New York’ta Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne ilişkin
3 gün sürecek bir konferans gerçekleştirilecek.«Sorumluluk-2015» başlıklı
konferans Taşnaksutyun ABD Doğu Yakası Ermeni Soykırımının 100. Yılı
Etkinlikleri Hazırlık Çalışmaları Komisyonu tarafından düzenlenmekte. Armenian
Weekly’nin verdiği bilgiye göre, konferansa tanınmış tarihçiler, siyaset ve
kültür dünyasından isimler katılacak. 13-15 Mart’ya yapılması öngörülen
konferansın katılımcıları zararın tazmini, Ermeni Soykırımı araştırmaları vb.
konuları mercek altına alacaklar. Konferans çerçevesinde fotoğraf ve sanat
eserleri sergileri de düzenlenecek.
Nalbandian Erdoğan’a Ermeni Soykırımını anma törenlerine katılma davetiyesini iletti
Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandian 28
Ağustos’ta Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep TayipErdoğanın yemin törenine
katıldı. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Basın servisinin
bildirdiğine göre törenden sonra Bakan Nalbandian Erdoğan ile ayak üstü bir
görüşme yaptı. Nalbandian Erdoğan’a, Sarkisyan’ın, Türkiye
Cumhurbaşkanı’nı 24 Nisan 2015’te Yerevan’da yapılacak Ermeni Soykırımını anma
törenlerine katılma davetiyesini iletti.
Akdamar Kilisesi nde Ayin Eylülün İlk Haftasında Olacak
Van Kültür ve Turizm İl Müdürü Muzaffer Aktuğ, Akdamar Adası'ndaki Akdamar Kilisesi’nde eylül ayının ikinci haftasında Ermeniler tarafından gercekleşen dini ayinin bu sene bir hafta erken yapılacağını belirtti .Konuyla alakalı konuşan Van Kültür ve Turizm İl Müdürü Muzaffer Aktuğ, İstanbul Ermeni Patriği tarafından ayinin bu sene bir hafta erken yapılması için bir talepleri olduğunu hatırlattı...2010 yılından beri Akdamar Adası’nda gerçekleşen ayin, genel itibarla protokol icabı eylül ayının ikinci pazarı olarak belirlenmiş, yıllardır eylül ayının ikinci pazarında ayin yapılmaktaydı. Bu sene İstanbul Ermeni Patriği ayinin bir hafta önceye alınması yönünde bir talepleri oldu. (Bir de Ahtamar ya da Ağtamar demeyi öğrensek, kilisenin isminin de Surp Haç Ermeni kilisesi olduğunu hatırlasak. HYETERT)
Kanada Ermenilerinden Türkiye'ye Ilımlı Mesaj
Seyit Aydoğan
Ermeni diasporasının en etkili olduğu ülkelerden Kanada'daki Ermeni toplumunun önde gelenlerinden Raffi Bedrosyan, Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın taziye mesajının çok olumlu olduğunu söyledi... Diaspora Ermenilerinin çoğunun, bu adımı yetersiz gördüğünü anlatan Bedrosyan, şöyle konuştu: "Onlar şu anda ne adım atılırsa atılsın yetersiz görecekler. Çünkü 1915'te takılmış insanlar için acılar geçmiyor. Sayın Ahmet Davutoğlu'nun da bir mesajı var geçmişteki hükümetlerden farklı olarak. 'Ermeni diasporası bizim diasporamızdır' demişti. Bu da geçmiş hükümetlerden çok daha farklı bir tutum. Bu mesajların lafta kalmamasını ve hakikaten diasporanın gerçeklerini anlayıp, iki tarafın da birbirine empatiyle yaklaşabileceğini ümit ediyorum.(Bu taziyenin amaçlarından birinin de diyasporayı bölmek olduğunu düşünüyorum. Başarı da ortada. HYETERT)
Dêr Meryem manastırına sahip çıkın
Abdurrahman Gök
Urartulardan günümüze kadar birçok medeniyete ev
sahipliği yapan Wan’ın neredeyse her karışında 2-3 bin yıllık tarihin izlerini
bulmak mümkün. Bunlardan biri de Şax (Çatak) ve Payizava (Gürpınar) ilçeleri
arasında bulunan Dêr Meryem (Meryem Ana) Manastırı olarak bilinen Hogeacvank
Manastırı. Yöre halkı dışında kimsenin varlığından dahi haberi olmadığı, geçiş
yollarından uzak, dağların arasında adeta gizlenmiş olan manastırın tarihi
hakkında yapılmış herhangi bir araştırma dahi bulunmuyor. Ancak manastırın M.S.
700’lü yıllarda inşa edildiği tahmin ediliyor. (Şimdi fakir fukara Ermeni'ye sahip çıkmayan, İstanbul’da ki vakıf
mallarının onarımı için elini cebine atmayan bütün sosyal ya da sosyal olmayan medya kahramanları
atlar bu soruna. Ve eminiz kurtarırlar manastırı. HYETERT)
Ermeni kilisesi kentsel dönüşüme direniyor
Kilisenin yıkılması gündemde....Muş’un tarihi Kale Mahallesi’nin kentsel dönüşüm alanı
ilanı edilmesiyle birlikte, Ermeni Kilisesi’nin yıkılabileceği gündeme geldi.
Muş Belediyesi, kilisenin bulunduğu arazinin kamulaştırılmasını isterken kilise
arazisinin sahipleri, kamulaştırma kararına karşı dava açtı.
Rojava'yı merak edip PKK'ye katılan Ermeni genç
'Numan Agiri' kod isimli Barış Yıldırım, 2012'de önce
Rojava'ya gidiyor, oradan da PKK'ye katılıyor...Numan Agiri' kod isimli Barış
Yıldırım, bir PKK gerillası. Yıldırım, Ağrılı bir Ermeni; önce Rojava'ya oradan
da PKK'ye katılıyor. Barış Yıldırım'ın ANF'de yer alan öyküsü şöyle: Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 1991 yılında dünyaya gelen
'Numan Agiri' kod isimli Barış Yıldırım, henüz 7-8 yaşındayken Ağrı’dan
ailesiyle göç etmek zorunda bırakıldı. Topraklarından kopan Yıldırım ailesinin
yolculuğu gittikleri İstanbul’da da bitmedi. İki yıl sonra ekonomik nedenlerle
bu kez Adapazarı’nın Sapanca ilçesine göç ettiler.Sapanca’ya yerleşmek, kendilerine bir düzen kurmak
istiyorlardı ki, bu kez ırkçı saldırılarla karşı karşıya kaldılar.
Antep'teki ırkçı linç histerisi protesto edildi
Antep'de Suriyeli mültecilere yönelik son zamanlarda
artan "yabancı düşmanı" saldırılara karşı bugün yüzlerce kişi
sokaklara inerek protesto eyleminde bulundu. Eylemciler, saldırganların
cezalandırılmasını istedi. İHD, EMEP, HDP ve ÖDP'in çağrısıyla yüzlerce kişi
Antep'te ırkçı linç girişimlerini protesto etmek için bir araya geldi.
Diyarbakır’da Holokost, önyargılar ve ayrımcılık hakkında seminer
Sosyal Değişim Derneği, Anne Frank House ve ABD Holocaust
Memorial Museum işbirliği ile 27 ve 28 Eylül 2014 tarihlerinde Diyarbakır
Sümerpark Ortak Yaşam Alanı, Çocuk Destek Merkezi sergi ve eğitim salonunda
gerçekleştirilecek olan bu eğitim seminerleri, Anne Frank’ın insanlığa
bıraktığı mirası kullanarak, toplumda temel insan hakları bilincinin gelişimine
katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Hayalet film THY'yi korkuttu
Türk Hava Yolları, Kosova Prizren’de düzenlenen belgesel
film festivali DokuFest’in sponsorluğundan, festival programında yer aldığını
düşündüğü ‘Ermeni’nin Gözyaşları’ filmini gerekçe göstererek çekildi.
