'Yeni Türkiye gerçekliği'yle karşı karşıyayız. Yeni
Türkiye'nin güçlü ve etkin partileri, AK Parti ve BDP. Ve biraz da belki
dönemsel, MHP. Yeni Türkiye'de, CHP'nin artık sırtını dayanacağı bir (asker,
yargı, bürokrasi) devlet aktörü yok.
Yeni Türkiye, CHP'nin devletten dışlandığı ve kendini ilk defa toplumda
bulduğu bir Türkiye. CHP, artık devlet değil, toplum içinde bir (orta) sınıf
partisi. CHP'nin, bundan sonra kendinden başka kaybedeceği zincirleri yok. Ama
CHP'nin, yeni Türkiye'de, bölünme ve zayıflama riski var. Demokrat Parti ve
ANAP örneklerini unutmayalım. İkincisi, yeni Türkiye, dinsel, etnik, laik kimlikler
temelinde kutuplaşmış ve birlikte yaşama kültürü zayıflamış bir Türkiye. 30
Mart, bize, kimliklere ve kutuplaşmaya CHP'nin etkin yanıt veremediğini
gösterdi. CHP, Türkiye'ye yayılamıyor; kitle partisi olmaktan uzaklaşıyor;
aksine, kıyılara daha da kapanıyor; zaten güçlü olduğu yerlerde oylarını yükseltiyor;
dolayısıyla 'getolaşma riski' yaşıyor. Dahası, artık biliyoruz: Yeni
cumhurbaşkanı, Erdoğan ya da Gül, AK Parti'den çıkacak; AK Parti, 2015 genel
seçimlerini, güçlü çoğunluk hükümeti kuracak bir şekilde kazanacak. CHP,
geleceği ile ilgili çok ciddi kararlar alması gereken bir kavşak noktasında.