Ahmet Turan Alkan 25 Nisan'da köşesinde 'Ahlak
zehirlenmesi' başlıklı bir makale kaleme aldı… Ahmet Turan Alkan bizlere, yani
sadece Müslümanlara veya Türklere ve Kürtlere değil, Ermenilere de bir şeyler
söylüyor. Meselenin bir hesaplama tekniğini ima etmediğini, bir insanlık durumu
ile karşı karşıya olduğumuzu ve namuslu davranmanın bizi daha 'insan'
yapacağını hissediyoruz. Bu tutumun, örneğin özür dilenmesinden çok daha derin,
anlamlı ve kıymetli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta özür ötekinden dileniyor ve bunun
gerçek anlamda vicdani bir muhakemenin sonucu olduğunun bir garantisi yok...
Oysa hakikatin karşısında nasıl durduğumuz sorusu, bizi kendimizle baş başa
bırakıyor ve bunu 'biz' olarak, kendini gizlemeden yaşamanın ahlakî
üstünlüğünün ruh sağlığımızı geri getireceğini idrak ediyoruz...
*************
Bazı yazılar vardır, görmezden gelinemez ama üzerinde
yüksek sesle de konuşulmaz.
Vicdanların geçmekte olduğu içsel bir kavşağın üzerinde
dururlar. Yeni olanın habercisidirler ama aynı zamanda yeni olanın yaratacağı
tedirginliğe dokunup onu muhatap alırlar. Bu yazılar bazen tarihin kaotik söz
âlemi içinde kaybolup gider, ama zihinlerde kaynağı belirsiz bir iz bırakırlar.
Nitekim o iz zaman içinde belirginleşir, bir yarığa dönüşür ve zihniyet
yenilenmesinin temelini oluşturur. Bazen de birileri bu yazıların eteklerine
tutunurlar, onların kıymetini bilip, hak ettikleri değeri çok daha erkenden
almalarını sağlarlar...
e.mahcupyan@zaman.com.tr
Not: Yasak nedeniyle yazıyı yayımlayamıyoruz. Yazının
devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1032
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.