Papa ile
Patrik kucaklaştı Harbiye'de Saint Esprit Kilisesi'nde yapılan ayinin ardından
Papa Francesco, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile kucaklaştı.Birbirine sarılıp
samimi görüntü veren iki dini lider; Ortodoks, Katolik, Süryani ve Ermeni
cemaat tarafından ayakta alkışlandı.... Harbiye'de
Saint Esprit Kilisesi'nde yapılan ayinin ardından Papa Francesco, Fener Rum
Patriği Bartholomeos ile kucaklaştı. Birbirine
sarılıp samimi görüntü veren iki dini lider; Ortodoks, Katolik, Süryani ve
Ermeni cemaat tarafından ayakta alkışlandı. Papa, ilahiler ve dualarla biten
ayin sonrası din adamları ile sohbet etti, cemaati selamladı.
Vatikan Türkiye ilişkileri 'Türk Papa'yla başladı
Övgü Pınar
Roma, İtalya
Papa
Francesco'nun Türkiye ziyareti, Vatikan tarafından "Papaların Türkiye'ye
gitme geleneğinin devamı" olarak değerlendiriliyor. Papa Francesko,
Türkiye'yi ziyaret eden dördüncü Papa. İlk ziyaret 1967 yılında gerçekleşmişti.
Papa Francesco'nun Türkiye ziyareti, Vatikan tarafından "Papaların Türkiye'ye
gitme geleneğinin devamı" olarak değerlendiriliyor. Papa Francesco,
Vatikan ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1960 yılından bu
yana Türkiye'ye ziyarette bulunan dördüncü Papa...
Papa Sultanahmet’te dua etti
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus,
Ankara’dan sonra İstanbul’a geldi. Sultanahmet Camii’nde dua eden Papa,
Ayasofya Müzesi’ni de ziyaret etti. İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, karşıladığı
Papa’ya Sultanahmet Camii hakkında bilgi verdi. Türkiye ziyaretinin ikinci gününde Ankara’dan İstanbul’a
gelen Papa Franciscus, Atatürk Havalimanı’nda resmi törenle karşılandı. Papa,
kendisini karşılayan Fener Rum Patriği Bartholomeos ile kucaklaştı. Papa, önce
Sultanahmet Camii’nde dua etti. İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, karşıladığı
Papa’ya cami hakkında bilgi verdi. Papa Franciscus, Yaran ile birlikte yaklaşık
3 dakika boyunca dua etti. Papa daha sonra Ayasofya Müzesi’ne girdi. Papa
Franciscus, Şişli'deki Saint Esprit (Kutsal Ruh) Katolik Kilisesi'ndeki ayine
katıldı.
Papa’nın gündemi: Kürt, Ermeni, Rum, mülteci!
Ankara’da Kaçak Saray’ın ilk konuğu olan Papa Francis
Erdoğa ve Davutoğlu ile çeşitli konuları görüşecek. Papa’nın gündemindeki konular şöyle:
-Mülteci sorunu. Türkiye’nin mültecilere kucak açmasına
hayır dua!
-Kürt sorunu. Kürtlere özerklik ve Kobani için dua.
-Ermeni meselesi. 2015’te Ermeni katliamını kabul edin
ricası.
Katliamda ölenlere ayin ve dua talebi.
-Patrikhane. Rum azınlığın dini özgürlükleri ve Heybeli
Ruhban Okulu’nun açılması meselesi.
Papa Franciscus Türkiye'de
Katolik aleminin ruhani lideri Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Türkiye'ye geldi. Papa Franciscus Türkiye'deEsenboğa Havalimanı'na iniş
yaptı ve turkuaz halı üzerinde yürüdü. Papa Franciscus, Esenboğa Havaalanı'nda askeri törenle
karşılandı.Papa ve beraberindeki heyeti taşıyan İtalya havayolları
Alitalia’nın kendisine tahsis ettiği ve üzerinde Türkiye ve Vatikan bayrakları
bulunan özel uçak ile Esenboğa Havaalanına geldi.
82. Sasun ayaklanması. Batı Ermenilerine yönelik katliamlar
Osmanlı hükümetinin Ermeni karşıtı siyaseti
Batı Ermenilerinin sosyal-siyasi ve ekonomik durumu, XIX.
yüzyılın son çeyreğinde giderek daha fazla ağırlaşır. Ermeni köylüsü,
Müslümanlardan beş kat daha fazla vergi vermekteydi. Ağır ve aşındıran vergi
siyaseti, Ermenilerin ekonomik gücünü zayıflatıp, onları geçim imkânlarından
yoksun bırakarak, göç yolunu tutmayı zorunlu kılmayı amaçlamaktaydı. Osmanlı
yöneticileri, Ermeni vilayetlerini Ermenilerden boşaltmaya yönelik adi
planlarını gerçekleştirmek için bu vasıtayı da kullanır. Farklı ekonomik baskılar, milliyetçi siyaset, etnik baskı
ve şiddet olaylarıyla birleşmekteydi. Yönetici Türk elit, Ermeni sorununun
Ermenileri imha etme yoluyla “çözülmesi” gerektiği konusunda padişah
Abdülhamit’i ikna etmişti.
Haydi Kobanê için şiş başına!
Aktivist Filor Uluk Benli’nin öncülüğünde, Kobanê için
üretim dayanışması projesi başlatan kadınlar, Suruçta’ki çadır kentlerde üretim
atölyesi açarak, Kobanêlilerin ihtiyaçlarını, ihtiyaç sahibiyle beraber
üreterek gidermeye çalışıyor. Kadınların sloganı ise “Haydi Kobanê için şiş
başına!”… Ermeni bir kadın olarak coğrafyaya yabancı olmadığını belirten Benli,
“Süre gelen bir iç savaşın içerisinde, bir Ermeni olarak bu coğrafyaya hiç
yabancı değilim. Canım yandığı için dolayısıyla bu coğrafyada yaşananlardan
haberdarım. Ne yazık ki Kobanê’de bir katliam gerçekleşti ve buna sessiz
kalamazdım. Bu anlamada yeniden bir dayanışma projesi başlatarak kendimizi
buraya attık” dedi
AGBU Launches First Book in Interactive eBook Series
The Armenian General Benevolent Union (AGBU) is redefining
the Armenian experience with the release of The Armenian Highland, the first in
a series of interactive eBooks designed to introduce readers to Armenian
history, culture, and contemporary affairs. The eBook is a full multimedia
experience available in seven languages: English, Western Armenian, Eastern
Armenian, Russian, French, Spanish, and Turkish.
Fatih Akın'ın 1915 Ermeni Soykırımını Konu Alan Filmi Vizyona Giriyor
Ermeni mezarlığına ahır inşaa ediyorlar!
Van (DİHA) - İpekyolu'na bağlı Yedikilise (Şuşanis)
Mahallesi'nde, Ermenilerden kalma mezarlık üzerine AFAD ve mahalle muhtarının
işbirliği ile ahır yapılmasına karar verildiği ileri sürüldü. Yıllardır tahrip
edilen mezarların taşları ev, ahır ve samanlık yapımında kullanılırken, kimi
mahalle sakinleri, tarihi mirasın talan edilmesine karşı çıktı. Van'ın İpekyolu ilçesi Yedikilise (Şuşanis) Mahallesi'nde
bulunan Ermeni mezarlığının üzerine AFAD tarafından ahır yapılması kararı
alındı. Bölge halkı tarafında "Xacan Ermeni Mezarlığı" olarak bilinen
20 bin metrekarelik alanda, mezar taşlarının yanı sıra yıllardır süren yağmadan
kurtulan tarihi eser denebilecek kimi kalıntılar da mevcut.
Türkiye'yi bekleyen tehlike
Türk - Amerikan ilişkisini değerlendiren Düşünce kuruluşu
ReThink'in Başkanı Dr. Fevzi Bilgin, "Şimdi Washington'da Türkiye'yi
savunacak hiç kimse yok" diye konuştu. Türk-Amerikan ilişkileri son yıllarda hayli çalkantılı.
Washington ile Ankara arasında derin görüş ve fikir ayrılıkları var. Karşılıklı
açıklamalar, yalanlamalar veya ‘düzeltmeler’ hiçbir dönemde olmadığı kadar çok.
Washington’un nabzını tutan çevreler "İki ülke arasındaki ilişkiler hiç bu
kadar kötü olmamıştı" diyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini ve
bölgeye olası etkilerini Washington merkezli düşünce kuruluşu ReThink’in
Başkanı, siyaset bilimci Dr. Fevzi Bilgin ile konuştuk. Uzun yıllardır takip
ettiği Washington’da Türkiye’yi savunacak kimsenin kalmadığını söyleyen Dr.
