Demirören haberi Sıradan bir vak’a değil. Haberdeki
iddialarda sözü edilen işlerin benzerleri 20. yüzyıl başındaki ulus inşasıyla
başlar. Gayrimüslim mallarının yağması vasıtasıyla gerçekleştirilen ulusal
sermaye birikimidir bu. Matthias Bjørnlund The 1914 cleansing of Aegean Greeks
as a case of violent Turkification ya da “Şiddet Yoluyla Türkleştirme Örneği
Olarak Egeli Rumların 1914’te Temizlenmesi” başlıklı 2008 tarihli makalesinde,
daha soykırım ve mübadeleden önce İttihat Terakki’nin Ege’de Osmanlının
gayrimüslim vatandaşlarını bölgeden temizleme çalışmalarının ayrıntılarına
girer. Radikal’de Ayşe Hür (31 mart) hatırlatıyor: “hedef Ayvalık’taki 12.000,
Çanakkale’deki 90.000, İzmir’deki 190.000, Urla ve Çeşme’deki 130.000 Rumun
kaçırtılması ve bölgenin tamamen Türkleştirilmesi, Müslümanlaştırılmasıydı.
B.M.O.Y.D Sohbet Toplantısı
Bomonti Mıhitaryan Okulundan Yetişenler Derneği, Hayr
Tatul Anuşyan'ın "Dil ve Kültür arasındaki ilişki,kültürün hayatımıza
yansıması ve Ermenicenin kullanılması " konulu ilk sohbet toplantısı: Tarih: 30 Mayıs Perşembe; Saat : 20.30
Yer: Dernek salonu. Arpasuyu Sok. No.20 Bomonti- Şişli
“Bu Topraklarda Yaralanmayan Kalmadı”
Seher Dilovan Kürtçe türkü okuyamayan bir sanatçı olarak
yaşadıklarını, Takuhi Tovmasyan Ermeni tehcirinde ailesinin yaşadıklarını
anlattı. Emine Uçak Erdoğan ise “insana rağmen insan için” çalışan iktidarları
eleştirdi.Ortak Geleceğin İnşasında Buluşan Kadınlar toplantısının ikinci
oturumunda, “yaralarımızı nasıl sarmalıyız” sorusu tartışılmaya devam etti.
Necla Koytak moderatörlüğündeki oturumda Emine Uçak Erdoğan, Takuhi Tomasyan ve
Seher Dilovan konuştu.
XXIV. Rupen Semerciyan Basketbol Turnuvası - 2
Turnuvanın ilk haftası geride kaldı. Yine heyecan devam
ediyor. Haftanın sonuçları şöyle.
Zirve tanığı: Bana çekilmek için baskısı yapıldı
ZİRVE Yayınevi davasında çapraz sorgusu süren davanın hem
tanığı hem de sanığı olan İlker Çınar, TUSHAD halen aktif olarak çalıştığını
iddia ederek, kendisine davadan çekilme baskısı yapıldığını ileri sürdü...
Müdahil avukatlarından Erdal Doğan da tanık Çınar'a sorular yöneltti. 8 gün
boyunca ifade veren İlker Çınar'a, çapraz sorgusunda sanık ve avukatlarının
yüksek sesle konuşarak baskı yapıldığını iddia eden avukat Doğan, yorum
katılarak manipülatif sorular sorulduğunun da altını çizdi. Meclis kayıtlarına
geçen MİT raporu ile tanık beyanlarına göre, 1990'lı yılların başından itibaren
Özel Harp Dairesi'nin yeniden yapılanmaya gittiğini anlatan Doğan, bunun
ardından misyonerliğin öncelikli tehditler arasında algılanarak buna yönelik
çalışmalar yapıldığının belirtildiğini anımsattı.
Yıllar Sonra Hasret Giderdi
1960 yılında Ordu’dan İstanbul’a göç eden Hırant Bakır,
Eyüp Feshane’de gerçekleşen Ordu Tanıtım Günleri’nde hemşerileriyle hasret
giderdi. Kabadüz’ün Çambaşı Yaylası’nda Ermeni bakır ustası Vartan
Bakır’ın oğlu Hırant Bakır (81) Kabadüz ve Yokuşdibi stantlarını ziyaret ederek
hem memleket özlemini giderdi hem de eski günleri hemşerilerine anlattı. 81 yaşındaki Hırant Bakır, her akşam uyumadan önce
Çambaşı Yaylası’nı ve eski günleri düşünerek uyuduğunu söyledi.
