Türkiye'de bu konuyla ilgili birçok yazar ve tarihçi
makale ve demeç yazmasına rağmen tam anlamıyla "Soykırım yapmadık"
cevabını kanıtlayamamıştır. Öyle ki Tarihçi, Yazar, Necati Aydın, "Türkler
Ermeni Soykırımı Yapmıştır" kitabındaki alıntılarla, ne kadar basit bir
dille "biz yaptık" demek istemiştir. 1915-1920 yılları arasında
Osmanlı Devleti'nin Ermenilerin bölgeden sevk edilmesi adında bir belgeyi
kitabında yayınlayan Necati Aydın (sayfa33), aynı zamanda tehcirin hukuki ve
sağlıklı olduğunu, kitabın 105 sayfasında vagonlara tıka basa doldurulmuş
insanlarla resmetmiştir. Aslında Türkiye'de
ki yazarların ve tarihçilerin çoğu bu konu üzerine sınıf da kalmıştır.
Sebebi ise bana göre olaya objektif bakmamalarından kaynaklıdır.
Tarihçi Yazar Necati Aydın, 2.Abdülhamid'in annesinin
bile Ermeni olduğunu belirtirken, Virjin(Tirimüygan)'ın kardeşlerini öldüren
Abdülhamid'in yaptığı kırımlardan söz etmemiştir. Oysa Kızıl Sultan diye
Ermenilere ateş yağdıran Abdülhamid bile Ermeni torunudur, yani dayılarını
katletmiştir. 1906-1922 yıllarında Türkiye'de Ermenilerin toplam, 517955 bin
Türk'ü katlettiğini belirten yazar, herhalde kendi belirttiği 1920'de tüm
Ermenilerin Anadolu'dan tehcir edildiğini unutmuştur. (sayfa480). Peki, 1920'de
Ermenilerin tamamı Andolu'da yokken, 1922'de Türk kırımlarını kim
gerçekleştirdi? Yani anlaşılan bu konu hakkında her yazar Türkiye'nin bu
katliamları yapmadığını göstermek adına, hep başarısız ve yanlı olmuştu. Peki,
hiç bir Ermeni yazarın o dönemleri yazacak aydını yok muydu?
Elbette o dönem içinde çok büyük Ermeni aydınları vardı.
Yalnız 24 Nisan 1915'de Dahiliye Nazırı Mehmet Talat Bey, tüm Ermeni okul,
komite ve Ermeni aydınlarının yakalanması için bir karar aldı. Bu kararla
beraber, Tarihçi Yusuf Sarınay'a göre, ilk etapta 235 Ermeni komite mensubunun
tutuklandığı ve sonrasında bu sayının 2.345'e ulaştığı başka kaynaklara göre
belirtilir. Dönemin önemli Ermeni aydın ve yazarları, Kirikor Zohrab, Taniel
Çubukkaryan, Diran Kalekyan, Tigadintsi ve Dikran Çögüryan gibi isimler tehcir
esnasında ve işkencelerle öldürüldü. Bugün Ermeniler hakkında geçmişi
araştırmak ve sorgulamak da zor bir iştir. Kısa dönem içinde, Hrant Dink'in
katledilmesi ve katiller belliyken davanın halen devam etmesi, 1915'te
katliamları yapanların belli olmasına rağmen kabullenilmemesine benzemektedir.
Dönem içinde tüm Ermeni yazar ve aydınlar tam anlamıyla
yok edilmiş, bu olayları yazabilecek kimse kalmamıştır. Amaç da tam olarak
geçmişi yazabilecek kimsenin olmamasını sağlamaktır. Bu dönemler arasında
ABD'de ki bazı belgelere göre tehcire tabi tutulan Ermeni tabasının 486 bin
olduğu belirtilmektedir. (3 Şubat 1916). Aslında bu rakam doğrudur, çünkü
Ermenilerin çoğu 1915'te katliamlara uğramıştır. 27 Mayıs 1915'te çıkarılan
"Tehcir Kanunu" 30 Mayıs'da süresiz hale geldi. Bu yasanın süresiz
hale gelmesinde ki temel neden ülkede
Anadolu'da Türk'den başka hiç bir din ve ırkın kalmaması için süresi
uzatılmıştı. Dönem içinde bir yeni yasa daha çıkarıldı, 10 Haziran'da çıkan bu
yasa "Ermenilere ait mal, mülk ve arazilere uygulanacak idare
hakkında" bir kararnameydi. Osmanlı savaş yorgunu ve o kadar Ermenin
malını mülkünü karşılayacak durumda değildi. Bunu herkes biliyor değil mi?
Düşünün, savaştasınız ve sayısı 2,5 milyon insanın mülkünü nasıl
karşılayacaksınız? Ermenilerden boşatılan yerler ise muhacirlere verilecekti,
Asıl amaç bölgeyi tamamen Ermenilerden temizlemek ve arkada hiç bir delil bırakmadan
Ermenilerin bu yerlerde hiç yaşamadığı bilincini Dünya'ya yansıtmaktı. Evet
Tehcir edilen Ermeniler oldu, İngiliz yabancı işler dairesi, 1-1,2 milyon
Ermeni'nin tehcire tabi tutulduğu ve bunların 600,000'nin hayatını kaybettiğini
söylemektedir. Aslında şöyle bir bakmak lazım bu tehcir sırasında hayatını
kaybedenler, ABD'ye göre 466,000, Catholic Encyclopedia'ya göre 600,000, Salahi
Soneyel'e göre ise 700,000 bin olarak belirtilmektedir. Bizim bu konu hakkında
az da olsa objektif dediğimiz Yusuf Halaçoğlu'na göre ise Tehcir sayısı, (kırım
değil) 413,017 bindir. Şaşırtıcı olan taraf diğer ülkelere göre hayatını
kaybedenlerin sayısı, bizde tehcir edilen sayıdan fazla. Artık bu hangi mantığı
kabul ediyorsa. Bence aslında doğru olan bu, Yusuf Halaçoğlu. Tehcir edilen
Ermeni sayısı o kadarsa geride kalan Ermeniler kırımdan geçirilmiştir. Yoksa ne
oldu diğer geride kalan Ermenilere, tehcir edilmediyseler Anadolu'da nerdeler?
"Dersim'de yaşanan bir olayın canlı tanığı olan bir
Asker olayı şöyle anlatıyor, "Çok
fazlaydılar, mermimiz boşa gitmesin diye, birbirlerine sarılmalarını istiyorduk
ve tek kurşunla iki kişiyi öldürüyorduk."
Devam Edecek..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.