Kosova’nın Prizren kentinde, her yıl yapılan belgesel film festivali DokuFest
24 Ağustos’ta sona erdi. 13. kez düzenlenen ve bir hafta süren festivalin bu
yılki programında Ermeni filmlerine ayrılan ‘Ermenistan Perspektifi’ başlıklı
özel bir bölüm de vardı. ‘İnsan Hakları’ adlı ana yarışma bölümünün, alt kategorisi
olarak karşımıza çıkan, Ermeni bir yönetmenin çektiği veya Ermenistan yapımı
olan sekiz filme ayrılan bu bölümde, Nigol Bezjian’ın ‘Kunduralarımı
İstanbul’da Bıraktım’, Vartan Hovhannisyan’ın ‘Savaş ve Barış içindeki
İnsanların Hikâyesi’ gibi filmleri de gösterildi.
Bir Ermeni olarak…
Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Ermeniler son Osmanlı idiler… Şimdi de ilk Türkiyeliler
olmak durumundalar. Olumsuzluk üzerine oturan her kimlik onu taşıyanı kurutur.
Geçmişin unutulması değil, açık yüreklilikle, ötekinin yüzüne bakarak
anlatılması, konuşulması ve bundan alınan keyfin yerliliğin harcı olduğunun
hissedilmesi zamanı… Şahsen ben şu anki Ermenilikten çok sıkıldım. Anadolu
bütünlüğünün geçmiş ve gelecekte doğal parçası olan, yerliliğin taşıyıcılığını
yüklenen bir Ermeniliği özlüyorum. Herkesin yüzüne bakarken, herkesin de yüzüme
bakmasını, bakabilmesini istiyorum…
Not: Geçen yazımda isim vermemiştim. Genellikle
gerekmiyor… Etrafınıza bakın. Sahnedekiler belli. Onları şişirenler ve
kullananlar da…
Süryaniler'in 86 yıllık okul hasreti sona erdi
Erhan Öztürk
Süryaniler 1928'de okullarının kapatılmasının ardından 86
yıl sonra okul kurma hakkı kazandı. İstanbul Yeşilköy'de kurulan anaokulu,
Süryanice müfredata onay bekliyor. Türkiye genelinde 25 bine yakın nüfusu olan Süryaniler,
1928'de okullarının kapanmasından 86 yıl sonra Ankara 13. İdare Mahkemesi
kararıyla okul kurma hakkını tekrar elde etti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)
Süryanilerin anaokulu açma başvurusu üzerine yeni müfredat hazırlanmasını
istedi. Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Süryani Anabilim
Dalı Öğretim Üyesi Mehmet Sait Toprak, Süryani edebiyatından masallar ve dünya
çocuk edebiyatından eserlerin Süryanice'ye çevrildiği müfredatı hazırladı.
Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı da İstanbul Yeşilköy'de üç katlı bina
kiraladı. 6'sı öğretmen 8 kişilik kadro oluşturuldu. Okulun önümüzdeki hafta
eğitime başlaması için MEB'den onay bekleniyor. (Süryani kardeşlerimizi kutluyor,başarılar diliyoruz. HYETERT)
Geç Dönem Osmanlı Soykırımları: Osmanlı İmparatorluğu’nun Dağılışı ve Jön Türklerin Nüfus ve İmha Politikaları - Giriş
Jürgen Zimmerer, Dominik J. Schaller / Birikim
Yayınları | Aylık Sosyalist Kültür Dergisi
İsviçreli diyakoz Jacob Künzler (1871-1949) 1899’dan
1922’ye kadar Güneydoğu Anadolu’nun kadim kentlerinden Urfa’da bir misyoner
hastanesini yönetti. Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu Vilayetleri’nde geçirdiği
süre içinde, Jön Türklerin büyük ölçekli etnik temizlik ve soykırım projesinin
önemli bir görgü tanığı oldu. Ekim 1915’te, Ermenilerin tehcir emirlerine karşı
yürüttükleri ümitsiz direnişin Osmanlı ordusu tarafından kanla bastırılışı
sırasında, Urfa’daki Ermeni cemaatinin yok edilişine tanık olmak zorunda
kaldı.[1] Künzler bu olaydan önce bile Jön Türklerin imha politikasının gayet
iyi farkındaydı. Urfa bölgeden geçen yolların kesiştiği önemli bir kavşak
noktası olduğundan, Suriye çölüne doğru yol alan pek çok Ermeni tehcir kafilesi
şehirden geçti. Künzler içler acısı haldeki Ermeni sürgünlerin ıstırap ve
sıkıntılarını olabildiğince hafifletmeye çalıştı. Dahası, akıbetlerinin
unutulmamasını sağladı. 1921’de Almanya’da yayımlanan Kan ve Gözyaşları
Ülkesinde (Dünya Savaşı Sırasında Mezopotamya’da Yaşananlar 1914-1918) başlıklı
kitabında, Birinci Dünya Savaşı sırasında Urfa’da yaşadığı korkunç deneyimleri
canlı bir şekilde betimledi.[2]
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları 11-12
"Biz ateşi ısınmak ve ışık saçmak için kullanırdık,
oysa çok fazla yakacak odun vardı, ama onlar bizi ne ısınmak, ne de ışık saçmak
için değil, sırf Müslüman değiliz diye yaktılar. İbrahim'i ateşe attıkları
gibi, üzerimize ateş yağdırdılar. Her yer yanıyordu, ama insanın büyüdüğü ve
her şeyini bıraktığı topraklardan ayrı düşmek gibi hiç bir ateş yakmaz
Ermenileri.
Eski Ermeni Köyünde Herkes Müslüman oldu
Hürriyet gazetesinin 7 Nisan 1964 tarihli haberine göre
`Aslen Ermeni olup Süryani mezhebine bağlı olan köy halkı toptan Müslüman
olmuştur.` Kilisenin camiye çevirildiği köyde erkek çocuklar topluca sünnet
edilecektir.30 haneli olan köyde kilise cami yapılacak ve bütün erkek çocuklar
törenle sünnet edilecektir.
California Senatosu DKC’nin bağımsızlığını tanıdı / BREAKING: Calif. Senate Recognizes Artsakh’s Independence
California Senatosu Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin (DKC)
bağımsızlık ve kader tayini hakkına ilişkin tasarıyı kabul etti. Asbarez’in
verdiği bilgiye göre, Çarşamba günü onaylanan tasarıyla ABD yönetimine Amerikan halkının bağımsız ve tarihi olarak
bu Ermeni ülkesi yurttaşlarının ulusal ve demokratik haklarına destek olduğu
uyarısında bulunarak DKC’nin tanınması
çağrısında bulundu.
AGBU çağrısıyla, Suriye Ermenileri Yardım Fonuna 600.000 Dolar
Ermeni Genel Hayri Birliği (AGBU) çağrısıyla, Suriye
Ermenileri Yardım Fonuna 600.000 Dolar toplandı. Bilgi, bugün 27 Ağustos’ta
Ermenistan Diaspora Bakanlığında Suriye Ermenileri Sorunları
Baknlıklararası Koordinasyon Komisyonu
olağan oturumu esnasında AGBU Ermenistan
Ofisi geçici direktörü Hovik
Ördekyan’dan geldi. Ördekyan, kuruluşun insani Suriye, Lübnan ve
Ermenistan’da insani misyon gerçekleştirdiğini ifade etti. Halep’te 300 ve
Şam’da 500 aileye yardım edildi. AGBU, Kamışlı ve Latakya’da tıbbi yardım, ilaç ve barınak yardımında
bulundu.
Birmanya'nın 'son Ermenileri' / The last Armenians of Myanmar
Andrew Whitehead / BBC Dünya Servisi, Yangon
Birmanya'nın en eski kilisesi ayakta durmakta zorlanıyor.
Ayinlere katılanların sayısı da nadiren çift basamaklı rakamlara ulaşıyor.
Ülkenin dış yatırımlara açılmasıyla turizm için de yeni umutlar doğdu.
Birmanya'nın en büyük kenti Yangon'daki (Rangoon) Ermeni
kilisesinde ne papaz John Felix, ne de kilisenin topluluğu Ermenice biliyor.
Geçtiğimiz Pazar sabahı, kilisenin ayininde ben dâhil toplam sadece 7 kişi
vardı.