Fevzi Bilgin sorularımızı yanıtladı.
Aydın kötücüllüğümüzün kaynağı
Oya Baydar
Özellikle genç kuşaktan, hem sayısal hem de nitel
üstünlükleri tartışılamayacak aydınları; bizim kuşaktan da ister Batıcı laik,
ister muhafazakâr gerçek aydınları tenzih ederek söyleyeyim: Geleneksel Türk
aydınının kötücül bir yanı var… Ötekilerden, çoğunluk aydınlardan söz etmek
istiyorum: Aydın sıfatını yüklenmiş, öyle sunulan, öyle sayılan, kendilerini
belli siyasal-ideolojik çevrelerle, mihraklarla özdeşleştirmiş olanlardan...
Bunlar daha popüler, daha görünürlerdir, toplumca tanınır, bilinirler.
Tahsil-terbiye görmüş, okumuş, dünyayı tanımışlardır; yazarlar, çizerler,
konuşurlar. Diğer kümedeki entelektüellerden ayrıldıkları nokta: mensup
oldukları kesimin, parçası oldukları mahallenin veya siyasal- ideolojik
merkezin çizgisini, doğrularını, ezberlerini sorgulama, eleştirme, değiştirme
yeteneğinden uzak oluşlarıdır. Uzaktırlar, çünkü böyle bir sorgulama derin ve
sürekli derinleştirilen bir birikim, farklı görüşleri bilmekle yetinmeyip
anlamaya çalışma, çifte standartlardan kurtulma, bağımsız bir kafa, bitmeyen
bir “hakikat” arayışı, gereğinde yalnızlaşmayı göze alacak medenî cesaret gerektirir.
Lavaş, Ermenistan’ın kültürel mirası oldu!
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü
(UNESCO), Ermenistan mutfağının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirttiği lavaşı
“Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne ekledi. UNESCO, 2014 yılının "Somut Olmayan Kültürel Miras
Listesi"ni açıkladı. Lavaş "Ermeni mutfağının ayrılmaz bir parçasını
oluşturan ince ekmek" şeklinde tanımlandı.
Türkiye'de bugün Ermeni olmak / Being an Armenian today in Turkey
Yetvart Tomasyan / Aras yayıncılık'ın kurucusu
ARAS Yayınları'nın kurucusu Yetvart Tomasyan'la Türkiyeli
Ermeni olma halini, kimliğin tanımlanışında son yıllarda yaşanan
değişiklikleri, kimliğin yegane ifade alanı bulduğu "kilise" ve
"okul"la ilişkileri, Müslüman Ermenilerin görünürlük kazanmasıyla başlayan
tartışmaları ve "hayata 2-0 yenik" başlamayı konuştuk. (Yetvart Tomasyan'ın düşünceleri, sanırım sessiz çoğunluğu değil ama hakim zihniyeti çok büyük ölçüde temsil ediyor. HYETERT)
Türkiye ve Azerbaycan, lavaş için UNESCO’ya başvurmak istemişlerdi
Lavaş’ın Ermeni gıda ürünü olarak UNESCO Somut Olmayan
Kültürel Mirası Listesinde yer alması Türk medya çevrelerinde büyük yankı
buldu. Türkiye’den Sabah gazetesinde yer alan haberde «Kültür ve
Turizm Bakanı Ömer Çelik, geçtiğimiz günlerde Azerbaycan’la birlikte çok önemli
projeler yapacaklarını belirterek "Lavaş başta olmak üzere pek çok dosyayı
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine ortak dosya olarak vereceğiz.
Köroğlu konusunda da ortak dosya çalışmamız var" demişti.» denmekte.
System Of A Down 'soykırım turnesine' çıkıyor
ABD'li müzik grubu, 'Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı'
sebebiyle bir turne hazırlığında olduklarını duyurdu. Ermeni asıllı ABD’li alternatif metal grubu System Of A
Down, Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı sebebiyle bir araya gelerek turneye
çıkacaklarını açıkladı. Uzun zamandır birlikte müzik yapmayan grup, “Wake Up
The Souls” adını verdikleri turneye 10 Nisan 2015’te Londra’daki Wembley
Arena’da başlayacak.
1915 Soykırımında Hıristiyanları Koruyan Ezidi Çemberi
Sincar’da [1914-18] savaş yıllarında yaşananlar:…[Ezidilerin] Ermeni’lere sağladıkları koruma inkar
edilemez. Ermeniler Mezopotamya’ya varınca misafir edilip korunacakları tek yer
Ḫamo aşiretinden Ḫamo Şerro’nun yanıydı. Bütün tehlikesine rağmen bir tek adam,
Sincar’ın efendisi, onları kabul eder, korur ve beslerdi ve saklardı, yüzlerce
esiri, çoğunlukla Ermeni’yi kurtardı. Sincar çevresindeki Arap kabileler Tay ve
Şammar (özellikle Şammar) katliam ve talanlara katılırlar. 1914’ten itibaren
savaştan kaçan Hıristiyanlar Sincar’a sığındılar. 1915’te yeni katliamlar
Diyarbakır vilayetinde yaygınlaşınca gençlerden kaçabilenler Sincar’a varıp Ḫamo
Şerro’ya sığınır. Onlara evler ve çadırlar verir, yiyecek sağlar. Böylece
Haziran’da Başpiskopos Maloyan’a Sincar’a kaçması tavsiye edilir ama o
topluluǧunu terk etmez. Siirt’in Kildani başpiskoposu Adday Şer, kabul eder ama
yolda tanınır ve öldürülür.[1]
Happy Thanksgiving from Archbishop Khajag Barsamian
We give thanks and remember
Dersimliler Bahçeli’nin gelmesini istemiyor
Alevi örgütleri ve kentteki kimi siyasal örgütlerin
ziyarete dair yaptığı açıklamalara Demokratik Halklar Federasyonu (DHF) da
eklendi. Ziyarete dair Çağlar İş Hanı'nda düzenlenen basın toplantısında
konuşan DHF İl Örgütü sözcüsü Tahir Demirtaş, Dersim'in uzunca bir süredir
siyasal rant haline getirildiğini belirterek, AKP, CHP ve MHP'nin 'Dersim'e
özür' tartışması üzerinden şekillenen bir gündemi olduğunu ifade etti… Bahçeli ve zihniyetinin Dersim'de
propagandasını yapmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Demirtaş, diğer sivil
toplum örgütleriyle gerçekleşen toplantıda alınan kararla birlikte yarın saat
10.00'da Sihenk (Atatürk) Mahallesi'nde bulunan Çarşım Marketin önünde bir
araya gelerek Dersim Valiliği'ne yürüyüş gerçekleştireceklerini de söyledi.
Diocese of the Armenian Church of Mexico to Operate Under the Jurisdiction of the Western Diocese
The Diocese of the Armenian Church of Mexico was
transferred to operate under the jurisdiction of the Western Diocese. The
historic transfer was made official by the Pontifical Encyclical (number 877)
of His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians
dated November 21, 2014.
(Caption Primate's Visit to the Armenian community of Mexico in August 2014)
7 madde ile ‘Devlet nasıl özür diler?” kanun teklifi
HDP, Devlet Özür Dileme Kanun Teklifi hazırlayarak,
insanlık suçlarına ilişkin devlet adına nasıl özür dilenmesi gerektiğini 7
madde ile açıkladı. Halkların Demokratik Partisi (HDP), İstanbul Milletvekili
Sebahat Tuncel imzasıyla 7 maddelik ‘Devlet Özür Dileme Kanun Teklifi’
hazırladı. Teklifte, özrün bir törenle yapılması ve kamuya bağlı
görsel yayınlardan canlı olarak sunulması, olayın yaşandığı günün Ulusal Yas
olarak ilan edilmesi, özür dilemenin kapsamının Türkiye Cumhuriyeti Devleti
adına, şartlı cümleler koyulmadan net bir şekilde belirtilmesi gibi maddeler
yer alıyor.
AİHM Ermeni Milliyetçilerinin İddialarına Benzeri Görülmemiş Bir Darbe İndirdi
Maxime Gauin
Perinçek – İsviçre davasının Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi Yüce Divanı’nda görülmesi, 1915 olaylarının yüzüncü yılına tekabül
edecek 2015 senesinin Ocak ayında olacak. Fransız Anayasa Konseyi’nin Şubat 2012’de Boyer’in
sunduğu tasarınının 1789 İnsan Hakları Beyannamesi’ne aykırı olduğu yönündeki
kararının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı, Ermeni
milliyetçileri için büyük bir darbe olmuştu. Mahkeme, Doğu Perinçek’in ifade
hürriyetinin ihlal edildiğine hükmederek, ‘ırkçılık’ ithamlarını reddetmişti.
