet
Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Uğur Ünal, Ermeni meselesiyle ilgili 200 bine
yakın belgenin tasnif edilerek dünya araştırmacılarının hizmetine sunulduğunu
söyledi. (Genel Kurmay Arşivleri hala kapalı. HYETERT)
Kemal Çiçek Hakkında Suç Duyurusunda Bulunuyoruz
25 Nisan 2012 Çarşamba günü CNN Türk'te "Tarafsız
Bölge" programında Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası Başkanı Kemal Çiçek SUÇ
İŞLEMİŞTİR. Ermeni toplumunun eğitimden sorumlu yöneticisi ve sözcüsü Garo
Paylan’ı TEHDİT ETMİŞTİR. 3 Mayıs 2012 Perşembe, Saat 13.30 Çağlayan Adliyesi B Kapısı.
İHD İstanbul Şubesi
Şişli’den Haberler
Şişli Spor Kulübünün 65. Yıl kutlama çalışmaları devam
ediyor. Şişli Spor Kulübü yönetim kurulu ve 65. Yıl Tertip heyeti yaptığı
toplantılarla 12 Mayıs da Kumkapı Kazaz Artin Amira salonunda yapılacak olan
65. yıl yemeğinin başarılı olması için tüm detaylarla ilgili yoğun bir çalışma
yürütüyor.Bunun yanında 20 Mayıs Pazar günü saat 12:00-17:00 arasında Kalfayan
yatakhane bahçesinde Bahar Şenliği
düzenlenecek.
Soykırımın iki kaynağı
Ali Topuz /alitopuz@gmail.com"
Soykırımın bir kaynağı, darbeci, ulus devletçi Batı
rüyasındaki akılsa, bir kaynağı da toplumu millet-i hakime esasıyla yönetmeye
ayarlanmış, devleti kutsal sayan gayri Müslimlere "tolerans" gösterse
bile hak vermekten kaçınan kadim Osmanlı yönetsel aklıdır.
Ermeni meselesinde şifalı el
Etyen Mahçupyan
Bu yıl bazı Ermeni vatandaşlar 24 Nisan münasebetiyle bir
gazete ilanı verdiler. İlan ödül almış bir tasarımı kullanmaktaydı: Bıçak yarası
taşıyan kırmızı bir nar... Orijinalinde "bazı yaralar asla iyileşmez"
yazmaktaydı, ama en azından Türkiyeli Ermenilerin derdi ebediyete uzanan bir
mağduriyetin altını çizmek değildi. O nedenle farklı bir cümle kullanıldı:
"Bazı yaralar zamanla iyileşmez." Diğer bir deyişle çözüm meseleyi
zamana bırakıp unutmaktan değil, konuşmaktan, farkındalıktan, yüzleşmekten
geçiyordu.
Türkiye'nin resmi 'Ermeni' tezi yok!
Almanya'nın Köln kentinde bulunan Diyanet İşleri Türk
İslam Birliği (DİTİB) genel merkezinde konferans veren Prof. Dr. Kemal Çiçek,
Ermenilerin sözde soykırım tezlerini ortaya koyduğu belge ve fotoğraflarla
çürüttü. “Ermeni sorununun Uluslararası boyutu ve tehcir meselesi” konulu
konferansta konuşan Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal
Çiçek, sözde Ermeni soykırım iddialarına karşı Türkiye'nin resmi bir tezi
olmadığını belirterek, “Sadece bu sözde soykırımı reddetmek bizim resmi tezimiz.
4 Mayıs Dersim Soykırımı İçin Bir Mumda Sen Yak!
Zeynep Tozduman / zeynoege@mynet.com
İttihat- terakkinin imha ve inkâr politikalarının mirasını devr alarak, 1920’ de kurulan genç Türkiye cumhuriyeti, savaş ve etnik temizlik sonrası, kılıçları Dersim Kızılbaşları için çoktan bilemeye başlamıştır. 1920 öncesi Bölgede Ermeni-Kürt-Kızılbaş yakınlaşmasını tehlikeli bulan Jön Türk’ler Osmanlı oyunları ile Kürt aşiretlerini ve Dedeleri yanına çekmeyi başarınca sıra cumhuriyeti kurmaya gelmiştir.