Karabağ'dan Ezidilere çağrı
Karabağ Cumhuriyeti, IŞİD'den kaçan Ezidilere kucak
açtığını açıkladı...Ermenistan’la Azerbaycan arasında uzun yıllardır
anlaşmazlık konusu olan Karabağ, bu defa iki ülke arasında yaşanan bir çatışma
haberiyle değil, Ortadoğu’ya uzanan bir yardım eliyle gündemde. Karabağ
Cumhuriyeti, Irak’ta, IŞİD'den kaçan Ezidilere kucak açtığını açıkladı.
Ermenistan, yaklaşık olarak 60 bin Ezidi’ye on yıllardır ev sahipliği yapıyor.
Karabağ’da kaç Ezidi’nin yaşadığına dair kesin bir veriyse bulunmuyor. Karabağ Cumhuriyeti “de facto” Cumhurbaşkanı Bako
Sahakyan adına konuşan sözcü David Babayan, “Ermeni halkı bugün Ezidilere
yapılanlara kayıtsız kalamaz. Ezidiler, Ermenistan’ın parçası olmuş yegane
halktır” diye konuştu.
Antep’te ırkçılığa izin vermeyenler de var
Fatma Keskintimur / İnanç Yıldız Antep
Antep’te son bir ayda mahallelerde, parklarda ‘önüne
gelen Suriyeliyi döven, yaralayan, Suriye plakalı araçları yakıp yıkan bir
kalabalık, ülkenin gündemine damgasını vurdu. Tüm bu ırkçı saldırılara destek
verir nitelikte, yetkililer de sığınmacıları toplamaya ve zorla kamplara
göndermeye başladı. Tüm bu yaşananların ortasında biz de mahalleleri dolaştık. Barış Mahallesi’nde oturan Mehmet Yılmaz, ‘suya zehir
kattı Suriyeliler’ diye yayılan lafları hatırlatarak saldırıları birilerinin
kışkırttığını dile getiriyor. Yılmaz üç yıldır Suriyelilerle birlikte olduğunu
söylüyor ve “Her yardımıma koşarlar. Artık aile gibiyiz” diyor.
Saldırıların
oturduğu mahallede yaşanmadığını dile getiren Yılmaz, “Bu mahallede olmadı ama
olsaydı da ben bunları evime alırdım. Yani müdahale ederdim, zarar getirmezdim
komşularıma” diyor.
Ukrayna Ermenileri Birliğinden Kızıl Haç’a 90 ton yardım
Ukrayna Ermenileri Birliği (UEB) temsilcileri bugün 27
Ağustos’ta Ukrayna Kızıl Haç Teşkilattı çalışanlarına 90 tonu aşkın insani yardım naklettiler. UEB’in
AnalitikaUA.net’e verdiği bilgiye göre; yardımın Donetsk ve Logansk
eyaletlerindeki ihtiyaç sahiplerine tahsisi öngörülmekte. İnsani yardım gıda
ürünleri ve temel ihtiyaç maddeleri vb.’den oluşmakta.
Ahmet Davutoğlu'ndan Yeni Türkiye mesajı
AK Parti'nin tarihi olağanüstü 1. kurultayında
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ardından, Genel Başkanlık ve Başbakanlık
görevini üstlenecek Ahmet Davutoğlu kürsüye çıktı. İşte Davutoğlu'nun tek aday
olarak girdiği kurultay konuşmasından detayları.
ATAA Eski Başkanı Kırlıkovalı: Türkiye’nin Ermenistan’a Yönelik Tavrı, Yeni Dönemde de Değişmeyecek
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) eski Başkanı
Ergün Kırlıkovalı, Türkiye’nin Azerbaycan topraklarındaki işgal sona erene dek
Ermenistan ile sınırları kapalı tutma siyasetinin Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı
olduğu yeni dönemde de değişmeyeceğini söyledi.Today.Az’ın sorularını cevaplayan Kırlıkovalı, Erdoğan’ın
seçim zaferini kutlayan Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın bu hamlesinin ise
diplomatik bir jest olmaktan öteye gidemeyeceğini ifade etti. Sarkisyan’ın bu
jestin Erdoğan üzerinde beynelmilel baskı oluşturabileceğini umut ettiğini
lakin bu tarz ucuz numaraların Türkiye üzerinde etkili olmayacağını söyleyen
Kırlıkovalı, “Daha önce de denediler. Erdoğan’ın ne kadar kararlı olduğu göz
önüne alınırsa bu gibi şeylerden netice devşirmeleri neredeyse imkansız
diyebiliriz” diye konuştu.
Yeni Suriye Hükümeti Çevre bakanı bir Ermeni: Nazira Sarkis
Halep «Gandzasar» haftalık gazetesinin verdiği bilgiye
göre Suriye’de kurulan yeni Hükümet Çevre bakanlığına Ermeni asıllı Nazira
Sarkis atandı.15 yeni bakanın atandığı yeni hükümette 19 önemli bakan
yerlerini korudular.
Erdoğan Resmen 12. Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan mazbatasını Meclis Başkanı Çiçek'ten
alarak yemin etti, resmen 12. Cumhurbaşkanı oldu.
Süryaniler: Dünya çığlıklarımızı duysun
İsveç’in başkenti Stockholm’de Süryanilerin Pazartesi
günü başlattıkları açlık grevcileri içinde yer alan Behtnahrin Kadın Birliği
yöneticilerinden Şumuni Ersen, IŞİD çetelerini vahşetine karşı duyarlılık
çağrısı yaptı. Tarihin tekerleğini geriye döndürmek isteyen bağnaz
çevrelerin kadınların kazanımlarını ve iradelerini yok etmek, kadını
köleleştirmek istediklerini, rehin aldıkları kadınları bir meta gibi
sattıklarını belirten Ersen, dünyaya seslerini ve çığlıklarını duyurmak
amacıyla açlık grevine gittiklerini ifade etti. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin Musul işgal edilir ve
Hıristiyan halklar topraklarından sürülür ve katledilirken hiç bir şey olmamış
gibi davrandıklarını, bölgede yaşayan halklarla dayanışma göstermediklerini
söyleyen Ersen, Ortadoğu’da yaşayan halkların can güvenliklerinin
sağlanabilmesi için IŞİD çetelerinin bölgeden temizlenmeleri gerektiğini dile
getirdi.
A Book That Will Shake The Official Discourse
By Arsen Yarman
Those who defend that Armenians were in betrayal toward
the state during the I. World War, therefore the decision of relocation was a
just application, repeat the “Official Thesis”. However, this point of view was
enfeebled upon the printing of Ayhan Aktar’s book about the memoirs of Sarkis
Torosyan who participated to The Dardanelle War within The Ottoman Army.Some
researchers may argue, that Torosyan’s memoirs do not agree with the reality,
nevertheless, the book made the Armenians and other people belonging to
different belief groups, all wearing The Ottoman Army’s uniform, visible. Arsen
Yarman who sheds light to the history of this land by the books he has written
before and by this one ready for publishing, will seemingly weaken the
discourse of denial. The book includes the biographies of Armenian medecins on
duty during that period as well.
Etyen Mahçupyan'ın 'en hakiki sınavı'nda ne yapmalı?