AİHM, “Türk hükümetinin Yahudi soykırımının inkarının bugün Yahudi
karşıtlığının arkasındaki başlıca itici güç olduğu yönündeki görüşü
paylaşılmaktadır. Aslına bakılırsa bu, uluslararası toplumun katı ve ihtiyatlı
bir şekilde yaklaşması gereken süregelen bir hadisedir.
Rus siyaset adamı: Karabağ sorunu büyük ölçekte çözülmüştür
Karabağ sorunu büyük ölçekte çözülmüştür. Dağlık Karabağ
kuşkusuz bağımsızlığından vaz geçmeyecektir. Beyanat «Den TV» Analitik On-line
TV’ye verdiği röportaj esnasında Rusya Devlet Duması milletvekili Konstantin
Zatulin’den geldi. Ve bu bağımsızlığın tanınması için, Zatulin, Ermeni
tarafının Azerbaycan’a bugün fiilen Dağlık Karabağ Savunma güçleri tarafından
kontrol altında olan rayonların teslim edilmesi gerektiğini ifade ederek ″Ancak
bu rayonlar Ermeni tarafınca müzakerelerde
başarının teminatı için kart blanş olarak kullanılmakta ve bunlar tam
çözüme ulaşmadan tabii ki Azerbayan’ın payına ulaşmayacaktır″ dedi.
Türkiye'ye kilise eleştirisi
Rum-Ortodoks Kilisesi'nin Avrupa'daki üst düzey
temsilcisi Metropolit Augoustinos, Papa'nın ziyaretinin Türkiye'deki
kiliselerin durumunu iyileştirmesini umduğunu söyledi. DW'ye konuşan
Rum-Ortodoks Kilisesi'nin Almanya'daki üst düzey Batı Avrupa temsilcisi
Metropolit Augoustinos, Türkiye'deki kiliselerinin yasal durumunun
'dayanılamaz' olduğunu belirterek Papa Françesko'nun Türkiye ziyaretinin
kiliselere daha fazla hak sağlamasını umduğunu söyledi.
Cleveland Parish Marks 50 Years
St. Gregory of Narek Church of Richmond Heights, OH, celebrated its 50th anniversary on November 15 and 16. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), traveled to Cleveland to take part in the weekend's activities. On Saturday evening, November 15, the community gathered for a banquet. Master of ceremonies Ara Bagdasarian opened the program with welcoming remarks.
HDP'den olay yaratacak 'Ermeni' teklifi!
HDP'li Sebahat Tuncel, kanunun gerekçesinde şöyle dedi: “Türkiye’de toplumsal barışın sağlanmasının ve devlet ile
toplumun yeni bir toplumsal sözleşme ile bir gelecek tahayyülü sunmasının
önünde, son zamanlarda gündeme 38 Dersim katliamı yanı sıra yaşanmış pek çok
insanlığa karşı işlenen suç bulunmaktadır. Dersim dışında Maraş, Sivas, Çorum
Katliamları, Ermenilerin soykırıma uğratılması, 12 Eylül askeri darbesi ile tüm
muhalif kesimlere yönelik devlet teröründen kaynaklı işlenen insanlık suçları
gibi pek çok yaşanmış olay bulunmaktadır.” Kanun teklifine göre devlet adına
Cumhurbaşkanı, TBMM’de resmi olarak özür dileyecek. Ertesi gün Cumhurbaşkanı
olayın yaşandığı yerde de özür metnini okuyacak. Özür dileme resmi olarak
yapıldıktan sonra en fazla 1 yıl içerisinde, konuya özgü TBMM’de yasa ile
Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurularak, devletin elindeki tüm arşivler
açılacak. Teklif maddi ve manevi tazminat verilmesini ve yasal
düzenlemeler yapılmasını da öngörüyor. Teklifte ayrıca olayın yaşandığı günün
“Ulusal Yas” olarak ilan edilmesi de isteniyor.
Karabağ Kitabının Yazarı Thomas De Wall "Türkiye'nin Cesur Adımı Karabağ İçin Domino Etkisi Yaratır"
Nilay Vardar
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın kapanmasına
neden olan Karabağ meselesiyle ilgili kitabın yazarı Thomas de Waal, Karabağ'da
yeni bir çatışmanın çıkmasından endişe ettiğini belirtti… Waal, Türkiye’nin
sınırı açması ve çatışmanın sona erdirilmesi konusundaki rolü sorulduğunda şu
yanıtı verdi. “Azerbaycan ve Ermenistan liderleri bunu bir siyaset malzemesi
yaptığı için herhangi bir geri adımda ülkelerinde hain olarak adlandırılırlar.
Bu siyasi bir gerçeklik. Ancak Türkiye cesur bir hamle yaparsa domino etkisi
yaratabilir. Önce Ermenistan’la protokol imzalanıp, sonra sınır açılıp sonra da
Ermenistan'ın Karabağ’ın belli reyonlarından çekilmesini isteyebilir.”
Avrupa’nın başkentinde sürpriz Ermeni açılımı
Ercan Gürses / ercan.gurses@tg.com.tr
Europalia-Turkey diye bir festival başlayacak yakında.
Türkiye’nin ne kadar kültür ürünü varsa Avrupalıya tanıtılacak. Festival, 2015
yazında Belçika’da yapılacak. Biz de bir grup gazeteciyle Belçika’nın başkenti
Brüksel’e festivalin tanıtım toplantısına geldik. Ünlü Edmond Sarayı’ndayız. Kültür Bakanı Ömer Çelik Belçikalı yetkililerle basın
toplantısı yaparken... Tahmin edilen oldu. Belçikalı gazetecilerden “Acaba
Ermeni sanatçıların da eserlerini sergileyecek misiniz?” sorusu geldi. Çelik
net cevap verdi: “Biz kültürümüzü kompartmanlara bölmüyoruz.” Yani. Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Hitit... Kimin neyi
varsa sergilenecek... Avrupalı böyledir. Türkiye deyince kafasındaki
oryantalist bakışı kalemine simsiyah yansıtır. Ama bu defa öyle olmayacak. Türkiye gelecek yıl Belçika’da yapılacak bu festivalde
Anadolu Ermenilerinin Kültür ürünlerini de sergileyecek. Bunlar arasında
Türkiye’de restorasyonu yapılan Ermeni kiliselerinin fotoğrafları.O kiliselere Ermenistan’dan getirilen uzmanlar. Ünlü
Ermeni mimarlar. Türk Ermenilerinin katkıları. Tek tek anlatılacak... Tatyos
Efendi’den, Nikoğos Ağa’ya... Kemani Sarkis Efendi’nin eserleri dinletilecek...
“ABD Kongresi’nden Ermeni Tasarısı Geçmemesi İçin Çalışıyoruz”
Çavuşoğlu, bakanlığının 2015 yılı bütçesinin TBMM Plan ve
Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı...Gelecek yıl, sözde Ermeni soykırımının yüzüncü yılı olması münasebetiyle, ABD’de kongreden Ermeni tezlerinin tanınmasına yönelik bir karar çıkmaması için çabalarını sürdürdüklerini dile getiren Çavuşoğlu, lobilerin aktif çalıştığını bildiklerini ve diğer bakanlıklarla koordineli bir şekilde çalışma yürüttüklerini işaret etti. Çavuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Stratejik Derinlik kitabına yönelik eleştirileri yanıtlarken de "Bizim dış politikamız kesinlikle panislamist değildir, emperyalist de değildir" görüşünü dile getirdi.
Türkiye’den ABD’ye hassas Ermeni uyarısı
Ankara, Ermeni diasporasının algı operasyonuna ve 2015
kampanyalarına karşı ABD yönetimine, önemli hassasiyet uyarılarında bulundu. Ankara, ABD’ye 1915 iddiaları konusunda, “İlişkilerimiz olumsuz etkilenir” mesajını
açıkça verdi. Bu mesajın gündelik dildeki
anlamı: "ABD'de, 2015 yılında soykırım iddiaları yasal bir zemine
oturursa Ankara, ABD ile ilişkilerini köklü olarak gözden geçirecek.."