'Pasaport' bu hafta Ermenistan'da
24 Nisan’ı başkent Erivan’dan izleyen Mete Çubukçu
uzmanlarla Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin vardığı son noktayı geleceğini
konuşuyor. Ermeni soykırımı iddialarının 100.yılı yaklaşırken Ermenistan nasıl
bir hazırlık içinde? Türkiye ve Ermenistan arasında yürütülen protokollerin
geleceği var mı? Dağlık Karabağ konusunda Ermenistan’ın tavrı ne? Taraflar
arasında durma noktasına gelen normalleşme sürecinde kilit madde Karabağ mı?
Türkiye Ermenistan sınırını açarsa Ermeni ekonomisi bu durumdan nasıl
etkilenir? İki ülke arasındaki ilişkilerde dış etkenlerin rolü ne?
Ermenistan’da yaklaşan seçimler öncesi Türkiye ile olan ilişkiler ne kadar
gündeme getiriliyor?
EU Human Rights Policy Report Promises More Protection for Minorities
The European Parliament adopted a report on human rights
in the world, paying close attention to EU action for the human rights of
minorities. The report also comments on a range of new measures, including the
creation of an EU Special Representative on Human Rights, calls for a
consistent implementation of the European human rights policy and demands that
the EU introduce detailed human rights benchmarks for future cooperation on all
policy areas.
Ortak acılar ve zehirli dil
Sedat Laçiner
Cumhurbaşkanı Gül, yol boyunca ‘ortak acılar’ konusuna
yeniden değindi ve asıl sorunun ‘dili değiştirmek’ olduğunu söyledi. “Kimin
haklı, kimin haksız olduğu elbette önemli ama, bundan daha önemlisi karşılıklı
olarak kullandığımız dili değiştirmek ve birbirimizi anlamaya çalışmaktır”
dedi. Gerçekten de eğer bu meselelere bir çözüm bulacaksak bunu karşılıklı
hakaretlerle, aşağılamalarla, bağırış çağırışla yapamayacağımız kesin! Bu
şekilde aslında kendimizi savunmaktan çok karşı tarafın acılarını deşiyor,
yaralarını yeniden kanatıyoruz. Oysa iki tarafın da öncelikle teskin edilmeye,
acılarının anlaşılmasına ihtiyacı var. Türkler sebebi ne olursa olsun, 1 milyondan
fazla Ermeninin bu olaylar sonunda yüzlerce yıldır yaşadıkları vatanlarından
sökülüp atıldıklarını, adeta öksüz kaldıklarını anlamak zorundadır. Aynı
şekilde Ermeniler de tek acı çeken kendileriymiş gibi davranmayı bir yana
bırakıp, Türklerin geçen asrın en büyük acılarını çeken insanları olduğunu
görmelidir.
1 Mayıs İşçi ve Emekçi'nin Bayramı kutlu olsun
Dünya işçi sınıfının, ezilen ve sömürülen halklarının
“Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’’ta alanlardayız. ABD İşçi
Federasyonu 1888'de 8 saatlik işgünü elde edilinceye kadar, her yıl 1 Mayıs'ta
kitle gösterileri düzenleme kararı aldı. Türkiye'de ise 1 Mayıs Kutlamaları,
Amele Bayramı adıyla ilk kez 1921'de kutlandı. 1923 İktisat Kongresi'nde '1
Mayıs Amele Bayramı' adıyla yasalaştı.