Dikran M. Zenginkuzucu / dikranmz@gmail.com
Hepimiz için doğru seçim tüm halklarla ve ezilenlerle birlikte demokratik, eşit, emeğe dayalı, her türlü ayrımcılığa karşı, çevreci mücadelenin bir parçası olmaktır. Kendi eşitliğimiz için seçimimiz her türlü ırkçılığa, yabancı düşmanlığına, dinsel hoşgörüsüzlüğe ya da bir kişinin etnik kimliği, uyruğu, engelliliği, yaşı, cinsiyeti, cinsel kimliği ya da cinsel yönelimine karşı her türlü ayrımcılığa karşı durmak olmaktır. Nefret suçunu sadece islamofobiye indirgeyen bir zihniyeti seçmemektir. Sivas’a “hayırlı olsun” dememek, Roboski’nin yanında olmak, Kadıköy - Lice hattında yürümek, 19 Ocak’larda “Katilleri neden koruyorsunuz?” diye sormaktır. Bölgemizdeki gerici, emperyalist saldırılara karşı ezilen, katledilen halklarla birlikte olmaktır. Yeni kamusal alan ancak okullardan, işyerlerinden, sokaklardan, forumlardan çıkabilir. Yalnız Azınlıkların değil tüm toplumun “korktuğunun başına gelmemesi” için “gelecek bu yönü göstermektedir”. (Bir de seçeceğimizin kimler olduğunu, hangi iktidar adayına rey vermemiz gerektiğini söylese sorun kalmayacak. Marjinal partilere oy vermek olsa olsa kendini tatmin olur. HYETERT)
Freedom House: Ya İnterneti Özgür Olacak Ya Hükümet Kontrolüne Girecek
Freedom House'ın Türkiye için hazırladığı internet
raporunda Türkiye'deki internet sansürüne, Türk Telekom'un tekelleşmesiyle
birlikte gelişen altyapı sorununa ve yeni medyanın yükselişine dikkat çekti. Freedom House Türkiye’de internet sansürünü konu alan
“Türkiye’nin İnterneti İçin Mücadele” başlıklı özel raporunu yayımladı.Raporu Freedom House’tan Nate Schenkan, İstanbul Bilgi
Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Aslı Tunç ve eski CHP
Milletvekili Osman Coşkunoğlu’nun hazırladığı raporun önsözünde Schenkan
Türkiye’nin, Rusya ve Çin’in desteklediği ve internetin hükümetlerin denetimine
geçirecek olan Uluslararası Telekomünikasyon Düzenlemesi’ni imzalayan İktisadi
İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı üyesi üç ülkeden biri olduğunu hatırlatıyor.
Uzman: Erdoğan’ın yemin törenine katılım kararı doğru
Türkiye cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın yemin törenine
katılım yönünde Ermenistan yönetiminin kararı doğrudur. Görüş bugün 27
Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında siyaset bilimci Aleksandr
Manasyan’dan geldi. Uzman, şimdi çoklarının, Erdoğan’ın siyasi kariyeri
esnasında birçok kereler Ermeni karşıtı beyanlarda bulunduğunu gerekçe
göstererek, yemin törenine katılım kararını eleştirenlerin çok olduğunu
kaydetti. Ancak Manasyan büyük siyasette benzeri demeçlerin ayrıntı
niteliği taşıdığını kanaatini ifade ederek ″Bu törene Ermenistan’ın katılımı
Türkiye’yle belli ilişkilere destek anlamına gelmekte, bu köprüleri yıkma
politikası perspektifinden çok daha önemli ve çok daha doğrudur″ dedi.
Garzan kıyısında Süryanilerin kiliseleri yerle bir oldu
Arif Arslan’ın yazı dizisi 8
*Mor Gabriel Manastırı kayıtlarına göre Garzan çayı
kıyısında 40 Kilise ve Manastır varmış. Azınlıkların eserlerinin bir bir
kaybolduğu Beşiri ilçesine bağlı eski yerleşim birimlerinin çoğunu defineciler
yerle bir etmiş…
Ezidiler O "Y" Harfi Yüzünden Hep Katliama Uğradı
Nilay Vardar
Türkiye'de yaklaşık 500 kişi kalmış ama yeni göçle
sayıları binleri geçen ve nasıl yazılacağı konusunda bile tartışma yürütülen
Ezidileri ne kadar tanıyoruz? Bilgi Üniversitesi'nden Amed Gökçen anlattı. Ezidiler neden binlerce yıl katliama uğradı, Türkiye'den
neden göçtüler, yüzlerini güneşe neden dönüyorlar, Türkiye'de kalmaları mümkün
mü? Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD-İslam Devleti) Irak'ta
Ezidilerin yoğun olarak yaşadığı Şengal'e saldırısının ardından onbinlerce
Ezidi göç yollarına düştü. Bir bölümü Irak'ın farklı illerine, bir bölümü Rojava'ya
sığınırken binlercesi de Türkiye'ye geldi. Silopi, Midyat, Viranşehir gibi
yerlere dağılan Ezidilerin akıbeti henüz belli değil. Peki Türkiye'de son göçten önce sayıları yaklaşık 500
kişiye düşen ve nasıl yazılacağı konusunda bile tartışma yürütülen Ezidileri ne
kadar tanıyoruz?
'Umarım müdahil olurlar'
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ermenistan'ın
AİHM Büyük Daire'ye yaptığı müdahillik talebini memnuniyetle karşıladı.
Perinçek, "Umarım Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üst kurulu başvurularını
kabul eder" dedi. "Biz o davayı Türkiye olarak kazanacağız"
diyen Perinçek, böylece Ermenistan'ın da mahkûm edilmiş olacağını vurguladı.
Şengal Katliamı ile İlgili Rapor
İşid Terör Örgütü’nün Sincar’a Giriş Süreci. Fiili olarak yirmi günü bulan İŞİD terör örgütünün Êzidi
halkına (Şengal/Sincar bölgesi) saldırı süreci 10.06.2014 tarihinde örgütün
Musul’a girmeleri ile başlamıştır denilebilir. Öyle ki İŞİD Musul’a girdikten
sonra Sincar bölgesine yakın birçok Arap Köyü’nü ele geçirerek Şengal’e bağlı
bulunan ve Suriye Yarubiye sınırına yakın bir mevkide bulunan Sinun Köyü’nün
yakınlarına ulaşmıştı. Sinun’a girmeye çalışan az sayıdaki İŞİD teröristi
burada Peşmerge ve YPG güçleri tarafından püskürtülmüştü. Bu sırada İŞİD
Şengal’e yakın konumda bulunan Arap köylerini (bu köylerin çoğu İŞİD’i
destekleyerek onlara katılmıştır) ele geçirdikçe Sincar gittikçe İŞİD’ in
hâkimiyet kurduğu bölgelerin ortasında kalan bir bölge durumunda kalmıştır.
Dünya basını: IŞİD’e katılmak isteyenler Türkiye’den çok rahat geçiyor
Batılıların IŞİD’e katılmak için Türkiye’ye geldiğini
aktaran gazeteler, Suriye’ye geçişlerin çok rahat olduğunu ifade ediyor.Dünya
basını, Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) katılmak isteyen yabancıların
Suriye’ye Türkiye üzerinden geçtiğine dair haberlere gün geçtikçe daha fazla
ağırlık veriyor. Reuters Haber Ajansı, her yıl binlerce batılının Türkiye
üzerinden geçerek IŞİD’e katıldığını kaydetti.
Türkiyeli yetkililerin Suriye savaşının ilk zamanlarında sığınmacıları
kabul etmek ve ılımlı muhalifleri desteklemek için sınırları açık tuttuğunu
kaydeden ajans, durumun gittikçe Türkiye’nin aleyhine dönmeye başladığını
belirtiyor. New York Times gazetesi de bu konuya baş yazısında değindi.
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
Taner Akçam tanerakcam@gmail.com ,
Ama sonuçta HDP, esas olara kendisini sosyalist olarak
tanımlayan bazı kişi ve çevrelerin BDP’ye eklemlenmesiyle oluştu. Kendilerine
saygısızlık etmek istemem ama, bir siyasi proje olarak sosyalizmin, hele hele
bir de 1970’li yılların fraksiyonlarından arta kalanlarının elleriyle sunuluyor
ise, Batı’daki seçmen kitlesine vaat edebileceği herhangi bir şey yoktur. HDP
eğer Demirtaş’ın aldığı fazla oyları --ki aslında daha sırada bekleyen çok oy
vardır-- kucaklamak istiyorsa, bu iki engel konusuna kafa yormak zorunda. Sorunu
daha genel formüle edeyim; eğer sadece Aytekin Yılmaz’ın İçimizdeki Hapishane kitabındaki
rakamları esas alsanız bile, 1990 sonrasında adı sosyalist olan örgütlerin ve
PKK’nın hapishanelerde infaz ettiği gençlerin sayısı, aynı dönemde devletin
infaz ettiğinden fazladır. Başta adı İnsan Hakları olan örgütler dâhil,
sosyalistler bu infazlar karşısında sus-pus! Demirtaş ise, çoğulculuk,
demokrasi ve yaşam hakkı diyordu! (Bak sen, bizim aslanlar şimdi Taner Akçam’a da
kızacak. HYETERT)
Ermenistan, AİHM Büyük Daire'ye başvurdu
Ermenistan, soykırım yalanı ile ilgili AİHM'deki
İsviçre-Perinçek davasına müdahil olabilmek için, Büyük Daire'ye başvurdu. Ermenistan
Hükümet savcısı Gevorg Kostanyan'ın basın sözcüsü, belgelerin Strasbourg'a
gönderildiğini açıkladı.(Perincek, bizim aslanlar gibi inkar yasasına karşı
çıkmıştı. HYETERT)
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Yahudilere yönelik ırkçı saldırılara “Dur” diyoruz!