ՅՈՒՇԱՄԱՏԵԱՆ. Սիս – Եկեղեցիներ Եւ Սրբավայրեր
ՎԱՀԷ ԹԱՇՃԵԱՆ
ՆՈՐ ՎԱՆՔ (Կաթողիկոսարան)
Սսեցիները Նոր Վանք կը կոչեն կաթողիկոսական համալիրը, որ կը
գտնուի քաղաքին հիւսիս-արեւմուտքը, բերդի բլուրին լանջին: Ճիշդ այս վայրին տեղը հին
ժամանկներուն, Կիլիկեան թագաւորութեան օրերուն, Հեթում Ա. (1226-1269) կառուցել տուած
է թագաւորական պալատը, որ ունէր իր սեփական տաճարը՝ Ս. Սոփիան: Սիսը դարձած էր արդէն
(1180ի եւ 1190ի միջեւ) Կիլիկիոյ հայ իշխաններուն մայրաքաղաքը եւ այս ձեւով փոխարինած
նախկին կեդրոնը՝ Անաւարզան: Թագաւորական համալիրը կը քանդուի Եգիպտոսի մամլուքներուն
դէմ պատերազմներուն ընթացքին, 1375ին: Կանգուն կը մնան երկու անկիւնային աշտարակներ,
որոնք յետագային մաս պիտի կազմէին նոր կաթողիկոսարանի ընդհանուր կառոյցին (1):
ABD Patrik’e El mi Veriyor?
Ahmet Tan
Siz istediğiniz kadar... “Patrikhane, Eyüp Kaymakamlığı’na bağlı ‘cemevi gibi’ bir kurumdur!” türküsünü söyleyip durun.Amerika ve “Batı”, patrikhaneyi “yıllara ayarlı bir saatli bomba” gibi tutmaya devam ediyor. Tıpkı “Asmayın şartı” ile paketleyip sunduğu Apo’yu ve PKK’yi tuttuğu gibi...Biden ile Bartholomeos diz dize oturmuşlar, el ele poz veriyorlar. Devir, fotoğraflı mesaj devri. Obama mesajını beyzbol sopası ile veriyor.Yardımcısı Biden da TC vatandaşı patriğe “el vererek”...Bu topraklarda doğup da “el vermenin”, “güçleri birleştirmek, yardım etmek, fırsat vermek, işbirliği yapmak, yardımlaşmak, teslim olmak” anlamına geldiğini bilmeyen yoktur. PKK ile yürütülen sürecin “Bağımsız Kürdistan” kadar uzanabileceği gibi. (Bunlar da sosyalist. HYETERT)
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’a göre Edirne Valisi “Hissi davranmış” ve İstanbul’da “sadece 2 bin civarında Musevi var”mış…
Hükümet Sözcüsü, Edirne’deki sinagogun Vakıflar Genel Müdürlüğünce “şevkle restore edildiğini” dedi. “Sinagog’u restore ederken bugüne kadar ibadet yapılmış bir yerden ibadet yapma imkanını, fonksiyonunu düşünmedik. Sayın Valimiz yanlış yapmıştır. Hissi davranmıştır” diye belirtti. Ayrıca İstanbul’da “sadece 2 bin civarında Musevi var“, diye vurgulama yaptığı basın toplantısında şunları ekledi: “Biz ülkemizde yaşayan farklı inanç gruplarına da azınlıklara da onların vakıflarına da eşit gözle objektif gözle bakıyoruz.... Edirne Valisinin açıklamasını yeterli görmeyen İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’istifaya davet etti. Edirne Valisi Dursun Ali Şahin ırkçılık yapmış, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Yahudileri hedef göstermiştir.Papa'dan Avrupa'ya 'yaşlı' eleştirisi
Katolik aleminin ruhani lideri Papa Fransis bugün
Strasbourg'dan Avrupa'ya mesaj gönderdi. Avrupa'yı "yaşlı" olmakla
eleştiren Papa, gençlere iş olanakları sağlanmasını istedi. Papa Fransiz önce Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'na
daha sonra da, Avrupa Konseyi'ne seslendi.Papa Fransis Avrupa Birliği'ne, "Akdeniz'in kaçak
göçmen mezarlığı olmasını engelleyin" çağrısı yaptı.
OIA Raise Money For Scholarship Fund
PLEASE HELP OIA RAISE MONEY FOR SCHOLARSHIP FUND MOST OF YOU ALREADY SHOP AT AMAZON AND HAVE YOUR OWN
ACCOUNTS. WITH THEIR NEW “AMAZON SMILE” PROGRAM, YOU CAN HELP OUR SCHOLARSHIP
COMMITTEE RAISE MUCH NEEDED FUNDS.
$10,000 Saroyan Playwriting Prize to Be Awarded
For Immediate Release
Honors to Meg Ryan and Co-producers of 2015 Film
“Ithaca,” “Raging Bull” Writer Mardik Martin. 2014 – To kick off
Human Rights Day, The Armenian Dramatic Arts Alliance (ADAA) will award the
$10,000 2014 William Saroyan Playwriting Prize for Human Rights / Social
Justice at a gala event on December 6 at the Pasadena Playhouse.
Karadeniz Haber Ajansları Birliği Genel Kurulu yapıldı
Karadeniz Haber Ajansları Birliği Genel Kurulu'nda,
AA'nın da yer aldığı birlik üyeleri, aralarındaki işbirliğini güçlendirmeyi ele
aldı.Bölgesel haber kaynaklarının verimli kullanılması için
uluslararası işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan Karadeniz Haber Ajansları
Birliği (BSANNA) genel kuruluna, Anadolu Ajansı (AA), Rus haber ajansı
TASS, Arnavutluk Haber Ajansı (ATA),
Ermenistan Haber Ajansı (ARMENPRESS), Bulgaristan Haber Ajansı (BTA), Gürcistan
Haber Ajansı (GHN), Romanya Haber Ajansı (Agerpress) ve Ukrayna Haber Ajansı
(UKRINFORM) yöneticileri katıldı.
AİHM'in O Kararı Anlamlı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, soykırım yalanının
100'üncü yılı giderken AİHM Perinçek davasını değerlendirdi. Çavuşoğlu,
"Bu kararı, konunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi
gerektiğini açık biçimde ortaya koymuş olması bakımından son derece anlamlı
buluyoruz" dedi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, soykırım yalanının
100'üncü yılı giderken AİHM Perinçek davasını değerlendirdi. Çavuşoğlu,
"Bu kararı, konunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi
gerektiğini açık biçimde ortaya koymuş olması bakımından son derece anlamlı
buluyoruz" dedi.
Kasparyan ailesinin dramı
Kobani'de yaşayan Ermeni Kasparyan ailesi 100 yıl içerisinde 2.kez vatanlarından uzaklaştılar... 1915 yılında tehcirle Türkiye'den ayrıldılar. 100 yıl sonra başka bir dram sonucu Türkiye'ye geri döndüler. Kobani'li Ermeni aileleri IŞİD'in vahşetinden kaçtılar. KASPARYAN ailesinin acısı yürek yakan cinsten. Kobani'li sığınmacı Vrej Kasparyan '' Benim dedelerim 1915'te Şanlıurfa'nın Garmuş ilçesine yerleştiler'' diye sözlerine başkayarak IŞİD zulmü üzerine 100 yıl içerisinde 2. kez vatanlarını terketmek zorunda kaldıklarını anlattı.
Dersim’in ve Ermenilerin yasını tutmak
Ferhat
Kentel // Mail: ferhatkentel@gmail.com
Dersim
katliamının yıl dönümündeyiz. Memleket olarak geçmişimizle yüzleşemediğimiz ve
iyileşemediğimiz için, Dersim’i aşamıyoruz bir türlü… Çünkü hepimiz biliyoruz
ki, Dersim’in vahşetini ortaya çıkarmak “bu memlekette başka vahşetler de oldu”
bilgisinin kapısını ardına kadar açacak… O zaman 1915’te Ermenilere yapılanları
saklamak için atılan bütün adımlar görünür olacak. Dersim’i örtmek için
başvurulan vicdansızlığın, kendine yontmanın (“ama onlar da bizi öldürdüler”,
“savaş vardı”) ya da rasyonel açıklamaların aslında aynılarının Ermeni meselesi
için kullanıldığını fark edeceğiz. Ve o zaman fark edeceğiz ki, bu topraklarda
yaşayan milyonlarca Ermeni kadın, yaşlı ve çocuğu sürmenin, öldürmenin hiçbir
“soğuk” gerekçesi olamaz. O zaman fark edeceğiz ki, -Cenevre adlı şehirde
imzalanan bir takım hukuksal metin ya da tanımlara uysun ya da uymasın,
isterseniz o kelime kullanılsın ya da kullanılmasın- Ermenilere yapılan bal
gibi soykırımdır…
‘Kimliğinde Hıristiyan yazıyor. Seninle mi uğraşacağız?’