Din İle İfade Özgürlüğünü Barıştırmak
Elif Akgül / elif@bianet.org
FIDH'in düzenlediği Siyasal Dönüşümler ve İnsan Haklar
Forumu'nun ikinci günündeki çalışma grubunda Azhar, Spees, Tubiana, Hummaida ve
Özipek din özgürlüğünü ifade özgürlüğü bağlamında tartıştı... “Tüm bu inanç
alanına şiddet ve şiddet tehdidiyle donatılmış bir program uygulandı. Cemaatler
yasa dışı ilan edildi, Sünni ve Alevi dergahları kapatıldı, Şeyhlik, Dedelik,
Babalık suç haline getirildi, ayinler yasaklandı. “On senelik AKP iktidarında
Müslüman ve gayri-Müslim dinlere yönelik bazı özgürlük alanları açıldı ancak
hala yapılması gereken çok şey var. İnanan, inanmayan ve farklı inana herkes
için devletin din ve vicdan özgürlüğünü sağlaması, kimlikler karşısında kör
olup kimseyi mağdur etmemesi gerekiyor. Din ve vidan özgürlüğünün anayasada yer
alması, laikliğe de yer verilecekse bu özgürlüklerle çelişmeyecek şekilde
tanımlanması gerekiyor.”
Çözüme Evet Yürüyüşü
26 Mayıs Pazar günü, saat 14.00'da Saraçhane
30 yıldır, her gün yürek çarpıntılarıyla uyanmamıza sebep
olan…Nerede olursak olalım, hayatımıza damgasını vuran dev bir sorun çözülmek
üzere. Kürt sorunu konusunda tarihi adımlar atılıyor. İlk kez çözüm kapısının
net bir şekilde aralandığına tanık oluyoruz. Bizler, çözüm sürecine gözümüz
gibi bakmamız gerektiğine inanıyoruz. Biliyoruz ki çözüm yönünde atılan her
adım, ölümün bu topraklarda yarattığı kasvetli havanın bir kader olmadığını
herkese, hepimize gösterecek.
Sevan Nişanyan’ı Linç Girişimine Karşı Acil Önlem Çağrısı
Soykırım Karşıtları Derneği
Aşağıda gördüğünüz ifade 1915’ten bu yana ve hatta çok
daha ileriki tarihlere uzanan Osmanlıdan miras TC devletinin zihniyet
aynasıdır. Bu zihniyetin açığa çıkması için biraz egemenlik damarına basmanız,
yani gerçekleri konuşmanız gerekir. Sevan Nişanyan, sözünü evirip çevirmeden
dobra dobra konuştuğu, engizisyon yasalarına rağmen, gözünü daldan budaktan
sakınmadığı, yazdıklarını kamuoyu ile paylaştığı için sık sık egemen zihniyetin
damarına basmaktadır. Her defasında karşısına “aklını başına alması, tehcir
edilmesi, ortadan kaldırılması” vs. özü aynı olan soykırımcı egemenlik
zihniyetinin “Sevan sorununa” çözüm konseptleri ile karşılaşmaktadır.
Ermeni Diasporası Yüksek Mahkeme’nin Kararını Bekliyor
ABD’nin California eyaletinde Ermenilerin sigorta
şirketlerine tazminat davası açabilmelerine izin veren yasa, ABD Yüksek
Mahkemesi tarafından değerlendiriliyor. Yüksek Mahkeme’nin Beyaz Saray’dan da konuyla ilgili
görüş talep ettiği değerlendirme sürecinin önümüzdeki aylarda sonuçlanması
bekliyor.
Aydınlar: Sevan Nişanyan yalnız değildir!
Bir grup aydın Nişanyan'a sahip çıktı… Aralarında İsmail Beşikçi, Fikret
Başkaya, Ali Nesin ve Ragıp Zarakolu’nun da olduğu bir grup aydın ‘Sevan
Nişanyan yalnız değildir!’ başlıklı bir bildiri yayınladı. " Sevan
Nişanyan’ın İslam mitolojisini İslamcılar gibi yorumlamıyor diye 13, 5 ay
cezaya çarptırılmasını protesto ediyoruz. Ayrıca Fazıl Say’ın Ömer Hayyam şiirinden
dolayı cezalandırılmasından sonra, yazar, dilci ve araştırmacı Nişanyan’ın
cezalandırılması Türkiye’de Sünni İslam toleranssızlığının sadece
yaygınlaştığını değil devlet kademesinde resmi görüş haline geldiği
anlaşılıyor..."
"Nişanyan'a Verilen Ceza Laiklikle Çelişiyor"
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) yazar Sevan Nişanyan'ın
kişisel blogunda Muhammed peygambere hakaret ettiği suçlamasıyla 13,5 ay hapis
cezasına çarptırılmasını kınadı.Nişanyan'ın hapis cezasına çarptırılması ifade
özgürlüğünün feci bir ihlalidir ve ülkedeki gazeteci ve bloggerlara tehdit
mesajı niteliğindedir. Ceza temyiz mahkemesinde mutlaka bozulmalıdır.
İslamiyet'e karşı eleştirel görüşlerin baskı altına alınması Türkiye gibi laik
bir ülkeye yakışmamaktadır...” “Türkiye'deki yasa yapıcıları acilen Türk Ceza
Kanunu'nun 216. maddesinin üçüncü fıkrasının feshetmeye çağırıyoruz. Bu
acımasız hüküm gittikçe artan soruşturmaların temelini oluşturmaktadır.”
