Küçük yaşlarda Ermeni marangozların yanında çalışan
Kayserili ahşap oymacı, 38 yıldır ahşaba patentlerini aldığı tasarımlarını
işliyor - Ahşap oyma ustası Koç: - "Ahşap hiçbir zaman ölmez. İnsanlarımız
ucuz diye plastiği tercih ediyor, halbuki yanılgıya düşüyorlar. Ahşap daha
sağlıklı ve ömürlük. Ağacın bir sıcaklığı var, plastikten sıkılırlar ama
ahşaptan sıkılmazlar"
KAYSERİ (AA) - ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Küçük yaşlarda
İstanbul'daki Ermeni marangozların yanında ahşap oymacılığını öğrenen Kayserili
usta, 38 yıldır gönül verdiği ahşaba patentli tasarımlarını işliyor.
Henüz 11 yaşındayken ahşap oymacılığına başlayan Şükrü
Koç (49), AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilkokul öğretmeninin
"Büyüyünce ne olacaksın" sorusuna o yaşlarda "oymacı"
yanıtını verdiğini dile getirdi.
Ahşaba ilgisinin artarak sürdüğünü ifade eden Koç, kendi
atölyesinde, tomruk halinde gelen ıhlamur, çam, gürgen gibi ağaçları sabırla
oyarak kullanıma sunduğunu kaydetti.
Mesleğe, İstanbul'da Ermeni marangoz ustalarının yanında
başladığını söyleyen Koç, ustalarının iskeletini yaptıkları eserleri oymayı
zamanla öğrendiğini anlattı.
Oymacılığın sabır istediğini belirten Koç,
"Sevmezseniz bu iş yapılmaz. Yıllar oldu ben hala çok seviyorum. Ağaç
tomruk olarak gelir buraya, bölünür, kalıp çıkarılır, kesim kıvamına gelir,
montaj yapılır sonra oymaya girer. Sıkımı yapılır daha da bitmez temizlenir ve
son rötuşların ardından cilalanır. Ancak kıymeti bilinmiyor, insanlar daha
basit eşyalara yöneliyor. Ahşap kalıcı ve ömürlüktür ancak kıymeti
bilinmiyor." diye konuştu.
- 30 yıldır çırak yetişmiyor
Mesleğinin son demlerini yaşamasından ve çırak
yetişmemesinden yakınan Koç, şöyle devam etti:
"Genç nesil ilgi göstermiyor. Daha rahat, daha basit
işler isteniyor. Oymacılığın son temsilcisi birkaç arkadaşımız kaldı. Bir eser
yapıyorsun ama daha güzelini yapmak istiyorsun, bu sanatın sonu yok. 38 yıldır
ahşabın içindeyim hala ahşaba dokunmak istiyorum. Ahşap hiçbir zaman ölmez.
İnsanlarımız ucuz diye plastiği tercih ediyor, halbuki yanılgıya düşüyorlar.
Ahşap daha sağlıklı ve ömürlük. Ağacın bir sıcaklığı var, plastikten sıkılırlar
ama ahşaptan sıkılmazlar. Ağacın damarları var, bazen beklediğin karşılığı
alırsın, bazen alamazsın, işe baştan başlarsın. Bu işe belirli bir süre
biçemezsin. Bir hafta sürer diye düşünürsün daha uzun sürer. Ağaca yaklaşırken
bir çocuğa yaklaşır gibi şefkatle yaklaşmak lazım. Ağacın dokusunu hissetmek,
çalışırken zarar vermemek lazım. Devamlı ağacın suyuna gitmek gerekir."
- Ihlamur ağacından 20 bin liraya Osmanlı Arması
Koç, yaptığı bir ahşap tasarımın taklit edilmesinin
ardından ürünlerinin patentini almaya karar verdiğini belirtti.
Kendisine ait 13 patentli tasarımı olduğunu anlatan Koç,
son olarak ıhlamur ağacından bir Osmanlı arması yaptığını kaydetti.
Eserin yapımının üç ay sürdüğüne söyleyen Koç, Osmanlı
Arması'nın 20 bin liraya alıcı beklediğini sözlerine ekledi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.