Son dönemde Yahudi yurttaşlarımıza yönelik çeşitli
kesimler tarafından sistematik bir şekilde yaygınlaştırılan ırkçı nefret
propagandasını endişeyle izliyoruz. Bu bağlamda İsrail devletinin Gazze’de
gerçekleştirdiği kanlı saldırılar bahane edilerek, Türkiyeli Yahudilere yönelik
artan nefret söylemi ve bu söylemin tetikleyebileceği ırkçı saldırılara dikkat
çekmek istiyoruz. Başta medya olmak üzere, kamu görevlileri ve siyasetçiler bu
konuda büyük sorumluluk taşımaktadır. Bu bakımdan son günlerde iktidar partisi
milletvekilleri de dâhil olmak üzere, siyasetçilerin antisemitizmi besleyen
demeçleri endişe verici boyuta ulaşmıştır.
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 10
"Kelimeler yetmez, kelimeler yetmiyorsa hiç bir
beddua onların ki kadar üzerimize lanet olarak yağmamıştır. Dinleri farklı diye
bedduaları kabul olmaz demeyin, bizim
dualarımız kabul olsaydı, Filistin ve ona benzer yerler halen bu halde olur
muydu? Biz cehaletimizin caniliği ile yok ettik önce bedeni. Hatta öldürmek yetmez
kafalarını kesmek bizim için çok vicdanlı ve dini bir vecibeydi. Şimdi onların
başına getirdiklerimiz bizim başımıza geliyor, bir yandan başımıza poşet, bir
yandan Türkmenlerin kafalarını kesiyorlar. Peki onların bedduaları mı tutuyor,
yoksa bizim dualarımız mı kabul oluyor?"
ASİMDER, Azerbaycan Derneğiyle Ortak Eylem Protokolü İmzaladı
ASİMDER ile Avusturya'nın başkenti Viyana'da faaliyet
gösteren Azerbaycan Kültürü ve İşadamları Derneği aynı zamanda Bizim Sesimiz
Gazetesi, 1915 yılında Ermeni çetelerinin Doğu Anadolu ve Güney Doğuda
yaptıkları katliamlar ve Azerbaycan Dağlık Karabağ meselesinde uluslararası
boyutta ortak eylem kararı alarak Eylemde Güç Birliği Protokolü imzaladı.
(Irkçı ırkçıyı nerde olsa bulur. HYETERT)
Şişli Spor Kulübü Yaz Spor Okulu Kapanışı
2014 Yaz Spor Okulu Kapanışımız 29.08.2014 Cuma günü
Kınalıada Kamp'ında gerçekleşecektir.
Sürprizlerle dolu kapanış törenimizde sizleri de aramızda
görmekten büyük mutluluk duyacağız.
Tarih: 29.08.14
Yer: Kınalıada Kamp
Saat: 20:00-22:00
Ş.S.K. Yönetim Kurulu
St. Peter Armenian Church to Offer Armenian Language Courses
Begins: Tuesday, September 2 at 9:00am
Contact: 818-635-9659
Location: St. Peter Armenian Church
Address: 17231 Sherman Way Van Nuys CA, 91406
Türkiye’de Ermenilere ait kilise sayısı belli oldu
"Vakıflar Genel Müdürlüğü denetiminde 166 cemaat
vakfı var" "74 Rum vakfına ait 115 kilise, 52 Ermeni vakfına ait 56
kilise, 18 Musevi vakfına ait 47 sinagog, 17 diğer cemaat vakfına ait 42 kilise
bulunuyor".
IŞİD gözünü Hristiyan dünyasına dikti
Katolik aleminin ruhani lideri Papa Françesko'nun Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) yeni hedefi olduğu iddia edildi. Roma'da yayınlanan İl Tempo gazetesi İtalyan gizli servisi kaynaklarına dayandırdığı haberinde IŞİD'in Papa'yı “Sahte gerçekleri yaymakla” suçlayarak tehdit ettiğini yazdı. Vatikan üst düzey yerel yönetimiyle ilgili haberleri yayınlamakla ünlü İl Tempo gazetesinin haberinde İtalyan gizli servisinin Vatikan Jandarmasını Papa'ya yönelik bir suikast tehdidine karşı uyardığı bilgisi yer alıyor.
Ermenistan Ezidileri, Irak Ezidilerine yardım götürecek
Ermenistan’da Ezidiler için toplanan meblağları Irak
Ezidilerine nakletmek üzere, bir grup Ezidi 27 Ağustos’ta Irak’ın Türkiye
sınırı yakınındaki Ezidi köylerine gidecek.
Ezidilere «Hayazn» Partisi üyesi Vahe Melkonyan eşlik edecek.
Ermeni Soykırımının Provası: 1913-14'de Rum “Tehciri”
Kadir Akın
2015, İttihat Terakki Hükümeti önderliğinde Ermenilere uygulanan soykırımın 100. yılı olması münasebetiyle epey hareketli geçeceğe benziyor. Dile kolay, tam 100 yıldır, 1 milyondan fazla Anadolu Ermenisini sürgün yollarında acımasızca katleden İttihat Terakki yönetimi ve bu suçun ortağı onun devamcısı Türkiye Cumhuriyeti, bu sorundan kaçacağını, tarihin karanlık labirentlerinde unutturacağını sanıyor ve bu sorunla yüzleşmeyeceğini varsayıyordu.
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 9
"Sırf Müslümanlarda kadına bakmak haram diye başımızı
örtüyorduk. Korkumuzdan değil, saygımızdan. Sonra onlar bizi anadan doğma
çırılçıplak ettiler, bizi kirlettiler, o halimizle köpek gibi muamele ettiler.
Oysa biz köpeklere bile bunu yapmazdık, ama onlar bizi köpekten de beter
ettiler..." Her şey olmuştu bu dönemde en çok acıyı kadınlar tatmış, ölmek
isteseler bile bebekleri hatırına yaşmayı göze almışlardır. Olur da sonları
kabirleri belli olmayan, babaları gibi olmasın diye.., Anadolu'da yaşanan
olaylar, modern katliamların ilkidir desek yeridir.1915 katliamları tek
Ermeniler üzerine yapılmamış, bu olaylarda binlerce Süryani ve Nasturi de
katliamlardan payına düşeni almıştır. Osmanlı kaynaklarına göre, Suriye'ye
gönderilen Ermeniler, Suriye çölünde ki Deyrizor'da kurulan toplama kampına
gönderilmiştir.
Devir teslim törenine Ermenistan da katılacak!
Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre; dış
ülkelerden katılım bildirimlerinin halen gelmeye devam ettiği ve bugün öğle
saatleri itibariyle törene katılımlarını teyit eden ülkelerin sayısının 67'ye,
uluslararası örgütlerin sayısının 8'e ulaştığı kaydedildi… Suriye'nin, Muhalif
ve Devrimci Güçler Koalisyonu Başkanı Hadi Bahra tarafından temsil edileceği
yemin törenine, Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandian'da katılacaklar
arasında yer alacak.
Asfur: Vatanından kanadı kırık ayrılan halklar
Ayşen Güven
Kucağında bebeği genç bir kadın, onu uyutmaya çalışıyor. Bir
ninni mırıldanıyor, biz onu anlamıyoruz. Dilini bilmiyoruz, derdini bilmiyoruz.
Ya da anlamıyoruz demek doğru olabilir?
Eylem Şen’in nefes almaya devam edebilmek için Türkiye’ye sığınan
Suriyelileri anlattığı belgeseli Asfur işte böyle başlıyor. Çocuklar uyusun
annelerinin koynunda ama biz gerçeklerin karşısında uyumayalım der gibi bir
belgesel. Metropollere yerleşen Suriyeli mültecilerin yaşam koşulları ve onlara
karşı yükselen nefret, dışlama, linç girişimleri yanında onların soluk soluğa
hayatta kalmak için oksijen maskesine sarılma halleri. Sanki yürekleri her an
sıkışık... Belgesel ismini Marcel Khalife’nin “Asfur” adlı şiirinden alıyor.