Nişanyan'ın ifade özgürlüğü
Eyüp Can / eyup.can@radikal.com.tr
Sevan Nişanyan'ın sözleri de ifade özgürlüğüne ilişkin
tezi de problemli. Ama 13,5 ay hapis cezası alması da öyle. Ne zaman ifade
hürriyeti ile ilgili bir yazı yazsam “O hakaretler sana, karına, annene, babana
yapılsa yine ifade hürriyeti der misin?” sorusu geliyor.
Belediye Başkanlığı Seçimlerini Ermeni Yanlısı Eric Garcetti Kazandı
21 Mayıs’ta yeni belediye başkanını seçmek için sandık
başına giden Los Angeles, Eric Garcetti dedi. Annesi Yahudi olan ve bu inanca
göre yetişen Garcetti Los Angeles’in ilk Yahudi belediye başkanı olmakla dikkat
çekiyor. Sendika dostu Wendy Greuel ile girdiği başkanlık yarısını % 53.1 oyla
kazanan Garcetti, aynı zamanda tam bir Ermeni dostu. ANCA, ACA-PAC gibi güçlü
Ermeni kuruluşları tarafından sonuna kadar desteklenen Garcetti’nin yeni
dönemde Ermeni isteklerine duyarsız kalmayacağı biliniyor.
Ermeni Soykırımının 100. Yılına yönelik Tüm Rusya Komisyonu ilk oturumu gerçekleşti
22 Mayıs’ta Rusya Federasyonunda Ermeni Soykırımının 100.
Yıl Etkinlikleri Tüm Rusya Komisyonu (TRK) ilk organizasyon amaçlı oturumu
Ermenistan’ın Moskova Büyükelçiliği konutunda gerçekleşti. Oturumu Ermenistan’ın RF Büyükelçisi Oleg Yesayan, Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü
Direktörü Hayk Demoyan ve Ermeni Apostolik Kilisesi Yeni Nahçivan ve Rusya
Diyakosluğu ruhani önderi Piskopos Yezras Nersiyan yönettiler.
Azerbaycan: Ermenistan'ın Yaptığı Açıklamalar Umut Verici
Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki buzlar eriyor mu?
Karabağ sorunu çözülecek mi? Bu sorulara sıcak cevaplar geliyor. Azerbaycan
Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan’ın son günlerde yaptığı açıklamaları umut
verici olarak değerlendirdi. Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan’ın, Karabağ
sorununun çözümü için AGİT Minsk Grubunun önerdiği maddeleri kabul etmeye
hazırız ifadesi Azerbaycan’da memnuniyetle karşılandı.
Ermeniler Yalanlarını Kongre'ye Kabul Ettirmek İçin Kampanya Başlattı
ABD’deki Ermeni diasporası, Başbakan Erdoğan’ın ABD
ziyareti sırasında Kongre’ye sunulan yasa tasarısına destek için kampanya
başlattı. Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) tarafından
başlatılan kampanya çerçevesinde Ermeni Amerikalılar, ABD Kongresi’nde
bölgelerini temsil eden Kongre Üyelerine elektronik posta göndererek Ermeni
tasarısına destek çağrısı yapıyor.
ABD Jeoloje Enstitüsü, Ermenistan’ın kaya gazı kaynaklarını araştırdı
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), Ermenistan’ın
kaya gazı kaynaklarını araştırmak üzere Ermenistan’a ziyarette bulundular.
Açıklama bugün 22 Mayıs’ta düzenlenen basın brifinginde Ermenistan Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakan yard.
Areg Galstyan’dan geldi. Galstyan ″Bizim için kendi enerji kaynaklarımızın
tesbiti, ithal edilen enerjiye paralel kendi kaynaklarımızın kullanımı önemli″
dedi.
Haziran’da Fransız-Ermeni Mükemmeliyet Haftası gerçekleştirilecek
«Marseille Provence 2013-Avrupa Kültür Başkenti»
etkinliği çerçevesinde 17-23 Haziran’da Fransa’da, Ermenistan’ın Marseille Başkonsolosu Vardan Sırmakeş
himayesinde Fransız-Ermeni Mükemmeliyet Haftası
gerçekleştirilecek.
Uzlaşma Kültürü Ve Ermeni Cemaati- Murat Bebiroğlu
Sevgili Okurlar,
cemaatimizde uzlaşma kültürünün geliştirilmesinin cemaatimizin geleceği
açsından büyük önemi olduğu açıktır. Ancak hakim zihniyetin ve etkili bazı
yöneticilerin uzlaşma anlayışı genel anlayıştan epeyce farklı. O kadar ki
bazıları herkesin kendi fikri etrafında toplanıp yumruk gibi olmasını,
neredeyse ulus devlet gibi homojen bir topluluk arayışını uzlaşma sanıyor. Bir
başkası temel görüşlerinde hiçbir ortak yanı olmayan zıt fikirlerden cemaat
yararına çözüm aramaya, karşılıklı tavizler vermeye uzlaşma diyor. Dahası bir
çoğu uzlaşmayı bir yandaş artırma, önemli ve meşhur olma yolu olarak görüyor.