Türk solunun İslam’la sorunu
Mustafa AKYOL / mustafaakyol@stargazete.com
Osmanlı’nın çoğulcu yapısının çatırdadığı dönemde dahi,
Ermenileri (ve aslında diğer Türk-olmayan halkları da) koruyan ana faktör,
“İslam” ve “muhafazakarlık” imiş. Ve bu halkların başına gelecek asıl
felaketler, İslam’ı da muhafazakarlığı da kaldırıp atacak olan “seküler
devrimciler”den gelecek imiş... Peki kendilerinin Türkiye’nin entelektüel eliti
(hatta “vicdanı”!) sayan solcular, bu kritik gerçeği anlarlar mı? Bazı İdris
Küçükömer-meşrep istisnalar hariç, pek anlamazlar. Çünkü kendileri de söz
konusu “seküler devrimciler”in bir türevidir. Bu yüzden de, Türkiye tarihine
baktıklarında habire “İslam ve muhafazakarlık sorunu” görür, ama “asıl sorun”u
görmezler… Öyle ki, “asıl sorun”un kendilerine yaptığı zulümleri bile yanlış
adreslere havale ederler. Kemalist rejimin Dersim’e yağdırdığı bombaları
“Sünniler”den, Kemalist darbecilerin yaptığı işkenceleri “sağcılardan”
bilirler, mesela.
Abdülhamit soykırımcı mıydı?
Soykırımın, yani 1915'in suçunu Abdülhamit'e yıktığım öne sürüldü. "Türk solu"ndan biri olarak, "İslam'la sorunum olduğu" da. Bu iddia, sol başta olmak üzere her tür muhalif düşünceyi "ideolojik", kalanları "doğal, teorik" sayan yürürlükteki söylemin bir görünümü.
Türkiye'ye karşı Rus-Acem oyunu
Türkiye bugün, kendisini Anadolu Bozkırı'na hapsetmek
isteyen Rus-Acem İttifakı'yla karşı karşıya."Büyük Oyun", Nahcivan
ile Azerbaycan arasında bir Ermeni bölgesi oluşturmakla başladı. Söz konusu bu
bölge olmasaydı, İstanbul'dan yola çıkan bir otomobil, Nahcivan'dan
Azerbaycan'a geçebilecek, buradan da Hazar üzerinden tüm Türk Dünyasına
ulaşabilecekti.Türkiye ile Türk Dünyası arasına bir ERMENİ DUVARI örülerek bu
hat, kapatıldı. Bu hattın kapatılması, diğer büyük emperyal güçlerin de
menfaatine olsa da, hattın mimarı Tahran ve Moskova'dır. Çünkü, Türkiye ile
Türk Dünyası'nın karasal irtibatı, dünyada en çok İran ve Rusya açısından
yüksek risktir.
Sarkisyan'dan Türkiye'ye ağır ithamlar
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Azati Sarkisyan, seçim
kampanyasında Türkiye kartını oynuyor. Sarkisyan, seçim kampanyasında yaptığı
konuşmada, “Ermeni soykırımı” iddialarına ilişkin, “Adalet ve tazminat
talebimiz devam edecek ve Türkiye’nin küstah ve kibirli politikasını kabul
etmiyoruz” ifadesini kullandı.
Başkan Obama’nın 24 Nisan Mesajı
Ömer Engin Lütem
Obama bu yılki mesajında olayları tamamen, açıkça ve
doğru bir şekilde tanınmasının herkesin yararına olduğunu, geçmiş olaylar
tanınmadan geleceğe doğru ilerlenemeyeceğini belirtmek suretiyle, Türkiye’nin
soykırım iddialarını tanıması gerektiğini imâ etmektedir. Başkan Obama
mesajının sonunda Amerikan Ermenilerine övgüler yağdırarak seçimlerde oylarını
toplamaya çalışmaktadır.Bu haliyle Başkan Obama’nın bu yılki mesajı, geçen
yılardaki mesajları gibi, yumuşak bir üslupla da olsa, esas itibariyle Ermeni
görüşlerini yansıtmaktadır..
Gabriel’in taşı.
Orhan Miroğlu/Taraf Gazetesi
Gabriel bir tarihî kişi, bir eski zaman kahramanı değil. Gabriel ailesinin bir zamanlar yaşadığı köyü görmüş.