Cevat
Sinet / http://cevatsinet.blogspot.be/
1915
Soykırımında 1,5 milyondan fazla Ermeni öldürüldü. Dinleri, inançları sırf
farklı olduğu için, tek tip bir halk yaratmak istedikleri için bu soykırımı
gerçekleştirdiler. O yüzdendir ki, günümüzde bile, şimdiki Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan; “tek dil, tek millet” diyor. Peki, bir Ermeni’nin Türkiye’de
yaşama ihtimali ne kadardır? Bir Ermeni’nin Türkiye’de linç edilme, aşağılanma,
hakarete uğrama, öldürülme, “affedersin Ermeni” denme olasılığı %70’tir. Kaç
tane Ermeni kaldı, o da ayrı bir tartışma konusu. Kalan Ermenilerin kaç
tanesinin, kendini Ermeni olarak hissetmesi ve görmesi, bu da daha başka bir
tartışma konusu. Tabi bunun yanında kendini Ermeni-Türk hissedenler de var. Bu
da ayrı bir trajedi. (Güzel sorular. Ermeni kalamayanlar revaçta şimdilerde.
Ermeni Türk hissedenler de başka bir grup. HYETERT)
Sivas Ermenileri: Bin Varmış, Bir Yokmuş
Osman
Köker
Sivas’ı
Madımak katliamıyla hatırlıyor bugünkü kuşaklar, Aleviler ve Sünniler
arasındaki gerilimle… Oysa Sivas’ın tarihi bir zamanlar bu toprakların çok daha
zengin bir insan kaynağına ev sahipliği yaptığına tanıklık ediyor. Yalnızca yüz
yıl önce, Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden, bugünkü Sivas iliyle hemen
hemen aynı yerleşim yerlerini kapsayan Sivas Sancağı, Ermenilerin yoğun olarak
yaşadığı yerlerden biriydi.
Watch and Support Telethon 2014!
This Thanksgiving, while gathering with your family
members, don't forget to tune in and watch a great show on TV or your computer! Be grateful for having your loved ones next to you,
appreciate all that you have and make sure to give back.
Eski Ermeni köyü yine define avcılarının hedefinde
Karayazı'da,
Ermenilerden kalan hazinelerin olduğu ileri sürülen bir kayanın altı kepçe ile
kazıldı. Erzurum'un Karayazı ilçesine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Kırgındere
Mahallesi'ne gece saatlerinde gelen kimliği belirsiz kişiler, Ermeniler
döneminden kalan ve üzerinde kuş figürü bulunan bir kayanın altında kepçeyle
define aradı. Kazı yapıldığını öğrenen bölge sakinlerinin mahalleye gitmesi ile
söz konusu kişiler, kepçeyi arkalarında bırakarak kaçtı.
Kars’ta Tarihi Mezarlık Korunmayı Bekliyor
Kars’ta Tarihi Mezarlık Korunmayı Bekliyor
Kars Fevzi Çakmak Mahallesi Eski Erzurum Caddesi üzerinde bulunan Türk ve ermeni
mezarlığı bakımsızlık nedeniyle yok olmuş durumda. Kars Fevzi Çakmak Mahallesi
Eski Erzurum Caddesi üzerinde bulunan Türk ve ermeni mezarlığı bakımsızlık
nedeniyle yok olmuş durumda. 1890’lı
yıllarda kurulduğu iddia edilen mezarlıkta binlerce mezar taşı bulunmakta
iddiaya göre bazı mezarların ermeni bazılarının ise Türk Mezarlığı olduğu çevre
sakinlerinden öğrenildi.
Sevan Nişanyan nerede yatar?
Sabri
Kuşkonmaz
Sevan
Nişanyan’ı “Küçük Oteller Kitabı”ndan tanıyanlar, başlıktaki soruya kolay bir
yanıt verebilirler: Nerede yatacak, elbette küçük bir otelde yatar! Onu
Şirince’deki sevimli otelinden tanıyanlarsa, onun kendi otelinde yatacağını
söyleyebilirler. Geleneksel mimarisini koruduğu, eski evleri onardığı yerdeki
otelinde.Verilen her iki yanıt da yanlıştır. Biliriz ki bu sorunun doğru yanıtı
bu toprakların kültüründe yatar. “Yatmak” bu ülkede kavak altında keyif yapmak
anlamına gelmez. Bu fiilin temsiliyeti çok açıktır; yatmanın lügat anlamı da,
yan anlamı da bu toprakların kültüründe hapiste yatmak demektir.
‘Türkiye, kendisinin rehini oldu’
Birkan
Bulut
Bugün
gerçekleşen panelde Karabağ sorununu ele alan Cenevre Webstar Üniversitesi
Medya İletişim Bölümü Öğretim Üyesi ve gazeteci Vicken Cheterian, Sovyetler
Birliği’nin çöküşünün ardından çıkan en önemli meselelerden birinin de Karabağ
sorunu olduğunu söyledi. Ancak böyle bir siyasi problemin hızla şiddete
dönüşmesinin kendisini şaşırttığını belirten Cheterian, bu şiddetin mevcut
ilişkilerden değil, geçmiş ilişkilerin kırıntılarından meydana geldiğini ifade
etti.
Osmanlı adaleti hâlâ yürürlükte
Kabir Kilisesi'nin bakım işini Ortodoks,
Katolik, Ermeni ve Süryaniler arasında denk olarak paylaştıran Osmanlı Fermanı
Yedikıta Mecmuası'ne konu oldu. Yedikıta Tarih ve Kültür Mecmuası kasım
sayısında Sultan Abdülmecid Han'ın Kudüs'e göndermiş olduğu fermanın bugün dahi
geçerliliğini koruduğunu ortaya koyan bir doküman yayınladı. Kudüs Tarihi
Uzmanı ve Hizmet Turizm Kültür Turları Müdürü Mustafa Usta'nın kaleme aldığı
"Osmanlı Fermanı Kudüs'te Hala Yürürlükte" başlıklı yazıda Kıyamet Kilisesi
ve balkonundaki merdivenin sırrı ile ilgili dikkat çekici bilgiler veriliyor.
Tarihî
kaynaklarda Roma Hükümdarı Birinci Konstantin'in annesi Helana tarafından
Kudüs'te Golgotha tepesinde yapılan, Kıyamet ve Kamame Kilisesi adlarıyla da
anılan Mezar Kilisesi'nin bütün Hıristiyanlar için nihai derece önemli olduğu
belirtiliyor. Kilisesi'nin temizlik ve bakımı Ortodoks, Katolik, Ermeni ve
Süryaniler arasında denk olarak paylaştırılmış.
Nenemin şarkısı
Nurcan
Baysal / nurcanatlibaysal@yahoo.com
Diyarbakır:
Nenem Ayşe Teyfur geçen ay 104 yaşında öldü. Bir asırdan fazla süren ömründe
nenemle iletişimimiz oldukça sınırlı oldu, daha doğrusu olamadı. Hatta nenemi
fazla tanıdığım bile söylenemez. Çünkü
onunla konuşamıyordum. Nenem Türkçe, bense Kürtçe bilmiyordum… Annemim
tercümanlığı kabul ettiği günlerde ben neneme sık sık geçmişi sorardım, en
büyük merakımdı 100 yıl öncesi. Nenem Ermeni komşularından başlar, nasıl
katliama götürdüklerini sürekli anlatırdı. Katliama götürülen komşularının
amcasına “Neden izin veriyorsunuz bizi götürmelerine?” dediğini ve amcasının da
“Onlar hükümettir, biz ne yapabiliriz” diye cevapladığını anlatırdı nenem. Nenem,
Ermenileri toplayıp götüren askerleri nasıl takip ettiklerini ve komşularının o
zamanlar kurşun az olduğu için, demir küreklerle vurula vurula nasıl
katledildiğini ve tepeden nasıl atıldıklarını uzun uzun anlatır ve her
anlattığında bir iki damla gözyaşı eşliğinde onlar için bir ağıt yakardı.
Agos'un sitesi yine hack'lendi
Ermeni
cemaatinin önde gelen gazetesinin internet sitesi saldırıya uğradı. Hrant
Dink'in kurucusu olduğu Agos gazetesinin internet sitesi, bir kez daha hacker'ların hedefi oldu. Agos.com.tr
adresine girildiğinde, sayfa bir süre sonra kuralay.org/hacked sayfasına
yönlediriliyor.
Siyaset tarihin neresinde?