El Nusra Ermeni aydını kaçırdı
Suriye Ermeni toplumunun önde gelen isimlerinden AGBU
(Ermeni Genel Hayırseverler Birliği) Halep Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hagop
Mikaelyan, el-Nusra örgütü tarafından kaçırıldı.
Bir Tarih Yok Oluyor!..
Yunus Boztimur
Kiğı’da 1800’lü yıllara ait tarihi yapılar yok oluyor.
Kiğı ilçesi Eskikavak Köyünde (Arek) bulunan Surp Hovhannes Kilisesi restore
edileceği günü bekliyor. Bingöl’deki tarihi yapılar bir bir yok oluyor. İl
genelinde yüzlerce tarihi eser doğa koşullarına terk edilmiş durumda... 1.Dünya
Savaşı öncesinde Kiğı'da Ermenilere ait olan 45 kiliseden biri olan Eskikavak
Köyündeki (Arek) Surp Hovannes Kilisesi kendi kaderine terk edilmiş. 1800'lü
yıllarda inşa edilen Ermeni kilisesi kötü koşullara rağmen günümüze kadar
ayakta kalmış. 1.Dünya Savaşı öncesinde Eskikavak Köyünde yaşayan 170 aile ve
bin 165 kişiye hizmet veren Surp Hovannes Kilisesi restore edileceği günü
bekliyor.
Bu ülkede güvercinler bitmez
Cevat Sinet
Sevan Nişanyan’a verilen 13,5 ay hapis cezasına hepimiz
ortağız. Sevan düşünmekle suç işlemişse, biz de her gün bu suçu işleyeceğiz.
Türkiye’de ve dünyada aydın ve demokrat, yargıya ve hukuka inanan, evrensel
insan haklarına saygılı olan her kesim Sevan Nişanyan’a destek olmalı.
Türkiye’de bu tetikçi ve hedef gösteren gazete kültürünü, silahın mermisi gibi
kullanan Yeni Akit Gazetesi yine Sevan Nişanyan’ı hedef göstererek gerek yargı
yoluyla cezalandırılmasını, gerekse yargının yapamadığını radikal örgütlere
havale ederek, görünen o ki Sevan’ı öldürtmek istiyorlar.
Sürgünde ölen Ermeni ressam sergiyle anılıyor
Bilge Eser
Sürgünde yaşamını yitiren Ermeni ressam Jak İhmalyan'ın
"90'ıncı doğum günü", Yunanistan Konsolosluğu'nda sergi ve kitapla
kutlanıyor. "Bir gün İstanbul'da olmak düşüydü. Hele de bir
sergi açmak orada. Hey gidi Jak, sevgili kardeşim. Nihayet İstanbul'da sergin
açıldı ama sen yoksun. Eski sözle 'ba'sü ba'd-el-mevt'; yani ölümden sonra
dirilme cinsinden bir geri dönüş seninki. Resimlerin artık İstanbul'da. Hoş
geldin sefa geldin memleketine..." Dünyaca ünlü ressam Abidin Dino, bu
satırları Ermeni asıllı İstanbul doğumlu dostu ressam Jak İhmalyan için 1993'te
kaleme almıştı.
Ermenistan ve İran arasında enerji takası yapılacak
Ermenistan Enerji Bakanı Armen Movsisyan İran’la enerji
konusunda sürdürülen ortaklığın yeni dönemde büyük önem kazandığını
açıkladı.Ermenistan-İran Ortak İşbirliği Komisyonu’nun enerji takası yoluyla
işbirliğini güçlendireceğini belirten Movsisyan, İran’dan alacakları gaz
karşılığında bu ülkeye elektrik satacaklarını, fakat bunun tamamen takas
usulüyle gerçekleştirileceğini belirtti.
Los Angeles’da Anadolu Havası
İvo Molinas
16-19 Mayıs tarihlerinde ABD’nin Los Angeles şehrinde
düzenlenen ve Türk kültürünü dünyaya daha yakından tanıtmayı amaçlayan Anadolu
Kültürleri ve Yemek Festivali büyük ilgi çekti... Orange County fuar merkezinde
düzenlenen festivale Türkiye’den on bir milletvekili ve on altı belediye
başkanının yanı sıra Türkiye Musevi Cemaat Başkanı İshak İbrahimzadeh, Türk
Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas ile
Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Derneği Başkanı Dinçer Türkmen de katıldı...
Misafirleri de Uygarlıklar Yolu’nda dönem giysileri giyen oyuncular karşıladı...
Türkiye gayrimüslim azınlıklarını temsilen Vakıflar Meclisi üyeliği görevini
yürüten Laki Vingas, Türk Ermenilerini temsilen piskopos Sahak Mashalian ve
akademisyenler Levon Marashlian, Ömer Taşpınar, Philip Clayton ve İsrailli
gazeteci Faye Levy birer konuşma yaptılar.