İttihadçılar'ın zoraki müttefikimiz Almanya'da buharlaşan hazineleri
Murat Bardakçı / mbardakci@htgazete.com.tr
İttihadçılar'ın Birinci Dünya Savaşı sonrasında ayakta
kalabilmek maksadı ile Almanya'ya götürdükleri iddia edilen ama artık izine
bile rastlanamayan servetin öyküsü. Bugün müttefikliğimizi ve güvenilirliğimizi
tartışan Almanya ile Birinci Dünya Savaşı'ndaki ittifakımızın ardından
yaşadığımız ama ayrıntıları şimdiye kadar bir türlü ortaya çıkmamış olan bir
muamma vardır: İttihad ve Terakki liderlerinin dünya savaşı sonrasında Berlin'e
götürdükleri iddia edilen yüksek miktardaki paranın âkıbeti...
Ani Harabelerinin Yer Altı Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor
Kars'a 45 kilometre mesafede, Ermenistan sınırının sıfır
noktasında bulunan 5 bin yıllık tarihiyle ziyaretçilerini kendine hayran
bırakan Ani harabelerinin yer altı sırları ortaya çıkarılıyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen, 'Uluslararası Ani-Kars
Sempozyumu' ile gündeme gelen, "Ani'nin Yeraltı Sırları" hakkında
basın mensuplarına açıklamada bulunan tarih araştırmacısı Sezai Yazıcı; gizli
su kanalları, keşfedilmemiş keşiş hücreleri, meditasyon odaları, devasa
dehlizler, çatallaşan geçitler, akıl almaz tuzaklar, ucu olmayan tüneller,
niçin yapıldığı anlaşılmayan oyuklar, yön duygusunu kaybettiren köşeler, bir
süredir üzerinde çalıştığı Anı'daki bilinmeyen yeraltı yapılarının sadece
birkaçı olduğunu söyledi.(Aferin Tarih araştırmacısına Ani'den Anı diye söz edebiliyor hem de hiç Ermeni sözü geçmeden. Gel de inan bu araştırmacıya. HYETERT)
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 8
Türkiye'de bu konuyla ilgili birçok yazar ve tarihçi
makale ve demeç yazmasına rağmen tam anlamıyla "Soykırım yapmadık"
cevabını kanıtlayamamıştır. Öyle ki Tarihçi, Yazar, Necati Aydın, "Türkler
Ermeni Soykırımı Yapmıştır" kitabındaki alıntılarla, ne kadar basit bir
dille "biz yaptık" demek istemiştir. 1915-1920 yılları arasında
Osmanlı Devleti'nin Ermenilerin bölgeden sevk edilmesi adında bir belgeyi
kitabında yayınlayan Necati Aydın (sayfa33), aynı zamanda tehcirin hukuki ve
sağlıklı olduğunu, kitabın 105 sayfasında vagonlara tıka basa doldurulmuş
insanlarla resmetmiştir. Aslında Türkiye'de
ki yazarların ve tarihçilerin çoğu bu konu üzerine sınıf da kalmıştır.
Sebebi ise bana göre olaya objektif bakmamalarından kaynaklıdır.
Erdoğan’ın yemin töreni için Ermenistan’a davet
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin törenine Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan’ı
göndereceklerini söyledi… Sözde Ermeni soykırımının 100.yıldönümü vesilesiyle
başkent Erivan’da yapılacak törene Erdoğan’ın katılıp katılmayacağını da merak
ettiklerini vurgulayan Sarkisyan, “Ermenistan Dışişleri Bakanı, Türkiye
ziyaretinde Türkiye Cumhurbaşkanı’nın 24 Nisan 2015’te Erivan’da yapılacak
törenlere davetle ilgili temaslarda bulunacak.” dedi. Ermenistan Cumhurbaşkanı
diğer bazı liderlere de törenler için davetiye göndereceklerini sözlerine
ekledi.
Aznavour : You don't argue with cutthroats
This morning on French radio Europe 1, the famous singer
Charles Aznavour said about Christians massacred in the Middle East: We must
welcome these people to save them. «Invite one into your home! Help them find an
apartment!", has he called. «Do not try to negotiate with jihadists. No
Person shall discuss with cutthroats : let us make as them!! You slaughter, we
cut! : Eye for eye, tooth for tooth," he insisted. Jean Eckian / Paris
Azınlık Okullarına Başvurular Nasıl Olacak?
İlkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarında öğrenim
gören öğrencilerin velileri, eğitim ve öğretim desteği için e-Okul üzerinden
öğrencinin kayıtlı bulunduğu okul müdürlüklerine başvurabilecek.
Abdullah Gül'den veda mesajı
Siyasi kimliğime rağmen tarafsızlığımı titizlikle korudum…
Kutuplaşma ve rövanşizm, intikamcılık eğilimleri tespit ettiğim zamanlarda,
bunlardan kaçınılmasını hep arzu ve telkin ettim. Zira vatandaşlarımızın
benimsemiş olduğu, istisnasız bütün din, mezhep, inanç, düşünce ve kimliklerin
çeşitliliğimizi, zenginliğimizi, ortak gücümüzü teşkil ettiğine samimiyetle
inandım. Toplumumuzun bütün kesimleriyle bu doğrultuda diyaloglar, köprüler
kurdum. Din ve ibadet özgürlüğünün temel hak ve özgürlüklerin ayrılmaz bir
parçası olduğuna olan inancımla, laikliğin yanlış uygulanmasına son verilmesini
her zaman savundum ve destekledim. Başörtüsü meselesinin ülkemizi bölmesine
devletimizin en üst düzeyinde son verdiğimi gördünüz. İlk Cemevi ziyaretini
yaptım, Alevi iftarlarına katıldım. Gayrimüslim vatandaşlarımızın sorunlarıyla
ilgilendim, dini bayramlarını kutlamayı ihmal etmedim.
IŞİD terörizmine karşı ulusal ve uluslararası kamuoyunu duyarlılığa davet
Değerli Dostlar, 26 Ağustos Salı günü saat 12.30'da Galatasaray Postanesi
önünde buluşuyoruz! Basın açıklamamızı yaptıktan sonra, ilgili 10 ülke Başkonsolosluklarına, 12
ulusal ve uluslararası parlamentolara ve kurumlara mektup gönderiyoruz. Amaç,
Türkmenleri, Ezidileri, Kürtleri, Hıristiyanları, Süryanileri tehcir ve
soykırım kıskacına alan, sistematik olarak savaş/insanlık suçu işleyen
mezhepsel devlet hedefli kanlı IŞİD terörizmine karşı ulusal ve uluslararası
kamuoyunu duyarlılığa davet etmek.
Tarihi Rum okulu İmam Hatip Lisesi olacak
1879 yılında
Rumlar tarafından okul olarak yaptırılan ve daha sonra 'Atatürk İlköğretim
Okulu' adıyla kullanılan bina İmam Hatip Lisesi oluyor. Balıkesir Erdek’te İmam Hatip Lisesi olarak
kullanılmasına karar verilen tarihi okul binasında yapılacak 'tadilat'
çalışmaları için Bursa Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulundan izin çıktı. Erdek Turizm Gazetesi’nin haberine göre, Atatürk
İlköğretim Okulunun 2007 yılında yeni hizmet binasına taşınmasından dolayı boş
olan tarihi okul binası geçtiğimiz yıl Balıkesir İl Genel Meclisi tarafından oy
birliğiyle Erdek İmam Hatip Lisesine tahsis edildi.
