Sait Çetinoğlu
Günümüz Eylülüne gelirsek; 7 Haziran seçimleri sonrasında
hortlatılan savaş sonucu oluşturulan milliyetçi histeri toplumu esir almış
bulunuyor. Eline bayrağı alıp sokağa dalan milliyetçiler 6/7 Eylül 1955'in
provasını her gün yapar gibiler. Aslında 6/7 Eylül ruhunun ebedi olduğunu
anlatıyorlar… Muhalefetin de bu çekim gücünün içinde olması bir başka Eylül
handikapını oluşturmaktadır.
Muhalefetteki HDP liderinin yukarıda birkaç kelime ile değindiğimiz
konuşması, talihsizliğin ötesinde değerlendirmeyi hak etmektedir: Puzzle'nin
diğer parçaları, Bese Hozat'ın açıklamaları, Öcalan'ın Newroz Konuşması ile birleştirildiğinde, Demirtaş'ın Anadolu Savaşını, Ermeni, Rum, Pontos, Süryani...
Halklarının tarihsel topraklarından kazınma sürecinin kutsanması, bu konudaki
sözlerinin milliyetçi söylemle örtüşmesi talihsizliğin yada maksadını aşmanın
ötesinde bilinçli bir tercihin sonucu olduğunu düşünmemizde puzzle'ın diğer
parçaları (Bese Hozat, Öcalan, diğerleri...) yeterince bilgi sunmaktadır. Sonu
belli bir belirsizliğe doğru umutsuz bir eylül yolculuğu Nitekim!
















