Sevan Nişanyan'a da 'peygambere hakaret' cezası
Yazar Sevan Nişanyan, kendi blog’unda yer alan ve Hz. Muhammed'e hakaret ettiği iddia edilen bir yazısı nedeniyle İstanbul 14. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 13.5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha önceden de sabıkası olması dolayısı ile aldığı ceza para cezasına çevrilmeyen Nişanyan’ın sadece kararı temyiz etme hakkı bulunuyor... Sevan Nişanyan kararı eleştirdi: “Burada sistemli bir politika var. Bu, marjinal bir mahkemenin aldığı bir karar değil. Aynı zaman zarfında bir dizi davanın açılması ve bunun hızlı bir şekilde sonuçlanması burada politika değişikliği olduğunu gösteriyor. Ve bunun hükümet kaynaklı olduğundan eminim. İkincisi burada yapılan şey göz göre göre açıkça, fütursuzca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına ve kararlarına meydan okuma niteliğindedir.
Ermeni korosu 310 yaşında
Ahmet Cirik
İstanbul’da kuruluşunun resmi olarak 310. yılını kutlayan bir koro var: “Sahakyan Muganni Heyeti Korosu.’’ Aslında koronun tarihi çok daha eskilere, 6 asır öncesine dayanıyor. Ermeni Patriklik makamının kurulduğu Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi bünyesinde kurulan Sahakyan Muganni Heyeti Korosu’nun ilk ilahisini seslendirdiği tarih 1461’di ve Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmed oturuyordu. Koro, Sarraf Sarkis Taşçıyan tarafından oluşturulan tüzükle 1703 yılında resmiyet kazandı. Muganni Heyeti, kuruluşunun 310. yılını çeşitli etkinliklerle kutlarken, bünyesine 1938 yılında katılan Sahakyan Korosu da 75. yılına ulaştı.
"Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Yukarı Karabağ sorununun mevcut durumu devam edemez"
Rusya Dışişleri
Bakanı Sergey Lavrov, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Yukarı Karabağ
sorununun mevcut durumunun devam edemeyeceğini söyledi... "Yukarı
Karabağ'daki mevcut durum hiçbir taraf için kabul edilebilir değildir. Mevcut
durumun devam etmesi demek, Azerbaycan topraklarının geri verilmesi sorununun
ve Ermenistan'ın ekonomik ambargosunun devam etmesi demektir" diye
konuştu.
Syrian Orthodox Archbishop Speaks on the Situation of Christians in Syria
On Saturday, May 18, Eustatius Matta Roham, the Archbishop
of the Syrian Orthodox Church of Antioch for Northern Syria, met activists of
the newly formed European Christian Relief Organization (ECRO) in Munich, where
he came to visit the White Fathers and other Catholic organizations asking for
support for the Syriac (also known as Assyrian and Chaldean) Christian people.
This was the second meeting with the Archbishop in Germany and the situation in
Syria was the main topic of discussion... During the recent meeting Archbishop
Roham gave an authentic assessment of the recent situation of the Christians in
Syria in general and in the Province of Al-Hassake in particular, where he
resides. In addition, the talk evolved around the security and humanitarian
crisis in the country and options for supporting the suffering Christians in
Northern Syria and the refugees in the neighboring countries of Syria.
‘İlker Çınar'ın söyledikleri ciddiye alınmalı'
İddiaları Cihan Haber Ajansı'na değerlendiren davanın
müdahil avukatlarından Erdal Doğan, "... 16 klasörü sanık olarak
yargılanan ekibin hazırlamış olduğu misyoner karşıtlığı, misyonerleri
Hıristiyanları kriminilize edici, düşman edici ve itibarsızlaştırmayı amaçlayan
belgelerle doluydu ve çoğu sahte belgelerdi. İlker Çınar'ın söylemiş olduğu
beyan ve iddialar da bu konuyla ilgili ciddiye alınması gereken ve dikkatle
kayda alınması gereken hususlardır. Sanıkların yapmış olduğu bu gibi
manipülasyonlar çoktu. Dosyalarda açıkça vardı. Zaten sanıkların yargılanma
konusu olduğu şeyler, psikolojik hareketti. İşlenen cinayetler içinde ortam
oluşturma, algı değiştirme ve manipülasyon amaçlı birçok faaliyeti içeriyor.
Haliyle cinayetler işlendikten sonra da bu cinayetlerin istedikleri ve karşı
oldukları kesime rahatlıkla yükletebilme ortamı da hazırlıyorlardı.
TT Arena ve Saraçoğlu'na kilise yapılsa...
Mevlüt Tezel
Futbolu kadar Müslüman kimliğiyle de öne çıkan Ribery, kulübü Bayern Münih'ten; Allianz Arena stadının içine namaz kılabileceği bir oda yapılmasını talep etmiş. Kulüp de bu isteğe, büyük bir jestle karşılık verip odadan çok daha geniş bir alana bir cami yaptırma kararı almış. Caminin büyüklüğü ne kadar olur bilinmez ama içinde İslam kütüphanesi de yer alacakmış, sürekli bir imam atanacakmış... TT Arena'ya, Şükrü Saraçoğlu'na kilise yapma kararı çıksaydı ne olurdu? Aynı hoşgörüyü gösterir miydik? Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Almanya'da, Allianz Arena'ya cami yapılacak olmasını eleştiren bile yok! Çünkü orada lafta değil, özde inanç özgürlüğü var ve bu, her din için geçerli.