Azınlıkların en hakiki sınavı
Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Azınlıklar bugün kendilerini Kemalist devletçilikle Müslüman duyarlılığı olan bir çoğunluk arasında sıkışmış hissediyorlar ve bir tercihe zorlanıyorlar. Bu tercihi yapmaktan kaçındıkları her an eski rejimin ve statükonun yanına savruluyorlar. Oysa gelecek öteki yönü işaret ediyor ve azınlık cemaatleri bunu idrak edemedikleri takdirde önümüzdeki süreçte daha da yabancılaşacaklar. Diğer bir deyişle korktukları başlarına gelecek… Kendi içlerine daha da kapanma ihtiyacı duyacaklar, kamusal alanın çeperlerine çekilecekler ve vatandaş olmaları daha da zorlaşacak... O yazıdan bu yana üç hafta geçti. Benim yazımdan tahrik olarak etrafa saldıran hiçbir Müslüman örneği duymadık. Ama onlarca azınlık mensubu ve ‘solcu’ aydın yeterince tahrik olup sosyal medyada apaçık ırkçı suçlamalarla bana yüklenmeyi çok doğal buldu. Çünkü deşifre olmuşluk duygusu tahrik edicidir ve yeterince olgun değilseniz saldırganlığa sapmanıza neden olabilir.
Azınlıklar bugün kendilerini Kemalist devletçilikle Müslüman duyarlılığı olan bir çoğunluk arasında sıkışmış hissediyorlar ve bir tercihe zorlanıyorlar. Bu tercihi yapmaktan kaçındıkları her an eski rejimin ve statükonun yanına savruluyorlar. Oysa gelecek öteki yönü işaret ediyor ve azınlık cemaatleri bunu idrak edemedikleri takdirde önümüzdeki süreçte daha da yabancılaşacaklar. Diğer bir deyişle korktukları başlarına gelecek… Kendi içlerine daha da kapanma ihtiyacı duyacaklar, kamusal alanın çeperlerine çekilecekler ve vatandaş olmaları daha da zorlaşacak... O yazıdan bu yana üç hafta geçti. Benim yazımdan tahrik olarak etrafa saldıran hiçbir Müslüman örneği duymadık. Ama onlarca azınlık mensubu ve ‘solcu’ aydın yeterince tahrik olup sosyal medyada apaçık ırkçı suçlamalarla bana yüklenmeyi çok doğal buldu. Çünkü deşifre olmuşluk duygusu tahrik edicidir ve yeterince olgun değilseniz saldırganlığa sapmanıza neden olabilir.
'Hristiyan öğrenciler İHL'de' iddiasına yanıt
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, 2
gayrimüslim öğrencinin imam hatip lisesine yerleştirilmesini NTV canlı
yayınında değerlendirdi… Burada temel sorun öğrencilerimizin bir şekilde tercih
yapmaması. Yaptığımız görüşmelerde veliler bizi çok anlayışla karşıladılar,
teşekkürlerini ilettiler. Birinci grupta azınlık cemaatlerimizden olan
çocuğumuz herhangi bir tercihte bulunmamış. Veli diyor ki, "Ben çocuğumu
azınlık okullarından birisine göndereceğim için hiçbir tercih yapmadım."Dolayısıyla
sistemin işleyişinde birinci gruba yerleşemediği için ikinci gruba yerleştirme
yapıldı. Eğer vatandaşımız bir hassasiyet gösterip, imam hatipin tercih edilmemesi
için diğer 3 okul türünü belirtmiş olsaydı; sistem adrese bakıyor, adresin en
yakınındaki okulu buluyor. Burada temel tercih çocuğun tercihi esas olduğu
için, imam hatip lisesini tercih etmediğinde en yakın okul imam hatip olsa bile
onu atlıyor… İmam hatip lisesine yerleştirilmiş olan bu öğrencilerimiz, hangi
özel okulu istiyorlarsa ona kayıtları yapılacak. İstemedikleri okulda okumaları
gibi bir durum söz konusu değil. Sistem kayıt değişikliğine izin veriyor."
Ermenilerin altın gömülerinde bastırılmış hafıza
Gidenlerden kalan miras, Ermenilerin altın gömüleri, bir
yanda geçmişin kanlı izinin üzerinde yaşadığını yarı bilinçle bilen; öte yandan
kendisini bütün süreçten münezzeh kılmaya çalışan insanların, üstlerine gelen
hayaletlere karşı üretebildiği tek mitosdur.“Dil adam olmayınca, el de adam
olmuyor” demiş Kıvılcımlı. Bu yazıyı, aylar süren saha araştırmalarımın
sorumluluğuyla, dil olmak (yani bu sözcüğün temeldeki Farsi ve bugün Kırmanci’deki
anlamıyla cesaret ve gönül olmak) için yazdım. 2006’dan itibaren Kafkas sınırımızda ‘Vatanın kuruluşu
nasıldır? Politik coğrafyamız nerede başlar, nerede biter?” sorularıyla
başladığım sınır araştırmalarında, birbirinin neredeyse aynısı onlarca öykü
dinledim: “Ermenilerden kalan altın gömüleri” öyküleri, beni çocukluğumun
Ayvalık günlerindeki “Rumlardan kalan altınlar” hatırasına götürdü.
"İnançlar ve Müzikleri" konseri Heybeliada'da gerçekleşti
İSTANBUL (AA) - Rum, Yahudi, Süryani, Alevi, Ermeni ve
Türk topluluklarının korolarının yer aldığı "İnançlar ve Müzikleri"
adlı konser, Heybeliada Ruhban Okulu'nun bahçesinde gerçekleşti. Adalar Vakfı, Rum Vakıfları Derneği, Osmanlı-Türk Sefarad
Kültürü Araştırma Merkezi, Beyoğlu Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi Vakfı,
İstanbul Süryani Katolik Vakfı, Cem Vakfı, Türk Musukisi Vakfı işbirliğiyle
düzenlenen konserde, farklı dinlere ait ibadethanelerde yankılanan müzikler
seslendirildi. Konserin açılış konuşmasını yapan Heybeliada Ruhban Okulu
Başrahip Vekili Peder Samuel Efes, konsere katılamayan Fener Rum Patriği
Bartholomeos ve Ayatriada Manastırı Başrahibi Elpidophoros Lambriniadis'in
sevgi ve selamlarını iletti.
Eski dostlar itina ile bulunur
Erkam Emre
İnternetin iyi taraflarından faydalanarak, birbirinden
ayrı düşmüş akrabaları, unutulmuş dostları bulabilmek mümkün. Kirkor Apalyan,
dünyanın dört bir yanına dağılmış Ermenileri İstanbul merkezinde birleştiriyor.
Yerinden yurdundan uzak düşünce, insanın gönlüne gurbet tohumları serpilirmiş.
İçten içe yaşaran gözyaşları onun toprağına su verir; hüzünle çimlenen o
tohumlar, yıllarla birlikte kocaman bir gurbet ağacına dönüşürmüş. Ne zaman
memleketi aklına gelince bir insanın o meyve nihayet olgunlaşır, hasret kokusu
yayılırmış etrafa; gurbet ağacının meyvesinden yiyenlerin kursağında hüzün tadı
kalırmış. Yola düşenin tek tesellisi ise geride kalanlar olurmuş, ya da
kalanları tanıyanlar… Şimdi anlatmaya çalışacağımız hikayede Kirkor Apalyan
kalanlar rolünü üstleniyor. Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/pazar_eski-dostlar-itina-ile-bulunur_2239360.html
CHP'li Vekil: Hristiyan ve Alevi Öğrenciler İçin İmam Hatip Mecburiyeti Büyük Bir Proje
CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiraz, hükümete
"4+4+4 sistemi" üzerinden yüklendi. CHP İstanbul Milletvekili Sabahat
Akkiraz, hükümete "4+4+4 sistemi" üzerinden yüklendi. Sosyal paylaşım
sitesi Twitter üzerinden takipçileriyle düşüncelerini paylaşan Akkiraz,
"4+4+4 yasasına direncimize yetmez ama evetçilerle CHP dışındaki partiler
sert tepki göstermişti. Hristiyan vatandaşa imam hatip buradan çıktı"
değerlendirmesinde bulundu. Akkiraz, "Hristiyan ve alevi öğrenciler için
imam hatip mecburiyeti büyük bir proje idi" ifadelerini kullanırken, CHP
dışındaki sözde özgürlükçülerin dahil bu projenin parçası olduğunun altını
çizdi.
