Markar Esayan / markar.esayan@aksam.com.tr
Dönemin Başbakanı Erdoğan arka arkaya gelen gözaltı
dalgalarını eleştiriyor, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasına
şiddetle karşı çıkıyor, Dink cinayetinde kayırılan resmi görevlileri kapsayacak
şekilde soruşturma açılmasını tavsiye eden BTK raporuna da “olur” imzası atarak
işleme koyuyordu. Geçen gün 15 Temmuz Darbe Komisyonu’na ifade veren Nedim
Şener’in çok önceden ifade ettiği gibi, Dink cinayeti, Erdoğan’ı hedef
almalarındaki en önemli kırılmalardan birisidir. Ama zaten Dink cinayeti
Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında gerekli iklimi yaratmak için kurgulanan
bir dizi kanlı olayın da en önemli halkalarından olmuştu. Dink ve Hıristiyanların öldürülmesi, bu faili meçhulleri
sözde aydınlatmak üzere başlatılacak davalara ABD ve AB desteğini de
sağlayacak, arka planda devlet kurumlarına sızmak üzere yapılacak yargı
zorbalıkları kamufle edilecekti. Nitekim öyle de oldu.
















