“İşte bu gördüğün ev bizim, bu tarlalar, bu üzüm bağları bizim” demişler
Gabriel’e. “Senin ataların ve mensubu olduğun ailen, yersiz-yurtsuz değil. Bu
topraklarda yaşadık biz ve her şeyimiz hâlâ bu topraklarda bulunuyor.” Gabriel,
Süryani ustaların kesip işlediği evin avlusunda, odalarında dolaşıp durmuş ve o
evin avlusunda bulunan küçük bir taş parçasını almış eline, onu saklamış ve
Göteborg’a beraber getirmiş. Kırmızı bir boyayla taşın üstüne köyün adını altına
da kendi adını yazmış. Gabriel’in taşını ben de gördüm, hikâyesini babası Simon
ve annesi Verdê’den dinledim.
Yeni Anayasa ‘misafir’ hakkını da korusun
Bülent Sarıoğlu
ANAYASA Uzlaşma Komisyonu, Ortodoks ve Katolik
kiliselerinin ardından bugün Protestan Hıristiyanların taleplerini alıyor.
Türkiye Protestan Kiliseler Derneği, Meclis’e gönderdiği ön raporda, yeni
Anayasa’nın sadece vatandaşlara değil “Türkiye Cumhuriyeti’nin misafirlerine”
de haklar tanımasını ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “çok dinli” olarak
yeniden yapılanmasını istedi.
Türk Tarih Kurumu'nun görevi 1915 ile dalga geçmek midir?
YETVARTDANZİKYAN - Radikal
Bir etnik grubun yaşadığı topraklardan kazınmasını "E ama başka yerlerde yaşıyorlar" diye meşrulaştıran bir kişinin tam da Ermeni masası şefi olmasını nasıl açıklayalım? Evet Türkiye devletinin bugüne kadarki resmi duruşuyla hayli uyumludur bu kişi. Ancak ben bu soruyu geçmişimizle hesaplaştığı için AKP'den hayli memnun olanlara soruyorum. Bu kişinin konuya böyle bakması acaba AKP'nin de tercihi midir?
Bir etnik grubun yaşadığı topraklardan kazınmasını "E ama başka yerlerde yaşıyorlar" diye meşrulaştıran bir kişinin tam da Ermeni masası şefi olmasını nasıl açıklayalım? Evet Türkiye devletinin bugüne kadarki resmi duruşuyla hayli uyumludur bu kişi. Ancak ben bu soruyu geçmişimizle hesaplaştığı için AKP'den hayli memnun olanlara soruyorum. Bu kişinin konuya böyle bakması acaba AKP'nin de tercihi midir?
Çaktırmadan Erivan'a yol almak
FEHİM TAŞTEKİN - Radikal
Erivan’ın işlek caddeleri Moskovyan ve Teryan’ın buluştuğu kavşakta yolum David Yerevantsi ile kesişti. Fransız vatandaşı Yerevantsi, Elysee Sarayı’ndan madalya almış bir heykeltıraş. 24 Nisan’da açtığı heykelin başında dostlarıyla poz veriyordu. Ermeni matbuatının 500. yılına adanan heykel 1915’te Muş’tan kaçarken en eski Ermeni el yazması Msho Charentir’i (Muş Koleksiyonu) kurtarma adına bebeğini yitiren kızı sembolize ediyor. Bir Türk gazetecinin 1915’in yıldönümünde Erivan’da bulunmasına hayli şaşırdı. “Soykırım hakkında ne düşünüyorsun” diye sordu, “Bu bizim de trajedimiz” dedim. Buna daha da şaşırdı. 1915 olaylarının‘soykırım’ olarak anılması ve tanınması çabaları, çağdaş Ermeni kimliğini oluşturan temel faktör. Erivan’ın omurgasında da bu trajedi var. Kente hakim bir tepenin yamaçlarına inşa edilen ve içinde bir müze barındıran Kaskad’ın merdivenlerinden tırmandığınızda Ermenilerin “Bak” dediği yer, ufuk çizgisindeki Ararat yani Ağrı Dağı’dır. Ararat teması her yerde.
