915’in karanlık günlerinde yaşananları dünyaya haykıran
Arşaluys Mardiganyan’ın ibret verici hikâyesi neredeyse bir asır sonra
Türkçede. Yazar Ayşe Kulin’in televizyon ekranından, “Biz Ermenileri,
Almanların Yahudilere yaptığı gibi durup dururken kesmedik” deyip daha sonra da
“yanlış” anlaşılmasını, “Maksadım bana atfedilen, ‘Ermeniler hak ettikleri için kesildiler’
demek asla değildi.
Bunu söylemeyeceğimi, böyle düşünmeyeceğimi beni tanıyan
veya kitaplarımı okuyanlar bilir. Benim ifade etmek istediğim; ‘Bu ülkede
Ermenilere yapılanlar, Hitler’in Yahudilere yaptığından farklı idi.
Ermeniler ve Türkler korkunç bir savaşın içinde, birbirleri ile savaşarak
öldüler. Savaşlar korkunçtur.
Her savaş bir kıyımdır, aslında” cümleleriyle ifade
ettiği şu günlerde mutlaka okunması gereken bir kitap Türkçeye kazandırıldı.
İlk kez yayımlandığı 1918’den yıllar sonra, Pencere
Yayınları’nca Parçalanmış
Ermenistan adıyla basılan kitap 1915’teki soykırımdan
tesadüf eseri sağ kurtulup dağlara sığınan Arşaluys Mardiganyan’ın öyküsü.
ABD’lilerin Aurora Mardiganyan olarak tanıdığı Arşaluys Mardiganyan’ın
anlattığı tüyler ürpertici tanıklığı Henry L. Gates kaleme aldı. Kitap
“Ravished Armenia” adıyla basıldı, gördüğü yoğun ilgi üzerine o dönem filme de
aktarıldı. Çemişgezek köyündeki evinden ailesiyle
birlikte sürülen Arşaluys Mardiganyan’ın amacı halkının
yaşadığı acıları dünyaya duyurmaktı; binlerce yıllık vatanlarından kovulan, Müslümanlaştırılmış,
adı değiştirilmiş Ermenilere sahip çıkmasını sağlamak…
Yüz binlerce Ermeninin ölümüne, sağ kalmayı başaranların
da dünyanın dört bir yanına savrulmasına neden olan soykırımın yol açtığı
travma hâlâ devam ediyor. Bu yüzden okunmalı
Mardiganyan’ın öyküsü. (17.02.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)
Arşaluys Mardiganyan’ın hikâyesi – Özlem Ertan
(17.02.2014, http://www.taraf.com.tr/)
Ermeni Soykırımı’ndan mucize eseri sağ kurtulmuş ve
1915’in karanlık günlerinde neler yaşadığını dünyaya haykırmıştı Arşaluys
Mardiganyan.
Babasının, annesinin, kardeşlerinin ölümüne tanıklık
etmiş, işkence görmüş, esir pazarlarında satılmış, zengin Kürt ve Türk ağaların
haremlerinde kalmaya zorlanmıştı. Kendisini din değiştirip Müslüman
olmaya mecbur eden Bey’in evinden, onca acılı zamandan sonra karşısına
çıkan, çocukluk günlerinden tanıdığı Ermeni çoban sayesinde kurtulup
dağlara sığınmıştı.
Aylarca kayalıkların kendisine sunduğu kuytularda
saklandı Arşaluys Mardiganyan. O sırada Rus egemenliği altında olan
Erzurum’a varıp da özgürlüğüne kavuşuncaya kadar dağlarda yürüdü hiç
durmadan. Korku içinde, üzerinde Amerika bayrağı olan bir binaya doğru
can havliyle ve son gücüyle koşmadan önce gördüklerini başka biri görseydi
aklı uçup giderdi başından. Ruslar ve Amerikalıların korumasında, onca acı
çektiği topraklardan
ayrılıp önce Rusya’ya sonra da Amerika Birleşik
Devletleri’ne gitti. “Yeni Dünya”ya adım attığında henüz 17 yaşındaydı ve
bakışları acıyla perdelenmişti.
HENRY L. GATES YAZDI
Arşaluys, Amerikalıların söylediği şekliyle, Aurora
Mardiganyan’nın bir amacı vardı: Halkının yaşadığı acıları Amerikalılara
anlatmak ve onların kadim, yaralı ülkesinin viran yetimhanelerinde terk
edilmiş, Müslümanlaştırılmış, adı değiştirilmiş Ermenilere sahip çıkmasını sağlamak… İşte tam da bu yüzden,
Çemişgezek Köyü’ndeki evinden ailesiyle birlikte sürüldükten tam iki yıl sonra,
1917’nin baharında; gördüğü, yaşadığı her ne varsa yazar Henry L. Gates’e
anlattı. ABD’ye yeni geldiği ve henüz yeteri kadar İngilizce bilmediği için
yanında bir de tercüman vardı. Yazar Gates, Arşaluys’un 1915 baharından sonraki
iki yılının öyküsünü
dinlerken duyduklarına inanmakta güçlük çekiyordu. Ancak
o dönemde Anadolu’da bulunan Amerika ve Britanya elçileri ile
misyonerler de Arşaluys’un anlattıklarını doğruluyordu. Arşaluys, durup
dinlenmeden konuştu.