Futbolu kadar Müslüman kimliğiyle de öne çıkan Ribery, kulübü Bayern Münih'ten; Allianz Arena stadının içine namaz kılabileceği bir oda yapılmasını talep etmiş. Kulüp de bu isteğe, büyük bir jestle karşılık verip odadan çok daha geniş bir alana bir cami yaptırma kararı almış. Caminin büyüklüğü ne kadar olur bilinmez ama içinde İslam kütüphanesi de yer alacakmış, sürekli bir imam atanacakmış... TT Arena'ya, Şükrü Saraçoğlu'na kilise yapma kararı çıksaydı ne olurdu? Aynı hoşgörüyü gösterir miydik? Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Almanya'da, Allianz Arena'ya cami yapılacak olmasını eleştiren bile yok! Çünkü orada lafta değil, özde inanç özgürlüğü var ve bu, her din için geçerli.
ԻՆ՞ՉՆ Է ԶԱՐՄԱՆԱԼԻՆ
ՈՍԿԱՆ
ՄԽԻԹԱՐԵԱՆ
Լոս Անճէլըսի «Ասպարէզ» օրաթերթը արտատպած է «Հրապարակ»ի կողմէ կատարուած հարցազրոյցի մը կարգ մը հատուածները, որոնք երբեք
զարմանալի
չեն
ինծի
համար,
բայց
եւ
այնպէս
լուրջ
մեկնաբանութեան
եւ
վերլուծումի
կը
կարօտին:
Հարցազրոյց
կատարող
խմբագիրը,
Լեւոն
Սարգսեան,
անծանօթ
չէ
իր
խօսակցին՝
Արարատեան
Թեմի
Առաջնորդ
Գերշ.
Տ.
Նաւասարդ
Եպս.Կոճոյեանին,
թէեւ թերացած է անոր տալու
եկեղեցականի
պատշաճ
տիտղոսները
(ներելի
է.
համայնավարութենէն
մնացած
սովորութիւններ
են…):
Western Diocese of the Armenian Church
We were devastated to learn of the deadly and destructive
tornado which ravaged through the city of Newcastle, Moore and parts of
southern Oklahoma City. More than two dozen have lost their lives including
nine children. Seven of those children died at Plaza Towers Elementary School
in Moore, a pre-kindergarten through sixth-grade school.
Türkiye’nin unutmayı tercih ettiği Ermeni kahraman

Robert Fisk / Çevri: Özde Çakmak
Ermeni-Türk subay Torossian’a madalyaları veren Enver Paşa idi… Komutan Torossian’ı düşünün. 1915 yılında 1,5 milyon Ermeni erkek, kadın ve çocuğun Osmanlı Türklerinin elinde katledildiği tüyler ürperten soykırımın yüzüncü yıl dönümü ile karşı karşıya kalan Türk hükümeti, Ermeni katliamlarının anılarını aynı yıl Gelibolu savaşında İttifak güçlerine karşı kazanılan Türk zaferini anma törenlerle bastırmayı planlıyor. Şimdiden, sadık akademisyenler 1915’de Gelibolu’daki Türk orduları arasındaki binlerce Arap birliğinin varlığını görmezden gelmek için ellerinden geleni yapmaktalar – - ve şimdi de Gelibolu’da gösterdiği cesaret sebebiyle madalya verilen bir Ermeni Türk topçu subayını kendi biyografisini yaratan bir yalancı olmakla yaftalıyorlar.
Atatürk Ermeniliği Yasakladı!
Köyden kente göç 60′larda başladı. 1963′te Antakya’nın
ilçesi Hassa’da araba beklerken Mardin’den bir aile göçüp Antakya’ya
gidiyorlar. Biri yaşlı, iki kadın, biri kız, biri oğlan, iki de çocuk. Çocuk
bana Ermeni olduklarını söyleyince yaşlı kadın çocuğu azarladı. “Öyle deme, biz
Ermeni değiliz, Türküz. Atatürk Ermeniliği yasakladı.”
ABD Ermeni ve Yunan Cemaatleri’nden Beyaz Saray’a çağrı
ABD Ermeni ve Yunan Cemaatleri liderleri, Beyaz Saray’a
Türkiye ile ticaretinde sert şartlar koyma çağrısında bulundu. Amerika Ermeni Davası Grubu (ANCA), bu ortak açıklamanın
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’de bulunduğu zaman yayımlanmış
olduğunu bildirdi.Türkiye hükümeti, Obama ile Erdoğan buluşmasından önceki
aylarda Türkiye’nın trans okyanus ticareti ve ABD ile BM yatırım faaliyetine
katılacağını ve ABD ile serbest ticaret ile ilgili iki taraflı anlaşmaların
imzalanmasını iddia etti.
Gizli tanıktan şok Fethullah Gülen iddiası!