Aydemir
Güler
Güncel
siyaset tarihi biçimlendirir. Tarih tartışması her zaman güncel siyaseti
etkilemek amacıyla yapılır. Yani tarih bir mutlak ve nesnel hakikat olarak
değil, zamanında nasıl içinde mücadele eden, bu mücadeleler yoluyla onu yapan,
yorumlayan ve bugüne aktaran özneler var idiyse, bugün de günümüzün özneleri
tarafından bugünün amaçları, çıkarları gözetilerek, üstelik verili güç
dengeleri içinde yeniden ve yeniden yorumlanmaktadır. “Tam olarak ne olmuş,
aslı neymiş” soruları meşrudur elbette. Bu sorular olmadan sorgulama, araştırma
ve tartışma olmaz. Ama yanıtların “siyasi” olacağını da bileceğiz. Saf
çocukları oynamanın manası yok. Örnek olsun; kimse yalnızca ve yalnızca
hakikati açığa çıkarmak için Ermeni sorununu tartışmaya açmadı. Ermeni
milliyetçiliği kendini gerekçelendirmek için yaptı bunu.
Kürt sineması: Yurtsuzluk, sınır ve ölüm
Mesut
Kara / meskara@hotmail.com
Müjde
Arslan’ın Kürt sineması üzerine yaptığı bu önemli çalışması “ulusal kültürler
ile onların sanatsal ifadelerinin daha geniş kapsamlı ve daha küresel çaplı
kaygılarla bir tarihsel randevuyu gerçekleştirecekleri güzel ve verimli sınır
boylarında daha fazla şeyin daha fazla konuşulacağı bir zeminin ilk
adımlarından olacaktır”… Kitapta yer alan Rohat Alakom’un yazısından Kürtleri,
özellikle Kürt kadınları ve hayatlarını anlatan ilk Kürt filminin 1926 yılında
çekilen Zare adlı film olduğunu öğreniyoruz. Film, Ermenistan sinemasının
kurucusu kabul edilen Hamo Beknazaryan tarafından çekilmiş. Ermenistan’daki
Kürt köylerinde çekimi yapılan filmin senaryosunu Ermeni harfleri tekelinde ilk
Kürt alfabesini hazırlayan Hakob Gazaryan yazmış. Filmin senaryosuna yazarın
Zare’nin Kaderi adlı öyküsü temel oluşturmuş. Filmde Zare ile çoban Seydo’nun
aşk hikâyesi ve bundan rahatsız olan köyün ağası Temur Bey etrafında gelişen
olaylar anlatılır.
TEOG’da Ermeni ve Rum Öğrenciler Yine Mağdur Olacak
Yüce
Yöney
28-29
Kasım’da yapılacak TEOG’da, ilk kez Yahudi okulundaki öğrencilere kendi
dininden soru sorulacak. Ermeni ve Rum okullarındaki öğrenciler ise din sorularını
yanıtlamayacağı için mağduriyet yaşayacak. Yahudi okulundaki öğrencilere bu yıl
Temel Eğitimden Orta Eğitime Geçiş Sınavı’nda (TEOG) Yahudi dininden soru
sorulacak. (Düzeltme: Sayın Hyetert İlgilileri, Hyetertte
bir kaç kez TEOG ile ilgili çıkan haberlerde haberi yazan ilk kişi/ler
tarafından maddi hata yapılmaktadı.TEOG sınavı 28-29 kasım 2014 tarihinde değil
26-27 Kasım 2014 tarihlerinde yapılacaktır.Düzeltilmesini
talep ediyorum.
Arsin
Arşık
Dadyan
Okulu Kurucu Temsilcisi)
Yanıbaşımızda Büyüyen Ortaklık: İsrail ve Azerbaycan
Sedat Laçiner / slaciner@gmail.com
Hepimiz biliyoruz ki İsrail ve ABD, İran’ı uydular, İHA’lar ve hayalet uçaklarla sürekli olarak izliyor. Hatta diğer başka devletler de bu tür faaliyetleri gerçekleştiriyor. Hikayenin sıradışı olan kısmı İsrail’e ait insansız hava aracının kalktığı ülke: İran, İHA’nın “kuzeydeki bir eski Sovyet cumhuriyetinden” atıldığını söyledi. İranlı yetkililer isim vermedi, ancak bu tanıma uyan ve İHA’nın menziline uygun en önemli aday Azerbaycan... İran ve Ermeni basınında yer alan bazı haberlere göre ise İHA’nın kalktığı tam yer Azerbaycan’ın Türkiye sınırındaki toprakları olan Nahçıvan..
ՏԻԵԶԵՐԱԿԱՆ ԽԱՅՏԱՌԱԿՈՒԹՅՈՒՆ
Օսկան Քոչարյան
Կաթողիկոսը
վրեժ է լուծում անհնազանդներից` բացահայտելով իր իսկական էությունն ու կերպարը.
Մայր
Աթոռ Սուրբ Էջմիածնում, օրհնությամբ և նախագահությամբ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ և Արամ
Ա կաթողիկոսների, գումարվեց Հայաստանյայց Առաքելական Ս. Եկեղեցու Եպիսկոպոսաց հերթական
ժողովը: Ժողովին մասնակցում էին հայ եկեղեցու 61 արքեպիսկոպոսներ և եպիսկոպոսներ: Իսկ
երեկ Էջմիածնում, հընթացս Ս. Պատարագի տեղի ունեցավ եպիսկոպոսական ձեռնադրություն և
օծում` ձեռամբ Ամենայն Հայոց կաթողիկոսի: Այս երկու իրադարձությունների հիշատակումը
պատահական չէ: Բանն այն է, որ նախորդած բոլոր օրերին, երբ հոգևոր հայրերը խոսում, քննարկում
ու տարատեսակ որոշումներ էին կայացնում խնդիրների շուրջ, ոչ մի անգամ չհիշատակվեց այն
մասին, որ Եպիսկոպոսաց ժողովին չեն մասնակցում Երուսաղեմի Հայոց Պատրիարքության ներկայացուցիչները:
İzmir Ermenileri
Yazan: Dr. Erkan Serçe
1932 yılında İzmir Asarı Atika Muhipleri Cemiyeti
üyelerinden
Arapzade Cevdet, aynı cemiyetin başkanı ve İzmir Valisi Kazım
Dirik’in yönlendirmesiyle Konstantinos Oikonomos ile Bonaventure F. Slaars
tarafından yazılmış ve 1868’de İzmir’de basılmış Etude sur Smyrne adlı kitabı
İzmir Hakkında Tetkikat adıyla tercüme ederek bastırdı. Ancak çevrilen kitap,
Slaars’ın 1868 baskısı kitabının tam çevirisi değildi; İzmir’de 1688 ve 1778’de
meydana gelen depremler, St. Polycarpe’in ölümü, İzmir’deki Katolik kiliseleri
ve İzmir Ermenileri hakkındaki bilgiler Türkçe baskı için gerekli görülmemişti.
Arapzade Cevdet, İzmir Ermenileri hakkındaki bilgileri çeviriye koymamasının
gerekçesini de şöyle açıklamıştı: “Mösyö Slaars bunla hakkında da uzun uzadıya
yazmış. Bu yazıların mahiyeti atikiyyat vadisinden çok uzaktır… Bizim
bildiğimiz bir şey varsa o da bu milletin bütün Türkiye’de olduğu gibi burada
da rahat ve huzur içinde yaşadığı, servetler kazandığı, hükümetten ve halktan
şefkat ve hüsnü muamele gördüğü, sonunda da güzel İzmirimizi tutuşturmakla
izhar ettiğidir.”
Edirne Valisi, Türk Musevi Cemaati'nden özür diledi
Hahambaşılıktan yapılan yazılı açıklamada, "Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, 24 Kasım öğle saatinde Türkiye Hahambaşımız Sayın Rav İsak Haleva'yı telefonla arayarak; Edirne Sinagogu ve mezarlığımız ile ilgili ifadelerinin yanlış anlaşıldığını ve bazı medya organlarında açıklamaların çarpıtılarak yapılan yayınları kesinlikle onaylamadığını belirterek, kendi beyanının da yanlış anlaşıldığından dolayı derin üzüntülerini dile getirmiş ve açıklamanın Türk Musevi Cemaati ile hiçbir ilişiğinin olmadığını Hahambaşı Rav İsak Haleva’ya ifade etmiş, Türk Musevi Cemaatine özürlerini iletmiştir" ifadelerine yer verildi.
Osmanlı Belgelerinde Ermeni Soykırımı
Meline Anumyan // Mail: anu_mel@mail.ru
1930'lar Türkiye'sinde Dersimli kimdir?
Ayşe Hür
1932 tarihli Jandarma Umum
Komutanlığı'nın gizli Dersim Raporu'nda şöyle denilir: Ermenilik hiçbir zaman
Dersim umum nüfusunun yüzde 20'sini aşmamıştır. Asur ve Araplık hiç bir iz
bırakmamıştır. Osmanlı Devletinin Dersimlilerle mücadeleye başladığı tarihten
itibaren Dersim daha geniş adımlarla Kürtlüğe doğru ilerlemeye başlamıştır. Geçtiğimiz yıl “Kemalistlerin
ve İttihatçıların Alevi ve Bektaşi politikaları” başlıklı yazımda ele aldığım
konuya, giderek daha önemli hale geleceği anlaşılan Dersim tartışmaları
dolayasıyla devam etmek istiyorum. Böylece, 1937-1938’de Dersim’e yapılan
müdahalenin zihinsel arka planını biraz daha aydınlatabilirim diye umuyorum.