Ermeni meselesini neden konuşamıyoruz
Ahmet Hakan
Ermeni meselesine çalışan tarihçilerimiz, tarihe
gerçeklerin ortaya çıkarılması için değil, ‘Türk tezi’ne dayanak bulmak
amacıyla yaklaşıyorlar. (Bakınız: Türk Tarih Kurumu çalışmaları) · Suçun
bireyselliği unutulup, Ermeni komitacıların gerçekleştirdiği katliamlar ya da
Ermenistan Devleti’nin uygulamaları tüm Ermenilerin sorumluğundaymış gibi
algılanıyor. (Bakınız: Televizyon tartışmasına katılan Ermeni vatandaşımıza
“Peki sen Ermenistan’ın şu uygulaması hakkında ne düşünüyorsun?” diye sorulması.
‘Devletin aldığı karar doğrultusunda gerçekleşen katliam’ ile ‘komitacılık
yaparak gerçekleşen katliam’ arasında bir fark görülmüyor. (Bakınız: “iki taraf
da yaptı” cümlesi)·
Sıcağı Sıcağına…
Nabi Yağcı
1894/96 yıllarındaki Hamidiye Alayları’nın katliamları,
aldığı boyut açısından sanırım bu ‘katliam ve yağma mikrobu’nun bulaştığı ilk
dönemdir. Yaklaşık daha dar bir zaman dilimini kastederek, 1915/16 yıllarında
yaklaşık 17/18 ay süren ‘katliam ve yağma mikrobu’nun sıradan ve sıradan
olmayan insanlarda tekrar ‘nüksetme’sinin ‘toplumsallığı’nın boyutları
ürkütücüdür.” (...)“Bu ‘mikrop’un, yaygınlaşmasını ve meşrulaştırılmasını
sağlayan iki temel araç vardı: Din ve maddi etken. Bana göre, 1915/16 bu iki unsur
ile mümkün olabildi.” (...) “Tehcir döneminde dinî açıdan bakıldığında, yapılan
işin dinî açıdan caiz olduğu, sevap olduğu ve hatta kimi yerlerde beş, kimi
yerlerde yedi ‘gâvur’ öldürmenin cennetin kapısını açacağı şeklinde verilen
fetvalardır. (...) ‘Gâvur öldürmek’, öldürmüş olmak 1915/16’da çok makbul bir
toplumsal faaliyetti… “Bu meşru zemini destekleyen, onun ikiz kardeşi olan
diğer araç ise maddi alandı. Bu maddi unsur, 1915/16’da hem aniden, hem de çok
uzun zamandır beklenen bir ‘köşeyi dönme’ fırsatının çıkmış olmasıdır. Bu maddi
yağmanın büyüklüğü ve yaygınlığı birinci unsur kadar dehşet vericidir.
Ermenistan meselesi (1)
Mıgırdiç Margosyan / mmargosyan@hotmail.com
Kirvem, Geride bıraktığımız bütün bir hafta boyunca
Ermenistan’daydım. Sebebi ziyaretime gelince; bunun nedeni Ermenistan Yazarlar
Birliğinin ve ona maddi bakımdan destek sunan Diaspora Bakanlığının müşterek
organizasyonuyla gerçekleştirilen “kültür” ağırlıklı bir davete icabet etmekti.
Ermeni Meselesini Bir Ermeni'den Dinlediler
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) Levan Panos
Dabağyan, "Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi" konulu bir konferans
verdi. Katılımcılar tarafından dakikalarca ayakta alkışlanan Dabağyan,
konuşmasında Türk vatandaşı olmaktan gurur duyduğunu, vatanını sevdiğini sık
sık vurguladı. "Ben sizden biriyim. Beni bir Ermeni konuşuyor diye
dinlemeyin, karşınızda bir Türk konuşuyor. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım
ve vatanımla gurur duyuyorum." sözleriyle konuşmasına başlayan Levan Panos
Dabağyan, konuşması süresince tarihimizde Ermenilerle ilgili oluşturulan yanlış
önyargıların silinmesi gerektiğini hatırlattı... Ermenilerin Türklere sadık olduğunu ve Türk Milleti olmasaydı Ermenilerin de olmayacağını vurgulayan Dabağyan, "Biz Türk düşmanı değiliz, bizim duygularımız sizinle bütündür, bize sahip çıkın." dedi. ( ! HYETERT)
Rezalet Karikatür Renklendi
Fransa'nın
Montbeliard kentinde 'France Anatole' ortaokulunda öğrencilere derste verilen
çirkin karikatürün renkli versiyonu internete düştü. Okulda tarih ve coğrafya
dersinde Türkiye'yi soykırımcı olarak tanıtan çirkin karikatür Türkiye ile
Fransa arasında krize yol açtı. Sözde Ermeni soykırım inkar yasası ardından
okulda Türkleri soykırımcı gösteren karikatür krizi yüzünden Türkiye, Fransa'ya
nota vermek zorunda bıraktı.