Zirve Yayınevi davasında 6 günden beri gizli tanık olarak
ifade vermeyi sürdüren İlker Çınar, “Beni öldürüp, olayı misyonerlerin ve
Fethullah Gülen cemaatinin üzerine yıkacaklardı” iddiasında bulundu.Zirve Yayınevi davasının 70. duruşması, Malatya 3. Ağır
Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. Duruşma başında sanık Ruhi Abat, "İlker
Çınar'ın ifadelerinin bitmesine kadar duruşmaya katılmak istemiyorum"
diyerek izin istedi. Mahkeme bu talebi kabul edince, sanık Abat, salondan
ayrıldı.
Şişli Spor Kulübü Yönetimi İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu yu ziyaret etti
21 Mayıs Pazartesi günü Şişli Spor Kulübü yönetimi ve
spor okulu öğrencilerini temsilen 2 sporcu İstanbul valisi Sayın Hüseyin Avni
Mutlu yu ziyaret etti. İstanbul Valiliğinde gerçekleşen ve yaklaşık 40 dakika
süren görüşme süresince Türkiye de ki çeşitli spor olayları , Şişli Spor
Kulübü nün kuruluşu , geçmişi ve günümüzdeki faaliyetlerini büyük bir dikkatle dinleyen
Vali Mutlu ya Şişli forması ve bayrağı hediye edildi.
İmam ve Ermeni Kız Aynı Koroda
Türkçe, Arapça, İbranice, Ermenice, Kürtçe parçalar
söyleyen korodan barış mesajları. Koronun yönetim kurulu başkanı Yılmaz
Özfırat, konser verdikleri Bursa'da, yaptığı açıklamada, Antakya'da üç semavi
din ve 6 farklı medeniyetten kişilerin kurduğu koronun, bir arada yaşama
kültürü, barış ve hoşgörüyü tüm dünyaya göstermeyi amaçladığını söyledi. Müslüman,
Hıristiyan ve Musevi üyeleri bulunan koronun, aynı zamanda Türkiye'nin yanlı ve
yanlış tanıtımına karşı durmak için oluşturulmuş bir proje olduğuna dikkati
çeken Özfırat, "6 farklı medeniyeti barındırıyoruz. Bunlar Katolik,
Ortodoks, Alevi, Sünni, Ermeni ve Museviler. Bunların tamamı Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşıdır ve vatandaşlıklarını doğumdan kazanmış kişilerdir.
Buraya herhangi bir yerlerden gelmemişlerdir. Bu toprakların insanlarıdır"
ifadesini kullandı.
ABD 2012 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu açıklandı
Hükümetin dini özgürlüklere saygı yönündeki eğiliminin yıl boyunca önemli ölçüde değişmediği belirtilen raporda, şunlar yer aldı: "Genellikle Rum, Ermeni ve Süryani Ortodokslar ile Ermeni Protestan ve Yahudi toplumu dahil Osmanlı döneminde resmi olarak tanınan dini grupların üyeleri, kendi ibadetlerini uygulama özgürlükleri bulunduğunu bildirdi. Hükümet, önceki yıllarda el konulan azınlıklara ait dini vakıfların mülklerinin iadesine veya tazminine devam ediyor. Hükümet, 40 yıldır kapalı durumda olan Heybeliada Ruhban Okulu'nun hangi yasal merci altında tekrar açılabileceğine açıklık getirmedi.
Ermeni Terör Örgütü ASALA Yıllar Süren Sessizliğini Bozdu
TurkishNY.com - Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik
Araştırmalar Başkanı ve terörle mücadele alanında uzman Ercan Çitlioğlu, ASALA
terör örgütünün yeniden sahneye çıkma girişiminin, Ermenilerin 2015 yılında
Türkiye’ye karşı güçlendirmek isteyecekleri karalama kampanyasının bir parçası
olduğunu söylüyor.
APA’ya yaptığı açıklamada, Suriye’deki hareketlerin ASALA
terör örgütünün uzun bir aradan sonra Türkiye’ye karşı bir açıklama
yayınlamasını getirdiğini belirten Çitlioğlu, bu terör örgütünün uzun bir
aradan sonra yeniden ortaya çıkmasının ardındaki sebebin ne olduğu yönündeki
soruya şöyle cevap verdi: “Ben bunu, Ermenilerin Türkiye’ye yönelik 2015 yılına
dair küresel ölçekteki karalama kampanyasının bir parçası olarak
değerlendiriyorum.
'Çocukları, halkları, birbirine düşmanlaştıran tarih kitabı olur mu?'
BDP'li Erol Dora: Tarih kitaplarında, sadece
ötekileştiren, ayrımcı, dışlayan ifadeler değil, olaylarla ilgili hatalar da
var. Yazılan birçok şey olmamıştır. "'Çocukları, halkları, birbirine
düşmanlaştıran tarih kitabı olur mu?' Türkiye’nin altına imza koyduğu uluslar
arası sözleşmeleri göz önünde bulundurarak tarih kitapları hazırlanmalı. Farklı
etnik guruplar, farklı halklar, farklı inançlar var. Bütün bunları bir uyum
içerisinde demokratik bir ulusun inşası yönde hepsini onurlu bir birliktelik
çerçevesinde bir müfredatın hazırlanması lazım.” “Tarih kitaplarında, sadece
ötekileştiren, ayrımcı, dışlayan ifadeler değil, olaylarla ilgili hatalar da
var. Yazılan birçok şey olmamıştır. Bunları Rum, Ermeni, Yahudi, Alevi çocuklar
birlikte okuyor. Çocukları, halkları birbirine düşmanlaştıran kitap olur mu?