Diyanet Papa'ya ‘Fatura İslam’a çıkmasın’ diyecek
Türkiye’yi
ziyaret edecek olan Papa’yla İslam coğrafyasındaki şiddet olayları ve
azınlıklar meselesi ile dünyevileşme konular ele alınacak… IŞİD, El-Kaide,
Taliban bunların hiçbirisi normal şartlar altında İslam dünyasında ortaya
çıkmış değildir. Bunlar işgaller, savaşlar, dikta rejimlerinin gölgesinde
ortaya çıkan bir takım travmalardır. Bugün ne Suriye’de ne Irak’ta hiçbir
gayrimüslim azınlık kalmadı. Bunun da İslamiyet’e fatura edilmesi kabul
edilemez. Bu topraklarda azınlıklar değil, çoğunluk da tehdit tehlike
altındadır. Irak ve Suriye’den Türkiye’ye göçün yüzde 1’i azınlıklardansa,
ayrıca 2 milyon Müslüman nüfus buraya geldi. Sorun bir azınlık sorunu değil,
Müslümanların gayrimüslimlere bakış açısı meselesi değil ama böyle bakılıyor ve
ortaya konuluyor.
Joe Biden, Patrik Bartholomeos için 'Ekümenik' ifadesini kullandı
ABD
Başkan Yardımcısı Joe Biden, resmi Twitter hesabından bu sabah Fener Ortodoks
Rum Patriği 1. Bartholomeos'u ziyaretine ilişkin bir fotoğrafı paylaştı. ABD
Başkan Yardımcısı Joe Biden, resmi Twitter hesabından Fener Rum Patriği 1.
Bartholomeos ile çekilen fotoğrafını yayınladı. ABD Başkan Yardımcısı Joe
Biden, tweetinde Patrik Bartholomeos için "Ekümenik" (Evrensel
Patrik) ifadesini kullandı.
Edirne Valisi'ne kınama
ABD'de
Yahudi lobisinin en etkili kuruluşlarından "İftira ve İnkarla Mücadele
Birliği", Edirne Valisi Dursun Şahin'in restore edilen sinagogla ilgili
açıklamasını kınadı. Açıklamada, "Sinagogda ibadete izin verilmeyeceği
yönündeki açıklamanın "saldırgan ve tehdit edici" olduğu belirtildi. Kuruluşun
Başkanı Abraham Foxman, "Edirne valisi yahudilere karşı duyduğu nefreti
gizlememiştir" dedi.
“Herkesin etnik kimliği açıklansın!”
Arslan
Bulut / arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr
Ahmet
Davutoğlu, Tunceli’de yaptığı konuşmada,
“Aslında herkes bir şeyleri sakladı, onlarca yıl bu topraklarda. Şimdi
saklanma vakti değil, şimdi herkesin onurla, gururla öne çıkıp ne düşüncedeyse,
ne ideolojideyse, hangi etnik veya mezhebi veya dini arka plandan gelmişse
gururla, onurla bunları dile getirme vaktidir”
dedi. Doğrusu,
ben de uzun zamandır bu düşüncedeyim. Fakat konuya eğilenlerden biri olan Hrant
Dink’in, bu sebeple öldürüldüğünü düşünüyorum! Dink,
ölümünden kısa bir süre önce Türkiye’deki gizli Ermeniler hakkında “300 bin rakamının abartılı olduğunu
düşünmüyorum. Bence daha da fazladır”
demişti. Hrant
Dink, bir Ermenistan gezisinde oradaki muhataplarına “Siz 1.5 milyon kişiden bahsediyorsunuz. Oysa
aynı dönemde yaklaşık 500 bin Ermeni, din değiştirip Türk olmuştu. Bunları
neden dikkate almıyorsunuz?” diye sormuş, muhatabı da “Bu konunun gündeme gelmesi, davamıza zarar
verir” cevabını vermişti.
ՕՐԷՆՔ, ԵԿԵՂԵՑԻ ԵՒ ՄԵՆՔ
Ի՞նչ
պիտի հասկնանք եկեղեցի ըսելով, եւ ի՞նչ կապ ունի եկեղեցին օրէնքի կամ իրաւունքի հետ:
Բոլորս ալ գիտենք որ Եկեղեցւոյ հիմնադիրը նոյն ինքն Քրիստոս է, որ իր կեանքի օրինակով
ցոյց տուաւ մարդկութեան թէ ինչ կը նշանակէ հաւասարութիւն եւ եղբայրութիւն: Այս երկու չափանիշներու չգոյութեան պատճառով մարդիկ դարձած էին հլու հնազանդ ստրուկներ, որովհետեւ
բիրտ ոյժն էր որ կը գերիշխէր:
Öğretmenler Günü Kutlu Olsun / Շնորհաւոր ուսուցչաց օր
Dünyada 5 Ekim günü kutlanan Öğretmenler Günü, Türkiye'de 12 Eylül rejiminin kararıyla 24 Kasım gününe alınmıştır.
“YETER DİYE HAYKIRALIM MI”
Sümeyra Tansel
Azınlık vakıfları Temsilcisi Laki Vingas “Kendimizi
aidiyetimizi devamlı pazarlık masasında hissediyoruz. İnsaf ve yeter artık diye
mi haykıralım” dedi. Edirne Valisi Dursun Şahin’in Sinagog restorasyonuyla
ilgili yaptığı skandal konuşmaya ilişkin yorum yapan Azınlık vakıfları
Temsilcisi Laki Vingas “Kendimizi aidiyetimizi devamlı pazarlık masasında
hissediyoruz. İnsaf ve yeter artık diye mi haykıralım” dedi. Taraf’a konuşan
Vingas sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben azınlıklar hakkında yapılan bir konferans
için Paris’teyim burada azınlık haklarıyla ilgili Türkiye’de yapılan
iyileştirmeleri anlatıyoruz. Restorasyon Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından
Yahudi cemaatiyle sürekli diyalog halinde yapılmıştı. Sonra birden öyle bir
yumruk yiyince insan şaşırıyor. Vali’nin kullandığı “kin” kelimesi nasıl bir
kelimedir. Biz bunun altından nasıl kalkarız. Çok ağır bir ifade.
Ermeni Meselesinde 2015’i Beklerken
Prof. Dr. Çağrı Erhan / cagrierhan@yahoo.com
2015’in “soykırım” iddialarının aralarında ABD’nin de yer
alacağı çok sayıda ülke tarafından tanındığı bir zincirleme travmalar yılına
dönüşmemesi için Türkiye bir süredir çok yönlü bir “2015 Stratejisi” yürütüyor.
Söz konusu stratejinin başlangıcını 2009’da Ermenistan’la imzalanan fakat
yürürlüğe girmeyen protokollere kadar götürmek mümkünse de, aslında 23 Nisan
2014’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanken yayımladığı “1915
mesajını” bir milat olarak almak herhalde daha doğrudur. Türkiye’de,
Ermenistan’da ve Azerbaycan’da çok tartışılan söz konusu mesajda bir yandan
“ortak acı” vurgusu yapılmakta diğer yandan da olup bitenlerin “adil hafıza”
temelinde objektif biçimde değerlendirilmesi çağrısında bulunulmaktaydı. Birçok
uzman tarafından, 23 Nisan mesajıyla Türkiye’nin 1915 konusunda bir paradigma
değişikliğine gittiği, bunun sıradan bir konjonktürel açılımın ötesinde uzun
yıllara damgasını vuracak kalıcı bir çözüm için atılan en önemli adım olduğu
değerlendirmeleri yapılmıştı. Peki, Türkiye bu çizginin bir adım ötesine
geçecek mi? Türkiye’nin paradigma değişikliği, soykırım iddialarını savunanları
daha uzlaşmacı bir tavır içine sokacak mı?
1915 Soykırımının Melezleştirdiği Toplumlar: Ermeniler, Zazalar ve Kızılbaşlar
25- 27 Ekim 2014 tarihleri arasında Erivan’da düzenlenen konferansta 1915 soykırımının melezleştirdiği toplumlar Konferansında Erdem Özgül'ün konuşması.