Times Meydanı'nda Ermeni iddialarına cevap
Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
kökenli Türklerin birleşerek organize ettikleri protesto, New York'un dünyaca
ünlü Times Meydanı'nın köşesindeki 42 sokak ve 7. cadde birleşimindeki bölgede
gerçekleşirken, yaya geçişinin yoğun olduğu noktalarda Amerikalılara, Ermeni
iddialarına karşı cevapların yazılı olduğu broşürler dağıtıldı.
Bağış'tan Beyoğluspor'a ziyaret
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
Beyoğluspor Kulübü'ne ziyarette bulundu. Kulübün Beyoğlu'nda bulunan lokalinde
gerçekleştirilen Lefter Küçükandonyadis'in anılması ve veteran sporculara
plaket verilmesi etkinliğinde, Egemen Bağış'ın yanı sıra Beyoğlu Belediye
Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fener Rum Patriği Bartholomeos ve Yunanistan'ın
İstanbul Başkonsolosu Nikos Matthioudakis de yer aldı.
1915'in Denek Taşında Türk ve Kürt Siyaseti (2. Bölüm)
Hovsep Hayreni / hovhayreni@hotmail.com
Daha önce bir bölümü yayınlanmış olan makalenin bu son bölümünde
ağırlıkla Öcalan ve önderliğindeki Kürt hareketinin bakışı irdeleme konusu
olacak. Ama öncelikle yine 1915-1938 bağıntısı ile Türk siyasetinin açmazlarına
dair değerlendirmeyi tamamlamaya çalışacağım.
28 Şubat sürecinde kapatılan vakıfların malları mahkeme kararıyla iade edilecek
Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, 28 Şubat sürecinde kapatılan vakıfların mallarını iade etmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararını beklediklerini söyledi.
24 Nisan 1915: Ermeni Göçertmesinde Alman Parmağı
Mehmet Bozkurt / SOL Portal
1915’in suçunu dış odaklara yükleyip içerdekileri aklama yoluna gittiğim gibi bir sanıya katılanlar çıkabilir diye başlığı biraz çekinerek yazdım. “İçerdekiler”in günahlarını bilmeyen artık kalmadı. Her 24 Nisan’a doğru gözde sulanmayla başlayıp burun akıntısyla devam eden ve deri kaşıntısıyla doruğa varan “kurdeşen”in nedeni de günahın yüzlerine vurulmasındandır. Ancak günah sadece içerdekilere dair değildir. Kabül edilmelidir ki dış emperyal güçler de işlenen bu büyük suçun ve günahın ortağıdır.
Vicdanlı nesiller yetiştirin
ORHAN KEMAL CENGİZ
Ben bu ülkenin en büyük sorununun empati eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bir dakika olsun kendimizi acı çeken birinin yerine koyamıyoruz.
Ben bu ülkenin en büyük sorununun empati eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bir dakika olsun kendimizi acı çeken birinin yerine koyamıyoruz.
Prens Adaları fena kaynıyor!
Adalar Belediyesi, çağdaş plaj hizmeti sunmaya çalışıyor. Ancak kıyı işgalcileri 'eski köye yeni âdet gelmesine' kaba kuvvet kullanarak karşı çıkıyor.



.jpg)