Ermeni öğrencileri de imam hatibe yerleştirdiler
Liselere geçiş için ilk kez uygulanmaya başlanan TEOG
yerleştirmelerinde otomatik kayıt sistemini bilmeyen öğrenci ve veliler şaşkın.Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan lise
yerleştirmeleri önceki gün açıklandı. Tercih yapan öğrencilerin çoğu istediği
liseye yerleşemediği için büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Bir kısmı
tercihlerinde olmayan uzak semtlerdeki okullara yerleştirilirken, gayrimüslim
öğrenciler de imam hatip liselerine otomatik olarak kaydedildi.
ՈՂՈՐՄԵԼԻ ԵՒ ՀԻՒԱՆԴԱԳԻՆ ՎԻՃԱԿ
Կարելի չէ զուսպ ըլլալ եւ չարտայատուիլ այն դժբախտ երեւոյթի
մասին, որ պարզուեցաւ մի քանի օրեր առաջ Մոնթէպէլլոյի Ս. Խաչ Եկեղեցւոյ մէջ, ուր հաւաքուած
էինք թաղման արարողութեան կարգին համար 55 երկար տարիներու բարեկամիս, միաբանակից եղբօրս՝
Պետրոս (վրդ.) Պէրպէրեանին, մեր վերջին յարգանքի տուրքը մատուցանելու համար:
'Ermenilerin cesetlerinden Fırat akamaz hale gelmişti'
İbrahim Polat
Urfa (DİHA) - Halklar mozaiğinden halklar mezarlığına
dönüştürülen Urfa'da yaşanan Ermeni'nin katliamının tanıklıklarını
hatırlamasalar da kendilerine anlatılanlar üzerinden katliamı hafızalarında
canlı tutan tanıkların anlatımlarına göre, sıraya dizilip uçurumdan Fırat'a
atılan insan cesetlerinden Fırat nehrinin akamaz hale geldiğini aktardılar.
Ayrıca katliamdan sonra Urfa'daki en az 17 kilise ya camiye çevrildi ya da
yıkıldı. Urfa merkezde 5, Birecik, Siverek, Suruç, Hilvan, Harran, Bozova,
Halfeti ilçelerinde 12 olmak üzere toplamda 17 kilisesi camiye çevrilen ya da
tahrip edilip yıkılan Urfa'da, 1945 yılındaki demografik yapıda nüfusun yüzde
55'i gayri müslüm olarak şekillenirken, günümüzde bu rakam neredeyse sıfır
noktasına geldi.
24 yıl önce bugün Ermenistan Bağımsızlık Bildirisini kabul etti
Tam 24 yıl önce bugün ErmSSC Yüksek Sovyeti Bağımsızlık Bildirisini kabul etti, bununla
bağımsızlık süreci başlamış oldu. Bağımsızlık Bildirisiyle ErmSSC, Ermenistan Cumhuriyeti olarak tekrar
isimlendirildi. Bir sonraki gün 24 Ağustos’ta ″Bayrağa ilişkin″ yasa ve üç renkli bayrak devlet resmi bayrağı olarak kabul edildi.
Bild: 'İslam Devleti'ne Avrupa'dan katılım artıyor'
Bild gazetesi İslam Devleti'nin de aralarında bulunduğu
terör örgütlerine Avrupa'dan 4 bin gencin katıldığını iddia etti. Gazeteye göre İslam Devleti her açıdan dünya genelindeki
en güçlü terör örgütü. Alman Bild gazetesine göre Ortadoğu'daki terör
gruplarıne Avrupa'dan katılım giderek artıyor. Bild, Avrupa genelinden 4 bin
genç Müslüman'ın Suriye ve Irak'a 'cihad savaşçısı' olmak için gittiğini yazdı.
Bunlardan 400'ünün Almanya'dan olduğunun altı çizildi. Gazete 4 bin kişiden 2
bin 600'ünün İslam Devleti terör örgütüne, geri kalanların ise Cebhat An-Nusra, Irak'taki El Kaide ya da islamcı daha küçük milislere
katıldığını belirtti.
CHP: Ezidilerden pasaport istenmesin
CHP, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda
değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi verdi...CHP, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda
değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi verdi. Kanun teklifinde IŞİD’in
katliamından kaçmak zorunda kalan ve sınırı geçmek isteyen Êzidilerin
Türkiye’ye kabulünde pasaport şartı aranmamasını istedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 6458 Sayılı
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda değişiklik istedi. (Sayın milletvekilini yürekten kutluyor ve başarılar diliyoruz. Umarız hükümet de aynı duyarlılığı gösterir. HYETERT)
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 7
Osmanlı Devleti, 16 Aralık 1914 tarihli bir tebliğ ile,
Ermeni Islahatı için imzaladığı Yeniköy Anlaşması'nı iptal etmiştir. Nedense bu
anlaşmanın iptali sonrası 1915 katliamlarının başlaması ve sözde anlaşmanın
iptali savaş şartlarından yararlanarak ortadan
kaldırılmıştır. 10 Ocak 1915'i Sarıkamış zaferi diye adlandıran Ruslar,
bölgedeki durumu bir rütbelinin günlüklerinde şöyle anlatır. "Bölgeye
girdiğimizde hiçbir sivil halka zarar vermedik. Ama kış olmasına rağmen, sanki
kar beyaz değil kırmızı yağmıştı. Soğuk rüzgâr, soğuktan uyuşmuş burnuma kan
kokusunu hissettirirken, böyle bir katliama şahit olmak beni korkutmuştu?" Peki bu köylerde yapılan katliamları Ruslar yapmadıysa
kim yaptı? Rus kaynaklarına göre, Cephede ki hezimetlerden sonra, Teşkilat-ı
Mahsusa birlikleri cepheden kaçmış ve kaçarken de Ermeni ve Müslüman olan
köyleri tamamen katletmiş ve yağmalamıştır. Bu durum bölgenin tamamen Rusların
teslimiyetine bırakıldığının göstergesidir. Ruslar bölgede ki çoğu köye yardım
götürmüş ve bu katliamlara şahit olan en önemli tanıklardır.
Serj Sarkisyan:Ermeni-Gürcü ilişkileri en yüksek düzeyde
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün Ermenistan’a resmi
ziyarette bulunan Gürcistan başbakanı İrakli Gharibaşvili’yi kabul etti.
Cumhurbaşkanı, başbakan statüsüyle Gharibaşvili’nin Ermenistan’ı ilk ziyaretini
memnuniyetle karşılayarak, devletlerarası ilişkilerin pekişmesi işinde üst
düzey heyetlerin karşılıklı ziyaretlerinin önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı, benzeri ziyaretlerin daha ha
sıklaştırılması arzusunu belirtti. Sarkisyan, Ermeni-Gürcü ilişkilerinin tarihi
olarak en üst düzeyde bulunduklarını, bunun
sadece ikili değil bölgesel sorunları da rahatça, çekinmeksizin
değerlendirme olanağı verdiğini kaydetti.
Ermenistan’da «Ermeni Evi» Geleneksel Mimari Yarışması gerçekleştirilecek
Ermenistan’da «Ermeni Evi» Geleneksel Mimari Yarışması
gerçekleştirilecek. Açıklama 22 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında,
görevdeki 100 günlük çalışmalarını özetleyen
İmar bakanı Narek Sarkisyan’dan geldi. Bakanlığın yarışmadan sadece genel olark Ermeni stili
evlere yönelik mimari tasarımlar değil aynı zamanda kent stili (Gümrü, Goris
vb.) tasarımlar da beklediğini ifade eden bakan ″Böylece, aralarında etüd
amaçlı olmak da üzere onlarca mimari
tasarı toplanır, bakanlık bunları Ermenistan yurttaşlarına bedelsiz tahsis
eder″ dedi.
Mighty strong warning to us from the Chaldean Catholic Archeparch of Mosul
Our sufferings today are the prelude of those you,
Europeans and Western Christians, will also suffer in the near future. I lost
my diocese. The physical setting of my apostolate has been occupied by Islamic
radicals who want us converted or dead. But my community is still alive. Please, try to understand us. Your liberal and democratic
principles are worth nothing here. You must consider again our reality in the
Middle East, because you are welcoming in your countries an ever growing number
of Muslims. (Armenian Orthodox church in Raqqa, Syria, now an ISIS office)














