Henry L. Gates ise onun öyküsünü kaleme aldı. Yer ve kişi
isimlerini, tarihleri de kontrol edip 17 yaşının baharı acıyla
gölgelenen Arşaluys’un hikâyesini yayımlanmaya hazır hâle getirdi. “Ravished
Armenia” (Irzına Geçilmiş Ermenistan), 1918’de “Ermeni, Asuri
Hayırseverlik Komitesi” tarafından basıldı ve Amerika halkı hem Arşaluys’a hem de öyküsüne
duyduğu ilgiyi göstermekten geri durmadı. Gazeteler, bu genç Ermeni kızın fotoğraflarını
yayımlıyor, herkes ondan söz ediyordu.
FİLM SETİNDE ACIYI YENİDEN YAŞAMAK
Yemeklerde, davetlerde soru yağmuruna tutulan, etrafı
kendisiyle tanışmak isteyenlerce sarılan Mardiganyan, bu ilginin ülkesine
yardım olarak döneceği umuduna sarılıyordu. Kimbilir belki de günün birinde
Ermeniler, doğup büyüdükleri topraklara ayak basar, evlerine yerleşir ve
yeni bir hayata başlarlardı.
Bu umudunun gerçekleşmesine katkısı olacağı inancıyla
oyuncu olmayı da kabul etti. Öyküsü sinemaya uyarlanacak ve o da kendisini
canlandıracaktı.
Ne de olsa Arşaluys Mardiganyan, Çemişgezek’ten,
Malatya’ya, Diyarbakır’a, Urfa’ya, Dersim’e, Erzurum’a uzanan acılı yolculuğunu
film setlerinde yeni baştan yaşamayı göze
alabilecek kadar cesurdu. Yönetmenliğini Oscar Apfel’in yaptığı Auction of Souls (Ruhların Açık
Artırması) gösterime girdiğinde tarih 1919’du. Amerika’nın pek çok
kentinde sinema
salonlarının programına giren filmi izleyenler çoğunlukla
dehşete kapılmış hâlde çıkıyorlardı dışarıya. Arşaluys’un öyküsü uzun
zaman konuşuldu, ama gün geldi onun adını anımsayabilenlerin
sayısı azaldı. Kitap,1933’te Londra’da da
basıldı. Ondan sonra da kütüphane raflarında uykuya daldı. Film deseniz o da unutuldu bi köşede.
YILLAR SONRA TÜRKİYE’DE…
Arşaluys Mardiganyan ise yaşamaya devam etti. Evlendi,
bir oğlu oldu. Ancak kadim vatanında bıraktığı mezarsız ölülerini hiç
unutmadı. Uzun hayatı boyunca psikolojik sorunların bitmek tükenmek bilmeyen
saldırılarına maruz kalan Arşaluys Mardiganyan’ın öyküsü yıllar sonra
Türkiye’de de yayımlandı.
“Parçalanmış Ermenistan” adıyla, Diran Lokmagözyan’ın çevirisiyle v Pencere Yayınları tarafından…
Ben bu cesur kadının adını ilk kez
geçen ekim ayında Yerevan’daki Soykırım Müzesi’nde
duymuştum. Müze müdürü Hayk Demoyan, “Ravished Armenia”nın Ermenistan’da yeni yapılan İngilizce baskısını hediye etmişti
bana.
“ERMENİLERİ DURDUK YERE KESMEDİK”
Şimdi tam da öyküsü ilk kez Türkiye’- de yayımlanmışken
Arşaluys Mardiganyan’dan ve 1915’te yaşananlardan söz etmek gerek. Evet, Ermeni
Soykırımı’nın üzerinden 99 yıl geçti ve o günleri yaşayan hiç kimse
hayatta değil. Ancak milyonlarca Ermeni’nin ölümüne, sağ kalmayı
başaranların da dünyanın dört bir yanına savrulmasına neden olan
soykırımın yol açtığı travma hâlâ devam ediyor. Bu yüzden okunmalı Arşaluys
Mardiganyan’ın öyküsü. Özellikle de Türkiye’nin en tanınmış
yazarlarından Ayşe Kulin’in televizyon ekranında “Yahudilerinki gibi gidip durup
dururken biz onları
(Ermenileri) kesmeye başlamadık” diyebildiği günlerde
daha da çok okunmalı.
Geçmişin acılı hayaletlerine dokunabilmek ve vicdanın
sesine kulak
verebilmek için…
Kitabın Künyesi
Parçalanmış Ermenistan
(Ermeni Jan d’Ark’ı)
Çevirmen : Diran Lokmagözyan
Pencere Yayınları
Ocak 2014
216 sayfa

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.