International Colloquium: The
Alevi Zazas and Their Neighbours
Organized by: Department of
Iranian Studies, Yerevan State University and Modus Vivendi Centre, Yerevan
Oct. 25-27, 2014, Yerevan
Soykırımlar ve Devletsiz Halklar
İsmail Beşikçi
Dünyada ilk soykırım 1915’de,
Osmanlı Devleti’nde, İttihat ve Terakki yönetimi tarafından Ermenilere karşı
yapıldı. Bir buçuk milyon civarında
Ermeni soykırımla yok edildi. Ermeniler, binlerce yıldan beri yaşadıkları
topraklardan koparılıp atıldılar. Dünyada ikinci soykırım,
İkinci Dünya Savaşı döneminde, Almanya’da yaşandı. Beş milyon civarında Yahudi,
Nazi yönetimi tarafından soykırımla yok edildi. Ermeni soykırımının ve Yahudi
soykırımının ortak bir yönü var. Soykırımlara uğradığı dönemde, her iki halk da
bir devlete sahip değildi. İki soykırım arasında önemli farklar da vardır.
Ermeniler, binlerce yıldır yaşadıkları topraklarda soykırıma uğramışlardır.
Yahudiler ise, İsa’dan önceki yıllardan itibaren özellikle Roma İmparatorluğu’nun
ilk dönemlerinde dünyanın dört bir yanına dağılmış bir halktır. Sığındıkları,
yerleştikleri her ülkede baskıyla karşılaşmışlar, Almanya’da soykırıma
uğramışlardır.
Arsen Yarman ile 19.Yüzyılda Ermeniler ve Bozulan İlişkiler Üzerine
“Tek bir kelime bile tarihe ışık tutabilir… ”
Toplum ve Kuram Dergisi:
Arsen Bey, sizi, Ermeni toplumunun unutulan ve unutturulan geçmişi ile ilgili kapsamlı
araştırmalarınızdan tanıyoruz. Son araştırmanız ‘Palu, Harput 1878: Adalet
Arayışı” (1. Cilt) ve ‘Palu, Harput 1878: Raporlar” (2. Cilt) kitapları nasıl
ortaya çıktı?
Biden ve Bartholomeo
Yılmaz Polat / yılmaz.polat@yurtgazetesi.com.tr
Başkan Yardımcısı Joseph Biden'ın İstanbul'da yapacağı temaslar
ABD'de yaşayan Rum asıllı Amerikalılarla Ermeniler tarafından da ilgiyle
izleniyor. IŞİD, Suriye ya da Irak konuları Rum ve Ermeni diyasporasının fazla
umurunda değil. Rumlar ziyaretin Biden'ın Fener Rum Patriği Bartholomeos'la
yapacağı görüşmede, Heybeliada Ruhban Okulu'nun durumu ve Kıbrıs bölümleriyle
ilgileniyor. Ermeni lobisi ise Türk yetkililerin Beyaz Saray'da sergilenen
sözde soykırımı sembolize eden Ermeni halısını gündeme getirmesi halinde (tabi
sorulursa) Biden'ın vereceği cevabı merak ediyor.
Terziyan'ın adı sokağa verildi
Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden "Tonton
Amca" lakaplı oyuncu Nubar Terziyan'ın adı, Sarıyer Büyükdere'deki sokakta
yaşayacakTürk Sinema tarihinin unutulmaz isimlerinden Nubar
Terziyan'ın adı, Sarıyer Büyükdere'de yaşadığı sokağa verildi. Büyükdere Surp
Hripsimyants Kilisesi Yönetim Kurulu, geçen yıl sanatçının isminin sokağa
verilmesi için çalışmalar başlatmış, ancak hazırlanan teklif ilk etapta
Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kabul edilmemişti. Daha sonra vakıf
tarafından başlatılan bir imza kampanyası sonrası teklifini revize eden
Büyükşehir Belediye Meclisi, sonunda ünlü oyuncunun adının sokağa verilmesini
onayladı.
Ermeni Meselesinin Oluşumu ve Etkin Devletlerin Tavrı
İstanbul Aydın Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi'nin düzenleyeceği "Ermeni Meselesinin Oluşumu ve
Etkin Devletlerin Tavrı" Konferansı Prof. Dr. Ali ARSLAN'ın konuşmacı
olarak katılımıyla gerçekleşecektir.
25 Kasım 2014 / 14.00 / D
Blok Turuncu Salon
Fotoğraf üstadı hemşehrimiz Ara Güler
Yazar: Emre Erdemir
Dünya otoritelerince kabul
edilen dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri. Tam adı Aram Güleryan.
ASMP’nin (Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği) tek Türk üyesidir. Savaş
foto-muhabirliği yapmıştır ve çektiği savaş fotoğraflarından biri dünyaca ünlü “Times”
dergisine kapak olmuştur. Ara Güler Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen
“Master of Leica’ ünvanını kazanan nadir fotoğrafçılardan biridir. Meslek
hayatına onlarca ödül ve başarı sığdıran Ara Güler, bu topraklardan çıkan en
önemli isimlerdendir.
Süryanilşer ve Seyfo kitabın tanıtım toplantısı
TMC: “Orta Doğu sorunları hiçbir yetkiliye biz Türk Yahudilerini hedef haline getirme hakkını vermemektedir”
Türkiye Cumhuriyeti Hahambaşılığı ve Türk Musevi Cemaati, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’in restore edilen Edirne Sinagogu ile ilgili sözlerine tepki gösterdi...Hahambaşılık ve Türk Musevi Cemaati’nin ortak yazılı açıklamasında, hükümetlerin yıllardır sürdürdüğü ayrımcılığı reddeden anlayışa rağmen, Vali Şahin’in dün verdiği beyanda, Türkiye’nin asırlardır önemli bir unsurunu teşkil eden Yahudi vatandaşlarını ötekileştirdiği vurgulandı: “Ortadoğu’daki politikalar, eylemler ve davranışlar, hiçbir yetkiliye bu topraklarda asırlardan beri yaşayan, Osmanlı ve Türk milletinin bir parçası olmaktan gurur duyan biz Türk Yahudilerini hedef haline getirme hakkını vermemektedir. Bu tür bir söylemin devletimizi temsil eden bir valimiz tarafından ifade edilmesinden dolayı hicap duymaktayız. Dönemin koşullarından dolayı mazbutaya alınmış olan Büyük Edirne Sinagogu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün özverisi ve teveccühüyle Türk Musevi Cemaati yönetiminin bilgisi ve arzusu doğrultusunda el birliği ile restore edilmiştir.
40 yıldır yüzleşilemeyen ASALA terörü
Prof. Dr. Kemal
Çiçek
Bundan 30 sene önce 19 Kasım 1984 günü Viyana’da
Birleşmiş Milletler’de görevli diplomatımız Enver Ergun, bombalı bir saldırıda
şehit oldu. Ve adına 'Asala' denilecek olan kanlı bir süreç işte böylece
başlamış oldu. Türk diplomatlarına yönelik son Ermeni terör saldırısının
üzerinden 40 yıl geçti. Türk insanı, 1890’lardan itibaren dalga dalga gelen,
Osmanlı padişahını, sadrazamını ve cumhurbaşkanını hedef alan Ermeni terör
hareketlerini sözde soykırım iddiaları ile kopartılan fırtına yüzünden
hatırlamaz oldu.
Savaş ve Çocuklar
Nurettin Değirmenci
Çocuklar her türlü haset, kin, nefret, acılardan uzak;
bilgi, beceri ve yaratıcılığa ulaşma hakkına sahip olmalıdır. Bilim adamları çocuğun büyümesinin ve gelişmesinin çok büyük
bir bölümünün 18 yaşına kadar tamamlandığını söylemiştir. Bu bağlamda Birleşmiş
Milletler 0-18 yaşlarında ki insanları çocuk kabul eder. İnsan dönemleri
konusunda ise çocukluk dönemi ergenlik döneminin başlamasıyla biter. Genel
olarak 12-21 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.
Yenikapı yeni baştan
Fatma Aksu
Yenileme alanı ilan edilen Yenikapı’da, Marmaray
İstasyonu ile sahil yolu arasındaki 60 bin metrekarelik alandaki yapılar
yıkılacak. Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘yenileme alanı’ ilan edilen
ve Yenikapı Marmaray İstasyonu ile sahil yolu arasındaki 60 bin metrekarelik
bölgenin çehresi sil baştan yenileniyor. Mülkiyeti İstanbul Büyükşehir
Belediyesi (İBB), Fatih Belediyesi, TCDD, özel şahıslar, Yedikule Surp Prigiç
Ermeni Hastanesi, Ermeni kiliseleri ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Sultan
Murat Vakfı’na ait, 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı olan bölgede, tescilli
tüm yapılar korunuyor.










