Tarihi yanlışlıklar yapılıyor. Kendi istedikleri için. Ermeni olayları, Süryanilere
ne oldu? Onları niye anlatmıyorsunuz o zaman.”
AKP kancayı Suriyeli Süryanilere taktı
Azınlıkların sesi Akil Adamlar oldu
Stelyo Berberakis
Daha önce sesli bir şekilde dile getiremedikleri taleplerini ve sıkıntılarını, hükümet tarafından atanan Akil Adamlar'a aktarma fırsatını bulmanın çok önemli olduğunu belirten azınlık temsilcileri, geçmişte olanların tekrar etmemesi için yaşadıklarını anlattılar. Verdikleri örnekler arasında Atatürk sonrası Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikaya göre, bazen vatandaş, bazen de yabancı olarak görülmelerini, yargı önünde yaşadıkları haksızlık ve ayrımcılıkları, vakıf mallarına el konması, okulların, yetimhanelerin bir gece içinde kapatılması, patrikhanelerin "tüzel kişilik" hakları olmadığı için bankalarda hesap bile açtıramamaları, 6-7 Eylül 1955 olayları, "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları, askerlikte rütbe alamamaları, askeri okullara girememeleri, uluslararası ilişkiler bölümlerinden mezun olsalar bile diplomat olamamaları gibi sıkıntılar yer alıyor. (Ne gariptir ki, azınlıklar adına söz alanların bir bölümü hala Patrikliğin tüzel kişiliği ile cemaatin tüzel kişiliğini ayıramıyor ve cemaatin örgütlenmesine izin verilmesinin önemini anlamıyor. HYETERT)
Daha önce sesli bir şekilde dile getiremedikleri taleplerini ve sıkıntılarını, hükümet tarafından atanan Akil Adamlar'a aktarma fırsatını bulmanın çok önemli olduğunu belirten azınlık temsilcileri, geçmişte olanların tekrar etmemesi için yaşadıklarını anlattılar. Verdikleri örnekler arasında Atatürk sonrası Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikaya göre, bazen vatandaş, bazen de yabancı olarak görülmelerini, yargı önünde yaşadıkları haksızlık ve ayrımcılıkları, vakıf mallarına el konması, okulların, yetimhanelerin bir gece içinde kapatılması, patrikhanelerin "tüzel kişilik" hakları olmadığı için bankalarda hesap bile açtıramamaları, 6-7 Eylül 1955 olayları, "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları, askerlikte rütbe alamamaları, askeri okullara girememeleri, uluslararası ilişkiler bölümlerinden mezun olsalar bile diplomat olamamaları gibi sıkıntılar yer alıyor. (Ne gariptir ki, azınlıklar adına söz alanların bir bölümü hala Patrikliğin tüzel kişiliği ile cemaatin tüzel kişiliğini ayıramıyor ve cemaatin örgütlenmesine izin verilmesinin önemini anlamıyor. HYETERT)
New York'ta Türk Günü Yürüyüşü Başladı
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından
32'ncisi düzenlenen New York Türk Günü Yürüyüşü başladı. Yürüyüşe AB Bakanı ve
Başmüzakereci Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
(KKTC) Başbakanı İrsen Küçük, Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu
Başkanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin BM
Daimi Temsilcisi Halit Çevik, New York Başkonsolosu Levent Bilgen, TADF Başkanı
Ali Çınar'ın yanı sıra Türkiye, KKTC ve Azerbaycan'dan çok sayıda milletvekili,
sanatçı ve vatandaşlar katıldı.
Türk patronların ’’kilise’’ merakı
Türkiye’nin önde gelen patronları, Balıkesir’in Ayvalık
ilçesinde bulunan eski kilise, şapel, manastır ve evleri satın alıp milyonlarca
liraya restore ettiriyor. Eski ibadethaneleri müze ve malikaneye çevirenler
arasında Koç, Sabancı gibi isimler de var.Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde
bulunan tarihi kilise, şapel ve manastırlar, Türkiye’nin sayılı zenginlerinin
ilgisini çekiyor. Milyonlarca liraya restore ettirdikleri eski yapıları müzeye
dönüştüren işadamları, dönem dönem bu noktalarda verdikleri resepsiyonlarla da
adlarından söz ettiriyor. Ayvalık’ta Alev-Halis Komili, Koç Vakfı, Suzan
Sabancı Dinçer, Dikran Masis gibi ünlü isimler eski Hristiyan mabetlerini
restore ettirirken, Ümit-Cem Boyner ve Hülya Avşar gibi magazin dünyasının
yakından tanıdığı isimler ise tarihi ev alıp onarıyor.
























